Hidayet Phoenix Suns’a Takas Oluyor! Oldu!

Temmuz 12, 2010, 10:53 pm | Charlotte Bobcats, Hidayet Türkoğlu, NBA, Phoenix Suns, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Az evvel ajanslara düştü bu haber. Phoenix Suns Raptors’ta mutlu olmayan Hidayet’i alıyor, Jose Calderon’u Bobcats’e giderken görüyoruz, Leandro Barbosa’yı da Toronto’ya takas ediyor Phoenix. Pakete Bobcats’in katkısı da, Diaw ve Tyson Chandler’ı Raptors’a yollayarak oluyor. Toronto’dan 3. adamın daha ayrılması söz konusu, bir dolu da nakit akışı olacak büyük ihtimalle. Toronto bu takasta Bosh’un sign-and-trade’inden gelen 14,5 milyonluk trade exception’a da dokunmuyor üstelik. 3 takım için de hayırlı gibi bu takaslar. Kesinleşince üzerine daha konuşulur da bakalım Hidayet Suns’ın run and gun’ına ve Nash’in hakimiyetine nasıl bir tepki verecek? Ya da 36 yaşına gelen Nash’in yerine yeni bir sistem mi kurmak istiyor Suns? Hill ve Hidayet’in iletişimi nasıl olacak o da ayrı bir konu.

Bu arada Barbosa’yı da draft eden adamın Colangelo olduğunu hatırlatmak gerek. Suns Hidayet dışında Olympiakos’tan Childress’ı da getiriyormuş, o da hayırlı olsun bakalım.

Edit: Bobcats takastan çekildi, Atlanta Childress’ın hakları üzerinden gelecek senelere ilişkin draft hakkı aldı. Barbosa Toronto’ya, Hidayet Phoenix’e, Childress 5 yıl ve 30 milyonluk sign-and-trade ile yine Phoenix’e geçti. Hepsine hayırlı olsun. İlk izlenim Hidayet’in Nash’in gelecekteki alternatifi olarak düşünüldüğü. Yeniden Batı yakasındaki bir Hidayet’i izlemek heyecan verici olacak.

Tatlı Bir Hayaldi Play-Off

Nisan 12, 2010, 8:39 am | Chicago Bulls, Hidayet Türkoğlu, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum

Biraz aşağıda Crucial Loss başlıklı gönderide bahsetmiştik Toronto’nun yaşaması muhtemel kriz ve kayıplarından. Dediğimiz oldu haliyle, beklenen gelişme buydu, doğal olanı, ötesi biraz hayalcilikti gerçekten, Toronto evinde Chicago’ya yenildi. Bu kayıp Chicago’yu çok avantajlı hale getirdi, aynı derecede kalsalar bile playoff Bulls’un olacak. Geriye kalan son 2 maçı Toronto’nun kazanması Bulls’un kaybetmesi gerek şimdi. O da mucizeye yakın bir ihtimal. Bulls evinde Boston’la oynadıktan sonra Charlotte deplasmanına gidecek. En azından iddiasız, yeri belli Charlotte’ı yeneceklerdir. Toronto ise dışarıda Detroit içeride Knicks ile karşılaşacak. Bosh olmadan onlar seviyesinde bir takım Toronto, rakipler amaçsız ve kendini göstermek isteyen oyuncularla dolu. Toronto play-offsuz bir yaz daha geçirecek, Chicago ise Cavs’in ateşi ile kavrulacak. Bu yaz bir çok değişikliğe gebe artık Kanada takımı, bu değişiklikler içinde Hidayet de olabilir. Sezonun en iyi hammaliyesini yapmış olsa da dün gece (19 ribaunt, 9 asist, 3 top çalma), bu sezon isteneni bir türlü veremedi skor anlamında Hidayet. Belki de biletini hazırlamıştır bile.

Kem Göz Değmesi

Nisan 8, 2010, 9:26 am | Boston Celtics, Chicago Bulls, Hidayet Türkoğlu, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Yeniden ilk 5’e döndüğü ilk maça fırtına gibi başlamışken bu sabaha karşı Hidayet de tıpkı Chris Bosh gibi sakatlandı. Yüzüne aldığı kafa darbesiyle sakatlanan milli basketbolcumuz acilen hastaneye kaldırıldı. Onun da yüzündeki bir kemikte kırık şüphesi var. Boston da iyice eksik kalan Toronto’yu Finley’in etkili oyunu ile mağlup etti. Bosh gitti, Hidayet gitti, Toronto’nun sonu pek hayır gözükmüyor, Bulls önemli bir fırsat yakaladı tekrar. Şifalar diliyoruz tüm sakatlara, keşke hiç sakatlık olmasa da seyir zevki hep tavana vursa.

Crucial Loss

Nisan 7, 2010, 4:05 pm | Milwaukee Bucks, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Crucial Hukuk dilinde “Sonucu belirleyecek derecede önemli” anlamına gelen, Amerikalıların sıklıkla kullandığı bir kelimedir. Özellikle spor sayfalarında ya da TV’de “Crucial” ile başlayan bir haber görmüşseniz bilin ki çok önemli bir oyuncu sakatlanmış ve takımı o olmadan yapabilecekleri sınırlı olan bir takımdır. Şu son günlerde 2 kez manşetlere çıktı Crucial kelimesi. Birinde Milwaukee’de şok yaşanırken diğerinde Toronto neredeyse gözyaşlarına boğuldu. Seneler sonra play-off’u bileğinin hakkıyla hem de 5. sıradan yapan Bucks bir anda en önemli silahını kaybetti. Andrew Bogut artistlik yapayım derken kırdı elini ve ameliyat oldu. En çabuk dönüş süresi ise 6 hafta parkelere. O varken Bucks muhtemel 4. Atlanta’ya ya da belki Boston’a bile diş geçirebilir, en azından rakibiyle kavgaya tutuşabilirdi. Ancak Bogutsuz bir Bucks domatessiz, yağsız, sirkesiz bir Çoban Salata gibi. Toronto’da ise takımın yarısı olan adam Chris Bosh’un üst çene kemiğinin sağ tarafı ile burnu arasındaki kemik kırıldı Cavs maçında Jamison’ın darbesiyle. Bir anda kanlar içinde yerde kalan Bosh taraflı tarafsız herkesi korkuttu. Ne zaman geri döner, maskeyle oynayabilir mi bilinmez ama bu gece sahada olmayacağı kesin yıldız oyuncunun. Hem de Bulls’la aralarında sadece 1 galibiyet fark varken, hem de takımın içi bu denli çorba olmuşken.

“Sonucu belirleyecek derecede önemli kayıp” Boguttur, Boshtur. Bucks 4-0’la elenirse, Raptors 9. olup play-off’a kalamazsa bakılacak ilk adres, üzerine anlam yüklenecek ilk olaydır bu sakatlıklar.

Mesajı Alan Adam: Hidayet

Mart 30, 2010, 1:00 pm | Hidayet Türkoğlu, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

7 yıl sonra ilk kez sağlıklı olduğu ve giyindiği bir maçta Hidayet Miami’ye karşı koçu tarafından oynatılmamıştı. Toronto o maçı kaybederken Hidayet’e verilen mesaj belki de daha önemliydi mağlubiyetten. Bunca senelik kariyerinde Hidayet hakkında ilk kez hasta olduğu için oynamadığı maçın oynandığı saatlerde dışarıda bir eğlence mekanında görüldüğü dedikoduları ayyuka çıkmıştı. Gerçi herhangi bir fotoğrafla ispatlanmadı bu ama, Triano için dedikodusu bile yetmişti bu konunun. Chicago arkadan doludizgin gelirken Bobcats maçı çok önemliydi Toronto için. Triano’nun bu maçta Hidayet2i tekrar takıma alması bekleniyordu ama ilk beş açıklandığında yine ismi görülemedi Hidayet’in. İlk çeyreğin sonunda Triano kenara Hedo diye bağırdığında, cezasının bittiğini anlamış olduk. Senelerdir ilk kez bençten geldi Hidayet ve hiç sorun etmedi. Maçın sonunda Toronto’nun 4. çeyrek atağında takımını ilk kez öne geçiren üçlüğü soktu ve Toronto maçı bırakmadı o andan sonra. Yahoo’nun Game Recap’inden aldığım bölümü koyuyorum aşağıya. Hidayet bençten gelmek sorun değil benim için, takımın galip gelmesi için her şeyi yaparım diyor. Görünen o ki dersini ve gerekli mesajı almış Hidayet. Umarım hayal kırıklığına dönüşen sezonun sonunu güzel getirir. Gelecek maç sanırım ilk beşte görürürüz onu.

Turkoglu, who signed a five-year, $53 million free-agent deal with the Raptors in the offseason, was a healthy scratch for the first time in seven years Sunday in Miami. It came after he was spotted out on the town Friday night — hours after he missed a home loss to Denver with what was called a stomach virus.

Coach Jay Triano, asked before the game if he was concerned if Turkoglu would accept his indefinite role as a reserve replied, “Probably more readily than not playing at all.”

Turkoglu checked in with 1:50 left in the first quarter and hit two 3-pointers and a mid-range jumper in the first half, but was 0 for 3 in the second half before his 3 put Toronto ahead for good.

“If I’m going to start off on the bench, it doesn’t matter for me,” Turkoglu said. “Whenever I get a chance, I’m just going to try to do my job and help the team get a W.”

Eski Dostlar

Mart 21, 2010, 1:27 pm | NBA, New Jersey Nets, Orlando Magic, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Geçen sezonki Orlando Final Koşusunun en önemli isimlerindendi Hidayet Türkoğlu ve Courtney Lee. Carter için feda edilen 2 isim oldular bu sezon başında. İkisi de yeni takımlarında isteneni veremedi, ikisi de hayal kırıklığı yaşıyorlar, ama dün geceki maç bir süreliğine olsa da onlara geçen seneyi hatırlatmış olacak ki sarmaş dolaş olmuşlar. Karşı karşıya geldikleri mücadeleyi deplasmanda 100-90 Toronto kazaırken Hidayet 13 sayı  7 ribaunt 4 asist 3 top çalma, Lee 2 sayı 1 ribaunt 1 asist ve 1 top çalmayla oynadı.

Toronto’da Ne Eksik?

Mart 18, 2010, 10:27 am | Atlanta Hawks, Hidayet Türkoğlu, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Şu son 10-12 maçı bir tarafa koyduğumuzda Toronto’nun pek de fena gitmediğini hatta Doğu’da 5. sıraya kadar da yükseldiğini hatırlıyoruz. Her şey toz pembe gözükürken bir den tozlar genizlere kaçtı pembe pembe kan geldi Torontolu’nun ağzından. Uzun dönem Toronto üzerine bir şey yazmamanın sebebi de buydu. Malum Hidayet orada ve Toronto artık 2. takımım gibi ama bir türlü içime sinmeyen şeyler vardı Toronto’da. Takımda savunma performansı bir kaç adım ileriye gitmiş olsa da hücumda ciddi sıkıntılar vardı. Hidayet’in, Bosh’un sakatlıkları bir ara keyifleri kaçırsa da işler yine de pek fena gitmedi ama Triano’nun yüzünde bir türlü ciddi bir gülümseme göremedik. Haklydı Triano çünkü hücumda parlayan ve arka arkaya 2 basket bulan adama güneş muamelesi yapılıyor, takımın gerisi de güneş tutulması yaşıyordu adeta. Devamlı sorumluluk alan isim yoktu takımda. Bosh ise birileri fazlaca öne çıktığında adeta kıskanç büyük çocuk gibi o an için iyi giden işe çomak sokuyor, setsiz, passız birebir zorluyordu. Üstüne üstlük Triano Calderon ve Hidayet’in aynı anda sahada oldukları süre ne kadar az olursa o derece başarılı olunur düşüncesine kapılması kısmen doğru olsa da yanlıştı. Calderon büyük bir ego, en iyi asistleri kendisinin yapması gerektiğini, en önemli şutları kendisinin kullanması gerektiğini düşünüyor ama o işe her giriştiğinde takım yerle bir oluyor. Bu işe son dönemde Bosh’un da sakatlığı ile fazlaca yoğunlaşması dengeleri yine bozdu.

Dediğim gibi aslında takımda bir çok başlılık var hücumda. Sezon başındakine göre daha da iyi savunma yapan bir takım var. Hücumda çok üretken olamasa da Hidayet’in savunmada çok gayretli olduğunu görüyoruz. Jack rakip takımın balansını bozan bir hücumcu, Bargnani hücumda çok yönlü bir silah, Bosh büyük ağabey falan filan da takımın gerisinde gelecek sezon nerede olacaklarını bilmemekten kaynaklanan ve birazcık ön plana çıksalar Bosh ve Caleron tarafından önlerinin kesilmesiyle büyüyen bir kendine güvensizlik var. Wright’ın ortadan kayboluşu, Amir Johnson’ın aşırı istikrarsızlığı, Weems’in kıvılcım gibi parlayıp sönmeleri, Nesterovic’in Evans’ın kenarda paslandıktan sonra birden meydana çıkartılmaları ve unutulan adam Banks. Aslında bunlara Calderon’un Bosh yazın takımda tutulsa da tutulmasa da takas malzemesi olarak kullanılabileceğini hissetmesinden doğan aşırı başrolde görünme steğini eklersek resim çok daha netleşiyor.

