John Woo, I Want to ….. You!

Temmuz 1, 2010, 11:02 am | komedi kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

http://www.dailymotion.com/swf/video/xdooh2
cenky edit: Bugün anlamsızca gülmek istiyoruz belki de ikimiz birden, olamaz mı, olabilir 🙂

Uygun’dan Maç Öncesi Uyarıları

Şubat 17, 2010, 2:05 pm | Futbol, komedi kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Bu uyarıları dinleyeceksin, başkasını değil rakibi delip geçeceksin! Akıllı olun topçular, haddinizi aşmayın, duracağınız sayıyı bilin, makul saatte yatın, adam olun lan!

S. Tümer: İşin ehlini bulmuşken soralım; hani bir efsane vardır ya “cinsellik futbolcunun performansını düşürür” diye bu doğru mudur?
B. Uygun: Futbolcuların maçtan önce boğa gibi olması için o tarz işleri yapmaması gerekiyor tabii ki! Çünkü arenaya çıkıyorlar, her türlü saldıracaklar!
S. Tümer: Peki ne, neyi etkiliyor?
B. Uygun: Uykusuzluk en büyük sorun. Futbolcu mutlaka iyi uyumak zorunda. Evli arkadaşların hayatları daha düzenli ama bekar arkadaşlar bazen uykusuz kalıyor, sahada da performansları düşüyor.
S. Tümer: Peki uykusuzluk mu, cinsellik mi performansı daha çok düşürüyor?
B. Uygun: %70 uykusuzluk düşürür, % 30 ise haddini aşarsan düşürür.

Hangi Atışma Daha İyiydi?

Aralık 23, 2009, 12:16 am | Futbol, komedi, ozhano kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum

Hangisi?

>Hangi Atışma Daha İyiydi?

Aralık 23, 2009, 12:16 am | Futbol, komedi, ozhano kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Hangisi?

Hıncal Uluç Bilgesi

Eylül 12, 2009, 11:01 pm | Futbol, Galatasaray, komedi kategorisinde yayınlandı | 5 Yorum

Maçtan önce yayınlanan Maç Başlıyor’da Hıncal Uluç’un görüşlerini almışlar. Çok kıymetli Uluç’un her lafı bir enteresan da Milan Baros’la ilgili söyledikleri daha bir enteresandı, yaklaşık olarak şunlar döküldü ağzından:

“Formda falan değil hatta Milan Baros golcü değil. Bu halimle ben de Galatasaray’da oynasam atarım o 20 golü. Galatasaray’ın oyuncusu asla değil, artı karakter olarak da Galatasaray’a yakışmıyor. Hiç bir şey olmaz Baros’tan. Ben Rijkaard’ın yerinde olsam maça direk Nonda ile başlardım.”

Ne mi oldu sonra?

>Hıncal Uluç Bilgesi

Eylül 12, 2009, 11:01 pm | Futbol, Galatasaray, komedi kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Maçtan önce yayınlanan Maç Başlıyor’da Hıncal Uluç’un görüşlerini almışlar. Çok kıymetli Uluç’un her lafı bir enteresan da Milan Baros’la ilgili söyledikleri daha bir enteresandı, yaklaşık olarak şunlar döküldü ağzından:

“Formda falan değil hatta Milan Baros golcü değil. Bu halimle ben de Galatasaray’da oynasam atarım o 20 golü. Galatasaray’ın oyuncusu asla değil, artı karakter olarak da Galatasaray’a yakışmıyor. Hiç bir şey olmaz Baros’tan. Ben Rijkaard’ın yerinde olsam maça direk Nonda ile başlardım.”

Ne mi oldu sonra?

