>Miami’de Bildik Senaryo

Mart 31, 2009, 4:41 am | Miami Heat, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>İlk çeyrekte Lee’nin erken 2 faul alıp çıkmasıyla oyuna giren Pietrus Wade’i bir hayli iyi savundu. Miami bu nedenle 21 sayıda kalınca ilk çeyrekte 7 sayılık farkı yakalamak Magic için çok zor olmadı. Ancak 2. çeyrekte çok başarılı bir takım savunması yaptı Heat ve Magic yedeklerini bir hayli iyi kitlemeyi başardı. İkinci çeyreğin sonuna doğru tekrar oyuna giren Alston’un içe penetreleriyle tekrar oyuna tutunan Magic bir ara geri düşse de devreyi Pietrus ve Hido’nun sayılarıyla önde kapatmayı başardı. Özellikle 2. çeyrek umut vermezken Howard’ın %100 serbest atış, Hidon’nun %0 saha içi isabet yüzdesiyle oynaması, buna rağmen Howard’ın 10, Hido’nun 6 sayı atmış olması ilginç bir ayrıntı oldu. Devre arası normalde 15 dk olması gerekirken, aşağıda anlattığım forma emekliliği töreni nedeniyle 1 saat sürdü.

İkinci devreye Magic adına iyi başlayan isim ilk devrenin neredeyse tamamını kenarda geçiren Lee oldu. Attığı 2 üçlükle hem kendini buldu hem de Heat’i savunmada değişiklik yapmaya itti. Heat maça tutumaya çalışırken en büyük yardımı basit düdükler çalan hakemlerden gördü. Başa baş giden maçta Magic sayılarının üretiminde hep servisi yapan ise Hidayet’ti. Lewis’in de temposunu yakalamasıyla Heat’in sıkıntısı arttı. Bir ara O’Neal bir ara Chalmers Wade’e yardmcı olmaya çalışsade sıklıkla skor üretiminde yalnız kalan Wade Heat’i oyunda tutmaya çalıştı. Heat o kadar Wade merkezlibir oyun oynuyor ki onun kenarda oturduğu her saniye hem oyun hem de skor olarak eziliyorlar. 3. çeyrek sonunda oyunu 70-69’a getirdikten sonra kenara geldi Wade ve 1:50’lik sürede bir anda fark 7 sayı oluverdi. Wade’in tekrar oyuna girmesi ve Magloire’ın hareketli oyunuyla Heat tekrar maça asıldı. Son çeyrekte kalasikleşen şekilde Magic’i oyunda tutan isimlerin başında Hidayet geldi (4.çeyrek 8 sayı). Magloire’ın rolünü daha sonra Chalmers üstlendi ve Wade’le beraber galibiyet için her şeyi yaptılar. Magic’te ise her hücumda bir başka oyuncu ön plana çıkarken son 2 dakikaya kafa kafaya girildi. Miami öne geçme şansını kullanamayınca Lewis ve Howard’la 5 sayı öne fırlayan Magic’i Wade yakalamaya çalışsa da son saniyelerde topu hep Redick2e veren ve ona yapılan taktik faullerde sayıya ulaşan Magic maçı da 101-95 kazanmayı başardı. Hakemler Mourning için bu anlamlı gecede biraz da bizim tuzumuz olsun diye çok uğraştı ama maç sonu oynatmayı bilen Koç ve oynamayı bilen takım maçı kazanmasını bildi.

Reklamlar

Miami’de Bildik Senaryo

Mart 31, 2009, 4:41 am | Miami Heat, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

İlk çeyrekte Lee’nin erken 2 faul alıp çıkmasıyla oyuna giren Pietrus Wade’i bir hayli iyi savundu. Miami bu nedenle 21 sayıda kalınca ilk çeyrekte 7 sayılık farkı yakalamak Magic için çok zor olmadı. Ancak 2. çeyrekte çok başarılı bir takım savunması yaptı Heat ve Magic yedeklerini bir hayli iyi kitlemeyi başardı. İkinci çeyreğin sonuna doğru tekrar oyuna giren Alston’un içe penetreleriyle tekrar oyuna tutunan Magic bir ara geri düşse de devreyi Pietrus ve Hido’nun sayılarıyla önde kapatmayı başardı. Özellikle 2. çeyrek umut vermezken Howard’ın %100 serbest atış, Hidon’nun %0 saha içi isabet yüzdesiyle oynaması, buna rağmen Howard’ın 10, Hido’nun 6 sayı atmış olması ilginç bir ayrıntı oldu. Devre arası normalde 15 dk olması gerekirken, aşağıda anlattığım forma emekliliği töreni nedeniyle 1 saat sürdü.

İkinci devreye Magic adına iyi başlayan isim ilk devrenin neredeyse tamamını kenarda geçiren Lee oldu. Attığı 2 üçlükle hem kendini buldu hem de Heat’i savunmada değişiklik yapmaya itti. Heat maça tutumaya çalışırken en büyük yardımı basit düdükler çalan hakemlerden gördü. Başa baş giden maçta Magic sayılarının üretiminde hep servisi yapan ise Hidayet’ti. Lewis’in de temposunu yakalamasıyla Heat’in sıkıntısı arttı. Bir ara O’Neal bir ara Chalmers Wade’e yardmcı olmaya çalışsade sıklıkla skor üretiminde yalnız kalan Wade Heat’i oyunda tutmaya çalıştı. Heat o kadar Wade merkezlibir oyun oynuyor ki onun kenarda oturduğu her saniye hem oyun hem de skor olarak eziliyorlar. 3. çeyrek sonunda oyunu 70-69’a getirdikten sonra kenara geldi Wade ve 1:50’lik sürede bir anda fark 7 sayı oluverdi. Wade’in tekrar oyuna girmesi ve Magloire’ın hareketli oyunuyla Heat tekrar maça asıldı. Son çeyrekte kalasikleşen şekilde Magic’i oyunda tutan isimlerin başında Hidayet geldi (4.çeyrek 8 sayı). Magloire’ın rolünü daha sonra Chalmers üstlendi ve Wade’le beraber galibiyet için her şeyi yaptılar. Magic’te ise her hücumda bir başka oyuncu ön plana çıkarken son 2 dakikaya kafa kafaya girildi. Miami öne geçme şansını kullanamayınca Lewis ve Howard’la 5 sayı öne fırlayan Magic’i Wade yakalamaya çalışsa da son saniyelerde topu hep Redick2e veren ve ona yapılan taktik faullerde sayıya ulaşan Magic maçı da 101-95 kazanmayı başardı. Hakemler Mourning için bu anlamlı gecede biraz da bizim tuzumuz olsun diye çok uğraştı ama maç sonu oynatmayı bilen Koç ve oynamayı bilen takım maçı kazanmasını bildi.

>Alonzo Mourning

Mart 31, 2009, 3:15 am | Miami Heat, NBA, Uncategorized kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Bu geceki Miami – Orlando maçında her şeyden önce bir yıldızın kayışına şahit olduk. 15 senelik profesyonel basketbolculuk kariyerinin 11’ini Heat’te geçiren, 2 defa böbrek nakli olan ama basketbolu diz sakatlığı nedeniyle bırakmak zorunda kalan Alonzo Mourning resmen emekli oldu ve forması da Heat tarafından emekli edildi. 33 Numaralı forma artık American Airlines Arena’nın tavanında asılı…
Adına düzenlenen törende Florida Valisi, Georgetown Üniversitesinden koçu John Thompson, Patrick Ewing, Udonis Haslem, Pat Riley söz aldı. Riley Mourning’in kurduğu fona bir de Heat adına 50.000 $’lık bağışta bulunarak eski oyuncusunu onore etti. O koca adamı ağlarken, sanki en sevdiğini kaybetmişçesine yaşlanan gözlerini silerken görmek herhalde ancak gerçekten severek ve aşıkçasına spor yapmış olanların anlayabileceği bir şey. Gerçek basketbolseverler için Mourning bir azim ve istikrar abidesidir. Haslem’in söylediği gibi antrenmanda en çok çalışan ve en geçe kalan adam salondan çıkarken arkasını dönüp baktığında Zo’nun hala çalıştığını görürdü. O basketbolseverler için kuşkusuz bir efsaneydi. İnanılmaz bir profesyonel, harika bir halk insanı. Zo artık emekli, bizlerse onu seyredip, azmini, sporculuğunu görmüş olanlar, çok şanslıyız.

Alonzo Mourning

Mart 31, 2009, 3:15 am | Miami Heat, NBA kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Bu geceki Miami – Orlando maçında her şeyden önce bir yıldızın kayışına şahit olduk. 15 senelik profesyonel basketbolculuk kariyerinin 11’ini Heat’te geçiren, 2 defa böbrek nakli olan ama basketbolu diz sakatlığı nedeniyle bırakmak zorunda kalan Alonzo Mourning resmen emekli oldu ve forması da Heat tarafından emekli edildi. 33 Numaralı forma artık American Airlines Arena’nın tavanında asılı…
Adına düzenlenen törende Florida Valisi, Georgetown Üniversitesinden koçu John Thompson, Patrick Ewing, Udonis Haslem, Pat Riley söz aldı. Riley Mourning’in kurduğu fona bir de Heat adına 50.000 $’lık bağışta bulunarak eski oyuncusunu onore etti. O koca adamı ağlarken, sanki en sevdiğini kaybetmişçesine yaşlanan gözlerini silerken görmek herhalde ancak gerçekten severek ve aşıkçasına spor yapmış olanların anlayabileceği bir şey. Gerçek basketbolseverler için Mourning bir azim ve istikrar abidesidir. Haslem’in söylediği gibi antrenmanda en çok çalışan ve en geçe kalan adam salondan çıkarken arkasını dönüp baktığında Zo’nun hala çalıştığını görürdü. O basketbolseverler için kuşkusuz bir efsaneydi. İnanılmaz bir profesyonel, harika bir halk insanı. Zo artık emekli, bizlerse onu seyredip, azmini, sporculuğunu görmüş olanlar, çok şanslıyız.