Hep başrolde olup yazın maksimumun maksimumu parayı kapmak isteyen Bosh,
Topun ağzında olduğunu hisseden Calderon,
Sakatlık sorunları, top paylaşımı ve aşırı beklenti stresini aşamayan Hidayet,
Şut kaçırıp bir de eşleşme sorunları yaşadıkça moral kaybeden, maçtan kopan Bargnani,
Gelecek sezon nerede olacaklarını bilmeden avare avare dolaşan yedekler
Hücumda biri şut somaya başlayınca sorumluluktan kaçan oyuncular
Bu kadar sorunla baş etmeye çalışırken bazen maçlardan kopan Triano

Bunca sorun ve olumsuzluğun içinde dün akşam bir de seyircilerin bir kısmı son çeyrekte Hidayet’i yuhalayınca tamam dedim bu takımın işi bitti. O sırada maçın bitmesine 7 dakika vardı ve Toronto 8 sayı farkla gerideydi. Ama düşündüğümün aksine Hidayet o sesleri kendine yediremedi ve son 7 dakikada 6 sayı 2 asist ve maçın son saniyelerinde Josh Smith’e çok önemli bir blok yaparak takımını hem maça ortak etti hem de takdir kazandı. Ancak üzerinde hala bir ölü toprağı olduğu kesin, bir türl devamlılık yakalayamadı. Son istikrar yakaladığında sakatlanmış ve bir kaç maç kaçırmıştı. Umarım bu kez her maç yükselir ve penetre etmeyi unutmaz. Dün geceki Atlanta maçının son çeyreğindeki gibi hırlı ve istekli oynarlarsa play-off yapmaları hiç zo değil. Hedefleri 5. ya da 6.lık olmalı en az…

Bu arada Bosh’un aşırı kendi güveni ile maçın bitmesine 2 saniye kala soktuğu şutun ne kadar yanlış bir seçim olduğunu söylemeden edemeyeceğim. İkili sıkıştırma yok, önü bomboş, pota altı açık, rakibin faul hakkı dolmuş ve Bosh şut attı, üstelik o şut kaçsa maç da gidecek, Raptors’ın molası da kalmamıştı. Demek ki yıldız şansı dedikleri bu.

Bir de C3Moi’ya selam olsun dün Raptors da yemyeşildi St.Patricks Day vesilesiyle…

Sıra mecburi sebeplerden fazlaca ayrı kaldığım Orlando Magic’te. En yakın zamanda bir yazı borcum var hem kendime hem NBAKolik’e.

Hedo in Portland

Mart 16, 2010, 10:15 am | Hidayet Türkoğlu, NBA, Portland TBlazers, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Nbakolik’ten dostum Sevgili Hüseyin Koç’un blogu Bol Nugget. Çok güzel ve kaliteli bir iş yapıyor orada Hüseyin. Bu zamana kadar ziyaret etmemiş olanlar varsa piyasadaki kalburüstü NBA bloglarının başında gelen Bol Nugget‘e bir uğrayın derim. Sevgili Hüseyin geçen geceki Portland – Toronto maçının can alıcısı noktasını yani Hidayet üzerinde dönen tepkileri yakalamış ve yakın çekim yapmış konuya. Biz de sezon başı bu imza olayı üzerinde çok durmuş, Hedo Orlando’dan ayrılınca çok çok üzülmüştük. Aynen veriyorum Hüseyin’in aktardıklarını. Ellerine sağlık Hüseyin. Yazının orjinali de burada.

“Geçen haberde de anlattığım, herkesin de bildiği bir hikaye Hedo ve Portland arasındaki. Hedo, dün gece geldiği Portland’ta takımıyla birlikte bir mağlubiyet aldı.

Oyuncu tanıtımları sırasında başlayan yuhalamalar maç boyu devam etti. Topu eline aldığında, faul yaptığında, oyuna girerken, oyundan çıktığında, salonu terk ederken…

Maç sonrası Hedo: “Birilerinin kalbini kırdıysam üzgünüm, burada olmamı istediklerini biliyorum. Tanıtım sırasındaki yuhalamayı bekliyordum, ya tüm maç?” diyerek dolaylı olarak özür dilemiş oldu.

Hedo, Toronto’yu seçmesinde eşinin payı olduğu ile ilgili ise: “Eşim ile ilgili hikayeyi kimin uydurduğunu bilmiyorum. Burayı ya da herhangi bir yeri severdi bence. Bana Portland’ı sevmediğini filan söylemedi. Daha önce de hiç Kanada’ya gitmemişti, belgelerini kontrol edebilirsiniz.” şeklinde konuştu. 

Hedo, sözlerini: “Son saniyede Toronto devreye girdi ve doğu kıyısında olma fikri bana kendimi iyi hissettirdi, iyi uyum sağlayacağımı düşündüm. Ancak işler umduğumu gibi gitmiyor tabii.” diyerek noktaladı.

Bu arada Oregonlive’ın verdiği haberde Toronto’yu seçmesinde payı olduğu söylenen Hedo’nun eşinin, 1 yaşındaki çocuğu ile Orlando’da yaşadığı ifade edildi.

Gerek özür anlamı çıkan bu konuşmalar, gerek insanların eşinin bu kararı veren kişi olmadığını düşünecek olması Portland seyircisinin de tepkisini hafifletebilir. Zaten onlar da Hedo’nun ve Andre Miller’ın performanslarını gördükten sonra imza atılmamasının iyi olduğunu düşünmeye başladılar heralde. Maçtan bir pankart öyle diyor en azından: “Mrs. Turkoglu, thanks for Andre.”

Yani: “Bayan Türkoğlu, Andre Miller için teşekkür ederiz.” 

Hedo’dan istediğini alamayan Portland, Andre Miller’a yönelmiş ve oyun kurucu ile imzalamıştı.

Hidayet Sakatlandı

Şubat 1, 2010, 11:00 am | Hidayet Türkoğlu, NBA, Orlando Magic, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Herhalde göze gelmek deyiminin en güzel örneklerinden biri oldu dün geceki Hidayet’in sakatlığı. Mike Dunleavy’nin dirseği Hidayet’in sol gözünün altına geldi ve büyük ihtimalle elmacık kemiğinde parçasız bir kırık oluştu. Daha maçın 1. dakikasında meydana gelen bu olaydan sonra Hidayet hemen hastaneye götürüldü tetkikler için. Sonuç bugün açıklanacak ama gözüken o ki bir süre Hidayet’i parkelerde göremeyebiliriz. Geçmiş olsun Hidayet Türkoğlu.

Bu arada Toronto adı geçen maçta Indiana’yı 117-102 yenerek üst üste 5. galibiyetini almış oldu. Orlando Magic de deplasmanda Detroit’i geçerek önceki gece Atlanta’da aldığı Güneydoğu 1.liğini bırakmamış oldu. Orlando’yu galibiyete taşıyan isimlerse Howard, Lewis, Redick ve Pietrus’tu. Carter mı? O da formundaydı, bu maçı da boş geçmedi ve 2 sayısını yazdı skorborda.

Hidayet Sonunda Patladı!

Ocak 29, 2010, 11:50 am | NBA, NY Knicks, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Bir kaç seferdir Hidayet’in artık kıvama geldiğini ve yavaş yavaş bildiğimiz Hidayet olma yolunda olduğunu söylüyorduk. Son maçlardaki hırslı oyunu dün gece artık isabetli ve istatistiksel olarak da verimli hale dönüştü. Bunun ceremesini çeken taraf da New York cephesi oldu. D’Antoni her fırsatta Hidayet’i çok sevdiğini ve oyununu çok beğendiğini söylerdi, bir kez daha onun her türlü çabasını parkeye gömen adam Hidayet oldu. 26 sayı 11 ribauntla double double yaptı Hidayet. Tam saha koşup smaç bastı, üçlük soktu, orta mesafeden attı, Lee’nin üzerinden ribaunt aldı, blok yaptı, top çaldı ama Kanada’ya geldiğinden beri ilk kez tabelayı bu kadar etkili bir şekilde değiştirdi. Onun açığını kapatan Bargnani ve Jack adeta yokken o tek başına onların açığını kapadı.

Maç sonu röportajına Hidayet’i adeta zorla, kolundan çekerek getiren TSN muhabirinin sorusu açıktı “Bu gece sende farklı olan şey neydi?” Hidayet tek kelimeyle cevap verdi “Top”. Yaklaşık bir 5-6 saniye konuşamadı muhabir “Ne anlamda?” diye sordu, cevap yine kısa ve doyurucuydu “Bu gece topu bana verdiler”.

Hidayet dönmüştür. Belki yine kısır maçları olacaktır ama artık o yeni takımının omurgasındaki yerini tamamiyle almış durumda.

Hidayet Dönüyor!

Ocak 25, 2010, 9:40 pm | LA Lakers, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
http://i.cdn.turner.com/nba/nba/.element/swf/1.1/cvp/nba_embed_container.swf?context=&videoId=games/raptors/2010/01/24/0020900648_lal_tor_recap.nba

Hidayet’in isyanı derken bunu kastediyordum. Bu adam basketbola tekrar döndü sonunda. Hidayet tekrar çabalıyor, sonuna kadar gidiyor, isteyerek yırtınıyor! Dün gece en çok merak edilen sorunun cevabı oldu Toronto’a. Acaba bu takım ligin babalarına karşı neler yapabilecek? 20-30 fark mı yiyecekler yoksa sonuna kadar savaşacaklar mı? Hidayet’in bu sezon Jack ve Wright ile Toronto’ya öğrettiği bu: Savaşmak! Hidayet düzeliyor, son topu kullanacak cesareti yeniden kendinde bulabiliyor. Özel bir izleyicisi olarak ben gurur duyuyorum.

Hidayet’in İsyanı

Ocak 23, 2010, 1:16 pm | NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Dün gece bu sezon hiç göremediğimiz Hidayet’i gördük sahada. Gerçi maçın 2. yarısında çıktı sahneye ama olsun özlemiştik böylesine bir Hidayet’i. Bu Hidayet’i geçen 2 sezondan çok iyi hatırlıyoruz aslında. Bu Hidayet son damla teri akana kadar savaşan, takımı için didinen ve asla vazgeçmeyen Hidayet. Son 4-5 maçtır Hidayet’in saha içindeki kendinle kavgasını izliyorduk. Bir türlü şut sokamıyor, savunma yapamıyor, ritm bulamıyordu. Dün gece maçın ilk yarısında erkenden aldığı 3 faul onu bençe mıhladı. Ama 2. yarıya çıktığında kendine isyan eden bir adam vardı sahada. Haftalardır pota altına giremeyen adam her fırsatta içeriyi zorlamaya çalıştı. Yine şut sokamıyordu belki ama bu sefer hem rakibi hem de kendini yenmek için oynadı. Ne zamandır yoktu suratındaki o hırs. Dün gece patlamak üzereydi, doldu doldu doldu ve patladı. Jarret Jack takımı tabelada tutarken o takımını ama önce kendini ateşledi. Öyle savaştı ki, öyle didindi ki, Hidayet dün gece Ocak ayının başından beri üzerinde olan ruhsuz, heyecansız ve bitik görüntüsünden sıyrıldı. Bu maç bu sezon için miladıdır Hidayet’in, bir daha kolay kolay onu bitik görmeyiz. Hem skor hem de çaba olarak Hidayet her geçen gün daha iyiye gidecektir. Bunu 13 senedir oynadığı maçların neredeyse % 70’ini seyretmiş biri olarak inançla söylüyorum. Toronto’nun artık gerçekten Hidayet’i var, imzalar şimdi kurudu.

Bosh’a Giden Rekor ve Bizimkiler

Ocak 21, 2010, 12:35 pm | Hidayet Türkoğlu, Milwaukee Bucks, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Bu sabaha karşı Toronto ve Milwaukee Bradley Center’da karşı karşıya geldiler. Doğu Konferansı play-off yarışında önemi ne kadar büyükse bu maçın bizim için de önemi üst düzeydeydi. Sonuçta 2 milli oyuncumuz takımlarında ilk 5 çıkacaklardı derken bir de baktık ki Ersan Skiles’tan kesik yemiş. Ersan’ın yerine Delfino ilk beşe yerleşmiş. Son maçlardaki, özellikle Redd gittikten sonra, formuyla Delfino bunu çok hakediyordu.