Mecaz

Eylül 10, 2009, 1:19 am | komedi kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum
MECAZ
Bir sözcüğün gerçek anlamlarından (temel ve yan anlamlarından) sıyrılarak,başka bir sözcüğün yerinde kullanılmasıdır. Sözcükler cümle içerisinde ya da en azından başka sözcüklerle öbekleşerek mecazlı anlam kazanır. Deyimler,mecazlı öbeklerin en tipik örnekleridir. Atasözlerinde de mecaz bolca kullanılır.
* ” Günler akıp gidiyor.”
Akmak sözcüğü mecazlıdır. Günler,akıcı bir maddeye,mesela bir suya benzetilerek mecaz gerçekleştirilmiştir.”akıp” sözcüğü,değişmece yoluyla “geçip” sözcüğünün yerini almıştır.

UYARI!!!!!!!!!
Mecazlı kullanımı ayırt etmenin bir yolu da, sözcüğün yeni kazandığı anlamın gerçekte mümkün olup olmadığına bakmaktır. Mesela yukarıdaki kullanımda günlerin, gerçek bir su gibi akması mümkün değildir.

Sonuç:Sabri’yle mi Yattın Be Kardeşim?” (postun adı)
Sabri ile Gökhan aynı odalarda kalsa bile ayrı yataklarda yatacaklardır. Bu da onların gay oldukları anlamına gelmez. Yazıda geçen sürtünme, kol sürtünmesi ya da omuz sürtünmesi anlamındadır. Başka bir şekil aklına gelenler varsa bu onların kendi fesatlıklarındandır. Burada yapılan Sabri üzerinden Gökhan’ın iğnelenmesidir ki buna edebiyatta “tariz” adı verilir.
Kamuoyunun Bilgisine Sunulur…

>Mecaz

Eylül 10, 2009, 1:19 am | komedi kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

MECAZ
Bir sözcüğün gerçek anlamlarından (temel ve yan anlamlarından) sıyrılarak,başka bir sözcüğün yerinde kullanılmasıdır. Sözcükler cümle içerisinde ya da en azından başka sözcüklerle öbekleşerek mecazlı anlam kazanır. Deyimler,mecazlı öbeklerin en tipik örnekleridir. Atasözlerinde de mecaz bolca kullanılır.
* ” Günler akıp gidiyor.”
Akmak sözcüğü mecazlıdır. Günler,akıcı bir maddeye,mesela bir suya benzetilerek mecaz gerçekleştirilmiştir.”akıp” sözcüğü,değişmece yoluyla “geçip” sözcüğünün yerini almıştır.

UYARI!!!!!!!!!
Mecazlı kullanımı ayırt etmenin bir yolu da, sözcüğün yeni kazandığı anlamın gerçekte mümkün olup olmadığına bakmaktır. Mesela yukarıdaki kullanımda günlerin, gerçek bir su gibi akması mümkün değildir.

Sonuç:Sabri’yle mi Yattın Be Kardeşim?” (postun adı)
Sabri ile Gökhan aynı odalarda kalsa bile ayrı yataklarda yatacaklardır. Bu da onların gay oldukları anlamına gelmez. Yazıda geçen sürtünme, kol sürtünmesi ya da omuz sürtünmesi anlamındadır. Başka bir şekil aklına gelenler varsa bu onların kendi fesatlıklarındandır. Burada yapılan Sabri üzerinden Gökhan’ın iğnelenmesidir ki buna edebiyatta “tariz” adı verilir.
Kamuoyunun Bilgisine Sunulur…

Tilkiiiiiiiii!!!

Ağustos 20, 2009, 2:21 pm | Acayip İşler, Futbol, haber, komedi, ozhano, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Adamın ne hoşuna gidiyor var ya şimdi. Bazıları ilk kez tanıdı, bazıları tekrar hatırladı bu herifi. Her yerde Mehmet Çiftçi. İnce eleyip sık dokuyarak ve tüm medyayı yaya bırakarak elde ettiği Elano yazısı herkes tarafından okundu ve Türk spor dünyasında günün haberi oldu. Fakat bu arkadaş söyleşinin orjinalini verirken o dili bilen birinin bu yazıyı okuyacağını ve rezil olacağını bilmiyor muydu? Kesin biliyordu ama işin gerçeği ortaya çıkıncaya kadar hem kendi hem de gazetesinin reytingini arttırdı. Amaç sansasyon.Adamın yaptığı haberlere baktım da neredeyse hepsinde başlık bomba, şok, bilmem kimin milletin bilmediği özelliği. Hep bu tarzda takılmış. Kendisine ait transfer haberlerine ise hiç girmeyeyim bile. Van Nistelrooy’u 2 hafta içinde önce Galatasaray’a, sonra Beşiktaş’a en sonra da Fener’e getirmiş. Hepsinin altına da imzasını yazmaya çekinmemiş. Amirlerinin en sevdiği elemandır çok okutuyor kendini demekki, sürekli küfür yiyiyor ama olsun. Reklamın iyisi kötüsü olmaz. Yakında çalıştığı gazete maaşına zam da yapar bunun.

