Orlando Magic Karıştı

Mart 26, 2010, 11:07 am | Atlanta Hawks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Önceki gece Atlanta’ya son saniyede kaybedilen maç sonrası Magic cephesi adeta karıştı, herkes birbirine girdi. Maç boyu çok kötü hücum eden Rashard Lewis Joe Johson’ın son saniye şutunda iyi bir box-out yapamayınca arkasından gelen Josh Smith pozisyonu tipleyerek tamamladı ve Atlanta maçı 86-84 kazandı. Maçın bitmesine 0.1 saniye kala gelen bu tip sonrası StanVan Gundy adeta çıldırdı. Lewis’e öyle bir öfke saçtı ki saha içinde anlatılmaz yaşanır demek gerekir. Çok ciddi bir fırça attı Lewis’e, yetmedi basın toplantısında sıvadı geçti. “Maçı seyirci gibi izleyerek kazanamazsınız” demesi çok önemli olaydı. Bu sezon Lewis önce doping nedeniyle 10 maç ceza almış, sonrasında ise takıma katkısı sıradan bir forvet kadar olmuştu. Ama Lewis 118 milyonluk adam ve onu takımdan kesemezsiniz. İyi bir şutör, zorlama bir 4 numara ama kesinlikle iyi bir şutör. Ondan istenen post oyununu da geliştirip farklı tehditler yaratması Van Gundy geldiğinden beri, savunmada daha konsantre ve hareketli olması. Ama olmadı, olmuyor, Lewis geldiği günkü yerde duruyor Orlando’da. Van Gundy sinirlenince de lafını esirgemiyor. Lewis’in suratında da dolayısıyla bir mutsuzluk var. Carter’ın gelişiyle birlikte hücumdaki rolünün değişip azalması mutsuz ediyor onu. Arttırması istenen savunma konsantrasyonu da haliyle düşüyor. Lewis de başarısız bir kendini savunma yapmış maç sonrası “Pozisyon itibariyle solumdaki adamı takip ettim ama Josh sağdan geldi, iki kişi arasında kaldım yani yapabileceğim pek bir şey yoktu.” Pozisyonu aşağıda izleyip kararı kendiniz verebilirsiniz, haklı olan kim net gözüküyor çünkü.

Van Gundy’nin Lewis’e fazlasıyla yüklenmesi bir kenara bu sezon takıma katılan Barnes da önce Van Gundy’e sonra Lewis’e alenen yüklendi maç sonunda. Barnes maçın son 5 buçuk dakikasında hiç oyuna girmedi, oyundan çıkarken yerine giren isimse Lewis’ti. Oyunda olduğu sürelerde ise Joe Johnson’ı çok iyi savundu ve adeta maçtan kopardı, zorlama şutlara mecbur bıraktırdı, sinrlendirdi. Barnes “Joe’yu 13 sayıda tutup sindirmişken, maçın son 5 buçuk dakikasında oynatılmamış olmayı anlamıyorum. Van Gundy demek ki bana güvenmedi. Üçlük soktum, savunma yaptım, yi oynadım. İnanamıyorum gerçekten. Haliyle böyle oynarken kenara alınınca yerinize giren adamın da bir şeyler ortaya koymasını bekliyorsunuz ama bu gece bu söz konusu bile değildi.”

Sözün özü takım içi uyumda, koç-oyuncu, oyuncu-oyuncu ilişkilerinde çatlaklar var Orlando’da. Gerçi hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını ve çok şeyin değiştiğini sezon başında söylemiştik ama bu kadar aleni bir dalaşma da beklemiyordum ve yakışmadı. Atlanta bu galibiyetle hem play-off’u garantiledi hem de Orlando’ya bir adım daha yaklaşmış oldu.

http://i.cdn.turner.com/nba/nba/.element/swf/1.1/cvp/nba_embed_container.swf?context=nba&videoId=games/hawks/2010/03/24/0020901057_orl_atl_play4.nba

Toronto’da Ne Eksik?