Maça çok hızlı başlayan Toronto, Bosh ve Hidayet’i gördük ancak Bogut ve Delfino’nun skorer oyununu 2. yarıda ciddi savunma enerjisiyle birleştiren Milwaukee, önceki akşam Lebron ve tayfasından dayak yemiş Toronto’yu yenmeyi başardı. Bogut normal şartlarda ne Bargnani ne Bosh’a bu kadar sert gelmemeliydi savunmada ama daha dün gece Shaq ve Varejao’nun çemberinden geçmiş 2 nispeten yumuşak adamı adeta hamur gibi yoğurdu Bogut. Ancak Bosh söz konusu pota rakibin olunca orada adeta devleşti. Tam 44 sayı yaparak Normal sezonlardaki en yüksek skoruna ulaştı. Bir çok basket faul aldı Bosh ama kesin olan bir şey var ki bu maçı ve rekoru pek de keyifle hatırlamayacak yıldız oyuncu. Devre arasında verdiği röportajda pota altında mücadele etmemiz ve ribauntları toplamamız şart diyordu. Haklıydı, Bucks tam 17 hücum ribaundu çekti ve bunların 4’ünü 1,5 senedir parkeye çıkmamış, dizleri sorunlu, yeni takımıyla ilk maçına çıkan Jerry Stackhouse aldı. Sonuçta boşa giden bir rekor ve çaba oldu Bosh’un ki.

Hidayet’in ilk çeyreğin başında gözüktükten sonra ancak son çeyrekte bir daha ortaya çıktığını görebildik. Ocak ayı onun için adeta kabus gibi. % 34 şut yüzdesi ve 10 sayı ortalamayla oynuyor bu ay Hidayet. Benzer şekilde Ersan da düzensiz Bucks hücumunda fazlasıyla istikrarsızdı. Ocak ayında % 35 şut yüzdesi ve 8.2 sayı ile oynuyor ve bu düşen formuyla ilk beşteki yerini de kaybetmiş durumda. Mehmet’in de Ocak’ta % 40’la 12 sayı attığını düşünürsek resim daha net çıkıyor ortaya. 3 oyuncumuz da sanki Türkiye’de ligleri tatile girmiş futbolcular gibi. Sanki bu oynadıkları maçlar Ziraat Türkiye Kupası maçları da kendilerini sıkmıyorlar. Üçünün birden bu durumda olmasının tek açıklaması Türk mantalitesi. Üçü de kendini tam anlamıyla maça veremiyorlar ve oyunlarından memnun olmamalarına rağmen dizginlerini ele alıp kendilerine gelemiyorlar. Maçlardaki yüz ifadelerine bakın, hep keyifsizler. Bu hem şutlarına hem oyunlarına yansıyor. Üçüne de biraz kafa dinleyecek süre gerek aslında. All-Star arasına kadar kendilerini toparlayamazlarsa son çare o arada yataktan kalkmamak. Hem kendilerine hem de onları takip eden bizlere sabırlar. Bugünleri negatif pik noktası olarak düşünüp doruğa çıkacakları günleri bekliyoruz artık.

Bu arada yukarıdaki fotoğrafta tribünlerin halinin ne kadar içler acısı olduğunu fark etmişsinizdir sanırım.

NBA’in Skor Makineleri

Ocak 20, 2010, 8:12 pm | Cleveland Cavs, LA Lakers, NBA, Philadelphia 76ers, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Dün gece Hidayet’in sezonun en kötü oyununu oynadığı maçta Cavs Toronto’yu mağlup ederken Shaq çok önemli bir işe imza attı. Dünkü maça kadar NBA kariyerinde 27998 sayı kaydeden Shaq 16 sayı daha yaparak 28000 sayıyı geçen NBA tarihindeki 5. isim oldu. Shaq daha ne kadar basketbol oynar bilemem ama üstündeki Chamberlain’i geçmesini ihtimal dahilinde görmüyorum.

NBA tarihinin en skorer 20 oyuncusuna baktığımızda Shaq dışındaki diğer 2 aktif oyuncunun Kobe ve AI olduğunu görüyoruz. Iverson 1 sezon daha oynarsa belki English’in sırasına yükselebilir ama Kobe’nin önü bir hayli açık. Sağlıklı kalır ve en az 5 sezon daha oynarsa Majestelerini rahat geçeceğini düşünüyorum.

Şu listeye bakıp da Abdul-Jabbar ve Malone’un yücelikleri karşısında eğilmemek de mümkün değil. Her ikisini de seyredebilmiş olmanın gururunu yaşadım bak şimdi.

>NBA’in Skor Makineleri

Ocak 20, 2010, 8:12 pm | Cleveland Cavs, LA Lakers, NBA, Philadelphia 76ers, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Dün gece Hidayet’in sezonun en kötü oyununu oynadığı maçta Cavs Toronto’yu mağlup ederken Shaq çok önemli bir işe imza attı. Dünkü maça kadar NBA kariyerinde 27998 sayı kaydeden Shaq 16 sayı daha yaparak 28000 sayıyı geçen NBA tarihindeki 5. isim oldu. Shaq daha ne kadar basketbol oynar bilemem ama üstündeki Chamberlain’i geçmesini ihtimal dahilinde görmüyorum.

NBA tarihinin en skorer 20 oyuncusuna baktığımızda Shaq dışındaki diğer 2 aktif oyuncunun Kobe ve AI olduğunu görüyoruz. Iverson 1 sezon daha oynarsa belki English’in sırasına yükselebilir ama Kobe’nin önü bir hayli açık. Sağlıklı kalır ve en az 5 sezon daha oynarsa Majestelerini rahat geçeceğini düşünüyorum.

Şu listeye bakıp da Abdul-Jabbar ve Malone’un yücelikleri karşısında eğilmemek de mümkün değil. Her ikisini de seyredebilmiş olmanın gururunu yaşadım bak şimdi.

Bir Cisim Yaklaşıyor!

Ocak 17, 2010, 10:00 pm | Dallas Mavericks, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

“…Andrea Bargnani ise Dirk Nowitzki’nin İtalya şubesi. Keşke bu seneki en kötü takım olsaydık da onu alabilseydik. Eğer Toronto onu değil de gidip bir başkasını seçerse bence Anıl (Toronto yazarı) gitsin kulüp binasını bombalasın! NBA’in gelecekteki en büyük yıldızlarından biri olacak bu genç!…”

Yukarıdaki cümleler 12 Haziran 2006’da Nbakolik.com’da yazdığım 2006 draftini değerlendirdiğim Orlando Magic yazısından. Bugün yaklaşık 3,5 sene sonra dediklerimizin gerçekleşmiş olduğunu görmek insanın yüzünde güzel bir tebessüm bırakıyor. Gerçekten de Andrea Bargnani takımda Hidayet, Calderon ve Jack gibi 3 besleyici oyuncuya ve Jay Triano gibi NBA’e Avrupa basketbolunu empoze eden bir koça sahip olmanın avantajını fazlasıyla kullanıyor. Anlaşılan, hatta okuduklarımızdan öğrendiğimiz kadarıyla da kendini geliştirmek için çok fazla çalışıyor. 2006 darftinin 1 numarası için Dirk Nowitzki’yi hep rol modeli olarak gösterdik, O ise bu gece bir çok açıdan Nowitzki’yi yakaladığını, eksik kaldığı yerlerde de Alman forveti geçme potansiyelinin olduğunu gösterdi.

Yumuşacık bilekleri, boyuna göre çok iyi top hakimiyeti, her geçen gün artan pivot fundementali ve çalışma azmiyle; Bir Cisim Yaklaşıyor!!!!

>Bir Cisim Yaklaşıyor!

Ocak 17, 2010, 10:00 pm | Dallas Mavericks, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

“…Andrea Bargnani ise Dirk Nowitzki’nin İtalya şubesi. Keşke bu seneki en kötü takım olsaydık da onu alabilseydik. Eğer Toronto onu değil de gidip bir başkasını seçerse bence Anıl (Toronto yazarı) gitsin kulüp binasını bombalasın! NBA’in gelecekteki en büyük yıldızlarından biri olacak bu genç!…”

Yukarıdaki cümleler 12 Haziran 2006’da Nbakolik.com’da yazdığım 2006 draftini değerlendirdiğim Orlando Magic yazısından. Bugün yaklaşık 3,5 sene sonra dediklerimizin gerçekleşmiş olduğunu görmek insanın yüzünde güzel bir tebessüm bırakıyor. Gerçekten de Andrea Bargnani takımda Hidayet, Calderon ve Jack gibi 3 besleyici oyuncuya ve Jay Triano gibi NBA’e Avrupa basketbolunu empoze eden bir koça sahip olmanın avantajını fazlasıyla kullanıyor. Anlaşılan, hatta okuduklarımızdan öğrendiğimiz kadarıyla da kendini geliştirmek için çok fazla çalışıyor. 2006 darftinin 1 numarası için Dirk Nowitzki’yi hep rol modeli olarak gösterdik, O ise bu gece bir çok açıdan Nowitzki’yi yakaladığını, eksik kaldığı yerlerde de Alman forveti geçme potansiyelinin olduğunu gösterdi.

Yumuşacık bilekleri, boyuna göre çok iyi top hakimiyeti, her geçen gün artan pivot fundementali ve çalışma azmiyle; Bir Cisim Yaklaşıyor!!!!

>Carter’dan Salatalık Orlando’dan Cacık Olmaz

Ocak 7, 2010, 5:15 am | Hidayet Türkoğlu, NBA, Orlando Magic, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Sezon başında “Değiştiği anlaşılamayan Orlando üzerine” diye bir yazı yazmış, ziyadesiyle tepki almıştım. Efendim Orlando bu sene daha komple bir takım olmuş, bençi zenginleşmiş, tecrübesi tavana vurmuş, Carter gibi bir megastar gelmiş. Bunların hepsi hikaye, hele hele Carter tam anlamıyla hikaye.

Orlando Magic Stan Van Gundy sayesinde takım olmaya çalışırken Carter denilen bir tümörle mücadele etmek zorunda kalıyor. Ne istikrarlı bir dış şutu, ne başarılı bir savunması ne de arkadaşlarını oynatma kapasitesi var. Hatta daha doğrusu oyun istikrarı yok bu adamın. İşin acı tarafı arkadaşlarının da ona saygısı kalmamış. Megastar, süper yıldız dediğin adam sıkıştığın anlarda topu vermek için arayacağın, güvendiğin adamdır. Bir tek Allah’ın kulu yok ki 24 saniye dolmak üzereyken ya da takım gerideyken ekstra bir şeyler yapar diye Carter’ı arasın. Carter tam anlamıyla tekere sokulan çomak. Otis Smith kınayı hazırlamadıysa hala, ben burdan kargolarım üzülmesin.

Bu takımda 3 yıldız var: Dwight Howard, Rashard Lewis ve Stan Van Gundy. Takım olamamanın ve basketbolun aslında çok basit bir oyun olduğunun unutulmasının cezası olarak Howard bu sezon adeta harcanıyor. Attığı şut sayısı neredeyse 4 azalmış, sayı ortalaması 5-6 düşmüş, bir türlü top alamayan modern bir korkuluk gibi. Dolayısıyla potadan uzak aldığı her topta saatli bomba gibi. Konsantrasyonu tam olmayınca savunmada da bir facia. 10 top kaybı ne demektir arkadaş! Lewis beslendiği ölçüde ürün veriyor, Neson geçen senelere göre sorumluluğunun daha farkında ve bencilliklerinden biraz sıyrıldığı için olabildiğince besliyor Lewis’i. Ama başka kimseler yok. Redick kaç sayı atarsa atsın savunmada kara delik. Kaç maçtır ortalarda olmayan Belinelli, Wright, DeRozan ona karşı coştular. Bass kenarda harcanıyor, Gortat göbek bağlamak üzere, Anthony Johnson ise örümcek bağlamıştır sanırım.

Bu tablo Otis Smith’in eseri, kendisiyle ne kadar gurur duysa az. Hem bütçenin hem takımın içine etmeyi başardı. Gözler kolay fikstürle güzel boyanmıştı. 35 maçın 22’si % 50’nin altındaki takımlara karşı. Hadi bakalım bundan sonra neler olacak. Sezon boyu kaç Lakers, Cavs, Celtics, Suns, Mavs, Spurs galibiyeti alınacak? 0, 1, 2?

