Hedo in Portland

Mart 16, 2010, 10:15 am | Hidayet Türkoğlu, NBA, Portland TBlazers, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Nbakolik’ten dostum Sevgili Hüseyin Koç’un blogu Bol Nugget. Çok güzel ve kaliteli bir iş yapıyor orada Hüseyin. Bu zamana kadar ziyaret etmemiş olanlar varsa piyasadaki kalburüstü NBA bloglarının başında gelen Bol Nugget‘e bir uğrayın derim. Sevgili Hüseyin geçen geceki Portland – Toronto maçının can alıcısı noktasını yani Hidayet üzerinde dönen tepkileri yakalamış ve yakın çekim yapmış konuya. Biz de sezon başı bu imza olayı üzerinde çok durmuş, Hedo Orlando’dan ayrılınca çok çok üzülmüştük. Aynen veriyorum Hüseyin’in aktardıklarını. Ellerine sağlık Hüseyin. Yazının orjinali de burada.

“Geçen haberde de anlattığım, herkesin de bildiği bir hikaye Hedo ve Portland arasındaki. Hedo, dün gece geldiği Portland’ta takımıyla birlikte bir mağlubiyet aldı.

Oyuncu tanıtımları sırasında başlayan yuhalamalar maç boyu devam etti. Topu eline aldığında, faul yaptığında, oyuna girerken, oyundan çıktığında, salonu terk ederken…

Maç sonrası Hedo: “Birilerinin kalbini kırdıysam üzgünüm, burada olmamı istediklerini biliyorum. Tanıtım sırasındaki yuhalamayı bekliyordum, ya tüm maç?” diyerek dolaylı olarak özür dilemiş oldu.

Hedo, Toronto’yu seçmesinde eşinin payı olduğu ile ilgili ise: “Eşim ile ilgili hikayeyi kimin uydurduğunu bilmiyorum. Burayı ya da herhangi bir yeri severdi bence. Bana Portland’ı sevmediğini filan söylemedi. Daha önce de hiç Kanada’ya gitmemişti, belgelerini kontrol edebilirsiniz.” şeklinde konuştu. 

Hedo, sözlerini: “Son saniyede Toronto devreye girdi ve doğu kıyısında olma fikri bana kendimi iyi hissettirdi, iyi uyum sağlayacağımı düşündüm. Ancak işler umduğumu gibi gitmiyor tabii.” diyerek noktaladı.

Bu arada Oregonlive’ın verdiği haberde Toronto’yu seçmesinde payı olduğu söylenen Hedo’nun eşinin, 1 yaşındaki çocuğu ile Orlando’da yaşadığı ifade edildi.

Gerek özür anlamı çıkan bu konuşmalar, gerek insanların eşinin bu kararı veren kişi olmadığını düşünecek olması Portland seyircisinin de tepkisini hafifletebilir. Zaten onlar da Hedo’nun ve Andre Miller’ın performanslarını gördükten sonra imza atılmamasının iyi olduğunu düşünmeye başladılar heralde. Maçtan bir pankart öyle diyor en azından: “Mrs. Turkoglu, thanks for Andre.”

Yani: “Bayan Türkoğlu, Andre Miller için teşekkür ederiz.” 

Hedo’dan istediğini alamayan Portland, Andre Miller’a yönelmiş ve oyun kurucu ile imzalamıştı.

Blazer Camby

Şubat 17, 2010, 7:30 pm | LA Clippers, NBA, Portland TBlazers kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Bu forma da yakıştı Camby’e. Batı’da önemli işler yapmak isteyen ama önce Oden sonra Przybilla’yı kaybedip pota altında sadece Pendergraph, Aldridge ve bitik Juwan Howard’a kalan Blazers’a Camby ilaç gibi gelecektir. Uyumlu, çalışkan ve iş ahlakına sahip adam Marcu Camby, Roy’un da dönmesiyle Portland2ı bu sezon sürpriz bir finale taşıyabilir. Clippers’a Camby karşılığında giden adamlar Blake ve Outlaw oldu ki bu adamlardan muhakkak verim alınır Clippers’ta. Özellikle Blake Davis’i çok rahatlatacaktır. Bakalım takas süresi dolmadan böylesi faydalı yeni takas haberleri gelecek mi…

NBA’de Sezonun Sürpriz Takımı

Ocak 23, 2010, 5:00 pm | Charlotte Bobcats, Memphis Grizzlies, NBA, OKC, Portland TBlazers kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Geçen hafta NBA Konferans sıralamalarına baktığımda son dönemlerde iyice biz olduk diye bağıran takımları play-off resminde görmüştüm. Bunun üzerine blog takipçilerinden NBA izleyicisi olanlara bir soralım bakalım “NBA’de bu sezon en büyük sürprizi hangi takım yaptı” diye düşünüp bir anket açtık. 6 günde 50 kişinin katıldığı anket aslında hem NBA’de en çok “baba” takımların takip edildiğini hem de diğer takımlardan çoğunlukla az haberdar olunduğunu gösterdi. Oy kullananların % 38’i şu anda Batı Konferansında 9, sırada olan ve 4.lükten sadece 1,5 maç geride olan Oklahoma City Thunder’ı ilk sırada gösterdiler. Yine Batı Konferansı 11.si Memphis 2. oldu. Sanırım herkes Memphis’i ligin en kötü 3-4 takımından biri olacak diye bekliyordu, yoksa 11. sıradaki bir takımın böylesi ilgi görmesi normal olmazdı. Bence asıl büyük sürpriz takım Bobcats 3. sırada çıktı anketten. Keza Charlotte doludizgin geliyor ve gelene 20 gidene 30 sayı fark atıyor şu sıralar. Bobcats’in bu formunu devam ettirirse Doğu’da 5. olma ihtimali de oldukça kuvvetli. Onlar için belki de yapılabilecek en önemli tespit Brown ile Jackson’ın kimyalarının uyması olacaktır. En sonunda doğru adamı buldular belki de. 2 sezondur artan başarılarına alışkın olduğumuz Portland son sırada çıktı anketten. Bir de bunlardan daha sürprizi var diyen 7 arkadaş var ki onlar hangi takımları kastetti çok merak ediyorum.

Sonuçta Çoban Salata okuru NBA takipçileri bu sezonun ilk yarısının sürprizi Oklahoma City Thunder’dır diyor.

Nerede Kaldın, Özlemiştik Valla!

Ocak 16, 2010, 11:45 am | NBA, Orlando Magic, Portland TBlazers kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum
Vince Carter’ın bu sezon forma giydiği maçlarda Orlando Magic’in galibiyet – mağlubiyet sayıları

21 – 12

Vince Carter’ın bu sezon forma giymediği maçlarda Orlando Magic’in galibiyet – mağlubiyet sayıları
5 – 2 
Vince Carter’ın Ocak ayı istatistiği
8.3 sayı 2.3 asist 1.6 ribaunt % 18 şut %10.5 üçlük yüzdesi

>Nerede Kaldın, Özlemiştik Valla!