>Orlando @ Miami

Mart 31, 2009, 1:54 am | Miami Heat, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Hala ayakta olan basketbolseverler için

http://atdhe.net/live-tv-5746.html

Orlando @ Miami

Mart 31, 2009, 1:54 am | Miami Heat, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Hala ayakta olan basketbolseverler için

http://atdhe.net/live-tv-5746.html

>Yeniden Rezerv Lig Meselesi

Mart 30, 2009, 7:58 pm | Futbol, TFF, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Şu yazıyı 5 Temmuz 2008’de yazmışım, hatta o kadar sevinmişim ki yazmamış, içimdekileri dökmüşüm. Bir bakalım o gün yazılanlara:

“Sonuna kadar destekliyorum Rezerv Lig kurulması fikrini. Bak İngiltere’ye gör faydasını. Hiç acabalara yok gerek. Rezerv Lig elzemdir, şarttır. Sakatlıktan çıkmadan oynayıp futbol hayatı biten yıldızlar, 20 yaşından sonra takımlarından kopmak zorunda kalıp kariyerleri sönen gençler, A takımı hocalığına soyunacak antrenörler için bir cennet olur Rezerv Lig. Sözü edilen bir 23 yaş sınırı var, doğru tespittir. 23 yaştan büyük 3 oyuncuya da müsaade edilmesi gündemde, o da çok önemli bir yaklaşım, bu sayede her hafta 18 dışında kalan 3 A takım oyuncusu maç eksiğini kapamış olur. Senelerdir beklenen bir hamleydi, yine TFF değil de Kulüpler atıldı başlaması, yapılması için. Helal olsun hayata geçirmeye çalışanlara fikri bile güzel. Bu ligin yayın hakları satılıp, maçlar iddaa’ya da alınırsa işte o zaman kendi yağında kavrulan ve gelir de getiren bir lig halini alır, tadından yenmez Rezerv Lig. Mesela İngiltere’de Ligin isim hakları bile satılmıştır. Haydi Kulüpler Birliği, haydi TFF Türk Futbolu’nu 1 adım daha ileriye taşıyacak bu fırsatı kaçırmayın.”

O günden bugüne değişen hiç bir şey yok, ne rezerv ligin adı geçiyor ne de kimse hatırlatıyor. Herkes bir takıldı kim şampiyon olacak, hakemler ne biçim hatalar yaptı falan filan. Bugün Can Arat’ı, Aykut Erçetin’i, Alpaslan’ı, Uğur İnceman’ı, Ferhat’ı, Özgürcan’ı, Hakan Arıkan’ı, Ferhat Çökmüş’ü, Aydın’ı, Yasin Çakmak’ı vesaire vesaireyi yani Türk Futboluna ve kulüplerine uzun seneler hizmet edebilecek bir çok adamı gün gün kaybediyoruz. Can Arat 1,5 – 2 sene önce Milli takım oyuncusuydu, Aykut Galatasaray’a şampiyonluk getirdi, Özgürcan yeni Hakan Şükür’dü, öyleydi böyleydi. Ferhat; Özgürcan küme düştü, ötekiler oynayamıyor, paslanıyor. Hasan Şaş gibi uzun sakatlıklardan dönenler kendilerini test edemiyor. PAF için yaşı dolanlar ortada kalıyor. Rezerv Lig bu ülkeye acilen getirilmesi gereken bir uygulama. Maç tecrübesi, maç kondüsyonu ve kuvveti 18’e giremeyenler nerede kazanacak, A takımda buldukları en önemli şansta Yaser gibi kırmızıyı gördüklerinde onlara nasıl kızacağız başka türlü?

İngiltere’de Premier League’de sahne alan takımların rezerv takımları kuzey ve güney olarak ikiye ayrılmış olan rezerv ligde oynuyorlar. Kuzey Ligi;

Güney Ligi ise;

takımlarından oluşmakta. Kendi aralarında çift devreli lig usulüne göre yaptıkları mücadele sonucunda Kuzey ve Güney Liglerinin galipleri 2 ayaklı final maçına çıkıyorlar ve şampiyon belli oluyor. 2005’ten beri düzen bu şekilde, daha önceleri kuzey ve güney şampiyonları final maçı oynamadan 1. ilan ediliyorlardı. Son şampiyon Liverpool’dan önce şampiyon olan Reading rezervleri A takımları ertesi sene küme düşünce otomatikman ligden ayrılmak zorunda kalmış. Anlaşıldığı üzere bu lig sadece EPL’de mücadele eden 20 takıma yönelik ve onların yapmış oldukları yatırımların heba olmaması için düşünülmüş, ayrıca altyapıda yaşını doldurmuş oyuncular için de bir kendini gösterme şansı. Örneğin Steven Gerrard ve Jamie Carragher gibi Liverpool’un yaşayan efsaneleri önce A takımda değil hep rezerv takımda oynayarak başlamış profesyonel kariyerlerine. Zamanında Fowler’ın, Rooney’nin sakatlık sonrası hep kendilerini rezerv takım maçlarında test ederek takımlarına döndüğünü de biliyoruz.

Ve Türkiye’de hala rezerv ligi umursamıyoruz!

Yeniden Rezerv Lig Meselesi

Mart 30, 2009, 7:58 pm | Futbol, TFF, TSL kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Şu yazıyı 5 Temmuz 2008’de yazmışım, hatta o kadar sevinmişim ki yazmamış, içimdekileri dökmüşüm. Bir bakalım o gün yazılanlara:

“Sonuna kadar destekliyorum Rezerv Lig kurulması fikrini. Bak İngiltere’ye gör faydasını. Hiç acabalara yok gerek. Rezerv Lig elzemdir, şarttır. Sakatlıktan çıkmadan oynayıp futbol hayatı biten yıldızlar, 20 yaşından sonra takımlarından kopmak zorunda kalıp kariyerleri sönen gençler, A takımı hocalığına soyunacak antrenörler için bir cennet olur Rezerv Lig. Sözü edilen bir 23 yaş sınırı var, doğru tespittir. 23 yaştan büyük 3 oyuncuya da müsaade edilmesi gündemde, o da çok önemli bir yaklaşım, bu sayede her hafta 18 dışında kalan 3 A takım oyuncusu maç eksiğini kapamış olur. Senelerdir beklenen bir hamleydi, yine TFF değil de Kulüpler atıldı başlaması, yapılması için. Helal olsun hayata geçirmeye çalışanlara fikri bile güzel. Bu ligin yayın hakları satılıp, maçlar iddaa’ya da alınırsa işte o zaman kendi yağında kavrulan ve gelir de getiren bir lig halini alır, tadından yenmez Rezerv Lig. Mesela İngiltere’de Ligin isim hakları bile satılmıştır. Haydi Kulüpler Birliği, haydi TFF Türk Futbolu’nu 1 adım daha ileriye taşıyacak bu fırsatı kaçırmayın.”

O günden bugüne değişen hiç bir şey yok, ne rezerv ligin adı geçiyor ne de kimse hatırlatıyor. Herkes bir takıldı kim şampiyon olacak, hakemler ne biçim hatalar yaptı falan filan. Bugün Can Arat’ı, Aykut Erçetin’i, Alpaslan’ı, Uğur İnceman’ı, Ferhat’ı, Özgürcan’ı, Hakan Arıkan’ı, Ferhat Çökmüş’ü, Aydın’ı, Yasin Çakmak’ı vesaire vesaireyi yani Türk Futboluna ve kulüplerine uzun seneler hizmet edebilecek bir çok adamı gün gün kaybediyoruz. Can Arat 1,5 – 2 sene önce Milli takım oyuncusuydu, Aykut Galatasaray’a şampiyonluk getirdi, Özgürcan yeni Hakan Şükür’dü, öyleydi böyleydi. Ferhat; Özgürcan küme düştü, ötekiler oynayamıyor, paslanıyor. Hasan Şaş gibi uzun sakatlıklardan dönenler kendilerini test edemiyor. PAF için yaşı dolanlar ortada kalıyor. Rezerv Lig bu ülkeye acilen getirilmesi gereken bir uygulama. Maç tecrübesi, maç kondüsyonu ve kuvveti 18’e giremeyenler nerede kazanacak, A takımda buldukları en önemli şansta Yaser gibi kırmızıyı gördüklerinde onlara nasıl kızacağız başka türlü?

İngiltere’de Premier League’de sahne alan takımların rezerv takımları kuzey ve güney olarak ikiye ayrılmış olan rezerv ligde oynuyorlar. Kuzey Ligi;

Güney Ligi ise;

takımlarından oluşmakta. Kendi aralarında çift devreli lig usulüne göre yaptıkları mücadele sonucunda Kuzey ve Güney Liglerinin galipleri 2 ayaklı final maçına çıkıyorlar ve şampiyon belli oluyor. 2005’ten beri düzen bu şekilde, daha önceleri kuzey ve güney şampiyonları final maçı oynamadan 1. ilan ediliyorlardı. Son şampiyon Liverpool’dan önce şampiyon olan Reading rezervleri A takımları ertesi sene küme düşünce otomatikman ligden ayrılmak zorunda kalmış. Anlaşıldığı üzere bu lig sadece EPL’de mücadele eden 20 takıma yönelik ve onların yapmış oldukları yatırımların heba olmaması için düşünülmüş, ayrıca altyapıda yaşını doldurmuş oyuncular için de bir kendini gösterme şansı. Örneğin Steven Gerrard ve Jamie Carragher gibi Liverpool’un yaşayan efsaneleri önce A takımda değil hep rezerv takımda oynayarak başlamış profesyonel kariyerlerine. Zamanında Fowler’ın, Rooney’nin sakatlık sonrası hep kendilerini rezerv takım maçlarında test ederek takımlarına döndüğünü de biliyoruz.

Ve Türkiye’de hala rezerv ligi umursamıyoruz!

