Dev Takas! Butler Dallas’ta

Şubat 14, 2010, 10:34 am | Dallas Mavericks, NBA, Washington Wizards kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Caron Butler, Brendan Haywood, Deshawn Stevenson ve nakit para karşılığında Washington Josh Howard, Drew Gooden, James Singleton ve Quinton Ross’u aldı. Butler bu takasın nüvesi olarak gözükse de bence Haywood Dallas’a çok şey katacaktır. Cuban yine bir sezon ortası takasıyla şampiyonluk yakalayabilir miyim hevesi içinde güzel para saçtı diyebiliriz. Keza sezon sonu Wizards yaklaşık 15 milyonluk bir yükten kurtulurken Cuban’ın nurtopu gibi bir kontratı daha oldu. Wizards lotarya ve tasarruf peşine düştüğünü yeniden ispat ederken acaba sıradaki hareketleri Mart ayında çıkacak bir Arenas kontrat feshi olabilir mi diye insan düşünmeden edemiyor.

Reklamlar

>Stackhouse Geyik Olmak Üzere

Ocak 18, 2010, 10:19 am | Dallas Mavericks, Detroit Pistons, Milwaukee Bucks, NBA, Philadelphia 76ers kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Yılların tecrübesi, NBA’de 15 sezon geçirmiş, hem Philadelphia hem Detroit hem de Dallas’ta efsane olmuş Jerry Stackhouse tekrar parkerlere dönmek üzere. Geçen sezonu sakatlıklar ve takaslar nedeniyle sadece 10 maçla kapatmıştı J-Stack. En son Memphis kadrosuna katılmıştı 4 takım ve 8 oyunculu takasta, fakat Memphis tarafından kontratı satın alınmıştı tecrübeli oyuncunun. Milwaukee’nin ölü yatırımı Micheal Redd’in sakatlıktan dönüp sadece 18 maç oynadıktan sonra tekrar sezonu kapaması üzerine 2 ve 3 numaralarda skorer arayışına giren Bucks’a J-Stack kısa vadeli bir çare olabilir. En az 20-25 dakika süre ve 12-13 sayı ortalamayla, Redd’den doğan boşluğu fazlasıyla doldurabilir ki zaten Delfino da kıvama gelmiş durumdayken Bucks tekrar play-off hayallerini tazeleyebilir. Ne olursa olsun Stackhouse Stackhouse’dur. Onu izlerken, farkına varmadan 15-20 sayı attığını hatırlamak bile bir NBA takipçisi olarak beni fazlasıyla heyecanlandırmaya yetiyor. Umarım yine bir sakatlık sorununa takılmaz ve Ersan’ın takım arkadaşı olur.

Stackhouse Geyik Olmak Üzere

Ocak 18, 2010, 10:19 am | Dallas Mavericks, Detroit Pistons, Milwaukee Bucks, NBA, Philadelphia 76ers kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Yılların tecrübesi, NBA’de 15 sezon geçirmiş, hem Philadelphia hem Detroit hem de Dallas’ta efsane olmuş Jerry Stackhouse tekrar parkerlere dönmek üzere. Geçen sezonu sakatlıklar ve takaslar nedeniyle sadece 10 maçla kapatmıştı J-Stack. En son Memphis kadrosuna katılmıştı 4 takım ve 8 oyunculu takasta, fakat Memphis tarafından kontratı satın alınmıştı tecrübeli oyuncunun. Milwaukee’nin ölü yatırımı Micheal Redd’in sakatlıktan dönüp sadece 18 maç oynadıktan sonra tekrar sezonu kapaması üzerine 2 ve 3 numaralarda skorer arayışına giren Bucks’a J-Stack kısa vadeli bir çare olabilir. En az 20-25 dakika süre ve 12-13 sayı ortalamayla, Redd’den doğan boşluğu fazlasıyla doldurabilir ki zaten Delfino da kıvama gelmiş durumdayken Bucks tekrar play-off hayallerini tazeleyebilir. Ne olursa olsun Stackhouse Stackhouse’dur. Onu izlerken, farkına varmadan 15-20 sayı attığını hatırlamak bile bir NBA takipçisi olarak beni fazlasıyla heyecanlandırmaya yetiyor. Umarım yine bir sakatlık sorununa takılmaz ve Ersan’ın takım arkadaşı olur.

>Bir Cisim Yaklaşıyor!

