Bir Yardım Lütfen!(Anket)

Ağustos 31, 2010, 12:16 am | Anket kategorisinde yayınlandı | 6 Yorum

Değerli dostlarım,

Bugüne kadar blog içerisinde anket bakımından Galatasaray, Milli Takım, basketbol vb. spor olayları içerisinde kaldık. Sizden ilk defa kendi durumumla ilgili bir anketi oylamanızı isteyeceğim. Galatasaray’ın şu ana kadar ki üzüntü verici performansı, lig tv’deki programların eskisi gibi iyi olmaması, askere gitme vaktimin yaklaşması (yaş 30 oldu artık gidelim değil mi?) vb. gibi nedenlerden dolayı 6 sene sonra ilk defa digiturk’ü ya da spor paketini bırakmayı düşünüyorum. İptal servisinden aradıklarında beni kandırmalarına izin vermeksizin iptal işlemlerinin devreye alınmasını istedim. Ancak ne var ki diğer bir yanım da Galatasaray olmazsa, Fenerbahçe olmazsa sıkıntıdan patlarsın alışamazsın bu yeni duruma diyor. Açıkçası ben ve etrafımdakiler işin içerisinden çıkamadık. Sizden isteğim ise banane falan demeyip bu konuda bana yardımcı olmanız. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda: Devam etmem mi daha iyi olur yoksa artık tamam mı diyeyim?

ANKET

Haziran 28, 2010, 4:28 pm | Anket, Futbol kategorisinde yayınlandı | 7 Yorum

Geçen sezon başlamadan önce yapmıştık aynı anketi. Bu sezon biraz geç kaldık ama yine de yapmak istedik. Sezon başlamadan önce Galatasaray’da kimlerin yararlı olamayacağını soruyoruz sizlere. Ankete yeni transferleri de ekledik ki çıkan sonuçlar bu transferlerin taraftarın gözündeki yerini gösterecektir. Aynı zamanda yine önceki ankette olduğu gibi teknik kadro, yönetim, sağlık kurulunu da ekledik anketimize. Buyrun, Galatasaray’da size göre bu sezon kimler iş yapmaz?

Şansal-Erman Anketi Üzerine…

Şubat 24, 2010, 5:00 pm | Anket, ozhano, Yorum kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Aslında özellikle Erman Toroğlu’na olan antipatiden dolayı, Şansal ve Erman’sız yani Maraton’suz bir Lig Tv’nin daha iyi olduğunu savunanların sayısının daha yüksek olacağını düşünüyordum. Ama ankete katılanlar maçlardan sonraki yayınlardan Şansal ve Erman kadar tat alamadılar demekki. Geçenlerde Kontorland’dan C3Mo bizim de anketimiz paralelinde Erman Toroğlu ile ilgili çok güzel bir yazı yazmış. Futbolseverler ondan hem hiç haz almıyor ama seyretmeden de duramıyorlar tezinden hareket etmiş C3Mo. Okumanızı tavsiye ederim:

“Bizim milletimizin bir huyu var; bir adama küfür eder, beğenmediğini söyler ama akşam gider o programı seyreder. Ertesi gün gene gider millete o sevmediği programı yada adamı neden sevmediğini anlatır durur.
……
Aynısı Erman Toroğlu için de geçerli. İnsanlar Erman Toroğlu’nu izliyorlar. Ondan sonra dışarıda birden temiz aile çocuğu oluveriyorlar. Ay bu Erman Toroğlu da çok maçoymuş da, ay Erman Toroğlu lan demiş de, bak bak nasıl konuşuyor terbiyesiz falan da filan da. Gören de sanacak ki Erman Toroğlu’nun yerine entelektüel bir spor programı yapılsa izleyecek millet.Erman Toroğlu da böyle işte. Belki sevilmiyor ama çoğu kişi tarafından izlenen bir kişi ve dahi söylediklerine çoğu zaman “doğru söylüyo lan” denilen bir kişi. İzleniyor yani. Adam izlettiriyor kendini. Artık doğallığından mıdır, bilinçli mi yapıyor bilemem. Kahve ağzıyla konuşuyor doğrudur, ama insanlar da izliyor işte. Zaten izlenmese adamı bu kadar yıl tutmazlar orada. Ha ben bunları diyorum Erman Toroğlu’nu çok sevdiğimden mi tabiki hayır ama maratonsuz ve Erman Toroğlu’suz bir Pazar akşamı televizyonu siyah beyaz izlemektir… Yağsız tuzsuz patlamış mısırdır…” (Kontorland)

Editsel Hareket: Valla ben yukarıdaki görüntüyü aldığımda anket kapanmış, toplam oy sayısı 73 görünüyordu. Ancak nasıl olduysa anket kapandıktan 10-12 saat sonra toplam oy sayısı 74 oldu ve “Hayır” diyenlerin oranı %29’a çıktı. Bu sebeple bütün uğraşlarımıza rağmen üzüntüyle açıklıyorum ki ankete hile karışmıştır. Anket kapandıktan sonra o 1 oy nasıl oraya eklenebildi? Cenky ve volkanbk3’e soruyorum.

ANKET (Şansal-Erman)

Şubat 12, 2010, 2:12 am | Anket kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Uzun bir aradan sonra Lig Tv’nin yıllardır süren ancak son ihaleden sonra kaldırılan Maraton Programı ile ilgili bir anket hazırladık. Lig Tv’nin maç sonrası Maraton’unu özlüyor musunuz ya da şu anki maç sonrası programından memnun musunuz?

ANKET

Ağustos 29, 2009, 4:13 pm | Anket, Beşiktaş, Futbol, Galatasaray, ozhano, TSL kategorisinde yayınlandı | 7 Yorum
Sizlere yeni bir anket sunuyoruz ve soruyoruz: Ligin 5. Haftası’nda oynanacak olan Galatasaray-Beşiktaş maçı Ertelenmeli mi? Malum Milli Takım’ın oynayacağı ikinci maç 9 Eylül Çarşamba günü olacak. Beşiktaş’ın Man. Utd ile maçı ise 15 Eylül Salı günü. Milli Takım maçından sonra Cuma günü oynarlarsa her iki takımda da Milli Takım’a giden oyuncular 1 gün dinlenebilecekler. Cumartesi olursa da Beşiktaş’a Man.Utd. maçına hazırlanmak için 2 gün kalacak. Sonuç olarak federasyonun ne karar vereceğini düşündüğünüzü değil, size göre ne olması gerektiğini soruyoruz.

>ANKET

Ağustos 29, 2009, 4:13 pm | Anket, Beşiktaş, Futbol, Galatasaray, ozhano, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Sizlere yeni bir anket sunuyoruz ve soruyoruz: Ligin 5. Haftası’nda oynanacak olan Galatasaray-Beşiktaş maçı Ertelenmeli mi? Malum Milli Takım’ın oynayacağı ikinci maç 9 Eylül Çarşamba günü olacak. Beşiktaş’ın Man. Utd ile maçı ise 15 Eylül Salı günü. Milli Takım maçından sonra Cuma günü oynarlarsa her iki takımda da Milli Takım’a giden oyuncular 1 gün dinlenebilecekler. Cumartesi olursa da Beşiktaş’a Man.Utd. maçına hazırlanmak için 2 gün kalacak. Sonuç olarak federasyonun ne karar vereceğini düşündüğünüzü değil, size göre ne olması gerektiğini soruyoruz.

>Dünyanın En İyi İki Kalecisi Ligimizde

Ağustos 15, 2009, 11:51 am | Anket, Futbol, haber, ozhano kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> Bir kredi kartının reklamından yola çıkarak yukarıdaki sonuca bakıp diyebilirim ki Iker Casillas’ın transfer borsasındaki değeri transfermarkt.de’ye göre 50-55 milyon $ arası, Gianluigi Buffon’un ise 45-50 milyon $; diğer yandan Volkan Demirel ile Leo Franco’yu “Dünya’nın en iyi kalecisi” anketinde 1. ve 2. görmenin mutluluğu biz Türkler için paha biçilemez.