>Kısayız, Adam Paylaşamıyoruz

Mart 29, 2009, 1:39 am | Futbol, Milli Takım kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Tam bir taktik savaşı, takımlar birbirine denk, her şey kafaya kafaya. Bir duran top, yapılamayan adam paylaşımı ve boşa giden bir 90 dakika. On yıllardır en büyük derdimiz adam paylaşımı, senindi benimdi derken giden puanlar, kaçan şampiyonalar. Üstüne bir de genellikle kısa adamlardan kurulu olunca ne rakibe duran topta tehlike yaratıyoruz ne de kendi kalemizi layıkıyla savunabiliyoruz. Adam paylaşımını bir şekilde öğreniriz belki de ne zaman uzun ve sıçramayı bilen futbolcular çıkaracağız biz?

Kısayız, Adam Paylaşamıyoruz

Mart 29, 2009, 1:39 am | Futbol, Milli Takım kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Tam bir taktik savaşı, takımlar birbirine denk, her şey kafaya kafaya. Bir duran top, yapılamayan adam paylaşımı ve boşa giden bir 90 dakika. On yıllardır en büyük derdimiz adam paylaşımı, senindi benimdi derken giden puanlar, kaçan şampiyonalar. Üstüne bir de genellikle kısa adamlardan kurulu olunca ne rakibe duran topta tehlike yaratıyoruz ne de kendi kalemizi layıkıyla savunabiliyoruz. Adam paylaşımını bir şekilde öğreniriz belki de ne zaman uzun ve sıçramayı bilen futbolcular çıkaracağız biz?

>Bucks Yine Hafif Geldi

Mart 28, 2009, 3:31 am | Milwaukee Bucks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Muazzam bir oyun oldu Magic için. Gerçek bir takım oyunu ve paylaşım sergilediler. Lewis ve Hidayet ön plana çıksalar da maçı bitirenler yedekler ve onların güzel desteği oldu. Lee yine geleceğe dönük olumlu ışık verirken, Gortat ben bu takımda her zaman süre alırım der gibiydi. Redick’in moralli ve toparlanmış olması, Alston’ın senelerdir Magic’teymiş gibi oynaması önemli kazançlar. Zor bir 5 maçlık periyottan geceçek Orlando Magic, dileğimiz hepsini alması ama 4-1 de hoş olurdu. Bucks’ın da daha önce dediğim gibi bu haliyle play-off görmesi imkansıza yakın. Kalan maç fikstürleri de çok aleyhlerine. Redd ve Bogut olsaydı bile zordu, bu takımla hayal gibi.

Bucks Yine Hafif Geldi

Mart 28, 2009, 3:31 am | Milwaukee Bucks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Muazzam bir oyun oldu Magic için. Gerçek bir takım oyunu ve paylaşım sergilediler. Lewis ve Hidayet ön plana çıksalar da maçı bitirenler yedekler ve onların güzel desteği oldu. Lee yine geleceğe dönük olumlu ışık verirken, Gortat ben bu takımda her zaman süre alırım der gibiydi. Redick’in moralli ve toparlanmış olması, Alston’ın senelerdir Magic’teymiş gibi oynaması önemli kazançlar. Zor bir 5 maçlık periyottan geceçek Orlando Magic, dileğimiz hepsini alması ama 4-1 de hoş olurdu. Bucks’ın da daha önce dediğim gibi bu haliyle play-off görmesi imkansıza yakın. Kalan maç fikstürleri de çok aleyhlerine. Redd ve Bogut olsaydı bile zordu, bu takımla hayal gibi.

>Orlando vs Milwaukee Canlı Yayın

Mart 28, 2009, 1:19 am | Milwaukee Bucks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Bu akşam justin’de veya başka bir yerde iyi bir yayın yok, tvants’ı olanlar şu yayını denesinler, kalite fena değil.

tvants://tvants.ppnba.com/tvants/?k=0b155753113b5926b0b683ebad9e0945

Orlando vs Milwaukee Canlı Yayın

Mart 28, 2009, 1:19 am | Milwaukee Bucks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Bu akşam justin’de veya başka bir yerde iyi bir yayın yok, tvants’ı olanlar şu yayını denesinler, kalite fena değil.

tvants://tvants.ppnba.com/tvants/?k=0b155753113b5926b0b683ebad9e0945

>Terim Kazanmak İstiyor

Mart 27, 2009, 8:38 pm | Futbol, Milli Takım kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Volkan
Gökhan E.Aşık H.Balta İ.Üzülmez
Tuncay Emre B. Aurelio Arda
Semih Nihat

Yarınki İspanya maçı öncesi son basın toplantısını az önce yaptı Terim ve ben de izleme fırsatı buldum. Toplantı süresince ruh hali bir hayli pozitifti. Güler yüzüyle adeta enerji saçtı etrafına. Çatışan, sıkıntılı halinden hiç eser kalmamış gibiydi. Servet’in, Topal’ın, Hamit’in olmadığı kadro yapısında defansta Galatasaray’ın mecburi tandemine sarılmış, Balta’dan boşalan beke de, benim şahsen hiç tutmadığım ama son haftalarda hakkını vermek gerek, iyi top oynayan Üzülmez’i koymuş Fatih Hoca. Ben defansta Sedat ya da Kaş’ı bekliyordum, Balta’yı da kendi yerinde görmeyi umuyordum.

Orta Saha ise oldukça ofansif. Tuncay’lı, Arda’lı, Emre’li orta saha, Marco’nun garantörlüğünde saldırmaya dönük bir yapıda. Önlerinde yeni sakatlıktan çıkmış olmasına rağmen rakibi iyi tanıyan Nihat ve çok sevdiğimiz sempatik adam Semih gol arayacaklar.

Hücumu seven bekler, hücum oyuncusu kanatlar ve çift forvet. Terim kazanmak istiyor, boğulursam büyük denizde boğulayım diyor. Bence haklı. Maç boyu defans yapıp ezilen, atağa çıkamayan bir Milli takıma hücum yapıp, rakibi tehdit ederken yenilen bir Milli takımı tercih ederim. İyimserim kendi adıma, farklı bir mağlubiyet falan asla beklemiyorum, tahminim gollü beraberlikten yana. Kazanırsak da şaşırmayacağım, bu çocuklar neleri başarmadılar ki!

Terim Kazanmak İstiyor

Mart 27, 2009, 8:38 pm | Futbol, Milli Takım kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Volkan
Gökhan E.Aşık H.Balta İ.Üzülmez
Tuncay Emre B. Aurelio Arda
Semih Nihat

Yarınki İspanya maçı öncesi son basın toplantısını az önce yaptı Terim ve ben de izleme fırsatı buldum. Toplantı süresince ruh hali bir hayli pozitifti. Güler yüzüyle adeta enerji saçtı etrafına. Çatışan, sıkıntılı halinden hiç eser kalmamış gibiydi. Servet’in, Topal’ın, Hamit’in olmadığı kadro yapısında defansta Galatasaray’ın mecburi tandemine sarılmış, Balta’dan boşalan beke de, benim şahsen hiç tutmadığım ama son haftalarda hakkını vermek gerek, iyi top oynayan Üzülmez’i koymuş Fatih Hoca. Ben defansta Sedat ya da Kaş’ı bekliyordum, Balta’yı da kendi yerinde görmeyi umuyordum.

Orta Saha ise oldukça ofansif. Tuncay’lı, Arda’lı, Emre’li orta saha, Marco’nun garantörlüğünde saldırmaya dönük bir yapıda. Önlerinde yeni sakatlıktan çıkmış olmasına rağmen rakibi iyi tanıyan Nihat ve çok sevdiğimiz sempatik adam Semih gol arayacaklar.

Hücumu seven bekler, hücum oyuncusu kanatlar ve çift forvet. Terim kazanmak istiyor, boğulursam büyük denizde boğulayım diyor. Bence haklı. Maç boyu defans yapıp ezilen, atağa çıkamayan bir Milli takıma hücum yapıp, rakibi tehdit ederken yenilen bir Milli takımı tercih ederim. İyimserim kendi adıma, farklı bir mağlubiyet falan asla beklemiyorum, tahminim gollü beraberlikten yana. Kazanırsak da şaşırmayacağım, bu çocuklar neleri başarmadılar ki!

>MHK’nın Organize İşleri!