Ocak 17, 2010, 10:00 pm | Dallas Mavericks, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

“…Andrea Bargnani ise Dirk Nowitzki’nin İtalya şubesi. Keşke bu seneki en kötü takım olsaydık da onu alabilseydik. Eğer Toronto onu değil de gidip bir başkasını seçerse bence Anıl (Toronto yazarı) gitsin kulüp binasını bombalasın! NBA’in gelecekteki en büyük yıldızlarından biri olacak bu genç!…”

Yukarıdaki cümleler 12 Haziran 2006’da Nbakolik.com’da yazdığım 2006 draftini değerlendirdiğim Orlando Magic yazısından. Bugün yaklaşık 3,5 sene sonra dediklerimizin gerçekleşmiş olduğunu görmek insanın yüzünde güzel bir tebessüm bırakıyor. Gerçekten de Andrea Bargnani takımda Hidayet, Calderon ve Jack gibi 3 besleyici oyuncuya ve Jay Triano gibi NBA’e Avrupa basketbolunu empoze eden bir koça sahip olmanın avantajını fazlasıyla kullanıyor. Anlaşılan, hatta okuduklarımızdan öğrendiğimiz kadarıyla da kendini geliştirmek için çok fazla çalışıyor. 2006 darftinin 1 numarası için Dirk Nowitzki’yi hep rol modeli olarak gösterdik, O ise bu gece bir çok açıdan Nowitzki’yi yakaladığını, eksik kaldığı yerlerde de Alman forveti geçme potansiyelinin olduğunu gösterdi.

Yumuşacık bilekleri, boyuna göre çok iyi top hakimiyeti, her geçen gün artan pivot fundementali ve çalışma azmiyle; Bir Cisim Yaklaşıyor!!!!

Bir Cisim Yaklaşıyor!

Ocak 17, 2010, 10:00 pm | Dallas Mavericks, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

“…Andrea Bargnani ise Dirk Nowitzki’nin İtalya şubesi. Keşke bu seneki en kötü takım olsaydık da onu alabilseydik. Eğer Toronto onu değil de gidip bir başkasını seçerse bence Anıl (Toronto yazarı) gitsin kulüp binasını bombalasın! NBA’in gelecekteki en büyük yıldızlarından biri olacak bu genç!…”

Yukarıdaki cümleler 12 Haziran 2006’da Nbakolik.com’da yazdığım 2006 draftini değerlendirdiğim Orlando Magic yazısından. Bugün yaklaşık 3,5 sene sonra dediklerimizin gerçekleşmiş olduğunu görmek insanın yüzünde güzel bir tebessüm bırakıyor. Gerçekten de Andrea Bargnani takımda Hidayet, Calderon ve Jack gibi 3 besleyici oyuncuya ve Jay Triano gibi NBA’e Avrupa basketbolunu empoze eden bir koça sahip olmanın avantajını fazlasıyla kullanıyor. Anlaşılan, hatta okuduklarımızdan öğrendiğimiz kadarıyla da kendini geliştirmek için çok fazla çalışıyor. 2006 darftinin 1 numarası için Dirk Nowitzki’yi hep rol modeli olarak gösterdik, O ise bu gece bir çok açıdan Nowitzki’yi yakaladığını, eksik kaldığı yerlerde de Alman forveti geçme potansiyelinin olduğunu gösterdi.

Yumuşacık bilekleri, boyuna göre çok iyi top hakimiyeti, her geçen gün artan pivot fundementali ve çalışma azmiyle; Bir Cisim Yaklaşıyor!!!!

>Dün Gece Nowitzki Tek Başına Takımdı

Kasım 4, 2009, 3:16 pm | Dallas Mavericks, NBA, Utah Jazz kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Sarıldılar
İttiler
Kafasına Kafasına Vurdular

Ama durduramadılar Nowitzki’yi.

Alman oyuncu Dallas’ın son çeyrekte bulduğu 44 sayının 29’unu kaydederek hem kulüp rekorunu kırdı hem de maçı kazandırdı. Mehmet Okur’un son dönemdeki en çok yönlü ve verimli performansı (14 sayı 14 ribaund 5 asist 4 top çalma 2 blok) ise güme gitti.

Dün Gece Nowitzki Tek Başına Takımdı

Kasım 4, 2009, 3:16 pm | Dallas Mavericks, NBA, Utah Jazz kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum
Sarıldılar
İttiler
Kafasına Kafasına Vurdular

Ama durduramadılar Nowitzki’yi.

Alman oyuncu Dallas’ın son çeyrekte bulduğu 44 sayının 29’unu kaydederek hem kulüp rekorunu kırdı hem de maçı kazandırdı. Mehmet Okur’un son dönemdeki en çok yönlü ve verimli performansı (14 sayı 14 ribaund 5 asist 4 top çalma 2 blok) ise güme gitti.

Orlando Magic – Dallas Mavericks

Ekim 6, 2009, 11:41 am | Dallas Mavericks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

İlk maç itibariyle buladildiğimiz tüm görüntülerden çıkanlar Nelson’ın ürkekliği, J-Will’in savunma yapabilecek durumda olmadığı, Van Gundy’nin ilk 5 konusunda kafasının bir hayli karışık olduğu, Bass ve Barnes’ın takıma önemli katkı vereceği, Gardların fazlaca dış şut kullandığı ve ikili oyunların pek işlemediği oldu. Kafalarda soru işareti bırakan ise yapılan üçlük tercihleriydi. Maçı aldık, alırken dengeleri bozan adam Dallas’ı çok iyi tanıyan Bass oldu kuşkusuz. Ancak kadro derinliği ciddi şekilde üzerine konuşulacak konudur. Yukarıda boxscore aşağıda maç videosu var merak edenlere.

