MHK’nın Organize İşleri!

Mart 27, 2009, 11:57 am | Futbol, MHK, ozhano, TFF, TSL kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Türk Futbolunda son zamanlarda çok acayip işler oluyor. Şu anda futbolumuzu yöneten! federasyon ve ona bağlı kurullar içerisinde çokgarip işler meydana gelmeye başladı.Belirteceğim konu, Türk futbolunun ve hakemliğinin bu işleri kaldıramayacak ve mevcut konumlarını inatlakorumayı düşünmekten başka bir düşüncesi olmayan insanların elinde bulunduğunun en önemli göstergesidir.Futbolla haşır neşir olan herkesin bileceği gibi Sivasspor-Galatasaray maçında yaşananlar hala daha gözlerimizin önünde duruyor. Hatırlanacağı üzere maçın 44. dakikasında Ümit Karan taç çizgisinden kayarak buz kütlesinin içine dalmıştı. Belki topu dışarı çıkmadan yakalayamadığı için, belki faul yapıldığını düşündüğü için, belki de üzerinde kaydığı buz kütlesi canını acıttığı için Ümit Karan sinirlenmiş ve yerdeki su birikintisine vurmuş ve onun olduğu mesafeden epey uzakta olmasına rağmen Yardımcı hakem Erdinç Sezertam forması ıslanmıştı (3-5 damla su ile!). Hakem Yunus Yıldırım ise oyunu tekrar başlatırken yapılan ihlalin oyun alanı dışında olduğunu unutmuş ve maça Sivasspor endirekt vuruş ile başlamıştı ki kurallar maçın hakem atışı ile başlaması gerektiğini söylüyordu.Yani hakem çok önemli bir hata yapmıştı. Sonuç olarak 10 kişi kalan Galatasaray ikinci yarıda biri ofsayttan iki gol yemiş ve maçı kaybetmişti. Maç bitti, Yunus Yıldırım kendinden ve kararından emin bir şekilde televizyonlara ihlalin oyun alanı dışında olduğunu söyledi ve işte o laf mevcut maçtan ne kadar kopuk olduğunu ispatlamış oldu. Resmen itiraf niteliği taşıyordu bu söz maçtan sonra. Bu açıklamadan hareketle Galatasaray yönetimi maçta kural hatası olduğu ve tekrarlanması gerektiği talebiyle TFF’ye başvuruyor. Buraya kadar olaylar doğru, nizami bir seyirde izliyor.Ama olay bundan sonra patlak veriyor ve şu anki MHK’ya olan güvenin bitmesine neden olacak olaylar silsilesi başlıyor.Yunus Yıldırım aynı tv’de söylediği gibi raporunu yazıyor ve MHK’ya gönderiyor. Galatasaray’ın kural hatası nedeniyle itiraz edeceğini öğrenen MHK Genel Sekreteri Osman Avcı ise maçtan sonraki Pazartesi günü MHK’nın Toprak Center’da ki ofisine gelerek Yunus Yıldırım’ın doğru olarak yazmış olduğu disiplin raporunun hukuk kuruluna gönderilmiş olduğunu görüyor.Hemen can havli ile hukuk kuruluna giden Osman Avcı, oradan raporu tam anlamıyla aşırıyor ve sonra geri dönüyor.Bundan sonra organize işlerin ikinci bölümü için düğmeye basılıyor. Osman Avcı hemen Yunus Yıldırım’ı yanına çağırıyor ve beraber odaya kapanarak minareye göre kılıfı dikiyorlar. Sonuçta Yunus Yıldırm gibi bir FİFA hakemine!!! aslı ile alakası olmayan yeni bir rapor yazdırılıyor ve hukuk kuruluna ivedilikle “uygun rapor” gönderiliyor. Sonra ne mi oldu? Rapor değiştirildi, gerçekle alakası olmayan bilgiler ışığında Galatasaray’ın itirazı reddedildi. Namustan, şereften söz edenler, tüm kötülükleri geçmiş dönemlerden kaynaklandığını söyleyenler arka planda neler yapıyorlar görün işte. Galatasaray meşhur bildirisini yayınladığı zaman bayağı kızmıştım, gerek olmadığını düşünmüştüm. Ancak özellikle dün MHK Başkanı Oğuz Sarvan’ın utanmadan sıkılmadan “raporda değişiklik yapıldı”demesinden sonra o TFF’nin başındaki başkandan ziyade kabzımala benzeyen zatın neden hala daha olayla ilgili soruşturma açmadığını merak ediyorum. Bu olay o zaman Galatasaray’ın başına geldi. Bu yönetim futbolu idare ettikçe diğer takımların da ağzı yanacaktır. Bundan eminim. Ama inanın ki artık kızmıyorum bunlara kızamıyorum sadece acıyorum!!!

