>Gökçeklerin Hayali Gerçek Oldu

Ekim 7, 2009, 1:12 pm | Ankaraspor, Futbol, ozhano, Sıkıntı, TFF, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

1. Ankaraspor bu sezon oynadığı ve oynamadığı tüm lig maçlarında hükmen mağlup kabul edilecek. (3-0 olarak kabul edilecek oynanan oynanmayan tüm maçlar)
2. Ankaraspor’un ligde oynadığı maçlarda rakip takımlardan gol atan oyuncuların golleri gol krallığı açısından düşünülerek tescil edilecek.
3. Ankaraspor’un ligde yaptığı maçlarda görülen sarı ve kırmızı kartlar tescil edilecek.
4. Ankaraspor’dan ayrılmak isteyen oyuncular için TFF tarafından belirlenecek tarihler arasında 15 günlük sürede transfer olanağı sağlanacak.
5. Ankaraspor, Fair-Play Ligi’nden de çıkarılacak.
6. TFF’nin Ankaraspor’a 4. haftadan sonra ödediği paralar TFF’ye iade edilecek.
7. Ankaraspor, Türkiye Kupası’nda oynamaya devam edecek.
8. TSL’den 1. Lig’e 2 takım düşecek, 1. Lig’den TSL’ye 3 takım çıkacak.

Yorum:
Melih Gökçek’in istediği oldu. O da biliyordu Ankaraspor’daki yöneticilerin toplu halde istifa edip Ankaragücü’ne geçince Ankaragücü’ne göre daha köksüz! olan Ankaraspor’un düşürüleceğini. Eğer aynı durum için Ankaraspor ile birlikte Ankaragücü’ne de yaptırım uygulansa Gökçek böyle bir işe kalkışabilir miydi? Hayır. Gökçek sonuçta bir siyasetçi. Senden benden herkesten daha çok biliyor kanunları. Ankaraspor’u korumak istese böyle bir olayın içerisine girer miydi? Yine hayır. O zaman neden böyle yaptı? Gökçek’in futbolla ilgili tek bir hayali vardı. 10 küsür yıllık Ankaragücü’ne hakim olma hayalini bu vesile ile gerçekleştirdi. Ankaraspor onun için Ankaragücü’ne ulaşmak için sadece bir merdivendi, araçtı. Ankaraspor’u kullandı asıl amacına ulaştı, şimdi de bu kararlar sonucunda sırtındaki Ankaraspor kamburunu da hiç elini kirletmeden, kimseyle kötü olmadan üzerinden attı. Fakat unutulan bir şey var ki o da Ankaragücü taraftarı. Taraftar kendisini hiç de kabullenmiş görünmüyor. Tribünlerden tanıdığım arkadaşlardan duyduğum kadarıyla bırakın desteği yönetime köstek olmak için ellerinden geleni yapacaklar. Sonları nasıl olacak onu zaman gösterecek.
Reklamlar

Gökçeklerin Hayali Gerçek Oldu

Ekim 7, 2009, 1:12 pm | Ankaraspor, Futbol, ozhano, Sıkıntı, TFF, TSL kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum
1. Ankaraspor bu sezon oynadığı ve oynamadığı tüm lig maçlarında hükmen mağlup kabul edilecek. (3-0 olarak kabul edilecek oynanan oynanmayan tüm maçlar)
2. Ankaraspor’un ligde oynadığı maçlarda rakip takımlardan gol atan oyuncuların golleri gol krallığı açısından düşünülerek tescil edilecek.
3. Ankaraspor’un ligde yaptığı maçlarda görülen sarı ve kırmızı kartlar tescil edilecek.
4. Ankaraspor’dan ayrılmak isteyen oyuncular için TFF tarafından belirlenecek tarihler arasında 15 günlük sürede transfer olanağı sağlanacak.
5. Ankaraspor, Fair-Play Ligi’nden de çıkarılacak.
6. TFF’nin Ankaraspor’a 4. haftadan sonra ödediği paralar TFF’ye iade edilecek.
7. Ankaraspor, Türkiye Kupası’nda oynamaya devam edecek.
8. TSL’den 1. Lig’e 2 takım düşecek, 1. Lig’den TSL’ye 3 takım çıkacak.