Toronto ise Orlando’nun aksine her hafta üzerine koyarak ilerliyor. Savunmayı yapmayı öğrendikleri gibi bunu artık maçın daha uzun sürelerine yayıyorlar. Bu tip maçlar onlara maç sonu oynamayı da öğretiyor. Bu sezon öğrenerek ve gelişerek belki de 5. sıradan play-off yapabilirler. Smith’in aksine Colangelo çok iyi işler yapmış durumda. Sezon sonu dereceleri ve gelişimleri Bosh’u Toronto’da kalmaya ikna edebilir. Eski dost Hidayet ise tam bir tutkal rolünde yeni takımında. Ne zaman ne lazımsa onu yapıyor. Savunma, sayı bulma, asist. Bazen 6-7 hücum top eline değmiyor bazen 6-7 hücumu arka arkaya o yönlendiriyor. Toronto için son yılların en büyük kazancı ve bu takıma vereceği, arkadaşlarına öğreteceği çok şey var.

Netice olarak Carter’dan salatalık, Orlando’dan sezon sonunda cacık olmaz tezimi kuvvetle savunuyorum. Güneydoğu grubu kaybedilebilir bile! Doğu Finali’ni ise hiç mi hiç beklemiyorum. Geçen seneki takım ve ruhu çoooook arayacağız.

Carter’dan Salatalık Orlando’dan Cacık Olmaz

Ocak 7, 2010, 5:15 am | Hidayet Türkoğlu, NBA, Orlando Magic, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | 5 Yorum

Sezon başında “Değiştiği anlaşılamayan Orlando üzerine” diye bir yazı yazmış, ziyadesiyle tepki almıştım. Efendim Orlando bu sene daha komple bir takım olmuş, bençi zenginleşmiş, tecrübesi tavana vurmuş, Carter gibi bir megastar gelmiş. Bunların hepsi hikaye, hele hele Carter tam anlamıyla hikaye.

Orlando Magic Stan Van Gundy sayesinde takım olmaya çalışırken Carter denilen bir tümörle mücadele etmek zorunda kalıyor. Ne istikrarlı bir dış şutu, ne başarılı bir savunması ne de arkadaşlarını oynatma kapasitesi var. Hatta daha doğrusu oyun istikrarı yok bu adamın. İşin acı tarafı arkadaşlarının da ona saygısı kalmamış. Megastar, süper yıldız dediğin adam sıkıştığın anlarda topu vermek için arayacağın, güvendiğin adamdır. Bir tek Allah’ın kulu yok ki 24 saniye dolmak üzereyken ya da takım gerideyken ekstra bir şeyler yapar diye Carter’ı arasın. Carter tam anlamıyla tekere sokulan çomak. Otis Smith kınayı hazırlamadıysa hala, ben burdan kargolarım üzülmesin.

Bu takımda 3 yıldız var: Dwight Howard, Rashard Lewis ve Stan Van Gundy. Takım olamamanın ve basketbolun aslında çok basit bir oyun olduğunun unutulmasının cezası olarak Howard bu sezon adeta harcanıyor. Attığı şut sayısı neredeyse 4 azalmış, sayı ortalaması 5-6 düşmüş, bir türlü top alamayan modern bir korkuluk gibi. Dolayısıyla potadan uzak aldığı her topta saatli bomba gibi. Konsantrasyonu tam olmayınca savunmada da bir facia. 10 top kaybı ne demektir arkadaş! Lewis beslendiği ölçüde ürün veriyor, Neson geçen senelere göre sorumluluğunun daha farkında ve bencilliklerinden biraz sıyrıldığı için olabildiğince besliyor Lewis’i. Ama başka kimseler yok. Redick kaç sayı atarsa atsın savunmada kara delik. Kaç maçtır ortalarda olmayan Belinelli, Wright, DeRozan ona karşı coştular. Bass kenarda harcanıyor, Gortat göbek bağlamak üzere, Anthony Johnson ise örümcek bağlamıştır sanırım.

Bu tablo Otis Smith’in eseri, kendisiyle ne kadar gurur duysa az. Hem bütçenin hem takımın içine etmeyi başardı. Gözler kolay fikstürle güzel boyanmıştı. 35 maçın 22’si % 50’nin altındaki takımlara karşı. Hadi bakalım bundan sonra neler olacak. Sezon boyu kaç Lakers, Cavs, Celtics, Suns, Mavs, Spurs galibiyeti alınacak? 0, 1, 2?

Toronto ise Orlando’nun aksine her hafta üzerine koyarak ilerliyor. Savunmayı yapmayı öğrendikleri gibi bunu artık maçın daha uzun sürelerine yayıyorlar. Bu tip maçlar onlara maç sonu oynamayı da öğretiyor. Bu sezon öğrenerek ve gelişerek belki de 5. sıradan play-off yapabilirler. Smith’in aksine Colangelo çok iyi işler yapmış durumda. Sezon sonu dereceleri ve gelişimleri Bosh’u Toronto’da kalmaya ikna edebilir. Eski dost Hidayet ise tam bir tutkal rolünde yeni takımında. Ne zaman ne lazımsa onu yapıyor. Savunma, sayı bulma, asist. Bazen 6-7 hücum top eline değmiyor bazen 6-7 hücumu arka arkaya o yönlendiriyor. Toronto için son yılların en büyük kazancı ve bu takıma vereceği, arkadaşlarına öğreteceği çok şey var.

Netice olarak Carter’dan salatalık, Orlando’dan sezon sonunda cacık olmaz tezimi kuvvetle savunuyorum. Güneydoğu grubu kaybedilebilir bile! Doğu Finali’ni ise hiç mi hiç beklemiyorum. Geçen seneki takım ve ruhu çoooook arayacağız.

>Orlando Magic – Phoenix Suns

Kasım 5, 2009, 10:45 am | Detroit Pistons, NBA, Orlando Magic, Phoenix Suns, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Yine eğlenceli, bol skorlu, savunmadan eser olmayan bir maç. Phoenix eski Phoenix asla değil. Steve Kerr herhalde her aynaya baktığında kırmak istiyordur aynayı akseden görünt yüzünden. Orlando için bu maçın farkı Carter’ın yine olmamasıydı. O sol bileği sanki yalama olacak izlenimi vermeye başladı.

SVG yine kısa beşle çıktı. Bu sefer Barnes 3 numarada sahadaydı. Pietrus sakatlıktan döndü, Johnson az da olsa süre aldı. Anderson’ın şutlarına çeki düzen verip biraz daha savunmaya yoğunlaşmaya çalıştığını gördük ki 2. maçtır faul problemine giren Howard’dan kalan açıkları örtmede faydası oldu bu çabanın.

Carter yokken Magic daha bir takım gibi ama yedekler sahadayken hep rakibin daha iyi olduğunu görmek ilerisi için düşündürücü. 35 üçlük denenen Detroit maçında 80 sayı atılıp maçın verilmesi, 23 üçlük denenen Phoenix maçının 122 saı atılıp azanılması kendi mesajını veriyor zaten. Kullanılan şutların 3’te 1’ine kadar üçlüğü normal kabul edebiliriz ancak bu oran yarı yarıya ise tehlike çanları çalar. Carter’ın oynadığı, iyi savunmaya yapan bir takıma kaybedilecek ilk maç, Carter’ın ve hücum tercihlerinin sorgulanmaya başlamasına neden olur, dikkatle izlemek gerek.

Bu arada önceki gece Orlando’ya ilk mağlubiyeti tattıran Detroit’in Hidayet’in 16 sayı 7 ribaunt 6 asist Calderon’un ise sadece 1 asist yaptığı maçta Toronto’ya yenilmesi ise oldukça manidardı. Herkesin anladığı üzere yeni kadrosuyla Toronto son 2 sezondur Orlando’nun oynadığı basketbolu oynamaya çalışıyor ancak savunma yönünden örenek aldıkları eski Orlando’dan çok daha geri durumdalar. Tıpkı yeni Orlando’nun olduğu gibi.

Orlando Magic – Phoenix Suns

Kasım 5, 2009, 10:45 am | Detroit Pistons, NBA, Orlando Magic, Phoenix Suns, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Yine eğlenceli, bol skorlu, savunmadan eser olmayan bir maç. Phoenix eski Phoenix asla değil. Steve Kerr herhalde her aynaya baktığında kırmak istiyordur aynayı akseden görünt yüzünden. Orlando için bu maçın farkı Carter’ın yine olmamasıydı. O sol bileği sanki yalama olacak izlenimi vermeye başladı.

SVG yine kısa beşle çıktı. Bu sefer Barnes 3 numarada sahadaydı. Pietrus sakatlıktan döndü, Johnson az da olsa süre aldı. Anderson’ın şutlarına çeki düzen verip biraz daha savunmaya yoğunlaşmaya çalıştığını gördük ki 2. maçtır faul problemine giren Howard’dan kalan açıkları örtmede faydası oldu bu çabanın.

Carter yokken Magic daha bir takım gibi ama yedekler sahadayken hep rakibin daha iyi olduğunu görmek ilerisi için düşündürücü. 35 üçlük denenen Detroit maçında 80 sayı atılıp maçın verilmesi, 23 üçlük denenen Phoenix maçının 122 saı atılıp azanılması kendi mesajını veriyor zaten. Kullanılan şutların 3’te 1’ine kadar üçlüğü normal kabul edebiliriz ancak bu oran yarı yarıya ise tehlike çanları çalar. Carter’ın oynadığı, iyi savunmaya yapan bir takıma kaybedilecek ilk maç, Carter’ın ve hücum tercihlerinin sorgulanmaya başlamasına neden olur, dikkatle izlemek gerek.

Bu arada önceki gece Orlando’ya ilk mağlubiyeti tattıran Detroit’in Hidayet’in 16 sayı 7 ribaunt 6 asist Calderon’un ise sadece 1 asist yaptığı maçta Toronto’ya yenilmesi ise oldukça manidardı. Herkesin anladığı üzere yeni kadrosuyla Toronto son 2 sezondur Orlando’nun oynadığı basketbolu oynamaya çalışıyor ancak savunma yönünden örenek aldıkları eski Orlando’dan çok daha geri durumdalar. Tıpkı yeni Orlando’nun olduğu gibi.

Toronto Raptors – Orlando Magic

Kasım 1, 2009, 11:23 pm | Hidayet Türkoğlu, NBA, Orlando Magic, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Hiç mi hiç yoruma gerek yok aslında, meraklıları zaten izledi, bir kaç noktaya değinip kaçalım. Hidayet’in Otis Smith’e selam çaktığı, Orlando’nun muazzam şut soktuğu ve rakiperine 3 eksikli kadroyla selam yolladığı bir maçtı. Toronto 2-3 oyuncusu hariç savunma yapmayı hiç ama hiç bilmiyor. Calderon egolarından sıyrılıp yükü Hidayet’le paylaşırsa bir adım ileri atarlar. Orlando da ise işler sarpa sardığında sorumluluğu alacak, oyunu soğutup, dengeleri lehte bozacak adam saha içinde yok kenarında var. İster Carter’lı ister Carter’sız bu takımın lideri Stan Van Gundy. Geçen senelerde bu işi Hidayet yapıyordu şu an için Nelson çabalıyor ama daimi bir soğuk kanlı lider yok, işte bu da şampiyonluk rakibi takımlara karşı kafa kafaya giden maçlarda sıkıntı yaratacak. 30-40’lara gidecek maç 5 dakikada ortaya geliverdi. Bu sorunu çözecek adam da SVG’den başkası değil. Orlando şut ağırlığını faul atmayı öğrenmiş gözüken Howard’a biraz kaydırabilirse kolay kolay yenilmez. Toronto ise savunma yapmayı biraz becerebilirse6-7. sıradan play-off yapar.

Ha bir de Hidayet’in Howard’a yaptığı blok muazzamdı. Artık ligin tecrübeli ve iş bilen veteranlarından biri olduğunu br kez daha kanıtlar nitelikteydi. Kobe’den sonra Howrad’a verdiği bloğun fotoğrafı da posterlik.

>Toronto Raptors – Orlando Magic

Kasım 1, 2009, 11:23 pm | Hidayet Türkoğlu, NBA, Orlando Magic, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Hiç mi hiç yoruma gerek yok aslında, meraklıları zaten izledi, bir kaç noktaya değinip kaçalım. Hidayet’in Otis Smith’e selam çaktığı, Orlando’nun muazzam şut soktuğu ve rakiperine 3 eksikli kadroyla selam yolladığı bir maçtı. Toronto 2-3 oyuncusu hariç savunma yapmayı hiç ama hiç bilmiyor. Calderon egolarından sıyrılıp yükü Hidayet’le paylaşırsa bir adım ileri atarlar. Orlando da ise işler sarpa sardığında sorumluluğu alacak, oyunu soğutup, dengeleri lehte bozacak adam saha içinde yok kenarında var. İster Carter’lı ister Carter’sız bu takımın lideri Stan Van Gundy. Geçen senelerde bu işi Hidayet yapıyordu şu an için Nelson çabalıyor ama daimi bir soğuk kanlı lider yok, işte bu da şampiyonluk rakibi takımlara karşı kafa kafaya giden maçlarda sıkıntı yaratacak. 30-40’lara gidecek maç 5 dakikada ortaya geliverdi. Bu sorunu çözecek adam da SVG’den başkası değil. Orlando şut ağırlığını faul atmayı öğrenmiş gözüken Howard’a biraz kaydırabilirse kolay kolay yenilmez. Toronto ise savunma yapmayı biraz becerebilirse6-7. sıradan play-off yapar.