http://i.cdn.turner.com/nba/nba/.element/swf/1.1/cvp/nba_embed_container.swf?context=nba&videoId=games/mavericks/2009/10/05/0010900008_orl_dal_recap.nba

>Orlando Magic – Dallas Mavericks

Ekim 6, 2009, 11:41 am | Dallas Mavericks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>İlk maç itibariyle buladildiğimiz tüm görüntülerden çıkanlar Nelson’ın ürkekliği, J-Will’in savunma yapabilecek durumda olmadığı, Van Gundy’nin ilk 5 konusunda kafasının bir hayli karışık olduğu, Bass ve Barnes’ın takıma önemli katkı vereceği, Gardların fazlaca dış şut kullandığı ve ikili oyunların pek işlemediği oldu. Kafalarda soru işareti bırakan ise yapılan üçlük tercihleriydi. Maçı aldık, alırken dengeleri bozan adam Dallas’ı çok iyi tanıyan Bass oldu kuşkusuz. Ancak kadro derinliği ciddi şekilde üzerine konuşulacak konudur. Yukarıda boxscore aşağıda maç videosu var merak edenlere.

http://i.cdn.turner.com/nba/nba/.element/swf/1.1/cvp/nba_embed_container.swf?context=nba&videoId=games/mavericks/2009/10/05/0010900008_orl_dal_recap.nba

>Magic Gortat’ı Takımda Tuttu! Aman Allahım!

Temmuz 14, 2009, 1:35 pm | Dallas Mavericks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | 4 Yorum

>İşte bu Otis Smith’in kendini yalanladığı dakikadır. 5 sene ve 34 milyonluk kontratı karşılayıp, sadece Dwight Howard’ı maç başı ortalama 10-12 dakika dinlendirecek bir adamı takımda tutmak demek, o takımın gelecek 5 senesini acımasızca, oynayamayacak bir adama bağlamak demektir. Ötesinde NBA’de gerçekten bir yerlere gelme ihtimali olan bir adamın önünü kesip hakkını yemek, ah almak demektir. Hem Magic’e hem de Gortat’a yazık olmuştur. Yetenekleri ve şu anki durumu itibariyle Bass’in 2 gün önce imzaladığı kontratı bile hak etmeyen bir adamı nasıl olur da 5 sene boyunca bütçeye monte edebilirsin Otis kardeşim!

Hidayet ile devam etmemek için kendisine 35 milyonluk kontrat önerip, şu takım için daha 40 fırın ekmek yese Hidayet’in verdiğinin yarısını veremeyecek adama 34 milyon vermek şaşırmışlığın göstergesidir. Sırf şampiyonluk rüyasına kapılıp düşünmeden saçma sapan para harcayıp bir anda ligin oyuncularına en fazla para harcayan 3 takımından biri haline gelmek, en az 4 seneni 47 ila 55 milyon arası bağladığın adamlardan birinin Nelson, birinin Gortat, birinin Lewis olması demek, senin ne kadar şöhret budalası, Hall of Fame delisi bir adam olduğunun göstergesidir.

Bu imzayla Magic cap’i 78 milyona geldi, geçti. Carter takası hiç olmasa, Hidayet 10’a tutulsa, Bass aynı paraya imzalasa hala elinde Lee olacak, takas edebileceğin 2 değer Battie ve Alston’la uzun için takas piyasasına girebilecek, yok takas da etmiyorum desen Gortat’ı böyle bile tutsan en fazla 74 milyon civarına getireceksin capi. Kadroda 13 garanti kontratlı adam olacak, rotasyon coşacak.

Kısacası Otis Smith’in yaptığı bu hareket”Şampiyonluklar Yıldızlarla Kazanılır” mitinin bir yansımasıdır ve en yakın zamanda yıldız dolu, oyun kuruculuğu Nelson tarafından yapılacak kadromuzun capi 80 milyonu geçecektir. Buradan Otis Smith adına 5 milyon lüks vergisinden fazla vermeyi düşünmüyoruz diyen Vander Weide’ye selamlar, sevgiler. Artık DeVos kızını boşattırır mı şampiyon olunmazsa yoksa mirastan mahrum mu bırakır Sevgili başkanı ve damadını bilemem.

>Orlando’da Bir Avukat: Brandon Bass

Temmuz 13, 2009, 3:13 pm | Dallas Mavericks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | 4 Yorum

>Takımda bir avukatımız eksikti, o da geldi sevgili Orlando Magic Dostları. Şaka maka Brandon Bass’in Orlando’ya katılması hem de bu paraya gelmiş olması kendi adıma Otis Smith’ten beklemediğim bir hamleydi. Hatta iyi ki Wallace Orlado’ya görüşme için bile gelmemiş dedim kendi kendime. Hafta sonu şehir dışında ve internetsiz olduğum için yazamadım Bass transferini. 18 Milyon ve 4 senelik bir kontratla bu potansiyeldeki bir adamı bağlamak önemli iştir. New Orleans’ta değeri bilinmedikten sonra, 2 sezondur Nowitzki’nin arkasında tam anlamıyla pişti Bass. Post-up yapmayı, orta mesafe şut atmayı ve fiziğini kullanmayı son derece iyi öğrendi. Benim asıl anlamadığım Dallas’ın onu bırakıp Gortat’ı yaklaşık 35 milyona almış olması. Tamam Gortat daha uzun ve pivot yedeği ama böyle bir potansiyeli kaybetmeye değer miydi be sevgili Mark? Öteki taraftan Bass Orlando ile imzalamadan önce New Orleans’a bayağı bir ümit vermiş, sanki öcünü alır gibi atmış imzayı sonrasında da.

