Değişim Güzeldir…

Mart 15, 2010, 9:08 pm | Futbol, ozhano, TSL, şampiyonluk kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
80-90 arası yıllar

O zamanlar hatırladığım kadarıyla yorumlar şöyle oluyordu: Şampiyonu dört büyüklerin birbirleriyle yapacağı maçlar belirleyecektir ki bu takımların Anadolu kulüpleri olarak adlandırılan ligin figüranı olarak gösterilen takımlarıyla yaptıkları maçlardan önce ister iç ister dış saha olsun maç oynanmadan üç puanın kimin alacağı %99 belli olurdu. Herhangi bir Anadolu takımına puan kaptıran takımın teknik direktörü sezon sonunu çoğu zaman göremezdi.

90-00 arası yıllar

Zaman geçtikçe bu denge Anadolu takımlarının lehine değişmeye başladı. Dört büyükler ifadesi Trabzonspor’un şampiyon olmankatn çok olacağı belirleyen takım hüviyetine bürünmesinden dolayı üç büyüklere döndü. Ama bu ifade, Trabzonspor’un İstanbul takımları’nın korkulu rüyası olduğu ve büyüklerden biri olduğu gerçeğini de kapatmadı. Bu dönemde de üç büyüklerin Anadolu takımlarına karşı bariz bir üstünlükleri vardı ama yorumlar değişmişti: Derbilerin yanı sıra dört büyüklerin Anadolu takımlarından bazıları ile oynadıkları maçlar da tehlikeli kategorisine alındı. Hatta 2000’li yıllara yaklaşırken üç büyüklerin Anadolu takımları ile oynayacakları maçlar şampiyonluk yolunda daha önemli bir hal almaya başladı.

00-07 arası yıllar

Artık işler tamamen tersine dönmeye başladı. Üç büyüklerin birbirleriyle olan maçlarından çok Anadolu takımlarıyla yapacakları maçlarda alacakları galibiyetlerin şampiyonu belirleyeceği konuşulmaya başlandı. Ama yine de şampiyonluğun İstanbul’un dışına çıkabileceği gibi bir düşünce kimsede yoktu. Özellikle Gençlerbirliği ve Kayserispor’un istikrarlı yükselişi ve üç büyüklere kafa tutması diğer Anadolu kulüplerinin düşünce yapılarının değişmesinde önemli bir rol oynadı.

07-10 arası yıllar

Artık kimse üç büyüklerin birbirleriyle yapacağı maçların şampiyonu belirleyeceğine inanmıyor. Üç büyüklerden herhangi birinin ligin sonundaki takımla yapacağı maçta bile doğrudan üç puanı alır denemiyor. Bunda tabiki Anadolu takımlarının artık üst sıralarda olabileceklerine inançlarının artmasının etkisi büyük. Fatih Terim’in UEFA Kupası’nın alınması sürecinde karşılarına çıkan güçlü rakipler sorulduğunda “Biz 11 onlar 22 kişi mi oynayacaklar ya da rakip uzaylı mı?” anlayışı da Anadolu takımlarına tamamen yerleşti. Bunun sonucunda Kayserispor 3-4 sezondur akıllı yatırımlar yaparak ligin üst sıralarında kendine yer bulabiliyor, ister şans, ister tesadüf densin, geçen sezondan bir Sivasspor gerçeği ortada. Tabi hem teknik direktörünün şampiyon olabilme olasılığı yükünü taşıyamaması, yönetiminin de vizyonunun dar olması sebebiyle bu sezon belki de düşecekler. Bu sezon da Bursaspor ortaya çıktı. Belki şampiyon olacaklar, belki de olamayacaklar ama ligin tozunu attıkları artık herkes için bir gerçek. Artık şu bir gerçek ki, üç büyüklere Anadolu’da bir gram ekmek yok. Diğer bir deyişle üç büyükler artık Anadolu takımlarından kolay kolay puan alamıyorlar. Galibiyet için uğraşıyorlar, didiniyorlar ve aldıkları galibiyetin değerini bildikleri için aldıkları üç puana sanki bir derbi maçından alınmışçasına seviniyorlar. Uğraşmayan didinmeyen de bu yolda yaya kalıyor. Helal olsun Anadolu takımlarına. Artık Anadolu takımları beraberliğe bile zaman zaman sevinmiyorlar, özellikle kendi sahalarındaki maçlarda üç puan için oynamaya çalışıyorlar. Kısacası artık Anadolu takımları şunu biliyor: ” Ölümden öte köy yok.”

Bu sezon olur mu olmaz mı bilmem ama kesin olan şu: Şampiyonluk Kupası’nın Anadolu’ya gitmesi yakındır.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.