Ha bir de Hidayet’in Howard’a yaptığı blok muazzamdı. Artık ligin tecrübeli ve iş bilen veteranlarından biri olduğunu br kez daha kanıtlar nitelikteydi. Kobe’den sonra Howrad’a verdiği bloğun fotoğrafı da posterlik.

2 Numaralı Kabus

Ekim 29, 2009, 12:15 pm | Cleveland Cavs, Hidayet Türkoğlu, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
http://i.cdn.turner.com/nba/nba/.element/swf/1.1/cvp/nba_embed_container.swf?context=nba&videoId=games/raptors/2009/10/28/0020900007_cle_tor_recap.nba

Şampiyonluğun en önemli adayı Cavs sezona feci kötü başlarken 2 maçta sadece 90 sayı ortalama tutturabildiler. Önce Boston’a yenildiler, tamam Celtics şampiyonluk adayı ve çok kuvvetli bir takımdı ama ya Toronto. Raptors yeni kurulan bir takım, takıma katılan 9 yeni isimle bir araya gelmeye çalışan bir oyuncu topluluğu. James sezonun ilk triple double’ını yaparken takımda 2. bir isim daha çıkmadı ki ona yardımcı olsun. Ilgauskas ve Shaq pota altında Bosh, Bargnani ve Nesterovic’li pota altına bile çok yumuşak kaldılar. Mo-Will kafasına göre takılmaya devam etti. Parker biraz olsun sorumluluk alabileceğini gösteren tek isimdi ama James’e omuz çıkamadı. Suratlardaki ifadeler şaşkındı Cavs’te. Acaba bu James’in son sezonu olma yolunda ilerleyen bir senaryonun ilk 2 sayfası mı?

Toronto Triano yönetiminde geçen seneki Magic gibi oynuyor. Ancak 2 farkla. Birincisi pota altında Bosh-Bargnani gibi şutu da olan 2 uzuna sahip olmaları onları savunulması zor bir takım yaparken bu 2 uzunun yumuşaklığı pota altında hem savunma hem de hücumda azaltıyor. Gerçi dün gece Cavs’e sert bile kaldılar ya neyse. 2. fark ise Calderon ve Jack’in önce pası düşünen yapıdaki gardlar olmaları. Geçen sezon Nelson’ın bu felsefeyle oynadığı maçlarda Magic’i sürükleyen isim olmuş ama sayı atma isteği ile kavrulduğu maçlarda Magic’i yakan isim olmuştu. 2 takımın geçen seneyle ortak bir diğer noktası ise Hidayet. Hidayet kolay dağılabilen Toronto da tutkal görevi göreceğini gösterdi bu ilk maçta. Arkadaşları iyi şut atarken ve sıcakken sadece onlara servis yapan, dengeler bozulup ihtiyaç duyulduğunda devreye girip bir drive bir şutla işleri yoluna koyan adam pozisyonunda Hidayet ve yüzünden anlaşıldığı kadarıyla da çok ama çok mutlu hem yeni takımından hem rolünden. 12 sayı 7 ribaunt 3 asist ve 3 blokla oynadı ve yine kadar çok yönlü bir oyuncu olduğunu gösterdi temsilcimiz. Üstelik önemli bir süre boyunca da Lebron James’in savunmasını yapan adamdı.

Cavs’in şampiyonluk için acilen içinde bulunduğu psikolojiden çıkması gerek. Toronto oyuncuları ise neler yapabileceklerini görmüş olmanın morali ve motivasyonu ile inanarak devam etmeli yoluna.

>2 Numaralı Kabus

Ekim 29, 2009, 12:15 pm | Cleveland Cavs, Hidayet Türkoğlu, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

http://i.cdn.turner.com/nba/nba/.element/swf/1.1/cvp/nba_embed_container.swf?context=nba&videoId=games/raptors/2009/10/28/0020900007_cle_tor_recap.nba

Şampiyonluğun en önemli adayı Cavs sezona feci kötü başlarken 2 maçta sadece 90 sayı ortalama tutturabildiler. Önce Boston’a yenildiler, tamam Celtics şampiyonluk adayı ve çok kuvvetli bir takımdı ama ya Toronto. Raptors yeni kurulan bir takım, takıma katılan 9 yeni isimle bir araya gelmeye çalışan bir oyuncu topluluğu. James sezonun ilk triple double’ını yaparken takımda 2. bir isim daha çıkmadı ki ona yardımcı olsun. Ilgauskas ve Shaq pota altında Bosh, Bargnani ve Nesterovic’li pota altına bile çok yumuşak kaldılar. Mo-Will kafasına göre takılmaya devam etti. Parker biraz olsun sorumluluk alabileceğini gösteren tek isimdi ama James’e omuz çıkamadı. Suratlardaki ifadeler şaşkındı Cavs’te. Acaba bu James’in son sezonu olma yolunda ilerleyen bir senaryonun ilk 2 sayfası mı?

Toronto Triano yönetiminde geçen seneki Magic gibi oynuyor. Ancak 2 farkla. Birincisi pota altında Bosh-Bargnani gibi şutu da olan 2 uzuna sahip olmaları onları savunulması zor bir takım yaparken bu 2 uzunun yumuşaklığı pota altında hem savunma hem de hücumda azaltıyor. Gerçi dün gece Cavs’e sert bile kaldılar ya neyse. 2. fark ise Calderon ve Jack’in önce pası düşünen yapıdaki gardlar olmaları. Geçen sezon Nelson’ın bu felsefeyle oynadığı maçlarda Magic’i sürükleyen isim olmuş ama sayı atma isteği ile kavrulduğu maçlarda Magic’i yakan isim olmuştu. 2 takımın geçen seneyle ortak bir diğer noktası ise Hidayet. Hidayet kolay dağılabilen Toronto da tutkal görevi göreceğini gösterdi bu ilk maçta. Arkadaşları iyi şut atarken ve sıcakken sadece onlara servis yapan, dengeler bozulup ihtiyaç duyulduğunda devreye girip bir drive bir şutla işleri yoluna koyan adam pozisyonunda Hidayet ve yüzünden anlaşıldığı kadarıyla da çok ama çok mutlu hem yeni takımından hem rolünden. 12 sayı 7 ribaunt 3 asist ve 3 blokla oynadı ve yine kadar çok yönlü bir oyuncu olduğunu gösterdi temsilcimiz. Üstelik önemli bir süre boyunca da Lebron James’in savunmasını yapan adamdı.

Cavs’in şampiyonluk için acilen içinde bulunduğu psikolojiden çıkması gerek. Toronto oyuncuları ise neler yapabileceklerini görmüş olmanın morali ve motivasyonu ile inanarak devam etmeli yoluna.

>The Raptor Eats You!

Ekim 10, 2009, 8:57 pm | NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

The Raptor Sezona Hazırlanıyor…

The Raptor Eats You!

Ekim 10, 2009, 8:57 pm | NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
The Raptor Sezona Hazırlanıyor…

>Rasho Nesterovic Yeniden Toronto Raptors’ta

Temmuz 25, 2009, 10:00 am | NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>1,5 sene önce Indiana Pacers’a takasta verilen Rasho Nesterovic eski takımı Raptors ile 1 sezon için 1.9 milyon karşılığında tekrar anlaştı. Bu hamle 5 numara rotasyonuna büyük katkı oldu Raptors adına ve biraz daha kuvvetlendiler. Blok tehdidi ile iyi bir yedek olacaktır Rasho Nesterovic. Hidayet’in takımı için ileri doğru atılan bir adım daha hem de capi sarsmadan.

>Orlando Matt Barnes ile Anlaştı!

Temmuz 21, 2009, 1:08 pm | Cleveland Cavs, Houston Rockets, Indiana Pacers, LA Clippers, Miami Heat, Minnesota Timberwolves, NBA, Orlando Magic, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Matt Barnes geçen sezon Phoenix formasıyla sahne alan öncesinde Golden State’te parlayan, hem kısa hem uzun forvet oynayabilen çok yönlü bir oyuncu. Boş üçlüklerde bir çok kez cezayı keserken yakalayabileceğiniz ya da savunmada bir sürü uzun arasından ribaundu çekerken görebileceğiniz bir isim. Bu sezon sonunda Phoenix ile kontratı bitince serbest kalmış ve takım aramaya başlamıştı. Lüks vergisi nedeniyle önemli oyunculara teklif dahi sunamayan Magic 1980 doğumlu Barnes’ı biraz da şampiyonluk ve yüzük vaadi ile ucuza kapattı. Barnes 2. senesi oyuncu opsiyonlu kontratla Magic’ten toplamda 3.2 milyon $ alacak. Bu imza sonrasında forvet ve uzun rotasyonu tamamlayan Magic’in bu noktadan sonratakıma yapacağı tek önemli ekleme oyun kurucu pozisyonunda olur. Keza Nelson ve Johnson koca bir sezonu, Johnson bir yaş daha yaşlanmışken kaldıramazlar. Hatta şu sıralar yine eski bir Golden State oyuncusu olan C.J.Watson’ın adı ciddi şekilde geçmekte o pozisyona. Gelsin gelmesine de sadece 1,85 boyunda olması ve hatta gelmesi ile rotasyonda Johnson’ın önüne geçme ihtimali bile beni ürkütüyor. Nelson’ın kısa boyu ve eksik gücünden çok çekmişken yine sadece 1,85 boyundaki bir oyun kurucuyla dominant oyun kuruculara karşı ne yaparız çok merak ediyorum.

Öte yandan diğer takımlar da kadrolarını şekillendirmeye devam ediyorlar.

Nash Phoenix ile sözleşmesini 2 sene ve 22 milyona uzattı, yine takımın ağır ağabeyi olacak.

Jarret Jack Indiana Toronto’nun teklifini karşılamayınca Hidayet’in takım arkadaşı oldu, Toronto arka alanda rahatladı.

Jack’i Toronto’ya bırakan Indiana da her an Earl Watson ile imzalayabilirmiş ki hastayımdır Watson’a.

Jazz Paul Millsap’in Portland’la imzaladığı ağır kontratı kredi alarak da olsa karşıladı. İmza bedeli olarak 10 milyon verdiler Millsap’e. Millsap’in kontratı o imza bedeli hariç neredeyse Gortat’ın ki ile aynı. Demek ki Millsap yeterince iyi bir adam değil!

Minnesota Telfair, Madsen, Smith’i Clippers’a vererek kısa forvet Quentin Richardson’ı kadroya kattı. Bu vesileyle Q Rich 1 ayda 3. kez takas olarak rekora doğru koşmaya başladı. Bu takasla ilgili sabonis’in blogu Konyalı Portlandlılar’da güzel de bir yazı mevcut, okuyun derim.

Jamario Moon Cavaliers ile imzaladı. Kontratın detayları henüz belli değil. Moon sınırlı serbest ve Miami’nin bu teklifi karşılamayacağı konuşuluyor bir çok yerde.

Marquis Daniels Celtics ile imzalamış. Dallas’ta kariyerinin başında birden parlayıp sonrasında o performansı bir daha yakalayamamış bir adam Daniels. Saçlarına hastayım. Artık Wallace’la şampiyonluk yolunda yedek kuvvet olarak sahne alacak.

Yao Ming’in sakatlığının çok ciddi olduğu ve önümüzdeki sezon oynamayacağı neredeyse kesinleşti. Bu ligin Asya’daki popülerliğine, Rockets’ın forma ve hatıralık eşya satışlarına ciddi sekte vuracaktır. Sırf şu sakatlık gelecek seneki salary cap’in daha da düşük olacağının göstergesi olmuştur bence.

>Raptor Hidayet

Temmuz 10, 2009, 9:19 am | Hidayet Türkoğlu, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum

>

>4 Takımlı Dev Takas

Temmuz 10, 2009, 12:20 am | Dallas Mavericks, Memphis Grizzlies, NBA, Orlando Magic, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum

>Hayatta sign and trade yapmam diyen Otis Smith ne kadar gereksiz inatçılık yaptığını anladı ve yakaşık 10 milyonluk bir kar yaptı Hidayet’le imzalayıp takas ederek. Madem adamı göndereceksin en karlı şekilde gönder. Şu Colangelo olmasa Orlando kol gibi lüks vergisi ödeyecekti, sırf şu takas lüks vergisine verilecek parayı çıkardı. Üstüne hem Toronto hem Dallas istediği adamları aldı, Mamphis de bütçe rahatlattı. Herkese hayırlı olsun. Şu da Toronto’nun Hidayet için hazırladığı hoşgeldin hediyesi, anlaşılan orada da 15 numara giyecek. Raptors’ın ana sayfasında da Hidayet’in takas sonrası basına tanıtıldığı töreni verilen videolardan izleyebilirsiniz. Ekleme: Videoları izleyince yeni numarasının 26 olduğunu gördük.

