Zapata Sorunsalı

Ocak 21, 2011, 5:38 pm | Futbol, Galatasaray, ozhano, Transfer kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Bundan aylar önce Adnan Polat’ın her geçen gün daha da Aziz Yıldırım çizgisine geçtiğini söylediğimde buna karşı çıkan arkadaşlarım herhalde o günden bugüne kadar gelişen olaylar ve en son bir günde yapılan üç transfer ile birazcık da olsa artık bana hak veriyorlardır. Aralarındaki tek fark Polat’ın Yıldırım’a göre daha demokratik bir yönetim anlayışına sahip olması. Günün getirdiği şartlara göre başkanın fazla bir hareket alanı olmadığı aşikar. Ara dönemde teknik direktörün tanıdığı oyuncuları almak mantıklı ve kaos anlarında bir şok etkisi yaratmak için özellikle yapılmış transferler olarak görünüyor ilk anda. Ama sezon başında yapılması gerekenler yapılmayınca eğreti duruyor yine bana göre. Tabi bunu yeni transferlerin sahaya çıkıp 40 yıllık Galatasaraylı gibi oynayamacaklarından hareketle söylüyorum. Enaz birinde ya da ikisinde muhakkak adaptasyon sorunu olacaktır.

Aslında Yekta konusunda fazla bir çekincem yok. Sarp’ın, Ayhan’ın, Barış’ın olduğu Galatasaray orta sahasında eğer beklenmedik bir sakatlık ya da performans düşüklüğü yaşamazsa formayı fazla zorlanmadan sırtına geçirir ve devam eder.

Diğer yandan Stancu ise zaten Avrupa’nın takip ettiği bir futbolcu ve her ne kadar Romanya Ligi dense de, ki Türk takımlarının büyük yıkım yaşadığı Avrupa Kupaları arenasında son yıllardaki çıkışları gözardı edilemez, 70 küsür maçta 40 küsür gol atması takımda santrafor sorunu yaşanırken yapılan en önemli işlerden biri oldu gibi görünüyor. Hele ki Baptista gibi futbol bakımından gerileme sürecine girmiş ya da Mutu gibi başı beladan kurtulmamış oyuncuların isimlerinin geçtiği ortamda daha da önemli bir hal alıyor bu transfer. Tabiki bunu adaptasyon sorunu ve sakatlık gibi belaların olmadığını düşünerek söylüyorum.
Gelelim Zapata’ya. Benim gözümde koskoca bir soru işareti. Takımından serbest bırakılan Leo Franco faciasını gören bir insan olarak öncelikle bu bakımdan Zapata’nın Leo’ya benzemesi performansı bakımından sıkıntılar yaşatabileceğini aklıma getirmiyor değil. Her ne kadar zaman zaman eski takımında başarılı dönemleri olsa da istikrarsızlığı sebebiyle bir türlü dikiş tutturamamış görünüyor eski kulübünde. Ama bundan daha önemlisi eski takımında iki defa kadro dışı bırakılmış olması. Disiplinsizliği sebebiyle Lincoln’ü, sakız çiğnediği için Misimoviç’i, tatillerden geç dönüyor diye Keita gibi önemli bir ismi göndermekten çekinmeyen bir kulübün disiplinsizlikleri sebebiyle iki defa kadro dışı bırakılmış bir oyuncuyu transfer etmesi tam anlamıyla bu ne perhiz bu ne lahana turşusu dedirtmedi değil bana. Aslında Zapata’yı bu kadar irdelememdeki sebeplerden en önemlisi aşırı derecede Romero transferinin olmasını beklememdi. Ama onun yerine Zapata’nın alınması bende sağlam bir hüsran yarattı. Ancak yine de onlarca maç şans tanınan Aykut’un ve çok desteklenmesine rağmen Ufuk’un yaptıkları bireysel hatalara bağlı yedikleri gollerden sonra Mondragon benzeri bir kaleci tanımıyla alınan bir oyuncu olması birazcık da olsa içime su serpiyor.
Bir de son günlerde yaşananlardan sonra ortaya çıkan Adnan Polat’ın istifa etmesi durumuyla ilgili bir nacizane bir görüş: Zamanında takım maddi olarak kötü durumdayken, her bakımdan sıkıntıdayken taşın altına elini koymaktan çekinenler şimdi işler rayına oturunca ortaya çıktılar gibi görüüyor. Adnan Polat o zaman başkanlığı alarak taşın altına sadece elni koymadı, tüm vücuduyla koskoca kayanın altına girdi ve arkadaşlarıyla birlikte o kayayı yerinden kaldırıp kenarıya bıraktı. O zaman kenarda köşede kulüple birlikte isimlerinin yanyana geçmesinden bile rahatsız olanlar şimdi ortaya çıkıp başkanı koltuğundan etmeyi ya da başkan adayı olmayı düşünüyorlar. Sadece o zamanki cesareti düşünülerek bile desteklenmeyi hakediyor başkan. Bir tek Adnan Öztürk’e laf söylemem. O da benim gözümde Polat gibi desteklenebilecek bir insandır. Diğerlerini geçiniz efendim…

Aslında Türkiye’ye Transferi İstenen Her Futbolcunun Değeri Katlanmıyor

Eylül 1, 2010, 10:27 pm | Futbol, Manisaspor, ozhano, Trabzonspor, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Adı transfer döneminde Trabzonspor ile anılan Makukula için takımı Benfica 2 milyon euro karşılığında Manisaspor ile anlaşmış. Kontrat 3 yıllıkmış. Tabi burada ilginç olan futbolcu için anlaşılan rakam yani 2milyon euro. Makukula geçen sezonun Süper Lig gol kralı ve bu sebeple fiyatı için Trabzonspor transfer uğraşındayken bonservis bedeli hep 4 milyon euro’lar civarında konuşuldu. Ne var ki 2 milyon euro olunca ortaya çıkan sonuç aslında herhangi bir futbolcuyu Türkiye’ye transferi esnasında doğrudan fiyatlar uçmuyor. Galatasaray’a, Fenerbahçe’ye, Beşiktaş’a, az buçuk da Trabzonspor’a ayrı muamele diğer Türk kulüplerine ayrı muamele gösteriliyor yurt dışında. Eğer Trabzonspor’a, forvet sıkıntısı çeken Galatasaray ve Beşiktaş işin içinde olsaydı açılış fiyat 3 milyon euro olacaktı, o da transferde son gün olması sebebiyle. Acaba Jaja Trabzonspor değil de Manisaspor’a transfer olsaydı 3 milyon euro olur muydu bonservis bedeli ya da Ermin Zec gibi gelecek vaadeden bir futbolcuyu Gençlerbirliği değil de Galatasaray transfer etseydi, bu transferin günahı 1,5 milyon euro olur muydu yoksa kapılar 3-4 milyon euro’lardan mı açılırdı?

Sonuç olarak her yabancı futbolcunun Türkiye’ye transferinde fiyat doğrudan ikiye katlanmıyor; her yabancı futbolcu için dört büyüklere bir bedel, diğerlerine ise ayrı bir bedel belirleniyor. Bunu yaratan da sevgili, değerli ve güzide kulüp yöneticilerimiz. Bu arada şunu da unutmamak gerekir ki, yayın ihalesi sonucunda artan ödeneklerini dört büyükler haricindekiler bayağı açık bir şekilde kullandılar. İnşallah yarı yolda kalmazlar.

Geliyor musun Misi? (Yazarken Geldi- Misi İstanbul’da)-Insua da Geldi Ne Oluyor Yahu!!!