Mart 27, 2009, 11:57 am | Futbol, MHK, ozhano, TFF, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> Türk Futbolunda son zamanlarda çok acayip işler oluyor. Şu anda futbolumuzu yöneten! federasyon ve ona bağlı kurullar içerisinde çokgarip işler meydana gelmeye başladı.Belirteceğim konu, Türk futbolunun ve hakemliğinin bu işleri kaldıramayacak ve mevcut konumlarını inatlakorumayı düşünmekten başka bir düşüncesi olmayan insanların elinde bulunduğunun en önemli göstergesidir.Futbolla haşır neşir olan herkesin bileceği gibi Sivasspor-Galatasaray maçında yaşananlar hala daha gözlerimizin önünde duruyor. Hatırlanacağı üzere maçın 44. dakikasında Ümit Karan taç çizgisinden kayarak buz kütlesinin içine dalmıştı. Belki topu dışarı çıkmadan yakalayamadığı için, belki faul yapıldığını düşündüğü için, belki de üzerinde kaydığı buz kütlesi canını acıttığı için Ümit Karan sinirlenmiş ve yerdeki su birikintisine vurmuş ve onun olduğu mesafeden epey uzakta olmasına rağmen Yardımcı hakem Erdinç Sezertam forması ıslanmıştı (3-5 damla su ile!). Hakem Yunus Yıldırım ise oyunu tekrar başlatırken yapılan ihlalin oyun alanı dışında olduğunu unutmuş ve maça Sivasspor endirekt vuruş ile başlamıştı ki kurallar maçın hakem atışı ile başlaması gerektiğini söylüyordu.Yani hakem çok önemli bir hata yapmıştı. Sonuç olarak 10 kişi kalan Galatasaray ikinci yarıda biri ofsayttan iki gol yemiş ve maçı kaybetmişti. Maç bitti, Yunus Yıldırım kendinden ve kararından emin bir şekilde televizyonlara ihlalin oyun alanı dışında olduğunu söyledi ve işte o laf mevcut maçtan ne kadar kopuk olduğunu ispatlamış oldu. Resmen itiraf niteliği taşıyordu bu söz maçtan sonra. Bu açıklamadan hareketle Galatasaray yönetimi maçta kural hatası olduğu ve tekrarlanması gerektiği talebiyle TFF’ye başvuruyor. Buraya kadar olaylar doğru, nizami bir seyirde izliyor.Ama olay bundan sonra patlak veriyor ve şu anki MHK’ya olan güvenin bitmesine neden olacak olaylar silsilesi başlıyor.Yunus Yıldırım aynı tv’de söylediği gibi raporunu yazıyor ve MHK’ya gönderiyor. Galatasaray’ın kural hatası nedeniyle itiraz edeceğini öğrenen MHK Genel Sekreteri Osman Avcı ise maçtan sonraki Pazartesi günü MHK’nın Toprak Center’da ki ofisine gelerek Yunus Yıldırım’ın doğru olarak yazmış olduğu disiplin raporunun hukuk kuruluna gönderilmiş olduğunu görüyor.Hemen can havli ile hukuk kuruluna giden Osman Avcı, oradan raporu tam anlamıyla aşırıyor ve sonra geri dönüyor.Bundan sonra organize işlerin ikinci bölümü için düğmeye basılıyor. Osman Avcı hemen Yunus Yıldırım’ı yanına çağırıyor ve beraber odaya kapanarak minareye göre kılıfı dikiyorlar. Sonuçta Yunus Yıldırm gibi bir FİFA hakemine!!! aslı ile alakası olmayan yeni bir rapor yazdırılıyor ve hukuk kuruluna ivedilikle “uygun rapor” gönderiliyor. Sonra ne mi oldu? Rapor değiştirildi, gerçekle alakası olmayan bilgiler ışığında Galatasaray’ın itirazı reddedildi. Namustan, şereften söz edenler, tüm kötülükleri geçmiş dönemlerden kaynaklandığını söyleyenler arka planda neler yapıyorlar görün işte. Galatasaray meşhur bildirisini yayınladığı zaman bayağı kızmıştım, gerek olmadığını düşünmüştüm. Ancak özellikle dün MHK Başkanı Oğuz Sarvan’ın utanmadan sıkılmadan “raporda değişiklik yapıldı”demesinden sonra o TFF’nin başındaki başkandan ziyade kabzımala benzeyen zatın neden hala daha olayla ilgili soruşturma açmadığını merak ediyorum. Bu olay o zaman Galatasaray’ın başına geldi. Bu yönetim futbolu idare ettikçe diğer takımların da ağzı yanacaktır. Bundan eminim. Ama inanın ki artık kızmıyorum bunlara kızamıyorum sadece acıyorum!!!

MHK’nın Organize İşleri!

Mart 27, 2009, 11:57 am | Futbol, MHK, ozhano, TFF, TSL kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Türk Futbolunda son zamanlarda çok acayip işler oluyor. Şu anda futbolumuzu yöneten! federasyon ve ona bağlı kurullar içerisinde çokgarip işler meydana gelmeye başladı.Belirteceğim konu, Türk futbolunun ve hakemliğinin bu işleri kaldıramayacak ve mevcut konumlarını inatlakorumayı düşünmekten başka bir düşüncesi olmayan insanların elinde bulunduğunun en önemli göstergesidir.Futbolla haşır neşir olan herkesin bileceği gibi Sivasspor-Galatasaray maçında yaşananlar hala daha gözlerimizin önünde duruyor. Hatırlanacağı üzere maçın 44. dakikasında Ümit Karan taç çizgisinden kayarak buz kütlesinin içine dalmıştı. Belki topu dışarı çıkmadan yakalayamadığı için, belki faul yapıldığını düşündüğü için, belki de üzerinde kaydığı buz kütlesi canını acıttığı için Ümit Karan sinirlenmiş ve yerdeki su birikintisine vurmuş ve onun olduğu mesafeden epey uzakta olmasına rağmen Yardımcı hakem Erdinç Sezertam forması ıslanmıştı (3-5 damla su ile!). Hakem Yunus Yıldırım ise oyunu tekrar başlatırken yapılan ihlalin oyun alanı dışında olduğunu unutmuş ve maça Sivasspor endirekt vuruş ile başlamıştı ki kurallar maçın hakem atışı ile başlaması gerektiğini söylüyordu.Yani hakem çok önemli bir hata yapmıştı. Sonuç olarak 10 kişi kalan Galatasaray ikinci yarıda biri ofsayttan iki gol yemiş ve maçı kaybetmişti. Maç bitti, Yunus Yıldırım kendinden ve kararından emin bir şekilde televizyonlara ihlalin oyun alanı dışında olduğunu söyledi ve işte o laf mevcut maçtan ne kadar kopuk olduğunu ispatlamış oldu. Resmen itiraf niteliği taşıyordu bu söz maçtan sonra. Bu açıklamadan hareketle Galatasaray yönetimi maçta kural hatası olduğu ve tekrarlanması gerektiği talebiyle TFF’ye başvuruyor. Buraya kadar olaylar doğru, nizami bir seyirde izliyor.Ama olay bundan sonra patlak veriyor ve şu anki MHK’ya olan güvenin bitmesine neden olacak olaylar silsilesi başlıyor.Yunus Yıldırım aynı tv’de söylediği gibi raporunu yazıyor ve MHK’ya gönderiyor. Galatasaray’ın kural hatası nedeniyle itiraz edeceğini öğrenen MHK Genel Sekreteri Osman Avcı ise maçtan sonraki Pazartesi günü MHK’nın Toprak Center’da ki ofisine gelerek Yunus Yıldırım’ın doğru olarak yazmış olduğu disiplin raporunun hukuk kuruluna gönderilmiş olduğunu görüyor.Hemen can havli ile hukuk kuruluna giden Osman Avcı, oradan raporu tam anlamıyla aşırıyor ve sonra geri dönüyor.Bundan sonra organize işlerin ikinci bölümü için düğmeye basılıyor. Osman Avcı hemen Yunus Yıldırım’ı yanına çağırıyor ve beraber odaya kapanarak minareye göre kılıfı dikiyorlar. Sonuçta Yunus Yıldırm gibi bir FİFA hakemine!!! aslı ile alakası olmayan yeni bir rapor yazdırılıyor ve hukuk kuruluna ivedilikle “uygun rapor” gönderiliyor. Sonra ne mi oldu? Rapor değiştirildi, gerçekle alakası olmayan bilgiler ışığında Galatasaray’ın itirazı reddedildi. Namustan, şereften söz edenler, tüm kötülükleri geçmiş dönemlerden kaynaklandığını söyleyenler arka planda neler yapıyorlar görün işte. Galatasaray meşhur bildirisini yayınladığı zaman bayağı kızmıştım, gerek olmadığını düşünmüştüm. Ancak özellikle dün MHK Başkanı Oğuz Sarvan’ın utanmadan sıkılmadan “raporda değişiklik yapıldı”demesinden sonra o TFF’nin başındaki başkandan ziyade kabzımala benzeyen zatın neden hala daha olayla ilgili soruşturma açmadığını merak ediyorum. Bu olay o zaman Galatasaray’ın başına geldi. Bu yönetim futbolu idare ettikçe diğer takımların da ağzı yanacaktır. Bundan eminim. Ama inanın ki artık kızmıyorum bunlara kızamıyorum sadece acıyorum!!!

>Tabata, Wiki, Ayıp

Mart 26, 2009, 4:38 pm | Beşiktaş, Fenerbahçe, Futbol, Galatasaray, Gaziantepspor kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Rodrigo Tabata’nın Galatasaray’ın takibine girdiği, başarılı performansıyla bir çokları tarafından da izlendiği söz konusu olunca biraz geçmişi hakkında araştırma yapmak istedim. İzlediğimiz maçlarda hepimizin çok beğendiği bir isim olan tabata acaba geçmişte neler yapmıştı merak ettim. En beynelminel kaynak olarak önce wikipedia’ya yazdım adını. Çıkan sayfada gördüklerim beni çok üzdü. Bir Türk olarak İngilizce wiki sayfasında yapılan bu ayıbı kabullenemedim. Gerçekten sinirlendim ötesinde. Sonrasında hesabımdan girip gerekli değişikliği yaparak bu ayıbı örttüm kendimce. Rodrigo Tabata ile ilgilenen takımlardan bazıları Galatasaray, F5, 8Tas olarak yazılmış ki bu tam bir terbiyesizlik benim ölçütlerimde. Nasıl Galatasaray’ı 6S olarak niteleyenleri eleştiriyor ve onlara tepki gösteriyorsak aynı şekilde bu ve benzeri hareketleri yapanlara da tepkimizi koymalıyız. Hadi yurt içi siteler, Türkçe ortamlarda yaptınız da kardeşim koskoca wikipedia’ya şu acayip harekete ne gerek var Allah Aşkına! Birbirimizi yabancılara karşı aşağılayalım, kötüleyelim, bir de zevk alalım o zaman bu işten. Ayıp ki ne ayıp! ne farkımız kalıyor o zaman Galatasaray’ın rakibi Leeds’i karşılayan, Fenerbahçe’nin rakibi Chelsea’yle konvoy yapan futbolun güzelliğinden bi haber, acayip insanlardan? Rodrigo Tabata gelsin Galatasaray’a ya da gelmesin hiç önemli değil de şu tip insanlar terketsin bu ülkeyi be kardeşim!