Mart 18, 2010, 10:27 am | Atlanta Hawks, Hidayet Türkoğlu, NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Şu son 10-12 maçı bir tarafa koyduğumuzda Toronto’nun pek de fena gitmediğini hatta Doğu’da 5. sıraya kadar da yükseldiğini hatırlıyoruz. Her şey toz pembe gözükürken bir den tozlar genizlere kaçtı pembe pembe kan geldi Torontolu’nun ağzından. Uzun dönem Toronto üzerine bir şey yazmamanın sebebi de buydu. Malum Hidayet orada ve Toronto artık 2. takımım gibi ama bir türlü içime sinmeyen şeyler vardı Toronto’da. Takımda savunma performansı bir kaç adım ileriye gitmiş olsa da hücumda ciddi sıkıntılar vardı. Hidayet’in, Bosh’un sakatlıkları bir ara keyifleri kaçırsa da işler yine de pek fena gitmedi ama Triano’nun yüzünde bir türlü ciddi bir gülümseme göremedik. Haklydı Triano çünkü hücumda parlayan ve arka arkaya 2 basket bulan adama güneş muamelesi yapılıyor, takımın gerisi de güneş tutulması yaşıyordu adeta. Devamlı sorumluluk alan isim yoktu takımda. Bosh ise birileri fazlaca öne çıktığında adeta kıskanç büyük çocuk gibi o an için iyi giden işe çomak sokuyor, setsiz, passız birebir zorluyordu. Üstüne üstlük Triano Calderon ve Hidayet’in aynı anda sahada oldukları süre ne kadar az olursa o derece başarılı olunur düşüncesine kapılması kısmen doğru olsa da yanlıştı. Calderon büyük bir ego, en iyi asistleri kendisinin yapması gerektiğini, en önemli şutları kendisinin kullanması gerektiğini düşünüyor ama o işe her giriştiğinde takım yerle bir oluyor. Bu işe son dönemde Bosh’un da sakatlığı ile fazlaca yoğunlaşması dengeleri yine bozdu.

Dediğim gibi aslında takımda bir çok başlılık var hücumda. Sezon başındakine göre daha da iyi savunma yapan bir takım var. Hücumda çok üretken olamasa da Hidayet’in savunmada çok gayretli olduğunu görüyoruz. Jack rakip takımın balansını bozan bir hücumcu, Bargnani hücumda çok yönlü bir silah, Bosh büyük ağabey falan filan da takımın gerisinde gelecek sezon nerede olacaklarını bilmemekten kaynaklanan ve birazcık ön plana çıksalar Bosh ve Caleron tarafından önlerinin kesilmesiyle büyüyen bir kendine güvensizlik var. Wright’ın ortadan kayboluşu, Amir Johnson’ın aşırı istikrarsızlığı, Weems’in kıvılcım gibi parlayıp sönmeleri, Nesterovic’in Evans’ın kenarda paslandıktan sonra birden meydana çıkartılmaları ve unutulan adam Banks. Aslında bunlara Calderon’un Bosh yazın takımda tutulsa da tutulmasa da takas malzemesi olarak kullanılabileceğini hissetmesinden doğan aşırı başrolde görünme steğini eklersek resim çok daha netleşiyor.

Hep başrolde olup yazın maksimumun maksimumu parayı kapmak isteyen Bosh,
Topun ağzında olduğunu hisseden Calderon,
Sakatlık sorunları, top paylaşımı ve aşırı beklenti stresini aşamayan Hidayet,
Şut kaçırıp bir de eşleşme sorunları yaşadıkça moral kaybeden, maçtan kopan Bargnani,
Gelecek sezon nerede olacaklarını bilmeden avare avare dolaşan yedekler
Hücumda biri şut somaya başlayınca sorumluluktan kaçan oyuncular
Bu kadar sorunla baş etmeye çalışırken bazen maçlardan kopan Triano

Bunca sorun ve olumsuzluğun içinde dün akşam bir de seyircilerin bir kısmı son çeyrekte Hidayet’i yuhalayınca tamam dedim bu takımın işi bitti. O sırada maçın bitmesine 7 dakika vardı ve Toronto 8 sayı farkla gerideydi. Ama düşündüğümün aksine Hidayet o sesleri kendine yediremedi ve son 7 dakikada 6 sayı 2 asist ve maçın son saniyelerinde Josh Smith’e çok önemli bir blok yaparak takımını hem maça ortak etti hem de takdir kazandı. Ancak üzerinde hala bir ölü toprağı olduğu kesin, bir türl devamlılık yakalayamadı. Son istikrar yakaladığında sakatlanmış ve bir kaç maç kaçırmıştı. Umarım bu kez her maç yükselir ve penetre etmeyi unutmaz. Dün geceki Atlanta maçının son çeyreğindeki gibi hırlı ve istekli oynarlarsa play-off yapmaları hiç zo değil. Hedefleri 5. ya da 6.lık olmalı en az…

