Tatlı Bir Hayaldi Play-Off

Nisan 12, 2010, 8:39 am | Chicago Bulls, Hidayet Türkoğlu, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum

Biraz aşağıda Crucial Loss başlıklı gönderide bahsetmiştik Toronto’nun yaşaması muhtemel kriz ve kayıplarından. Dediğimiz oldu haliyle, beklenen gelişme buydu, doğal olanı, ötesi biraz hayalcilikti gerçekten, Toronto evinde Chicago’ya yenildi. Bu kayıp Chicago’yu çok avantajlı hale getirdi, aynı derecede kalsalar bile playoff Bulls’un olacak. Geriye kalan son 2 maçı Toronto’nun kazanması Bulls’un kaybetmesi gerek şimdi. O da mucizeye yakın bir ihtimal. Bulls evinde Boston’la oynadıktan sonra Charlotte deplasmanına gidecek. En azından iddiasız, yeri belli Charlotte’ı yeneceklerdir. Toronto ise dışarıda Detroit içeride Knicks ile karşılaşacak. Bosh olmadan onlar seviyesinde bir takım Toronto, rakipler amaçsız ve kendini göstermek isteyen oyuncularla dolu. Toronto play-offsuz bir yaz daha geçirecek, Chicago ise Cavs’in ateşi ile kavrulacak. Bu yaz bir çok değişikliğe gebe artık Kanada takımı, bu değişiklikler içinde Hidayet de olabilir. Sezonun en iyi hammaliyesini yapmış olsa da dün gece (19 ribaunt, 9 asist, 3 top çalma), bu sezon isteneni bir türlü veremedi skor anlamında Hidayet. Belki de biletini hazırlamıştır bile.

Reklamlar

Kem Göz Değmesi

Nisan 8, 2010, 9:26 am | Boston Celtics, Chicago Bulls, Hidayet Türkoğlu, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Yeniden ilk 5’e döndüğü ilk maça fırtına gibi başlamışken bu sabaha karşı Hidayet de tıpkı Chris Bosh gibi sakatlandı. Yüzüne aldığı kafa darbesiyle sakatlanan milli basketbolcumuz acilen hastaneye kaldırıldı. Onun da yüzündeki bir kemikte kırık şüphesi var. Boston da iyice eksik kalan Toronto’yu Finley’in etkili oyunu ile mağlup etti. Bosh gitti, Hidayet gitti, Toronto’nun sonu pek hayır gözükmüyor, Bulls önemli bir fırsat yakaladı tekrar. Şifalar diliyoruz tüm sakatlara, keşke hiç sakatlık olmasa da seyir zevki hep tavana vursa.

Merhaba Ben Miami Elçisi

Mart 17, 2010, 4:31 pm | Chicago Bulls, Miami Heat, NBA kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Miami Heat’in sezon sonunda kontratı bitecek olan süper yıldızı Dwyane Wade yazın ne yapacağı ile ilgili kendisine sorulan bir soru üzerine “Çok büyük bir aksilik olmazsa buradayım. Hatta önümüzdeki günlerde bu yaz serbest kalacak arkadaşlarla Lebron, Amare, Chris’le (Bosh) görüşüp yaza ilişkin planlarını soracağım. Onları Miami’ye imza atmaya ikna etmeye çalışacağım.” diyerek rengini tam anlamıyla belli etmiş oldu. Bir anlamda Miami Heat’in gayrıresmi elçisi, transfer komitesi başkanı olarak damardan girecek ligin diğer süper yıldızlarına.

Wade’in bu sezon kontratı bittikten sonra yaklaşık 20-21 milyondan başlayan bir maksimum kontrat alması durumunda bile Miami’nin hala 2 maksimum kontrata kadrosunda yeri olacak. Keza sadece Jermaine “Büyük Kazık” O’Neal, Q-Rich ve Haslem’in biten kontratları 39,5 milyon bütçe açacak Miami bütçesinde. Miami bu adamlaradan ne aldı diye soracak olursanız Haslem’i kenara ayırdığımızda Heat’e en büyük faydalarının kontratlarının bitmesi olduğu cevabını verirdim ben.

Kısacası Chicago her ne kadar Wade’in memleketi olsa da, Wade doğduğum değil doyduğum yer diyip Miami’yi seçmiş ve takımı için çalışmalara başlamış bile. Bulls’un hevesi boşuna, Miami elçisi temasta.

