Erman Özgür

Nisan 4, 2010, 10:16 pm | Futbol, Galatasaray, Gaziantepspor kategorisinde yayınlandı | 4 Yorum

Kıymetini bilemedik biz bu çocuğun. Hep yeni Sergen olarak görmüştüm onu, inanılmaz bir potansiyeli vardı. Trabzonspor’a transferine çok sevinmiştim. Kıvrak bilekleri, milimetrik pasları, Sergen’e göre çok daha fazla koşuyor olması, savunmayı da ihmal etmemesi onu benim için geleceğin yıldızı çervesine koyduğum resim haline getirmişti. Ama ne oldu, maya neden tutmadı, Erman Trabzon ve sonrasında neden yer bulamadı kendine İstanbul takımlarında çözemedim. 32 yaşını bitirmiş, yavaş yavaş futbolunun sonlarına yaklaşırken yeteneklerini cömertlikle sergilemeye devam ediyor halbuki. Jorginho ile girdikleri verkaç, o verkaç öncesi top hakimiyeti, sonrası bel kıran pasları nasıl oluyor da hala atabiliyor? Normal şartlarda kaybolup gitmeliydi Erman ama pes etmemiş hala sergiliyor yeteneklerini. Bugün Yusuf Şimşek Beşiktaş’ta hala alternatif olabiliyorsa Erman 3 büyüklerin her birinin orta sahasına 2 kere alternatif olmaz mı? Ağlayan Galatasaray orta sahası kahkaha atar onunla. Zaman içinde savunma yapmayı da öğrenmiş bir Erman ne Sarp bırakır ne Barış Galatasaray’da ama senelerdir nerelerdeydin be Erman, niye hiç çıkarmadın sesini, niye demedin “ben de varım” diye?

Semih Kaya Bulundu, Gönderildi!

Ocak 29, 2010, 8:30 am | Futbol, Galatasaray, Gaziantepspor, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın


Haber zaten kendini anlatıyor. Anlatıyor da daha geçen gün nerede bu çocuk diye sormuştuk. Sorduktan sonra Ankaragücü maçında kulübede görünce heveslenmiş, acaba tekrar izleyebilirmiyiz Semih’i demiştik. Tekrar izleyeceğiz gerçi de Galatasaray forması ile değil. Coucerio’ya teslim artık Semih, en azından 4 ay. Umarım sık sık oynar da tecrübe kazanıp döner İstanbul’a ve gelecek sezon Servet-Neill’in arkasındaki ilk alternatif olur.

>Babam Sağolsun

Ağustos 31, 2009, 1:51 am | Beşiktaş, Futbol, Gaziantepspor, ozhano, Transfer, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Gaziantepspor Beşiktaş’tan aldığı bonservis ücretini kullanmaya başlamış. Linz ve Jorginho’nun toplam maliyeti 4-5 milyon euro civarlarındaymış. İsmail ve Tabata’ya verilen para 14 milyon euro. Daha cepte çok parası var Gaziantepspor’un. Buna bakarak açıkçası Gaziantepspor’dan bir tane daha transfer haberi bekliyorum transfer süresi bitene kadar.

Özellikle Avusturya’daki arkadaşlarımızın dediğine göre Linz uyum sağlarsa Beşiktaş’a ara sezonda ya da gelecek sezona satılabilecek kıvama gelebilirmiş. Jorginho ise Gaziantep için iyi, güzel bir transfer ama 32 yaşında olması Beşiktaş’a transferinin önündeki en büyük engel.

Arabaların arkasında ” Babam Sağolsun” diye yazıları görürüz hep Gaziantepspor da bu iki oyuncunun sırtına “Babam sağolsun” diye yazsa hiç de yanlış olmaz bana göre.

Bakalım biz de Sercan transferini gerçekleştirip Bursaspor’a böyle bir transfer imkanını sağlayabilecek miyiz?