Biz Türkler girdiğimiz her yerin altını üstüne getirmeyi, ciddi bir şekilde çalışılmış,uğraş verilmiş ya da kafa patlatılmış herşeyi bozmayı çok iyi biliyoruz. Salatamıza da linkini koyduk, ama “gerçekçi olun lütfen” demeyi unutmuşuz. Zaten Bild yakında bu anketi yayından kaldırır, bir daha da spor ile özellikle furbolla ilgili anketlerine Türk sporcuları koymaz. Anketin zaten artık hiçbir inandırıcığı kalmadı. Şu hale bakılırsa Volkan Demirel ile Leo Franco’nun toplam değeri 150-200 milyon dolar civarında oluyor. Bu anketin sonuçlarını görünce hadi biz gülüyoruz da bu Almanlar falan ne düşünüyordur acaba?

Ne zaman bırakacağız bu sidik yarışını çok merak ediyorum. Bu arada Leo 2. oldu diye böyle yazı yazdığımı sananlar olabilir ama zaten bu anketi öğrendiğimde Volkan’ın birinciliği garantiydi. Ama Leo’ya sağlam yardımlarımız olmuş olabilir :D. Neyse millet Aya gidiyor biz hala daha kendimizi böyle işlerle tatmin etmeye devam edelim. Bir de bu anketin sonuçlarına inanıp gelip “Volkan dünyanın en iyi kalecisi gördün mü!” diyenler yok mu esas onlara şaşıyorum.

Bu arada sonuçları gerçeklikten tamamen uzaklaşmış bir anketin linkine salatada tutmaya gerek olmadığını düşündüğümden kaldırıyorum. Bilgilerinize…

Edit: Fenerbahçeli bir arkadaşımız kendi blogunda hem itirafını yapmış hem de Volkan’a uyarılarda bulunmuş:

“Tanınmış Alman spor gazetesi Bild web sitesinde bir anket düzenlemiş. Bild okuyucularının oyuyla dünyanın en iyi kalecisini seçiyor bu ankette. Yarın muhtemelen bazı gazetelerde ve web sitelerinde Volkan’ın dünyanın en iyi kalecisi ya da en iyi 2. kalecisi seçildiğini duyacaksınız ve okuyacaksınız.

Sakın inanmayın! Burada övünülecek tek şey Volkan’ın oradaki 100’e yakın isimden bir tanesi olmasıdır. Geri kalanını biz Fenerbahçe taraftarı organize olarak hallettik. Volkan’a oy verdik ve O’nu ilk 3’e soktuk. Volkan Demirel biliyorum bu blogumu okuman zor bir ihtimal ama yaşın daha genç. Böyle şeylere kanma ve çok çalış. Son zamanlardaki şişman ve hantal halinle değil dünyanın ilk 3 kalecisinden biri olman Fenerbahçe’nin bile 3 kalecisinden biri olman tehlikeye girebilir. Dünyanın en iyi 3 kalecisi en çok çalışan 3 kalecisi olacaktır emin ol. Ne oldum deme ne olacağım de. Yakışıklısın, fiziğin iyi, paran var ama bunlar yetmez en iyi kaleci olmak için. Sürekli kendini geliştirmelisin.”

Bu arada oylamada ilginçlikler yaşanmaya başladı üç-beş saattir. Leo coştu, Volkan’a yetişmek üzere. Ha gayret yarıştırın bakalım sidiklerinizi. Hanginizinki daha uzağa gidecek.

Yazının aslı burada.

Bu da son hal. Bizimkiler gaza gelmiş şimdi de 😀

Dünyanın En İyi İki Kalecisi Ligimizde

Ağustos 15, 2009, 11:51 am | Anket, Futbol, haber, ozhano kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Bir kredi kartının reklamından yola çıkarak yukarıdaki sonuca bakıp diyebilirim ki Iker Casillas’ın transfer borsasındaki değeri transfermarkt.de’ye göre 50-55 milyon $ arası, Gianluigi Buffon’un ise 45-50 milyon $; diğer yandan Volkan Demirel ile Leo Franco’yu “Dünya’nın en iyi kalecisi” anketinde 1. ve 2. görmenin mutluluğu biz Türkler için paha biçilemez.

Biz Türkler girdiğimiz her yerin altını üstüne getirmeyi, ciddi bir şekilde çalışılmış,uğraş verilmiş ya da kafa patlatılmış herşeyi bozmayı çok iyi biliyoruz. Salatamıza da linkini koyduk, ama “gerçekçi olun lütfen” demeyi unutmuşuz. Zaten Bild yakında bu anketi yayından kaldırır, bir daha da spor ile özellikle furbolla ilgili anketlerine Türk sporcuları koymaz. Anketin zaten artık hiçbir inandırıcığı kalmadı. Şu hale bakılırsa Volkan Demirel ile Leo Franco’nun toplam değeri 150-200 milyon dolar civarında oluyor. Bu anketin sonuçlarını görünce hadi biz gülüyoruz da bu Almanlar falan ne düşünüyordur acaba?

Ne zaman bırakacağız bu sidik yarışını çok merak ediyorum. Bu arada Leo 2. oldu diye böyle yazı yazdığımı sananlar olabilir ama zaten bu anketi öğrendiğimde Volkan’ın birinciliği garantiydi. Ama Leo’ya sağlam yardımlarımız olmuş olabilir :D. Neyse millet Aya gidiyor biz hala daha kendimizi böyle işlerle tatmin etmeye devam edelim. Bir de bu anketin sonuçlarına inanıp gelip “Volkan dünyanın en iyi kalecisi gördün mü!” diyenler yok mu esas onlara şaşıyorum.

Bu arada sonuçları gerçeklikten tamamen uzaklaşmış bir anketin linkine salatada tutmaya gerek olmadığını düşündüğümden kaldırıyorum. Bilgilerinize…

Edit: Fenerbahçeli bir arkadaşımız kendi blogunda hem itirafını yapmış hem de Volkan’a uyarılarda bulunmuş:

“Tanınmış Alman spor gazetesi Bild web sitesinde bir anket düzenlemiş. Bild okuyucularının oyuyla dünyanın en iyi kalecisini seçiyor bu ankette. Yarın muhtemelen bazı gazetelerde ve web sitelerinde Volkan’ın dünyanın en iyi kalecisi ya da en iyi 2. kalecisi seçildiğini duyacaksınız ve okuyacaksınız.

Sakın inanmayın! Burada övünülecek tek şey Volkan’ın oradaki 100’e yakın isimden bir tanesi olmasıdır. Geri kalanını biz Fenerbahçe taraftarı organize olarak hallettik. Volkan’a oy verdik ve O’nu ilk 3’e soktuk. Volkan Demirel biliyorum bu blogumu okuman zor bir ihtimal ama yaşın daha genç. Böyle şeylere kanma ve çok çalış. Son zamanlardaki şişman ve hantal halinle değil dünyanın ilk 3 kalecisinden biri olman Fenerbahçe’nin bile 3 kalecisinden biri olman tehlikeye girebilir. Dünyanın en iyi 3 kalecisi en çok çalışan 3 kalecisi olacaktır emin ol. Ne oldum deme ne olacağım de. Yakışıklısın, fiziğin iyi, paran var ama bunlar yetmez en iyi kaleci olmak için. Sürekli kendini geliştirmelisin.”

Bu arada oylamada ilginçlikler yaşanmaya başladı üç-beş saattir. Leo coştu, Volkan’a yetişmek üzere. Ha gayret yarıştırın bakalım sidiklerinizi. Hanginizinki daha uzağa gidecek.

Yazının aslı burada.