Ocak 16, 2010, 11:45 am | NBA, Orlando Magic, Portland TBlazers kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Vince Carter’ın bu sezon forma giydiği maçlarda Orlando Magic’in galibiyet – mağlubiyet sayıları

21 – 12

Vince Carter’ın bu sezon forma giymediği maçlarda Orlando Magic’in galibiyet – mağlubiyet sayıları
5 – 2 
Vince Carter’ın Ocak ayı istatistiği
8.3 sayı 2.3 asist 1.6 ribaunt % 18 şut %10.5 üçlük yüzdesi

>Portland Andre Miller ile İmzaladı

Temmuz 25, 2009, 9:46 am | NBA, Portland TBlazers kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

>Portland Trail Blazers bu sezon ilk kez elinden kaçamayacak birini getirdi. Andre Miller beklenenden daha az bir paraya evet dedi Blazers’a. Genç kadroya veteran bir lider arıyorlardı, tecrübesini aktarıp onları ileriye götürebilecek birini. Kısacası topu paylaşacak, ilk seçeneği şut atmak değil takımı oynatmak olan birini. Hidayet, Kidd ve Nash bu profile tam anlamıyla oturan isimlerdi ama hepsi elden kaçtı. Elde kalan Miller ile Knicks ilgileniyordu ama o play-off yapabileceği bir takım istiyordu. Blazers piyasada adeta imza attıracak başka isim kalmayınca Miller’la mecburen imzaladı. Kontratın 3. yılı garanti olmayan 3 yıl ve 22 milyonluk bir kontrat olduğu söyleniyor. Fakat Miller Pritchard’ın aradığı o takıma kademe atlatacak adam değil. Önce Roy’la sonra diğerleriyle topu nasıl paylaşacak? Uzun senelerdir unuttuğu pota altına top indirmeyi tekrar hatırlayabilecek mi? Kişisel egolarından sıyrılabilecek mi?

Şahsi kanaatim Portland’a büyük geçmiş olsun, geçen sezonki başarının üstüne çıkamazlar.

>Portland Andre Miller ile İlgileniyor

Temmuz 22, 2009, 7:58 pm | NBA, Portland TBlazers kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Millsap ve Hidayet’i kaçıran Portland son çare olarak Miller’a sarılmış. Sözü uzatmaya hiç gerek yok, Miller Portland’la imzalarsa ne olur? Çoook yazık olur çok! Aman Pritchard kendini yakma!

>Çok Güzel Hareketler Bunlar

Temmuz 14, 2009, 4:35 pm | Atlanta Hawks, Cleveland Cavs, Detroit Pistons, Houston Rockets, Memphis Grizzlies, NBA, Orlando Magic, Phoenix Suns, Portland TBlazers kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Channing Frye Phoenix Suns ile 2. yılı oyuncu opsiyonlu olmak üzere anlaşmış. Sanırım bi-annual exceptionla atılan bir imza. Yaklaşık 2 milyon kazanacakmış bu sezon Frye. Hem kendie vitrin yaratacak Frye hem de Suns bayağı rahatlayacak pota altı hücumunda. Bu şartlar altında Ben Wallace’ın salıverilme prosedürü de başlamış, rasgele Wallace’a. Piyasa kafayı yedi, bir klip yaptırsın kendine bloklarından smaçlarından, kesin kafalar bir aklı evveli.

Yine Suns’ta Grant Hill bir sezon daha kalmaya karar vermiş. İyi olmuş, Güneşe yakın bize uzak olsun.

Hidayet’i kaçıran Blazers Paul Millsap ile bir offer sheet imzalamış ki bu teklif 4 sene ve 36 milyon civarındaymış. Utah’ın Millsap’i tutma ihtimalinden söz ediliyor. Magic Gortat’ı o kontratla tutmuş ya şimdi Jazz tutmazsa ayıp olur.

Bak bu aynı Blazers Nate McMillan’ın sezon sonu biten kontratını da 1 sene daha uzatmış. Hayret bunu kaçırmamışlar. Bak sen Allah’ın işine.

Chicago Bulls Gordon’u kaybedince arka alanı delisiz bırakmayalım diyip Jannero Pargo’yu takıma katmış. Pargo geçen sezon Rusya senin Yunanistan benim Avrupa’yı gezmişti. Kontratının detayları açıklanmadı henüz, çok gizliymiş, devlet sırrı, aman aman.

Memphis Stackhouse’ı 2 milyon garanti parasını verip salmış. Stack önce tatile sonra Dallas’a gider. 1 ay dediğin ne ki 30 günde geçiverir.

Hidayet’i kapan Toronto Anthony Parker’ı kaptırmış, Colangelo “Çok da tırt” demiş. 34 yaşındaki Parker’ın Cavs’teki ana görevi James’i yedeklemek ve ceza atışlarını sokmakmış.

Aaron Afflalo ve Walter Sharpe Pistons tarafından Denver’a takas edilmiş. Cap 1.8 milyon daha rahatlamış. Yeni sezonda Pistons’ta sahaya çıkacak adam kalmadığından Dumars 8. olarak eşofmanları çekecekmiş.

Atlanta daha önceden anlaştığı Bibby ve Zaza ile anlaşmalarını imzalamış. Bibby 3 sene 18 milyon, Zaza 4 sene 19 milyon alacakmış. Demek ki yedek uzunlar 4 sene ve 18-20 milyon alırmış, Gortat gibi 34 milyon gömülmezmiş benç bekçisine.

Bir sürü takım draftte seçtikleri adamlara imza attırmış, Orlando’nun draftte seçim yapmaya hakkı bile yokmuş!

T-Mac forma numarasın güya Darfur’daki olaylara dikkat çekmek için 1’den 3’e değiştirmiş. Belgesel ve bağış olayları varmış. Ama kulübe yakın kaynaklar “Lanet olsun 1 numaraya, giydikçe sakatlandım, sağlam yerim kalmadı, Lise’de ne güzel 3 numara giyiyordum tırnağım bile kırılmadı, şunu da Ariza’ya kakalayım bari” dediğini söylüyorlarmış T-Mac’in. Bu kaynakların kulübe neresinden yakın olduğunu merak ettim şimdi. Batıl T-Mac. Ayıp.

>Utah – Chicago – Portland Takası Yolda

Temmuz 10, 2009, 12:48 pm | Chicago Bulls, NBA, Portland TBlazers, Utah Jazz kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Carlos Boozer Chicago’ya, Kirk Hinrich Portland’a, Tyrus Thomas Utah’a gidiyor takas gerçekleşirse. Ücretler eşit olmadığı için paketlere para, draft hakkı ve ilave oyuncuların girmesi söz konusu. Ne olursa olsun Hidayet’i alamayan Portland için Hinrich çok önemli bir adım. Boozer sakatlanmazsa Chicago için play-off’ta tur geçmek demek. Thomas da Millsap’i tutarken elini korumak anlamında Utah için. Herkes için kazan kazan. Hele bir de gelecek sezon bitecek Boozer kontratıyla açılacak bir bütçe boşluğu var ki Bulls’un, o boşluk Wade’i Miami’den Chicago’ya getirebilir.

>Hidayet – Yenge – Toronto – Portland – Orlando

Temmuz 5, 2009, 9:41 pm | Hidayet Türkoğlu, NBA, Orlando Magic, Portland TBlazers, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | 4 Yorum

>

NBA Finalleri bittiğinden beri en çok konuştuğumuz konu kuşkusuz Hidayet oldu. Aslında Orlando’nun onu tutup 4 ve 2 numaralı pozisyonlara takviye yapıp, lüks vergisi sınırı fazlaca aşmadan Finalist takımı bir adım ileriye taşıyacağını düşünüyorduk ama olmadı. 8 Temmuz itibariyle Magic’in neler yapacağına bakıp büyük ihtimalle kantarın topuzunu da kaçıracağım bir yazı yazacağım ama şimdi konumuz Magic değil Hidayet.

