Şarap Gibi

Ocak 21, 2010, 10:42 am | Denver Nuggets, Detroit Pistons, NBA kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Chauncey Billups tam anlamıyla şarap gibi adam. Joe Dumars’ın kariyerindeki en büyük hatalardan biri onu takas etmek. Aynı şekilde Otis Smith’in onu alma şansı varken yakaladığı fırsatı kullanmaması da hem Smith’in kariyerinde hem de Magic’in geleceğinde bir dönüm noktası. 33 yaşını bitirmiş bir oyun kurucu, bu igde 14. sezonunu yaşayan bir dış oyuncu Billups. Dün gece Golden State’e karşı kariyer rekorunu egale etti ve 37 sayı attı. Uzatmaya giden maçta hem de uzatmada tam 10 sayı gönderdi Warriors potasına. Denver Iverson’da bulamadığını onunla buldu: Karar verme yeteneği. Adam ne zaman ne yapacağını çok iyi biliyor, gerektiğinde besliyor, gerektiğinde atıyor, gerektiğinde kenara çekiliyor. Bugün Anthony, Martin, Nene bu derece verimliyse sebebi bu adam. Gardın kadar konuş çok manalı bir laf. O lafın bugünkü manası da Chauncey Billups, yıllanmış şarap gibi. Sakatlıktan döndükten sonraki şu 5 maç performansına baksanıza. Yaşlandığı her gün tat katıyor basketbola.

Reklamlar

>Fındığın Kabuğu Sert Geldi

Şubat 12, 2009, 7:51 pm | Denver Nuggets, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Bir önceki Magic yazısında Denver maçının oyun kurucusu mevkisi için takım için bir ölçü olacağını söylemiştim. Billups’ın Magic’e ciddi sorun yarattığını en son geçen seneki play-offlardan hatırlıyorduk zaten, bu maçta sorun çıkarması da muhtemeldi. Ama açıkçası normal oyununu oynaması bile yetti onu savunmaya çalışan Johnson, Lue ve Lee’ye. Savunmada da biraz ağır geldi eşleştiği rakiplerine ve bir adım öne çıkardı takımını. Billups bir yana bu maçı Denver’a getiren isim Anthony oldu. All-Star’ın dışında kalan, geleneksel All-Star yemeğine davet edildiği halde gitmeyeceğini açıklayan ve tek başına bir takm olabileceğini göstermek isteyen Anthony hem savunmasıyla hem hücumuyla maça damgasını vurdu. Hidayet’i savunmada oldukça başarılı ve agresifti, üstüne hücumda yırtıcı ve dağıtıcıydı. Böyle olunca hem Anthony’i savunmaya çalışmak hem oyun kurmak çok zorladı Hidayet’i. Zaten alışık olmadığımız şekilde 6 faul aldı uzun bir aradan sonra. Lue’yu mecburen oynatmak zorunda kaldı SVG ama Billups karşısında şansı olmasını tabii ki beklemiyorduk.

Bu maçın Magic kenar yönetimi, genel yönetimi ve oyuncularına verdiği mesaj açık. Hidayet’in karşısındaki kısa forvet savunmada Hidayet’i ne kadar yorarsa, Magic’in maçı kazanma şansı o kadar azalmakta. Bunun 2 çözümü var gibi; 19 Şubat’a hala vakit varken bir takas ya da uzun beşe dönerek Johnson-Hidayet-Lewis-Battie-Howard kurgusuyla yeni bir oyun planı.

Magic’in işi zor, Nelson verimsiz haliyle bile sahada olsa başta Hidayet olmak üzere en azından diğer oyuncular gerçek verimlerini ve oyunlarını sahaya yansıtabiliyorlardı. Şu dizilişte Lee ve Redick pg savunmasına mecbur kalırken, Hidayet 2 katı yoruluyor, Lewis ise her şutu baskı altında kullanıyor. Uzun beş ve 2 numara savunan Hidayet kısa forveti tehlikeli takımlara karşı bir çözüm fikridir.