Bu da son hal. Bizimkiler gaza gelmiş şimdi de 😀

>Bild’in Kaleci Anketi

Ağustos 12, 2009, 3:22 pm | Anket, Futbol, haber, ozhano kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

>Bild, her ne kadar seçilen tüm kaleciler Avrupa’dan da olsa, “Dünyadaki En İyi 50 Kaleci”yi açıkladı ve bu elli kaleci arasında okurlarına sunduğu anket ile sıralama yapmayı planlıyor. Volkan Demirel, Leo Franco, Robert Enke, De Sanctis gibi ülkemizde kalecilik yapan/yapmış isimler de listede yer alıyor. İşin ilginç yanı Rüştü bu listede yok. Cenky’nin bir kaç gün önce adına yazı yazdığı ve performansını eleştirdiği Jens Lehmann ki, Cenky’nin görüşlerine ben de katılıyorum, varsa Rüştü’nün de bu listede olması gerektiğini düşünüyorum. Kriter, kariyerse Volkan Demirel varsa Rüştü de olmalı; kriter şu anki performans ise Lehmann varsa Rüştü hayli hayli olmalı. Ama koymayı düşünmemişler ya da akıllarına gelmemiş. Bu arada 50 kaleci nasıl seçilmiş diye sorarsanız, Oliver Kahn, Uli Stein,Tony Schumacher, Sepp Maier, Bodo İllgner’in görüşleri ve Bild’in spor bilgi bankasından elde edilen kaleci performans verileri ile 50 kalecilik bu liste oluşturulmuş ve kamuoyunun önüne “Dünya’nın en iyi kalecisi kim?” şeklinde bir anket ile konulmuş. Liste ise şu şekilde:

Iker Casillas (Spanien / Real Madrid)
Gianluigi Buffon (Italien / Juventus Turin)
Petr Cech (Tschechien / FC Chelsea)
Edwin van der Sar (Holland / Manchester United)
Victor Valdes (Spanien / FC Barcelona)
Rene Adler (Deutschland / Bayer Leverkusen)
Igor Akinfeew (Russland / ZSKA Moskau)
Sebastien Frey (Frankreich / AC Florenz)
Julio Cesar (Brasilien / Inter Mailand)
Robert Enke (Deutschland / Hannover 96)
Pepe Reina (Spanien / FC Liverpool)
Tim Wiese (Deutschland / Werder Bremen)
Manuel Neuer (Deutschland / Schalke 04)
Diego Lopez (Spanien / FC Villarreal)
Manuel Almunia (Spanien / FC Arsenal)
Frank Rost (Deutschland / Hamburger SV)
Diego Benaglio (Schweiz / VfL Wolfsburg)
Jens Lehmann (Deutschland / VfB Stuttgart)
Shay Given (Irland / Manchester City)
Hugo Lloris (Frankreich / Olympique Lyon)
Doni (Brasilien / AS Rom)
Artur Boruc (Polen / Celtic Glasgow)
Gregory Coupet (Frankreich / Paris St-Germain)
Logan Bailly (Belgien / Borussia M´gladbach)
Roman Weidenfeller (Deutschland / Borussia Dortmund)
Carlos Kameni (Kamerun / Espanyol Barcelona)
Andrej Pyatow (Ukraine / Schachtjor Donezk)
Jaroslav Drobny (Tschechien / Hertha BSC)
Allan McGregor (Schottland / Glasgow Rangers)
Stipe Pletikosa (Kroatien / Spartak Moskau)
Maarten Stekelenburg (Holland / Ajax Amsterdam)
Timo Hildebrand (Deutschland / 1899 Hoffenheim)
Leo Franco (Argentinien / Galatasaray Istanbul)
Heurelho Gomes (Brasilien / Tottenham Hotspur)
Marco Amelia (Italien / FC Genua)
Joe Hart (England / Birmingham City)
Steve Mandanda (Frankreich / Olympique Marseille)
Christian Abbiati (Italien / AC Mailand)
Volkan Demirel (Türkei / Fenerbahçe Istanbul)
Craig Gordon (Schottland / FC Sunderland)
Samir Handanovic (Slowenien / Udinese Calcio)
Tim Howard (USA / FC Everton)
Mickael Landreau (Frankreich / OSC Lille)
Morgan De Sanctis (Italien / SSC Neapel)
Sergio Romero (Argentinien / AZ Alkmaar)
Robert Green (England / West Ham United)
Cedric Carrasso (Frankreich / Girondins Bordeaux)
Helton (Brasilien / FC Porto)
Rui Patricio (Portugal / Sporting Lissabon)
Wladimir Gabulow (Russland / Dynamo Moskau)

Oy kullanmak isteyenler buradan devam edebilir.

Edit: Rüştü’nün olmamasını artık önemsemiyorum. Baksanıza Guillermo Ochoa bile yok.

Bild’in Kaleci Anketi

Ağustos 12, 2009, 3:22 pm | Anket, Futbol, haber, ozhano kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Bild, her ne kadar seçilen tüm kaleciler Avrupa’dan da olsa, “Dünyadaki En İyi 50 Kaleci”yi açıkladı ve bu elli kaleci arasında okurlarına sunduğu anket ile sıralama yapmayı planlıyor. Volkan Demirel, Leo Franco, Robert Enke, De Sanctis gibi ülkemizde kalecilik yapan/yapmış isimler de listede yer alıyor. İşin ilginç yanı Rüştü bu listede yok. Cenky’nin bir kaç gün önce adına yazı yazdığı ve performansını eleştirdiği Jens Lehmann ki, Cenky’nin görüşlerine ben de katılıyorum, varsa Rüştü’nün de bu listede olması gerektiğini düşünüyorum. Kriter, kariyerse Volkan Demirel varsa Rüştü de olmalı; kriter şu anki performans ise Lehmann varsa Rüştü hayli hayli olmalı. Ama koymayı düşünmemişler ya da akıllarına gelmemiş. Bu arada 50 kaleci nasıl seçilmiş diye sorarsanız, Oliver Kahn, Uli Stein,Tony Schumacher, Sepp Maier, Bodo İllgner’in görüşleri ve Bild’in spor bilgi bankasından elde edilen kaleci performans verileri ile 50 kalecilik bu liste oluşturulmuş ve kamuoyunun önüne “Dünya’nın en iyi kalecisi kim?” şeklinde bir anket ile konulmuş. Liste ise şu şekilde:

Iker Casillas (Spanien / Real Madrid)
Gianluigi Buffon (Italien / Juventus Turin)
Petr Cech (Tschechien / FC Chelsea)
Edwin van der Sar (Holland / Manchester United)
Victor Valdes (Spanien / FC Barcelona)
Rene Adler (Deutschland / Bayer Leverkusen)
Igor Akinfeew (Russland / ZSKA Moskau)
Sebastien Frey (Frankreich / AC Florenz)
Julio Cesar (Brasilien / Inter Mailand)
Robert Enke (Deutschland / Hannover 96)
Pepe Reina (Spanien / FC Liverpool)
Tim Wiese (Deutschland / Werder Bremen)
Manuel Neuer (Deutschland / Schalke 04)
Diego Lopez (Spanien / FC Villarreal)
Manuel Almunia (Spanien / FC Arsenal)
Frank Rost (Deutschland / Hamburger SV)
Diego Benaglio (Schweiz / VfL Wolfsburg)
Jens Lehmann (Deutschland / VfB Stuttgart)
Shay Given (Irland / Manchester City)
Hugo Lloris (Frankreich / Olympique Lyon)
Doni (Brasilien / AS Rom)
Artur Boruc (Polen / Celtic Glasgow)
Gregory Coupet (Frankreich / Paris St-Germain)
Logan Bailly (Belgien / Borussia M´gladbach)
Roman Weidenfeller (Deutschland / Borussia Dortmund)
Carlos Kameni (Kamerun / Espanyol Barcelona)
Andrej Pyatow (Ukraine / Schachtjor Donezk)
Jaroslav Drobny (Tschechien / Hertha BSC)
Allan McGregor (Schottland / Glasgow Rangers)
Stipe Pletikosa (Kroatien / Spartak Moskau)
Maarten Stekelenburg (Holland / Ajax Amsterdam)
Timo Hildebrand (Deutschland / 1899 Hoffenheim)
Leo Franco (Argentinien / Galatasaray Istanbul)
Heurelho Gomes (Brasilien / Tottenham Hotspur)
Marco Amelia (Italien / FC Genua)
Joe Hart (England / Birmingham City)
Steve Mandanda (Frankreich / Olympique Marseille)
Christian Abbiati (Italien / AC Mailand)
Volkan Demirel (Türkei / Fenerbahçe Istanbul)
Craig Gordon (Schottland / FC Sunderland)
Samir Handanovic (Slowenien / Udinese Calcio)
Tim Howard (USA / FC Everton)
Mickael Landreau (Frankreich / OSC Lille)
Morgan De Sanctis (Italien / SSC Neapel)
Sergio Romero (Argentinien / AZ Alkmaar)
Robert Green (England / West Ham United)
Cedric Carrasso (Frankreich / Girondins Bordeaux)
Helton (Brasilien / FC Porto)
Rui Patricio (Portugal / Sporting Lissabon)
Wladimir Gabulow (Russland / Dynamo Moskau)

Oy kullanmak isteyenler buradan devam edebilir.