Hidayet benim için çok önemli bir adam. Özel nedenlerini şimdi sayacak değilim ama onun her seçimi sanki kendi seçimimmiş gibi heyecanlandırıyor beni. Magic’le imzaladığı gün, eski bir Magic taraftarı olarak çok mutlu olmuştum, hatta imzanın atıldığı gün onun hakkında, başaracakları hakkında etrafımdakilere söylediklerimden sadece All-Star olmayı başaramadı, aslında onu da elinden çalınmış olarak nitelendiriyorum ben. Bu seneki final koşusunda payı büyüktü, takımdaki rolü yadsınamaz önemdeydi. Ligde ne iş yaptıkları belirsiz onca adam 10 küsür milyonları cebe indirirken istediği kontrat asla lüks değildi Orlando için. Nüvenin önemli bir sargısıydı, hatta nüveyi bir arada tutan adamdı Hidayet.

Serbest oyuncu olmaya karar verdiği günler şubat ayına denk gelir Hidayet’in. O dönem çok konuşulmuştu üzerine, takas edilsin mi edilmesin mi diye. Sonuçta edilmedi ve final geldi. İki senedir dorukta performansıyla. Geçen seneyi bireysel anlamda tepede kapattı, bu seneyi mental anlamda. Bir çok farklı şeyi bir arada yapabilmesi, ama en önemlisi takımdaki herkesi oyuna sokmasıyla bir beyin rolünü üstlenebileceğini göstermesi onu çok çekici kıldı. 17 yaşından beri üst seviyede basketbol oynayan, olgunluğu artık formasından taşan tam bir veteran oyuncu oldu Hidayet. Tecrübesi o kadar fazla ki yanındakilere bulaşıyor, etrafındakiler onunla performans yükseltiyorlar. İşte o yüzden liderliğe ihtiyacı olan, tecrübe eksikliği yaşayan bir takımda olması onun ve gideceği takım için çok önemliydi. Bu yüzden şubat ayından beri herkes, ben de dahil, Orlando’da kalmayacaksa yeri Portland olmalı dedik.

Hidayet Portland oyuncusu olduğunda en büyüğü 25 yaşında olan süper yıldız adayı gençleri organize edecek, tecrübesini aktaracak, onlara maç sonu oynamayı öğretecek ve işler sıkıştığında kilidi açmak için devreye girecekti. Pritchard ve McMillan söylediklerimizi sayarken onun pick and roll kabiliyetinden özellikle bahsediyorlardı. Ki ben senelerdir Hidayet’in tepe ve kenar pick and rollerini yazıyorum, ne kadar verimli sonuç verdiğini, hatta yarımının bile iş gördüğünü anlatmaya çalışıyorum. 5 sene ve 50 milyonluk kontratla geldiler. Teklif ve biçilen rol cazipti, Hidayet’e yaklaşım muazzamdı. Tam oldu, anlaştılar derken birden devreye hiç beklemediğimiz şekilde Toronto Raptors girdi ve resim birden değişti. Toronto’nun Hidayet’e yöneleceği hiç aklımıza gelmemişti, Colangelo’nun Hidayet sevgisini unutmuştuk (2004’te Hidayet’i Phoenix’eistemiş fakat alamamıştı bütçe kısıtından).

Ben yaklaşık 6 senedir evliyim ve evlilikten öğrendiğim en önemli şey; mutlu olmak istiyorsan asla hiçbir kararı kendi başına vermeyeceksin ve hatta eşinin kararlarına çoğu zaman kulak verecek ve onun dediklerini yapacaksın. Çünkü ailesine bağlı, kocasını seven ve ona değer veren hiçbir kadın yanlış karar vermez. İşte o yüzden belki de NBA şampiyonluğuna yürüyecek bir kadronun birleştirici parçası olup tarihe geçmeyi reddetti Hidayet. Eşi son derece soğuk bir eyalet olan Oregon’da yaşamak istemedi, Türkiye’ye geliş gidiş yolculuğunu 6 saat uzatmak istemedi, her yönüyle Avrupai bir şehir olan ve içinde bir çok Türk’ün yaşadığı Toronto’da yaşamak istedi, Türkoğlu ailesinin orada daha mutlu olacağına inandı ve sonunda Hidayet de. Ben Bayan Türkoğlu’nun arkasındayım. Aynı durumla karşı karşı karşıya kalsam aynı kararı tereddüt etmeden verirdim.

Bugün Hidayet artık Toronto Raptors oyuncusu diyebiliriz. Teklifin 56 ile 61 milyon arasında 5 yıllık bir teklif olduğu zannediliyor. Ayrıca işin bir de vergi avantajı yönü var ki, Kanada’da gelir vergisi oranı daha düşük olduğu için Hidayet aynı paraya Portland’a imza atmış olsa alacağından daha fazlasını alacak Kanada’da. Kesin oranları bir ara net olarak yazarız.

Kadro yapısına baktığımızda Toronto’nun Hidayet’i getirebilmek için Shawn Marion, Carlos Delfino ve Anthony Parker ile kesin olarak yollarını ayırdığını görüyoruz. Kadro derinliği açısından durum pek de parlak değil Toronto’da. Hidayet takıma girer girmez en önemli 2. parçası olacak takımın hem skor opsiyonu hem de liderlik açısından. Şu an ilk beşteki yeri garanti olan 4 isim Calderon, Hidayet, Bosh ve Bargnani. Takımda ciddi bir 2 numara sıkıntısı var. Hidayet’e verilecek kontratla lüks vergisi sınırına mesafeleri yaklaşık 12 milyona düşüyor. Bu da mid-level ile 2 oyuncu alabileceklerinin göstergesi. Şu anda kadrodaki oyuncu sayısı 11 ve takasa verebilecek nitelikte bir kontratları ve isimleri de mevcut değil. Antony Parker’la tekrar anlaşmaya mecburlar gibi. Yedek isimlerden Roko Ukic ve Marcus Banks önemli isimler olsa da geri kalan oyuncular son derece sıradan adamlar. Bu takıma 2-3 pozisyonlarında görev yapabilecek 2 isim ve bir 5 numara yedeği şart. Diğer taraftan Bosh’un kontratının gelecek sene biteceği de düşünüldüğünde bu sene Hidayetle kazanılacak bir başarının Bosh’u ikna için kullanılacağı da aşikar. Belki de mid-level’ı kullanmadan piyasadan bazı isimsiz sürprizler bulmaya çalışıp gelecek seneki bütçeyi fazlaca daraltmamaya da çalışabilirler. Ama ne olursa olsun bu sezon için amaçları play-off yapıp tur geçmek, hem Colangelo hem de Triano’nun konuşmalarından çıkardılarımız bunlar. Tanrım ne kadar Avrupalı bir takım!

Sonuç olarak Yenge Hidayet’i Kanada’ya götürüyor ve Hidayet yeni takımında da en az Magic’te 2 senedir yaptığı etkiyi yapacak gibi duruyor. Belki bu sefer All-Star bile seçilir. Öte yandan Toronto’da yıldız olan Carter Hidayet’in yerine Magic’e gelirken, Hidayet’in de Carter’dan beri bir türlü başarılı olamayan Toronto’ya ilaç olarak gelmesi hem çok enteresan bir tesadüf hem de çok manidar.

Hidayet’in Toronto’yla anlaşmasından Orlando bir şekilde nemalanabilir de acaba en azından Parker’ı belki Marion’ı sign and trade yoluyla şehre getirebilir mi diye umarken Otis bir kez daha imzasını çaktı ve dedi ki “Hidayet’le ilgili Toronto ile herhangi bir takasa girmeyeceğiz.” Sağol Otis Smith, kazan mübarek olsun, durmak yok yola devam.