Fındığın Kabuğu Sert Geldi

Şubat 12, 2009, 7:51 pm | Denver Nuggets, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Bir önceki Magic yazısında Denver maçının oyun kurucusu mevkisi için takım için bir ölçü olacağını söylemiştim. Billups’ın Magic’e ciddi sorun yarattığını en son geçen seneki play-offlardan hatırlıyorduk zaten, bu maçta sorun çıkarması da muhtemeldi. Ama açıkçası normal oyununu oynaması bile yetti onu savunmaya çalışan Johnson, Lue ve Lee’ye. Savunmada da biraz ağır geldi eşleştiği rakiplerine ve bir adım öne çıkardı takımını. Billups bir yana bu maçı Denver’a getiren isim Anthony oldu. All-Star’ın dışında kalan, geleneksel All-Star yemeğine davet edildiği halde gitmeyeceğini açıklayan ve tek başına bir takm olabileceğini göstermek isteyen Anthony hem savunmasıyla hem hücumuyla maça damgasını vurdu. Hidayet’i savunmada oldukça başarılı ve agresifti, üstüne hücumda yırtıcı ve dağıtıcıydı. Böyle olunca hem Anthony’i savunmaya çalışmak hem oyun kurmak çok zorladı Hidayet’i. Zaten alışık olmadığımız şekilde 6 faul aldı uzun bir aradan sonra. Lue’yu mecburen oynatmak zorunda kaldı SVG ama Billups karşısında şansı olmasını tabii ki beklemiyorduk.

Bu maçın Magic kenar yönetimi, genel yönetimi ve oyuncularına verdiği mesaj açık. Hidayet’in karşısındaki kısa forvet savunmada Hidayet’i ne kadar yorarsa, Magic’in maçı kazanma şansı o kadar azalmakta. Bunun 2 çözümü var gibi; 19 Şubat’a hala vakit varken bir takas ya da uzun beşe dönerek Johnson-Hidayet-Lewis-Battie-Howard kurgusuyla yeni bir oyun planı.

Magic’in işi zor, Nelson verimsiz haliyle bile sahada olsa başta Hidayet olmak üzere en azından diğer oyuncular gerçek verimlerini ve oyunlarını sahaya yansıtabiliyorlardı. Şu dizilişte Lee ve Redick pg savunmasına mecbur kalırken, Hidayet 2 katı yoruluyor, Lewis ise her şutu baskı altında kullanıyor. Uzun beş ve 2 numara savunan Hidayet kısa forveti tehlikeli takımlara karşı bir çözüm fikridir.

Kamyon Batı Yakasını Birbirine Kattı!

Ocak 18, 2009, 8:49 am | Denver Nuggets, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

dwayde gereken yorumu yapmış bizim için. Hidayet’in kopardığı bir maç oldu, daha nicelerini ve Hidayet’i All-Star’da görmeyi şiddetle umuyoruz.

>Kamyon Batı Yakasını Birbirine Kattı!

Ocak 18, 2009, 8:49 am | Denver Nuggets, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>dwayde gereken yorumu yapmış bizim için. Hidayet’in kopardığı bir maç oldu, daha nicelerini ve Hidayet’i All-Star’da görmeyi şiddetle umuyoruz.

Iverson – Billups Takası ve Joe Dumars

Kasım 4, 2008, 3:34 pm | Denver Nuggets, Detroit Pistons, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Profesyonel takım sporlarında herhalde dün itibariyle Dünya’nın en önemli gelişmesidir Iverson – Billups takası. Dün NBAKolik’ten hem patronumuz (he he) hem de kardeşimiz Memet haber verdi gelişmeyi telefonda bana. Ben de o sıra Tango kursundan çıkmış eve dönüyordum. Abartmıyorum elim ayağım titredi haberi ilk duyduğumda, yanımdakiler de hayati bir haber falan aldığımı sandı verdiğim tepki üzerine. Halbuki o an yaşadığım hızlı bir flash back ve hemen akabinde ışık hızında bir flash forward idi.

Flash back’in nedeni Iverson. Bir anda Sixers’ı finallere taşıdığı dönem ve o zamanki kadro yapısı geldi aklıma. Detroit’in şu kadrosunun tartışmasız 1 numaralı yıldızı ve lideri olacak Iverson. Patlayıcı yapısı ve deliciği ile Pistonları ciddi anlamda yağlayacak. Billups’ın liderliğindeki Pistonların tek önemli sayı opsiyonu Hamilton iken şimdi bu sayı 2’ye çıkmış olacak. Iverson’lı takımda, Iverson savunma dengelerini bozacağı için Wallace ve Prince’ten de daha fazla verim alınacaktır. Ötesinde bu hamle bir Joe Dumars harikasıdır, keza Iverson’ın 22 milyon civarındaki kontratı bu sene bitiyor. Diğer biten kontratlarla birleştirildiğinde Pistons’ın bir anda 30 milyon civarında cap space’i açılıyor ki, yaşı ilerleyen Wallace ve Iverson’ı takımda tutun veya tutmayın en az 2 yıldızı kadronuza katabileceğiniz bir konuma geliyorsunuz. İşte bu da Joe Dumars farkı.