Bass kimi zaman pivot oynamak zorunda bile kalacak Magic’te ama geniş omuzları ve sağlam fiziği ile idare edecektir. Yumuşak Battie sonrasında uzun beşle de oynayabilmemiz anlamına gelmesi nedeniyle çok önemli bir eklemedir Bass. Smith’in bundan sonraki hamlesi çok büyük bir ihtimalle bir 5 numara bağlamaya çalışmak olacaktır. Şöyle bir örneğin Nesterovic hamlesi olursa hem sevinir hem de bolca küfür ederim açık söyleyeyim Smith’e. Çok para harcamayacağız derken lüks vergisine bakalım ne kadar girecek Magic.

Brandon Bass Lousiane State Üniversitesi Hukuk mezunu ve aktif olarak avukatlık yapmaya da devam ediyor. Acaba Otis Smith’in hedeflerin biri de geçen sezon hakemlerle başı oldukça dertte olan Howard’ın sözlü savunmasını Bass’e yaptırmak mı? Bu arada sanırım Bass’in Orlando ile anlaşmasına en çok sevinen adam Carter olmuştur.

>4 Takımlı Dev Takas

Temmuz 10, 2009, 12:20 am | Dallas Mavericks, Memphis Grizzlies, NBA, Orlando Magic, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum

>Hayatta sign and trade yapmam diyen Otis Smith ne kadar gereksiz inatçılık yaptığını anladı ve yakaşık 10 milyonluk bir kar yaptı Hidayet’le imzalayıp takas ederek. Madem adamı göndereceksin en karlı şekilde gönder. Şu Colangelo olmasa Orlando kol gibi lüks vergisi ödeyecekti, sırf şu takas lüks vergisine verilecek parayı çıkardı. Üstüne hem Toronto hem Dallas istediği adamları aldı, Mamphis de bütçe rahatlattı. Herkese hayırlı olsun. Şu da Toronto’nun Hidayet için hazırladığı hoşgeldin hediyesi, anlaşılan orada da 15 numara giyecek. Raptors’ın ana sayfasında da Hidayet’in takas sonrası basına tanıtıldığı töreni verilen videolardan izleyebilirsiniz. Ekleme: Videoları izleyince yeni numarasının 26 olduğunu gördük.

Dallas ne verdi?
Nakit Para (Orlando’ya)
G Antoine Wright (Toronto’ya)
F Devean George (Toronto’ya)
G Jerry Stackhouse (Memphis’e)
Dallas ne aldı?
F Shawn Marion (sign-and-trade ile Toronto’dan)
F Kris Humphries (Toronto’dan)
C Nathan Jawai (Toronto’dan)
G Greg Buckner (Memphis’ten)
Orlando ne verdi?
F Hedo Turkoglu (sign-and-trade ile Toronto’ya)
Orlando ne aldı?
Nakit Para (Dallas’tan)
Nakit Para (Toronto’dan)
Toronto ne verdi?
F Shawn Marion (sign-and-trade ile Dallas’a)
F Kris Humphries (Dallas’a)
C Nathan Jawai (Dallas’a)
2016 drafti 2.tur seçim hakkı (Memphis’e)
Nakit Para (Orlando’ya)
Toronto ne aldı?
F Hedo Turkoglu (sign-and-trade ile Magic’ten)
G Antoine Wright (Dallas’tan)
F Devean George (Dallas’tan)
Memphis ne verdi?
G Greg Buckner (Dallas’a)
Memphis ne aldı?
2016 drafti 2.tur seçim hakkı (Toronto’dan)
G Jerry Stackhouse (Dallas’tan)

>Büyük Takas Geliyor!

Temmuz 9, 2009, 12:20 pm | Dallas Mavericks, Hidayet Türkoğlu, Memphis Grizzlies, NBA, Orlando Magic, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

>Hidayet Türkoğlu ile anlaşan Toronto Rators oyuncuyla imzalayabilmek için gerekli kadro boşluğunu yaratmaya çalışıyor. Bu nedenle ellerinden çıkarmak istedikleri Shawn Marion’ı isteyen Dallas’la bir takas peşindeydiler hafta başından beri. Marion’ı takıma kazandırmak isteyen Mavs Antoine Wright, Jerry Stackhouse ve Devean George’u verip karşılığında sign and trade ile Marion’ı alacak. Stackhouse Memphis’e gidecek ayrıca Memphis 3 milyon da nakit alacak. Orlando Hidayet’le imzalayıp onu Toronto’ya takas edecek ve Toronto’nun Memphis’ten alacağı trade exception’ı Orlando’ya gönderecek. Bu arada Wright ve George da Toronto yolunu tutacak. Memphis büyük ihtimalle Stackhouse’u salacak ve Stack tekrar Dallas’la anlaşacak. Bu takas hem Hidayet’e 6 senelik kontrat yolunu açacak hem de daha fazla para getirecek.