Edit: Rüştü’nün olmamasını artık önemsemiyorum. Baksanıza Guillermo Ochoa bile yok.

>Anket: 2009-2010 Sezonunda TSL’de Adından En Çok Söz Ettirecek Yabancı Transfer?

Ağustos 1, 2009, 11:10 pm | Anket, Futbol kategorisinde yayınlandı | 5 Yorum

> TSL’de yeni sezona başlamadan önce yeni bir anketi siz okurlarımıza sunuyoruz. “2009-2010 Sezonunda TSL’de Adından En Çok Söz Ettirecek Yabancı Transfer?” başlığı altında bu sezon kulüplerin yaptığı transferleri naçizane yorumlamaya çalışacağız. “En çok söz ettirecek” derken pozitif anlamda performansları gözönünde bulunduruyoruz. Çok büyük beklentilerle alınıp sezon sonunda hayal kırıklığı olarak kendinden söz ettirecek olanları burada yeniden yazacağız.

Edit: Elano Blumer’i Elano Brumel olarak yazmışız gecenin ve geç saatin etkisiyle herhalde, DBergkamp10’a teşekkürler uyarısı için.

>Messi – Ronaldo Anketi

Mayıs 25, 2009, 5:48 pm | Anket, ozhano kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> Yaklaşık 1 aydır tek bir anket üzerinde dönüp duruyoruz. Acaba Cristiano Ronaldo mu yoksa Lionel Messi mi? Sevgili Cenky ile bu konu üzerine bayağı birbirimize girdik. Anket süresi ilk olarak 10 gün falandı. İlk 5-6 gün Messi Ronaldo oranı Messi lehine %66 ya %33 tü. Ancak anketin ilk döneminde bitime 4 gün kala Ronaldo Messi’ye yetişti, geçti ve oran Ronaldo lehine %53 e %46 oldu. Aslında anketimiz o zaman sona erecekti. Ancak Cenky anketin bitmesine 1 gün kala süreyi 10 gün daha uzattı. Bu süre içinde yüzdelik oranlar fazla değişmedi. Bugün de uzatmanın son günü idi. Bugün Cenky ile yemek yerken “Madem çarşamba günü Şampiyonlar Ligi Finali var Barcelona var Man Utd var Messi var Ronaldo var o zaman devam edelim bu hafta sonuna kadar” dedik ve süreyi son kez uzattık. Şu anda buralarda fırtına öncesi sessizlik yaşanıyor. Bakalım çarşamba göstersinler marifetlerini. Anketin durumuna göre de yıkılacak buralar, toz dumana karışacak, haber bültenlerine konu olacak olaylar yaşanacak. Alttaki resim de çok güzel anlatıyor bizim anketin durumunu.

Messi – Ronaldo Anketi

Mayıs 25, 2009, 5:48 pm | Anket, ozhano kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Yaklaşık 1 aydır tek bir anket üzerinde dönüp duruyoruz. Acaba Cristiano Ronaldo mu yoksa Lionel Messi mi? Sevgili Cenky ile bu konu üzerine bayağı birbirimize girdik. Anket süresi ilk olarak 10 gün falandı. İlk 5-6 gün Messi Ronaldo oranı Messi lehine %66 ya %33 tü. Ancak anketin ilk döneminde bitime 4 gün kala Ronaldo Messi’ye yetişti, geçti ve oran Ronaldo lehine %53 e %46 oldu. Aslında anketimiz o zaman sona erecekti. Ancak Cenky anketin bitmesine 1 gün kala süreyi 10 gün daha uzattı. Bu süre içinde yüzdelik oranlar fazla değişmedi. Bugün de uzatmanın son günü idi. Bugün Cenky ile yemek yerken “Madem çarşamba günü Şampiyonlar Ligi Finali var Barcelona var Man Utd var Messi var Ronaldo var o zaman devam edelim bu hafta sonuna kadar” dedik ve süreyi son kez uzattık. Şu anda buralarda fırtına öncesi sessizlik yaşanıyor. Bakalım çarşamba göstersinler marifetlerini. Anketin durumuna göre de yıkılacak buralar, toz dumana karışacak, haber bültenlerine konu olacak olaylar yaşanacak. Alttaki resim de çok güzel anlatıyor bizim anketin durumunu.

>Messi mi Ronaldo mu?

Mayıs 8, 2009, 7:57 pm | Anket, EPL, Futbol, La Liga kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

>Sevgili dostum ozhano ile bir kaç gündür Messi mi Ronaldo mu diye birbirimize girmiş durumdayız. Kimin kimi savunduğunu söylemeden gelen giden futbolseverlere bir soralım istedik. Hazır yarı finaller yeni oynanmış Şampiyonlar Ligi’nde, her ikisi de kupanın birer kulpundan tutmuş çekiştirirken soruyoruz sorumuzu:

Siz olsanız hangisini takımınızda görmek istersiniz, Messi mi Ronaldo mu?

Anket hemen solda. Anket sonucuna göre ozhano ya da ben ötekine fena halde giydirecek, karışacak buralar 😀

Yorumu, nedeni, niçini olan da buyursun davetlimiz olsun, çatallasın salatayı.

Messi mi Ronaldo mu?

Mayıs 8, 2009, 7:57 pm | Anket, EPL, Futbol, La Liga kategorisinde yayınlandı | 5 Yorum

Sevgili dostum ozhano ile bir kaç gündür Messi mi Ronaldo mu diye birbirimize girmiş durumdayız. Kimin kimi savunduğunu söylemeden gelen giden futbolseverlere bir soralım istedik. Hazır yarı finaller yeni oynanmış Şampiyonlar Ligi’nde, her ikisi de kupanın birer kulpundan tutmuş çekiştirirken soruyoruz sorumuzu:

Siz olsanız hangisini takımınızda görmek istersiniz, Messi mi Ronaldo mu?

Anket hemen solda. Anket sonucuna göre ozhano ya da ben ötekine fena halde giydirecek, karışacak buralar 😀

Yorumu, nedeni, niçini olan da buyursun davetlimiz olsun, çatallasın salatayı.

Galatasaray Anketi Üzerine

Nisan 29, 2009, 1:41 pm | Anket, Futbol, Galatasaray kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum

Gelecek sezonda Galatasaray’da kimleri görmek istemiyorsunuz diye sormuştuk Çoban Salata okurlarına. Oy veren herkese teşekkürler. Önce öne çıkan sonuçları bir verelim sonra yoruma geçelim:

Linderoth %60
Ümit Karan %56
Nonda %56
Feldkamp %55
Hasan Şaş %54
Adnan Sezgin %52
Sabri %52
Lincoln %46
Bülent Korkmaz %45
Sağlık Ekibi %44
Mehmet Güven %44
De Sanctis %42

Sonuçlara bakarak söyleyebileceğimiz ilk şey taraftarın Linderoth’tan umudu kestiği. 2 sezondur çıktığı antrenman sayısı neredeyse Galatasaray’ın oynadığı maç sayısını geçmeyen İsveçli kariyeri boyunca hiç ciddi sakatlık yaşamadığı için ona buz adam, demir adam lakapları takılımıştı. Ama Galatasaray macerası onun için belki de kariyerini bitren bir süreç oldu. Ona bel bağlayan Galatasaray’ın kaybettiklerini saymaya gerek bile yok. Ve şimdi 1 numaralı istenmeyen adam Linderoth, garanti parasını alıyor ve hiç bir şey vermiyor.