Denver açısından bakarsak Iverson takasının takımı daha bir takım yapacağını hemen söyleyebiliriz. Özellikle Melo ve Iverson’ın şutları bir türlü paylaşamaması diğer oyuncuları oyundan düşürüp, bunların performansını azaltan bir faktördü. Billups gibi atmaktan çok attırmayı düşünen ve gerektiği zaman devreye giren bir oyun kurucunuz var ise işte o zaman takım olabilirsiniz, hele birde bu oyun kurucu sizin memleketlinizse daha da bir içten daha da bir zevkle kuracaktır o oyunu. Artık bu takımın en büyük yıldızı Melo. İyileşen Nene, sağlıklı kalabilirse Kenyon Martin, Smith, Kleiza, Carter, Atkins gibi adamlarla Denver artık daha dengeli bir takım. Pota alında eksikleri olduğu aşikar ama bütçe dengesi kurayım derken de bir anda süper takım kurmanız imkansız. Burada bir de tabi Denver GM’i Mark Warkentein’i kutlamak gerekir ki, dağıldı denilen takımı yeniden rekabetçi bir yapıya büründürmüştür. Aksi görüşler bir hayli dile getirilecek hatta “ne yapmaya çalışıyor bu adam!” denilecektir. Bence şu hareketi doğrudur Warkentein’ın. Takımda liderliği tam olarak ele alamamamış ve yine tam anlamıyla da mutluluğu bulamamış, potansiyel olarak sorun çıkarmaya meyilli bir süper yıldız yerine, takımı takım haline getirebilecek bir adam almıştır en nihayetinde. Üstelik bazı oyuncuların kontratını satın alır ve kafasındaki diğer ufak mali hamleleri de yapabilirsa sezon sonu Nuggets capinde mid-level için önemli bir yer kalacak ve Nuggets lüks vergisinden bir hayli uzakta durabilecektir.

Takasın aslı Iverson’a karşılık Billups + McDyess + Samb ama burada Dyess ve Samb kesinlikle rol oyuncuları olacaktır. Denver’ın Dyess’ı takımda tutmayıp gelecek sene cap boşaltmayı düşüneceğini, Samb’in de tutulursa en fazla antrenman oyuncusu olarak takımda barındırılacağını düşünüyorum. Öte yandan Iverson’ın tekrar Doğu’ya gelmesi 2. sırayı hedefleyen bir Magic Fanatiği olarak asabımı bozsa da, Denver’ın Dyess’ı bırakma, bırakılan Dyess’ı bizim havada kapma olasılığını düşününce bozulan asabımın yavaş yavaş düzelme eğilimine girdiğini, hatta keyfimin çakırlaşmaa başladığını, yüzümde tatlı bir tebessüm oluştuğunu söyleyebilirim.

Bu takas bize bir kez daha Joe Dumars’ın, Darko Milicic seçimi hariç, ne kadar akıllı, ne kadar önemli bir strateji uzmanı olduğunu göstermiştir. Benim gözümde bu adam bir GM değil kesinlikle Başbakan ya da Devlet başkanı gibi bir adamdır. Keşke fırsatım olsa da tek bir gün geçirebilsem Dumars’la, hatta şöyle bir el yüz falan sürsem bana da bulaşsa onda olan her neyse.

Bütün bu anlattıklarım 3-5 saniye içinde yaşadığım o fırtınalı flash back ve forward kırması anlarda aklımdan geçenler. Çok mu yoğun düşünüyorum ben arkadaş 😀

>Iverson – Billups Takası ve Joe Dumars

Kasım 4, 2008, 3:34 pm | Denver Nuggets, Detroit Pistons, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Profesyonel takım sporlarında herhalde dün itibariyle Dünya’nın en önemli gelişmesidir Iverson – Billups takası. Dün NBAKolik’ten hem patronumuz (he he) hem de kardeşimiz Memet haber verdi gelişmeyi telefonda bana. Ben de o sıra Tango kursundan çıkmış eve dönüyordum. Abartmıyorum elim ayağım titredi haberi ilk duyduğumda, yanımdakiler de hayati bir haber falan aldığımı sandı verdiğim tepki üzerine. Halbuki o an yaşadığım hızlı bir flash back ve hemen akabinde ışık hızında bir flash forward idi.