Foto: Gaziantepspor Resmi Web Sitesi

Babam Sağolsun

Ağustos 31, 2009, 1:51 am | Beşiktaş, Futbol, Gaziantepspor, ozhano, Transfer, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Gaziantepspor Beşiktaş’tan aldığı bonservis ücretini kullanmaya başlamış. Linz ve Jorginho’nun toplam maliyeti 4-5 milyon euro civarlarındaymış. İsmail ve Tabata’ya verilen para 14 milyon euro. Daha cepte çok parası var Gaziantepspor’un. Buna bakarak açıkçası Gaziantepspor’dan bir tane daha transfer haberi bekliyorum transfer süresi bitene kadar.

Özellikle Avusturya’daki arkadaşlarımızın dediğine göre Linz uyum sağlarsa Beşiktaş’a ara sezonda ya da gelecek sezona satılabilecek kıvama gelebilirmiş. Jorginho ise Gaziantep için iyi, güzel bir transfer ama 32 yaşında olması Beşiktaş’a transferinin önündeki en büyük engel.

Arabaların arkasında ” Babam Sağolsun” diye yazıları görürüz hep Gaziantepspor da bu iki oyuncunun sırtına “Babam sağolsun” diye yazsa hiç de yanlış olmaz bana göre.

Bakalım biz de Sercan transferini gerçekleştirip Bursaspor’a böyle bir transfer imkanını sağlayabilecek miyiz?

Foto: Gaziantepspor Resmi Web Sitesi

Çanakkale Geçilmez Antep Hiç Geçilmez

Ağustos 28, 2009, 10:04 pm | Beşiktaş, Futbol, Gaziantepspor, ozhano, TSL kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Beşiktaş 0-0 Gaziantepspor

1. Bir numarayı taraftara ayırmak lazım. Beşiktaş taraftarı her zaman bir ayrı. Her maç muhteşem bir harmoni oluşturuyorlar. En büyük alkış onlara.

2. Beşiktaş maça 4-6-0 olarak tabir edebileceğimiz bir sistem ile başladı. 6 orta sahadan Fink defansif, Ernst hem defansif hem ofansif, Nihat, Serdar Özkan, Holosko, Tello ise ileriye dönük orta saha görünümündeydi.

3. Galatasaray maçını gözönüne alınca eğer Couceiro aynı sisteme göre takımı oynatırsa Sivok ve Ferrari arasına toplar atamayacakları için tek şansları uzaktan şutlar ve duran toplardı. Ellerinden geldiğince bunu yapmaya çalıştılar. Kontraatağa dayalı futbol oynamalarına rağmen “çakma Kaka” Beto’nun yavaş olması bu düşüncelerine sekte vurdu.

4. Ferrari, Beşiktaş tarafından baktığımızda maçın en iyi oyuncusuydu. Toplama oynama yüzdesi %65-%35 Beşiktaş lehine iken bu nasıl oldu denmemeli, Antep’in ataklarında çok önemli toplara girdi ve takımı için olası tehlikelere engel oldu.

5. Maçta Beşiktaş kaç tane korner kullandı bilmiyorum ama hiç duran top çalışması yapmadıkları açıkça görüldü.

6. Serdar Özkan uzun bir zamandan beri ilk defa bu kadar olumlu oynadı. Ancak orta sahadaki arkadaşları ile iletişimlerinde meydana gelen sıkıntıdan atılan ara paslarında hep ofsayta düştü.

7. Ernst, Ernst, Ernst. Eğer sakat değilse bu adam neden çıktı? Bir bilen bana anlatsın. Defansif orta sahalardan birini çıkaracaksan bu maçta o isim Fink olmalıydı. Ki Ernst çıktıktan sonra Beşiktaş’ın orta saha tamamen ortadan kalktı ve bütün toplar defanstan ileri doğru şişirildi. Ama Antep’in fm dilinde “full back” oyuncusu Armand Deumi bütün kafa toplarını aldı. Ernst demişken bu adamın Türkiye Ligine uygun olmadığını bir kez daha gördüm. Adam takımın en iyi oynayan oyuncuları arasında iken çıkarılınca normalde formasını yere atmalı, teknik direktöre el kol hareketi yapmalı ya da en azından başlarım işinize deyip doğrudan soyunma odasına gitmeliydi. Ama o “efendi” gibi girdi yedek kulübesine, oturdu maçı izledi. Yok bu adam bu ligde olmaz.