Yorum:
Melih Gökçek’in istediği oldu. O da biliyordu Ankaraspor’daki yöneticilerin toplu halde istifa edip Ankaragücü’ne geçince Ankaragücü’ne göre daha köksüz! olan Ankaraspor’un düşürüleceğini. Eğer aynı durum için Ankaraspor ile birlikte Ankaragücü’ne de yaptırım uygulansa Gökçek böyle bir işe kalkışabilir miydi? Hayır. Gökçek sonuçta bir siyasetçi. Senden benden herkesten daha çok biliyor kanunları. Ankaraspor’u korumak istese böyle bir olayın içerisine girer miydi? Yine hayır. O zaman neden böyle yaptı? Gökçek’in futbolla ilgili tek bir hayali vardı. 10 küsür yıllık Ankaragücü’ne hakim olma hayalini bu vesile ile gerçekleştirdi. Ankaraspor onun için Ankaragücü’ne ulaşmak için sadece bir merdivendi, araçtı. Ankaraspor’u kullandı asıl amacına ulaştı, şimdi de bu kararlar sonucunda sırtındaki Ankaraspor kamburunu da hiç elini kirletmeden, kimseyle kötü olmadan üzerinden attı. Fakat unutulan bir şey var ki o da Ankaragücü taraftarı. Taraftar kendisini hiç de kabullenmiş görünmüyor. Tribünlerden tanıdığım arkadaşlardan duyduğum kadarıyla bırakın desteği yönetime köstek olmak için ellerinden geleni yapacaklar. Sonları nasıl olacak onu zaman gösterecek.

>Kadro Derinliğinin Semeresi

Eylül 1, 2009, 12:20 am | Ankaraspor, Futbol, Galatasaray, ozhano, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> Ankaraspor 0-2 Galatasaray

1. Galatasaray’da Elano sahaya çıkan 11’e eklenirken Aydın’a kulübe yolu gözüktü. Maçın başında her ne kadar Arda solda, Elano ortada, Keita sağda olarak görünse de maç içerisinde bu üç futbolcu yerlerini değiştirdiler. Orta sahada ise sakat Ayhan’ın yerine Mehmet Topal, defansta ise yine sakat Gökhan Zan’ın yerine Emre Aşık tercihleri vardı Rijkaard’ın.

2. Maç başladığında ilk 10 dakika sonunda göze çarpan Galatasaray’ın orta sahasının önceki maçlardaki gibi hızlı bir şekilde oynamaması oldu. Bunda en önemli etken diğer maçlarda orta sahada topu ilk önce ileri doğru kullanma mentalitesine sahip Ayhan’ın yerine, daha çok yana ya da geriye pası düşünen Mehmet Topal’ın sahada olmasıydı. Bununla birlikte Ankarasporlu futbolcuların top Galatasaray’a geçtiği anda topu ayağına alan oyunculara basması da Galatasaray’ın orta sahayı hızlı geçmesine engel oldu. Diğer yandan Ankaraspor ise ofansif anlamda düşünüldüğünde Hakan Balta’nın tarafını yol geçen hanına çevirdiler. Hakan Balta’nın kanat yerine defansın ortasına yakın oynaması yüzünden Ömer Aysan ilk yarıda o kanattan 5-6 tane rahat orta yapma fırsatı buldu.

3. Sabri Sarıoğlu her ne kadar hala daha orta yapamasa defansif anlamda bu akşam gerekeni yaptı. Arkasına adam kaçırmadı. Ancak Keita da zaman zaman kendisine yardım etti. Ama maçta çektiği şutlarla yine tüm taraftarları kanser etti.