Güle Güle Yaşlı Kurt

Eylül 4, 2009, 9:49 am | Chicago Bulls, Miami Heat, Milwaukee Bucks, NBA, Philadelphia 76ers, San Antonio Spurs kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

NBA’e draft edilmedi Bowen, yeterli görülmedi, hiç bir takım denemeye bile çağırmadı onu. Bir çok NCAA oyuncusu gibi o da çıkışı Avrupa’da buldu. Toplamda 3 sene Fransa’da 1 sene CBA’de oynadıktan sonra Heat onda bir ışık görüp takıma aldı ancak 10 günlük kontrat bittiğinde istediklerini alamamışlardı Bowen’dan. Bowen NBA için çalıştı, çalıştı, çalıştı. Ondaki değişimin farkına ilk varan Celtics oldu. İlk senesinde umut verdi, zaman zaman ilk 5 bile çıktı ama ertesi sene tam bir kabustu onun için. Bütün sezon yalnızca 30 maçta parkeye basabildi o da genelde maçlar bittikten sonra, fark açıldığında. Sezon sonunda Celtics ona yeni kontrat vermeyince Philadelphia yolunu tuttu ki bu zamanlar onun asla skorer bir yıldız olamayacağını tam anlamıyla idrak ettiği zamanlardır. Bulduğu kısa sürelerde iyi savunma yapmaya çalışması onun için bir referans olmaya başladı. Beklemediği Bulls takası ve sonrasındaki salıverilme onun NBA’e adını öğretmesi için bir fırsat oldu. O sezonu Miami’de tamamlarken Boston’daki ilk sezonu kadar süre almış ve savunmasıyla ön plana çıkmaya başlamıştı bile. Ertesi sezon takımdaki yeri ve rolü sağlamlaştı. 82 maçın tamamında oynarken 72 maça ilk 5 başlıyordu. Bir anda Miami çok önemli bir savunmacı kazanmıştı, hiçten gelen adam Miami’ye maç kazandırıyordu savunmasıyla. O sezon ilk kez NBA 2. Savunma takımına seçildi ve namı yürümeye başladı. Kimileri susturucu dedi ona kimileri durdurucu. Ama bir gerçek vardı ki rakip akım skorerlerinin karşılarında görmek istemediği 3-4 savunmacıdan biri haline gelmişti.

Sezon sonunda kontratı bittiğinde Popovich ve Spurs onu almak için harekete geçti. Heat’in onu takımda tutmak istediği ama Amiral Robinson’ın kişisel isteği ve ilgisi sonrası Bowen’ın Spurs’le imzaladığı söylenir. Sakatlık ve ceza dışında parkeye ayak basabildiği tüm maçlara ilk 5 çıkar Bowen. Szczerbiak’a attığı okkalı tekme hala youtube’da en çok izlenen videolardandır. Yine NBA 2. Savunma takımına seçilir, artık tescilli bir sert savunmacı, kaya hatta kimilerine göre pisliğin tekidir.
Sonraki 6 sezon sadece 6. sezonunda tek maç kaçırarak tüm maçlarda oynar ve ilk 5 çıkar. Bir kez daha NBA 2. Savunma takımına seçildikten sonra beş sezon aralıksız NBA’in En İyi Savunma takımına seçilir. Bu 5 sezonun ikisinde NBA’in en iyi 2. savunmacısı olur. Spurs’le 3 şampiyonluk yaşar. Bowen’la eşleşmek rakip skorerler için tam bir kabustur bu dönemde. Korkusuzdur, gözüpektir, saldırgandır.

Ancak her güzel şeyin olduğu gibi bu hikayenin de bir sonu var. Bowen özellikle 2007-2008 sezonu sonunda çeşitli sakatlıklar yaşamaya başlayıp ayaklarındaki hızı kaybedince senelerdir çok da alışık olmadığı yedek sırası günleri başlar onun için. Artık 38 yaşında olan Bowen fazla süre bulup oynamadıkça, hızı iyice azalır, reaksiyon zamanı düşer ve zaten çok az kullandığını şutları sokamamaya başlar. Takımdaki önemli oyuncuların sakatlıklar nedeniyle uzak kalışı ve Spurs’ün de bir türlü tam kadro sahaya çıkamaması, tamamlayıcı Bowen’ı tamamlayacak parça bulamaz halde bırakır. Artık bir anda yavaş, yaşlı ve yetersiz bir adamdır Bowen. 81 maçta parkeye inse de süresi yarı yarıya azalmıştır. Sadece 10 maça ilk 5 çıkar ve sezon sonunda Richard Jefferson karşılığında Bucks’a takas edilir. Bowen olduğu, efsane olduğu takımdan kopar. Bucks da kucak açmaz ona ve kontratını satın alıp serbest bırakır onu. Bu sezon için kazanacağı parayı da cebine koymuş olan Bowen, geçen sezon yedek sırasında otururken çokça düşündüğünü yapar ve basketbolu bırakır. Bırakırken söylediği söz ise şudur Bowen’ın:

“Nasıl başladığınız değil nasıl bitirdiğiniz önemlidir. Umarım benim yaşadıklarım geldiği yerden bir türlü memnun olmayan oyunculara örnek olur.”