Biz de alem bir milletiz. Kendi takımımızın aleyhine bir haber çıkınca hemen inkar ederiz, hayır deriz, yalancı medya diye bağırıp çağırırız; fakat haber rakibimizle ilgili ise yalan olduğunu bilsek de inanırız. Neden mi yazdım bunu? Haberin altındaki Fenerli arkadaşların yorumlarına baktım da hemen dalgaya almışlar. Etrafta qtm qtm diye medyaya sallayanlar haber işlerine gelince 180 derece dönüş yapıyorlar. Bu durum Fener’e özel zannetmeyin. Hepimiz aynıyız. Madem yalancı medya ise niye inanıyorsun? İnanıyorsan niye yalancı medya diyorsun ki şu habere inanmak için futboldan hiç anlamamak gerekir.

Aslında Mehmet Çiftçi’nin ne olduğu yazdığı yazılarından belli:

“Fenerbahçe’nin renklerine kattığı Maldonado yaratıcılığı, sert futbolu ve gole dönük anlayışıyla tanınıyor.”

“claudio maldonado’nun ismi, 4 yıldır sürekli ispanya’daki büyük takımlarla da geçiyor. ancak ispanya’ya transferi bir türlü gerçekleşmedi. örneğin 2004-05 sezonunda barcelona, luxembourgo çalıştırırken real madrid, maldonado için girişimlerde bulundular, ama yabancı kontenjanına takılınca, avrupa’ya gitmek nasip olmadi.”

“Arjantin basını: ‘Milli takımda kutsal 10 numarayı Delgado’ya verin.” Kim bilir ne yazıyordu, nasıl çevirdi ya da çevittirdi?

Usta gazeteciyi araştırırken baktım da Fenerlisi de Beşiktaşlısı da bu haberden sonra Galatasaraylısı da acayip sallamış, dalga geçmiş forumlarda. Tanıyanlar zaten doğrudan “vardır bir numara, inanmayın” demişler. Bilmeyenler de ilk önce atlamışlar sonra çıkarmaya çalışmışlar kendi kalelerine giren golü. Ama gene de baksanıza bana bile yazı yazdırdı haberine ve ismine. Ne diyelim reyting reyting…
Bu arada kendisi Bayram Tutumlu’nun yardımcısıymış. Menajer-Yazar anlayacağınız. Ben yeni öğrendim. Ogan Tarhan da menajer-yazar ama böyle değil ki. Eeee bu adam o zaman neden hiçbir transfer haberini tutturamıyor? Ya da sallama haber yapıp piyasa mı yükseltiyor? Veya bu sezon Galatasaray’ın sırtından para kazanamadılar diye çamur atıyorlar. Hangisini isterseniz seçin.

>Tilkiiiiiiiii!!!

