>UEFA Avrupa Ligi 3. Öneleme Turu

Temmuz 24, 2009, 4:32 pm | Futbol, UEFA Cup kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

FK Sarajevo (Bosna) – Helsingborgs (İsveç) 2
Fredrikstad FK (Norveç) – KKS Lech Poznan (Polonya) 2
HNK Rijeka (Hırvatistan) – FC Metalist Kharkiv (Ukrayna) 2
KAA Gent (Belçika) – AS Roma (İtalya) 2
SC Vaslui (Romanya) – AC Omonia (Kıbrıs Rum Kesimi) 2
FK Slavija Sarajevo (Bosna) – MFK Košice (Slovakya) 1
IFK Göteborg (İsveç) – Hapoel Tel-Aviv FC (İsrail) 1
PSV Eindhoven (Hollanda) – PFC Cherno More Varna (Bulgaristan) 1
FC Metalurh Donetsk (Ukrayna) – NK IB Ljubljana (Slovenya) 1
Vålerenga Fotball (Norveç) – PAOK FC (Yunanistan) 2
APOP/Kinyras Peyias FC (Kıbrıs Rum Kesimi) – SK Rapid Wien (Avusturya) 2
FC Honka Espoo (Finlandiya) – FK Karabağ (Azerbaycan) 2
FC Vaduz (Liechtenstein) – FC Slovan Liberec (Çek Cumhuriyeti) 2
Saint Patrick’s Athletic FC (İrlanda) – PFC Krylya Sovetov Samara (Rusya) 2
Randers FC (Danimarka) – Hamburger SV (Almanya) 2
Tromsö IL (Norveç) – NK Slaven Koprivnica (Hırvatistan) 1
Brøndby IF (Danimarka) – Legia Varşova (Polonya) 1
FK Vojvodina (Sırbistan) – FK Austria Wien (Avusturya) 2
CSKA Sofia (Bulgaristan) – Derry City FC (İrlanda) 1
FC Steaua Bükreş (Romanya) – Motherwell FC (İskoçya) 1
MSK Zilina (Slovakya) – Hajduk Split (Hırvatistan) 2
SC Braga (Portekiz) – IF Elfsborg (İsveç) 1
Aberdeen FC (İskoçya) – SK Sigma Olomouc (Çek Cumhuriyeti) 1
FK Rabotnicki (Makedonya) – Odense BK (Danimarka) 2
FK Sevojno (Sırbistan) – LOSC Lille (Fransa) 2
FK Petrovac (Karadağ) – SK Sturm Graz (Avusturya) 2
Fenerbahçe(Türkiye) – Honved FC (Macaristan) 1
Bnei Yehuda (İsrail) – FC Paços de Ferreira (Portekiz) 2
Club Brugge (Belçika) – FC Lahti (Finlandiya) 1
Athletic Club Bilbao (İspanya) – Young Boys (İsviçre) 1
KR Reykjavík (İzlanda) – FC Basel (İsviçre) 2
Galatasaray (Türkiye) – Maccabi Netanya (İsrail) 1
FC Dinamo Tiflis (Gürcistan) – FK Crvena Zvezda (Sırbistan) 2
KSP Polonia Varşova (Polonya) – NAC Breda (Hollanda) 2
FK Vetra (Litvanya) – Fulham (İngiltere) 2

Kırmızıya boyadığım eşleşmelerin en zevkli ve zorlu maçlara sahne olacağını düşünüyorum. Maçların yanına 1-2 diye de kim kazanır yorumlarımı yapmış bulunuyorum. Bakalım kaçını tutturabileceğim?

>Haldun Üstünel

Temmuz 24, 2009, 10:04 am | Futbol, Galatasaray, Transfer, UEFA Cup kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum

>Futbolsuz gecenin en güzel karesidir şu. Takım, ötesinde sistem takımı olmaya çalışan Galatasaray’ın en önemli birleştirici parçasına duyulan saygının çırılçıplak ifadesidir.