>NBA’de Adamlar Kapış Kapış!

Temmuz 3, 2009, 4:18 pm | Cleveland Cavs, Hidayet Türkoğlu, Houston Rockets, LA Clippers, LA Lakers, Memphis Grizzlies, NBA, Orlando Magic, Portland TBlazers kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum

>NBA piyasası çılgın günler geçirmeye devam ediyor. Daha dün Rockets’le anlaşmak üzere dediğimiz Gortat’a ciddi şekilde talip olan Dallas Polonyalı oyuncunun işini bitirmek üzereymiş. Dallas’ın teklifi full mid level exception, yani 5.6 milyondan başlayıp 4 ila 6 yıl arası sürebilecek nitelikte ki bu teklif bence Gortat için biraz fazla. Neyse Otis Smith dizini dövsün.

Cleveland’la neredeyse anlaştı dediğimiz Ariza ile Cavs’in arasına Rockets girmiş. Ariza’nın da tıpkı Gortat gibi 5 yıllık bir full mid-level exception alması bekleniyor.

Enteresan başka bir gelişme ise Ariza’yı kaybeden Lakers’ın Rockets’ın bıraktığı Ron Artest ile anlaşmak üzere olması. Artest de 3 senelik bir kontrat ve 18 milyona Lakers’a evet demiş. Aslında daha çok para isterdi bizim bildiğimiz Artest ama gözüken o ki yüzük sevdasına kapılmış. Kanaatimce Lakers’ta sorun çıkarır, şut paylaşımı dengesizliği yaratır ve Lakers yönetimini pişman eder Artest. Allah Jack Nicholson’a sabır versin.

Ayrıca Rasheed Wallace bugün Boston Celtics ile görüşeceğini açıklarken, Sixers yönetimi de Mike Bibby ile kontak kurmuş. Davis, Powe kalacaksa Wallace Boston’a lüks olur ama Mike Bibby Andre Miller sonrası Philadelphia’da sınıf atlayan bir takım oyunu ve gelişimi hızlanan gençler demektir benim literatürümde. Umarım Bibby Sixers’la imzalar.

Bu arada dün yazamadık Zach Randolph Memphis’e New York’tan gelen Quentin Richardson karşılığında takas edildi. Blake Griffin’in böylece ilk 5 yolu açılmış oldu. Ayrıca Q-Rich Mobley sonrası problem olmaya başlayan üçlük meselesini çözüme kavuşturacak bir adamdır. Baron Davis sağlıklı kalabilirse Clippers çok can yakar. Randolph da basketbola adapte olabilirse Thabeet’le pota altında iyi iş yaparlar. Gasol sonrası artık Memphis’ten bir çırpınış görmek istiyorum ben şahsen.
En son olarak yine Hidayet diyelim. Hidayet Portland’a giderek kulübü, tesisleri ve şehri incelemeye başladı. Konuşmalarından anladığımız kadarıyla McMillan ve Pritchard onu ikna etmiş gibi. Benim tercihim de Portland’la imzalaması yönünde. Aşağıdaki linkte Portland Havaalanına inişi sonrası verdiği demeci bulabilirsiniz, hem yazılı hem de görüntülü olarak. Portland kondüsyoneri Jay Jensen de önemli bir jest yapmış hazırladığı pankartla. Çok kral adamsın Jay Jensen.

>Kelly Dwyer Dallama mı?

Temmuz 2, 2009, 10:03 pm | Cleveland Cavs, Dallas Mavericks, Hidayet Türkoğlu, NBA, Orlando Magic, Portland TBlazers kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

>Kelly Dwyer Yahoo Sports’un NBA yazarlarından, daha önce SI’da yazıyordu. Kendisi sivri yorumlarıyla tanınan bir arkadaşımız. Herkesin a dediğine b demesiyle de bilinir. Ama şu iki gündür yazdığı yazılarla tam anlamıyla “yuh artık, dallama mısın be!?!” dedirtti insana. Arkadaş bu nasıl üslup, bu nasıl bakış açısı, bu ne perhiz bu ne domuz pastırması be arkadaşım!

Dünkü yazısında Hidayet üzerinden Portland’a giydirirken, Hidayet’i de “Şimdilik şunu bunu yapıyor da 2 sene sonra ne .okum işe yarar, üstelik takımın ahengini bozacak, yaşı gelmiş 30’a, böyle yaşlı adama yatırım mı yapılır?” diyerek yerden yere vurdu. Hem de daha 6 gün önce 32 yaşındaki Carter’ın Orlando’ya takasını övmüşken!

Bugünkü yazısında da Jason Kidd’e takmış diyor ki özetle Takımlar Neden Jason Kidd’i istiyor? başlıklı yazısında “Jason Kidd olsa ne yazar, herif gelmiş 37 yaşına, Brevin Knight da onula aynı istatistiği yapıyor, niye onu kimse istemiyor da, bir zamanlar iyi bir oyuncu olan, ama şu sıralar kıçındaki kıllar kadayıf olmuş Kidd bu kadar kapışılıyor?”.

E yuh be Kelly, çüş be Dwyer. Ya arkadaş sen basketboldan ne anlıyorsun, ne bekliyorsun insanlardan anlamadım. Daha 1 hafta önce Shaq takasında sen demedin mi “Shaq takası bence işe yarayacak, Shaq iyi bir ekleme oldu.” Arkadaşım Shaq 18 yaşında mı 28 yaşında mı. Ya bu Shaq 38 yaşında değil mi, biz mi yanlış biliyoruz?

Dwyer’ın yazılarına gelen yorumlardan biri yaklaşık şöyleydi ve ben de atıyorum imza mı altına:

“Dwyer’ın son yazılarını dikkatle okursanız hedefini anlarsınız. Dwyer çok iyi biliyor ki Yahoo’da takım Genel Menajerlerine yeterince sallayabilirseniz mutlaka birinin yerine geçersiniz. Tecrübe edilmiştir Kerr ile.”

Sonuç olarak kendi yorumum bu Dwyer efendinin dallama olup olmadığını araştırmamız gerektiği yönünde. Bir gün öyle, bir gün böyle yazarak saygı değil nefret kazanılır. 30 yaşındaki adama yaşlı diyip 38 yaşındaki adamı iyi transfer diye anlatmak, gittiği takımdaki oyun kuruculara oyunu öğretecek, tecrübesini aktarıp onları daha iyi bir seviyeye çekecek adamı beğenmemek kaliteni dünya aleme göstermiştir Dwyer, kutluyorum.

>Hidayet Portland’da Gibi!

Temmuz 1, 2009, 10:24 pm | Hidayet Türkoğlu, NBA, Orlando Magic, Portland TBlazers kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum

>Lon Babby 1-2 saat önce yaptığı açıklamada Blazers koçu Nae McMillan’ın Hidayet’le görüşmek üzere bu akşam Orlando’ya uçacağını söyledi. McMillan, Hidayet ve Babby akşam yemeğinde buluşup Hidayet’in Portland’a transferini tartışacaklar. Bu bir anlamda ikna yemeği. İsmi açıklanmayan bir kaynak Portland’ın 5 sene ve 50 milyonluk bir kontratla geldiğini belirtmiş. Bu tip olaylar genelde menajer tarafından piyasayı kızdırmak için sızdırılır yakın dostları üzerinden. Hidayet’i almak isteyecek takımların bu fiyatı aşması ve Hidayet’e başarı vaad etmesi gerekiyor.