>MHK’nın Organize İşleri!

Mart 27, 2009, 11:57 am | Futbol, MHK, ozhano, TFF, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> Türk Futbolunda son zamanlarda çok acayip işler oluyor. Şu anda futbolumuzu yöneten! federasyon ve ona bağlı kurullar içerisinde çokgarip işler meydana gelmeye başladı.Belirteceğim konu, Türk futbolunun ve hakemliğinin bu işleri kaldıramayacak ve mevcut konumlarını inatlakorumayı düşünmekten başka bir düşüncesi olmayan insanların elinde bulunduğunun en önemli göstergesidir.Futbolla haşır neşir olan herkesin bileceği gibi Sivasspor-Galatasaray maçında yaşananlar hala daha gözlerimizin önünde duruyor. Hatırlanacağı üzere maçın 44. dakikasında Ümit Karan taç çizgisinden kayarak buz kütlesinin içine dalmıştı. Belki topu dışarı çıkmadan yakalayamadığı için, belki faul yapıldığını düşündüğü için, belki de üzerinde kaydığı buz kütlesi canını acıttığı için Ümit Karan sinirlenmiş ve yerdeki su birikintisine vurmuş ve onun olduğu mesafeden epey uzakta olmasına rağmen Yardımcı hakem Erdinç Sezertam forması ıslanmıştı (3-5 damla su ile!). Hakem Yunus Yıldırım ise oyunu tekrar başlatırken yapılan ihlalin oyun alanı dışında olduğunu unutmuş ve maça Sivasspor endirekt vuruş ile başlamıştı ki kurallar maçın hakem atışı ile başlaması gerektiğini söylüyordu.Yani hakem çok önemli bir hata yapmıştı. Sonuç olarak 10 kişi kalan Galatasaray ikinci yarıda biri ofsayttan iki gol yemiş ve maçı kaybetmişti. Maç bitti, Yunus Yıldırım kendinden ve kararından emin bir şekilde televizyonlara ihlalin oyun alanı dışında olduğunu söyledi ve işte o laf mevcut maçtan ne kadar kopuk olduğunu ispatlamış oldu. Resmen itiraf niteliği taşıyordu bu söz maçtan sonra. Bu açıklamadan hareketle Galatasaray yönetimi maçta kural hatası olduğu ve tekrarlanması gerektiği talebiyle TFF’ye başvuruyor. Buraya kadar olaylar doğru, nizami bir seyirde izliyor.Ama olay bundan sonra patlak veriyor ve şu anki MHK’ya olan güvenin bitmesine neden olacak olaylar silsilesi başlıyor.Yunus Yıldırım aynı tv’de söylediği gibi raporunu yazıyor ve MHK’ya gönderiyor. Galatasaray’ın kural hatası nedeniyle itiraz edeceğini öğrenen MHK Genel Sekreteri Osman Avcı ise maçtan sonraki Pazartesi günü MHK’nın Toprak Center’da ki ofisine gelerek Yunus Yıldırım’ın doğru olarak yazmış olduğu disiplin raporunun hukuk kuruluna gönderilmiş olduğunu görüyor.Hemen can havli ile hukuk kuruluna giden Osman Avcı, oradan raporu tam anlamıyla aşırıyor ve sonra geri dönüyor.Bundan sonra organize işlerin ikinci bölümü için düğmeye basılıyor. Osman Avcı hemen Yunus Yıldırım’ı yanına çağırıyor ve beraber odaya kapanarak minareye göre kılıfı dikiyorlar. Sonuçta Yunus Yıldırm gibi bir FİFA hakemine!!! aslı ile alakası olmayan yeni bir rapor yazdırılıyor ve hukuk kuruluna ivedilikle “uygun rapor” gönderiliyor. Sonra ne mi oldu? Rapor değiştirildi, gerçekle alakası olmayan bilgiler ışığında Galatasaray’ın itirazı reddedildi. Namustan, şereften söz edenler, tüm kötülükleri geçmiş dönemlerden kaynaklandığını söyleyenler arka planda neler yapıyorlar görün işte. Galatasaray meşhur bildirisini yayınladığı zaman bayağı kızmıştım, gerek olmadığını düşünmüştüm. Ancak özellikle dün MHK Başkanı Oğuz Sarvan’ın utanmadan sıkılmadan “raporda değişiklik yapıldı”demesinden sonra o TFF’nin başındaki başkandan ziyade kabzımala benzeyen zatın neden hala daha olayla ilgili soruşturma açmadığını merak ediyorum. Bu olay o zaman Galatasaray’ın başına geldi. Bu yönetim futbolu idare ettikçe diğer takımların da ağzı yanacaktır. Bundan eminim. Ama inanın ki artık kızmıyorum bunlara kızamıyorum sadece acıyorum!!!