Bu büyük futbol adamı her zamanki gibi bugünlerde hedef şaşırtmakla meşguldür (Deco) ve sevgili ozhano‘nun az önce aldığı habere göre hiç kimsenin beklemediği, adı bugüne kadar Galatasaray’la bir kez bile telaffuz edilmemiş İngiltere’den bir futbolcunun kulubü ile anlaşmış futbolcunun cevabını beklemektedir. Tıpkı Rijkaard, Keita transferlerinde olduğu gibi bir tokat olacaktır medyaya bu transfer gerçekleşirse, hatta milletin dibi düşecektir. Olmazsa yedeği de hazırdadır.

Şimdi ben bugün bu son haberi aldıktan sonra Haldun Üstünel’e nasıl sonuna kadar güvenmeyeyim arkadaş! Üstünel bu kulüpte başkanlık yapacak adamdır.

>Sabri’ye İthafen:"Yokolmanın Dayanılmaz Ağırlığı"

Temmuz 16, 2009, 10:29 pm | Futbol, Galatasaray, ozhano, Sıkıntı, UEFA Cup kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

>Tobol-Galatasaray maçının skoru, oynanan sıkıcı oyun, Rijkaard’ın tercihleri ve benzeri gibi maç ile alakalı hiçbirşey umrumda değil. Evet Galatasaray 35 pas yapmadan kendi yarı sahasını geçemedi, zaman zaman Tobolsporlu futbolcuları bir Messi, bir İniestavari paslarla izledim, top kaybetmemek uğruna maç boyunca yapılan 1 milyon pasın dörtte üçü geri ya da yanaydı, evet Servet ve Gökhan’dan oluşan defans bloğu evlere şenlikti, Erhan Şentürk’ün adını hiç duymadım neredeyse. Bunların hepsine dayanırım, eğer başarı bekliyorsak dayanmalıyız da. Rijkaard’ın futbolcuları tanıması lazım, sistem yeni alışmak lazım, gençler tecrübesiz güvenmek lazım.

Ama dayanamayacağım tek bir kişi var artık: Sabri Sarıoğlu. Kendi taraftarının çoğunun gözünde artık değeri iyice sıfırlara yaklaşan Sabri hala daha bir arpa boyu yol alamıyor. Kaç yıldır ne orta yapmayı öğrendi ne defans yapmayı ne de hücume katkı yapmayı. Biz hala 1453 yılında Liverpool ile Şampiyonlar Ligi’nde oynadığımız maçtaki Sabri’yi bekliyoruz aynı Fenerlilerin Sevilla maçındaki Uğur Boral’ı bekledikleri gibi. Ama belli artık Sabri bu kadar ilerisi yok. Koş baba koşalım, arada bir de uzaktan şut çekelim on milyon şuttan biri kaleyi bulsun ve gol olsun. Yenilen golü hatırlayın. O pozisyonun aynısı ikinci yarıda Uğur Uçar ile Tobolspor’lu futbolcu arasında da yaşandı. Uğur sakatlanmak pahasına kafasını koydu topun önüne ve olası bir tehlike gelişmeden sonlandırdı. Ama Sabri daha 15 yaşında yeni yetme bir defans oyuncusu gibi sırtını döndü havalanan topa. Adam da “madem arkanı döndün ben de bir zahmet vurayım şu topa rahat rahat” dedi.

O kadar arkasında oldu bu taraftar ama bir sezon daha defansın sağında, hatta bırakın sağı falan takımda Sabri gibi bir oyuncuya dayanamayacağım. İyi olsa kavgası eksik olmuyor, kavga etmese sahada top oynamıyor. Her iki durumda da zararı Galatasaray’a oluyor.

Bazılarınız okumuştur Milan Kundera’nın “Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği” adlı eserini. Sabri için de yeni bir tanesini ben yazacağım ama ona yazacağım romanın adı “Yokolmanın Dayanılmaz Ağırlığı”. O ağırlığı Hakan Şükürler, Arif Erdemler, Bülent Korkmazlar kaldıramadı, Sabri sen hiç kaldıramazsın.

Son olarak bir kelam da Aydın Yılmaz’a. Bu taraftar Sabri’ye kaç sezondur dayanıyor belki bir iyileşme olur halinde diye; sana da katlanır, ama üç kuruş ekmek parasını ayaklarıyla kazanan Tobolsporlu futbolcuya çift dalmak ve sakatlamaya çalışmakla yalnız kendini bitirirsin. Bunu bil.