Son sözleri iyice düşmeden zamanında bırakmayı ve çalışmayı öğütler hala. Bowen önemli bir örnektir sadece sayı atarak basketbolcu olunmayacağı noktasında.

Güle güle Yaşlı Kurt…

>Güle Güle Yaşlı Kurt

Eylül 4, 2009, 9:49 am | Chicago Bulls, Miami Heat, Milwaukee Bucks, NBA, Philadelphia 76ers, San Antonio Spurs kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>NBA’e draft edilmedi Bowen, yeterli görülmedi, hiç bir takım denemeye bile çağırmadı onu. Bir çok NCAA oyuncusu gibi o da çıkışı Avrupa’da buldu. Toplamda 3 sene Fransa’da 1 sene CBA’de oynadıktan sonra Heat onda bir ışık görüp takıma aldı ancak 10 günlük kontrat bittiğinde istediklerini alamamışlardı Bowen’dan. Bowen NBA için çalıştı, çalıştı, çalıştı. Ondaki değişimin farkına ilk varan Celtics oldu. İlk senesinde umut verdi, zaman zaman ilk 5 bile çıktı ama ertesi sene tam bir kabustu onun için. Bütün sezon yalnızca 30 maçta parkeye basabildi o da genelde maçlar bittikten sonra, fark açıldığında. Sezon sonunda Celtics ona yeni kontrat vermeyince Philadelphia yolunu tuttu ki bu zamanlar onun asla skorer bir yıldız olamayacağını tam anlamıyla idrak ettiği zamanlardır. Bulduğu kısa sürelerde iyi savunma yapmaya çalışması onun için bir referans olmaya başladı. Beklemediği Bulls takası ve sonrasındaki salıverilme onun NBA’e adını öğretmesi için bir fırsat oldu. O sezonu Miami’de tamamlarken Boston’daki ilk sezonu kadar süre almış ve savunmasıyla ön plana çıkmaya başlamıştı bile. Ertesi sezon takımdaki yeri ve rolü sağlamlaştı. 82 maçın tamamında oynarken 72 maça ilk 5 başlıyordu. Bir anda Miami çok önemli bir savunmacı kazanmıştı, hiçten gelen adam Miami’ye maç kazandırıyordu savunmasıyla. O sezon ilk kez NBA 2. Savunma takımına seçildi ve namı yürümeye başladı. Kimileri susturucu dedi ona kimileri durdurucu. Ama bir gerçek vardı ki rakip akım skorerlerinin karşılarında görmek istemediği 3-4 savunmacıdan biri haline gelmişti.

Sezon sonunda kontratı bittiğinde Popovich ve Spurs onu almak için harekete geçti. Heat’in onu takımda tutmak istediği ama Amiral Robinson’ın kişisel isteği ve ilgisi sonrası Bowen’ın Spurs’le imzaladığı söylenir. Sakatlık ve ceza dışında parkeye ayak basabildiği tüm maçlara ilk 5 çıkar Bowen. Szczerbiak’a attığı okkalı tekme hala youtube’da en çok izlenen videolardandır. Yine NBA 2. Savunma takımına seçilir, artık tescilli bir sert savunmacı, kaya hatta kimilerine göre pisliğin tekidir.
Sonraki 6 sezon sadece 6. sezonunda tek maç kaçırarak tüm maçlarda oynar ve ilk 5 çıkar. Bir kez daha NBA 2. Savunma takımına seçildikten sonra beş sezon aralıksız NBA’in En İyi Savunma takımına seçilir. Bu 5 sezonun ikisinde NBA’in en iyi 2. savunmacısı olur. Spurs’le 3 şampiyonluk yaşar. Bowen’la eşleşmek rakip skorerler için tam bir kabustur bu dönemde. Korkusuzdur, gözüpektir, saldırgandır.

Ancak her güzel şeyin olduğu gibi bu hikayenin de bir sonu var. Bowen özellikle 2007-2008 sezonu sonunda çeşitli sakatlıklar yaşamaya başlayıp ayaklarındaki hızı kaybedince senelerdir çok da alışık olmadığı yedek sırası günleri başlar onun için. Artık 38 yaşında olan Bowen fazla süre bulup oynamadıkça, hızı iyice azalır, reaksiyon zamanı düşer ve zaten çok az kullandığını şutları sokamamaya başlar. Takımdaki önemli oyuncuların sakatlıklar nedeniyle uzak kalışı ve Spurs’ün de bir türlü tam kadro sahaya çıkamaması, tamamlayıcı Bowen’ı tamamlayacak parça bulamaz halde bırakır. Artık bir anda yavaş, yaşlı ve yetersiz bir adamdır Bowen. 81 maçta parkeye inse de süresi yarı yarıya azalmıştır. Sadece 10 maça ilk 5 çıkar ve sezon sonunda Richard Jefferson karşılığında Bucks’a takas edilir. Bowen olduğu, efsane olduğu takımdan kopar. Bucks da kucak açmaz ona ve kontratını satın alıp serbest bırakır onu. Bu sezon için kazanacağı parayı da cebine koymuş olan Bowen, geçen sezon yedek sırasında otururken çokça düşündüğünü yapar ve basketbolu bırakır. Bırakırken söylediği söz ise şudur Bowen’ın:

“Nasıl başladığınız değil nasıl bitirdiğiniz önemlidir. Umarım benim yaşadıklarım geldiği yerden bir türlü memnun olmayan oyunculara örnek olur.”

Son sözleri iyice düşmeden zamanında bırakmayı ve çalışmayı öğütler hala. Bowen önemli bir örnektir sadece sayı atarak basketbolcu olunmayacağı noktasında.

Güle güle Yaşlı Kurt…

>Boozer Takası Olur mu?

Temmuz 21, 2009, 3:10 pm | Chicago Bulls, Houston Rockets, NBA, Utah Jazz kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

>Deseret News’ten John Coon’un haberine göre Boozer’ın Chicago’ya gidebileceği bir takas söz konusu. Takasın 3 takımlı olacağı ve 3. takımın Houston olma ihtimalinin yüksek olduğunu söylemiş Coon. Buna göre Shane Battier ve Carl Landry Houston Rockets’tan Utah’a, Boozer Chicago’ya, Jerome James, Tyrus Thomas Bulls’tan ve Kyrylo Fesenko do Jazz’dan Rockets’a takas edilebilir. Böylece Bulls gelecek sene için bütçeyi azaltmış ve serbest oyuncu piyasasında rol almaya hazır hale gelmiş olur. Rockets Mingsiz pota altına özellikle Thomas’la alternatif bulmuş olurken Utah da Millsap’in önünü açıp Battier ve Landry gibi tam da Sloan’un sevdiği tipteki görev adamlarını alır.

Gökten 3 elma düşer biri Sloan’un, biri Adelman’ın, biri de Del Negro’nun başına. Biz her zamanki gibi yine çenemizi yorar, uykumuzdan oluruz basketbol aşkına. Bu hikaye de böylece sürüüüüp gider.

>Utah – Chicago – Portland Takası Yolda

Temmuz 10, 2009, 12:48 pm | Chicago Bulls, NBA, Portland TBlazers, Utah Jazz kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Carlos Boozer Chicago’ya, Kirk Hinrich Portland’a, Tyrus Thomas Utah’a gidiyor takas gerçekleşirse. Ücretler eşit olmadığı için paketlere para, draft hakkı ve ilave oyuncuların girmesi söz konusu. Ne olursa olsun Hidayet’i alamayan Portland için Hinrich çok önemli bir adım. Boozer sakatlanmazsa Chicago için play-off’ta tur geçmek demek. Thomas da Millsap’i tutarken elini korumak anlamında Utah için. Herkes için kazan kazan. Hele bir de gelecek sezon bitecek Boozer kontratıyla açılacak bir bütçe boşluğu var ki Bulls’un, o boşluk Wade’i Miami’den Chicago’ya getirebilir.

>3. Uzatmada Kazanan Chicago Bulls

Mayıs 1, 2009, 5:07 am | Boston Celtics, Chicago Bulls, NBA kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Rondo’nun son şutunu Rose bloklar, Allen’ın 51 sayısı güme gider, Bulls taraftarı çılgına döner, Chicago umutlanır, Magic fazladan dinlenme fırsatı yakalar, basketbolseverler bayram eder!

3. Uzatmada Kazanan Chicago Bulls

Mayıs 1, 2009, 5:07 am | Boston Celtics, Chicago Bulls, NBA kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Rondo’nun son şutunu Rose bloklar, Allen’ın 51 sayısı güme gider, Bulls taraftarı çılgına döner, Chicago umutlanır, Magic fazladan dinlenme fırsatı yakalar, basketbolseverler bayram eder!