Sözün özü 4 takımlı büyük bir takas yakın gibi duruyor.

Marion’ın kontratının 40 milyon ve 5 sene olması bekleniyor. Bu arada Dallas Marcin Gortat’a da 5 sene 36 milyonluk bir kontrat önerisiyle geldi. Magic bu teklifi 1 hafta içinde birebir karşılayıp Gortat’ı takımda tutma opsiyonuna sahip. Ama hiç zannetmiyorum ben açıkçası. Şu takas olunca alınacak trade exception bir çok şeyi belli edecektir. Kuş adam Andersen de Nuggets’la 5 yıl 26 milyona imzalamış, hayırlı olsun.

>Kidd ve Zen Master Dönüyor

Temmuz 6, 2009, 7:39 pm | Dallas Mavericks, LA Lakers, NBA kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Bu sezon kontratı biten ve 37 yaşına gelen Jason Kidd hakkında bir çok transfer spekülasyonu yapılmıştı. Kidd’in Knicks ile anlaşabileceği, Hidayet’i Raptors’a kaptıran Blazers’ın devreye girdiği söyleniyordu. Ama hiç biri olmadı ve Kidd kariyerini Dallas’ta sonlandırmaya karar verdi. 3 sene ve 25 milyon değerindeki kontrata imza atan Kidd kariyerine de Dallas’ta başlamıştı. Jason Kidd Dallas Mavericks’in 1994 senesi draftindeki 2. sıra seçimiydi. O sene Kidd’in önünden seçilen ismin Glenn Robinson olduğunu hatırlatmakta fayda var. Bucks’a çok şey katan ve 2 kez All-Star seçilen Robinson kariyerini Kidd kadar iyi yönetememiş ve kötü kariyer tercihleri sonrası basketbola noktayı San Antonio Spurs’le şampiyonluk yüzüğüne uzanarak koymuştu. 1994 draftinden ligde kalan oyuncular arasında Kidd dışında sadece Grant Hill (3.sıra) ve Donyell Marshall’ı (4.sıra) sayabiliriz. Jason Kidd kısacası kendi jenerasyonunu hala en iyi biçimde temsil ediyor ve profesyonelliği ile örnek olmaya devam ediyor.
Dallas saha içindeki yaşlı kurdunu takımda tutarken Lakers’ın saha kenarındaki yaşlı kurdu da Los Angeles’ta 1 sene daha kalmaya karar verdi. Geçen sezon başında kontratını 2 seneliğine uzatan Zen Master, 3 haftadır süren sağlık kontrolleri sonrasında sağlığının koçluğa engel olmadığını ve kendini 1 sezon daha çalışmaya hazır hissettiğini söyleyip tekrar takımın başına geçti. Zen Master’ın önemli bir ayak rahatsızlığı (topuk dikeni) bulunuyor ve bu yüzden zaman zaman Jackson yürümekte zorluk çekiyor. Geçen sezon bazı deplasmanlara gidemeyen Jackson’ın yerine takımı Kurt Rambis idare etmişti. Bu sezon da benzer senaryolarla karşılaşabiliriz ancak şunu çok iyi biliyoruz ki tıpkı Van Gundy’nin NBA Finalleri öncesi dediği gibi “Rakip bençte Jackson’ın olduğunu bilmek bile insanı korkutmaya yetiyor.”

>Kelly Dwyer Dallama mı?

Temmuz 2, 2009, 10:03 pm | Cleveland Cavs, Dallas Mavericks, Hidayet Türkoğlu, NBA, Orlando Magic, Portland TBlazers kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

>Kelly Dwyer Yahoo Sports’un NBA yazarlarından, daha önce SI’da yazıyordu. Kendisi sivri yorumlarıyla tanınan bir arkadaşımız. Herkesin a dediğine b demesiyle de bilinir. Ama şu iki gündür yazdığı yazılarla tam anlamıyla “yuh artık, dallama mısın be!?!” dedirtti insana. Arkadaş bu nasıl üslup, bu nasıl bakış açısı, bu ne perhiz bu ne domuz pastırması be arkadaşım!

Dünkü yazısında Hidayet üzerinden Portland’a giydirirken, Hidayet’i de “Şimdilik şunu bunu yapıyor da 2 sene sonra ne .okum işe yarar, üstelik takımın ahengini bozacak, yaşı gelmiş 30’a, böyle yaşlı adama yatırım mı yapılır?” diyerek yerden yere vurdu. Hem de daha 6 gün önce 32 yaşındaki Carter’ın Orlando’ya takasını övmüşken!