>UEFA Finalindeydik!

Mayıs 21, 2009, 2:00 pm | Futbol, UEFA Cup kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Blog yazarlarının üçü de UEFA Finalindeydi. Ancak ozhano ve ben Sakarya’dan geldiğimiz ve varış saatimiz volkanbk3 ile uymadığı için bir araya gelemedik.Yine de ben ve ozhano yanımızda benim Kayınço ile çok eğlenceli bir gece geçirdik. Stad muhteşemdi, ambians harikaydı, sırf heyecan olsun diye küçük bir miktar üst oynayıp gitmiştik, yerimizde duramadık maç boyu. Bulunduğumuz yerin sahaya çok yakın olması nedeniyle maçı adeta hissettik. Gidiş yolu da dönüş yolu da kahkaha doluydu. Özetle bu son UEFA kupası finali bizim için harika bir anı olarak hafızalarımıza yerleşti. Ayrıntıları ve kahkaya boğulduğumuz dakikaları daha sonra paylaşmak üzere.

Ozhano 😀

UEFA Finalindeydik!

Mayıs 21, 2009, 2:00 pm | Futbol, UEFA Cup kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Blog yazarlarının üçü de UEFA Finalindeydi. Ancak ozhano ve ben Sakarya’dan geldiğimiz ve varış saatimiz volkanbk3 ile uymadığı için bir araya gelemedik.Yine de ben ve ozhano yanımızda benim Kayınço ile çok eğlenceli bir gece geçirdik. Stad muhteşemdi, ambians harikaydı, sırf heyecan olsun diye küçük bir miktar üst oynayıp gitmiştik, yerimizde duramadık maç boyu. Bulunduğumuz yerin sahaya çok yakın olması nedeniyle maçı adeta hissettik. Gidiş yolu da dönüş yolu da kahkaha doluydu. Özetle bu son UEFA kupası finali bizim için harika bir anı olarak hafızalarımıza yerleşti. Ayrıntıları ve kahkaya boğulduğumuz dakikaları daha sonra paylaşmak üzere.

Ozhano 😀

Adam Gibi Futbolcu

Mart 21, 2009, 1:47 pm | Bundesliga, Futbol, Galatasaray, UEFA Cup kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

“İlk maçta oyundan çıkarken de davranışları olay olmuş. Burada da sahanın ortasında soyunma odasına kızgın bir vaziyette gitmesi hiç hoş bir görüntü değildi. Karara saygı duymayabilir, ama giydiği formaya saygı duyması gerekir. Galatasaray büyük bir kulüp, Lincoln’e hiç yakıştıramadım.”

Galatasaray’ı 2-3 mağlup ettikleri maç sonrası Lincoln üzerine Olic’in yorumları.

>Adam Gibi Futbolcu

Mart 21, 2009, 1:47 pm | Bundesliga, Futbol, Galatasaray, UEFA Cup kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>“İlk maçta oyundan çıkarken de davranışları olay olmuş. Burada da sahanın ortasında soyunma odasına kızgın bir vaziyette gitmesi hiç hoş bir görüntü değildi. Karara saygı duymayabilir, ama giydiği formaya saygı duyması gerekir. Galatasaray büyük bir kulüp, Lincoln’e hiç yakıştıramadım.”

Galatasaray’ı 2-3 mağlup ettikleri maç sonrası Lincoln üzerine Olic’in yorumları.

>19 Marttaki Galatasaray-Hamburg Maçı Şifresiz Hotbird’de…

Mart 18, 2009, 5:35 pm | Galatasaray, ozhano, Televizyon, UEFA Cup, şifresiz kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Geçen haftaki yazılarımdan biri olan Galatasaray’ın Hamburg maçlarının Hotbird uydusundan şifresiz izlenebileceği haberini güncellemek gerektiğini düşünüyorum ve tekrar kanalı+frekansları hatırlatmak istiyorum.