Bu gece yemekte Orlando’da McMillan’la bir araya geldikten sonra yarın Hidayet de iadeyi ziyarette bulunup Portland’da Blazers tesislerini gezip, imza atması durumunda nerede çalışıp yaşayacağını görecekmiş. Kısacası Magic Hidayet’e Portland’ın verdiğine eşdeğer bir kontrat vermezse, ki bu ziyadesiyle zor gözüküyor, Hidayet Portland oyuncusu oldu diyebiliriz. Bu noktadan sonra ne Heat, ne Sacramento ne de Toronto Hidayet’i kolay kolay ikna edemez. Sanırım 8 Temmuz gecesi saat 00:01’de imzalar atılır ve Hidayet yeni forması ile poz verir, sabahında da taraftarına tanıtılır. Bundan sonra forma numarasını ve Blazers takımındaki rolünü tartışırız Hidayet’in. Hayırlı olsun diyelim şimdiden.

>Hidayet’ten Son Dakika Haberi

Temmuz 1, 2009, 8:45 am | Hidayet Türkoğlu, NBA, Orlando Magic, Portland TBlazers kategorisinde yayınlandı | 4 Yorum

>

Portland Genel Menajeri Kevin Pritchard gece 12:01’de Hidayet’in menajeri Lon Babby’i aramış, Hidayet’in durumunu sormuş ve kontrat görüşmelerine başlayalım demiş. Bu, Portland’ın bu zamana kadar defalarca kez söylendiği gibi Hidayet konusunda ciddi olduğunun en büyük göstergesi. Detroit’in de Hidayet’le ilgilendiği hatta Sacramento’dan da bir telefon geldiği söylenmekte. Lon Babby Portland’la kontrat görüşmelerine başladıklarını ancak bir kaç resmi teklif daha aldıklarını ama isimlerini vermeyeceğini de açıklamış.

Taraftar yorunlarından gördüğümüz kadarıyla Portland ikiye bölünmüş durumda Hidayet konusunda. Bir kısım play-off stresini sırtlanıp, takımı rahatlatabilecek ve pas vermeyi bilen bir oyuncu olduğu için Hidayet’i sevinçle karşılarken bir kısımsa Hidayet’in özellikle geçen sezonki düşük şut yüzdesine takmış durumda. Ayrıca Hidayet’i istemeyen taraf onun Roy ve Aldridge’in şutlarından çalacağını düşünmekte. Buna karşı fikir yine başka bir taraftardan gelmiş: Bu takımda Outlaw diye Basketbol zekası yerlerde sürünen bir adam var ve siz onun arkadaşlarından çaldığı şutları söylemiyor da Hidayet’in atacağı şutları tartışıyorsunuz!

Ne olur, Hidayet Portland’a gider mi gitmez mi bilinmez ama daha adının zikredildiği ilk dakikada hakkında tartışmalar başladığı düşünülünce, Portland’a gitmesi durumunda taraftarla hemen bütünleşemeyeceği gerçeği gözlerimizin önünde. Ah Otis ah!

Oregonlive‘daki haberden alıntı da hemen aşağıda. Haberi verdiği için müdavimimiz sevgili Tolga’ya sonsuz teşekkür.

The Trail Blazers’ summer agenda was revealed late Tuesday night at the minute the free agent market opened. That’s when general manager Kevin Pritchard and assistant general manager Tom Penn called agent Lon Babby to begin the courtship of small forward Hedo Turkoglu.

“Kevin Pritchard and Tom Penn called me at the earliest possible moment and expressed enthusiasm for engaging in discussions about Hedo becoming a Trail Blazer,” Babby said late Tuesday night. “We have begun that process.”

Pritchard said he first contacted guard Brandon Roy and forward LaMarcus Aldridge, who both are seeking contract extensions with the Blazers, before inquiring about Turkoglu.

>Hidayet’in Yolu #2

Haziran 30, 2009, 3:37 pm | NBA, Orlando Magic, Portland TBlazers kategorisinde yayınlandı | 4 Yorum

>“Otis Smith’in yaptığı yeni kontrat teklifini kabul etmediğine göre, Hidayet’e gelen teklif 30-35 milyon civarında 4 ya da 3+1 takım opsiyonlu bir teklifti. Tahminen en fazla 7 – 8 – 9 -10 diye giden ve son senesi garanti olmayan bir teklifle geldi Smith. Bu Hidayet’i rahatsız etmiştir. Onun arzusu en az 4 yıllık ve 38-40 milyon civarında garanti bir kontrat diye tahmin ediyorum aylardır konuşulanlardan. Ortada bir Corey Maggette gerçeği var keza. 5 sene ve 50 milyonluk bir kontratı Maggette alıyorsa Hidayet’in onu referans almasında bir sorun göremiyorum. Yani mantık olarak Hidayet’in istediği kontrat en az 4 yıl ve 8-9-10-11 milyon şeklinde ya da sabit 9-10 arası bir mebla ile yine 4 yıllık ya da e az 9-9-9-9-9 şeklinde devam eden 5 yıllık bir kontrat olmalı. Şahsi kanaatim kesinlikle absürd veya uçuk bir kontrat değil Hidayet’in talep ettiği. Bu tarz bir teklifle gelmiş olsa Smith, asla geri çevrilmezdi.”

Bu satırları geçen cuma günü yazmışız. Bugün John Denton Florida Today’de açıkladı Hidayet’e gelen teklifi: 4 sene ve 35 milyon değerinde bir kontrat önermiş Smith Hidayet’e. Aynen tahmin ettiğimiz gibi, tatminkar olmayan bir teklif, büyük ihtimalle son senesi de garanti değildir. Üzerine kabul görmeyince, daha fazlasını veremeyiz diyip Carter’ı ve kontratını alıp, kadronun geri kalanını 2.sınıf adamlarla doldurma kararı ne kadar doğru onu off-season hamleleri sonunda irdeleriz.

Yarın sabah TSİ 07:01 itibariyle gündeme bomba gibi düşecek serbest oyuncu imzaları ve sign and trade hamleleri. İki sene önce Lewis’in 12:01’de Orlando ile imzalaması gibi, bu sene de Hidayet gidebilir yasağın kalktığı ilk dakikalarda Umarım dizimizi dövmeyiz Orlando taraftarlı olarak.

Bir de Andre Miller’la Portland’ın ilgilendiği haberi var ki hayrete düştüm. Portland Miller ya da Hidayet’e yönelerek gelecek için yönünü çizecek. Keza onlara topu paylaşan, arkadaşlarını oynatan bir adam gerek, topu evine kadar götürmeye çalışıp potadan başka bir şey düşünmeyen bir adam değil. Hidayet Portland’a imza atmayabilir, belki başka takıma da gidebilir ama Miller’ı orada görmek, o gençlere, o güzide takıma yazık olacağını düşünmek çok acı.

Hidayet’in Yolu

>Hidayet’in Yolu

Haziran 26, 2009, 5:11 pm | Hidayet Türkoğlu, NBA, New Jersey Nets, Orlando Magic, Portland TBlazers, Sacramento Kings, Utah Jazz kategorisinde yayınlandı | 6 Yorum

>Dün geceki Carter takasıyla bir anda Hidayet adeta “dışarıda kalan adam” haline geldi. Hidayet’i ucuza kapatmaya çalışan Smith olumlu bir karşılık bulamayınca bir süper yıldız getirerek “kalacaksam büyük taşın altında kalayım” dedi adeta. Carter Orlando için gerek sakatlık ihtimaliyle, gerekse fazlaca topu elinde istemesi ve Hidayet’in aksine paylaşmak yerine kendi kullanma alışkanlığı ile bir risk. Ha denilebilir ki geçen sene pek öyle oynamadı, daha pasördü, daha paylaşımcıydı, o zaman artarak devamını diliyoruz. Verimli oynayan, topu paylaşan ve sağlıklı kalabilen bir Carter her zaman Magic’i bir seviye ileri götürür. Ama gönül isterdi ki Hidayet’in de içinde olduğu bir formülle yapılabilseydi bu.