Bu arada Bosh’un aşırı kendi güveni ile maçın bitmesine 2 saniye kala soktuğu şutun ne kadar yanlış bir seçim olduğunu söylemeden edemeyeceğim. İkili sıkıştırma yok, önü bomboş, pota altı açık, rakibin faul hakkı dolmuş ve Bosh şut attı, üstelik o şut kaçsa maç da gidecek, Raptors’ın molası da kalmamıştı. Demek ki yıldız şansı dedikleri bu.

Bir de C3Moi’ya selam olsun dün Raptors da yemyeşildi St.Patricks Day vesilesiyle…

Sıra mecburi sebeplerden fazlaca ayrı kaldığım Orlando Magic’te. En yakın zamanda bir yazı borcum var hem kendime hem NBAKolik’e.

Kazanan Daima Haklıdır

Ekim 24, 2009, 9:51 am | Atlanta Hawks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Orlando Magic sezon öncesi son hazırlık maçında Atlanta Hawks’ı çok farklı yendi. Şutlar çok dengeli paylaşıldı, Howard’a ziyadesiyle top indirildi, muazzam hücum yapıldı. SVG yine şuta dayalı kısa beş tercih etti. Bass yine yedekteydi. Carter çok isabetli, Nelson paylaşımcı, diğerleri takımdı. J-Will’in savunmada hiç olmayışından, takım savunmasının tam anlamıyla oturmamış olmasından daha önce bahsettik bu sefer unutuyorum bunları ve üzerine konuşmuyorum. Kazanan her zaman haklıdır. 8’de 8 en azından eleştirilmemeyi hak eder. Hasarsız ve kusursuz giriyor sezona Magic. Bu görüntü yüzünden sezon öncesi yazımı yazamıyorum. Bu kadar iyi giderken bir takım benim söyleyeceklerim söylenmez, ama söylenmezse de koraklık yapılmış olur. Belki de 2-3 sezon maçı izlemem gerekecek yazmam için. Ne de olsa bunlar hazırlık maçı. Dediğim gibi kazanan her zaman haklıdır ve ben susuyorum şimdilik.

>Kazanan Daima Haklıdır

Ekim 24, 2009, 9:51 am | Atlanta Hawks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Orlando Magic sezon öncesi son hazırlık maçında Atlanta Hawks’ı çok farklı yendi. Şutlar çok dengeli paylaşıldı, Howard’a ziyadesiyle top indirildi, muazzam hücum yapıldı. SVG yine şuta dayalı kısa beş tercih etti. Bass yine yedekteydi. Carter çok isabetli, Nelson paylaşımcı, diğerleri takımdı. J-Will’in savunmada hiç olmayışından, takım savunmasının tam anlamıyla oturmamış olmasından daha önce bahsettik bu sefer unutuyorum bunları ve üzerine konuşmuyorum. Kazanan her zaman haklıdır. 8’de 8 en azından eleştirilmemeyi hak eder. Hasarsız ve kusursuz giriyor sezona Magic. Bu görüntü yüzünden sezon öncesi yazımı yazamıyorum. Bu kadar iyi giderken bir takım benim söyleyeceklerim söylenmez, ama söylenmezse de koraklık yapılmış olur. Belki de 2-3 sezon maçı izlemem gerekecek yazmam için. Ne de olsa bunlar hazırlık maçı. Dediğim gibi kazanan her zaman haklıdır ve ben susuyorum şimdilik.