8. Beşiktaş açısından performansına bağlı olarak çıkmasını düşündüğüm ilk oyuncu Holosko idi. Çok kötüydü bu maçta. Bir çok açık alan bulmasına rağmen bildiğimiz Holosko görünümünden çok uzaktı bu akşam.

9. Nihat’ın her maç üzerine koyacağı belli idi. Bu maçta daha çok koştu, daha çok istedi gol atmayı. Ama şu var ki ikinci yarıda orta sahadan Serdar Özkan’a verilen ara pasında ofsayt olduğunu bile bile topa koşması ve %100 lük bir gol pozisyonunun üstüne turp sıkması kendi taraftarının önünde gol atma isteğinin göstergesi idi.

10. Ekrem Dağ madem sakat değildi Denizli’nin o kadar dakika ofansa hiç yardımı olmayan İbrahim Kaş ile takımı oynatması Denizli’nin yapmayacağını düşündüğüm tarzda bir hata idi. Ki Ekrem biraz şanslı olsaydı son dakikalarda çektiği şut direk yerine kaleye girerdi. Ama bazen futbolun melekleri de yanında olmalı.

11. Beşiktaş bugün Denizli’ye rağmen maçı kazanabilmek için elinden ne gelirse yaptı. Biraz şansı olsa ya da gol vuruşlarında becerikli 1-2 adamı sahada olsaydı Antep 2lik hatta 3lük bile olabilirdi. Buradan ya Antep’in çok şanslı ya da Beşiktaş’ın ofansif oyuncularının beceriksiz oldukları ortaya çıkıyor. Ancak maç sonu istatistiklerinde kaleye atılan 20 şuttan sadece 5’inin kaleyi bulması da Beşiktaş açısından ikinci şıkkın daha doğru olduğunu gözler önüne serdi.

12. Hakemler açısından bakıldığında Deniz Çoban pozisyonlara yakındı, verdiği kararların çoğu doğruydu, skoru etkileyecek bir hata yapmadı ama bunda sahadaki futbolcuların ona yardım etmelerini de es geçmemek lazım. Beşiktaş’ın ofsayt gerekçesiyle sayılmayan golünde ise pozisyon ofsayt idi. Nihat’ın penaltı beklediği pozisyonda ise devam kararı doğruydu.

13. Beşiktaş taraftarı bu maçta gördüklerinden sonra geleceğe daha umutla bakabiliyordur. Ama bakana kadar 4 hafta geçti ligde. Kaybedilen puanlar ileride çok sıkıntı yaratacaktır. Denizli, Nihat’ı 90 dakika sahada tuttukça ve bu akşamki gibi ilginç oyuncu değişiklikleri yaptıkça taraftardaki kredisini gittikçe azaltıyor.

14. Beşiktaş’ın da bir Rambosu oldu. Hayırlı olsun onlara.

>Çanakkale Geçilmez Antep Hiç Geçilmez

Ağustos 28, 2009, 10:04 pm | Beşiktaş, Futbol, Gaziantepspor, ozhano, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> Beşiktaş 0-0 Gaziantepspor

1. Bir numarayı taraftara ayırmak lazım. Beşiktaş taraftarı her zaman bir ayrı. Her maç muhteşem bir harmoni oluşturuyorlar. En büyük alkış onlara.

2. Beşiktaş maça 4-6-0 olarak tabir edebileceğimiz bir sistem ile başladı. 6 orta sahadan Fink defansif, Ernst hem defansif hem ofansif, Nihat, Serdar Özkan, Holosko, Tello ise ileriye dönük orta saha görünümündeydi.