Ağustos 31, 2010, 3:24 am | Futbol, Galatasaray, ozhano, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Ntv’si,Trt’si, tüm medya seni getirdi, herşey hazırlandı, bekleniyorsun. Resmi sitede yayınlanacak foto bile hazır. Yürüyerek mi geliyorsun, Sezgin daha fazla para gitmisin diye karayolu ile mi getiriyor bilmiyorum ama geleceksen gel artık be misi misi. Adnan Sezgin’e rağmen gel. Hatta O’nu getirme sadece kendin gel. Ama Allah aşkına eğer ki bu transfer gerçekleşirse şu havaalanını doldurmayın. Manyaklaşıyor her gelen. Kendini dünyanın bir numaralı topçusu zannediyor. Rahat rahat gelsin, gitsin kulübe. (Foto: facebook-galatasaray.org)
Ahanda geldi tam yazarken, biz yarın geliyorsun zannediyorduk, misi baskın basanındır yaptı 🙂

p.s. Bu arada, sırada Insua ve Baptista var deniyor hayırlısı bakalım ilginç olacak bu son 2 gün…

p.s.2 saat:4:22 Insua da bizim tercümanla havaalanında görüldü. Bir de Baptista da olursa…

Futbolcuları tercüman Mert’in getirmesi de ilginç. Acaba Adnan Sezgin transfer işini halledemedi de görevi Mert’e mi verdi? Ya da futbolcunun yanında kim olursa transfer ona malediliyor diye başkan özellikle mi etliyi sütlüyü etkilemeyen, kıskanılmayacak olan Mert’i gönderdi. Şu Mert Galatasaray camiasındaki görevi tam olarak ne anlamadım gitti. Başkanın sağ kolu oldu sanırım 😀

Beşiktaş ve Kayserispor’dan Yeni Transfer Hamleleri

Ağustos 24, 2010, 1:23 am | Beşiktaş, Futbol, Kayserispor, ozhano, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
1. Beşiktaş, Real Betis’te oynayan Mehmet Aurelio ile 2 senelik anlaşmaya vardı.
Mehmet Aurelio’nun Kariyeri
1995-2001 Flamengo 123 maç 21 gol
2001 Olaria 17 maç 1 gol
2001-2003 Trabzonspor 64 maç 15 gol
2003-2008 Fenerbahçe 219maç 20 gol
2008-2010 Real Betis 58 maç 6 gol
Türk Milli Takımı 29 maç 2 gol

2. Bonservisi Napoli’de olan Marcelo Danubio Zalayeta Kayserispor ile görüşmek için şu an Kayseri’de. Eğer Mido tarzı bir olayla karşılaşılmazsa 31 yaşındaki forvet artık Kayserispor forması giyecek.
Zalayeta’nın Kariyeri
1996 Danubio 32 maç 12 gol
1997 Penarol 32 maç 13 gol
1997-2007 Juventus 101 maç 28 gol
1998 Empoli(Kiralık) 17 maç 2 gol
1999-2001 Sevilla (Kiralık) 50 maç 10 gol
2004 Perugia 5 maç
2007-2009 Napoli 49 maç 12 gol
2009 Bologna 16 maç 3 gol
Uruguay Milli Takımı 32 maç 10 gol

Tuncay Şanlı ve Araştırmacı Blogger Farkı

Temmuz 20, 2010, 12:20 pm | Futbol, Galatasaray, gazete, ozhano, Transfer, Tuncay Şanlı kategorisinde yayınlandı | 5 Yorum

22 Haziran’dı Sevgili ozhano Tuncay ve Galatasaray arasında görüşmelerin başladığını söylediğinde. Önemli ve sağlam kaynaklı bir haberdi. Bir blogta yazıldığı için pek itibar edilmemişti tabii ki bu habere. Ama bugün yani 20 Temmuz’da ulusal basında boy boy Sezgin’le Tuncay’ın transfer görüşmeleri, Tuncay’ın Galatasaray’a gelme ihtimalinden bahsediliyor. Tebrikler Sevgili ozhano’ya taa 1 ay öncesinden bu transferi ya da en azından ihtimalini ulusal basın daha uyanamadan bizlerle paylaştığı için. Aşağıda o tarihteki yazısı var ozhano’nun. Yukarıdaki ekran görüntüsü de Fotomaç’tan.

Artık yazalım bari. Gelme ihtimali ne kadarsa gelmeme ihtimali de o kadar. Herşey onun Aziz Yıldırım ile yapacağı son görüşmede bitecek. Denilene göre 2 kere görüşme oldu ve en son olarak tatil sonrasına bırakıldı. Tuncay, Bodrum semalarındaydı en son. Tatili de bitti bitiyor sanırım. Yıldırım bu son görüşmede yine bonservis ödemem sana, bedavaya geleceksen gel derse büyük ihtimalle Galatasaray ile anlaşacak. Fenerbahçe’den fazla bir para istemiyor zaten. Sadece bonservisinin alınmasını istiyor eski takımdan Tuncay. 3 ay öncesinden başlamış denilene göre Sezgin’in görüşmeleri. İlk başta tabiki gelemem teşekkür ederim demiş bizim al yanaklı. Ama Stoke’ta kalmayacağı kesin. Kendisini isteyen 2-3 kulüpte onun istediğinin yarısı kadar para teklif etmesi de Avrupa’da kalma isteğini törpülüyor. Bu arada kaynak ne diye düşünüyorsunuz tabiki. Arkadaşımdan, çaycıdan ondan bundan duyup da buraya yazacak değilim. Şu anda menajerliği Hakan Özlü ve Necdet Tanış’ın elinde. Ama onun akıl hocası 14 yaşında onu TEKSpor’dan Sakaryaspor’a oradan da Fenerbahçe’ye götüren Erdinç Şehit. Tabiki Erdinç Şehit’i de girdiği her işte iflas edip parasını ona buna kaptırmaktan kurtaran da Tuncay Şanlı. Bu nedenle her ne kadar kavgalı olsalar da Şehit onunla ilgili tüm gelişmelerin farkında. Doğal olarak Erdinç Şehit olunca da o da bize yakın…

Gelir gelmez ama ciddi ciddi bir girişim var Tuncay ile ilgili. Olursa arşiv olur, olmazsa da duyumsal hareket deriz olur biter.

Tuncay Şanlı mı? 22 Haziran’da ozhano yazmış…

"El Mago" Pino Galatasaray’da!

Temmuz 19, 2010, 4:45 pm | Futbol, Galatasaray, Transfer kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum

Dur bakalım bir şeyler oluyor sanki. Önce Cana sonra Kewell ve Pino. Ne kaldı eksik? Bence bir defansif orta saha bir forvet ve bir sağ bek. Sağ bek hariç gerisini alacaklardır muhtemelen hatta bir de stoper alınacaktır ama Galatasaray’ın Perez’den beri sağ bek ihtiyacı olduğunu kimse ısrarla görmüyor nedense. Neyse Galatasaray’ın ikinci nam-ı değer “Sihirbaz”ı Pino hayırlı olsun, gerisine bakalım…

Budur!

Temmuz 19, 2010, 9:30 am | Futbol, Galatasaray, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Biri Beni Çimdiklesin!

Temmuz 18, 2010, 3:16 pm | Futbol, Galatasaray, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Biri beni çimdiklesin cidden 🙂 Leo Franco ve Marcelo Carrusca’nın sözleşmeleri karşılıklı olarak feshedilmiş en sonunda. Sanırım Arjantinli’den ağzı yanan yönetim bundan sonra Güney Amerikalılar’ı üfleyerek yer. Franco tamam da bu Carrusca için ne araştırmalar yaptık acaba nerelerdedir diye. Resmen reality show tadında günler geçirdik bulabilmek için “Maradona’nın veliahtı”nı. Aşağıda eski yazılardan birkaçı var Carrusca’ya dair, okuyun eğlenin derim 🙂


Kayıp Aranıyor! Bir Yudum İnsan
Carrusca Ne Oldu?