2. çarpıcı sonuç ise takımın en eskileri Hasan Şaş ve Ümit Karan’la ilgili. Taraftarın yarıdan fazlasının gitsin dediği bu iki ismin özellikle bu sezonki performanslarına baktığımızda kariyerlerinin en kötü dönemlerini geçiriyorlar demek yanlış olmayacaktır. Hasan belki biraz parlamıştı lig başında ama sakatlandıktan sonra iyileşip döndüğündeki vücut şekli, fazla kiloları ve kurtulamadığı asabiyeti onu istenmeyen adamlardan biri haline getirdi. Karan için söylenebilecek hiç bir şey yok. Senelerdir kendi adıma vasat bir futbolcu olduğunu, Hakan Şükür ve Arif’le oynama fırsatı yakaladığı için bu denli gol atabildiğini söyledim durdum. Kendisi gibi önce golü düşünen forvetlerle partnerlik yapınca durumu ortada.
Sabri ayrı bir inceleme konusu. Hiç bir oyuncu yoktur ki tribünde hem onu gırtlaklamak isteyen hem de omuzlarda taşımak isteyen taraftar grubu olsun. Ben 1. gruptanım. Aslında bir orta saha oyuncusu olan Sabri adam yokluğunda sağbekliğe devşirilip oraya mahkum edilmiş, bu sayede Galatasaray’ı da kendisine mahkum edilmiş bir oyuncu. O olduğu için senelerdir sağbek alınmayışı sonucu, Uğur da sakatlandıktan sonra, artık bu sezon balonu patladı. Çünkü önünde ilk işi hücum etmek olan Kewell var. Altyapı’dan geliyor olması, hasta Galatasaraylı olması onu sevenlerin çokluğunu açıklıyor ama, sahada agresifliğini, devamlı kavga ediyormuşcasına gözüken yüz ifadelerini ve yanlış saha içi tercihlerini ney nasıl açıklayacak orasını bilmiyorum. Sonuç olarak Sabri taraftarın desteğini de önemli ölçüde kaybetmiş durumda.

Taraftarın Galatasaray’ın yabancılarına güveni kalmadığını da anlatıyor anket sonuçları. Sakatlık adam Linderoth, kontratı alıp üzerine yatan ve adeta geçen sezona göre 2 vites düşük hızda seyreden Nonda, istikrarsız De Sanctis ile Problem adam Lincoln istenmeyenler arasında başta gidiyorlar. Taraftarın Baros ve Kewell dışındaki yabancılara sıcak bakmadığı, bire bir takıma katkı yapan adamı tuttuğu ortada. Kewell ve Baros’la ilgili bugüne kadar herhangi bir sorun yaşanmamış olması da bu isimlerin Galatasaray karakterine daha uygun adamlar olduğunu zaten göstermekte.

2 alttaki gönderi de Bülent Korkmaz’la ilgili yaptığım tespitlerin ankette de desteklendiği gözükmekte. Bülent Galatasaray’a erken geldi, üstelik bir taktik dehası falan da değil. Bu da onu kullanılabilir ve harcanabilir hale getirmekte. Kesin olansa hala taraftarın yarısından fazlasının Bülent’e inandığı. Bizler ne kadar Bülent kalsın ve başarılı olsun istesek de tıpkı Adnan Polat’ın dediği gibi “Bizler aslında önceden yazılmış bir senaryonun figüranlarıyız be Kaptan!”

Mehmet Güven’e söylecek sözümüz yok, senelerdir hep aşağı doğru gidiyor performansı. 4 sene önce Ümit Milli takımda oynayan Mehmet ile bu Mehmet arasında çok büyük fark var. Mehmet’e Mehmet Güvensiz diyorum ben 2 sezondur, taraftar da aynı fikirde Altyapıdan geliyor ve Şampiyonlar Ligi’nde, UEFA’da home-grown oyuncu statüsünü dolduruyor olmaktan başka faydası yok senelerdir ne Galatasaray’a ne kendisine.

Sağlık ekibine tepkide haklı mıyız, yoksa Sağlık ekibinin yapacak şeyi mi kalmıyor fiziken kötü durumdaki oyuncuların sakatlıklarına, bir türlü çözemedik. Onların tespitlerine göre yön bulan tedaviler acaba yollarını mı kaybediyorlar belirsiz. Tepki almaları doğal, Galatasaray tarihinde belki de şu iki sezon boyunca yaşanan kadar sakatlık yaşanmamıştır.

Son mesajsa Adnan Polat’a çıkmış anketten. “Yönetimini destekliyoruz ama şu Adnan Sezgin ve Kalli’den kurtar Galatasaray’ın yakasını artık!” diyor taraftar. 12 Ocak’ta sormuşuz biz de Hangisi Başkan diye. Son Dönemlerde Futbol Şubesi’ni tamamiyle Haldun Üstünel’e bağlayarak bir hamle yaptı Polat ancak şu an için yarım hala. Adnan Sezgin ve Kalli ne kadar çabuk ayrılırsa Galatasaray’dan, çok başlılıktan ne kadar çabuk kurtulursa Florya, o kadar çabuk gelir başarı.

Bir parantez de destek gören takımda tutulması istenen isimlere. Aykut, Emre Aşık, Emre Güngör, Hakan Balta, Alpaslan, Uğur, Servet, Serkan Kurtuluş, Ayhan, Barış, Mehmet Topal, Kewell, Arda, Baros, Serkan Çalık, Cevat ve Nezihi Hocalar. diğer isimlere güven giderek azalıyor, Polat yönetimine muhalifler üçte 1 düzeyine gelmiş. Taraftarın mesajı şu; takıma her şeyini veren adamlar ve gençlere sahip çıkıyoruz. Genç de olsan şöhretli de takıma bir şey vermiyorsan seni Galatasaray’da istemiyoruz.

>Galatasaray Anketi Üzerine

Nisan 29, 2009, 1:41 pm | Anket, Futbol, Galatasaray kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Gelecek sezonda Galatasaray’da kimleri görmek istemiyorsunuz diye sormuştuk Çoban Salata okurlarına. Oy veren herkese teşekkürler. Önce öne çıkan sonuçları bir verelim sonra yoruma geçelim:

Linderoth %60
Ümit Karan %56
Nonda %56
Feldkamp %55
Hasan Şaş %54
Adnan Sezgin %52
Sabri %52
Lincoln %46
Bülent Korkmaz %45
Sağlık Ekibi %44
Mehmet Güven %44
De Sanctis %42

Sonuçlara bakarak söyleyebileceğimiz ilk şey taraftarın Linderoth’tan umudu kestiği. 2 sezondur çıktığı antrenman sayısı neredeyse Galatasaray’ın oynadığı maç sayısını geçmeyen İsveçli kariyeri boyunca hiç ciddi sakatlık yaşamadığı için ona buz adam, demir adam lakapları takılımıştı. Ama Galatasaray macerası onun için belki de kariyerini bitren bir süreç oldu. Ona bel bağlayan Galatasaray’ın kaybettiklerini saymaya gerek bile yok. Ve şimdi 1 numaralı istenmeyen adam Linderoth, garanti parasını alıyor ve hiç bir şey vermiyor.