Ağustos 20, 2009, 2:21 pm | Acayip İşler, Futbol, haber, komedi, ozhano, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Adamın ne hoşuna gidiyor var ya şimdi. Bazıları ilk kez tanıdı, bazıları tekrar hatırladı bu herifi. Her yerde Mehmet Çiftçi. İnce eleyip sık dokuyarak ve tüm medyayı yaya bırakarak elde ettiği Elano yazısı herkes tarafından okundu ve Türk spor dünyasında günün haberi oldu. Fakat bu arkadaş söyleşinin orjinalini verirken o dili bilen birinin bu yazıyı okuyacağını ve rezil olacağını bilmiyor muydu? Kesin biliyordu ama işin gerçeği ortaya çıkıncaya kadar hem kendi hem de gazetesinin reytingini arttırdı. Amaç sansasyon.Adamın yaptığı haberlere baktım da neredeyse hepsinde başlık bomba, şok, bilmem kimin milletin bilmediği özelliği. Hep bu tarzda takılmış. Kendisine ait transfer haberlerine ise hiç girmeyeyim bile. Van Nistelrooy’u 2 hafta içinde önce Galatasaray’a, sonra Beşiktaş’a en sonra da Fener’e getirmiş. Hepsinin altına da imzasını yazmaya çekinmemiş. Amirlerinin en sevdiği elemandır çok okutuyor kendini demekki, sürekli küfür yiyiyor ama olsun. Reklamın iyisi kötüsü olmaz. Yakında çalıştığı gazete maaşına zam da yapar bunun.

Biz de alem bir milletiz. Kendi takımımızın aleyhine bir haber çıkınca hemen inkar ederiz, hayır deriz, yalancı medya diye bağırıp çağırırız; fakat haber rakibimizle ilgili ise yalan olduğunu bilsek de inanırız. Neden mi yazdım bunu? Haberin altındaki Fenerli arkadaşların yorumlarına baktım da hemen dalgaya almışlar. Etrafta qtm qtm diye medyaya sallayanlar haber işlerine gelince 180 derece dönüş yapıyorlar. Bu durum Fener’e özel zannetmeyin. Hepimiz aynıyız. Madem yalancı medya ise niye inanıyorsun? İnanıyorsan niye yalancı medya diyorsun ki şu habere inanmak için futboldan hiç anlamamak gerekir.

Aslında Mehmet Çiftçi’nin ne olduğu yazdığı yazılarından belli:

“Fenerbahçe’nin renklerine kattığı Maldonado yaratıcılığı, sert futbolu ve gole dönük anlayışıyla tanınıyor.”

“claudio maldonado’nun ismi, 4 yıldır sürekli ispanya’daki büyük takımlarla da geçiyor. ancak ispanya’ya transferi bir türlü gerçekleşmedi. örneğin 2004-05 sezonunda barcelona, luxembourgo çalıştırırken real madrid, maldonado için girişimlerde bulundular, ama yabancı kontenjanına takılınca, avrupa’ya gitmek nasip olmadi.”

“Arjantin basını: ‘Milli takımda kutsal 10 numarayı Delgado’ya verin.” Kim bilir ne yazıyordu, nasıl çevirdi ya da çevittirdi?

Usta gazeteciyi araştırırken baktım da Fenerlisi de Beşiktaşlısı da bu haberden sonra Galatasaraylısı da acayip sallamış, dalga geçmiş forumlarda. Tanıyanlar zaten doğrudan “vardır bir numara, inanmayın” demişler. Bilmeyenler de ilk önce atlamışlar sonra çıkarmaya çalışmışlar kendi kalelerine giren golü. Ama gene de baksanıza bana bile yazı yazdırdı haberine ve ismine. Ne diyelim reyting reyting…
Bu arada kendisi Bayram Tutumlu’nun yardımcısıymış. Menajer-Yazar anlayacağınız. Ben yeni öğrendim. Ogan Tarhan da menajer-yazar ama böyle değil ki. Eeee bu adam o zaman neden hiçbir transfer haberini tutturamıyor? Ya da sallama haber yapıp piyasa mı yükseltiyor? Veya bu sezon Galatasaray’ın sırtından para kazanamadılar diye çamur atıyorlar. Hangisini isterseniz seçin.

>Sabri vs Elano

Temmuz 30, 2009, 9:57 am | Futbol, Galatasaray, komedi kategorisinde yayınlandı | 14 Yorum

>

Rakip ceza sahası civarında bir frikik olur. Elano topu alıp atışın kullanılacağı yere koymak üzereyken…

Sabri: Hşşşt birader hayırdır?