3. Galatasaray maçını gözönüne alınca eğer Couceiro aynı sisteme göre takımı oynatırsa Sivok ve Ferrari arasına toplar atamayacakları için tek şansları uzaktan şutlar ve duran toplardı. Ellerinden geldiğince bunu yapmaya çalıştılar. Kontraatağa dayalı futbol oynamalarına rağmen “çakma Kaka” Beto’nun yavaş olması bu düşüncelerine sekte vurdu.

4. Ferrari, Beşiktaş tarafından baktığımızda maçın en iyi oyuncusuydu. Toplama oynama yüzdesi %65-%35 Beşiktaş lehine iken bu nasıl oldu denmemeli, Antep’in ataklarında çok önemli toplara girdi ve takımı için olası tehlikelere engel oldu.

5. Maçta Beşiktaş kaç tane korner kullandı bilmiyorum ama hiç duran top çalışması yapmadıkları açıkça görüldü.

6. Serdar Özkan uzun bir zamandan beri ilk defa bu kadar olumlu oynadı. Ancak orta sahadaki arkadaşları ile iletişimlerinde meydana gelen sıkıntıdan atılan ara paslarında hep ofsayta düştü.

7. Ernst, Ernst, Ernst. Eğer sakat değilse bu adam neden çıktı? Bir bilen bana anlatsın. Defansif orta sahalardan birini çıkaracaksan bu maçta o isim Fink olmalıydı. Ki Ernst çıktıktan sonra Beşiktaş’ın orta saha tamamen ortadan kalktı ve bütün toplar defanstan ileri doğru şişirildi. Ama Antep’in fm dilinde “full back” oyuncusu Armand Deumi bütün kafa toplarını aldı. Ernst demişken bu adamın Türkiye Ligine uygun olmadığını bir kez daha gördüm. Adam takımın en iyi oynayan oyuncuları arasında iken çıkarılınca normalde formasını yere atmalı, teknik direktöre el kol hareketi yapmalı ya da en azından başlarım işinize deyip doğrudan soyunma odasına gitmeliydi. Ama o “efendi” gibi girdi yedek kulübesine, oturdu maçı izledi. Yok bu adam bu ligde olmaz.

8. Beşiktaş açısından performansına bağlı olarak çıkmasını düşündüğüm ilk oyuncu Holosko idi. Çok kötüydü bu maçta. Bir çok açık alan bulmasına rağmen bildiğimiz Holosko görünümünden çok uzaktı bu akşam.

9. Nihat’ın her maç üzerine koyacağı belli idi. Bu maçta daha çok koştu, daha çok istedi gol atmayı. Ama şu var ki ikinci yarıda orta sahadan Serdar Özkan’a verilen ara pasında ofsayt olduğunu bile bile topa koşması ve %100 lük bir gol pozisyonunun üstüne turp sıkması kendi taraftarının önünde gol atma isteğinin göstergesi idi.

10. Ekrem Dağ madem sakat değildi Denizli’nin o kadar dakika ofansa hiç yardımı olmayan İbrahim Kaş ile takımı oynatması Denizli’nin yapmayacağını düşündüğüm tarzda bir hata idi. Ki Ekrem biraz şanslı olsaydı son dakikalarda çektiği şut direk yerine kaleye girerdi. Ama bazen futbolun melekleri de yanında olmalı.

11. Beşiktaş bugün Denizli’ye rağmen maçı kazanabilmek için elinden ne gelirse yaptı. Biraz şansı olsa ya da gol vuruşlarında becerikli 1-2 adamı sahada olsaydı Antep 2lik hatta 3lük bile olabilirdi. Buradan ya Antep’in çok şanslı ya da Beşiktaş’ın ofansif oyuncularının beceriksiz oldukları ortaya çıkıyor. Ancak maç sonu istatistiklerinde kaleye atılan 20 şuttan sadece 5’inin kaleyi bulması da Beşiktaş açısından ikinci şıkkın daha doğru olduğunu gözler önüne serdi.