Ferrari için Servet Verilir mi?

Temmuz 17, 2010, 5:25 pm | Beşiktaş, Futbol, Galatasaray, gazete, Transfer kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Başlık başlı başına ayrı bir soru, Milliyet’in Galatasaray’la ilgili transfer haberleri apayrı. Daha yeni Kewell’ı geri getirdiler, Pino’ya imza attırdılar, Tochowski’yi uçağa bindirdiler. Bu haberler doğru çıkmazsa birileri çıkıp özür diler mi acaba onu çok merak ediyorum. Yoksa Ferrari için Servet verilir mi, bence verilir. Takımları için motivasyonları köreltilmiş iki adamın takası makuldür. Hep düşmanlık yapacak değil ya büyükler birbirine. Zaten bu tip icatlar da Sezgin’den çıkar ancak. Neyse cidden konu Ferrari geldi Servet gitti değil de bu yırtık dondan fırlarcasına ortaya çıkan transfer haberleri. Gerçekten ciddikaynaklardan mı geliyor bu haberler yoksa kaynağınızın üzerinde mi oturuyorsunuz beyler?

Kewell’la Anlaşıldı mı?

Temmuz 16, 2010, 1:30 pm | Futbol, Galatasaray, Transfer kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum

Az önce Milliyet’te Sabah gazetesi kaynaklı “Kewell’la tekrar anlaşıldı” haberini okudum. Eğer doğruysa taraftarın arzusu yerine getirilmiş olur ve Üstünel nedeniyle gerilen ilişkiler biraz daha yoluna girer gibi geliyor bana. Sonuçta Kewell Hagi’den bu yana Galatasaray’a gelmiş 1 numaralı profesyonel ve maç kurtaran, ruh katan futbolcu. Umarım doğrudur bu haber ve Kewell Pazartesi Hollanda’da Galatasaray kampında olur.

Bir de ortalarda dolaşan Trochowski hadisesi var ki çok beğeniyorum Alman futbolcuyu. Eğer gelirse çok yönlü oyunuyla tam bir joker olur orta sahada ve Ayhan’dan Barış’tan Sarp’tan uzun sürelerle ayrı kalırız. Tüh tüh!

Başkalaştım, Başkalaştın, Başkalaştı…

Temmuz 14, 2010, 11:17 pm | Futbol, ozhano, Transfer, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Eskiden Fenerbahçe parayı basar, isim ve tecrübe transfer ederdi, tüm takım o oyuncular etrafına kurulurdu. Galatasaray, takıma uyum sağlayacak, maddi olarak takım kimyasını bozmayacak, diğerlerine nazaran daha az maliyete sahip ve zarar edilmeden satılabileceği düşünülen yabancıları transfer ederdi. Beşiktaş’ın ise önceliği Türkiye’nin bir önceki sezon öne çıkmış oyuncuları olur, yabancı açısından da isim değil ama tecrübeli ve mücadeleci olanlara öncelik verirlerdi.

Şimdi Beşiktaş parayı basıyor isim ve tecrübe transfer ediyor, takım o oyuncuların etrafına kurulacak. Galatasaray önceliği ülke sınırları içine veriyor ve hem gelecek vaadeden hem de açıklarını kapatabilecek alternatif oyunculara verdi, yabancılarda ise isimleri bilinen ama takıma çalışacak oyuncuları almaya çalışıyor; bunları yapmayı düşünürken ise ilk baktığı para oluyor. Fenerbahçe ise yabancılar olarak Avrupa’da kıvılcımı yakmış, burada alevlenebileceği düşünülen, maddi olarak da kulübü fazla zorlamayacak, zarar edilmeden de elden çıkarılabilecek oyunculara önem veriyor.

Aslında güzel bir şey. Ne olursa olsun birşeylerden ders alınmış olacak ki, transfer politikalarında yenilikler var her üç kulüpte de. Ne olursa olsun değişim iyidir.

Fakat diğer yanda da öyle transferler var ki; Nicolae Dica, Ismael Sosa, Debatik Curri, Michael Stewart, Ermin Zec, Safet Nadarevic, Michael Zewlakow, Fernando Varela, Florin Cernat, Jerko Leko. Az buz isimler değil bu sayılanlar ve bu sezon Anadolu takımlarında olacaklar. Yayın ihalesinden alınan paralar sonucunda bu isimlerin Türkiye’ye gelmeleri çok önemli. Doğal olarak da bu isimlerin etkisi ile artık geçen sezondan bile daha cesur olabilecekler kanımca Anadolu kulüpleri.

Cana Susamış Cim Bom! İlk İmza!

Temmuz 8, 2010, 4:51 pm | Futbol, Galatasaray, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Bakalım kana susamışlık mı yaptıracak bu adam yoksa Galatasaray’ın yıllardır orta sahada aradığı kan ve can mı olacak. Fransa kariyerinde izlediğim maçlarda fazlasıyla beğendiğim bir isimdi. EPL tecrübesiyle geliyor, umarım Linderoth sonrası çare olur. Hepimize hayırlı olsun Lorik Cana.

Hafız Neler Oluyor Ya! Keita Satıldı!

Temmuz 6, 2010, 10:40 am | Futbol, Galatasaray, Transfer kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

İçimden küfürle karışık yorumlar yapmak, ağza alınmayacak sözler söylemek, ötesinde birilerine hakaret etmek geldi şu haberi duyduğumda. Başımdan aşağı dökülen kaynar su muydu soğuk su muydu çözemedim. Geçen sezon her ne kadar çirkeflikleri de olsa takımı sırtlayıp götürecek performans verebilen, takımı bazı maçlarda tek başına taşıyan adamdı Keita. Dünya Kupası’ndaki hareketleri mi yoksa ciddi parasızlık mı neden oldu satışa bilmiyorum ama önemli bir gücümüzü kaybettik. Arda bu tabloda satılmayacak demek ki, bu transferden ben bunu anlıyorum. Başka neyi anlıyorum, talibi gelirse Elano’nun da yolcu olduğunu. Başka başka? Gençlerle kendinden mucize yaratması beklenen bir adam olduğunu.

Şu tabloda tek güvenebildiğim adam Rijkaard. Gerçi Haldun’u gözünü kırpmadan satan bu zihniyet tazminatını ödeyecek adam bulursa Rijkaard’ı da satmaz mı? Satar.

Galatasaray sezona küçülerek başladı ve benim bu küçülen Galatasaray’ın resminde hala Leo Franco denen adamın sırıtıyor olmasına sinirim kabarıyor. Bravo Adnanlar, demek ki sizin 10 yabancıdan anladığınız Galatasaray’a yabancı 10 futbolcu ile sezona başlamakmış. Tebrikler, aynen devam, bozmayın hiç. Beğenmediğiniz Kewell’a muhtaç kalmazsınız inşallah.

Tuncay Şanlı mı !?!