Dallas ne verdi?
Nakit Para (Orlando’ya)
G Antoine Wright (Toronto’ya)
F Devean George (Toronto’ya)
G Jerry Stackhouse (Memphis’e)
Dallas ne aldı?
F Shawn Marion (sign-and-trade ile Toronto’dan)
F Kris Humphries (Toronto’dan)
C Nathan Jawai (Toronto’dan)
G Greg Buckner (Memphis’ten)
Orlando ne verdi?
F Hedo Turkoglu (sign-and-trade ile Toronto’ya)
Orlando ne aldı?
Nakit Para (Dallas’tan)
Nakit Para (Toronto’dan)
Toronto ne verdi?
F Shawn Marion (sign-and-trade ile Dallas’a)
F Kris Humphries (Dallas’a)
C Nathan Jawai (Dallas’a)
2016 drafti 2.tur seçim hakkı (Memphis’e)
Nakit Para (Orlando’ya)
Toronto ne aldı?
F Hedo Turkoglu (sign-and-trade ile Magic’ten)
G Antoine Wright (Dallas’tan)
F Devean George (Dallas’tan)
Memphis ne verdi?
G Greg Buckner (Dallas’a)
Memphis ne aldı?
2016 drafti 2.tur seçim hakkı (Toronto’dan)
G Jerry Stackhouse (Dallas’tan)

>Büyük Takas Geliyor!

Temmuz 9, 2009, 12:20 pm | Dallas Mavericks, Hidayet Türkoğlu, Memphis Grizzlies, NBA, Orlando Magic, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

>Hidayet Türkoğlu ile anlaşan Toronto Rators oyuncuyla imzalayabilmek için gerekli kadro boşluğunu yaratmaya çalışıyor. Bu nedenle ellerinden çıkarmak istedikleri Shawn Marion’ı isteyen Dallas’la bir takas peşindeydiler hafta başından beri. Marion’ı takıma kazandırmak isteyen Mavs Antoine Wright, Jerry Stackhouse ve Devean George’u verip karşılığında sign and trade ile Marion’ı alacak. Stackhouse Memphis’e gidecek ayrıca Memphis 3 milyon da nakit alacak. Orlando Hidayet’le imzalayıp onu Toronto’ya takas edecek ve Toronto’nun Memphis’ten alacağı trade exception’ı Orlando’ya gönderecek. Bu arada Wright ve George da Toronto yolunu tutacak. Memphis büyük ihtimalle Stackhouse’u salacak ve Stack tekrar Dallas’la anlaşacak. Bu takas hem Hidayet’e 6 senelik kontrat yolunu açacak hem de daha fazla para getirecek.

Sözün özü 4 takımlı büyük bir takas yakın gibi duruyor.

Marion’ın kontratının 40 milyon ve 5 sene olması bekleniyor. Bu arada Dallas Marcin Gortat’a da 5 sene 36 milyonluk bir kontrat önerisiyle geldi. Magic bu teklifi 1 hafta içinde birebir karşılayıp Gortat’ı takımda tutma opsiyonuna sahip. Ama hiç zannetmiyorum ben açıkçası. Şu takas olunca alınacak trade exception bir çok şeyi belli edecektir. Kuş adam Andersen de Nuggets’la 5 yıl 26 milyona imzalamış, hayırlı olsun.

>Hidayet – Yenge – Toronto – Portland – Orlando

Temmuz 5, 2009, 9:41 pm | Hidayet Türkoğlu, NBA, Orlando Magic, Portland TBlazers, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | 4 Yorum

>

NBA Finalleri bittiğinden beri en çok konuştuğumuz konu kuşkusuz Hidayet oldu. Aslında Orlando’nun onu tutup 4 ve 2 numaralı pozisyonlara takviye yapıp, lüks vergisi sınırı fazlaca aşmadan Finalist takımı bir adım ileriye taşıyacağını düşünüyorduk ama olmadı. 8 Temmuz itibariyle Magic’in neler yapacağına bakıp büyük ihtimalle kantarın topuzunu da kaçıracağım bir yazı yazacağım ama şimdi konumuz Magic değil Hidayet.

Hidayet benim için çok önemli bir adam. Özel nedenlerini şimdi sayacak değilim ama onun her seçimi sanki kendi seçimimmiş gibi heyecanlandırıyor beni. Magic’le imzaladığı gün, eski bir Magic taraftarı olarak çok mutlu olmuştum, hatta imzanın atıldığı gün onun hakkında, başaracakları hakkında etrafımdakilere söylediklerimden sadece All-Star olmayı başaramadı, aslında onu da elinden çalınmış olarak nitelendiriyorum ben. Bu seneki final koşusunda payı büyüktü, takımdaki rolü yadsınamaz önemdeydi. Ligde ne iş yaptıkları belirsiz onca adam 10 küsür milyonları cebe indirirken istediği kontrat asla lüks değildi Orlando için. Nüvenin önemli bir sargısıydı, hatta nüveyi bir arada tutan adamdı Hidayet.

Serbest oyuncu olmaya karar verdiği günler şubat ayına denk gelir Hidayet’in. O dönem çok konuşulmuştu üzerine, takas edilsin mi edilmesin mi diye. Sonuçta edilmedi ve final geldi. İki senedir dorukta performansıyla. Geçen seneyi bireysel anlamda tepede kapattı, bu seneyi mental anlamda. Bir çok farklı şeyi bir arada yapabilmesi, ama en önemlisi takımdaki herkesi oyuna sokmasıyla bir beyin rolünü üstlenebileceğini göstermesi onu çok çekici kıldı. 17 yaşından beri üst seviyede basketbol oynayan, olgunluğu artık formasından taşan tam bir veteran oyuncu oldu Hidayet. Tecrübesi o kadar fazla ki yanındakilere bulaşıyor, etrafındakiler onunla performans yükseltiyorlar. İşte o yüzden liderliğe ihtiyacı olan, tecrübe eksikliği yaşayan bir takımda olması onun ve gideceği takım için çok önemliydi. Bu yüzden şubat ayından beri herkes, ben de dahil, Orlando’da kalmayacaksa yeri Portland olmalı dedik.

Hidayet Portland oyuncusu olduğunda en büyüğü 25 yaşında olan süper yıldız adayı gençleri organize edecek, tecrübesini aktaracak, onlara maç sonu oynamayı öğretecek ve işler sıkıştığında kilidi açmak için devreye girecekti. Pritchard ve McMillan söylediklerimizi sayarken onun pick and roll kabiliyetinden özellikle bahsediyorlardı. Ki ben senelerdir Hidayet’in tepe ve kenar pick and rollerini yazıyorum, ne kadar verimli sonuç verdiğini, hatta yarımının bile iş gördüğünü anlatmaya çalışıyorum. 5 sene ve 50 milyonluk kontratla geldiler. Teklif ve biçilen rol cazipti, Hidayet’e yaklaşım muazzamdı. Tam oldu, anlaştılar derken birden devreye hiç beklemediğimiz şekilde Toronto Raptors girdi ve resim birden değişti. Toronto’nun Hidayet’e yöneleceği hiç aklımıza gelmemişti, Colangelo’nun Hidayet sevgisini unutmuştuk (2004’te Hidayet’i Phoenix’eistemiş fakat alamamıştı bütçe kısıtından).

Ben yaklaşık 6 senedir evliyim ve evlilikten öğrendiğim en önemli şey; mutlu olmak istiyorsan asla hiçbir kararı kendi başına vermeyeceksin ve hatta eşinin kararlarına çoğu zaman kulak verecek ve onun dediklerini yapacaksın. Çünkü ailesine bağlı, kocasını seven ve ona değer veren hiçbir kadın yanlış karar vermez. İşte o yüzden belki de NBA şampiyonluğuna yürüyecek bir kadronun birleştirici parçası olup tarihe geçmeyi reddetti Hidayet. Eşi son derece soğuk bir eyalet olan Oregon’da yaşamak istemedi, Türkiye’ye geliş gidiş yolculuğunu 6 saat uzatmak istemedi, her yönüyle Avrupai bir şehir olan ve içinde bir çok Türk’ün yaşadığı Toronto’da yaşamak istedi, Türkoğlu ailesinin orada daha mutlu olacağına inandı ve sonunda Hidayet de. Ben Bayan Türkoğlu’nun arkasındayım. Aynı durumla karşı karşı karşıya kalsam aynı kararı tereddüt etmeden verirdim.

Bugün Hidayet artık Toronto Raptors oyuncusu diyebiliriz. Teklifin 56 ile 61 milyon arasında 5 yıllık bir teklif olduğu zannediliyor. Ayrıca işin bir de vergi avantajı yönü var ki, Kanada’da gelir vergisi oranı daha düşük olduğu için Hidayet aynı paraya Portland’a imza atmış olsa alacağından daha fazlasını alacak Kanada’da. Kesin oranları bir ara net olarak yazarız.

Kadro yapısına baktığımızda Toronto’nun Hidayet’i getirebilmek için Shawn Marion, Carlos Delfino ve Anthony Parker ile kesin olarak yollarını ayırdığını görüyoruz. Kadro derinliği açısından durum pek de parlak değil Toronto’da. Hidayet takıma girer girmez en önemli 2. parçası olacak takımın hem skor opsiyonu hem de liderlik açısından. Şu an ilk beşteki yeri garanti olan 4 isim Calderon, Hidayet, Bosh ve Bargnani. Takımda ciddi bir 2 numara sıkıntısı var. Hidayet’e verilecek kontratla lüks vergisi sınırına mesafeleri yaklaşık 12 milyona düşüyor. Bu da mid-level ile 2 oyuncu alabileceklerinin göstergesi. Şu anda kadrodaki oyuncu sayısı 11 ve takasa verebilecek nitelikte bir kontratları ve isimleri de mevcut değil. Antony Parker’la tekrar anlaşmaya mecburlar gibi. Yedek isimlerden Roko Ukic ve Marcus Banks önemli isimler olsa da geri kalan oyuncular son derece sıradan adamlar. Bu takıma 2-3 pozisyonlarında görev yapabilecek 2 isim ve bir 5 numara yedeği şart. Diğer taraftan Bosh’un kontratının gelecek sene biteceği de düşünüldüğünde bu sene Hidayetle kazanılacak bir başarının Bosh’u ikna için kullanılacağı da aşikar. Belki de mid-level’ı kullanmadan piyasadan bazı isimsiz sürprizler bulmaya çalışıp gelecek seneki bütçeyi fazlaca daraltmamaya da çalışabilirler. Ama ne olursa olsun bu sezon için amaçları play-off yapıp tur geçmek, hem Colangelo hem de Triano’nun konuşmalarından çıkardılarımız bunlar. Tanrım ne kadar Avrupalı bir takım!

Sonuç olarak Yenge Hidayet’i Kanada’ya götürüyor ve Hidayet yeni takımında da en az Magic’te 2 senedir yaptığı etkiyi yapacak gibi duruyor. Belki bu sefer All-Star bile seçilir. Öte yandan Toronto’da yıldız olan Carter Hidayet’in yerine Magic’e gelirken, Hidayet’in de Carter’dan beri bir türlü başarılı olamayan Toronto’ya ilaç olarak gelmesi hem çok enteresan bir tesadüf hem de çok manidar.

Hidayet’in Toronto’yla anlaşmasından Orlando bir şekilde nemalanabilir de acaba en azından Parker’ı belki Marion’ı sign and trade yoluyla şehre getirebilir mi diye umarken Otis bir kez daha imzasını çaktı ve dedi ki “Hidayet’le ilgili Toronto ile herhangi bir takasa girmeyeceğiz.” Sağol Otis Smith, kazan mübarek olsun, durmak yok yola devam.

Yine Raptors Yine Hüsran

Nisan 2, 2009, 3:36 am | NBA, Orlando Magic, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

“We’ve been taking a lot of things for granted, we’ve got a real tough stretch coming up here, and if we continue to play like this, it could get real ugly. … Hopefully, it will serve as a wake-up call.”

Maç öncesi oyuncularını rehavete kapılmayın diye uyarıp, Boston’ın Charlotte’ı 2. uzatma sonunda yenmesiyle Doğu’da takımı 3. sıraya düşen ve Polyannacılık oynamak zorunda kalan Orlando Magic koçu Stan Van Gundy’nin maç sonrası sözleri. Yorum yapmıyorum bu maça, umarım son lakayıt maçıdır Magic’in bu sezonki.