4. Mustafa Sarp’ın en etkisiz ya da isminin en az duyulduğu maçı oldu. Adını ilk olarak 22. dakikada duydum. Ankaraspor’un orta sahada yaptığı baskısı yüzünden ileri çıkamadı. Orta sahada aldığı toplarla ileri çıkmak yerine yatay ve geriye pasları tercih etti.

5. Arda 60 dakika sahada adeta yürüdü. En kötü 60 dakikası oldu bu maç. Ama son 30 dakikası yine eskisi gibi çok iyiydi. Skorun altına yine asist yaparak imzasını attı. Elano ise fazla verimli olmadı bu maçta. Orta sahadan ileriye tek destek Keita’dan geldi. Baros da orta sahadan yardım gelmeyince ileride çok yalnız kaldı ve çıkana kadar etkisiz bir görüntü çizdi.
6. Keita kenara alınıncaya kadar Galatasaray adına gollük ataklar yapabilen ve rakip defansı zorlayan, uğraşan, didenen tek isim konumundaydı Galatasaray için. Ankaraspor defansının solunda oynayan Aydın Karabulut’u neredeyse her pozisyonda geçti ancak ceza sahası içine yeterince destek gelmediği için gollük ortaları ve pasları sonuca dönüştürme sıkıntısı yaşandı. Çoğu pozisyonda 4 defans oyuncusu ile bir tek Baros vardı ceza sahası içi ve çevresinde. Ancak en önemli eksisi anlamsız çektiği 2 şut oldu bu akşam. İkisinde de tercihini pas yapmaktan yana kullansa takım arkadaşlarını çok önemli pozisyonlara sokabilirdi.
7. Maçı en güzel özetleyebilecek cümle “Kenarda oturanlar ne kadar kalifiye ise maçı kazanman o kadar muhtemeldir.” lafı sanırım. Tabi bir de doğru alternatifleri düşünüp sahaya koyan kenar yönetimi de lazım. 60. dakikada Rijkaard ve Neskeens, Baros ve Elano’yı çıkarıp yerlerine Nonda ve Kewell’i koyunca maçın seyri bir anda değişti. Arda, Elano’nun yerine Kewell da sola geçti. Arda, Arda gibi oynamaya başlayınca ve orta sahayı organize edince Galatasaray orta sahadan daha hızlı çıkmaya ve pas yapmaya başladı. Bunun sonucunda Ankaraspor 11 oyuncusu ile defansına gömüldü ve her topu şişirerek uzaklaştırmaya başladı. Bu da zaten Galatasaray için golün habercisi oldu. Çünkü Galatasaray’dan puan almak istiyorsan ilk yapman gereken körü körüne defans yapmamaktır ki Ankaraspor bu moda girince ya da Galatasaray, Ankaraspor yarı sahasını abluka altına alıp oyuncularına pas yapma imkanı vermeyince ışık göründü.

8. Kewell. Oynasın oynamasın artık o Galatasaray’ın ikonlarından biri oldu. Korner vuruşunda ön direkte topa kafayla vurup attığı golden kimbilir daha önce kaç kere attı Galatasaray’a geldi geleli?
9. Nonda oynadığı her maçta adeta “ben buraya kazık çaktım kimse gönderemez” diyor. Bu maçta da kenardan gelip tabi ki Aydın’ın çok güzel ara pasıyla golünü attı. Şu aralar acaba zaman zaman sahaya tam hazır görünmeyen Baros ile değil de şu anda çok formda bir tablo çizen Nonda’yla çıksak daha iyi olmaz mı demiyor da değilim hani. Ama bu düşünce bu maça özel değil. Geçen seneki Baros’u düşündüğümde bu sezon çok eksik şu anda.