Haziran 22, 2010, 6:50 pm | Galatasaray, ozhano, Transfer, Tuncay Şanlı kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Artık yazalım bari. Gelme ihtimali ne kadarsa gelmeme ihtimali de o kadar. Herşey onun Aziz Yıldırım ile yapacağı son görüşmede bitecek. Denilene göre 2 kere görüşme oldu ve en son olarak tatil sonrasına bırakıldı. Tuncay, Bodrum semalarındaydı en son. Tatili de bitti bitiyor sanırım. Yıldırım bu son görüşmede yine bonservis ödemem sana, bedavaya geleceksen gel derse büyük ihtimalle Galatasaray ile anlaşacak. Fenerbahçe’den fazla bir para istemiyor zaten. Sadece bonservisinin alınmasını istiyor eski takımdan Tuncay. 3 ay öncesinden başlamış denilene göre Sezgin’in görüşmeleri. İlk başta tabiki gelemem teşekkür ederim demiş bizim al yanaklı. Ama Stoke’ta kalmayacağı kesin. Kendisini isteyen 2-3 kulüpte onun istediğinin yarısı kadar para teklif etmesi de Avrupa’da kalma isteğini törpülüyor. Bu arada kaynak ne diye düşünüyorsunuz tabiki. Arkadaşımdan, çaycıdan ondan bundan duyup da buraya yazacak değilim. Şu anda menajerliği Hakan Özlü ve Necdet Tanış’ın elinde. Ama onun akıl hocası 14 yaşında onu TEKSpor’dan Sakaryaspor’a oradan da Fenerbahçe’ye götüren Erdinç Şehit. Tabiki Erdinç Şehit’i de girdiği her işte iflas edip parasını ona buna kaptırmaktan kurtaran da Tuncay Şanlı. Bu nedenle her ne kadar kavgalı olsalar da Şehit onunla ilgili tüm gelişmelerin farkında. Doğal olarak Erdinç Şehit olunca da o da bize yakın…

Gelir gelmez ama ciddi ciddi bir girişim var Tuncay ile ilgili. Olursa arşiv olur, olmazsa da duyumsal hareket deriz olur biter.

Mehmet Topal Artık Valencialı

Mayıs 12, 2010, 7:16 pm | Futbol, Galatasaray, La Liga, Transfer kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Hayırlı olsun diyoruz, Türk Futbolu için sevindirici bir haber. Umarım Galatasaray’daki performansının çok üzerine çıkıp Türk Futbolu’na uzun seneler en üst düzeyde hizmet edebilir. Bonservisi 5 milyon deniliyor, belki fazlası da ederdi, ama kazandırarak giden adam olarak hatırlanacağı kesin, yeri taraftarın gözünde ayrı olacak.

Keane Düşerken

Şubat 3, 2010, 10:29 pm | EPL, Transfer kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum
Wolverhampton Wanderers
Coventry City
Inter
Leeds United
Tottenham Hotspur
Liverpool
Tottenham Hotspur
Celtic
Liverpool transferi hayatının hatası oldu. Rafa ile bir türlü uyuşamadılar.Oraya gittiği gün kariyeri ters kapak oldu adeta. Dün İskoçya günleri başladı Keane için. O artık Celtic oyuncusu, en azından sezon sonuna kadar. Son haline Redknapp bile dayanamadıysa demek ki kafası iyi değil İrlandalının. Aslında sezon sonu için bizim büyüklerin radarına girse hiç şaşırmam. Tıpkı Kewell gibi bu kadar gözden düşmüşken buralarda tam bir patlama yapabilir. Üstelik bu adam 30 yaşına henüz girdi. Bu da benim transfer tüyom olsun. Türkiye Ligi de rehabilitasyon Ligi olsun dünya yıldızları için, hem onlar kazansın eski şöhretlerini hem de takımlarımız. Keane düşerken neden biz tutmayalım ki elinden?

Güle Güle Aydın…

Şubat 1, 2010, 9:40 pm | Eskişehirspor, Futbol, Galatasaray, Transfer kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum
Kaynak: Sabah Gazetesi

Wilshere Bolton’da

Ocak 30, 2010, 1:00 pm | EPL, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
“Korkusuzca ve güvenle oynuyor. Diğer oyuncular pas vermek için onu arıyorlar. Bu kadar genç ve bu kadar iyi olabilmek normal değil. Jack’in Güney Afrika kadromuzda olup olmayacağı henüz belli değil. Bu daha çok Arsene Wenger’in onu devamlı oynatıp oynatmayacağı ile ilgili. Devamlı oynarsa bizimle gelebilir.”

Fabio Capello – İngiltere Milli Takım Teknik Direktörü
İşte böyle demişti Capello Wilshere için. Gerçekten de her şey Wenger’e bağlıydı ve Wenger Wilshere’a bir türlü bir yer bulamadı kadroda, 1’i lig olmak üzere sadece 7 resmi maçta forma giyebildi Jack Wilshere. Dün ise çok farklı bir gelişme oldu ve Wenger insafa gelmiş olacak ki sezon sonuna kadar bunalımdaki Bolton’a kiralık gönderdi. Ben kendi adımda futbolcu yetiştirmekte bu kadar zorlanan İngiltere’de Wilshere’ın kalıcı olmasını ama önce oynayıp kendini göstermesini çok isterim. Çocuk gerçekten yetenekli ve oyunu izleyiciye zevk veriyor. Umarım Coyle ona yeterince forma verir

Satıcı!

Ocak 30, 2010, 9:00 am | EPL, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Gianfranco Zola’nın sanırım Eidur Gudjohnsen için söyleyecek daha iyi bir sözü yoktur. Zola ile görüşmüş ve her konuda anlaşmış olmasına karşın imzaya beklenirken gidip Tottenham ile anlaşma imzalayan Eidur Gudjohnsen de ziyadesiyle hak ediyor Zola’nın dedikleri doğruysa. Monaco’da dikiş tutturamadıktan sonra bana kalsa West Ham onun için doğru adresti ama Eidur tıpkı Barcelona’daki, Chelsea’deki gibi daha fazla rakibinin olduğu Spurs’ü seçti. Spurs’te Crouch, Defoe, Keane, Pavlyuchenko gibi isimlerle forma kavgası verecek İzlandalı. Ama bir diğer faktör de sarı inadı sanırım, kendine çok güveniyor sarışın golcü, attığı imza bunu gün gibi anlatıyor.

Ancak West Ham’dan bakınca o bir Satıcı!

Semih Kaya Bulundu, Gönderildi!

Ocak 29, 2010, 8:30 am | Futbol, Galatasaray, Gaziantepspor, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın


Haber zaten kendini anlatıyor. Anlatıyor da daha geçen gün nerede bu çocuk diye sormuştuk. Sorduktan sonra Ankaragücü maçında kulübede görünce heveslenmiş, acaba tekrar izleyebilirmiyiz Semih’i demiştik. Tekrar izleyeceğiz gerçi de Galatasaray forması ile değil. Coucerio’ya teslim artık Semih, en azından 4 ay. Umarım sık sık oynar da tecrübe kazanıp döner İstanbul’a ve gelecek sezon Servet-Neill’in arkasındaki ilk alternatif olur.

Çocuk Daha Ya Bu!

Ocak 29, 2010, 1:03 am | Futbol, Galatasaray, Transfer kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum

Baba bildiğin Lise 1’e giden tıfıl çocuk daha bu eleman 🙂 İnşallah yüzü küçük görünse de fubolu büyük olur.