>GS’de Konuşacak Laf Çok-FB’de Konuşacak Mecal Yok

Şubat 12, 2009, 10:33 pm | Fenerbahçe, Galatasaray, MHK, ozhano kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> Bugün işten eve gelip tv kanalları arasında zap yaparken GS TV’de Adnan Sezgin-Haldun Üstünel ikilisinin yaptığı basın toplantısına rastladım. Hatırlarsanız bundan bir süre önce Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören’in yaptığına benzer bir basın toplantısı konsepti hazırlanmış. Adnan Sezgin ve ekürisi ile basın mensupları karşı karşıya,LCD TV de yanlarında toplantıya başladılar. Yine hatırlarsınız ki, Yıldırım Demirören toplantıda yaklaşık yontma taş devrinden günümüze Beşiktaş aleyhine yapılan hakem hatalarını Ahmet Çakar ya da Erman Toroğlu edasıyla irdelerken GS’deki ekürimizin derdi Oğuz Sarvan’ın bir gün önce GS’nin basın bildirisine karşı yaptığı monoloğu irdelelemekti. Toplantı başladı ve Oğuz Sarvan’ın neredeyse her cümlesi cevaplandırıldı. Açıkçası yaptıkları yorumlardan bazıları benim de Sarvan’ın açıklamalarından sonra düşündüklerimdi. Ancak ne gerek var. Yapılan hatalara tepki olarak gerekli açıklama tüm kamuoyuna duyurulmuş ve gerekli yerlere GS’nin gücü gösterilmiş. Bunun ardından GS’nin yapacağı her açıklama ya da uygulama haklı iken (şayet haklılarsa) haksız yere düşürebilir bu kulübü. Zaten Oğuz Sarvan’ın sözlerinden “Ben bu işi ancak bu kadar yapabiliyorum. Hakemlerin gelişmesine yönelik hiçbir uygulamam yok.” sonucunu tüm izleyenler çıkarmış. Bunun daha üzerine gitmeye ne gerek var. Dediğim gibi yönetim bu durumu uzattıkça GS diğer takımlara antipatik gelmeye ve işler sarpa sarmaya başlayacaktır. Önümüzde buna benzer bir FB örneği var zaten. Önceki sezonlarda hep kavga hep tartışma içinde oldular hem TFF hem de MHK ile. Ellerine ne geçti? Koskoca bir hiç. Peki sonuçta ne duruma düştüler? Türkiye’deki en antipatik kulüp. Belki de şu an, yapılan bariz hakem hatalarına karşı suskun kalmalarının sebebi bu.
Diğer taraftan MHK Başkanı Oğuz Sarvan’ın basın toplantısı yapmasına hiç bir anlam veremedim. Zaten konuyla ilgili TFF bir bildiri yayınlamış. MHK, TFF’den ayrı bir kurum mu ki ayriyeten açıklama yapma gereği duydu? Ne gerek var tekrardan bir basın toplantısı yapmaya? Amacı neydi, hala daha çözebilmiş değilim. Ama Sarvan’ın toplantıdaki konuşmasının tam metnini okuyunca adama gerçekten acıdım. “Yapamıyorum,edemiyorum,elimdekiler bu, arkadan gelen hakemlerin hiçbiri bir işe yaramıyor, kimseye yaranamıyorum, ben bin kere dedim günahınızı dağıtır gibi kart dağıtmayın diye ama kartların yazıldığı defterin kağıtlarını yetiremiyoruz, ben ne yapayım daha”. Utanmasa ağlayacak, “hata yapan hakemin sahaya girip kulağını mı çekeyim”veya “girip ben mi yöneteyim maçları” diyecek. Zaten yaptığı açıklamadan sonra klasman hakemlerinin Oğuz Sarvan’a azıcık güveni varsa o da bitmiştir herhalde. Resmen kendini kurtarmak için maç verilmeyen ya da nadir verilen hakem grubunu ateşe attı. Özür falan dilemedi ama şekil olarak özrü kabahatinden beter lafı cuk oturdu konuşmasından sonra.Valla Oğuz Sarvan iyi hakem eğitmeni midir bilmem ama emin olduğum bir şey var ki eğer GS’ye 90. dakikada golü atan Mehmet Eren Boyraz’ı yakalarsa çok fena yapacak kanımca.
Bir söz de Fenerbahçe ve onun vefakar taraftarına. Haluk Ulusoy döneminde yapılan her hakem hatasından sonra ne olursa olsun hem taraftar hem yönetim cümbür cemaat Ulusoy’a giydiyordu. Ama şimdi yönetimin sesi hiç çıkmıyor. Hem de o zamanlardakine göre çok daha bariz hatalar varken. Taraftar ise cılız tepkiler koyuyor. O tepkiler de yine hataları yapan hakemlerin Ulusoy’un tetikçisi oldukları yönünde. Yani onlar da bu durumla ilgili tepkilerini ancak Haluk Ulusoy üzerinden yapabiliyorlar. Bazılarınız takımda ne var, ne oynuyor ki, hakem hatası olsa ne olacak diyebilir. Ama bir gözünüzün önünde canlandırın. TFF Başkanı Haluk Ulusoy, FB’nin berbat oynadığı bir maç ve iki bariz hakem hatası ile iki gol yemiş takım. Ne olurdu sizce? Takımın performansı mı yoksa hakemin hataları mı konuşulurdu? Ya da susulur muydu acaba?