Tabata, Wiki, Ayıp

Mart 26, 2009, 4:38 pm | Beşiktaş, Fenerbahçe, Futbol, Galatasaray, Gaziantepspor kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Rodrigo Tabata’nın Galatasaray’ın takibine girdiği, başarılı performansıyla bir çokları tarafından da izlendiği söz konusu olunca biraz geçmişi hakkında araştırma yapmak istedim. İzlediğimiz maçlarda hepimizin çok beğendiği bir isim olan tabata acaba geçmişte neler yapmıştı merak ettim. En beynelminel kaynak olarak önce wikipedia’ya yazdım adını. Çıkan sayfada gördüklerim beni çok üzdü. Bir Türk olarak İngilizce wiki sayfasında yapılan bu ayıbı kabullenemedim. Gerçekten sinirlendim ötesinde. Sonrasında hesabımdan girip gerekli değişikliği yaparak bu ayıbı örttüm kendimce. Rodrigo Tabata ile ilgilenen takımlardan bazıları Galatasaray, F5, 8Tas olarak yazılmış ki bu tam bir terbiyesizlik benim ölçütlerimde. Nasıl Galatasaray’ı 6S olarak niteleyenleri eleştiriyor ve onlara tepki gösteriyorsak aynı şekilde bu ve benzeri hareketleri yapanlara da tepkimizi koymalıyız. Hadi yurt içi siteler, Türkçe ortamlarda yaptınız da kardeşim koskoca wikipedia’ya şu acayip harekete ne gerek var Allah Aşkına! Birbirimizi yabancılara karşı aşağılayalım, kötüleyelim, bir de zevk alalım o zaman bu işten. Ayıp ki ne ayıp! ne farkımız kalıyor o zaman Galatasaray’ın rakibi Leeds’i karşılayan, Fenerbahçe’nin rakibi Chelsea’yle konvoy yapan futbolun güzelliğinden bi haber, acayip insanlardan? Rodrigo Tabata gelsin Galatasaray’a ya da gelmesin hiç önemli değil de şu tip insanlar terketsin bu ülkeyi be kardeşim!

>Kapışmayı Magic Kazandı

Mart 26, 2009, 4:34 am | Boston Celtics, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Çok zevkli ve çekişmeli bir maç oldu. 3. çeyrekte bir ara farkı 16 sayıya çıkarmış olsa da Magic, Celtics özellikle Pierce ve Allen’ın iyi oyunlarıyla maça ortak olup maçın son 8 saniyesinde 3 kez son topu kullanma şansı yakaladı. 3. çeyrekte kenara gelene kadar Hidayet çok iyi savunmuştu Pierce’ı ve Hidayet’in savunmasında sadece 2 basket bulabilmişti Pierce. Ancak 3. çeyrekte Hidayet’in yerine giren ve oldukça mutsuz, moralsiz gözüken Pietrus hiç tutamadı onu ve Pierce ritmini yakaladıktan sonra da ne Hidayet ne de Lewis durdurabildi onu. Son 18 dakikada üst üste bulduğu sayılarla neredeyse maçı da alacaktı. Celtics’de sakatlıktan dönen Garnett’i sahada gördüğümüz dönem sadce 1. ve 3. çeyreklerin ilk 8 dakikası oldu. Bu koç Rivers’ın bir süre daha devam edeceği ve Garnett’i sakatlıktan koruyup yavaş yavaş devreye alma taktiğiymiş, bizzat kendisi açıkladı, bir süre daha devam edecekmiş. Saha avantajı falan bizim için önemli değil, önemli olan tamamı sağlıklı bir kadroyla play-off’a girmek dedi Rivers ki bence de mantıklı. Magic cephesinde ilk 3 çeyreği muazzam oynayan Lewis ve Howard’ın son 6 dakikada adeta ortadan kaybolması play-off için iyi bir sinyal olmadı. Özellikle Howard’ın crunch time denilen maçın kopabileceği kritik dönemde kendinden emin olmayan şutları maçı Magic’in kaybetmesine de neden olabilirdi. Ötesinde bu gecenin en kötü ve en beklenmeyen hücum performansını Hidayet sergiledi. 18’de 3’lük şut isabeti kesinlikle Hidayet’in karakterini yansıtan cinsten değil. Daha da önemlisi 2-3 şutu hariç geri kalan tüm kaçırdıkları bomboş şutlar ve turnikeler. O kadar kötü bir gecesiydi ki Hidayet’in açın son 4 saniyesine girerken kesinlikle sokması geren serbest atışlardan birini kaçırarak maçı riske attı. Neyse ki son topta Pierce’ı faul hakkı dolmadığı MAgic’in önce faulle durdurdu ve zaman çaldı ve en son denemede de iyi savunmasıyla şut attırmayarak hatalarını telafi etti. Netice olarak Magic bu galibiyet üzerine istikrarını korursa büyük ihtimalle Doğu 2.si olarak kalır. Ancak maçın kırılma dakikalarında daha fazla sorumluluk alabilecek kafa yapısına ihtiyacı var Magic’in. Son 2 maçı Hidayet son çeyreklerdeki toplam 27 sayısıyla almıştı. Bugün o da kötü olunca başka sorumluluk alan çıkmadı ve alınan maç neredeyse altın tepside geri veriliyordu. Her şeye rağmen Magic gerçekten iyi bir takım olmuş durumda ve önemli bir avantaj yakaladı.

Kapışmayı Magic Kazandı

Mart 26, 2009, 4:34 am | Boston Celtics, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Çok zevkli ve çekişmeli bir maç oldu. 3. çeyrekte bir ara farkı 16 sayıya çıkarmış olsa da Magic, Celtics özellikle Pierce ve Allen’ın iyi oyunlarıyla maça ortak olup maçın son 8 saniyesinde 3 kez son topu kullanma şansı yakaladı. 3. çeyrekte kenara gelene kadar Hidayet çok iyi savunmuştu Pierce’ı ve Hidayet’in savunmasında sadece 2 basket bulabilmişti Pierce. Ancak 3. çeyrekte Hidayet’in yerine giren ve oldukça mutsuz, moralsiz gözüken Pietrus hiç tutamadı onu ve Pierce ritmini yakaladıktan sonra da ne Hidayet ne de Lewis durdurabildi onu. Son 18 dakikada üst üste bulduğu sayılarla neredeyse maçı da alacaktı. Celtics’de sakatlıktan dönen Garnett’i sahada gördüğümüz dönem sadce 1. ve 3. çeyreklerin ilk 8 dakikası oldu. Bu koç Rivers’ın bir süre daha devam edeceği ve Garnett’i sakatlıktan koruyup yavaş yavaş devreye alma taktiğiymiş, bizzat kendisi açıkladı, bir süre daha devam edecekmiş. Saha avantajı falan bizim için önemli değil, önemli olan tamamı sağlıklı bir kadroyla play-off’a girmek dedi Rivers ki bence de mantıklı. Magic cephesinde ilk 3 çeyreği muazzam oynayan Lewis ve Howard’ın son 6 dakikada adeta ortadan kaybolması play-off için iyi bir sinyal olmadı. Özellikle Howard’ın crunch time denilen maçın kopabileceği kritik dönemde kendinden emin olmayan şutları maçı Magic’in kaybetmesine de neden olabilirdi. Ötesinde bu gecenin en kötü ve en beklenmeyen hücum performansını Hidayet sergiledi. 18’de 3’lük şut isabeti kesinlikle Hidayet’in karakterini yansıtan cinsten değil. Daha da önemlisi 2-3 şutu hariç geri kalan tüm kaçırdıkları bomboş şutlar ve turnikeler. O kadar kötü bir gecesiydi ki Hidayet’in açın son 4 saniyesine girerken kesinlikle sokması geren serbest atışlardan birini kaçırarak maçı riske attı. Neyse ki son topta Pierce’ı faul hakkı dolmadığı MAgic’in önce faulle durdurdu ve zaman çaldı ve en son denemede de iyi savunmasıyla şut attırmayarak hatalarını telafi etti. Netice olarak Magic bu galibiyet üzerine istikrarını korursa büyük ihtimalle Doğu 2.si olarak kalır. Ancak maçın kırılma dakikalarında daha fazla sorumluluk alabilecek kafa yapısına ihtiyacı var Magic’in. Son 2 maçı Hidayet son çeyreklerdeki toplam 27 sayısıyla almıştı. Bugün o da kötü olunca başka sorumluluk alan çıkmadı ve alınan maç neredeyse altın tepside geri veriliyordu. Her şeye rağmen Magic gerçekten iyi bir takım olmuş durumda ve önemli bir avantaj yakaladı.

>Orlando vs Boston Canlı Yayın

Mart 26, 2009, 2:17 am | Boston Celtics, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Hala ayakta olanlar için muhteşem kapışma burada:

http://www.justin.tv/lucho_champions1

veya

http://www.justin.tv/psnx1

iyi seyirler…

Orlando vs Boston Canlı Yayın

Mart 26, 2009, 2:17 am | Boston Celtics, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Hala ayakta olanlar için muhteşem kapışma burada:

http://www.justin.tv/lucho_champions1

veya

http://www.justin.tv/psnx1

iyi seyirler…

>Galatasaray Anketleri

Mart 25, 2009, 1:54 pm | Futbol, Galatasaray kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Blog’un 2 yazarı da Galatasaray taraftarı olunca haliyle şu çalkantılı günlerde bir çok soru üzerine iç tartışmalar yaşanıyor Çoban Salata’da. Tartışmalarımızı dışa yansıtarak bir de gelen giden, okuyan sizlere sormak istedik kafamızdaki soruları. Bu nedenle 2 Galatasaray anketi soktuk yayına. Birincisi kısa süreli ve Lincoln krizi üzerine. İkincisi ise gelecek sezona dönük olarak Galatasaray kadrosunda görmek istemediğimiz isimler üzerine yoğunlaşmış durumda. 2. anketin süresini 1 ay olarak belirledik ki daha objektif bir sonuca ulaşabilelim. Yorumunuz varsa bu postun altına bekleriz. Bakalım Galatasaray taraftaraları ne düşünüyor?