10. Alternatifli bir kadro kurmanın semeresini bu maçta açıkça gördük. Sahadakiler yapamadı bu sefer kenardan gelenler yaptı. Ancak şapkayı da önümüze koymamız lazım. Rakip, orta sahada baskılı oynayınca daha hızlı oynayıp, yerden ve isabetli paslarla bu baskıyı kırmak gerekirken geriye verilen paslar ve ileri şişirme toplar Galatasaray’ın başına ileride zorluk derecesi daha yüksek maçlarda iş açar.
11. Ankaraspor’un eski Ankaragücü’nün yeni başkanı Ahmet Gökçek ilk maçında sınıfta kalanların başında geldi. Söylenene göre şeref tribünündeklerden biri gollerden sonra takımı sattın sen niye geldin veya o tarzda laflar etmiş. O da yerinden fırlayıp adama uçacakken yakalamışlar yarı yolda. Adamı dışarı çıkarmışlar. Fakat o arada kameralar olaya çevrilince İlhan Cavcav’ın Ahmet Gökçek’e bir bakışı vardı ki ” Bu mu başkan olacak? Güldürmeyin beni” der gibiydi. Neyse madem başkan oldu ona göre hareket etmesi gerekir. Babası onu da öğretir.

12. Bizim yöneticilerde de üçlümüz olan Adnan Sezgin-Haldun Üstünel- Murat Yalçındağ gollerde sevinçleri görülmeye değerdi. Herhalde protokol tribününde rahatça sevinemeyiz diye başka bir tarafta izlediler maçı.

13. Şimdi Ankaraspor maçında oynayan rakip oyuncuların çoğuyla Ankaragücü forması altında tekrar oynayacağız. Ediz, Risp ve Mehmet Çakır’dan sonra Senecky, Adem Koçak, Meye, Muhammet Hanefi, Ömer Aysan ismi geçen futbolcular. Komediye bak…

14. Son olarak sinek küçük ama mide bulandırır türünden canımı sıkan bir not: Galatasaray’ın Kewell ile bulduğu ilk golden sonra televizyonda yedek kulübesindeki gol sevinci gösterilirken Keita, Elano vs. herkes sevinç içindeyken Barış’ın bu sevince katılmaması, katılmayı geçtim yüzünde sevinicini gösterir küçük bir tebessüm bile olmaması gecenin benim açımdan en sıkıcı durumuydu.

Kadro Derinliğinin Semeresi

Eylül 1, 2009, 12:20 am | Ankaraspor, Futbol, Galatasaray, ozhano, TSL kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum

Ankaraspor 0-2 Galatasaray

1. Galatasaray’da Elano sahaya çıkan 11’e eklenirken Aydın’a kulübe yolu gözüktü. Maçın başında her ne kadar Arda solda, Elano ortada, Keita sağda olarak görünse de maç içerisinde bu üç futbolcu yerlerini değiştirdiler. Orta sahada ise sakat Ayhan’ın yerine Mehmet Topal, defansta ise yine sakat Gökhan Zan’ın yerine Emre Aşık tercihleri vardı Rijkaard’ın.

2. Maç başladığında ilk 10 dakika sonunda göze çarpan Galatasaray’ın orta sahasının önceki maçlardaki gibi hızlı bir şekilde oynamaması oldu. Bunda en önemli etken diğer maçlarda orta sahada topu ilk önce ileri doğru kullanma mentalitesine sahip Ayhan’ın yerine, daha çok yana ya da geriye pası düşünen Mehmet Topal’ın sahada olmasıydı. Bununla birlikte Ankarasporlu futbolcuların top Galatasaray’a geçtiği anda topu ayağına alan oyunculara basması da Galatasaray’ın orta sahayı hızlı geçmesine engel oldu. Diğer yandan Ankaraspor ise ofansif anlamda düşünüldüğünde Hakan Balta’nın tarafını yol geçen hanına çevirdiler. Hakan Balta’nın kanat yerine defansın ortasına yakın oynaması yüzünden Ömer Aysan ilk yarıda o kanattan 5-6 tane rahat orta yapma fırsatı buldu.