>Yine Raptors Yine Hüsran

Nisan 2, 2009, 3:36 am | NBA, Orlando Magic, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>“We’ve been taking a lot of things for granted, we’ve got a real tough stretch coming up here, and if we continue to play like this, it could get real ugly. … Hopefully, it will serve as a wake-up call.”

Maç öncesi oyuncularını rehavete kapılmayın diye uyarıp, Boston’ın Charlotte’ı 2. uzatma sonunda yenmesiyle Doğu’da takımı 3. sıraya düşen ve Polyannacılık oynamak zorunda kalan Orlando Magic koçu Stan Van Gundy’nin maç sonrası sözleri. Yorum yapmıyorum bu maça, umarım son lakayıt maçıdır Magic’in bu sezonki.

>Miami Marion’ı Toronto’ya Takas Etti

Şubat 14, 2009, 12:35 am | Miami Heat, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Matrix’in nereye gideceği uzun zamandır muallaktı. Miami’de dokular uyuşmamış ve bir türlü Wade’in takımında bir ağırlık kazanamamıştı Marion. Bir çok takımla adı gündeme geldi ancak istikameti Kanada oldu sonunda. Indiana’dan Jermaine O’Neal’ı çok büyük planlar dahilinde getirmişti Toronto ama bu takas beklemedikleri şekilde onlara çok şey kaybettirdi. Hem Toronto hem O’Neal yollarını ayırarak doğru karar vermiş oldular kuşkusuz, dokular uymayınca vücut organı reddediyor. Sonuç olarak Miami 5 numarasına kavuştu, Beasley’i ilk 5’e alma imkanını yakaladı ve bir joker Moon’u kadrosuna katarak play-off yolunda verimsiz yıldızından kurtularak önemli bir adım attı. Toronto ise 5 numaraya Bosh’u kaydırıp Matrix’i uzun forvete koyup son bir play-off atağı yapmaya çalışacak artık. Paketteki Banks’e değinmiyorum, çünkü takasın ana malzemesi Matrix bu sezon faydası dokunsa bile asıl faydayı sezon sonu biten kontratı ile verecek Toronto’ya, tam 17,2 milyon $. Takas bütün itibariyle şöyle gerçekleşti:

Jermaine O’Neal + Jamario Moon + 2010-15 arası lotarya korumalı 1. tur hakkı
=
Shawn Marion + Marcus Banks + nakit para

Miami Marion’ı Toronto’ya Takas Etti

Şubat 14, 2009, 12:35 am | Miami Heat, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Matrix’in nereye gideceği uzun zamandır muallaktı. Miami’de dokular uyuşmamış ve bir türlü Wade’in takımında bir ağırlık kazanamamıştı Marion. Bir çok takımla adı gündeme geldi ancak istikameti Kanada oldu sonunda. Indiana’dan Jermaine O’Neal’ı çok büyük planlar dahilinde getirmişti Toronto ama bu takas beklemedikleri şekilde onlara çok şey kaybettirdi. Hem Toronto hem O’Neal yollarını ayırarak doğru karar vermiş oldular kuşkusuz, dokular uymayınca vücut organı reddediyor. Sonuç olarak Miami 5 numarasına kavuştu, Beasley’i ilk 5’e alma imkanını yakaladı ve bir joker Moon’u kadrosuna katarak play-off yolunda verimsiz yıldızından kurtularak önemli bir adım attı. Toronto ise 5 numaraya Bosh’u kaydırıp Matrix’i uzun forvete koyup son bir play-off atağı yapmaya çalışacak artık. Paketteki Banks’e değinmiyorum, çünkü takasın ana malzemesi Matrix bu sezon faydası dokunsa bile asıl faydayı sezon sonu biten kontratı ile verecek Toronto’ya, tam 17,2 milyon $. Takas bütün itibariyle şöyle gerçekleşti:

Jermaine O’Neal + Jamario Moon + 2010-15 arası lotarya korumalı 1. tur hakkı
=
Shawn Marion + Marcus Banks + nakit para

>Rövanşı Almak

Şubat 2, 2009, 5:04 pm | NBA, Orlando Magic, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Geçen maçta Toronto Orlando’yu yenmiş ve play-off yolunda biraz silkinip kendine gelmeye çalışmıştı. Ancak sonrası pek istedikleri gitmedi onlar için. Toronto mağlubiyeti Orlando için ise bir şaha kalkış olmuş ve üst üste kaznılan maçlarla lig liderliğine kadar yürümüştü Magic. Toronto’daki bu son maç Magic açısından geçen mağlubiyetin acısını çıkarmak için bir fırsattı ve Van Gundy’nin adamları bu fırsatı kaçırmadılar. Nelson’ın All-Star moraliyle oyun kuruculuğu hatırladığı ve her zaman görmek istediğimiz oyununu sergilediği maçta yaptığı 10 asist Magic taraftarını az da olsa umutlandırdı. Hücum anlamında iyiydi ama önemli bir gerçek kendine göre uzun ve kuvvetli rakip oyun kurucuları tutmakta çok zorlanıyor. Magic Bosh’u çok iyi savunurken Howard’a indirdiği her top sayı oldu neredeyse. Bosh’un arkasında Howard’a bir alternatif olmaması Toronto’nun elini kolunu bağladı. Toronto çok iyi şutörleri olan bir takım olsa da dün gece bazı maçlarda şutların giremeyebileceğinin adeta ispatı olan bir maç yaşadılar. Magic için sırada Dallas maçı var. Back to back maçlarda herhalde oynamak istemeyeceğiniz en önemli takımlardan biri. Fast break takımı olması ve Kidd gibi Nelson’ı savunmada çok zorlayacak bir oyun kurucularının olması Magic’e sıkıntı yaratacaktır.

Rövanşı Almak

Şubat 2, 2009, 5:04 pm | NBA, Orlando Magic, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Geçen maçta Toronto Orlando’yu yenmiş ve play-off yolunda biraz silkinip kendine gelmeye çalışmıştı. Ancak sonrası pek istedikleri gitmedi onlar için. Toronto mağlubiyeti Orlando için ise bir şaha kalkış olmuş ve üst üste kaznılan maçlarla lig liderliğine kadar yürümüştü Magic. Toronto’daki bu son maç Magic açısından geçen mağlubiyetin acısını çıkarmak için bir fırsattı ve Van Gundy’nin adamları bu fırsatı kaçırmadılar. Nelson’ın All-Star moraliyle oyun kuruculuğu hatırladığı ve her zaman görmek istediğimiz oyununu sergilediği maçta yaptığı 10 asist Magic taraftarını az da olsa umutlandırdı. Hücum anlamında iyiydi ama önemli bir gerçek kendine göre uzun ve kuvvetli rakip oyun kurucuları tutmakta çok zorlanıyor. Magic Bosh’u çok iyi savunurken Howard’a indirdiği her top sayı oldu neredeyse. Bosh’un arkasında Howard’a bir alternatif olmaması Toronto’nun elini kolunu bağladı. Toronto çok iyi şutörleri olan bir takım olsa da dün gece bazı maçlarda şutların giremeyebileceğinin adeta ispatı olan bir maç yaşadılar. Magic için sırada Dallas maçı var. Back to back maçlarda herhalde oynamak istemeyeceğiniz en önemli takımlardan biri. Fast break takımı olması ve Kidd gibi Nelson’ı savunmada çok zorlayacak bir oyun kurucularının olması Magic’e sıkıntı yaratacaktır.

>Toronto’da Gündüz Kabusu

Ocak 4, 2009, 10:10 pm | NBA, Orlando Magic, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Toronto NBA’in farklı renkleriden biri. Ekseriyetle fikstür ayarlanırken Toronto’nun iç saha maçlarının önemli kısmı pazar gününe denk getirilmeye çalışılıyor. Pazar gününe koyulan maçlar da öğlen 12 ila 2 arası bir saatte başlatılıyor ki kiliseden dönen ya da o saatlerde kalkan aileler hep birlikte ma izleyebilsinler. Tabii bu da bir pazarlama stratejisi. Gün boyu NBA.

Yine böyle bir maçtı Toronto-Orlando maçı, öğlen 12:30’da başlayan, tıklım tıklım bir salonda oynanan zevkli bir maç. Sezon boyu aslında Orlando’nun ilk çeyreğe fırtına gibi girmesine alışmışken, Calderon ve JO’nun yokluğunda, Solomon, Parker ve Bargnani’nin sürpriz bir şekilde sürüklediği Toronto adeta şamarı patlattı Orlando’ya. Bir ara 14 sayıya çıkan farkın makul seviyelere inmesini sağlayan koç Va Gundy’nn zamanında alınan molalarıydı. Hep söylediğim gibi 3. çeyrekleri iyi oynamak özellikle Orlando için ma kazanmak için elzem. İşte öyle bir 3. çeyrek performansı sergilendi, öne geçildi hatta ama bu sefer Hakan Şükür tıkanıklığına yakalanmış Hidayet, bir yerlerde tıkanacağı belli olan Nelson ve 4. çeyrekte oyuna girdiği için kendini kurtarıcı zanneden Redick’in çok kötü oyunları bir anda maç sonunda, Toronto’nun bu sefer normalde takımın 3. oyun kurucusu olan Ukic’in Solomon’un da önüne geçen performansıyla şaha kalkarak maçı almasını sağladı.

Bir takım için, ki Orlando’nun artık bir takım olduğunu sylemiştim bir önceki maç değerlendirmesinde, en büyük sorunlardan biri “kazanan” takım ruh halini sindirebilmek ve onunla yaşamayı öğrenebilmektir. Şu sıralar en önemli eksik Orlando açısından buymuş gibi gözüküyor ve Van Gundy de bunu oturtmaya çalışıyor belli ki. İşte bu yüzden herkesi işe dahil etmeye çalışıyor, Redick, Lee, Gortat gibi. Yol iyi bir yol, engebesi çok ama Van Gundy liderliğinde sonuna ulaşmak çok da zor değil.

Bu maçı seyrettikten sonra aklımda canlanan en ciddi düşünce Solomon ile ilgiliydi. Solomon Toronto’da çok cüzi bir paraya oynuyor, Johnson’dan daha az bir paraya. Acaba eski bir Magic’lidir ve ligin tozusunu sağlam yutmuştur diye alınan, benim de güvenimi hep ifade ettiğim Johnson yerine, Solomon Magic’e kazandırılırsa kötü mü olurdu? Büyük kayıp Magic için, öte yandan Toronto’nun Avrupa Scouting timi içinse büyükçe bir artı bu hareket.

Toronto’da Gündüz Kabusu

Ocak 4, 2009, 10:10 pm | NBA, Orlando Magic, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Toronto NBA’in farklı renkleriden biri. Ekseriyetle fikstür ayarlanırken Toronto’nun iç saha maçlarının önemli kısmı pazar gününe denk getirilmeye çalışılıyor. Pazar gününe koyulan maçlar da öğlen 12 ila 2 arası bir saatte başlatılıyor ki kiliseden dönen ya da o saatlerde kalkan aileler hep birlikte ma izleyebilsinler. Tabii bu da bir pazarlama stratejisi. Gün boyu NBA.

Yine böyle bir maçtı Toronto-Orlando maçı, öğlen 12:30’da başlayan, tıklım tıklım bir salonda oynanan zevkli bir maç. Sezon boyu aslında Orlando’nun ilk çeyreğe fırtına gibi girmesine alışmışken, Calderon ve JO’nun yokluğunda, Solomon, Parker ve Bargnani’nin sürpriz bir şekilde sürüklediği Toronto adeta şamarı patlattı Orlando’ya. Bir ara 14 sayıya çıkan farkın makul seviyelere inmesini sağlayan koç Va Gundy’nn zamanında alınan molalarıydı. Hep söylediğim gibi 3. çeyrekleri iyi oynamak özellikle Orlando için ma kazanmak için elzem. İşte öyle bir 3. çeyrek performansı sergilendi, öne geçildi hatta ama bu sefer Hakan Şükür tıkanıklığına yakalanmış Hidayet, bir yerlerde tıkanacağı belli olan Nelson ve 4. çeyrekte oyuna girdiği için kendini kurtarıcı zanneden Redick’in çok kötü oyunları bir anda maç sonunda, Toronto’nun bu sefer normalde takımın 3. oyun kurucusu olan Ukic’in Solomon’un da önüne geçen performansıyla şaha kalkarak maçı almasını sağladı.

Bir takım için, ki Orlando’nun artık bir takım olduğunu sylemiştim bir önceki maç değerlendirmesinde, en büyük sorunlardan biri “kazanan” takım ruh halini sindirebilmek ve onunla yaşamayı öğrenebilmektir. Şu sıralar en önemli eksik Orlando açısından buymuş gibi gözüküyor ve Van Gundy de bunu oturtmaya çalışıyor belli ki. İşte bu yüzden herkesi işe dahil etmeye çalışıyor, Redick, Lee, Gortat gibi. Yol iyi bir yol, engebesi çok ama Van Gundy liderliğinde sonuna ulaşmak çok da zor değil.