>Fark Var! Seninle Benim Aramda…

Nisan 19, 2009, 9:41 pm | Boston Celtics, Chicago Bulls, NBA kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Fark Var! Seninle Benim Aramda…

Nisan 19, 2009, 9:41 pm | Boston Celtics, Chicago Bulls, NBA kategorisinde yayınlandı | 4 Yorum

Sezona Veda, Play-Off’a Merhaba

Nisan 17, 2009, 8:30 am | Boston Celtics, Charlotte Bobcats, Chicago Bulls, Cleveland Cavs, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Sezonun son maçında hafif sakatlıkları bulunan Hidayet ve Lewis otururken, Howard bu sefer sahadaydı ama o da sadece 2 çeyrek oynadı. Bobcats galibiyeti daha ziyade yedekler açısından bir moral maçı oldu. Battie, Pietrus gibi adamlar takımı sürükleyen isimler oldular ve güven tazelediler. Bu pozitif enerji onların play-offlardaki tamamlayıcılıklarına katkı sağlayacaktır. Aynı akşam Chicago Toronto’ya yenilirken, Philly sürpriz şekilde deplasmanda Cleveland’ı mağlup edince 6-7 sıralaması bir anda değişti ve Philly 6. sıraya tırmandı. İnsanın aklına ister istemez acaba Chicago ve Cleveland hinlik mi yaptı sorusu takılıyor ama ufak ihtimal tabii. Gerçi pota altını Miller kısa rotasyonunu Salmons ile kuvvetlendirmiş olan Chicago Garnettsiz Boston’u Orlando’ya da tercih etmiş olabilir ama Philly’nin Cavs’i yeneceğini nereden bileceklerdi. Belki de Cavs Sixers değil de Bulls Boston’a diş geçirebilir diye düşünüp Sixers’a da yatmış olabilir, ama son saniye de yatılır yatılsa. Aman komplo teorileri işte. Dün bütün gün Adliye’de olunca bilirkişilik dolayısıyla kafam bunlara çalışmaya başladı herhalde 🙂

>Sezona Veda, Play-Off’a Merhaba

Nisan 17, 2009, 8:30 am | Boston Celtics, Charlotte Bobcats, Chicago Bulls, Cleveland Cavs, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Sezonun son maçında hafif sakatlıkları bulunan Hidayet ve Lewis otururken, Howard bu sefer sahadaydı ama o da sadece 2 çeyrek oynadı. Bobcats galibiyeti daha ziyade yedekler açısından bir moral maçı oldu. Battie, Pietrus gibi adamlar takımı sürükleyen isimler oldular ve güven tazelediler. Bu pozitif enerji onların play-offlardaki tamamlayıcılıklarına katkı sağlayacaktır. Aynı akşam Chicago Toronto’ya yenilirken, Philly sürpriz şekilde deplasmanda Cleveland’ı mağlup edince 6-7 sıralaması bir anda değişti ve Philly 6. sıraya tırmandı. İnsanın aklına ister istemez acaba Chicago ve Cleveland hinlik mi yaptı sorusu takılıyor ama ufak ihtimal tabii. Gerçi pota altını Miller kısa rotasyonunu Salmons ile kuvvetlendirmiş olan Chicago Garnettsiz Boston’u Orlando’ya da tercih etmiş olabilir ama Philly’nin Cavs’i yeneceğini nereden bileceklerdi. Belki de Cavs Sixers değil de Bulls Boston’a diş geçirebilir diye düşünüp Sixers’a da yatmış olabilir, ama son saniye de yatılır yatılsa. Aman komplo teorileri işte. Dün bütün gün Adliye’de olunca bilirkişilik dolayısıyla kafam bunlara çalışmaya başladı herhalde 🙂

>Amway’de Yedek Talimi

Mart 12, 2009, 11:37 am | Chicago Bulls, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Hidayet’in dinlendirildiği, yedeklerin kazanıldığı, Chicago’nun orada bile olmadığı bir maçtı. Kısacası bu maçın yorumu olmaz.

Amway’de Yedek Talimi

Mart 12, 2009, 11:37 am | Chicago Bulls, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Hidayet’in dinlendirildiği, yedeklerin kazanıldığı, Chicago’nun orada bile olmadığı bir maçtı. Kısacası bu maçın yorumu olmaz.

>Bulls Kings Takası

Şubat 19, 2009, 12:25 am | Chicago Bulls, NBA, Sacramento Kings kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Takas izninin son gününde takımlar kadrolarına son şekli vermek ve sezon sonu bütçe avantajı yakalayabilmek adına takaslara girişmiş vaziyetteler. Stoudemire ve Vince Carter’ın adı ortada dolaşırken, Stoudemire takası adaylarından Bulls Kings’ten Brad Miller ve John Salmons’ı kadrosuna katarak son bir play-off sıçraması yapmaya çalıştı. Kings ise verdiği oyuncular karşılığında Andres Nocioni ve Drew Gooden’ı aldı. Salmons’ın bu sezon hariç 2 sezonluk ve toplamda 10,5 milyonluk Miller’ın ise gelecek sene için 12,5 milyonluk kontratlarından kurtulan Kings böylece sezon sonu Gooden’ın biten kontratı ile lüks vergisinden de kurtulmuş oldu. Kings’in sahibi Maloof kardeşler son 2 sezonda 25 milyon zarar ettiklerini ve lüks vergisini daha fazla taşıyamayacaklarını söylemişlerdi daha önce. Bulls ise bu takası kuşkusuz istediği verimi alamadıkları Nocioni yerine Salmons’ı ve devamlı sakatlanan Gooden yerine tecrübeli bir 5 numara olan Miller’ı alıp play-off’a kalmayolunda yaptı. Daha önce Bulls pota altı Noah ve Gray’e emanetti. Bu takasla Rose-Gordon-Salmons-Deng-Miller gibi kısa ama şutör, atletik ve tehlikeli beşe sahip olan Bulls bir şekilde 14 takımın play-off potasında bulunduğu Doğu konferansında normal sezondan sonrasına da kalmaya çalışacak.