Galatasaray-Hamburg
Yer: Ali Sami Yen
Tarih: 19 mart 2009
Kanal: ZDF (Şifresiz)
Uydu ve TP bilgileri:
13 E (Doğu) Hotbird: 11054 H 27500 5/6
19.2 E (Doğu) Astra (1L); 10964 H (Analog)
19.2 E (Doğu) Astra (1H); 11954 H 27500 (3/4)

19 Marttaki Galatasaray-Hamburg Maçı Şifresiz Hotbird’de…

Mart 18, 2009, 5:35 pm | Galatasaray, ozhano, Televizyon, UEFA Cup, şifresiz kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Geçen haftaki yazılarımdan biri olan Galatasaray’ın Hamburg maçlarının Hotbird uydusundan şifresiz izlenebileceği haberini güncellemek gerektiğini düşünüyorum ve tekrar kanalı+frekansları hatırlatmak istiyorum.

Galatasaray-Hamburg
Yer: Ali Sami Yen
Tarih: 19 mart 2009
Kanal: ZDF (Şifresiz)
Uydu ve TP bilgileri:
13 E (Doğu) Hotbird: 11054 H 27500 5/6
19.2 E (Doğu) Astra (1L); 10964 H (Analog)
19.2 E (Doğu) Astra (1H); 11954 H 27500 (3/4)

Büyücü

Mart 12, 2009, 9:56 pm | Futbol, Galatasaray, UEFA Cup kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Harry Kewell’ın yakın zamanda yayınlanan röportajlı bir biyografisi vardı. Four Four Two mu yoksa Galatasaray Dergisi miydi hatırlamıyorum orada eski antrenörlerinin Kewell’a ilişkin hatıraları ve yaşadıkları yayınlanmıştı. Kewell’ın aslında Leeds’e ilk geldiğinde sol bek olarak oynadığını ancak hücumdaki etkili performansı ve attığı goller nedeniyle önce sol açığa sonra sağ açığa alındığını anlatıyordu hocaları. Leeds’te 16-18 yaş seviyesinde bir çok kez defansta görev alan oyuncunun defansif niteliklerinin daha çok küçük yaşta oturduğunu düşünecek olursak bu akşam kırmızı kart sonrası defansın göbeğine geçmesi aslında yadırganmamalı. Hemen kart sonrasında frikik kullanılmadan barajın içindeyken kenara “Me, me, ben!” diye avazı çıktığı kadar bağırması onun ne kadar kendine güvendiğini ve bu işi ne kadar iyi yapabileceğini bildiğini gösteriyordu aslında hepimize. İngiliz futbolunda adettir “versatility” denilen özelliğini geliştirmeye çalışırlar futbolcularının. Bir çok oyuncuyu değişik mevkilere adapte etmeye çalışırlar. Zorunlu hallere hazırlarlar oyuncularını hocalar daha ufacık yaşlardan itibaren. Buna önemli örneklerden biri Gareth Barry’dir, diğeri Paul Scholes’tur, daha bir çok isim sayılır ama konudan kopmadan Kewell’a gelelim biz. Galatasaray’a gelirken çok büyük transfer, çok önemli adam, uyum sağlarsa muhteşem olur demiştik ama kimse bu derece sahiplenebileceğini Galatasaray formasını sanırım düşünmemiştir. Bu gece Kewell kendine neden “Büyücü” lakabının takıldığını öğretmiş oldu bizlere. Bir baktık sağ açıktı Kewell, sonra bir ara sol açığa dönüşüverdi, ama son numarası muhteşemdi. Büyücü bu gece Hamburg’da sahne aldı, bu yolda daha ilerilere gittikçe Galatasaray, onun büyüsü hiç ama hiç unutulmayacak. Vatansever olduğunu zaten biliyorduk ama büyücülüğü bizde derin bir iz bıraktı.

