Bari Bu Sefer Böyle Yazma Necati Abi!

Temmuz 15, 2010, 10:02 am | Fenerbahçe, Futbol, necati bilgiç, ozhano kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Takığım kendisine bilinen üzere. Okumadan duramıyorum. Çok seviyorum. Zevkli oluyor. Fenerbahçe, Az Alkmaar ile hazırlık maçı yapmış, yenmiş ya da yenilmiş fark etmez herhalde, sonuçta önemli olan takımın kaynaşması falan der değil mi? Yok Necati Abi hazırlık maçında bile hakemlere laf geçirmeyi yine unutmamış ama bu sefer irdelemeden doğrudan çakmış. Nasıl olsa Almanlar diye sanırım:

İki önemli hata
F.Bahçe, yurt dışında yaptığı ilk hazırlık maçında güçlü rakibi AZ Alkmaar’a ikinci yarıda yediği gollerle 2-0 yenildi. Sanıyorum Aykut Kocaman iki önemli yanlış yaptı. Birincisi, her yıl bütün kulüpler (Beşiktaş, G.Saray) ilk hazırlık maçlarını takımda uyumun sağlanması, yenilerle eskilerin kaynaşması için daha ziyade güçsüz ekiplerle oynarlar.
Ama F.Bahçe hem de yabancı sahada güçlü bir rakiple oynama hatasını yaptı.
İkincisi, üst üste yorucu idmanlarla forma girmeye çalışan oyuncular bu zorlu maçtan bir gün önce bile iki antreman yaparak Alkmaar karşısına çıkarıldı. Bunun sonucunda da ilk yarıda oyununu hakimi olan, güzel paslarla rakibe üstünlük kuran ve pozisyon bulan sarı-lacivertliler ikinci yarıda oyunda dengeyi sağlayamadı ve rakibine mahkum oynayarak sahadan yenik ayrıldı.

RANDIMAN VERMEDİLER
Bu maçın futbolcular bakımından önemli tarafı, forvetin etkisizliği. Gerek ilk yarıda gerekse ikinci yarıda santrforda yer alan Semih ve Gökhan biraz da geçen yılın futboldan uzak yaşamıyla randıman veremedi. Yönetim üstelik 21 Temmuz’da yapılacak G.Saray maçı öncesi hâlâ vadettiği forveti transfer etmemekle hem Kocaman’ı hem de takımı zayıf bıraktı.
Yeni transferlere gelince… Caner ve ikinci yarıda oyuna girmesine rağmen Stoch ilk 11’de oynayacak çapta olduklarını gösterdiler. İlhan ise henüz hazır değil. Ve lüzumsuz sert oynuyor.
Lugano’nun yokluğunda stopere Bekir’in konması daha doğru olur. Kaleci Volkan Babacan’ın yediği gollerde ondan çok defansın hatası vardı. Önemli kurtarışlar da yaptı.
Maçın Alman hakemleri kötü, taraflı maç yöneterek F.Bahçe aleyhine çalıştı.

Hayır ne alaka son cümle! O kadar güzel analiz, işte yeni transferler şöyle böyle, zor rakip, gerek yok ondan sonra hiç alakasız dağdan kestim kereste. Sanırım şeytan dürtüyor Necati Bilgiç’i. Hazırlık maçı dahi olsa her yenilgide hakemi kötülemeyi unutmuyor. Neyse, ne olursa olsun ben O’nu böyle seviyorum.

Not: Fotoda hep aynı Nacati Bilgiç resmini koymaktan bıktım. Bari bu sefer de öbür Necati Bilgiç’in resmini koyalım.

Necati Bilgiç’i Okumadan Edemiyorum Doktor Bey!

Mayıs 22, 2010, 10:29 pm | Futbol, haber, ilginç, necati bilgiç, ozhano kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum


Daha önceleri Gürcan Bilgiç’in sevgili babası Necati Bilgiç’in yazdığı yazılardan kupleler sunmuştum. Fenerbahçesini ve Fenerbahçeliliğini herşeyin üzerinde tutan bir spor yazarı çoğunuzun bildiği gibi. Hatta o kadar ki Fenerbahçe’den kaynaklanan sorunlarda bile sorumlu bulacak bir kişi muhakkak bulabilme yeteneğine sahiptir.

Kaçan son şampiyonluktan ve veilen cezadan sonra merak ediyordum ne yazacağını. Açıkçası belki birşeyler değişmiştir diye düşünmedim değil ama yine umudum dağların ardına kaldı. Yazısı şöyle:

” Bu Ceza Niçin?