Bu takasla kaybeden yine olmadı kanımca. Kings lotarya yolunda ilerleyip, lüks vergisinden kurtuldu, Bulls ise umut doldurdu sepetine. Bu arada takas süresinin bitmesine hala 14 saat var, kendi adıma büyük bir bomba bekliyorum.

Bulls Kings Takası

Şubat 19, 2009, 12:25 am | Chicago Bulls, NBA, Sacramento Kings kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Takas izninin son gününde takımlar kadrolarına son şekli vermek ve sezon sonu bütçe avantajı yakalayabilmek adına takaslara girişmiş vaziyetteler. Stoudemire ve Vince Carter’ın adı ortada dolaşırken, Stoudemire takası adaylarından Bulls Kings’ten Brad Miller ve John Salmons’ı kadrosuna katarak son bir play-off sıçraması yapmaya çalıştı. Kings ise verdiği oyuncular karşılığında Andres Nocioni ve Drew Gooden’ı aldı. Salmons’ın bu sezon hariç 2 sezonluk ve toplamda 10,5 milyonluk Miller’ın ise gelecek sene için 12,5 milyonluk kontratlarından kurtulan Kings böylece sezon sonu Gooden’ın biten kontratı ile lüks vergisinden de kurtulmuş oldu. Kings’in sahibi Maloof kardeşler son 2 sezonda 25 milyon zarar ettiklerini ve lüks vergisini daha fazla taşıyamayacaklarını söylemişlerdi daha önce. Bulls ise bu takası kuşkusuz istediği verimi alamadıkları Nocioni yerine Salmons’ı ve devamlı sakatlanan Gooden yerine tecrübeli bir 5 numara olan Miller’ı alıp play-off’a kalmayolunda yaptı. Daha önce Bulls pota altı Noah ve Gray’e emanetti. Bu takasla Rose-Gordon-Salmons-Deng-Miller gibi kısa ama şutör, atletik ve tehlikeli beşe sahip olan Bulls bir şekilde 14 takımın play-off potasında bulunduğu Doğu konferansında normal sezondan sonrasına da kalmaya çalışacak.

Bu takasla kaybeden yine olmadı kanımca. Kings lotarya yolunda ilerleyip, lüks vergisinden kurtuldu, Bulls ise umut doldurdu sepetine. Bu arada takas süresinin bitmesine hala 14 saat var, kendi adıma büyük bir bomba bekliyorum.

60 Galibiyete Doğru

Ocak 1, 2009, 9:53 am | Chicago Bulls, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Belki de bu sezon 20 senelik Orlando Magic tarihinin en ihtişamlı normal sezon sonucuna ima atılacak. Belki de bu sezon tekrar Finaller görülecek. Belki de bu sezon hiç unutulmayacak. Howard – Lewis – Türkoğlu temeli üzerinde Stan Van Gundy mimarlığında yükselen Magic binası artık ligin en yüksek binalarından biri haline gelmiş. 9 maçı kaçırdıktan sonra dün gece izlediğim Chicago maçı bunun en büyük ispatlarından biri. Boksta olduğu gibi daha 1. rauntta yıkıyorlar rakiplerini. Savunmaysa savunma, hücumsa hücum, rakip kendine gelene kadar maç bitiyor. Büyük maç oynamayı da yavaş yavaş öğrendikçe bu takımın karşısında durabilecek pek rakip olmayacak. Orlando 60 galibiyete doğru sessizce ilerliyor. Chicago’nun durumu ise o potansiyelli kadroya göre içler acısı. Sakatlar, oynama isteği bitmiş adamlar ve sahada dolaşanlar. Del Negro çok suçlu değil aslında, ihalenin büyük kısmı yönetimde kalmalı. Geçen sezonun 2. yarısından beri bir kontrat belirsizliğidir gitti gitti bu güne gelindi. 2 sene önceki o parıldayan takımı kafalarda bitirdiler adeta. Ama her halükarda Dou Konferansı takımı Chicago ve bu mahallede 3 galibiyet bile sizi bir anda play-off potasına sokabilir.