Flash back’in nedeni Iverson. Bir anda Sixers’ı finallere taşıdığı dönem ve o zamanki kadro yapısı geldi aklıma. Detroit’in şu kadrosunun tartışmasız 1 numaralı yıldızı ve lideri olacak Iverson. Patlayıcı yapısı ve deliciği ile Pistonları ciddi anlamda yağlayacak. Billups’ın liderliğindeki Pistonların tek önemli sayı opsiyonu Hamilton iken şimdi bu sayı 2’ye çıkmış olacak. Iverson’lı takımda, Iverson savunma dengelerini bozacağı için Wallace ve Prince’ten de daha fazla verim alınacaktır. Ötesinde bu hamle bir Joe Dumars harikasıdır, keza Iverson’ın 22 milyon civarındaki kontratı bu sene bitiyor. Diğer biten kontratlarla birleştirildiğinde Pistons’ın bir anda 30 milyon civarında cap space’i açılıyor ki, yaşı ilerleyen Wallace ve Iverson’ı takımda tutun veya tutmayın en az 2 yıldızı kadronuza katabileceğiniz bir konuma geliyorsunuz. İşte bu da Joe Dumars farkı.

Denver açısından bakarsak Iverson takasının takımı daha bir takım yapacağını hemen söyleyebiliriz. Özellikle Melo ve Iverson’ın şutları bir türlü paylaşamaması diğer oyuncuları oyundan düşürüp, bunların performansını azaltan bir faktördü. Billups gibi atmaktan çok attırmayı düşünen ve gerektiği zaman devreye giren bir oyun kurucunuz var ise işte o zaman takım olabilirsiniz, hele birde bu oyun kurucu sizin memleketlinizse daha da bir içten daha da bir zevkle kuracaktır o oyunu. Artık bu takımın en büyük yıldızı Melo. İyileşen Nene, sağlıklı kalabilirse Kenyon Martin, Smith, Kleiza, Carter, Atkins gibi adamlarla Denver artık daha dengeli bir takım. Pota alında eksikleri olduğu aşikar ama bütçe dengesi kurayım derken de bir anda süper takım kurmanız imkansız. Burada bir de tabi Denver GM’i Mark Warkentein’i kutlamak gerekir ki, dağıldı denilen takımı yeniden rekabetçi bir yapıya büründürmüştür. Aksi görüşler bir hayli dile getirilecek hatta “ne yapmaya çalışıyor bu adam!” denilecektir. Bence şu hareketi doğrudur Warkentein’ın. Takımda liderliği tam olarak ele alamamamış ve yine tam anlamıyla da mutluluğu bulamamış, potansiyel olarak sorun çıkarmaya meyilli bir süper yıldız yerine, takımı takım haline getirebilecek bir adam almıştır en nihayetinde. Üstelik bazı oyuncuların kontratını satın alır ve kafasındaki diğer ufak mali hamleleri de yapabilirsa sezon sonu Nuggets capinde mid-level için önemli bir yer kalacak ve Nuggets lüks vergisinden bir hayli uzakta durabilecektir.

Takasın aslı Iverson’a karşılık Billups + McDyess + Samb ama burada Dyess ve Samb kesinlikle rol oyuncuları olacaktır. Denver’ın Dyess’ı takımda tutmayıp gelecek sene cap boşaltmayı düşüneceğini, Samb’in de tutulursa en fazla antrenman oyuncusu olarak takımda barındırılacağını düşünüyorum. Öte yandan Iverson’ın tekrar Doğu’ya gelmesi 2. sırayı hedefleyen bir Magic Fanatiği olarak asabımı bozsa da, Denver’ın Dyess’ı bırakma, bırakılan Dyess’ı bizim havada kapma olasılığını düşününce bozulan asabımın yavaş yavaş düzelme eğilimine girdiğini, hatta keyfimin çakırlaşmaa başladığını, yüzümde tatlı bir tebessüm oluştuğunu söyleyebilirim.

