İstanbul Portluyor

Haziran 2, 2010, 12:32 am | Acayip İşler, sinir, Türkiye Meseleleri kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

İstanbul’a her gittiğimde cidden bu şehri yeni bir şeyler olmuş halde görüyorum. Zaten Türkçenin unutulduğu bu şehir artık iyice portlamaya zortlamaya başlamış. Portlama daha İstanbul’a girerken Via Port’la başlıyor Kurtköy’de, oradan içerlere doğru gidip köprüyü geçince ilerlerde, Bahçelievler’de Metro Port’un boy verdiğini görüyorsunuz. Haydi Via Port’a alışmıştık Sabiha Gökçen’in dibinde ama Metro Port pek bi zorlama olmuş, hatta olmamış. Metro Portlamayı da geçtik de bu sefer ne çıkıyor karşımıza Atatürk Havalimanı’na pek yakın diye Air Port Outlet Center. Muhteşem ya koca şehir semt semt portluyor. Bir ucundan bir ucuna port port maşallah.

Cidden ne oluyor bu şehire Allah aşkına. Tamam metropol, dünya şehri falan filan da Türkiye be dayı burası. Bu ülkenin dili Türkçe değil miydi en son. Yoksa haberimiz olmadan Anayasa paketi yutturmasında tablet edasıyla Türkçeyi defterden silen bir madde de mi içirdiler bize. Yeminle Nuri Alço’nun ilaçlı gazonunu içmiş gibi horulduyor memleket, elalem de hart hart kaşıyıp bir taraflarını portlatıyor caanım İstanbul’u.

Bu da 2. isyanım olsun blogdaki. Cem’e selam, yola devam.

Türkiyem Üzerinde Oyunlar Oynanıyor!!!

Mayıs 31, 2010, 11:03 pm | sinir kategorisinde yayınlandı | 8 Yorum

Siyasetten anlamam. Daha doğrusu kendime yetecek kadar anlarım. Etrafımda ise konuşacağım en son mevzudur. Çünkü çevremde çok bilgililer var bu konuda, ya da kendini çok bilgili zannedenler. Onlar konuşurken de itiraf edeyim dinliyormuş gibi yaparım ama dinlemem bile. Neyse yazacaklarım da aslında siyasetle ilgili mi değil mi onu da bilmiyorum. Madem ben bu blogdayım, madem aklımdakileri yazıya dökmek için buradayım, yazmadan edemeyeceğim. Kimse kusura bakmasın.

En son yazacağımı en başta yazayım. Sonuçta ben Türk’üm. Vatanıma olacak en ufak bir tehlikede, yurttaşlarıma zarar verecek en küçük bir olayda, nedeni, siyaseti, amacı ne olursa olsun yazmayacağım da ne zaman yazacağım.

İlk lafım o kendini bilmez, şeref yoksunu Netanyahu’ya. Bir salaklık ettin, bari yalandan da olsa “böyle olmasını istemezdim, üzgünüz” falan de. Ama nerede sen de o zeka. Aklınca cesaret gösterisi yapıyorsun. Birilerin kucağına oturmuşsun, zevkten dört köşesin, ama seni hoplatanlar her gün pilav yemez, günü gelince daha güzelini bulur bunu unutma. Bir de hükümetçe yapılan operasyonun arkasındayız diyorsun. Bilmiyorsun ki, diklendiğin ülke Türkiye. Biz içeride birbirimizi yeriz ederiz, ama dışarıdan bir tehlike oldu mu hemen birleşiriz ve emin ol Türkiye’nin senin arkana geçmesini istemezsin.
Anlamadığım şey, cumanın gelişi perşembeden belli. Ne diye gönderilmesine izin verildi onca insanın. Bu herifler bu zamana kadar zaten belli etti ne kadar kanun tanımaz olduklarını. Hal böyleyken ölen 9 vatan evladının hesabını kim verecek. Niye diplomatik yollardan gerekli çalışmalar yapılmadı? Amaç, dünyaya bu heriflerin ne kadar şerefsiz ve kanun tanımaz olduklarını göstermekse, bunu bu zamana kadar bin defa gösterdiler, ne gerek vardı 9 cana kıyılmasına böyle bir durumu dünyaya tekrar göstermek için.