12. Hakemler açısından bakıldığında Deniz Çoban pozisyonlara yakındı, verdiği kararların çoğu doğruydu, skoru etkileyecek bir hata yapmadı ama bunda sahadaki futbolcuların ona yardım etmelerini de es geçmemek lazım. Beşiktaş’ın ofsayt gerekçesiyle sayılmayan golünde ise pozisyon ofsayt idi. Nihat’ın penaltı beklediği pozisyonda ise devam kararı doğruydu.

13. Beşiktaş taraftarı bu maçta gördüklerinden sonra geleceğe daha umutla bakabiliyordur. Ama bakana kadar 4 hafta geçti ligde. Kaybedilen puanlar ileride çok sıkıntı yaratacaktır. Denizli, Nihat’ı 90 dakika sahada tuttukça ve bu akşamki gibi ilginç oyuncu değişiklikleri yaptıkça taraftardaki kredisini gittikçe azaltıyor.

14. Beşiktaş’ın da bir Rambosu oldu. Hayırlı olsun onlara.

>Coucerio ve Düşündürdükleri

Ağustos 11, 2009, 8:21 am | Futbol, gazete, Gaziantepspor, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>“Gaziantep’e ilk geldiğinizde Atatürk’e olan hayranlığınızı dile getirmiştiniz..

Atatürk’e devlet adamlığı ve liderlik vasıflarından dolayı büyük bir hayranlık duyuyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk, işgal edilen ülkesini eşine az rastlanan bir liderlik ile kurtarıyor. Atatürk’ü daha iyi anlamak ve tanıyabilmek için kitaplarını okuyorum. Geçen sezon Ankara deplasmanına gittiğimizde çok az bir süremiz vardı Anıtkabir’e gittim gördüm fazla kalamadım ama tekrar gitmeyi çok istiyorum. Bir de İstanbul’a Atatürk’ün öldüğü Dolmabahçe Sarayı’nı görmeyi istiyorum. Halka açık bir yer olduğunu biliyorum o yüzden geniş bir zamanda hem Anıtkabir’i hem de Dolmabahçe Sarayı’nı görmeyi istiyorum.”

Yukarıdaki satırlar Gülşah Erkaya’nın Hürriyet Gazetesi’ndeki röportajından. Röportajın genelinde Couceiro’nun nasıl bir insan olduğunu çözüyorsunuz zaten. Özetle Türk futbolcusunun daha amatör olduğunu ve işini kalpten yaptığını ancak yine de Portekiz futbolunun bizden biraz daha ileride olduğunu söylüyor. Asıl önemli olan konu futbolumuzdaki en büyük eksiklerden biri olan okumak, araştırmak ve kişisel gelişim üzerine. Bırakın yurt dışında çalışan teknik direktörlerimizi, futbolcularımızı, halen oynadıkları takımın bulunduğu ildeki kültürel zenginliğin z’sini bilmeyen, Türk tarihinden habersiz onlarca teknik adam ve futbolcu cirit atıyor liglerimizde. 8-10 yaşında çocuklar futbolla yatıp futbolla kalkmaya başlıyorlar, yolu profesyonelliğe doğru gidenler okulları ihmal edip, sporcu torpiliyle lise diploması alıp eğitim-öğretim’den nasibini almadan sporcu oluyorlar. Yetmiyor aynı adamlar aktif spor hayatlarının sonuna gelince bir de teknik direktör, antrenör olup tüm birikimlerini (!) yeni nesillere aktarıyorlar. Sonuç; kitap okumayan, gazetelerin spor sayfalarından başka yerlerine bakma ihtiyacı hissetmeyen, tüm antrenman ve müsabaka dışı zamanları Play Station önünde geçiren, ilerleme, yurt dışına açılma ihtimali olsa bile kolaya kaçıp tek kelime yabancı dil öğrenmeyen adamlar topluluğu.