Son olarak da hem Arda Turan hem de Aziz Yıldırım’ın özel hayatları ile ilgili saçma haberler yayınlara bir sözüm var;
UTANMALISINIZ!

GS’de Konuşacak Laf Çok-FB’de Konuşacak Mecal Yok

Şubat 12, 2009, 10:33 pm | Fenerbahçe, Galatasaray, MHK, ozhano, Uncategorized kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Bugün işten eve gelip tv kanalları arasında zap yaparken GS TV’de Adnan Sezgin-Haldun Üstünel ikilisinin yaptığı basın toplantısına rastladım. Hatırlarsanız bundan bir süre önce Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören’in yaptığına benzer bir basın toplantısı konsepti hazırlanmış. Adnan Sezgin ve ekürisi ile basın mensupları karşı karşıya,LCD TV de yanlarında toplantıya başladılar. Yine hatırlarsınız ki, Yıldırım Demirören toplantıda yaklaşık yontma taş devrinden günümüze Beşiktaş aleyhine yapılan hakem hatalarını Ahmet Çakar ya da Erman Toroğlu edasıyla irdelerken GS’deki ekürimizin derdi Oğuz Sarvan’ın bir gün önce GS’nin basın bildirisine karşı yaptığı monoloğu irdelelemekti. Toplantı başladı ve Oğuz Sarvan’ın neredeyse her cümlesi cevaplandırıldı. Açıkçası yaptıkları yorumlardan bazıları benim de Sarvan’ın açıklamalarından sonra düşündüklerimdi. Ancak ne gerek var. Yapılan hatalara tepki olarak gerekli açıklama tüm kamuoyuna duyurulmuş ve gerekli yerlere GS’nin gücü gösterilmiş. Bunun ardından GS’nin yapacağı her açıklama ya da uygulama haklı iken (şayet haklılarsa) haksız yere düşürebilir bu kulübü. Zaten Oğuz Sarvan’ın sözlerinden “Ben bu işi ancak bu kadar yapabiliyorum. Hakemlerin gelişmesine yönelik hiçbir uygulamam yok.” sonucunu tüm izleyenler çıkarmış. Bunun daha üzerine gitmeye ne gerek var. Dediğim gibi yönetim bu durumu uzattıkça GS diğer takımlara antipatik gelmeye ve işler sarpa sarmaya başlayacaktır. Önümüzde buna benzer bir FB örneği var zaten. Önceki sezonlarda hep kavga hep tartışma içinde oldular hem TFF hem de MHK ile. Ellerine ne geçti? Koskoca bir hiç. Peki sonuçta ne duruma düştüler? Türkiye’deki en antipatik kulüp. Belki de şu an, yapılan bariz hakem hatalarına karşı suskun kalmalarının sebebi bu.