Bugünkü yazısında da Jason Kidd’e takmış diyor ki özetle Takımlar Neden Jason Kidd’i istiyor? başlıklı yazısında “Jason Kidd olsa ne yazar, herif gelmiş 37 yaşına, Brevin Knight da onula aynı istatistiği yapıyor, niye onu kimse istemiyor da, bir zamanlar iyi bir oyuncu olan, ama şu sıralar kıçındaki kıllar kadayıf olmuş Kidd bu kadar kapışılıyor?”.

E yuh be Kelly, çüş be Dwyer. Ya arkadaş sen basketboldan ne anlıyorsun, ne bekliyorsun insanlardan anlamadım. Daha 1 hafta önce Shaq takasında sen demedin mi “Shaq takası bence işe yarayacak, Shaq iyi bir ekleme oldu.” Arkadaşım Shaq 18 yaşında mı 28 yaşında mı. Ya bu Shaq 38 yaşında değil mi, biz mi yanlış biliyoruz?

Dwyer’ın yazılarına gelen yorumlardan biri yaklaşık şöyleydi ve ben de atıyorum imza mı altına:

“Dwyer’ın son yazılarını dikkatle okursanız hedefini anlarsınız. Dwyer çok iyi biliyor ki Yahoo’da takım Genel Menajerlerine yeterince sallayabilirseniz mutlaka birinin yerine geçersiniz. Tecrübe edilmiştir Kerr ile.”

Sonuç olarak kendi yorumum bu Dwyer efendinin dallama olup olmadığını araştırmamız gerektiği yönünde. Bir gün öyle, bir gün böyle yazarak saygı değil nefret kazanılır. 30 yaşındaki adama yaşlı diyip 38 yaşındaki adamı iyi transfer diye anlatmak, gittiği takımdaki oyun kuruculara oyunu öğretecek, tecrübesini aktarıp onları daha iyi bir seviyeye çekecek adamı beğenmemek kaliteni dünya aleme göstermiştir Dwyer, kutluyorum.

>Üçlük Makinası Bozuldu

Şubat 3, 2009, 4:32 am | Dallas Mavericks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Üçlük konusunda NBA’in önde gelen takımlarından Orlando Magic. Üçlük isabet yüzdesinde lig lideri ve üçlük savunmasında lig üçüncüsü konumunda Magic. NBa’in enteresan fikstürü nedeniyle bir çok takımın seyehatler yüzünden sorunlar yaşadıklarını biliyoruz. Bir nezerini de Magic yaşadı bu maçta. Daha dün gece Kanada’da Toronto ile oynamışken binlerce km yol gelip, sabaha karşı yattıktan sonra hem jetlag etkilerinden kurtulmak hem de Dallas gibi bir takımla oynamak hiç kolay değil. Dallas tarafı bu avantajı iyi değerlendirip bire birde çok sert savunma yapınca Howard’dan başka buna direnebilecek kuvvette bir adam çıkmadı Magic’te. Şuta mecbur kalındı, Dallas bir anlamda Magic şutunu riske etti ve kazandı. İlk satırlarda söylediğim iyi işleri yapan Magic sezonun en kötü üçlük performansına imza attı, 20’de 3. Yetmedi Nowitzki kendini savunan Lewis’i adeta paspasa çevirdi. Şut sokamayan Magic’te kafayı kullanan adam Hidayet oldu ve olabildiğince içeri yüklenerek faul almaya çalıştı, çizgiden skor üretmeye uğraştı. Ama maçın başından beri gözüken fiziki yorgunluk Magic’i esir aldı. Kuşkusuz sadece uzun yolculuk ve yorgunluk değildi Magic’i yenilgiye götüren. 3. çeyreğin hemen başında Jameer Nelson yanlış hatırlamıyorsam Dampier Nelson’a sert bir faul yaptı, omzu bir hayli açılan Nelson dengesini kaybedip bir de aynı omzun üzerine yere düşünce ciddi bir sakatlıkla karşı karşıya kaldı. David Steele’in söylediğine göre Nelson’ın sağ omzu çıkmış ve maç bitmeden hemen hastaneye doğru yola çıkarılmış. Kariyerinin en iyi sezonunu geçirirken bu sakatlık Nelson’ı ve Magic’i nasıl etkileyecek bekleyip görmek gerek. Umarım All-Star’a kadar iyileşir ve hayatının fırsatını kaçırmaz. Bu arada bir Magic taraftarı olarak Hollins’ten Barea’nın asistinde sayı, Barea’dan ise üçlük yemek beni acayip rahatsız etti. Bakalım sezon genelinde rezalet bir performans veren Anthony Johnson Nelson yokken neler yapacak?