2. çarpıcı sonuç ise takımın en eskileri Hasan Şaş ve Ümit Karan’la ilgili. Taraftarın yarıdan fazlasının gitsin dediği bu iki ismin özellikle bu sezonki performanslarına baktığımızda kariyerlerinin en kötü dönemlerini geçiriyorlar demek yanlış olmayacaktır. Hasan belki biraz parlamıştı lig başında ama sakatlandıktan sonra iyileşip döndüğündeki vücut şekli, fazla kiloları ve kurtulamadığı asabiyeti onu istenmeyen adamlardan biri haline getirdi. Karan için söylenebilecek hiç bir şey yok. Senelerdir kendi adıma vasat bir futbolcu olduğunu, Hakan Şükür ve Arif’le oynama fırsatı yakaladığı için bu denli gol atabildiğini söyledim durdum. Kendisi gibi önce golü düşünen forvetlerle partnerlik yapınca durumu ortada.
Sabri ayrı bir inceleme konusu. Hiç bir oyuncu yoktur ki tribünde hem onu gırtlaklamak isteyen hem de omuzlarda taşımak isteyen taraftar grubu olsun. Ben 1. gruptanım. Aslında bir orta saha oyuncusu olan Sabri adam yokluğunda sağbekliğe devşirilip oraya mahkum edilmiş, bu sayede Galatasaray’ı da kendisine mahkum edilmiş bir oyuncu. O olduğu için senelerdir sağbek alınmayışı sonucu, Uğur da sakatlandıktan sonra, artık bu sezon balonu patladı. Çünkü önünde ilk işi hücum etmek olan Kewell var. Altyapı’dan geliyor olması, hasta Galatasaraylı olması onu sevenlerin çokluğunu açıklıyor ama, sahada agresifliğini, devamlı kavga ediyormuşcasına gözüken yüz ifadelerini ve yanlış saha içi tercihlerini ney nasıl açıklayacak orasını bilmiyorum. Sonuç olarak Sabri taraftarın desteğini de önemli ölçüde kaybetmiş durumda.

Taraftarın Galatasaray’ın yabancılarına güveni kalmadığını da anlatıyor anket sonuçları. Sakatlık adam Linderoth, kontratı alıp üzerine yatan ve adeta geçen sezona göre 2 vites düşük hızda seyreden Nonda, istikrarsız De Sanctis ile Problem adam Lincoln istenmeyenler arasında başta gidiyorlar. Taraftarın Baros ve Kewell dışındaki yabancılara sıcak bakmadığı, bire bir takıma katkı yapan adamı tuttuğu ortada. Kewell ve Baros’la ilgili bugüne kadar herhangi bir sorun yaşanmamış olması da bu isimlerin Galatasaray karakterine daha uygun adamlar olduğunu zaten göstermekte.

2 alttaki gönderi de Bülent Korkmaz’la ilgili yaptığım tespitlerin ankette de desteklendiği gözükmekte. Bülent Galatasaray’a erken geldi, üstelik bir taktik dehası falan da değil. Bu da onu kullanılabilir ve harcanabilir hale getirmekte. Kesin olansa hala taraftarın yarısından fazlasının Bülent’e inandığı. Bizler ne kadar Bülent kalsın ve başarılı olsun istesek de tıpkı Adnan Polat’ın dediği gibi “Bizler aslında önceden yazılmış bir senaryonun figüranlarıyız be Kaptan!”

Mehmet Güven’e söylecek sözümüz yok, senelerdir hep aşağı doğru gidiyor performansı. 4 sene önce Ümit Milli takımda oynayan Mehmet ile bu Mehmet arasında çok büyük fark var. Mehmet’e Mehmet Güvensiz diyorum ben 2 sezondur, taraftar da aynı fikirde Altyapıdan geliyor ve Şampiyonlar Ligi’nde, UEFA’da home-grown oyuncu statüsünü dolduruyor olmaktan başka faydası yok senelerdir ne Galatasaray’a ne kendisine.

Sağlık ekibine tepkide haklı mıyız, yoksa Sağlık ekibinin yapacak şeyi mi kalmıyor fiziken kötü durumdaki oyuncuların sakatlıklarına, bir türlü çözemedik. Onların tespitlerine göre yön bulan tedaviler acaba yollarını mı kaybediyorlar belirsiz. Tepki almaları doğal, Galatasaray tarihinde belki de şu iki sezon boyunca yaşanan kadar sakatlık yaşanmamıştır.

Son mesajsa Adnan Polat’a çıkmış anketten. “Yönetimini destekliyoruz ama şu Adnan Sezgin ve Kalli’den kurtar Galatasaray’ın yakasını artık!” diyor taraftar. 12 Ocak’ta sormuşuz biz de Hangisi Başkan diye. Son Dönemlerde Futbol Şubesi’ni tamamiyle Haldun Üstünel’e bağlayarak bir hamle yaptı Polat ancak şu an için yarım hala. Adnan Sezgin ve Kalli ne kadar çabuk ayrılırsa Galatasaray’dan, çok başlılıktan ne kadar çabuk kurtulursa Florya, o kadar çabuk gelir başarı.

Bir parantez de destek gören takımda tutulması istenen isimlere. Aykut, Emre Aşık, Emre Güngör, Hakan Balta, Alpaslan, Uğur, Servet, Serkan Kurtuluş, Ayhan, Barış, Mehmet Topal, Kewell, Arda, Baros, Serkan Çalık, Cevat ve Nezihi Hocalar. diğer isimlere güven giderek azalıyor, Polat yönetimine muhalifler üçte 1 düzeyine gelmiş. Taraftarın mesajı şu; takıma her şeyini veren adamlar ve gençlere sahip çıkıyoruz. Genç de olsan şöhretli de takıma bir şey vermiyorsan seni Galatasaray’da istemiyoruz.

Bülent Sen Takımı Yönet, Kafanı Kızdıranı Takımdan Defet

Nisan 7, 2009, 9:41 am | Anket, Galatasaray, ozhano, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Galatasaray’daki Lincoln-Bülent Korkmaz çekişmesi üzerine yaptığımız anket sonucunda gördük ki taraftarın Lincoln’e verdiği destek sona erdi. Lincoln’ün yaptıklarının gerçekten affedilecek bir yanı yok. Ancak dün akşam oynanan Gaziantep maçı gösterdi ki Galatasaray’ın Lincoln’e ihtiyacı da var. Arda oyun kurucu pozisyonunda gerçekten çok iyi oynadı. Ancak Lincoln gibi oyunun sadece ofanstan ibaret olmadığını bildiği için defansa da yardımını esirgemedi. Tabi bunun sonucunda da oyunun 70-75. dakikasından sonra da yoruldu. Konumuz burada tabiki Arda değil. Onu ancak övebiliriz şu hali ile. Önemli olan takımın Lincoln’e olan ihtiyacı. Burada benim görüşüm tabi ki iyi bir Lincoln’e (ilk devrenin son maçlarında olduğu gibi) takımın ihtiyacı her zaman olur. Ancak bir futbolcu klüpte hem sorun çıkarıp hem de saha içinde performans düşüklüğü yaşıyorsa onun bileti kesilmelidir. Diğer cephede olan Bülent Korkmaz’ın eylemleri ve söylemleri ise onca yıllık Galatasaray oyuncu karakterine ve etiğine hiç sığmayacak cinsten. Kendisine Lincoln’le ilgili sorulan her soruda Lincoln’ü taraftarın önüne atan cevaplar vermesi yanlıştan başka bir şey değil.