Olan oldu, Hidayet’in Orlando’da kalma ihtimali yok denecek kadar az, demek ki artık Hidayet kendine bir yol belirleyecek. Biraz bu noktadan sonra neler yapabileceğini, nerelere gidebileceğini konuşalım.

Otis Smith’in yaptığı yeni kontrat teklifini kabul etmediğine göre, Hidayet’e gelen teklif 30-35 milyon civarında 4 ya da 3+1 takım opsiyonlu bir teklifti. Tahminen en fazla 7 – 8 – 9 -10 diye giden ve son senesi garanti olmayan bir teklifle geldi Smith. Bu Hidayet’i rahatsız etmiştir. Onun arzusu en az 4 yıllık ve 38-40 milyon civarında garanti bir kontrat diye tahmin ediyorum aylardır konuşulanlardan. Ortada bir Corey Maggette gerçeği var keza. 5 sene ve 50 milyonluk bir kontratı Maggette alıyorsa Hidayet’in onu referans almasında bir sorun göremiyorum. Yani mantık olarak Hidayet’in istediği kontrat en az 4 yıl ve 8-9-10-11 milyon şeklinde ya da sabit 9-10 arası bir mebla ile yine 4 yıllık ya da e az 9-9-9-9-9 şeklinde devam eden 5 yıllık bir kontrat olmalı. Şahsi kanaatim kesinlikle absürd veya uçuk bir kontrat değil Hidayet’in talep ettiği. Bu tarz bir teklifle gelmiş olsa Smith, asla geri çevrilmezdi.

Diyelim ki Hidayet ile Carter takası yapılmaksızın 10 milyon ve 5 senelik kontrat imzalanmış olsun. Toplam bütçe 72 milyon civarına denk geliyor, Lee elinde ve hala takas için kullanabileceğin 3 önemli kontrat Redick, Battie ve Alston’a sahipsin. Bu kontratlarla her halükarda bir 4 numara bir de veteran 1 numara bulamaz mısın rahatlıkla bulursun. Gortat’ı 2-3 senelik bir kontratla tutamaz mısın, tutarsın. Kısacası şu hareket Orlando’nun elini öyle bir bağladı ki, öyle zora düştü ki Orlando, ya şu 2 sezonda Hidayetsiz şampiyonluk kazanırlar ya da hem Smith hem Van Gundy gider.

Hidayet açısından artık yeni denizlere yelken açma zamanı geldi gibi. Bir mucize olmazsa gelecek sene başka bir formanın içinde göreceğiz onu. Peki kimler talip olacaktır Hidayet’e? Geçen senenin başından beri takıma veteran bir lider arayan Portland en ön sırada başlayacak yarışa. Bu aşamadan sonra Hidayet’in çok paraya kötü takıma gitmek gibi bir tercih yapacağını sanmıyorum. Portland’daki genç ve dinamik nüve onu mutlaka çekecektir. Oregon şu an için Hidayet’in yeni evi olmaya çok yakın.

Şu anki bütçe durumlarıyla Hidayet’i almaya en müsait takımlar Toronto, saydığımız Portland, Detroit, Minnesota, Sacramento, Atlanta, New Jersey ve Utah gibi durmakta. Oyuncu yapıları itibariyle Toronto, Atlanta ve Detroit’in Hidayet’e yönelmeyeceği, Minnesota’yı Hidayet’in tercih etmeyeceği görüşü ağır basıyor bende. Geriye kalan takımlar New Jersey, Sacramento ve Utah. Carter takasıyla Devin Harris önderliğinde genç bir ekip haline gelen Nets’te bir veterana şiddetle ihtiyaç var. Dooling dahil olmak üzere 4 arkadaşının Jersey’de olması Hidayet’in uyum sorunu yaşamaması için bir avantaj ama Jersey’deki muhtemel uzun sorunu oraya gitme ihtimalini düşüren bir faktör. Saacramento Hidayet’in ilk göz ağrısı, şu an onlar da genç ve dinamik bir kadroyu yetiştirmeye çalışıyorlar. Kevin Martin gibi bir yıldızları var ama onların da bir veterana ihtiyaçları aşikar. Sezon içinde Hidayet’e geleceklerini açıklamışlardı. Portland kadar büyük bir ihtimal olmasa da Hidayet ilk yuvasına dönebilir. Son aday ise Utah. Boozer’ın çok büyük ihtimalle ayrılacağı kadroda istikrarlı bir kısa forvet bulunmuyor. Kontratı biten Millsap’ı tutabilirlerse Hidayet’i katarak tıpkı Orlando gibi Kirilenko’lu bir kısa 5 kurabilirler. Ancak o kısa beşin 5 numarası Howard değil Mehmet olacağı için böylesi bir karar önemli riskler içerecektir. Millsap’in boyunun 5 numara için kısa kalması onları yedek bir 5 numara arayışına götürür ki kadro yapısı ve takım içi dengeler bundan etkilenirse Sloan sinir krizleri geçirir. O yüzden Utah ince eleyip sık dokur Hidayet mevzuunda.

Netice itibariyle 2 senedir ligin aranan ve en çok güvenilen adamlarından biri haline gelen Hidayet gelecek sezon başka bir takımın başarısı için ter dökecek. Şu anki görüntüde bana göre en yüksek ihtimalden en düşüğüne doğru sıralarsak, Hidayet’in yeni takımı şu 4 takımdan biri olacak.

Portland
Sacramento
Utah
New Jersey

Takasın hem Orlando Magic hem de Hidayet için güzel sonuçlar doğuran bir takas olması dileğiyle…

>Johnson’dan Nostaljik Performans ve Son Gelişmeler

Şubat 5, 2009, 11:08 am | LA Clippers, NBA, OKC, Orlando Magic, Portland TBlazers kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Anthony Johnson kariyerinin hiç bir sezonunda çift haneli sayı ortalaması tuturamamış, 5 asist ortalamasını yakalayamamış bir oyunkurucudur. Oynadığı takımlarda, ki 7 ayrı takımda 11 ayrı trasfer yapmıştır, hep tamamlayıcı oyuncu, 4.5 opsiyon alrak bulunmuştur. Ama ne zamanki o takımların ağa baaları sakatlanmışsa hep sorumluluk almış ve şutör performansıyla 20 üzeri sayılara imza atmış, takımın yıldızı geri dönünce sesini çıkarmadan işini yapmaya devam etmiştir. Bu sezon da onun için farklı geçmiyor. NElson sakatken ilk beşte, o varken Nelson’ı dinlendirmek için sahada. Dün akşam yine o frsatı yakaladı ve uzunca bir dönem başlayacağı ilk beşteki bu sezonun en iyi şut performansını yakaladı. %75’le 6 üçlük isabeti bulurken maçı 25 sayı ile bitirmesi sevindiriciydi. Kendine güvenini iyice oturtacak bir şut performansıydı. Ancak açıkça söylemek gerekirse bir oyun kurucu gibi değil, şutör gard gibiydi sahada. Oyun kurma işini yapanlarsa dönüşümlü olarak Hidayet, Lee ve Redick oldular. Nelson’ı hep eleştirdiğimiz nokta olan pas dağıtmama noktasında Johnson Nelson’dan da gerideydi. Bugün belki Clippers gibi bir rakibe karşı farklı bir galibiyet alınmış olabilir Magic ama mutlak suretle bir oyun kurucuya ihtiyaç var. Johnson pas vermeyi düşünür ve topu paylaşırsa sıkıntı hafifler ama, Smith’in açıklamaları bir takas ya da serbest oyuncu imzasını işaret etmekte.