>60 Galibiyete Doğru

Ocak 1, 2009, 9:53 am | Chicago Bulls, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Belki de bu sezon 20 senelik Orlando Magic tarihinin en ihtişamlı normal sezon sonucuna ima atılacak. Belki de bu sezon tekrar Finaller görülecek. Belki de bu sezon hiç unutulmayacak. Howard – Lewis – Türkoğlu temeli üzerinde Stan Van Gundy mimarlığında yükselen Magic binası artık ligin en yüksek binalarından biri haline gelmiş. 9 maçı kaçırdıktan sonra dün gece izlediğim Chicago maçı bunun en büyük ispatlarından biri. Boksta olduğu gibi daha 1. rauntta yıkıyorlar rakiplerini. Savunmaysa savunma, hücumsa hücum, rakip kendine gelene kadar maç bitiyor. Büyük maç oynamayı da yavaş yavaş öğrendikçe bu takımın karşısında durabilecek pek rakip olmayacak. Orlando 60 galibiyete doğru sessizce ilerliyor. Chicago’nun durumu ise o potansiyelli kadroya göre içler acısı. Sakatlar, oynama isteği bitmiş adamlar ve sahada dolaşanlar. Del Negro çok suçlu değil aslında, ihalenin büyük kısmı yönetimde kalmalı. Geçen sezonun 2. yarısından beri bir kontrat belirsizliğidir gitti gitti bu güne gelindi. 2 sene önceki o parıldayan takımı kafalarda bitirdiler adeta. Ama her halükarda Dou Konferansı takımı Chicago ve bu mahallede 3 galibiyet bile sizi bir anda play-off potasına sokabilir.

>Hastalık Nedenleri : Hasta Magic

Kasım 4, 2008, 3:14 pm | Chicago Bulls, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>
Dün Geceki Orlando – Chicago maçı hastalığın teşhisine önemli katkı veren bir maç oldu. Herkesin bildiği ancak çok net şekilde dillendiremediği Magic bench’inin yetersizliği bir kez daha gün yüzüne çıktı. Lewis – Hidayet – Howard’ın içinde olduğu kombinasyon her fırsatta rakibi domine ederken, iş Nelson ve yedeklere kaldığında inanılmaz bir zorlanma yaşanıyor. İlk 3 maçta takıma kazandırılmaya çalışılan Redick’ten istenen verim alınamayınca Magic yine 3 kşinin eline bakar hale geldi. Son 2 maçta Bogans’ın emekçi performansı dışında Magic yedek sırasından kim kalksa takım bir adım geriye gidiyor. Anthony Johson’ı da hariç tutmak gerek keza o da olmasa PG mevkii tam anlamıyla bir kara delik formatına bürünecek.

Bulls maçının ilk devresinde bir ara 17 sayıya kadar farkı açan Magic, maçın sonunda nefes nefese kalarak ancak 3 sayıyla kazanabildi maçı (96-93). Lewis’in skorer, Howard’ın pota altını domine eden, Hidayet’in açıkları kapatıp şut sokamasa da akımı oynatan performansları getirdi galibiyeti. Basketbol bir takım oyunu ve Van Gundy bunu anlatmaya çalışsa da oyuncularına yedek sırası her ne kadar isim olarak iyi adamları içerse de bu haliyle yetersiz böyle giderse takviye ve takaslar konuşulabilir. Geçen sefer söylediklerimin arkasında duruyor, şu 10 maç geçsin o bize çok net fikir verir diyorum tekrar. Özellikle Stan Van Gundy’e geçen sene yaptıklarını gördükten sonra güvenim tam.

Bu arada Bulls’un draft1.sıra seçimi Rose’u ilk kez 48 dakika seyretme fırsatım oldu. Kendine güveni, lider duruşu ve oyun zekasıyla ilerinin çok önemli bir yıldızı olacak Rose. Birazcık şut çekmekten kendini uzaklaştırırsa Steve Nash-Chris Paul kırması tadında bir adam geliyor NBA’e. Bir de o Hinrich’e ne olmuş Allah aşkına!

Hastalık Nedenleri : Hasta Magic

Kasım 4, 2008, 3:14 pm | Chicago Bulls, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın


Dün Geceki Orlando – Chicago maçı hastalığın teşhisine önemli katkı veren bir maç oldu. Herkesin bildiği ancak çok net şekilde dillendiremediği Magic bench’inin yetersizliği bir kez daha gün yüzüne çıktı. Lewis – Hidayet – Howard’ın içinde olduğu kombinasyon her fırsatta rakibi domine ederken, iş Nelson ve yedeklere kaldığında inanılmaz bir zorlanma yaşanıyor. İlk 3 maçta takıma kazandırılmaya çalışılan Redick’ten istenen verim alınamayınca Magic yine 3 kşinin eline bakar hale geldi. Son 2 maçta Bogans’ın emekçi performansı dışında Magic yedek sırasından kim kalksa takım bir adım geriye gidiyor. Anthony Johson’ı da hariç tutmak gerek keza o da olmasa PG mevkii tam anlamıyla bir kara delik formatına bürünecek.