>Çok Güzel Hareketler Bunlar

Temmuz 14, 2009, 4:35 pm | Atlanta Hawks, Cleveland Cavs, Detroit Pistons, Houston Rockets, Memphis Grizzlies, NBA, Orlando Magic, Phoenix Suns, Portland TBlazers kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Channing Frye Phoenix Suns ile 2. yılı oyuncu opsiyonlu olmak üzere anlaşmış. Sanırım bi-annual exceptionla atılan bir imza. Yaklaşık 2 milyon kazanacakmış bu sezon Frye. Hem kendie vitrin yaratacak Frye hem de Suns bayağı rahatlayacak pota altı hücumunda. Bu şartlar altında Ben Wallace’ın salıverilme prosedürü de başlamış, rasgele Wallace’a. Piyasa kafayı yedi, bir klip yaptırsın kendine bloklarından smaçlarından, kesin kafalar bir aklı evveli.

Yine Suns’ta Grant Hill bir sezon daha kalmaya karar vermiş. İyi olmuş, Güneşe yakın bize uzak olsun.

Hidayet’i kaçıran Blazers Paul Millsap ile bir offer sheet imzalamış ki bu teklif 4 sene ve 36 milyon civarındaymış. Utah’ın Millsap’i tutma ihtimalinden söz ediliyor. Magic Gortat’ı o kontratla tutmuş ya şimdi Jazz tutmazsa ayıp olur.

Bak bu aynı Blazers Nate McMillan’ın sezon sonu biten kontratını da 1 sene daha uzatmış. Hayret bunu kaçırmamışlar. Bak sen Allah’ın işine.

Chicago Bulls Gordon’u kaybedince arka alanı delisiz bırakmayalım diyip Jannero Pargo’yu takıma katmış. Pargo geçen sezon Rusya senin Yunanistan benim Avrupa’yı gezmişti. Kontratının detayları açıklanmadı henüz, çok gizliymiş, devlet sırrı, aman aman.

Memphis Stackhouse’ı 2 milyon garanti parasını verip salmış. Stack önce tatile sonra Dallas’a gider. 1 ay dediğin ne ki 30 günde geçiverir.

Hidayet’i kapan Toronto Anthony Parker’ı kaptırmış, Colangelo “Çok da tırt” demiş. 34 yaşındaki Parker’ın Cavs’teki ana görevi James’i yedeklemek ve ceza atışlarını sokmakmış.

Aaron Afflalo ve Walter Sharpe Pistons tarafından Denver’a takas edilmiş. Cap 1.8 milyon daha rahatlamış. Yeni sezonda Pistons’ta sahaya çıkacak adam kalmadığından Dumars 8. olarak eşofmanları çekecekmiş.

Atlanta daha önceden anlaştığı Bibby ve Zaza ile anlaşmalarını imzalamış. Bibby 3 sene 18 milyon, Zaza 4 sene 19 milyon alacakmış. Demek ki yedek uzunlar 4 sene ve 18-20 milyon alırmış, Gortat gibi 34 milyon gömülmezmiş benç bekçisine.

Bir sürü takım draftte seçtikleri adamlara imza attırmış, Orlando’nun draftte seçim yapmaya hakkı bile yokmuş!

T-Mac forma numarasın güya Darfur’daki olaylara dikkat çekmek için 1’den 3’e değiştirmiş. Belgesel ve bağış olayları varmış. Ama kulübe yakın kaynaklar “Lanet olsun 1 numaraya, giydikçe sakatlandım, sağlam yerim kalmadı, Lise’de ne güzel 3 numara giyiyordum tırnağım bile kırılmadı, şunu da Ariza’ya kakalayım bari” dediğini söylüyorlarmış T-Mac’in. Bu kaynakların kulübe neresinden yakın olduğunu merak ettim şimdi. Batıl T-Mac. Ayıp.

Atlanta Fatihleri!

Nisan 5, 2009, 12:11 pm | Atlanta Hawks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

>Atlanta Fatihleri!

Nisan 5, 2009, 12:11 pm | Atlanta Hawks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

>Magic Fırtınası

Ocak 10, 2009, 8:23 pm | Atlanta Hawks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>İlk periyotta 41 sayı, ilk devre sonunda 38 sayı fark, en fazla oynayan ilk 5 oyuncusu 25 dk oyunda kalmış, 34 sayı farkla bitmiş bir maç. Bunca senedir bir geçen Chicago maçını izlerken inanılmaz uykum gelmişti (o maçta da 30 sayı fark vardı ilk devrede) bir de bu maçta zor durdum. Daha ilk çeyrekte indirdi tokadı Magic, müthiş bir takım oyunu ve inanılmaz bir şut yüzdesi. Magic bugün itibariyle Boston’un da üzerinde. Doğu Konferansı’nda işler karışıyor, mütkiş bir takım olam Magic durmadan tırmanıyor. Maç yorumu falan da yapmıyorum, keza böyle maça yorum yapılmaz, 2 boksör arasında bu kadar siklet farkı olursa nakavt çekinilmezdir.