Lewis’in pek de iyi olmadığı, Howard’ın fazla kasmadığı, Hidayet’in iyi oynadığı maçın ayrıntılarına fazla girmeden oyun kurucu noktasındaki gelişmelerden biraz bahsetmek gerek. Şu an için takas olması durumunda Oklahoma’dan Earl Watson, Portland’dan Hidayet’li bir pakete karşılık Frye ve Rodriguez ya da Blake’in adı geçiyor. Sezon başında basketbolu bırakan J-Will’in yeniden baskete döndürülmesi ya da Maccabi’ye giden Arroyo’nun bonservisi ödenerek sezon sonuna kadar getirilmesi gündemde. Şahsi kanaatim ufak çaplı bir takas ve takımın nüvesine dokunmadan Earl Watson’ın alınması ama bakalım şartlar neler gösterecek.

Road Warriors

Aralık 10, 2008, 2:49 pm | LA Clippers, NBA, Orlando Magic, Portland TBlazers kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın



Orlando Magic’in geçen sezondan beri NBA’deki en başarılı deplasman takımı olduğunu daha önce söylemiştik. Yoğun seyirci baskısı altında elleri titremeden son şutları kullanan, evsahibi ekibin en önemli oyuncularını domine eden ve rakibin konsantrasyonunu bozacak derecede sabırlı bir oyun oynuyor Magic deplasmanda. Şu sıralar batı turundalar, tur 5 maçlık ve ilk 2 maçta, pazartesi ve salı akşamları 2 galibiyet almayı başardılar. İlkinde son çeyrekte 9 sayı geriden gelip Clippers’ı üzerken, ikincisinde son saniyeye kadar tam bir boks maçını andıran maçta Portland’a son yumruğu Hidayet’le atıp galip geldiler.

Clippers maçının tartışmasız yıldızı 23 sayı 22 ribaunt ve 6 blokla Dwight Howard oldu. Hidayet’in ve Lewis’in son çeyrekteki katkıları galibiyette önemli rol oynarken, Bogans’ın dönüşüyle Redick’in defterden silinmesi ve çaylak Lee’nin 2 numaradaki yedek konumunu alması önemli bir gelişmeydi. Bundan daha önemlisi belki de Brian Cook’un kısa süreyle de olsa rotasyona dönmesiydi. Hem savunmada hem hücumda sert oyunuyla rakibin dengesini bozması Magic’e önemli bir eşleşme avantajı sağladı kuşkusuz. Clippers’ta takas sonrası Kaman’ın da yokluğunda benchin iyice zayıfladığı aşikar, bu sezon için geleceği yok Clippers’ın, Dunleavy’i bu duruma ne kadar dayanabilir bilmiyorum.

Howard’ın midesini üşütmüş bir halde ve halsiz olarak çıktığı maçta, Portland pota altını oyunun her iki yönünde de iyi kullanınca yıldız oyuncu sadece 14-7 yapabildi. Roy ve Aldrige’in yıldızlaştığı maçta, muhteşem Portland seyircisi ve enerjik Blazers’ın tadını kaçırıp maçı alıp götüren adam bir kez daha Hidayet Türoğlu oldu. 108-106 geride girdi son 4.3 saniyeye Magic, kenarda son molasında Van Gundy iki oyun çizdi. Biri 6 üçlük sokan Lewis diğeri 4 üçlük sokan Nelson üzerine idi. Hiç beraberlik ve uzatmayı düşünmedi Koç. Hido saha kenarında topu eline aldı, Nelson ve Lewis’i çok ciddi savunarak bütün açılarını kapattılar, Hdo’nun yanına kadar gelen Howard almak zorunda kaldı topu ve hemen Hido’ya uzattı tekrar, sağına doğru dripling yapan Hido bir anda üçlük çizgisinin bir hayli gerisinden potaya dönüp Outlaw’un elleri üstünden şuta kalktı. Panyalı şutu çemberden geçerken skorbordda 109-108 ve 0.3 saniye yazıyordu. Bu son saniye basketi bir kez daha galibiyeti getirdi Hidayet’in elinden Magic’e. Hidayet gerçekten Mr. Fourth Quarter lakabını hak ediyor.

Orlando Magic şu anda 17-5’lik bir galibiyet-mağlubiyet oranına sahip ve bu orandaki deplasman sonuçları 8-2.

>Road Warriors

Aralık 10, 2008, 2:49 pm | LA Clippers, NBA, Orlando Magic, Portland TBlazers kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Orlando Magic’in geçen sezondan beri NBA’deki en başarılı deplasman takımı olduğunu daha önce söylemiştik. Yoğun seyirci baskısı altında elleri titremeden son şutları kullanan, evsahibi ekibin en önemli oyuncularını domine eden ve rakibin konsantrasyonunu bozacak derecede sabırlı bir oyun oynuyor Magic deplasmanda. Şu sıralar batı turundalar, tur 5 maçlık ve ilk 2 maçta, pazartesi ve salı akşamları 2 galibiyet almayı başardılar. İlkinde son çeyrekte 9 sayı geriden gelip Clippers’ı üzerken, ikincisinde son saniyeye kadar tam bir boks maçını andıran maçta Portland’a son yumruğu Hidayet’le atıp galip geldiler.

Clippers maçının tartışmasız yıldızı 23 sayı 22 ribaunt ve 6 blokla Dwight Howard oldu. Hidayet’in ve Lewis’in son çeyrekteki katkıları galibiyette önemli rol oynarken, Bogans’ın dönüşüyle Redick’in defterden silinmesi ve çaylak Lee’nin 2 numaradaki yedek konumunu alması önemli bir gelişmeydi. Bundan daha önemlisi belki de Brian Cook’un kısa süreyle de olsa rotasyona dönmesiydi. Hem savunmada hem hücumda sert oyunuyla rakibin dengesini bozması Magic’e önemli bir eşleşme avantajı sağladı kuşkusuz. Clippers’ta takas sonrası Kaman’ın da yokluğunda benchin iyice zayıfladığı aşikar, bu sezon için geleceği yok Clippers’ın, Dunleavy’i bu duruma ne kadar dayanabilir bilmiyorum.

Howard’ın midesini üşütmüş bir halde ve halsiz olarak çıktığı maçta, Portland pota altını oyunun her iki yönünde de iyi kullanınca yıldız oyuncu sadece 14-7 yapabildi. Roy ve Aldrige’in yıldızlaştığı maçta, muhteşem Portland seyircisi ve enerjik Blazers’ın tadını kaçırıp maçı alıp götüren adam bir kez daha Hidayet Türoğlu oldu. 108-106 geride girdi son 4.3 saniyeye Magic, kenarda son molasında Van Gundy iki oyun çizdi. Biri 6 üçlük sokan Lewis diğeri 4 üçlük sokan Nelson üzerine idi. Hiç beraberlik ve uzatmayı düşünmedi Koç. Hido saha kenarında topu eline aldı, Nelson ve Lewis’i çok ciddi savunarak bütün açılarını kapattılar, Hdo’nun yanına kadar gelen Howard almak zorunda kaldı topu ve hemen Hido’ya uzattı tekrar, sağına doğru dripling yapan Hido bir anda üçlük çizgisinin bir hayli gerisinden potaya dönüp Outlaw’un elleri üstünden şuta kalktı. Panyalı şutu çemberden geçerken skorbordda 109-108 ve 0.3 saniye yazıyordu. Bu son saniye basketi bir kez daha galibiyeti getirdi Hidayet’in elinden Magic’e. Hidayet gerçekten Mr. Fourth Quarter lakabını hak ediyor.