Couceiro Gaziantep şehri ve takımı için önemli bir şans. Sabredilir ve adamdan feyz alınmaya çalışılırsa hep birlikte yükselirler. En azından ben öyle hissediyorum ve Türk futbolundaki bayağılıktan sıkılan bir sporsever olarak ümit ediyorum.

>Devre Arası Lakırtıları

Ağustos 9, 2009, 7:26 pm | Galatasaray, Gaziantepspor, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>*Yıllar sonra artık duran top organizasyonu yapan bir takım, yaptıran bir Teknik Direktör ve bu organizasyonları kutlamaya çeviren bir adam var Galatasaray formasıyla sahada. Şahsen ben senelerdir Alex ve Fenerbahçe’nin duran toplardan bulduğu golleri kıskanırdım.

*Leo Franco kendine çok güveniyor, o yüzden hep normalin 2 adım önünde. Yerden gelen pozisyonlarda, Tabata’nınki gibi, bu nasıl bir avntajsa, uzaktan atılan şandel şutlarda, Julio’nun golü, o derece bir dezavantaj.

*Sabri’nin katledemediği kadar dengeli bir top oynuyor Galatasaray, şaşkınım. (Maç sonu eklemesi: O saadet 45 dakika sürermiş ancak!)

*Mustafa Sarp gerçek bir memur olduğunu kanıtlamaya devam ediyor. Acaba o da bizim gibi 657’ye mi tabi.
*Rijkaard’ın gol sevinçlerine, içindeki çocuğu ve heyecanını kaybetmemiş olmasına hastayım. (Maç sonu eklemesi: Maçın son saniyelerindeki heyecanı ve oyuncularını maç sonu soyunma odasında karşılarken ki tavrı muhteşemdi. Terim’den bu yana oyuncularıyla böylesine bütünleşen bir hoca gelmemişti Galatsaray’a)

*Keita şakayla karışık Sadri Alışık oluyordu neredeyse, kim yana çevirdi adamı hatırlamıyorum ama hayatın kurtardı.

*Vay be geçen sezon maç sonunda yazı yazdıramayan takım devre arası yazı yazdırdı bize! Hata maç sonu ekleme bile yaptırdı!

*Maç sonu eklemesi: Nonda beni gönderemezsiniz dedi yine, böyle kaldıkça yazacaksa her maç kalsın be Şaban!

Fotoğraflar Hürriyet Adem Kabayel’den.

>Volkan – Tabata

Temmuz 6, 2009, 10:39 pm | Beşiktaş, Futbol, Gaziantepspor, Transfer kategorisinde yayınlandı | 8 Yorum

>Volkan sonunda Aziz Yıldırım’a teslim oldu. 4 yıllığına tekrar anlaştı Fenerbahçe’yle. Sanırım Daum’un bugün yaptığı açıklama ve oynama garantisi vermesi de etkili oldu bu imzada. Öte yandan Delgado’yu naftalinleyip yüklüğe kaldıran Beşiktaş, Delgado’yu yüklükten direk eskiciye verdirecek hareketi yapmış gibi görünüyor. Son haberlere göre Tabata için Anteple anlaşılmış. 8 milyon € civarı bir bonservsten bahsediliyor ki inanmak isteiyorum. Bu paralara kimler alınmaz. Gaziantep tam anlamıyla bir Beşiktaş pilot takımı mahiyetinde senelerdir, ama bu kadar da kazık atılmaz bu kadar fahiş fiyat çekilmez be kardeşim. Ha veren varsa diyecek bir şey yok zaten, uzatmamak gerek. Demirören bu paraları kulüpten ne zaman ve nasıl geri alacak onu merak ediyorum ben asıl. Gün gelir de Beşiktaş’ın kapısına icra memurları dayanır mı bir 10 sene sonra acaba?