Bulls maçının ilk devresinde bir ara 17 sayıya kadar farkı açan Magic, maçın sonunda nefes nefese kalarak ancak 3 sayıyla kazanabildi maçı (96-93). Lewis’in skorer, Howard’ın pota altını domine eden, Hidayet’in açıkları kapatıp şut sokamasa da akımı oynatan performansları getirdi galibiyeti. Basketbol bir takım oyunu ve Van Gundy bunu anlatmaya çalışsa da oyuncularına yedek sırası her ne kadar isim olarak iyi adamları içerse de bu haliyle yetersiz böyle giderse takviye ve takaslar konuşulabilir. Geçen sefer söylediklerimin arkasında duruyor, şu 10 maç geçsin o bize çok net fikir verir diyorum tekrar. Özellikle Stan Van Gundy’e geçen sene yaptıklarını gördükten sonra güvenim tam.

Bu arada Bulls’un draft1.sıra seçimi Rose’u ilk kez 48 dakika seyretme fırsatım oldu. Kendine güveni, lider duruşu ve oyun zekasıyla ilerinin çok önemli bir yıldızı olacak Rose. Birazcık şut çekmekten kendini uzaklaştırırsa Steve Nash-Chris Paul kırması tadında bir adam geliyor NBA’e. Bir de o Hinrich’e ne olmuş Allah aşkına!

>Deng Sonunda İmzaladı! Gordon Yolcu

Temmuz 31, 2008, 10:20 am | Chicago Bulls, NBA kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Geçen sezonun başından beri soru işaretiydi Luol Deng’in Chicago’da kalıp kalmayacağı. Sonunda 6 senelik 71 milyon $’a imza attı takımıyla. Son 2 senesinde zaman zaman ciddi sakatlıklar yaşayan, özellikle geçen sene kendisinden beklenen patlamayı bir türlü yapamayan Deng’i büyük ihtimalle Ben Gordon’a tercih etmiş oldu Bulls bu kararla. Bu noktadan sonra Gordon2un takımda kalması zor gözüküyor, geçen günlerde menejeri Gordon’un takımın en çok kazananı olması gerektiğini çünkü 3 sezondur takımın en skorer ve etkili oyuncusu olduğunu söylemişti. Hatta Gordon da 3 gün önce bir demecinde Childress gibi Avrupa’yı düşünebileceğini ama bunu son çare olarak gördüğünü söylemişti. Bulls Rose ve Deng’in önderliğinde kuvvetli bir arka alana sahip olurken, önemli bir alternatifini ve patlayıcı gücünü kaybetmiş oluyor. bu sezon da Bulls’tan büyük bir beklenti olmamalı, sadece Rose’un lige ısınma senesi olarak görülmeli yeni sezon, aksi takdirde hayal kırıklığı yaşanır.

Deng Sonunda İmzaladı! Gordon Yolcu

Temmuz 31, 2008, 10:20 am | Chicago Bulls, NBA kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Geçen sezonun başından beri soru işaretiydi Luol Deng’in Chicago’da kalıp kalmayacağı. Sonunda 6 senelik 71 milyon $’a imza attı takımıyla. Son 2 senesinde zaman zaman ciddi sakatlıklar yaşayan, özellikle geçen sene kendisinden beklenen patlamayı bir türlü yapamayan Deng’i büyük ihtimalle Ben Gordon’a tercih etmiş oldu Bulls bu kararla. Bu noktadan sonra Gordon2un takımda kalması zor gözüküyor, geçen günlerde menejeri Gordon’un takımın en çok kazananı olması gerektiğini çünkü 3 sezondur takımın en skorer ve etkili oyuncusu olduğunu söylemişti. Hatta Gordon da 3 gün önce bir demecinde Childress gibi Avrupa’yı düşünebileceğini ama bunu son çare olarak gördüğünü söylemişti. Bulls Rose ve Deng’in önderliğinde kuvvetli bir arka alana sahip olurken, önemli bir alternatifini ve patlayıcı gücünü kaybetmiş oluyor. bu sezon da Bulls’tan büyük bir beklenti olmamalı, sadece Rose’un lige ısınma senesi olarak görülmeli yeni sezon, aksi takdirde hayal kırıklığı yaşanır.

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.