3. Sabri Sarıoğlu her ne kadar hala daha orta yapamasa defansif anlamda bu akşam gerekeni yaptı. Arkasına adam kaçırmadı. Ancak Keita da zaman zaman kendisine yardım etti. Ama maçta çektiği şutlarla yine tüm taraftarları kanser etti.

4. Mustafa Sarp’ın en etkisiz ya da isminin en az duyulduğu maçı oldu. Adını ilk olarak 22. dakikada duydum. Ankaraspor’un orta sahada yaptığı baskısı yüzünden ileri çıkamadı. Orta sahada aldığı toplarla ileri çıkmak yerine yatay ve geriye pasları tercih etti.

5. Arda 60 dakika sahada adeta yürüdü. En kötü 60 dakikası oldu bu maç. Ama son 30 dakikası yine eskisi gibi çok iyiydi. Skorun altına yine asist yaparak imzasını attı. Elano ise fazla verimli olmadı bu maçta. Orta sahadan ileriye tek destek Keita’dan geldi. Baros da orta sahadan yardım gelmeyince ileride çok yalnız kaldı ve çıkana kadar etkisiz bir görüntü çizdi.
6. Keita kenara alınıncaya kadar Galatasaray adına gollük ataklar yapabilen ve rakip defansı zorlayan, uğraşan, didenen tek isim konumundaydı Galatasaray için. Ankaraspor defansının solunda oynayan Aydın Karabulut’u neredeyse her pozisyonda geçti ancak ceza sahası içine yeterince destek gelmediği için gollük ortaları ve pasları sonuca dönüştürme sıkıntısı yaşandı. Çoğu pozisyonda 4 defans oyuncusu ile bir tek Baros vardı ceza sahası içi ve çevresinde. Ancak en önemli eksisi anlamsız çektiği 2 şut oldu bu akşam. İkisinde de tercihini pas yapmaktan yana kullansa takım arkadaşlarını çok önemli pozisyonlara sokabilirdi.
7. Maçı en güzel özetleyebilecek cümle “Kenarda oturanlar ne kadar kalifiye ise maçı kazanman o kadar muhtemeldir.” lafı sanırım. Tabi bir de doğru alternatifleri düşünüp sahaya koyan kenar yönetimi de lazım. 60. dakikada Rijkaard ve Neskeens, Baros ve Elano’yı çıkarıp yerlerine Nonda ve Kewell’i koyunca maçın seyri bir anda değişti. Arda, Elano’nun yerine Kewell da sola geçti. Arda, Arda gibi oynamaya başlayınca ve orta sahayı organize edince Galatasaray orta sahadan daha hızlı çıkmaya ve pas yapmaya başladı. Bunun sonucunda Ankaraspor 11 oyuncusu ile defansına gömüldü ve her topu şişirerek uzaklaştırmaya başladı. Bu da zaten Galatasaray için golün habercisi oldu. Çünkü Galatasaray’dan puan almak istiyorsan ilk yapman gereken körü körüne defans yapmamaktır ki Ankaraspor bu moda girince ya da Galatasaray, Ankaraspor yarı sahasını abluka altına alıp oyuncularına pas yapma imkanı vermeyince ışık göründü.

8. Kewell. Oynasın oynamasın artık o Galatasaray’ın ikonlarından biri oldu. Korner vuruşunda ön direkte topa kafayla vurup attığı golden kimbilir daha önce kaç kere attı Galatasaray’a geldi geleli?
9. Nonda oynadığı her maçta adeta “ben buraya kazık çaktım kimse gönderemez” diyor. Bu maçta da kenardan gelip tabi ki Aydın’ın çok güzel ara pasıyla golünü attı. Şu aralar acaba zaman zaman sahaya tam hazır görünmeyen Baros ile değil de şu anda çok formda bir tablo çizen Nonda’yla çıksak daha iyi olmaz mı demiyor da değilim hani. Ama bu düşünce bu maça özel değil. Geçen seneki Baros’u düşündüğümde bu sezon çok eksik şu anda.