Blackburn Türk Ocağı

Ocak 27, 2010, 8:12 pm | EPL, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Blackburn Rovers ve Türk Futbolu arasında çok ciddi bağlantılar var. Bu iş ilk olarak Graeme Souness ile başladı ve hala devam ediyor. İlk götürdüğü isim İskoç Hoca’nın Tugay Kerimoğlu olmuştu Rovers’a. Tugay zaten hepimizin bildiği gibi efsane oldu orada. Sonra İtalya macerası kaçışında Hakan Şükür uğramış bir müddet Blackburn’e ama diz kapağı kırılınca kalıcı olamamıştı Ada’da. Bir ara da Hakan Ünsal’ı misafir etmişti Blackburn şehri. Mutaassıp yaşam tarzı ve dil bilmemesi adaptasyon sorununa yol açınca Ünsal da kaçıp geri gelmişti Sami Yen’e. Şimdi sıra Yıldıray’da. Tugay nedeniyle Türk futbolculara karşı meyli yüksek olan Rovers tribünleri onu mutlaka çok sıcak karşılayacaklardır. Umarım sakatlıksız bir dönem yaşar ve eskisi gibi başarılı olur Baştürk. Sezon sonuna kadar kiralık olarak Ada’da, başarılı olursa sezon sonu kontratı bittiği için belki de artık sürekli. Rovers-Türk Futbolu bağlantısı da bununla sınırlı değil. Örneğin Amerikalı kaleci Brad Friedel da senelerce formasını terletti İngiliz ekibinin, Galatasaray’dan ayrılması sonrasında. Shabani Nonda da eski bir Rovers oyuncusu. Yetmezmiş gibi her sezon bir Rovers oyuncusu da bir Türk takımının transfer listesine girer. Bu liste de uzar gider. Blackburn’deki son Türk Baştürk’e selam olsun.

Dos Santos Galatasaray’da! İyi de Kim gitti?

Ocak 27, 2010, 2:14 pm | Futbol, Galatasaray, ozhano, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

İngiltere’de İngiliz Topçu Var mıydı Yaaa?

Ocak 26, 2010, 9:50 pm | EPL, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Chris Smalling bu sezonu Fulham’la tamamladıktan sonra gelecek sezon Manchester United forması giyecek. Transfer için United’ın Fulham’a 8-10 milyon Pound arası verdiği konuşuluyor. Asıl önemli olan tabii ki fiyatı değil de son yıllarda Manchester, Liverpool ve Chelsea’nin ilk önemli İngiliz (!) transferi olması. Glenn Johnson’ı ayrı tutuyorum, çünkü o senelerdir “ben geliyorum” diyen bir isimdi. Oysa Smalling 2 sene önce İngiltere’de Maidstone United adında bir amatör kulübün oyuncusuydu. Önce İngiltere 21 yaş altı milli takımına seçildi genç İngiliz. Fulham’daki hem başarılı hem istikrarlı oyunu, her maç 11’in değişme adamı olması onu United’a taşıdı diyemiyorum çünkü adam bu sezon Lig’de topu topu sadece 2 kez Fulham forması giydi. 2 kez kupa 4 kez de Avrupa Ligi’nde terletti o formayı. Yani Smalling’in geçen sezonla birlikte hesap edersek oynadığı toplam resmi Fulham maçı sayısı 9. Ve bu adamı yaklaşık 10 milyon gibi bir paraya Old Trafford’a getiriyor Sir. 1.94’lük 21 yaşındaki genç sanırım sezon sonuna kadar Sir’ün de isteğiyle düzenli forma şansı bulacak.

Netice olarak bu transferin gösterdiği gerçek İngiltere’de hala az da olsa İngiliz futbolcunun kaldığı ve ederlerinin normalin 3-5 katı olduğu.

Bu Haber Doğru Olamaz!

Ocak 25, 2010, 4:31 pm | Futbol, Galatasaray, Sıkıntı, Transfer kategorisinde yayınlandı | 5 Yorum

Eğer bu haber doğruysa, başta Adnan Polat ve Haldun Üstünel olmak üzere bütün Galatasaray yönetimine yazıklar olsun. Kewell öyle bozuk para gibi harcanabilecek, sıradan bir topçu değil. Acaba kayboluyor mu diye düşündüğümüz takım ruhunu yaşatan, Hagi’den sonra ilk kez yakalanan birleştirici faktör. Kewell sahadaki duruşu, oyun tarzı, örnek hareketleri ile bir rol modeli. Bunu gerçekten yapacaksınız güvenimizi ve inancımızı kaybedeceksiniz efendiler!

Moyes Senderos’un Peşinde

Ocak 22, 2010, 8:26 am | EPL, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Çok memnun olduğu Neill’ı Galatasaray’a kaptıran Everton Teknik Direktörü David Moyes savunmaya acilen çözüm bulmaya çalışıyor. O kadar acziyet içine düşmüş durumdaki düşünün bir ara Belçika pasaportu olduğu için Önder Turacı’nın bile adı geçti. Manchester United’ın 760 milyon borcunun olduğu bir ortamda 750 bine tamah eden Everton idarecileri ise Moyes’in bonservisli bir transfer yapmasına izin verecek gözükmüyorlar. Böyle olunca Moyes sezon başında yüksek bedel nedeniyle alamadığı ilk göz ağrısına bir geri dönüş yaptı ve Arsenal’den İsviçreli Senderos’un peşine düştü. Senderos’un bu Arsenal’deki 5. sezonu. ilk 3 sezonunda 15 maç ortalamayla oynadıktan sonra geçen sezon Milan’a kiralık gitmiş, orada da 15 maç oynayıp yuvaya dönmüştü. Ancak Wenger onu bu sezon EPL’de hiç düşünmedi ve sadece 2 lig kupası maçında oynattı, kolay kolay da Arsenal formasını bir daha giyemeyecek gibi 1.90’lık defans oyuncusu. Sezon sonu kontratı da bitecek olan Senderos’u Everton’a getirmek isteyen Moyes’in işi pek de zor olmayacak gibi.

Eğer Moyes Senderos’u alamazsa AB pasaportu olan Baki Mercimek’i denesin bir de, hiç değilse son 2 sezonda Önder fazla maç tecrübesine sahip 🙂

Jo Alves Galatasaray’da!

Ocak 21, 2010, 7:37 pm | Futbol, Galatasaray, Transfer kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum

Ula Fatih!

Ocak 20, 2010, 12:04 am | Futbol, Trabzonspor, Transfer kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Fatih Trabzonspor’a gelmekten takımlar anlaştığı halde vazgeçti. Peki neden? Bence:

1. Gelirse bedelli askerlik hakkını kaybedecek olması
2. Gökdenizle Kazan’da birleşme ihtimalinin doğması
3. Hem Zenit’te hem de giderse Kazan’da Trabzon’dakinin 2 katı kazanacak olması
4. Spaletti ile iyi bir ilişki kurabilme ihtimali
5. Bahis skandalı nedeniyle geri dönmekten çekiniyor olması

Ne olusa olsun Tekke’nin bu yaptığı pişmiş aşa su katıp, çorbayı döktürmektir.

>Ula Fatih!

Ocak 20, 2010, 12:04 am | Futbol, Trabzonspor, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Fatih Trabzonspor’a gelmekten takımlar anlaştığı halde vazgeçti. Peki neden? Bence:

1. Gelirse bedelli askerlik hakkını kaybedecek olması
2. Gökdenizle Kazan’da birleşme ihtimalinin doğması
3. Hem Zenit’te hem de giderse Kazan’da Trabzon’dakinin 2 katı kazanacak olması
4. Spaletti ile iyi bir ilişki kurabilme ihtimali
5. Bahis skandalı nedeniyle geri dönmekten çekiniyor olması

Ne olusa olsun Tekke’nin bu yaptığı pişmiş aşa su katıp, çorbayı döktürmektir.

>Sıradaki?

Ocak 18, 2010, 8:43 pm | Fenerbahçe, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

“Topunu da Al Git!” denmesi yakındır herhalde.