Bu maçı seyrettikten sonra aklımda canlanan en ciddi düşünce Solomon ile ilgiliydi. Solomon Toronto’da çok cüzi bir paraya oynuyor, Johnson’dan daha az bir paraya. Acaba eski bir Magic’lidir ve ligin tozusunu sağlam yutmuştur diye alınan, benim de güvenimi hep ifade ettiğim Johnson yerine, Solomon Magic’e kazandırılırsa kötü mü olurdu? Büyük kayıp Magic için, öte yandan Toronto’nun Avrupa Scouting timi içinse büyükçe bir artı bu hareket.

>NBA’de Koç Kıyımı

Aralık 4, 2008, 5:49 pm | NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>NBA’de alışık lmadığımız şekilde bir koç kıyımı yaşanmakta. Eddie Jordan, P.J. Carlesimo ve Şimdi de Sam Mitchell. Toronto Raptors’ın kovduğu koçu Mitchell üstelik 2007 senesinde “Coach of the year” ödülünü alan adamdı. Demek ki CV artık pek bir şey ifade etmiyor. Hızlı ve belirgin bir yükseliş yapamazsan kapının önündesin. Hele bir de geçen geceki gibi Denver’dan 39 sayı fark yediysen hiç mi hiç şansın yok. Carlesimo neyse de Jordan ve Mitchell’a gerçekten çok üzüldüm, böylesi kötü sonları hak etmiyorlardı.

NBA’de Koç Kıyımı

Aralık 4, 2008, 5:49 pm | NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

NBA’de alışık lmadığımız şekilde bir koç kıyımı yaşanmakta. Eddie Jordan, P.J. Carlesimo ve Şimdi de Sam Mitchell. Toronto Raptors’ın kovduğu koçu Mitchell üstelik 2007 senesinde “Coach of the year” ödülünü alan adamdı. Demek ki CV artık pek bir şey ifade etmiyor. Hızlı ve belirgin bir yükseliş yapamazsan kapının önündesin. Hele bir de geçen geceki gibi Denver’dan 39 sayı fark yediysen hiç mi hiç şansın yok. Carlesimo neyse de Jordan ve Mitchell’a gerçekten çok üzüldüm, böylesi kötü sonları hak etmiyorlardı.

Dinazor Avı

Kasım 19, 2008, 10:06 am | NBA, Orlando Magic, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum


Magic Raptors maçı bir çok ilginç olaya sahne oldu dün akşam. Kaburgalarındaki ezilme nedeniyle nefes alma ve hareket güçlüğü çeken Pietrus’un yerine ilk 5’te yer alan isim sürpriz bir şelilde J.J.Redick oldu. Sezon öncesi bu sefer oldu denilerek büyük umutlar beslenen, ancak geride kalan 10 maçın sadece 6’sında süre alıp hiç şut sokamayan Redick Van Gundy’nin aldığı risk oldu dün gece. Bogans ya da Lee yerine kafa olarak bitmek üzere olan Redick’i son bir kez denedi Van Gundy. Bir kaç maç daha Pietrus sahaya çıkamazsa Redic belki de kariyerini kurtaracak. 3. sezonunda ilk kez ilk 5’teydi, maçın Orlando adına açılış basketini kaydetti, kendine geldi. 34 dakika kaldı sahada, 10 sayı 3 ribaunt 2 üçlükle oynadı ama en önemlisi basketbolcu olduğunu hatırladı. Savunma performansını biraz daha yukarı çekebilirse çok kaliteli bir şutör, kafaca hala hazır değil, dün gece büyük bir adımdı onun için.

Raptor cephesinde Magic katili Chris Bosh yine ultra bir oyun oynayarak 40 sayı 18 ribaunt yaparak adeta pota altını karartt. O’Neal’in en iyi savunma oyunlarından birini ortaya koyduğu maçta Howard’a 18-9’dan yukarısını yaptırmadılar. Eski dost Willie Solomon’un bir önceki maça göre etkisiz kaldığı dakikalarda 2-3 maçtır istikrarlı şut sokan şutör oyun kuramayıcı Nelson 1 numara mevkiinde baskın olan isim oldu, onu Ukic de pek durduramadı, bu sırada Magic’te oyun kurma işiniyapansa Hidayet’ti 7 asistiyle . Lewis’in istikrar kazanan şutları ve Hidayet’in son çeyrekteki tam bir “Mr. Fourth Quarter” oyunuyla ürettiği 16 sayı Bosh’un canavarlaştığı maçı Magic’in ellerinde bıraktı. Benchten gelen katkının yine sıfıra yakın olduğu ancak 3. çeyreğin yine kazanıldığı ve tabiri caizse 3. çeyreği kazandığı zaman maçı kazanan Magic’in özellikle 2. yarıda maça konsantre olduğunu gördük. İsmen geniş imkan olarak kısıtlı kadroya mutlaka takviye yapılması ya da yedek sırasından bazı cevherlerin değerli taşlar haline getirilmesi gereği hala taptaze. 9 maçta gelen 8 galibiyet, yıldızların şut istikrarı, özellikle Redick’in kazanılma olasılığı Orlando’da heyecan yaratıyor.

>Dinazor Avı

Kasım 19, 2008, 10:06 am | NBA, Orlando Magic, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>
Magic Raptors maçı bir çok ilginç olaya sahne oldu dün akşam. Kaburgalarındaki ezilme nedeniyle nefes alma ve hareket güçlüğü çeken Pietrus’un yerine ilk 5’te yer alan isim sürpriz bir şelilde J.J.Redick oldu. Sezon öncesi bu sefer oldu denilerek büyük umutlar beslenen, ancak geride kalan 10 maçın sadece 6’sında süre alıp hiç şut sokamayan Redick Van Gundy’nin aldığı risk oldu dün gece. Bogans ya da Lee yerine kafa olarak bitmek üzere olan Redick’i son bir kez denedi Van Gundy. Bir kaç maç daha Pietrus sahaya çıkamazsa Redic belki de kariyerini kurtaracak. 3. sezonunda ilk kez ilk 5’teydi, maçın Orlando adına açılış basketini kaydetti, kendine geldi. 34 dakika kaldı sahada, 10 sayı 3 ribaunt 2 üçlükle oynadı ama en önemlisi basketbolcu olduğunu hatırladı. Savunma performansını biraz daha yukarı çekebilirse çok kaliteli bir şutör, kafaca hala hazır değil, dün gece büyük bir adımdı onun için.

Raptor cephesinde Magic katili Chris Bosh yine ultra bir oyun oynayarak 40 sayı 18 ribaunt yaparak adeta pota altını karartt. O’Neal’in en iyi savunma oyunlarından birini ortaya koyduğu maçta Howard’a 18-9’dan yukarısını yaptırmadılar. Eski dost Willie Solomon’un bir önceki maça göre etkisiz kaldığı dakikalarda 2-3 maçtır istikrarlı şut sokan şutör oyun kuramayıcı Nelson 1 numara mevkiinde baskın olan isim oldu, onu Ukic de pek durduramadı, bu sırada Magic’te oyun kurma işiniyapansa Hidayet’ti 7 asistiyle . Lewis’in istikrar kazanan şutları ve Hidayet’in son çeyrekteki tam bir “Mr. Fourth Quarter” oyunuyla ürettiği 16 sayı Bosh’un canavarlaştığı maçı Magic’in ellerinde bıraktı. Benchten gelen katkının yine sıfıra yakın olduğu ancak 3. çeyreğin yine kazanıldığı ve tabiri caizse 3. çeyreği kazandığı zaman maçı kazanan Magic’in özellikle 2. yarıda maça konsantre olduğunu gördük. İsmen geniş imkan olarak kısıtlı kadroya mutlaka takviye yapılması ya da yedek sırasından bazı cevherlerin değerli taşlar haline getirilmesi gereği hala taptaze. 9 maçta gelen 8 galibiyet, yıldızların şut istikrarı, özellikle Redick’in kazanılma olasılığı Orlando’da heyecan yaratıyor.

>Willie Solomon Toronto’ya İmza Attı

Temmuz 29, 2008, 12:31 pm | Basketbol, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Fener’de kalır mı, Maccabi’yle anlaştı, Efes’e geliyor derken Solomon NBA’e geri döndü ve T.J. Ford’u yollayıp Calderon’u terfi ettiren Toronto’nun yedek oyun kurucusu oldu. Türk basketboluna Fenerbahçe Ülker’de çok katkısı oldu Willie “The King” Solomon’un. Umarım Toronto’da çok başarılı olur ve 1 senelik kontratını daha da uzatma imkanı yakalar.

Willie Solomon Toronto’ya İmza Attı

Temmuz 29, 2008, 12:31 pm | Basketbol, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Fener’de kalır mı, Maccabi’yle anlaştı, Efes’e geliyor derken Solomon NBA’e geri döndü ve T.J. Ford’u yollayıp Calderon’u terfi ettiren Toronto’nun yedek oyun kurucusu oldu. Türk basketboluna Fenerbahçe Ülker’de çok katkısı oldu Willie “The King” Solomon’un. Umarım Toronto’da çok başarılı olur ve 1 senelik kontratını daha da uzatma imkanı yakalar.

Direkten Dönenler Gol Oldu

Haziran 26, 2008, 8:31 pm | Draft, Indiana Pacers, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Indiana Pacers Toronto Raptors arasında suya düştüğü söylenen takas resmileşmiş en sonunda. Dün birkaç kelam etmiştim bu takasla ilgili. Takasın son hali şöyle:

T.J.Ford + Rasho Nesterovic + Maceo Baston + 17. sıra = J.O’Neal + 41. sıra

Yalnız takas 9 Temmuz itibariyle geçerli olabilecek, çünkü Ford’un kontratının “base year compensation” durumundan çıkası gerekiyor, alınan verilen bütçelerin denkleşebilmesi için. Merak edenler için byc’nin açıklaması şurada veya şurada. Bu hamle Raptors’ın Calderon’la kontrat yenileyeceğinin ve direksiyonu O’na emanet ederek O’Neal’i Bosh’lu pota altıyla şampiyonluğa oynamak istediğinin ispatı.

Bu arada bu geceki oyuncu seçimleri öncesi Denver Nuggets 20. sıra haklarını para karşılığı Charlotte Bobcats’e satmış. Büyük ihtimalle bütçe hafifletme hamlesi, demiştim ya belki de Anthony’i de yollarlar.

>Direkten Dönenler Gol Oldu

Haziran 26, 2008, 8:31 pm | Draft, Indiana Pacers, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Indiana Pacers Toronto Raptors arasında suya düştüğü söylenen takas resmileşmiş en sonunda. Dün birkaç kelam etmiştim bu takasla ilgili. Takasın son hali şöyle:

T.J.Ford + Rasho Nesterovic + Maceo Baston + 17. sıra = J.O’Neal + 41. sıra

Yalnız takas 9 Temmuz itibariyle geçerli olabilecek, çünkü Ford’un kontratının “base year compensation” durumundan çıkası gerekiyor, alınan verilen bütçelerin denkleşebilmesi için. Merak edenler için byc’nin açıklaması şurada veya şurada. Bu hamle Raptors’ın Calderon’la kontrat yenileyeceğinin ve direksiyonu O’na emanet ederek O’Neal’i Bosh’lu pota altıyla şampiyonluğa oynamak istediğinin ispatı.

Bu arada bu geceki oyuncu seçimleri öncesi Denver Nuggets 20. sıra haklarını para karşılığı Charlotte Bobcats’e satmış. Büyük ihtimalle bütçe hafifletme hamlesi, demiştim ya belki de Anthony’i de yollarlar.

Direkten Dönen Yıldızlar

Haziran 25, 2008, 10:55 am | Indiana Pacers, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Toronto Raptors ve Indiana Pacers arasında bir takas son anda direkten dönmüş. Raptors T.J.Ford ve Rasho Nesterovic’i bu seneki oyuncu seçimleri 17. sıra haklarıyla birlikte Pacers’a gönderirken Pacers’tan Jermaine O’Neal’i kadrosuna katacakmış az daha.

Takasın olmayacağına dair haberler dolaşırken piyasada J.O’Neal görüşmeler hala sürüyor diye kafa bulandırdı. O’Neal sağlam kalabilirse Raptors için güzel hamle. Pacers da Ford’la oyun kurucu sıkıntısını giderir de olursa bu takas başka takaslara da girerler pota altı için, keza çok zayıflarlar o bölgede takas sonrası.

Edit: Yahoo görüşmelerin sonlandığını Larry Bird’ün ağzından duyurdu. Bird Granger ve Dunleavy hariç takımın gerisi takasa açık demiş ayrıca.

Sonraki Sayfa »

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.