Orlando Magic şu anda 17-5’lik bir galibiyet-mağlubiyet oranına sahip ve bu orandaki deplasman sonuçları 8-2.

One Hell Bloody Monday!

Kasım 12, 2008, 10:33 am | NBA, Orlando Magic, Portland TBlazers kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Son 4 maçı üstüste kazanırken Magic “her maça bir yıldız bulunuyor” demiştim. Ama bu sefer o yıldızı bir değil iki tane birden çıkarmamıza rağmen çok sert bir kayaya tosladık. Hidayet’in skor anlamında kariyerinin en verimli maçlarından biriydi, son çeyrekte 16, toplamda 35 sayı yaptı. Howard soğuk algınlığı yaşıyor olmasına rağmen 29 sayı 19 ribauntluk bir performans verdi. Ama yine takım olamadı Magic ve yine kendi sahasında maç verdi. Amerikalılar iç saha maçlarına, birden fazla sayıda arka arkaya gelmişse fikstürde, kaleyi savunmak anlamına da gelen “homestand” derler. 5 maçlık homestand’in sonuncusu kayıp oldu, Magic surlarında delikler açılmış oldu. Hakkını vermek gerek, Nate McMillan taş gibi bir takım yapmış, Oden, Webster katılacak bu takıma daha, o zaman kim bilir ne canlar yakacaklar, bu sezon play-off yapacaklarından eminim.

Magic’in ana sorunu takım olamamak. Bu sorunu aşmak için gereken 1 numaralı faktör 1 numara oynayan oyucunuzun kalitesi. Bu adam Magic’te Nelson olduğu ve Nelson da birileri fazla sivrilince”Hey durun bakalım, bu takımda ben de varım!” triplerine sıkça girdiği için takımın ahengi bozulmakta. Lewis çok kötü başladığı maçta, 3. çeyrekte tam toparlanmışken ve Magic de öne fırlamışken Nelson çeyreğin ortalarına doğru önce 2 isabetsiz şut kullandı sonra bir driveda hücum faul yaptı ve hemen arkasından bir top kaybıyla adeta çomak soktu tekere. Portland üst üste bulduğu sayılarla öne fırlarken, o fark bir daha hiç kapanmadı. Nelson’ın topu paylaştığı ilk yarıda Howard 20-13 yaparken, ikinci yarıda sadece 9 -6’da kaldı. İşte bu istatistik bile bir oyun kurucunun takımı için ne demek olduğunu anlatmaya yeter.

Bir yıldız, geri kalanların ortalama performansları ve saçmalayan Nelsn ile Magic çok yukarılara gidecektir. Bu kayıp iyi bir ders ve Hidayet için geçen senekiler bir daha yaşanmayacak diye düşünenlerin suratına sert birt tokattır. Hido ona boşuna “Mr. Fourth Quarter” demediklerini bir kez daha ispat etmiş oldu. Ha bir de en son şu serbest atış meselesini nasıl çözecekler bilmiyorum ama Howard son çeyrekte 6 serbest atış kaçırdı bu böyle devam ederse tek haneli sayılarla çok maç kaybedilecek gibi.

>One Hell Bloody Monday!

Kasım 12, 2008, 10:33 am | NBA, Orlando Magic, Portland TBlazers kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Son 4 maçı üstüste kazanırken Magic “her maça bir yıldız bulunuyor” demiştim. Ama bu sefer o yıldızı bir değil iki tane birden çıkarmamıza rağmen çok sert bir kayaya tosladık. Hidayet’in skor anlamında kariyerinin en verimli maçlarından biriydi, son çeyrekte 16, toplamda 35 sayı yaptı. Howard soğuk algınlığı yaşıyor olmasına rağmen 29 sayı 19 ribauntluk bir performans verdi. Ama yine takım olamadı Magic ve yine kendi sahasında maç verdi. Amerikalılar iç saha maçlarına, birden fazla sayıda arka arkaya gelmişse fikstürde, kaleyi savunmak anlamına da gelen “homestand” derler. 5 maçlık homestand’in sonuncusu kayıp oldu, Magic surlarında delikler açılmış oldu. Hakkını vermek gerek, Nate McMillan taş gibi bir takım yapmış, Oden, Webster katılacak bu takıma daha, o zaman kim bilir ne canlar yakacaklar, bu sezon play-off yapacaklarından eminim.

Magic’in ana sorunu takım olamamak. Bu sorunu aşmak için gereken 1 numaralı faktör 1 numara oynayan oyucunuzun kalitesi. Bu adam Magic’te Nelson olduğu ve Nelson da birileri fazla sivrilince”Hey durun bakalım, bu takımda ben de varım!” triplerine sıkça girdiği için takımın ahengi bozulmakta. Lewis çok kötü başladığı maçta, 3. çeyrekte tam toparlanmışken ve Magic de öne fırlamışken Nelson çeyreğin ortalarına doğru önce 2 isabetsiz şut kullandı sonra bir driveda hücum faul yaptı ve hemen arkasından bir top kaybıyla adeta çomak soktu tekere. Portland üst üste bulduğu sayılarla öne fırlarken, o fark bir daha hiç kapanmadı. Nelson’ın topu paylaştığı ilk yarıda Howard 20-13 yaparken, ikinci yarıda sadece 9 -6’da kaldı. İşte bu istatistik bile bir oyun kurucunun takımı için ne demek olduğunu anlatmaya yeter.

Bir yıldız, geri kalanların ortalama performansları ve saçmalayan Nelsn ile Magic çok yukarılara gidecektir. Bu kayıp iyi bir ders ve Hidayet için geçen senekiler bir daha yaşanmayacak diye düşünenlerin suratına sert birt tokattır. Hido ona boşuna “Mr. Fourth Quarter” demediklerini bir kez daha ispat etmiş oldu. Ha bir de en son şu serbest atış meselesini nasıl çözecekler bilmiyorum ama Howard son çeyrekte 6 serbest atış kaçırdı bu böyle devam ederse tek haneli sayılarla çok maç kaybedilecek gibi.

Oden Sakatlandı

Ekim 29, 2008, 10:23 am | LA Lakers, NBA, Portland TBlazers kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

1 sene yattı, sakattı, bir kez bile eşofman giyip çıkmadı sahaya. Geçen sene seçildiği ligde ancak bu sezon çaylak olabildi. Geldi – gitti. Medcezir kadar sürmedi ilk maçı. Sağ ayağından sakatlandı, Lakers maçını tamamlayamadı. Ne olur bu işin sonu? Kurşun mu döktürsek, nazarlık mı taksak?

>Oden Sakatlandı

Ekim 29, 2008, 10:23 am | LA Lakers, NBA, Portland TBlazers kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>1 sene yattı, sakattı, bir kez bile eşofman giyip çıkmadı sahaya. Geçen sene seçildiği ligde ancak bu sezon çaylak olabildi. Geldi – gitti. Medcezir kadar sürmedi ilk maçı. Sağ ayağından sakatlandı, Lakers maçını tamamlayamadı. Ne olur bu işin sonu? Kurşun mu döktürsek, nazarlık mı taksak?

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.