Galatasaray Anketleri

Mart 25, 2009, 1:54 pm | Futbol, Galatasaray kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Blog’un 2 yazarı da Galatasaray taraftarı olunca haliyle şu çalkantılı günlerde bir çok soru üzerine iç tartışmalar yaşanıyor Çoban Salata’da. Tartışmalarımızı dışa yansıtarak bir de gelen giden, okuyan sizlere sormak istedik kafamızdaki soruları. Bu nedenle 2 Galatasaray anketi soktuk yayına. Birincisi kısa süreli ve Lincoln krizi üzerine. İkincisi ise gelecek sezona dönük olarak Galatasaray kadrosunda görmek istemediğimiz isimler üzerine yoğunlaşmış durumda. 2. anketin süresini 1 ay olarak belirledik ki daha objektif bir sonuca ulaşabilelim. Yorumunuz varsa bu postun altına bekleriz. Bakalım Galatasaray taraftaraları ne düşünüyor?

>Futbol Ne Güzel!

Mart 24, 2009, 10:20 am | Beşiktaş, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Aşağıdaki video terskademe‘den. Kendileri çekip koymuşlar sanırım. Kerem adlı ufak Beşiktaş taraftarının renklere aşkını ve futbol sevgsini görünce bir sporsever olarak duygulanmak mümkün değil. Üstelik Kerem bizim memleketlimizmiş, Adapazarlı imiş. Sporun hep böylesi güzellikler getirmesi dileğiyle.

http://www.metacafe.com/fplayer/2595704/junior_be_ikta_l.swf

Futbol Ne Güzel!

Mart 24, 2009, 10:20 am | Beşiktaş, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Aşağıdaki video terskademe‘den. Kendileri çekip koymuşlar sanırım. Kerem adlı ufak Beşiktaş taraftarının renklere aşkını ve futbol sevgsini görünce bir sporsever olarak duygulanmak mümkün değil. Üstelik Kerem bizim memleketlimizmiş, Adapazarlı imiş. Sporun hep böylesi güzellikler getirmesi dileğiyle.

http://www.metacafe.com/fplayer/2595704/junior_be_ikta_l.swf

>Bülent Üzerine Demirkol Tespiti

Mart 24, 2009, 9:44 am | Futbol, Galatasaray kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>“Bülent Hoca’nın asıl adı Cesur’dur bilirsiniz. Ana-babası ona Cesur kardeşine de Mert adını koymuş. İşgüzar bir nüfus memuruna rast gelmişler, o Bülent yazmış deftere.
Cesur Korkmaz’a ‘korkak’ diyorlar şimdi. Lincoln’ü oynatmadığı için. ‘Ben oynamasam iyi olur, Brezilya’ya gideceğim. Lütfen beni gönderin diyen’, oynadığı her maçta kendisini yerlere atan, Galatasaray’a geldiğinden bu yana toplasan 5 deplasmana gitmeyen adam kahraman, UEFA Kupası Finali’nde çıkık kolla oynayan Büyük Kaptan ‘korkak’…
Şimdi söyleyin Lincoln’ü oynatmak mı korkaklıktır, oynatmamak mı? Tüm bu sıkıntıyı çekeceğini bile bile böyle bir karar verebilecek olan babayiğit var mı aranızda? Demek korkak! Tam tersine buna deli cesareti derler!
Yanlış, fazla defansif, fazla inatçı, gereksiz kavgacı, fazla cesur… Hepsini anlarım. Ama korkak!
Allah müstahakınızı versin emi!”

Geçen sezondan beri her Galatasaray konuşmamda her ortamda söylediğim sözdür Alman disiplini falan bitmiş, bunlar günü kurtarmaya, para kazanmaya bakan adamlar diye. Benim söylediklerimi önemsemeyenlere, Türkiye’nin en doğrucu, en dürüst kalemlerinden biri cevap vermiş, ne de iyi etmiş. Bülent’e en az yabancılara verdiğimiz kadar zaman vermemiz gerek, Galatasaray2ın evladı olarak en azından bunu hak ediyor.

Bülent Üzerine Demirkol Tespiti

Mart 24, 2009, 9:44 am | Futbol, Galatasaray kategorisinde yayınlandı | 4 Yorum

“Bülent Hoca’nın asıl adı Cesur’dur bilirsiniz. Ana-babası ona Cesur kardeşine de Mert adını koymuş. İşgüzar bir nüfus memuruna rast gelmişler, o Bülent yazmış deftere.
Cesur Korkmaz’a ‘korkak’ diyorlar şimdi. Lincoln’ü oynatmadığı için. ‘Ben oynamasam iyi olur, Brezilya’ya gideceğim. Lütfen beni gönderin diyen’, oynadığı her maçta kendisini yerlere atan, Galatasaray’a geldiğinden bu yana toplasan 5 deplasmana gitmeyen adam kahraman, UEFA Kupası Finali’nde çıkık kolla oynayan Büyük Kaptan ‘korkak’…
Şimdi söyleyin Lincoln’ü oynatmak mı korkaklıktır, oynatmamak mı? Tüm bu sıkıntıyı çekeceğini bile bile böyle bir karar verebilecek olan babayiğit var mı aranızda? Demek korkak! Tam tersine buna deli cesareti derler!
Yanlış, fazla defansif, fazla inatçı, gereksiz kavgacı, fazla cesur… Hepsini anlarım. Ama korkak!
Allah müstahakınızı versin emi!”

Geçen sezondan beri her Galatasaray konuşmamda her ortamda söylediğim sözdür Alman disiplini falan bitmiş, bunlar günü kurtarmaya, para kazanmaya bakan adamlar diye. Benim söylediklerimi önemsemeyenlere, Türkiye’nin en doğrucu, en dürüst kalemlerinden biri cevap vermiş, ne de iyi etmiş. Bülent’e en az yabancılara verdiğimiz kadar zaman vermemiz gerek, Galatasaray2ın evladı olarak en azından bunu hak ediyor.

>Yine Bay 4. Çeyrek

Mart 24, 2009, 4:13 am | NBA, NY Knicks, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Son New York maç yazısını alıp buraya koysak ama sadece Lewis yazan yerleri Howard ile değiştirsek bu maçı anlatmaya yetecek. 4. çeyreğin başına kadar çok iyi oynayan ve Alston, Lewis, Türkoğlu’nu kitleyen Knicks bu sefer Howard’ı durduramamasına rağmen 11 sayı öne de geçti. Howard’a sadece Lee ve biraz da 2. yarıda Johnson yardımcı olabilirken bir anda Bay 4. çeyrek Hidayet devreye girdi. O ana kadar sadece ve sadece 10’da 2 şut isabeti ile oynayan Hidayet son çeyreğin son 10 dakikasında ürettiği 12 sayıyla takımını tekrar devreye soktu ve Howard’ın enfes savunma performansı ile değerlenen bu oyunu Magic’e maçı getirdi. Maç boyu gülümseyen D’Antoni’nin son çeyrekteki keçileri kaçırmış hali “Ben napıyorum New York’ta Allah aşkına!” tadındaydı. Doğu 2.liği yolunda çok önemli bir engeli aşan Magic için belki de sezonun en önemli maçı Çarşamba akşamı Boston’a karşı olacak. Boston bu gece Clippers’ı geri dönen Garnett’li kadrosuyla yenince bir maç fazlası ile 2.liğe tutunmaya devam etti. 2 aşam sonra maçı kazanan takım %90 ihtimalle Doğu 2.si olacak ve olası bir Magic-Celtics eşleşmesinde saha avantajını elde edecek. Magic yaptıkları ve yapma ihtimali olanlarla heyecan vermeye devam ediyor.

Bu arada Alston takasında Memphis’e verdiğimiz ve 1 Mart’a salıverilen Foyle ile tekrar sözleşme yaptık. Böylece uzun rotasyonuna bir yedek daha kazanmış olduk. Foyle’a da jest oldu.

Yine Bay 4. Çeyrek

Mart 24, 2009, 4:13 am | NBA, NY Knicks, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Son New York maç yazısını alıp buraya koysak ama sadece Lewis yazan yerleri Howard ile değiştirsek bu maçı anlatmaya yetecek. 4. çeyreğin başına kadar çok iyi oynayan ve Alston, Lewis, Türkoğlu’nu kitleyen Knicks bu sefer Howard’ı durduramamasına rağmen 11 sayı öne de geçti. Howard’a sadece Lee ve biraz da 2. yarıda Johnson yardımcı olabilirken bir anda Bay 4. çeyrek Hidayet devreye girdi. O ana kadar sadece ve sadece 10’da 2 şut isabeti ile oynayan Hidayet son çeyreğin son 10 dakikasında ürettiği 12 sayıyla takımını tekrar devreye soktu ve Howard’ın enfes savunma performansı ile değerlenen bu oyunu Magic’e maçı getirdi. Maç boyu gülümseyen D’Antoni’nin son çeyrekteki keçileri kaçırmış hali “Ben napıyorum New York’ta Allah aşkına!” tadındaydı. Doğu 2.liği yolunda çok önemli bir engeli aşan Magic için belki de sezonun en önemli maçı Çarşamba akşamı Boston’a karşı olacak. Boston bu gece Clippers’ı geri dönen Garnett’li kadrosuyla yenince bir maç fazlası ile 2.liğe tutunmaya devam etti. 2 aşam sonra maçı kazanan takım %90 ihtimalle Doğu 2.si olacak ve olası bir Magic-Celtics eşleşmesinde saha avantajını elde edecek. Magic yaptıkları ve yapma ihtimali olanlarla heyecan vermeye devam ediyor.

Bu arada Alston takasında Memphis’e verdiğimiz ve 1 Mart’a salıverilen Foyle ile tekrar sözleşme yaptık. Böylece uzun rotasyonuna bir yedek daha kazanmış olduk. Foyle’a da jest oldu.

>Bülent’in Galatasaray’a Attığı!!!