Diğer anlamadığım nokta da tamam din kardeşlerimizdir, sonuna kadar yardıma hazır olalım ama diplerindeki Arap ülkeleri farklı bir dinden mi? Onlar kıllarını kıpırdatmazken biz sanki bizim vatanımızmış gibi hareket ediyoruz. Neden? En önden bizim mi gitmemiz gerekiyor bu konuda? Anlayamıyorum…
Son olarak, benim madencim göçük altında kaldı, hepsi öldü, 2 si hala daha bulunamadı. Köyümden 4 tane arkadaşımı mezara koydum ben. Gıkım çıkmadı buralarda. Neden? O kadar alışık ki o tarafların insanları böyle durumlara. Alıştık hepimiz artık ya da alıştırıldık. Oldu, yapacak bir şey yok, ecel dendi, bitti gitti. Benim büyük amcam, dedelerim hepsi ocaklarda çalıştı ve kanserden öldüler. Hala daha akrabalarım içinde çalışıyanlar da var. İnşallah göçük altında kalmazlarsa zaten 60larında kanser olup göç ediyorlar bu dünyadan ve herkes de bunu kanıksamış durumda oralarda. Ölen olursa namazı kılınır olur biter o kadar.

Diğer yandan 1 aydır kaç tane askerim şehit oldu biliyor musunuz? En son da İskenderundakiler. 6 tane yiğit şehit oldu. Anlayamıyorum biz kendi işimizi halletmeye çalışmıyoruz, ya da ön planda tutmuyoruz, gitmişiz başka topraklardakilerin derdindeyiz. Tekrar söyleyeyim, tamam insani yardım önemlidir, oradakilere yardım da önemli ama neden en önde biz? Neden İskenderun’daki şehitlerimiz İsrail’in şerefsizliği kadar ön planda tutulmuyor. Bu kadar mı kanıksandı terörist saldırılar?

İsrail elbet yaptığının hesabını görecektir. En azından ben öyle umuyorum. Ama kendi vatanımıza, vatandaşımıza neden bu kadar ilgisiziz ve çok çabuk unutuyoruz? Güzel ülkem 3-4 ay öncesinden başlayan bir oyunun içerisinde. Acayip acayip olaylar oluyor. Birileri bize karşı kışkırtılıyor açık açık ve cahil cesareti ile saldırıyorlar. Dikkatli olmalıyız, soğukkanlı kalmalıyız, haklıyken haksız duruma düşmemeliyiz ama nereye kadar? Türkiyem o kadar güçlüdür ki, ben eminim biz bu durumdan da güçlenerek çıkarız.
O heriflerin bayrağını bloga koyup buraları kirletecek değilim diyeceğim ama Atam’ın bayrakla ilgili sözleri aklıma geliyor. Neyse…

Çıkarın Katalonya Bayraklarını

Şubat 20, 2010, 2:37 pm | sinir kategorisinde yayınlandı | 4 Yorum
Bazı sitelerde apo resmi açıldı diye yazıyordu zaten. Maçı izlerken de dikkat etmemiştim ama görünce beynimden vurulmuşa döndüm. Bıktım artık spora siyaset karıştırmayın diyenlerden, bıktım artık delikanlılığın bizde kalmasından, bıktım artık misafirperverlik laflarından. Millet bize her türlü pisliği yapar, hem taraftara hem futbolcuya o ülkeden kurtulana kadar her türlü eziyeti çektirirler, ondan sonra biz tüm olanları sineye çekip onlara şirin görünmeye çalışırız. Biri gider koskoca Türkiye demez de yanlışlıkla! “Yunan misafirlerimiz hoşgeldiniz” der, birinin stadında o köpeğin resmini açarlar. Bazıları şimdi o resmi oraya açanların ispanyol olduğunu nereden biliyorsun diyecektir. O resim oraya girebiliyorsa bunun sorumlusu İspanyollardır. Diğer yandan bazıları da Lille maçında hatayı yapan adamdan dolayı Fransızları suçlayamayız diyebilir. Adam kafasından söylemiyor eline tutuşturulan yazıları Türkçeye çevirerek okuyor. O olayda da doğrudan Fransızlar suçlu. Artık bunları sineye çekmek istemiyorum. Maça gidebilir miyim bilmiyorum ama gidenler Türk bayrakları ile birlikte Katalonya bayraklarını da bulsunlar etsinler maça götürsünler sallasınlar. Hep biz mi sinirleneceğiz? Fenerbahçeli taraftarlar da yapsınlar birşeyler. Bir tepki koyalım artık bu olanlara da bunlar da yaptıkları hataların derecesi hakkında bir bilgiye sahip olsunlar.

Yaşasın Özgür Katalonya!

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.