Sıradaki?

Ocak 18, 2010, 8:43 pm | Fenerbahçe, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
“Topunu da Al Git!” denmesi yakındır herhalde.

Nouveau Toulousain Kazım

Ocak 18, 2010, 4:35 pm | Fenerbahçe, Futbol, Milli Takım, Transfer kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Yanlış yazmadıysak “Yeni Toulouselu Kazım” anlamına geliyor başlık. Kazım Kazım artık bir Toulouse oyuncusu. 3 senelik mukavele imzalamak üzereymiş yeni kulubüyle. En formda olduğu sezon en çok olaya karıştığı sezon olunca, iyi oyunu bile kurtaramadı onu. Artık Fransa Ligi’nde ter dökecek. Dökecek dökmesine de acaba bir daha Milli Takım’a davet edilecek mi, edilirse gelecek mi onu çok merak ediyorum. Hayırlı olsun hem Kazım hem de elindeki değerleri yönetmeyi bilemeyen Fenerbahçe Yönetimine.

>Nouveau Toulousain Kazım

Ocak 18, 2010, 4:35 pm | Fenerbahçe, Futbol, Milli Takım, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Yanlış yazmadıysak “Yeni Toulouselu Kazım” anlamına geliyor başlık. Kazım Kazım artık bir Toulouse oyuncusu. 3 senelik mukavele imzalamak üzereymiş yeni kulubüyle. En formda olduğu sezon en çok olaya karıştığı sezon olunca, iyi oyunu bile kurtaramadı onu. Artık Fransa Ligi’nde ter dökecek. Dökecek dökmesine de acaba bir daha Milli Takım’a davet edilecek mi, edilirse gelecek mi onu çok merak ediyorum. Hayırlı olsun hem Kazım hem de elindeki değerleri yönetmeyi bilemeyen Fenerbahçe Yönetimine.

Lucas Edward Neill Galatasaray’da

Ocak 14, 2010, 1:44 am | Futbol, Galatasaray, ozhano, Transfer, TSL kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Galatasaray ara dönemdeki ilk transferini gerçekleştirdi ve Everton’dan Lucas Neill’i transfer etti. 31 yaşındaki Avustralyalı futbolcu ile 1,5 yıllık sözleşme imzalandı.

Neill’e hoşgeldin diyor, ara transfer döneminde yapılan transferlerin genelindekinin aksine Galatasaray forması altında başarılı maçlar çıkarmasını temenni ediyoruz. (Bu transfer Kewell’in kulüpte kalması açısından umut verici bir gelişme oldu. En önemlisi bu bana göre)

>Lucas Edward Neill Galatasaray’da

Ocak 14, 2010, 1:44 am | Futbol, Galatasaray, ozhano, Transfer, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> Galatasaray ara dönemdeki ilk transferini gerçekleştirdi ve Everton’dan Lucas Neill’i transfer etti. 31 yaşındaki Avustralyalı futbolcu ile 1,5 yıllık sözleşme imzalandı.

Neill’e hoşgeldin diyor, ara transfer döneminde yapılan transferlerin genelindekinin aksine Galatasaray forması altında başarılı maçlar çıkarmasını temenni ediyoruz. (Bu transfer Kewell’in kulüpte kalması açısından umut verici bir gelişme oldu. En önemlisi bu bana göre)

>Bugün Galatasaray’a Gelenler

Ocak 13, 2010, 1:50 pm | Futbol, Galatasaray, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

 
 
Sırasıyla:
Roman Pavlyuchenko (Tottenham Hotspur)
Peter Crouch (Tottenham Hotspur)
Amr Zaki (Zamalek)
Lucas Neill (Everton)
Tonel (Sporting Lisbon)

Bugün Galatasaray’a Gelenler

Ocak 13, 2010, 1:50 pm | Futbol, Galatasaray, Transfer kategorisinde yayınlandı | 4 Yorum
 
 
Sırasıyla:
Roman Pavlyuchenko (Tottenham Hotspur)
Peter Crouch (Tottenham Hotspur)
Amr Zaki (Zamalek)
Lucas Neill (Everton)
Tonel (Sporting Lisbon)

>Paranın En Son Köle Adayı

Ekim 20, 2009, 10:02 am | Brezilya, EPL, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Diego Tardelli – Atletico Minerio

Her yıldıza olduğu gibi Manchester City talip ona da.
Cahiliye döneminin köle meraklıları parayla köleliği daha çok beğenmişe benziyorlar.
Bakalım para, hükümranlığını ve kimsenin bozamadığı kölelik düzenini devam ettirebilecek mi?

Paranın En Son Köle Adayı

Ekim 20, 2009, 10:02 am | Brezilya, EPL, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Diego Tardelli – Atletico Minerio

Her yıldıza olduğu gibi Manchester City talip ona da.
Cahiliye döneminin köle meraklıları parayla köleliği daha çok beğenmişe benziyorlar.
Bakalım para, hükümranlığını ve kimsenin bozamadığı kölelik düzenini devam ettirebilecek mi?

>Ribery ve Robinho

Ekim 16, 2009, 2:00 pm | Bundesliga, EPL, Futbol, Serie A, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Bu iki adam devre arasında transfer piyasasında adını en çok duyacağımız futbolcular. Kakuta yüzünden FIFAlık olan ve trabsfer yasağı süren Chelsea’nin yönetimi itirazlarının kabul edileceğine ve Ocak ayı için tekrar transfer izni alabileceklerine inanmakta. Bir taraftan eldeki oyuncularıyla kontrat yenilemekte olan İngilizler yasak kalktığı anda atağa geçmek için hedeflerini belirlemiş durumdalar: Franck Ribery. Bayern’den ayrılmak istediğini 100 kere söyleyip 101 kere inkar eden Fransız’a yapılacak çılgın bir teklif karşılığında Real yerine parayı tercih edebileceği düşünülebilir. Bonservis bedeli olarak yaklaşık 70 milyon Euro’dan bahsediliyor. Geçenlerde Drogba “Vieria’yı isterim” diye tutturmuştu. Abdal’a malum olur diyip geçelim.
Öte yanda Manchester’ın mavilerinde bir türlü hak ettiği değeri görmediğini düşünen Robinho için de bir talip var: Barcelona. Robinho’yu para harcamadan, takasla almak istiyorlar. Adı geçen oyuncular Thierry Henry, Carles Puyol, Yaya Toure ve Eric Abidal. City öncelikli olarak bence Henry ve Puyol’a sarkacaktır. Ibra’nın gelmesi ve Pep’in gençleri daha fazla işin içine sokmaya başlamsıyla birlikte Henry biraz geri planda kalmış durumda. Adı ve kariyeriyle City’nin 1 numaralı adamı olacaktır giderse. Üstelik İngiltere’yi özlediğini bir çok kez de dile getirmiş durumda. Puyol da City’nin aradığı deli dolu, kuvvetli savunmacı. Robinho zaten sırf inat olsun diye bile Barça’ya hayır demeyecek bir adam. Ribery’ninkinden çok bu transfer aklıma yatıyor. Olur mu olur.

Bu Ocak yine yaşadı gazeteciler dedikodu da haber de çok olacak.