Üçlük Makinası Bozuldu

Şubat 3, 2009, 4:32 am | Dallas Mavericks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Üçlük konusunda NBA’in önde gelen takımlarından Orlando Magic. Üçlük isabet yüzdesinde lig lideri ve üçlük savunmasında lig üçüncüsü konumunda Magic. NBa’in enteresan fikstürü nedeniyle bir çok takımın seyehatler yüzünden sorunlar yaşadıklarını biliyoruz. Bir nezerini de Magic yaşadı bu maçta. Daha dün gece Kanada’da Toronto ile oynamışken binlerce km yol gelip, sabaha karşı yattıktan sonra hem jetlag etkilerinden kurtulmak hem de Dallas gibi bir takımla oynamak hiç kolay değil. Dallas tarafı bu avantajı iyi değerlendirip bire birde çok sert savunma yapınca Howard’dan başka buna direnebilecek kuvvette bir adam çıkmadı Magic’te. Şuta mecbur kalındı, Dallas bir anlamda Magic şutunu riske etti ve kazandı. İlk satırlarda söylediğim iyi işleri yapan Magic sezonun en kötü üçlük performansına imza attı, 20’de 3. Yetmedi Nowitzki kendini savunan Lewis’i adeta paspasa çevirdi. Şut sokamayan Magic’te kafayı kullanan adam Hidayet oldu ve olabildiğince içeri yüklenerek faul almaya çalıştı, çizgiden skor üretmeye uğraştı. Ama maçın başından beri gözüken fiziki yorgunluk Magic’i esir aldı. Kuşkusuz sadece uzun yolculuk ve yorgunluk değildi Magic’i yenilgiye götüren. 3. çeyreğin hemen başında Jameer Nelson yanlış hatırlamıyorsam Dampier Nelson’a sert bir faul yaptı, omzu bir hayli açılan Nelson dengesini kaybedip bir de aynı omzun üzerine yere düşünce ciddi bir sakatlıkla karşı karşıya kaldı. David Steele’in söylediğine göre Nelson’ın sağ omzu çıkmış ve maç bitmeden hemen hastaneye doğru yola çıkarılmış. Kariyerinin en iyi sezonunu geçirirken bu sakatlık Nelson’ı ve Magic’i nasıl etkileyecek bekleyip görmek gerek. Umarım All-Star’a kadar iyileşir ve hayatının fırsatını kaçırmaz. Bu arada bir Magic taraftarı olarak Hollins’ten Barea’nın asistinde sayı, Barea’dan ise üçlük yemek beni acayip rahatsız etti. Bakalım sezon genelinde rezalet bir performans veren Anthony Johnson Nelson yokken neler yapacak?

>Dallas Ne Güzel Memleket

Kasım 15, 2008, 4:28 pm | Dallas Mavericks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Magic Dallas deplasmanından en son galibiyetle döndüğünde sene 1997 idi. O tarihten beri Dallas’ta maç kazanamayan Magic’e bu sefer de şans tanıyan sayısı fazla değildi. Carlisle idaresinde sezona iyi başlayamayan Dallas evindeki ilk 3 maçı kaybetmiş ve toplamda sadece 2 galibiyete imza atabilmişti. Maça da çok iyi baladılar, maç içinde 15 sayı farkı buldular. Hidayet’i faul problemine kurban veren, Dampier’in Howard ile güreş tutuşmasının ekmeğini yiyen ve Nelson’ın her zamanki gibi sadece atmayı düşünen felsefesinden nemalanan Dallas maçı almaya çok yakındı. Hatta sık sık ekrana Mark Cuban’ı getirdi yönetmen, çılgınlar gibiydi, şendi hatta biraz şımarık.

Ancak maçın ilk dakikasından itibaren gözüken bir arızası vardı Dallas’ın. Carlisle gibi savunmaya verdiği önem ve sabırlı setleriyle bilinen bir koçun takımı öylesine dağınık öylesine başına buyruk hücum ediyordu ki, eğer bu şutlar girmezse ne yaparlar diye düşündük ekran karşısında hep. Nowitzki gibi bir değere sahip olup da onu kullanamak, direksiyonu bu işi en iyi yaabilecek adam Kidd’e teslim etmemek de ne oluyordu! Terry, Stachouse, Bass, Green topu kim aldıysa hep potaya gitti, Diop’un bile her topla buluştuğunda basket atmayı düşünmesi hayretler içinde bıraktı beni. Carlisle’ın takımı freni patlamış kamyon gibi, size çarparsa dağıtır, ama ya duvara toslarsa?

Magic 15 sayı geri düştükten sora oyun kurucu (!) Jameer Nelson’ın umarsızca kullandığı orta mesafe şutları arka arkaya çemberden geçince bir anda dengesi bozuldu Dallas’ın. Lewis de adeta bir cellat gibi son darbeyi indirdi Carlisle’ın başına. X faktörü ise Pietrus’tu. Aslında onaayrı bir gönderi hazırlamak gerek, o da borcum olsun. Golden State de yapamadıklarını Van Gundy’nin kendine güveniyle fazlasıyla yapıyor. Faul problemi yaşamadığı sürece dengeleri bozabilecek potansiyele, atletizme ve cesarete sahip.

En nihayetinde son şutu Terry’e attıran Carlisle maçı çevirme şansını kullanamadı. Nowitzki gibi bir adam varken takımında nasıl ona karşı bu kadar güvensiz olabilir bir koç çözemedim. Magic ise Van Gundy’nin verdiği dersleri iyice öğrenmeye başladığını gösterircesine maç kazanmayı alışkanlık haline getiriyor. Dallas illaki toparlanacaktır ama eski Dallas’ı bekleyenler hayal kırıklığına uğrayacaklar orası kesin.