En son dün akşam maçtan sonra muhabir yine Lincoln’ün Antep’e niye getirilmediğini ve durumunun ne olacağını sorduğunda verilmesi gereken cevap en fazla “Dinlenmesini istedim” olur. Ancak Bülent yine beni şaşırtmadı ve “Ben onu Antep’e getirecektim ama sorduğumda ben hazır değilim gelmek istemiyorum” demek oldu. Böyle bir söz söylemiş olsa bile bunu kamuoyu önünde paylaşmış olmak Bülent’in t.d. hanesine ekstra bir eksi puan ekledi. Açıkçası önceki yazılarımda Bülent’in çok iyi bir Galatasaraylı olduğunu ancak iyi bir t.d. olamayacağını belirtmiştim. Bu düşüncemde herhangi bir sapma yok. Ben Bülent’in Galatasaray’ı şampiyon yapsa bile gelecek sezonu Galatasaray’ın başında göremeyeceğini iddia edenlerdenim. Ankette en ilginç olan ankete son anda eklediğimiz”Sıkıldım bu işlerden” seçeneği oldu. Taraftarın yine büyük bir çoğunluğu bu işlerin Galatasaray’a yarardan çok zarar getirdiği ve takımın performansının bu olaylardan etkilendiği görüşünde. Aslında mantıklı düşünüldüğünde de doğru olan bu. Ancak iki taraf da o kadar inatçı ki ve yaşanılanlar kamuoyuna o kadar çok aksettiriliyor ki kesinlikle iki testiden biri ya da ikisi birden kırılmadan bu işler bir yola girmeyecek. İkisini de gönderme seçeneği de taraftarın düşündüğü alternatiflerden biri olmuş ankete göre. Bu benim de seçtiğim seçenekti. Açıkçası bana göre madem bu kadar sıkıntı yaşandı bu konuda, ben olsam Lincoln’ü Rusyaya ya da Almanyaya satar para kazanır, diğer taraftan Bülent’in elini sıkar ve yollardım. Takımı Cevat hocaya emanet ederdim. Takım yapısında da Ardayı Lincoln’ün pozisyonuna geçirir, Oz büyücüsünü sola çeker Aydın’ı da sağa koyardım. Ama bu işler bu kadar kolay değil. Yaptım oldu demek de zor. Son olarak “aralarını bulurdum” seçeneği gerçekten bu iki insan işin içinde olduğunda olması mümkün olmayacak bir seçenekti. Ama ankete katılanların %9 ü iyi niyetli bir şekilde bu seçeneği seçmişler.

Lincoln ile Bülent arasındaki çekişme takımı olumsuz yönde etkilediği aşikar. Lincoln zaten sorunlu bir insan. İlginç olan Bülent’in bu olayı bu kadar sıcak tutmaya çalışması. Bülent’e yönetimce verilen yetki sanırım şuydu ki böyle hareket ediyor:

“Bülent sen takımı yönet, kafanı kızdıranı takımdan defet”

İkinci kısmı iyi yapıyor da birinci kısımda ben şüpheliyim.

>Bülent Sen Takımı Yönet, Kafanı Kızdıranı Takımdan Defet

Nisan 7, 2009, 9:41 am | Anket, Galatasaray, ozhano, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Galatasaray’daki Lincoln-Bülent Korkmaz çekişmesi üzerine yaptığımız anket sonucunda gördük ki taraftarın Lincoln’e verdiği destek sona erdi. Lincoln’ün yaptıklarının gerçekten affedilecek bir yanı yok. Ancak dün akşam oynanan Gaziantep maçı gösterdi ki Galatasaray’ın Lincoln’e ihtiyacı da var. Arda oyun kurucu pozisyonunda gerçekten çok iyi oynadı. Ancak Lincoln gibi oyunun sadece ofanstan ibaret olmadığını bildiği için defansa da yardımını esirgemedi. Tabi bunun sonucunda da oyunun 70-75. dakikasından sonra da yoruldu. Konumuz burada tabiki Arda değil. Onu ancak övebiliriz şu hali ile. Önemli olan takımın Lincoln’e olan ihtiyacı. Burada benim görüşüm tabi ki iyi bir Lincoln’e (ilk devrenin son maçlarında olduğu gibi) takımın ihtiyacı her zaman olur. Ancak bir futbolcu klüpte hem sorun çıkarıp hem de saha içinde performans düşüklüğü yaşıyorsa onun bileti kesilmelidir. Diğer cephede olan Bülent Korkmaz’ın eylemleri ve söylemleri ise onca yıllık Galatasaray oyuncu karakterine ve etiğine hiç sığmayacak cinsten. Kendisine Lincoln’le ilgili sorulan her soruda Lincoln’ü taraftarın önüne atan cevaplar vermesi yanlıştan başka bir şey değil.

En son dün akşam maçtan sonra muhabir yine Lincoln’ün Antep’e niye getirilmediğini ve durumunun ne olacağını sorduğunda verilmesi gereken cevap en fazla “Dinlenmesini istedim” olur. Ancak Bülent yine beni şaşırtmadı ve “Ben onu Antep’e getirecektim ama sorduğumda ben hazır değilim gelmek istemiyorum” demek oldu. Böyle bir söz söylemiş olsa bile bunu kamuoyu önünde paylaşmış olmak Bülent’in t.d. hanesine ekstra bir eksi puan ekledi. Açıkçası önceki yazılarımda Bülent’in çok iyi bir Galatasaraylı olduğunu ancak iyi bir t.d. olamayacağını belirtmiştim. Bu düşüncemde herhangi bir sapma yok. Ben Bülent’in Galatasaray’ı şampiyon yapsa bile gelecek sezonu Galatasaray’ın başında göremeyeceğini iddia edenlerdenim. Ankette en ilginç olan ankete son anda eklediğimiz”Sıkıldım bu işlerden” seçeneği oldu. Taraftarın yine büyük bir çoğunluğu bu işlerin Galatasaray’a yarardan çok zarar getirdiği ve takımın performansının bu olaylardan etkilendiği görüşünde. Aslında mantıklı düşünüldüğünde de doğru olan bu. Ancak iki taraf da o kadar inatçı ki ve yaşanılanlar kamuoyuna o kadar çok aksettiriliyor ki kesinlikle iki testiden biri ya da ikisi birden kırılmadan bu işler bir yola girmeyecek. İkisini de gönderme seçeneği de taraftarın düşündüğü alternatiflerden biri olmuş ankete göre. Bu benim de seçtiğim seçenekti. Açıkçası bana göre madem bu kadar sıkıntı yaşandı bu konuda, ben olsam Lincoln’ü Rusyaya ya da Almanyaya satar para kazanır, diğer taraftan Bülent’in elini sıkar ve yollardım. Takımı Cevat hocaya emanet ederdim. Takım yapısında da Ardayı Lincoln’ün pozisyonuna geçirir, Oz büyücüsünü sola çeker Aydın’ı da sağa koyardım. Ama bu işler bu kadar kolay değil. Yaptım oldu demek de zor. Son olarak “aralarını bulurdum” seçeneği gerçekten bu iki insan işin içinde olduğunda olması mümkün olmayacak bir seçenekti. Ama ankete katılanların %9 ü iyi niyetli bir şekilde bu seçeneği seçmişler.

Lincoln ile Bülent arasındaki çekişme takımı olumsuz yönde etkilediği aşikar. Lincoln zaten sorunlu bir insan. İlginç olan Bülent’in bu olayı bu kadar sıcak tutmaya çalışması. Bülent’e yönetimce verilen yetki sanırım şuydu ki böyle hareket ediyor:

“Bülent sen takımı yönet, kafanı kızdıranı takımdan defet”

İkinci kısmı iyi yapıyor da birinci kısımda ben şüpheliyim.