Mart 23, 2009, 9:50 am | Futbol, Galatasaray, Hayat, ozhano, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Geçenlerde sevgili Cenky’nin Bülent Korkmaz’la ilgili ” Bülent’in GS’ye kattığı” başlıklı yazısına o zaman yorumumu yapacaktım ama tam emin olunca yaparım demiştim. Buyrun işte benim görüşüm:

Bülent’in Galatasaray’a Attığı!!!

Mart 23, 2009, 9:50 am | Futbol, Galatasaray, Hayat, ozhano, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | 7 Yorum

Geçenlerde sevgili Cenky’nin Bülent Korkmaz’la ilgili ” Bülent’in GS’ye kattığı” başlıklı yazısına o zaman yorumumu yapacaktım ama tam emin olunca yaparım demiştim. Buyrun işte benim görüşüm:

>YAZIK BU ÇOCUĞA!

Mart 23, 2009, 9:37 am | Futbol, Galatasaray, Hayat, ozhano, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> OFFFFF OFF! DAHA NE YAZAYIM YUKARIDAKİLERİN ÜSTÜNE…
ADAM ÜZÜLDÜKÇE BEN KAHROLUYORUM. GİTSİN YA BU ÇOCUK YURTDIŞINA KURTARSIN KENDİNİ. TUGAY GİBİ TUNCAY GİBİ NİHAT GİBİ GİTSİN BU LİGDEN DE SIKINTIDAN STRESTEN KURTULSUN GARİBİM. GS’ NİN YENİLDİĞİ HER MAÇTAN SONRA KENDİNİ YİYİP BİTİRİYOR. YÜZÜNDEN BELLİ OLUYOR ZATEN ÇEKTİĞİ ACI. GİT ARDA GİT. GİT DE KURTAR KENDİNİ. BU TARAFTAR SENİ ANLAYACAKTIR…

YAZIK BU ÇOCUĞA!

Mart 23, 2009, 9:37 am | Futbol, Galatasaray, Hayat, ozhano, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

OFFFFF OFF! DAHA NE YAZAYIM YUKARIDAKİLERİN ÜSTÜNE…
ADAM ÜZÜLDÜKÇE BEN KAHROLUYORUM. GİTSİN YA BU ÇOCUK YURTDIŞINA KURTARSIN KENDİNİ. TUGAY GİBİ TUNCAY GİBİ NİHAT GİBİ GİTSİN BU LİGDEN DE SIKINTIDAN STRESTEN KURTULSUN GARİBİM. GS’ NİN YENİLDİĞİ HER MAÇTAN SONRA KENDİNİ YİYİP BİTİRİYOR. YÜZÜNDEN BELLİ OLUYOR ZATEN ÇEKTİĞİ ACI. GİT ARDA GİT. GİT DE KURTAR KENDİNİ. BU TARAFTAR SENİ ANLAYACAKTIR…

>Hayırlı Evlat

Mart 23, 2009, 1:56 am | Futbol, Galatasaray kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Hayırlı Evlat

Mart 23, 2009, 1:56 am | Futbol, Galatasaray kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>118 Milyonluk Adam ve Bay 4. Çeyrek

Mart 22, 2009, 1:40 pm | NBA, NY Knicks, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Knics Lee bu maça sakat olduğu için çıkamayınca Magic’in bir numaralı silahı Howard’ı durdurabilmek için ciddi bir planla çıkmış sahaya. Howard’a gelen yardımlar ve yardım varken bile kalkan ellerle kapanan pas koridorları olunca Howard’ın hareket kabiliyeti önemli ölçüde kısıtlandı. Üzerine bir de Howard üzerinden hücum etmeye çalınca Knicks, Süpermen önemli bir faul problemine girdi. Howard’ın ilk çeyrekten sonra saha içi isabet bulaması çok önemli bir ispatı Knicks stratejisinin ulaştığı başarının. Diğer maçların aksine daha fazla insiyatif almaya çalışan Lewis ilk 3 çeyrekte 22 sayı üretip Lee ve Alston da ona destek verince maç son çeyreğe kadar başa baş gitti. Q-Rich’in eski günlerini hatırlattığı ve Nate “the Kryptonate” Robinson’ın skorer kimliğini öne çıkardığı maçın son çeyreğine damga vuran ise Hidayet’ti. Son 12 dakikaya 5 sayı ile giren Türkoğlu bu süreçte ürettiği 15 sayıyla Magic için ne kadar önemli bir isim olduğunu gösterdi. Lewis’in maç geneli Hidayet’in maç sonu performansı Magic’i 2. sıra yarışında tuttu ve Boston’un ensesinden ayırmadı. Birinin kontratı birinin yüreği çok büyük, o iki forvet dün gece Magic’i ayakta tuttu.

118 Milyonluk Adam ve Bay 4. Çeyrek

Mart 22, 2009, 1:40 pm | NBA, NY Knicks, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Knics Lee bu maça sakat olduğu için çıkamayınca Magic’in bir numaralı silahı Howard’ı durdurabilmek için ciddi bir planla çıkmış sahaya. Howard’a gelen yardımlar ve yardım varken bile kalkan ellerle kapanan pas koridorları olunca Howard’ın hareket kabiliyeti önemli ölçüde kısıtlandı. Üzerine bir de Howard üzerinden hücum etmeye çalınca Knicks, Süpermen önemli bir faul problemine girdi. Howard’ın ilk çeyrekten sonra saha içi isabet bulaması çok önemli bir ispatı Knicks stratejisinin ulaştığı başarının. Diğer maçların aksine daha fazla insiyatif almaya çalışan Lewis ilk 3 çeyrekte 22 sayı üretip Lee ve Alston da ona destek verince maç son çeyreğe kadar başa baş gitti. Q-Rich’in eski günlerini hatırlattığı ve Nate “the Kryptonate” Robinson’ın skorer kimliğini öne çıkardığı maçın son çeyreğine damga vuran ise Hidayet’ti. Son 12 dakikaya 5 sayı ile giren Türkoğlu bu süreçte ürettiği 15 sayıyla Magic için ne kadar önemli bir isim olduğunu gösterdi. Lewis’in maç geneli Hidayet’in maç sonu performansı Magic’i 2. sıra yarışında tuttu ve Boston’un ensesinden ayırmadı. Birinin kontratı birinin yüreği çok büyük, o iki forvet dün gece Magic’i ayakta tuttu.

>Adam Gibi Futbolcu

Mart 21, 2009, 1:47 pm | Bundesliga, Futbol, Galatasaray, UEFA Cup kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>“İlk maçta oyundan çıkarken de davranışları olay olmuş. Burada da sahanın ortasında soyunma odasına kızgın bir vaziyette gitmesi hiç hoş bir görüntü değildi. Karara saygı duymayabilir, ama giydiği formaya saygı duyması gerekir. Galatasaray büyük bir kulüp, Lincoln’e hiç yakıştıramadım.”

Galatasaray’ı 2-3 mağlup ettikleri maç sonrası Lincoln üzerine Olic’in yorumları.

Adam Gibi Futbolcu

Mart 21, 2009, 1:47 pm | Bundesliga, Futbol, Galatasaray, UEFA Cup kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

“İlk maçta oyundan çıkarken de davranışları olay olmuş. Burada da sahanın ortasında soyunma odasına kızgın bir vaziyette gitmesi hiç hoş bir görüntü değildi. Karara saygı duymayabilir, ama giydiği formaya saygı duyması gerekir. Galatasaray büyük bir kulüp, Lincoln’e hiç yakıştıramadım.”

Galatasaray’ı 2-3 mağlup ettikleri maç sonrası Lincoln üzerine Olic’in yorumları.

>En Subjektifinden Galatasaray Reçetesi

Mart 20, 2009, 11:42 am | Futbol, Galatasaray kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Aşağıdaki görüşler tamamen şahsıma aittir, fena halde subjektiftir ve sadece ve sadece benim görüşümü yansıtır.

1) Bu sezonu unut ve kadroyu gelecek sene takımda kalacak adamlardan oluştur.
2) Lincoln, Linderoth, Nonda ve De Sanctis ile yolları ayır, sat ya da geri gönder.
3) Ümit Karan ve Hasan Şaş’a teşekkür et, gerekiyorsa etmeden Şükür’e, Penbe’ye, Erdem’e yapıldığı gibi kapının önüne koy, alışıksın sen buna Galatasaray!
4) Çok fazla para kazandırmaycaksa Arda ve Servet’i satma takımda tut, hatta Arda’yı asla elden çıkarma.
5) Aydın, Semih, Cem Sultan, Murat ve kirada olan gençlerden en iyi verim alabileceklerini A Takıma kanalize et.
6) Takım kaptanlığını Arda, Ayhan ve Kewell üçlüsüne ver.
7) Kewell’ın sözleçmesini 2010’dan daha ileriki bir tarihe kadar uzat.
8) Yabancı transferlerini şimdiden bitir, piyasada bir dünya serbest kalacak kaliteli oyuncu dolu.
9) Uğur iyileşemiyorsa mutlaka bir yabancı transferini sağ beke yap.
10) Adnan Sezgin denen adamdan bir şekilde kurtul, ya da onu etkisiz hale getir.
11) Kalli’yi acilen defet, bir daha Galatasaray’ın 1 km yakınına yaklaşmasına izin verme.

En Subjektifinden Galatasaray Reçetesi

Mart 20, 2009, 11:42 am | Futbol, Galatasaray kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Aşağıdaki görüşler tamamen şahsıma aittir, fena halde subjektiftir ve sadece ve sadece benim görüşümü yansıtır.