>Büyücü

Mart 12, 2009, 9:56 pm | Futbol, Galatasaray, UEFA Cup kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Harry Kewell’ın yakın zamanda yayınlanan röportajlı bir biyografisi vardı. Four Four Two mu yoksa Galatasaray Dergisi miydi hatırlamıyorum orada eski antrenörlerinin Kewell’a ilişkin hatıraları ve yaşadıkları yayınlanmıştı. Kewell’ın aslında Leeds’e ilk geldiğinde sol bek olarak oynadığını ancak hücumdaki etkili performansı ve attığı goller nedeniyle önce sol açığa sonra sağ açığa alındığını anlatıyordu hocaları. Leeds’te 16-18 yaş seviyesinde bir çok kez defansta görev alan oyuncunun defansif niteliklerinin daha çok küçük yaşta oturduğunu düşünecek olursak bu akşam kırmızı kart sonrası defansın göbeğine geçmesi aslında yadırganmamalı. Hemen kart sonrasında frikik kullanılmadan barajın içindeyken kenara “Me, me, ben!” diye avazı çıktığı kadar bağırması onun ne kadar kendine güvendiğini ve bu işi ne kadar iyi yapabileceğini bildiğini gösteriyordu aslında hepimize. İngiliz futbolunda adettir “versatility” denilen özelliğini geliştirmeye çalışırlar futbolcularının. Bir çok oyuncuyu değişik mevkilere adapte etmeye çalışırlar. Zorunlu hallere hazırlarlar oyuncularını hocalar daha ufacık yaşlardan itibaren. Buna önemli örneklerden biri Gareth Barry’dir, diğeri Paul Scholes’tur, daha bir çok isim sayılır ama konudan kopmadan Kewell’a gelelim biz. Galatasaray’a gelirken çok büyük transfer, çok önemli adam, uyum sağlarsa muhteşem olur demiştik ama kimse bu derece sahiplenebileceğini Galatasaray formasını sanırım düşünmemiştir. Bu gece Kewell kendine neden “Büyücü” lakabının takıldığını öğretmiş oldu bizlere. Bir baktık sağ açıktı Kewell, sonra bir ara sol açığa dönüşüverdi, ama son numarası muhteşemdi. Büyücü bu gece Hamburg’da sahne aldı, bu yolda daha ilerilere gittikçe Galatasaray, onun büyüsü hiç ama hiç unutulmayacak. Vatansever olduğunu zaten biliyorduk ama büyücülüğü bizde derin bir iz bıraktı.

Bu Nasıl Kaptan?

Aralık 4, 2008, 1:55 pm | Futbol, Galatasaray, UEFA Cup kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

“Hakem oyunun başından itibaren çok şımarıktı. Onunla konuşmak mümkün değildi. Belki de bir İtalyan olarak Almanları sevmiyordu. Bize karşı bir penaltı veriyorsa, bizim için de en azından bir penaltı vermeliydi!

Arne Friedrich – Hertha Berlin Kaptanı

Sanırım Hertha kaptanının şu açıklamasından sonra bizim oyuncularımızın maç sonu açıklamalarına pek de kızmamamız hatta pek de abartmadıkları için teşekkür etmemiz gerekir. Bu nasıl bir zihniyettir, nasıl bir spor ahlakıdır! Adam resmen ancak ırkçılıkla bağdaşan laflar söylerken hakemi de eyyam yapmadığı için eleştiriyor. Avrupa’nın da suyu çıkmış demek ki…

>Bu Nasıl Kaptan?

Aralık 4, 2008, 1:55 pm | Futbol, Galatasaray, UEFA Cup kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>“Hakem oyunun başından itibaren çok şımarıktı. Onunla konuşmak mümkün değildi. Belki de bir İtalyan olarak Almanları sevmiyordu. Bize karşı bir penaltı veriyorsa, bizim için de en azından bir penaltı vermeliydi!

Arne Friedrich – Hertha Berlin Kaptanı

Sanırım Hertha kaptanının şu açıklamasından sonra bizim oyuncularımızın maç sonu açıklamalarına pek de kızmamamız hatta pek de abartmadıkları için teşekkür etmemiz gerekir. Bu nasıl bir zihniyettir, nasıl bir spor ahlakıdır! Adam resmen ancak ırkçılıkla bağdaşan laflar söylerken hakemi de eyyam yapmadığı için eleştiriyor. Avrupa’nın da suyu çıkmış demek ki…

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.