Dallas Ne Güzel Memleket

Kasım 15, 2008, 4:28 pm | Dallas Mavericks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Magic Dallas deplasmanından en son galibiyetle döndüğünde sene 1997 idi. O tarihten beri Dallas’ta maç kazanamayan Magic’e bu sefer de şans tanıyan sayısı fazla değildi. Carlisle idaresinde sezona iyi başlayamayan Dallas evindeki ilk 3 maçı kaybetmiş ve toplamda sadece 2 galibiyete imza atabilmişti. Maça da çok iyi baladılar, maç içinde 15 sayı farkı buldular. Hidayet’i faul problemine kurban veren, Dampier’in Howard ile güreş tutuşmasının ekmeğini yiyen ve Nelson’ın her zamanki gibi sadece atmayı düşünen felsefesinden nemalanan Dallas maçı almaya çok yakındı. Hatta sık sık ekrana Mark Cuban’ı getirdi yönetmen, çılgınlar gibiydi, şendi hatta biraz şımarık.

Ancak maçın ilk dakikasından itibaren gözüken bir arızası vardı Dallas’ın. Carlisle gibi savunmaya verdiği önem ve sabırlı setleriyle bilinen bir koçun takımı öylesine dağınık öylesine başına buyruk hücum ediyordu ki, eğer bu şutlar girmezse ne yaparlar diye düşündük ekran karşısında hep. Nowitzki gibi bir değere sahip olup da onu kullanamak, direksiyonu bu işi en iyi yaabilecek adam Kidd’e teslim etmemek de ne oluyordu! Terry, Stachouse, Bass, Green topu kim aldıysa hep potaya gitti, Diop’un bile her topla buluştuğunda basket atmayı düşünmesi hayretler içinde bıraktı beni. Carlisle’ın takımı freni patlamış kamyon gibi, size çarparsa dağıtır, ama ya duvara toslarsa?

Magic 15 sayı geri düştükten sora oyun kurucu (!) Jameer Nelson’ın umarsızca kullandığı orta mesafe şutları arka arkaya çemberden geçince bir anda dengesi bozuldu Dallas’ın. Lewis de adeta bir cellat gibi son darbeyi indirdi Carlisle’ın başına. X faktörü ise Pietrus’tu. Aslında onaayrı bir gönderi hazırlamak gerek, o da borcum olsun. Golden State de yapamadıklarını Van Gundy’nin kendine güveniyle fazlasıyla yapıyor. Faul problemi yaşamadığı sürece dengeleri bozabilecek potansiyele, atletizme ve cesarete sahip.

En nihayetinde son şutu Terry’e attıran Carlisle maçı çevirme şansını kullanamadı. Nowitzki gibi bir adam varken takımında nasıl ona karşı bu kadar güvensiz olabilir bir koç çözemedim. Magic ise Van Gundy’nin verdiği dersleri iyice öğrenmeye başladığını gösterircesine maç kazanmayı alışkanlık haline getiriyor. Dallas illaki toparlanacaktır ama eski Dallas’ı bekleyenler hayal kırıklığına uğrayacaklar orası kesin.

>Indiana Dallas Takası

Ekim 10, 2008, 10:56 pm | Dallas Mavericks, Indiana Pacers, NBA kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Shawne Williams Dallas’tan Eddie Jones karşılığında Pacers tarafından takas edilmiş. Çok taze bir takas. Amacı belli; takıma adaptasyonu bir türlü gerçek anlamda gerçekleşmeyen, potansiyelini dışa vuramamış gençten kurtulup, alınan yaşlı ve ucuz veteranı salıverip bütçeye katkı yapmak. Jones da imza atma hakkı kazandığı gün çok büyük ihtimalle Mavs’e veteran minimumdan izayı basar. Neden, çünkü kontratı satın alınacağı için oradan gelen ekstra bir paraya yeni kontratını ekledi mi, beklenenin nerdeyse iki katını kazanmış olacak Jones. Takastan öte Jones’u kalkındırma hareketi gibi, haydı hayırlısı, bana müsaade.

Indiana Dallas Takası

Ekim 10, 2008, 10:56 pm | Dallas Mavericks, Indiana Pacers, NBA kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Shawne Williams Dallas’tan Eddie Jones karşılığında Pacers tarafından takas edilmiş. Çok taze bir takas. Amacı belli; takıma adaptasyonu bir türlü gerçek anlamda gerçekleşmeyen, potansiyelini dışa vuramamış gençten kurtulup, alınan yaşlı ve ucuz veteranı salıverip bütçeye katkı yapmak. Jones da imza atma hakkı kazandığı gün çok büyük ihtimalle Mavs’e veteran minimumdan izayı basar. Neden, çünkü kontratı satın alınacağı için oradan gelen ekstra bir paraya yeni kontratını ekledi mi, beklenenin nerdeyse iki katını kazanmış olacak Jones. Takastan öte Jones’u kalkındırma hareketi gibi, haydı hayırlısı, bana müsaade.

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.