Elano: Nasıl, anlamadım?

Sabri: Napıyosun diyorum topla?

Elano: Frikik kullanacağım.

Sabri: Frikik kullanacam mı dedin sen?

Elano: Evet?

Sabri: Gel sen bakalım hele şu yana.

Elano: Ne oluyor, niye çekiyorsun Sabri?

Sabri: Ver topu, adamın asabını bozma.

Elano: Abicim 50 golüm 100 asistim var benim frikikten ya!

Sabri: Bak delikanlı bu siti benim siti sen git Mençıstır sitinde at frikiğini atacaksan!

Elano:?

Kewell: Gel sen kardeş şöyle şu tarafa, bırak. Kullan Sabricim sen Aslansın!

Elano: Harry neler oluyor, şaştım kaldım!

Kewell: Abicim ben geldiğimden beri daha frikik atmadım.

Elano: Yok artık!

Kewell: Elano biraderim daha öğrenecek çok şeyin var. Mafya güzelim bunlar. Bütün duran toplara bunlar vurur, sesini çıkarırsan yerler seni.

Elano: Kapı gibi kontratım var Harry.

Kewell: Ah Elanom daha çok safsın çok naifsin. Sırf bu Sabri kaç Hoca yemiş bilmiyorsun bile!

Elano: Hoca mı?

Kewell: Boş ver sen topunu oyna, boşa falan kaç, top barajdan falan sekerse vurursun.

Spiker: Sabri yine topun başında değerli izleyenler, iyice gerildi. Topa doğru geliyor, şuuuut ve top kalenin yaklaşık 15 metre üstünden auta gidiyor!

Elano: Bu mu?

Kewell: Şşşşt ses yapma, yakma kendini…

>Yavaş Gel!

Temmuz 23, 2009, 10:11 am | Beşiktaş, Futbol, komedi, Transfer kategorisinde yayınlandı | 6 Yorum

>“Taraftarımız Quaresma’yı çok istiyor. Bizler de onu transfer etmek istiyoruz ama gerçekleşmezse ondan daha iyisini alırız. Bu öyle bir transfer olacak ki tüm dünya Beşiktaş’ın bu bomba transferini konuşacak. Başkanımız, Real Madrid’in Ronaldo transferini bile gölgede bırakacak bir ismi kadromuza katacak”

Beşiktaş Yöneticisi Şeref Yalçın

>Güiza ve İspanya Milli Takımı

Mart 18, 2009, 5:19 pm | Fenerbahçe, Futbol, Güiza, komedi, ozhano, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> Sevgili Cenky’nin iki önceki yazısında Güiza’nın milli takıma çağırılıp çağırılmayacağı ile ilgili demecinden bir satır vardı. Demecin bundan sonraki kısmı daha da evlere şenlik. Güiza’nın açıklamasının devamı aynen şöyle:

“Eğer Del Bosque beni Türkiye maçlarının kadrosuna alırsa, onun çok büyük bir teknik direktör olduğunu düşüneceğim.”

Bu açıklamanın üstüne hiçbir şey yazmaya gerek yok zaten. Yorumunu varın siz yapın:)

Güiza ve İspanya Milli Takımı

Mart 18, 2009, 5:19 pm | Fenerbahçe, Futbol, Güiza, komedi, ozhano, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Sevgili Cenky’nin iki önceki yazısında Güiza’nın milli takıma çağırılıp çağırılmayacağı ile ilgili demecinden bir satır vardı. Demecin bundan sonraki kısmı daha da evlere şenlik. Güiza’nın açıklamasının devamı aynen şöyle:

“Eğer Del Bosque beni Türkiye maçlarının kadrosuna alırsa, onun çok büyük bir teknik direktör olduğunu düşüneceğim.”

Bu açıklamanın üstüne hiçbir şey yazmaya gerek yok zaten. Yorumunu varın siz yapın:)

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.