10. Alternatifli bir kadro kurmanın semeresini bu maçta açıkça gördük. Sahadakiler yapamadı bu sefer kenardan gelenler yaptı. Ancak şapkayı da önümüze koymamız lazım. Rakip, orta sahada baskılı oynayınca daha hızlı oynayıp, yerden ve isabetli paslarla bu baskıyı kırmak gerekirken geriye verilen paslar ve ileri şişirme toplar Galatasaray’ın başına ileride zorluk derecesi daha yüksek maçlarda iş açar.
11. Ankaraspor’un eski Ankaragücü’nün yeni başkanı Ahmet Gökçek ilk maçında sınıfta kalanların başında geldi. Söylenene göre şeref tribünündeklerden biri gollerden sonra takımı sattın sen niye geldin veya o tarzda laflar etmiş. O da yerinden fırlayıp adama uçacakken yakalamışlar yarı yolda. Adamı dışarı çıkarmışlar. Fakat o arada kameralar olaya çevrilince İlhan Cavcav’ın Ahmet Gökçek’e bir bakışı vardı ki ” Bu mu başkan olacak? Güldürmeyin beni” der gibiydi. Neyse madem başkan oldu ona göre hareket etmesi gerekir. Babası onu da öğretir.

12. Bizim yöneticilerde de üçlümüz olan Adnan Sezgin-Haldun Üstünel- Murat Yalçındağ gollerde sevinçleri görülmeye değerdi. Herhalde protokol tribününde rahatça sevinemeyiz diye başka bir tarafta izlediler maçı.

13. Şimdi Ankaraspor maçında oynayan rakip oyuncuların çoğuyla Ankaragücü forması altında tekrar oynayacağız. Ediz, Risp ve Mehmet Çakır’dan sonra Senecky, Adem Koçak, Meye, Muhammet Hanefi, Ömer Aysan ismi geçen futbolcular. Komediye bak…

14. Son olarak sinek küçük ama mide bulandırır türünden canımı sıkan bir not: Galatasaray’ın Kewell ile bulduğu ilk golden sonra televizyonda yedek kulübesindeki gol sevinci gösterilirken Keita, Elano vs. herkes sevinç içindeyken Barış’ın bu sevince katılmaması, katılmayı geçtim yüzünde sevinicini gösterir küçük bir tebessüm bile olmaması gecenin benim açımdan en sıkıcı durumuydu.

Parma – Fiorentina?

Ağustos 31, 2009, 8:14 pm | Ankaraspor, Futbol, Galatasaray, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Şu anda Ligtv’de yayınlanan maçın 18. dakikası. Sesi kısık televizyonun ve ben sanki Parma – Fiorentina maçının karşısındayım. Sarı formalı Ankaraspor Mor formalı Galatasaray’la oynuyor aslında. Formalar yabancı, hocalar yabancı, sahadakilerin çoğu yabancı, ben yabancıyım bunlara. Çok yabancı hissediyorum ekrandaki maça kendimi, şu anda kendime bile yabancıyım. Parma – Fiorentina Ligtv’de kapışıyor, benim aklım çok karışıyor, bu endüstriyel futbol ülserimi azdırıyor…

>Parma – Fiorentina?

Ağustos 31, 2009, 8:14 pm | Ankaraspor, Futbol, Galatasaray, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Şu anda Ligtv’de yayınlanan maçın 18. dakikası. Sesi kısık televizyonun ve ben sanki Parma – Fiorentina maçının karşısındayım. Sarı formalı Ankaraspor Mor formalı Galatasaray’la oynuyor aslında. Formalar yabancı, hocalar yabancı, sahadakilerin çoğu yabancı, ben yabancıyım bunlara. Çok yabancı hissediyorum ekrandaki maça kendimi, şu anda kendime bile yabancıyım. Parma – Fiorentina Ligtv’de kapışıyor, benim aklım çok karışıyor, bu endüstriyel futbol ülserimi azdırıyor…

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.