Ribery ve Robinho

Ekim 16, 2009, 2:00 pm | Bundesliga, EPL, Futbol, Serie A, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Bu iki adam devre arasında transfer piyasasında adını en çok duyacağımız futbolcular. Kakuta yüzünden FIFAlık olan ve trabsfer yasağı süren Chelsea’nin yönetimi itirazlarının kabul edileceğine ve Ocak ayı için tekrar transfer izni alabileceklerine inanmakta. Bir taraftan eldeki oyuncularıyla kontrat yenilemekte olan İngilizler yasak kalktığı anda atağa geçmek için hedeflerini belirlemiş durumdalar: Franck Ribery. Bayern’den ayrılmak istediğini 100 kere söyleyip 101 kere inkar eden Fransız’a yapılacak çılgın bir teklif karşılığında Real yerine parayı tercih edebileceği düşünülebilir. Bonservis bedeli olarak yaklaşık 70 milyon Euro’dan bahsediliyor. Geçenlerde Drogba “Vieria’yı isterim” diye tutturmuştu. Abdal’a malum olur diyip geçelim.
Öte yanda Manchester’ın mavilerinde bir türlü hak ettiği değeri görmediğini düşünen Robinho için de bir talip var: Barcelona. Robinho’yu para harcamadan, takasla almak istiyorlar. Adı geçen oyuncular Thierry Henry, Carles Puyol, Yaya Toure ve Eric Abidal. City öncelikli olarak bence Henry ve Puyol’a sarkacaktır. Ibra’nın gelmesi ve Pep’in gençleri daha fazla işin içine sokmaya başlamsıyla birlikte Henry biraz geri planda kalmış durumda. Adı ve kariyeriyle City’nin 1 numaralı adamı olacaktır giderse. Üstelik İngiltere’yi özlediğini bir çok kez de dile getirmiş durumda. Puyol da City’nin aradığı deli dolu, kuvvetli savunmacı. Robinho zaten sırf inat olsun diye bile Barça’ya hayır demeyecek bir adam. Ribery’ninkinden çok bu transfer aklıma yatıyor. Olur mu olur.

Bu Ocak yine yaşadı gazeteciler dedikodu da haber de çok olacak.

>Wenger 48 Milyonla Neler Yaptı?

Ekim 9, 2009, 5:39 pm | Beşiktaş, EPL, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Başlıkta adı geçen 48 milyon ilk anda düşündüğümüz üzere bir sezonda harcanmış bir paranın miktarı değil. Bu 48 milyon Wenger’in yanlış transferlerine harcadığı ya da bir şekilde boşa gitmiş paranın miktarı da değil. Bu para 14 senedir Arsene Wenger’in yaptığı bütün transferlerden sattığı oyuncuların getirdiği gelir düşülünce elde edilen net miktar. Yani 14 senedir Wenger reel olarak yalnızca 48 milyon £ harcamış transfere dersek yanlış yapmış olmayız. Yani tüketirken bir taraftan üretmiş de Wenger ve Arsenal.

Arsene Wenger yönetiminde Arsenal EPL’de 3 kez, FA Cup’ta 4 kez, Community Shield’da 4 kez şampiyonluk sevinci yaşadı, 11 kez de çeşitli kupalarda veya şampiyonalarda final oynadı ya da 2. oldu. 5 sezondur EPL’de mutlu sona ulaşamasa da yepyeni bir yaklaşımla genç oyuncular üzerine bir takım kurarak belki de Arsenal’in gelecek 10 senesini garanti altına aldı. Bugün Arsenal’in elindeki 28 kişilik A takımı kadrosunun yaş ortalaması sadece 24 ve kadronun toplam ederi de 250 milyon £ pound civarında. Takımda 30 yaş üzeri sadece 3 isim varken 20 oyuncu 25 yaşın altında. Ve bu tecrübesiz görüntüye rağmen Arsenal her sezon şampiyonluğa oynamaya, Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etmeye devam ediyor. Wenger’in 14 senede harcadığı para ligimizden bir örnek verecek olursak, Beşiktaş’ın Demirören’in başkanlığı döneminde harcadığı net paradan 7 milyon £ daha az. Bugün Arsenal altyapısından gelen isimlerle ve genç oyunculurla anılırken Beşiktaş kadrosundaki altyapı oyuncularının sayısı ve kadronun yaş ortalaması Arsenal’le mukayese edilecek düzeyde bile değil. İşte o yüzden 14 senede harcanan net 48 milyon sanki şaka gibi.

Arsene Wenger: Paranın, zenginliğin içinde futbolun kitabını tersten yazmaya çalışıyor.

Wenger 48 Milyonla Neler Yaptı?

Ekim 9, 2009, 5:39 pm | Beşiktaş, EPL, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Başlıkta adı geçen 48 milyon ilk anda düşündüğümüz üzere bir sezonda harcanmış bir paranın miktarı değil. Bu 48 milyon Wenger’in yanlış transferlerine harcadığı ya da bir şekilde boşa gitmiş paranın miktarı da değil. Bu para 14 senedir Arsene Wenger’in yaptığı bütün transferlerden sattığı oyuncuların getirdiği gelir düşülünce elde edilen net miktar. Yani 14 senedir Wenger reel olarak yalnızca 48 milyon £ harcamış transfere dersek yanlış yapmış olmayız. Yani tüketirken bir taraftan üretmiş de Wenger ve Arsenal.

Arsene Wenger yönetiminde Arsenal EPL’de 3 kez, FA Cup’ta 4 kez, Community Shield’da 4 kez şampiyonluk sevinci yaşadı, 11 kez de çeşitli kupalarda veya şampiyonalarda final oynadı ya da 2. oldu. 5 sezondur EPL’de mutlu sona ulaşamasa da yepyeni bir yaklaşımla genç oyuncular üzerine bir takım kurarak belki de Arsenal’in gelecek 10 senesini garanti altına aldı. Bugün Arsenal’in elindeki 28 kişilik A takımı kadrosunun yaş ortalaması sadece 24 ve kadronun toplam ederi de 250 milyon £ pound civarında. Takımda 30 yaş üzeri sadece 3 isim varken 20 oyuncu 25 yaşın altında. Ve bu tecrübesiz görüntüye rağmen Arsenal her sezon şampiyonluğa oynamaya, Şampiyonlar Ligi’nde mücadele etmeye devam ediyor. Wenger’in 14 senede harcadığı para ligimizden bir örnek verecek olursak, Beşiktaş’ın Demirören’in başkanlığı döneminde harcadığı net paradan 7 milyon £ daha az. Bugün Arsenal altyapısından gelen isimlerle ve genç oyunculurla anılırken Beşiktaş kadrosundaki altyapı oyuncularının sayısı ve kadronun yaş ortalaması Arsenal’le mukayese edilecek düzeyde bile değil. İşte o yüzden 14 senede harcanan net 48 milyon sanki şaka gibi.

Arsene Wenger: Paranın, zenginliğin içinde futbolun kitabını tersten yazmaya çalışıyor.

>Drogba Vieira’yı İstiyor da…

Ekim 6, 2009, 5:39 pm | EPL, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Chelsea’nin Afrikalı golcüsü Didier Drogba Inter’den ayrılacağını açıklayan Patrick Vieira’yı takımda görmekten çok mutlu olacağını söylemiş. Obi Mikel ve Essien Ocak ayında Chelsea forması giyemeyecekler, sebebi de Avrupa Futbolu için artık hastalık, kangren mahiyetine kavuşan Afrika Kupası. “Vieria eksilen orta sahamıza çok iyi bir ekleme olacaktır” diyor Drogba, tecrübesine ve oyunculuğuna dikkat çekiyor. Ama futbol bilgini Drogba takımı Chelsea’nin 2011’e kadar transfer yasağı olduğunu bilmiyor. En son Kakuta davasında yasaklanan Chelsea’nin halen takımda olan oyuncularla kontrat uzatma dışında herhangi bir trasfer görüşmesi yapması yasak. Demek ki neymiş konuşmadan önce düşünecekmişiz, hatta bin düşünüp bir konuşacak, dünya aleme rezil olmayacakmışız.