Tabata, Wiki, Ayıp

Mart 26, 2009, 4:38 pm | Beşiktaş, Fenerbahçe, Futbol, Galatasaray, Gaziantepspor kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Rodrigo Tabata’nın Galatasaray’ın takibine girdiği, başarılı performansıyla bir çokları tarafından da izlendiği söz konusu olunca biraz geçmişi hakkında araştırma yapmak istedim. İzlediğimiz maçlarda hepimizin çok beğendiği bir isim olan tabata acaba geçmişte neler yapmıştı merak ettim. En beynelminel kaynak olarak önce wikipedia’ya yazdım adını. Çıkan sayfada gördüklerim beni çok üzdü. Bir Türk olarak İngilizce wiki sayfasında yapılan bu ayıbı kabullenemedim. Gerçekten sinirlendim ötesinde. Sonrasında hesabımdan girip gerekli değişikliği yaparak bu ayıbı örttüm kendimce. Rodrigo Tabata ile ilgilenen takımlardan bazıları Galatasaray, F5, 8Tas olarak yazılmış ki bu tam bir terbiyesizlik benim ölçütlerimde. Nasıl Galatasaray’ı 6S olarak niteleyenleri eleştiriyor ve onlara tepki gösteriyorsak aynı şekilde bu ve benzeri hareketleri yapanlara da tepkimizi koymalıyız. Hadi yurt içi siteler, Türkçe ortamlarda yaptınız da kardeşim koskoca wikipedia’ya şu acayip harekete ne gerek var Allah Aşkına! Birbirimizi yabancılara karşı aşağılayalım, kötüleyelim, bir de zevk alalım o zaman bu işten. Ayıp ki ne ayıp! ne farkımız kalıyor o zaman Galatasaray’ın rakibi Leeds’i karşılayan, Fenerbahçe’nin rakibi Chelsea’yle konvoy yapan futbolun güzelliğinden bi haber, acayip insanlardan? Rodrigo Tabata gelsin Galatasaray’a ya da gelmesin hiç önemli değil de şu tip insanlar terketsin bu ülkeyi be kardeşim!

>Tabata, Wiki, Ayıp

Mart 26, 2009, 4:38 pm | Beşiktaş, Fenerbahçe, Futbol, Galatasaray, Gaziantepspor kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Rodrigo Tabata’nın Galatasaray’ın takibine girdiği, başarılı performansıyla bir çokları tarafından da izlendiği söz konusu olunca biraz geçmişi hakkında araştırma yapmak istedim. İzlediğimiz maçlarda hepimizin çok beğendiği bir isim olan tabata acaba geçmişte neler yapmıştı merak ettim. En beynelminel kaynak olarak önce wikipedia’ya yazdım adını. Çıkan sayfada gördüklerim beni çok üzdü. Bir Türk olarak İngilizce wiki sayfasında yapılan bu ayıbı kabullenemedim. Gerçekten sinirlendim ötesinde. Sonrasında hesabımdan girip gerekli değişikliği yaparak bu ayıbı örttüm kendimce. Rodrigo Tabata ile ilgilenen takımlardan bazıları Galatasaray, F5, 8Tas olarak yazılmış ki bu tam bir terbiyesizlik benim ölçütlerimde. Nasıl Galatasaray’ı 6S olarak niteleyenleri eleştiriyor ve onlara tepki gösteriyorsak aynı şekilde bu ve benzeri hareketleri yapanlara da tepkimizi koymalıyız. Hadi yurt içi siteler, Türkçe ortamlarda yaptınız da kardeşim koskoca wikipedia’ya şu acayip harekete ne gerek var Allah Aşkına! Birbirimizi yabancılara karşı aşağılayalım, kötüleyelim, bir de zevk alalım o zaman bu işten. Ayıp ki ne ayıp! ne farkımız kalıyor o zaman Galatasaray’ın rakibi Leeds’i karşılayan, Fenerbahçe’nin rakibi Chelsea’yle konvoy yapan futbolun güzelliğinden bi haber, acayip insanlardan? Rodrigo Tabata gelsin Galatasaray’a ya da gelmesin hiç önemli değil de şu tip insanlar terketsin bu ülkeyi be kardeşim!

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.