1) Bu sezonu unut ve kadroyu gelecek sene takımda kalacak adamlardan oluştur.
2) Lincoln, Linderoth, Nonda ve De Sanctis ile yolları ayır, sat ya da geri gönder.
3) Ümit Karan ve Hasan Şaş’a teşekkür et, gerekiyorsa etmeden Şükür’e, Penbe’ye, Erdem’e yapıldığı gibi kapının önüne koy, alışıksın sen buna Galatasaray!
4) Çok fazla para kazandırmaycaksa Arda ve Servet’i satma takımda tut, hatta Arda’yı asla elden çıkarma.
5) Aydın, Semih, Cem Sultan, Murat ve kirada olan gençlerden en iyi verim alabileceklerini A Takıma kanalize et.
6) Takım kaptanlığını Arda, Ayhan ve Kewell üçlüsüne ver.
7) Kewell’ın sözleçmesini 2010’dan daha ileriki bir tarihe kadar uzat.
8) Yabancı transferlerini şimdiden bitir, piyasada bir dünya serbest kalacak kaliteli oyuncu dolu.
9) Uğur iyileşemiyorsa mutlaka bir yabancı transferini sağ beke yap.
10) Adnan Sezgin denen adamdan bir şekilde kurtul, ya da onu etkisiz hale getir.
11) Kalli’yi acilen defet, bir daha Galatasaray’ın 1 km yakınına yaklaşmasına izin verme.

>Benitez Liverpol’la Tekrar İmzaladı

Mart 19, 2009, 1:47 pm | EPL, Futbol, La Liga kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>11 Ocak’ta takılmış kafamıza Benitez neden imzalamıyor diye sormuşuz. Hatta o gün aynı postta Scolari sezon sonunu görür mü de demişiz de o konuya hiç girmeyelim. Muhtemel bir Real Madrid geçişi söz konusu olabilirdi eski Real Madrid B Takımı çalıştırıcısı Benitez’in, Calderon halt etmese. Ancak öylesine bir belirsizlik kapladı ki Madrid’i, kim başkan olacak, neler dönecek, kim gelecek kim gidecek tam bir muallak. Madrid havası bulutlu olunca bir anda rotasını tekrar Merseyside’a değiştirdi anlaşılan Rafa Benitez ve hazır hem Real’i hem United’ı dörder golle parçalamışken fırsatı kaçırmadı, şu ana kadar açıklanmamış olsa da astronomik bir ücret karşılığında 2013-2014 sezonu sonuna kadar, sözleşme yeniledi. Yönetimden ve taraftardan son sonuçlardan sonra yeniden destek bulan Benitez takımı tekrar şampiyonluk potasına sokarak United hanedanlığına bu sene olmasa da gelecek sene son verebileceğinin sinyallerini kuvvetlice vermiş oldu. Şampiyon olmayan bir takımı 2 defa Şampiyonlar Ligi Finali oynatan bir tenik direktör olarak artık tek hedefi EPL kupasını kaldırmak Benitez’in. Onun kafası rahat olunca oyuncuları da stresten uzak ve patronun 5 sene boyunca kim olduğunu bilerek önemli performanslar verecektir bence. Benitez’in sıradaki işi Gerrard, Reina, Torres, Kuyt gibi önemli isimleri elinden kaçırmadan bir kaç önemli parça daha katarak Liverpool’u İngiltere’nin en iyi takımı haline getirmek. Umalım Keane’de olduğu gibi kan uyuşmazlığı yaşamaksızın becerebilir şu işi İspanyol ve artık sıkıldığımız United’dan biraz olsun kurtuluruz.

Benitez Liverpol’la Tekrar İmzaladı

Mart 19, 2009, 1:47 pm | EPL, Futbol, La Liga kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

11 Ocak’ta takılmış kafamıza Benitez neden imzalamıyor diye sormuşuz. Hatta o gün aynı postta Scolari sezon sonunu görür mü de demişiz de o konuya hiç girmeyelim. Muhtemel bir Real Madrid geçişi söz konusu olabilirdi eski Real Madrid B Takımı çalıştırıcısı Benitez’in, Calderon halt etmese. Ancak öylesine bir belirsizlik kapladı ki Madrid’i, kim başkan olacak, neler dönecek, kim gelecek kim gidecek tam bir muallak. Madrid havası bulutlu olunca bir anda rotasını tekrar Merseyside’a değiştirdi anlaşılan Rafa Benitez ve hazır hem Real’i hem United’ı dörder golle parçalamışken fırsatı kaçırmadı, şu ana kadar açıklanmamış olsa da astronomik bir ücret karşılığında 2013-2014 sezonu sonuna kadar, sözleşme yeniledi. Yönetimden ve taraftardan son sonuçlardan sonra yeniden destek bulan Benitez takımı tekrar şampiyonluk potasına sokarak United hanedanlığına bu sene olmasa da gelecek sene son verebileceğinin sinyallerini kuvvetlice vermiş oldu. Şampiyon olmayan bir takımı 2 defa Şampiyonlar Ligi Finali oynatan bir tenik direktör olarak artık tek hedefi EPL kupasını kaldırmak Benitez’in. Onun kafası rahat olunca oyuncuları da stresten uzak ve patronun 5 sene boyunca kim olduğunu bilerek önemli performanslar verecektir bence. Benitez’in sıradaki işi Gerrard, Reina, Torres, Kuyt gibi önemli isimleri elinden kaçırmadan bir kaç önemli parça daha katarak Liverpool’u İngiltere’nin en iyi takımı haline getirmek. Umalım Keane’de olduğu gibi kan uyuşmazlığı yaşamaksızın becerebilir şu işi İspanyol ve artık sıkıldığımız United’dan biraz olsun kurtuluruz.

>Hidayet Türkoğlu 30 Yaşında

Mart 19, 2009, 11:40 am | Hidayet Türkoğlu, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Türk Basketbolunun şu an için şüphesiz en büyük oyuncusu ve Milli gururumuz Hidayet Türkoğlu 19 Mart 1979 doğumlu ve gün itibariyle 30 yaşına gelmiş durumda. Kendisine eşi ve yeni doğan kızıyla birlikte uzun ve sağlıklı bir ömür diliyoruz. Umarız Magic formasıyla belki de bu son sezonunda final oynar Hidayet.

Hidayet Türkoğlu 30 Yaşında

Mart 19, 2009, 11:40 am | Hidayet Türkoğlu, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Türk Basketbolunun şu an için şüphesiz en büyük oyuncusu ve Milli gururumuz Hidayet Türkoğlu 19 Mart 1979 doğumlu ve gün itibariyle 30 yaşına gelmiş durumda. Kendisine eşi ve yeni doğan kızıyla birlikte uzun ve sağlıklı bir ömür diliyoruz. Umarız Magic formasıyla belki de bu son sezonunda final oynar Hidayet.

Milvaki Yoğurdundan Cacık Olmaz

Mart 19, 2009, 11:28 am | Milwaukee Bucks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Zorlu Cavs maçı sonrası Magic’in Celtics’e darbe vuran Bucks’a yenileceği görüşündeydi bir çok arkadaşımız (Bunların en başı da Alkın adında bir zattır). Hatta iddaa kuponlarına bile yazdılar bunu. Bu sabah kalktıklarında yaşadıkları hüsranı anlatmaya sanırım hacet yok. Yine sağlam bir deplasman performansı veren Orlando MAgic’te Lewis azıcık da olsa toparlanınca işler tıkırında gitti. Takımı en önde sürükleyen isimler Howard ve Hidayet olurken her iki oyuncu da triple-double’a yaklaştılar. Dün akşamki maçtan iki sonuç çıkıyor benim nazarımda. 1.si Howard üzerine, tıpkı Wizards maçında olduğu gibi bu maçı da 7 asistle tamamladı ve yaptığı asistler hep boyalı alan dışındaki boş şutörlere idi. Eğer Howard böylesine pas dağıtır şekilde oynamaya devam ederse üzerine gelecek yardım savunması da hafifleyeceği için harika birebir performanslar verecektir. Eğer rakipler dış şutörü riske edip Howard’a fazlaca yoğunlaşırlarsa bu sefer dış şutlarla Magic sonuca rahat gidebilir. Yeter ki Howard her maç bu şekilde oynasın. Maçtan 2. sonuç ise başlığın ta kendisi. Bucks play-off yapamaz bu sene bu istikrarsız ve hevessiz oyunuyla. Şimdiden tatil köylerinden rezervasyon yaptırıp şezlongları ayırtmaları gerek, hazır erken rezervasyon indirimleri günlerindeyken bu fırsatı kaçırmak yazık olur.

>Milvaki Yoğurdundan Cacık Olmaz

Mart 19, 2009, 11:28 am | Milwaukee Bucks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Zorlu Cavs maçı sonrası Magic’in Celtics’e darbe vuran Bucks’a yenileceği görüşündeydi bir çok arkadaşımız (Bunların en başı da Alkın adında bir zattır). Hatta iddaa kuponlarına bile yazdılar bunu. Bu sabah kalktıklarında yaşadıkları hüsranı anlatmaya sanırım hacet yok. Yine sağlam bir deplasman performansı veren Orlando MAgic’te Lewis azıcık da olsa toparlanınca işler tıkırında gitti. Takımı en önde sürükleyen isimler Howard ve Hidayet olurken her iki oyuncu da triple-double’a yaklaştılar. Dün akşamki maçtan iki sonuç çıkıyor benim nazarımda. 1.si Howard üzerine, tıpkı Wizards maçında olduğu gibi bu maçı da 7 asistle tamamladı ve yaptığı asistler hep boyalı alan dışındaki boş şutörlere idi. Eğer Howard böylesine pas dağıtır şekilde oynamaya devam ederse üzerine gelecek yardım savunması da hafifleyeceği için harika birebir performanslar verecektir. Eğer rakipler dış şutörü riske edip Howard’a fazlaca yoğunlaşırlarsa bu sefer dış şutlarla Magic sonuca rahat gidebilir. Yeter ki Howard her maç bu şekilde oynasın. Maçtan 2. sonuç ise başlığın ta kendisi. Bucks play-off yapamaz bu sene bu istikrarsız ve hevessiz oyunuyla. Şimdiden tatil köylerinden rezervasyon yaptırıp şezlongları ayırtmaları gerek, hazır erken rezervasyon indirimleri günlerindeyken bu fırsatı kaçırmak yazık olur.

Sonraki Sayfa »

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.