Drogba Vieira’yı İstiyor da…

Ekim 6, 2009, 5:39 pm | EPL, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Chelsea’nin Afrikalı golcüsü Didier Drogba Inter’den ayrılacağını açıklayan Patrick Vieira’yı takımda görmekten çok mutlu olacağını söylemiş. Obi Mikel ve Essien Ocak ayında Chelsea forması giyemeyecekler, sebebi de Avrupa Futbolu için artık hastalık, kangren mahiyetine kavuşan Afrika Kupası. “Vieria eksilen orta sahamıza çok iyi bir ekleme olacaktır” diyor Drogba, tecrübesine ve oyunculuğuna dikkat çekiyor. Ama futbol bilgini Drogba takımı Chelsea’nin 2011’e kadar transfer yasağı olduğunu bilmiyor. En son Kakuta davasında yasaklanan Chelsea’nin halen takımda olan oyuncularla kontrat uzatma dışında herhangi bir trasfer görüşmesi yapması yasak. Demek ki neymiş konuşmadan önce düşünecekmişiz, hatta bin düşünüp bir konuşacak, dünya aleme rezil olmayacakmışız.

>Tuncay Vennegoor of Hesselink

Eylül 4, 2009, 12:49 am | EPL, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Tuncay ne yaptı? Stoke City kulubüne transfer oldu. Stoke City 1863 yıllık tarihinde en büyük başarıyı EPL’de 2 kez 4. olarak yaşamış ve geçen sezonu 12. olarak bitirmiş. Tuncay kim? Türk Milli takımı oyuncusu, Fenerbahçe’nin eski yıldızı, 3 maçta 1 gol ortalama ile oynayan orta saha forvet kırması önemli bir oyuncu, 28 yaşında.

Peki Hull City’e bakalım bir de. 1904 yılında kurulan kulüp ilk kez geçen sezon EPL’ye yükselmiş tarihinde ve 17. olarak son haftada ligde kalmayı başarmış ki bu aynı zamanda tarihlerinin en büyük başarısı olarak da kayıtlara geçmiş. Bu başarı 1930’daki FA Cup yarı finalinden sonra tam 79 yıl sonra gelen bir başarı. Jan Vennegoor of Hesselink kim? Hollanda Milli takımı oyuncusu, PSV ve Celtic’in eski yıldızı, yaklaşık 2 maçta 1 gol ortalama ile oynayan bir forvet oyuncusu, 31 yaşında.

Tuncay’a söylenmedik laf bırakılmadı, maçı TV’den yayınlansa bile seyretmem artık diyenler oldu, bazıları kendini bitirdi dedi. Jan Vennegoor of Hesselink ise imza attıktan sonra şöyle konuşuyordu “Bana ihtiyaç duyan bir takıma imza attım, Premier League’de önemli takım ve futbolculara karşı oynayacak olmam çok önemli. Tekrar Milli takıma yükselebilirim.”

Şimdi çıkıp mesela Cruyff “Jan yanlış yaptı, attan inip eşeğe bindi, Hull City maçı çıksın TV’yi kapatarım” mı diyecek. Bert Van Marwijk Hesselink Hull City’e imza attı diye onu defterden mi silecek yoksa EPL’de direk oynayan, muhtemelen sezon boyu golü koklayacak bir forveti olduğu için sevinecek mi.

O zaman Tuncay Vennegoor of Hesselink mi?

Tuncay Vennegoor of Hesselink

Eylül 4, 2009, 12:49 am | EPL, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Tuncay ne yaptı? Stoke City kulubüne transfer oldu. Stoke City 1863 yıllık tarihinde en büyük başarıyı EPL’de 2 kez 4. olarak yaşamış ve geçen sezonu 12. olarak bitirmiş. Tuncay kim? Türk Milli takımı oyuncusu, Fenerbahçe’nin eski yıldızı, 3 maçta 1 gol ortalama ile oynayan orta saha forvet kırması önemli bir oyuncu, 28 yaşında.

Peki Hull City’e bakalım bir de. 1904 yılında kurulan kulüp ilk kez geçen sezon EPL’ye yükselmiş tarihinde ve 17. olarak son haftada ligde kalmayı başarmış ki bu aynı zamanda tarihlerinin en büyük başarısı olarak da kayıtlara geçmiş. Bu başarı 1930’daki FA Cup yarı finalinden sonra tam 79 yıl sonra gelen bir başarı. Jan Vennegoor of Hesselink kim? Hollanda Milli takımı oyuncusu, PSV ve Celtic’in eski yıldızı, yaklaşık 2 maçta 1 gol ortalama ile oynayan bir forvet oyuncusu, 31 yaşında.

Tuncay’a söylenmedik laf bırakılmadı, maçı TV’den yayınlansa bile seyretmem artık diyenler oldu, bazıları kendini bitirdi dedi. Jan Vennegoor of Hesselink ise imza attıktan sonra şöyle konuşuyordu “Bana ihtiyaç duyan bir takıma imza attım, Premier League’de önemli takım ve futbolculara karşı oynayacak olmam çok önemli. Tekrar Milli takıma yükselebilirim.”

Şimdi çıkıp mesela Cruyff “Jan yanlış yaptı, attan inip eşeğe bindi, Hull City maçı çıksın TV’yi kapatarım” mı diyecek. Bert Van Marwijk Hesselink Hull City’e imza attı diye onu defterden mi silecek yoksa EPL’de direk oynayan, muhtemelen sezon boyu golü koklayacak bir forveti olduğu için sevinecek mi.

O zaman Tuncay Vennegoor of Hesselink mi?

Gael Kakuta

Eylül 4, 2009, 12:10 am | EPL, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Herkes Chelsea’nin aldığı 1,5 sezonluk transfer yasağından bahsediyor ama Kakuta’nın başına gelenleri anlatan yok. Kakuta 4 ay futboldan men ve 780.000 Euro para cezası aldı. Acaba bu kadar para kazanmış mıdır 2 sezonda Chelsea altyapısında Kakuta? Chelsea bu işin altından kalkar da Kakuta’nın cezasını da öder mi ki? Ah be Kakuta…

>Gael Kakuta

Eylül 4, 2009, 12:10 am | EPL, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Herkes Chelsea’nin aldığı 1,5 sezonluk transfer yasağından bahsediyor ama Kakuta’nın başına gelenleri anlatan yok. Kakuta 4 ay futboldan men ve 780.000 Euro para cezası aldı. Acaba bu kadar para kazanmış mıdır 2 sezonda Chelsea altyapısında Kakuta? Chelsea bu işin altından kalkar da Kakuta’nın cezasını da öder mi ki? Ah be Kakuta…

Ufuk da Cimbom’da

Eylül 1, 2009, 4:38 pm | Futbol, Galatasaray, Transfer, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | 5 Yorum

Biraz evvel, Ufuk’la telefon görüşmesi yaptık. Noterde imzayı atarken konuşan Ufuk transferin şartlarını bilmediğini, belgelerin yetişmesi için ‘gözü kapalı’ imzaları attığını söyledi. Muhtemelen Aykut ve para karşılığında kadroya kattık. Hepimize hayırlı olsun… Bu yıl olmasaydı Sezer gibi sözleşmesini uzatmayıp gelecek yıl sözleşmesi bitince Galatasaray’a gelmek istediğini de söylemişti diye ekleyelim…

UFUKCEYLAN4

Ekleme: Yaser artı 750bin Euro’ya gitmiş…

Sonraki Sayfa »

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.