Diğer taraftan MHK Başkanı Oğuz Sarvan’ın basın toplantısı yapmasına hiç bir anlam veremedim. Zaten konuyla ilgili TFF bir bildiri yayınlamış. MHK, TFF’den ayrı bir kurum mu ki ayriyeten açıklama yapma gereği duydu? Ne gerek var tekrardan bir basın toplantısı yapmaya? Amacı neydi, hala daha çözebilmiş değilim. Ama Sarvan’ın toplantıdaki konuşmasının tam metnini okuyunca adama gerçekten acıdım. “Yapamıyorum,edemiyorum,elimdekiler bu, arkadan gelen hakemlerin hiçbiri bir işe yaramıyor, kimseye yaranamıyorum, ben bin kere dedim günahınızı dağıtır gibi kart dağıtmayın diye ama kartların yazıldığı defterin kağıtlarını yetiremiyoruz, ben ne yapayım daha”. Utanmasa ağlayacak, “hata yapan hakemin sahaya girip kulağını mı çekeyim”veya “girip ben mi yöneteyim maçları” diyecek. Zaten yaptığı açıklamadan sonra klasman hakemlerinin Oğuz Sarvan’a azıcık güveni varsa o da bitmiştir herhalde. Resmen kendini kurtarmak için maç verilmeyen ya da nadir verilen hakem grubunu ateşe attı. Özür falan dilemedi ama şekil olarak özrü kabahatinden beter lafı cuk oturdu konuşmasından sonra.Valla Oğuz Sarvan iyi hakem eğitmeni midir bilmem ama emin olduğum bir şey var ki eğer GS’ye 90. dakikada golü atan Mehmet Eren Boyraz’ı yakalarsa çok fena yapacak kanımca.
Bir söz de Fenerbahçe ve onun vefakar taraftarına. Haluk Ulusoy döneminde yapılan her hakem hatasından sonra ne olursa olsun hem taraftar hem yönetim cümbür cemaat Ulusoy’a giydiyordu. Ama şimdi yönetimin sesi hiç çıkmıyor. Hem de o zamanlardakine göre çok daha bariz hatalar varken. Taraftar ise cılız tepkiler koyuyor. O tepkiler de yine hataları yapan hakemlerin Ulusoy’un tetikçisi oldukları yönünde. Yani onlar da bu durumla ilgili tepkilerini ancak Haluk Ulusoy üzerinden yapabiliyorlar. Bazılarınız takımda ne var, ne oynuyor ki, hakem hatası olsa ne olacak diyebilir. Ama bir gözünüzün önünde canlandırın. TFF Başkanı Haluk Ulusoy, FB’nin berbat oynadığı bir maç ve iki bariz hakem hatası ile iki gol yemiş takım. Ne olurdu sizce? Takımın performansı mı yoksa hakemin hataları mı konuşulurdu? Ya da susulur muydu acaba?

Son olarak da hem Arda Turan hem de Aziz Yıldırım’ın özel hayatları ile ilgili saçma haberler yayınlara bir sözüm var;
UTANMALISINIZ!

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.