Bu takas bize bir kez daha Joe Dumars’ın, Darko Milicic seçimi hariç, ne kadar akıllı, ne kadar önemli bir strateji uzmanı olduğunu göstermiştir. Benim gözümde bu adam bir GM değil kesinlikle Başbakan ya da Devlet başkanı gibi bir adamdır. Keşke fırsatım olsa da tek bir gün geçirebilsem Dumars’la, hatta şöyle bir el yüz falan sürsem bana da bulaşsa onda olan her neyse.

Bütün bu anlattıklarım 3-5 saniye içinde yaşadığım o fırtınalı flash back ve forward kırması anlarda aklımdan geçenler. Çok mu yoğun düşünüyorum ben arkadaş 😀

Clippers Camby ile Anlaştı

Temmuz 16, 2008, 1:23 pm | Denver Nuggets, LA Clippers, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Baron Davis’im imzasından sonra Brand’in takımda kalmasından çok ümitliydiler ama Brand daha potansiyelli bir takımı seçince adeta elleri bomboş kaldı. Pota altında geçen sezon sakatlıklarla boğuşan Kaman’a mahkum kaldılar. Paraları çok ama verecek adam yok demiştim geçen günlerde. Josh Smith, Andre Iguodala imzaları söz konusuydu, gerçi hala söz konusu ama çok ciddi bir hamle yaptılar. Denver’da adeta pota altında tek başına şamar oğlanına dönen, 12 hücumda 1 kere falan topla buluşabilen Marcus Camby’i kattılar takıma. Hem de sadece 2010 yılı 2. tur draft hakları ve bir miktar para karşılığında. Para ne kadar bilmiyorum da, şu piyasada kontratı devam eden böylesi bir uzunu kapmak önemli yöneticilik meziyeti gerektirir. Denver’ın bütçeyi kısmaya çalıştığından, Anthony’nin takas ihtimalinden söz etmiştim ama Camby’i böylesine bir hiç uğruna gönderecekleri de aklıma gelmemişti doğrusu. Her geçen sezon becerilerini geliştiren, devamlı üstüne koyan, yaşlandıkça basketbolu daha iyi öğrenen bir adam Camby. Clippers için çok önemli bir kazanç oldu. Davis-Camby-Kaman üçlüsüne bir de iyi bir kısa forvet eklerlerse Brand’i kaybetmenin acısını çabuk unuturlar ve yine play-off potasına uzanma şansı yakalarlar.

Şu takastan sonra artık Denver’dan her şeyi beklerim. Pistons’la bir Anthony takasına girerlerse de hiç mi hiç şaşırmam. Bu arada uzun zamandır yedek bir oyun kurucu arayan Orlando Magic toplamda 4,2 milyon ve ve 2 senelik bir kontratla Kings’ten Anthony Johnson’ı kadroya kattı. Müthiş faydalı bir imza Magic adına. Şu sıralar Memphis’ten Javaris Crittenton’ın adı da geçiyor Magic’te oyun kurucu pozisyonuna 3. isim olarak, kanaatim yararlı olur, Howard’ın liseden de arkadaşı zaten, oynamasa bile Dwight’la boş zamanlarında pişpirik atar, PS oynarlar, zarar gelmez.

>Clippers Camby ile Anlaştı

Temmuz 16, 2008, 1:23 pm | Denver Nuggets, LA Clippers, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Baron Davis’im imzasından sonra Brand’in takımda kalmasından çok ümitliydiler ama Brand daha potansiyelli bir takımı seçince adeta elleri bomboş kaldı. Pota altında geçen sezon sakatlıklarla boğuşan Kaman’a mahkum kaldılar. Paraları çok ama verecek adam yok demiştim geçen günlerde. Josh Smith, Andre Iguodala imzaları söz konusuydu, gerçi hala söz konusu ama çok ciddi bir hamle yaptılar. Denver’da adeta pota altında tek başına şamar oğlanına dönen, 12 hücumda 1 kere falan topla buluşabilen Marcus Camby’i kattılar takıma. Hem de sadece 2010 yılı 2. tur draft hakları ve bir miktar para karşılığında. Para ne kadar bilmiyorum da, şu piyasada kontratı devam eden böylesi bir uzunu kapmak önemli yöneticilik meziyeti gerektirir. Denver’ın bütçeyi kısmaya çalıştığından, Anthony’nin takas ihtimalinden söz etmiştim ama Camby’i böylesine bir hiç uğruna gönderecekleri de aklıma gelmemişti doğrusu. Her geçen sezon becerilerini geliştiren, devamlı üstüne koyan, yaşlandıkça basketbolu daha iyi öğrenen bir adam Camby. Clippers için çok önemli bir kazanç oldu. Davis-Camby-Kaman üçlüsüne bir de iyi bir kısa forvet eklerlerse Brand’i kaybetmenin acısını çabuk unuturlar ve yine play-off potasına uzanma şansı yakalarlar.