Eğer direkler geri çevirmese, eğer forvetleri bu kadar beceriksiz olmasa, eğer Onur hayatının kurtarışlarını yapmasa, eğer kaleye giden şutları Selçuk ile Giray çelmese ve sadece bunlardan bir tanesi Trabzonspor ağlarını bulsa, Süper Lig’in bu seneki şampiyonu Fenerbahçe olacaktı.

Dahası var. Beşiktaş, milli oyuncularının adeta kendi kalelerine attığı iki golden birini yemese, Bursa şampiyonluğu rüyasında görecekti.

Tek golün yarattığı bu acı drama bir de yanlış anons eklendi. Sevinç içinde sahanın içine giren taraftarlar gerçeği öğrendikten sonra büsbütün yıkılınca üzüntüden delirdiler ve istenmeyen olayları çıkarıp güzelim stadı tahrip ettiler.

Bu olaylar nedeniyle F.Bahçe’ye, PFDK’dan 2 maç seyircisiz oynama cezası geldi. Ne rakibe saldırı yapılmış ne hakem tartaklanmış ne ölen ne yaralanan var. Zarar eden kulüp onbinlerce liralık hasarı cebinden ödeyecek. Durumu, taraftarların hatalara isyan ettiği ve hakemlerin yanlış kararları sonucu meydana gelenlerle aynı tutulması, adaletsizliğin en büyüğüdür.”

Noktasına virgülüne dokunmadan maç sonrası görüşleri bu. Bir de aynı yazarın 2007 de Galatasaray’a verilen 5 maçlık ceza sonrası yazısını okuyalım:

“Dağ fare doğurdu

G.Saray-F.Bahçe maçındaki olaylar dolayısı ile nihayet karar verildi ve ceza çıktı. Hatırlarsanız Kadıköy’deki maçta sadece devre arasında bir provokatörün attığı para ile ses bombası için F.Bahçe’ye 3 maç saha kapama cezası verilmişken, neredeyse iki saat süreyle sahaya yağan sular, meşaleler, ses bombaları, koltuk parçaları ve yapılan çirkin tezahüratlarla için G.Saray sadece 5 maçla cezalandırıldı. O da tahkim kurulunca indirilmezse…”

Bir tarafta bir takım maçın oynanmasını engeller hale geliyor yenilgi ve sinirden dolayı, 5 maç ceza alıyor ve tabiki hakediyor. Hatta o zaman deniliyor ki, bundan sonra bu şekilde olan olaylarda emsal teşkil edilir deniyor. Galatasaray karara itiraz bile etmiyor hatırkarsam Özhan Canaydın’ın kararıyla. Diğer yandan başka bir takımın sahasında tribünler yakılıyor, koltuk ve mavi iskemle parçaları sahaya atılıyor, çirkin tezahüratlar yapılıyor. Tabi olanlar da bir kendini bilmezin maç sonunda yaptığı anonsun yanlış olmasından kaynaklanan hayal kırıklığına bağlanıyor.

Fark ne? Biri maç içinde, biri maç sonunda yaşanıyor, o yüzden Fenerbahçe’ye ceza verilemez deniyor. Eğer olay taraftarın kendi takımına verdiği maddi zarara bağlanıp kulübe ikinci bir ceza verilemezse aynısını Galatasaray da yaşadı o zaman. Aslında Necati Bilgiç, futbol takımlarının ve tüm izleyicilerin stada girişinden çıkışına kadar olan olayların sorumluluğunun kulüplerde olduğunu bilmiyor diyeceğim ama bu zamana kadar Federasyon kimbir kaç takıma maç sonrası yaşanılan olaylardan sonra cezalar yağdırmıştır ki Necati Bilgiç’in yazılarının bazılarında da maç sonrası yaşanılan olaylardan dolayı Fenerle oynayan takımın sahasının kapatılması gerekeceğine dair saptamalar var. Ama tabi keserin sapı Fenerbahçe’ye dönünce tüm o yazılarını ve verilen cezaları inkar edercesine 180 derecelik dönüş yapıyor. Ama yazar Necati Bilgiç olunca, konu da Fenerbahçe’ye verilen ceza olunca herşey bir anda değişebiliyor.

Diğer yanda son yazısının ilk satırlarında halamın sakalları olsa amcam olurduvari cümleleri de çok hoş olmuş. Gerçekten nasıl düz bir spor yazarı ve hürmeten orada olduğunu kanıtlarcasına basitliğini ortaya sermiş sağolsun.

Son olaraksa, SENİ ÇOK SEVİYORUM NECATİ BİLGİÇ demek istiyorum. (Gerçekten mazoşist miyim neyim niye okuyorsam anlamadım gitti…)

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.