>Cavs Anketi

Ocak 29, 2009, 9:27 am | Anket, Boston Celtics, Cleveland Cavs, LA Lakers, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>“Cleveland Cavaliers İlk İç Saha Mağlubiyetini Kimden Alır?” konulu basketbolseverle dönük anketimiz sona erdi. Katılımcıların %41’i NBA’in en iyi deplasman takımı olan Orlando’nun taa Mart ayına ayına kadar yenilmeyeceklerini düşündükleri Cavs’i deplasmanda yeneceğini düşünmekte. Eğer Cavs böylesine müthiş bir başarıya ulaşırsa NBA’in en önemli iç saha performanslarından birine imza atmış olacak. NBA’de bir sezonda en iyi iç saha performansına sahip takım şu an için 1985-1986 sezonundaki derecesiyle Celtics. Bird – Parrish – McHale’i o efsane kadro o sezon evinde sadece tek maç kaybetmiş ve 40-1’lik derece yapmıştı. Katılımcıların %25’i ise Lebron’u ancak Kobe alt eder diye düşünerek Lakers’ı tercih etmişler. Phoenix ve Detroit’e fazla şans verilmemiş. Gözüken o ki NBA’i takip edenler Cas’in iç saha başarısının Kobe de başaramazsa uzun süre devam edeceği görüşündeler. KAtılan herkese sonsuz teşekkürler…

Efsane Celtics Kadrosu, 1985-86 Şampiyonu

Cavs Anketi

Ocak 29, 2009, 9:27 am | Anket, Boston Celtics, Cleveland Cavs, LA Lakers, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

“Cleveland Cavaliers İlk İç Saha Mağlubiyetini Kimden Alır?” konulu basketbolseverle dönük anketimiz sona erdi. Katılımcıların %41’i NBA’in en iyi deplasman takımı olan Orlando’nun taa Mart ayına ayına kadar yenilmeyeceklerini düşündükleri Cavs’i deplasmanda yeneceğini düşünmekte. Eğer Cavs böylesine müthiş bir başarıya ulaşırsa NBA’in en önemli iç saha performanslarından birine imza atmış olacak. NBA’de bir sezonda en iyi iç saha performansına sahip takım şu an için 1985-1986 sezonundaki derecesiyle Celtics. Bird – Parrish – McHale’i o efsane kadro o sezon evinde sadece tek maç kaybetmiş ve 40-1’lik derece yapmıştı. Katılımcıların %25’i ise Lebron’u ancak Kobe alt eder diye düşünerek Lakers’ı tercih etmişler. Phoenix ve Detroit’e fazla şans verilmemiş. Gözüken o ki NBA’i takip edenler Cas’in iç saha başarısının Kobe de başaramazsa uzun süre devam edeceği görüşündeler. KAtılan herkese sonsuz teşekkürler…

Efsane Celtics Kadrosu, 1985-86 Şampiyonu

Milli Takım Kalesi

Eylül 27, 2008, 12:14 pm | Anket, Futbol, Milli Takım kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Milli Takım kalesine kimi yakıştırıyoruz? diye sormuştum konuya ilişkin fikri olanlara. Ufak bir anket yaptık. Birim alan genel alanın özelliklerini taşır teoreminden hareketle ufak bir değerlendirme yapalım sonuçlar hakkında. Oylamada;

Volkan %35
Başka bir isim %16
Serdar %14
Tekrar Rüştü %7
Tolga %6
Recep %6
Serkan%1

oranında oy almış. Oy verenlerin çoğunluğu Volkan’ı tercih etse de gözüken 3’te 2’lik bir kesimin Volkan’ın yerine bir alternatif aradığı. Fenerbahçe kalesini koruyor ve bir çok uluslararası maçta o kalede duruyor olmasının vermiş olduğu izlenimle seçenekler arasında öne çıkmış Volkan. Hemen arkasındaki tercih ise arkasında paslanan ma yeteneği ve fiziğinden bir şey kaybetmeyen, en nihayetinde bu sezon Kocaelispor’u tek başına ayakta tumaya çalışan Serdar Kulbilge. Rüştü’den vaz geçemeyenler ve seçeneklerden başka isimleri o kalede görmek isteyenler de mevcut.

Uzatmadan direk bir mesajdır aslında bu. Türk futbolseveri o kaleye gözü kapalı kimseyi koyamıyor, ülkenin kalesini kimseye kolay kolay emanet edemiyor. Yabancı kaleci sayısının artışı, Anadolu takımlarında bir türlü istikrar yakalayamayan ya da yakalattırılmayan eldivenlerimiz. Ne kadar etkili orta saha, forvet yetiştirirsek yetiştirelim kanadımız hep kırık. Savunma oyuncusu sıkıntımız bu kadar barizken, kalemizde de fazlasıyla sıkıntılıyız aslında, hep bir fazlasını atmak zorundayız yediğimizin. Kaleci sorununu bitirmek için proje üretilmeli bu ülkede yoksa sonumuz David James’e mecbur İngiltere’den farklı olmayacak.

>Milli Takım Kalesi

Eylül 27, 2008, 12:14 pm | Anket, Futbol, Milli Takım kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Milli Takım kalesine kimi yakıştırıyoruz? diye sormuştum konuya ilişkin fikri olanlara. Ufak bir anket yaptık. Birim alan genel alanın özelliklerini taşır teoreminden hareketle ufak bir değerlendirme yapalım sonuçlar hakkında. Oylamada;

Volkan %35
Başka bir isim %16
Serdar %14
Tekrar Rüştü %7
Tolga %6
Recep %6
Serkan%1

oranında oy almış. Oy verenlerin çoğunluğu Volkan’ı tercih etse de gözüken 3’te 2’lik bir kesimin Volkan’ın yerine bir alternatif aradığı. Fenerbahçe kalesini koruyor ve bir çok uluslararası maçta o kalede duruyor olmasının vermiş olduğu izlenimle seçenekler arasında öne çıkmış Volkan. Hemen arkasındaki tercih ise arkasında paslanan ma yeteneği ve fiziğinden bir şey kaybetmeyen, en nihayetinde bu sezon Kocaelispor’u tek başına ayakta tumaya çalışan Serdar Kulbilge. Rüştü’den vaz geçemeyenler ve seçeneklerden başka isimleri o kalede görmek isteyenler de mevcut.

Uzatmadan direk bir mesajdır aslında bu. Türk futbolseveri o kaleye gözü kapalı kimseyi koyamıyor, ülkenin kalesini kimseye kolay kolay emanet edemiyor. Yabancı kaleci sayısının artışı, Anadolu takımlarında bir türlü istikrar yakalayamayan ya da yakalattırılmayan eldivenlerimiz. Ne kadar etkili orta saha, forvet yetiştirirsek yetiştirelim kanadımız hep kırık. Savunma oyuncusu sıkıntımız bu kadar barizken, kalemizde de fazlasıyla sıkıntılıyız aslında, hep bir fazlasını atmak zorundayız yediğimizin. Kaleci sorununu bitirmek için proje üretilmeli bu ülkede yoksa sonumuz David James’e mecbur İngiltere’den farklı olmayacak.

>Volkan Demirel ve Milli Kale Anketi

Eylül 17, 2008, 12:03 pm | Anket, Milli Takım, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Çok fazla şey söylemeyeceğin Volkan ile ilgili. Yakışıklılığı (öyle deniyor ya) ve vücut yapısını bir tarafa bırakırsak bence ne Fenerbahçe ne de Milli takım kalesine yakışmayan bir adam. Üstelik, tamamen şahsi görüşümdür, ondan daha yetenekli adamların bu ülkede harcandığı kanaatindeyim. Fenerbahçe’de harcanan Recep, Serdar, Ankaragücü’nden Serkan Kırıntılı, kendini her sezon geliştiren Tolga. Kendi adıma ben Recep ve Serkan’ı çok yakıştırıyorum o kaleye. Peki bloga giden gelen sizler acaba neler düşünüyorsunuz. Kısa bir süre için sağ trafta bir anket açalım, yorumları buraya alalım.

Volkan Demirel ve Milli Kale Anketi

Eylül 17, 2008, 12:03 pm | Anket, Milli Takım, TSL kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum

Çok fazla şey söylemeyeceğin Volkan ile ilgili. Yakışıklılığı (öyle deniyor ya) ve vücut yapısını bir tarafa bırakırsak bence ne Fenerbahçe ne de Milli takım kalesine yakışmayan bir adam. Üstelik, tamamen şahsi görüşümdür, ondan daha yetenekli adamların bu ülkede harcandığı kanaatindeyim. Fenerbahçe’de harcanan Recep, Serdar, Ankaragücü’nden Serkan Kırıntılı, kendini her sezon geliştiren Tolga. Kendi adıma ben Recep ve Serkan’ı çok yakıştırıyorum o kaleye. Peki bloga giden gelen sizler acaba neler düşünüyorsunuz. Kısa bir süre için sağ trafta bir anket açalım, yorumları buraya alalım.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.