Şu takastan sonra artık Denver’dan her şeyi beklerim. Pistons’la bir Anthony takasına girerlerse de hiç mi hiç şaşırmam. Bu arada uzun zamandır yedek bir oyun kurucu arayan Orlando Magic toplamda 4,2 milyon ve ve 2 senelik bir kontratla Kings’ten Anthony Johnson’ı kadroya kattı. Müthiş faydalı bir imza Magic adına. Şu sıralar Memphis’ten Javaris Crittenton’ın adı da geçiyor Magic’te oyun kurucu pozisyonuna 3. isim olarak, kanaatim yararlı olur, Howard’ın liseden de arkadaşı zaten, oynamasa bile Dwight’la boş zamanlarında pişpirik atar, PS oynarlar, zarar gelmez.

>Alkollü Carmelo Küpüne Zarar

Haziran 25, 2008, 10:46 am | Denver Nuggets, NBA kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>NBA’in süper yıldızlarından biri, milli takımda her oynadığında en iyi performası veren isimlerden ama sık sık yaşadığı kavgalar ve alkol sorunuyla gündeme geliyor. Carmelo Anthony Nisan ayında aşırı alkollü olarak, kendinden geçmiş bir şekilde araba kullanırken devriyeler tarafından tutuklanıp nezarete alınmıştı. Konu ile ilgili kamu davası sonuçlandı ve 24 saat kamu hizmeti, 1000 $ nakit para, 1 sene gözaltı çıktı Anthony. Belli periyotlarda alkol kontrolünü yaptırmak üzere devamlı kan ve idarar vermeye gidecek yani Melo. Bu karar üzerine bu tür olayların takımın itibarını sarstığını düşünen yönetim de Melo’ya gelecek sezonun ilk iki maçında oynamama cezası verdi. Oyuncu kontratlarında bu tip cezalara çarptırılan oyuncular hakkında bazı maddeler vardır belli bir maç ceza aldıklarında ücretlerinde kesintiye gidilir. Melo’nun olaya tepkisi ise şöyle “Bu iyi oldu artık sadece basketbola odaklanabilirim.

Denver Nuggets yönetimini kutluyor, parayı bulup sapıtanlardan olmamasını diliyorum Anthony’nin. Bu arada hakkında sık sık takas dedikoduları çıkıyor bu ara, bu olay gidişini hızlandırabilir.

Alkollü Carmelo Küpüne Zarar

Haziran 25, 2008, 10:46 am | Denver Nuggets, NBA kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

NBA’in süper yıldızlarından biri, milli takımda her oynadığında en iyi performası veren isimlerden ama sık sık yaşadığı kavgalar ve alkol sorunuyla gündeme geliyor. Carmelo Anthony Nisan ayında aşırı alkollü olarak, kendinden geçmiş bir şekilde araba kullanırken devriyeler tarafından tutuklanıp nezarete alınmıştı. Konu ile ilgili kamu davası sonuçlandı ve 24 saat kamu hizmeti, 1000 $ nakit para, 1 sene gözaltı çıktı Anthony. Belli periyotlarda alkol kontrolünü yaptırmak üzere devamlı kan ve idarar vermeye gidecek yani Melo. Bu karar üzerine bu tür olayların takımın itibarını sarstığını düşünen yönetim de Melo’ya gelecek sezonun ilk iki maçında oynamama cezası verdi. Oyuncu kontratlarında bu tip cezalara çarptırılan oyuncular hakkında bazı maddeler vardır belli bir maç ceza aldıklarında ücretlerinde kesintiye gidilir. Melo’nun olaya tepkisi ise şöyle “Bu iyi oldu artık sadece basketbola odaklanabilirim.

Denver Nuggets yönetimini kutluyor, parayı bulup sapıtanlardan olmamasını diliyorum Anthony’nin. Bu arada hakkında sık sık takas dedikoduları çıkıyor bu ara, bu olay gidişini hızlandırabilir.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.