Magic Fırtınası

Ocak 10, 2009, 8:23 pm | Atlanta Hawks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

İlk periyotta 41 sayı, ilk devre sonunda 38 sayı fark, en fazla oynayan ilk 5 oyuncusu 25 dk oyunda kalmış, 34 sayı farkla bitmiş bir maç. Bunca senedir bir geçen Chicago maçını izlerken inanılmaz uykum gelmişti (o maçta da 30 sayı fark vardı ilk devrede) bir de bu maçta zor durdum. Daha ilk çeyrekte indirdi tokadı Magic, müthiş bir takım oyunu ve inanılmaz bir şut yüzdesi. Magic bugün itibariyle Boston’un da üzerinde. Doğu Konferansı’nda işler karışıyor, mütkiş bir takım olam Magic durmadan tırmanıyor. Maç yorumu falan da yapmıyorum, keza böyle maça yorum yapılmaz, 2 boksör arasında bu kadar siklet farkı olursa nakavt çekinilmezdir.

>Dirilen Orlando – Silkinen Hidayet

Ocak 8, 2009, 9:40 am | Atlanta Hawks, NBA, Orlando Magic, Washington Wizards kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Son Toronto maçında Orlando’nun pek de beklemediği bir tokat yediğini söylemiştik. Miami maçında oldukça zorlanan, Toronto’ya kaybeden Orlando’nun zayıf halkası Hidayet olarak öne çıkmıştı. Bu iki maçta sadece 26’da 5 şut atarak 8 sayı ortalama ile oynayıp vasat bir hücum görüntüsü çizmişti. Tabii 6,5 ribaunt ve 5 asist ortalamalarını da katarsak sadece şut anlamında sıkıntısı olduğu gözüküyor. Ancak içerdeki Washington ve dışardaki Atlanta galibiyetlerinde yakaladığı 22 sayı 6 ribaunt 7,5 asist ortalamalarıyla geçen seneki spektaküler performansından adeta pasajlar sundu bize. Yine çok iyi şut attığı söylenemese de cesaretli olup içeriye dalışlarıyla bir çok serbest atış kulanmış olması, kendine farklı çıkış noktaları yaratmak için hep düşündüğünü ispatlar nitelikte. Öte yandan Howard, Lewis ve Nelson’ın belli bir istikrar dahilinde oyunlar çıkarması Orlando’nun aşağıya çekilememesini sağlıyor. Washigton’ın içler acısı durumunun bu sezon pek düzeleceği yok, 20 galibiyet yapabilirse öüp başlarına koymaları gerek. atlana ise ligin evde en çok kazanan takımlarından biri ama Orlando tam analamıyla bir deplesman takımı olduğunu göstermiş oldu bu galibiyetle. Özellikle Mike Bibby’nin takıma katılmasıyla çok önemi bir takım haline gelen Atlanta’nın bu sezon 2. turu zorlayacağını düşünüyorum. Hatta biraz daha iddialı konuşayım, sezonu 4 ya da 5. bitirirlerse 2. tura çıkarlar.

Orlando açısından bu iki maçtaki en önemli gelişme kuşkusuz Bogans’ın bir anda ortadan kaybolmasıydı.Takım Olmak yazımda Stan Van Gundy ile şiddetli bir tatışma yaşadıklarını anlatmıştım. Sanırım onun neticesinde bir anda kenara alınıverdi, her ne kadar sağ bileği burkulmuş falan diye söylense de bundan sonra kolay kolay ciddi süreleralamaz bir dönem. Bu da Van Gundy disiplinin bir nişanesi olsun.

Dirilen Orlando – Silkinen Hidayet

Ocak 8, 2009, 9:40 am | Atlanta Hawks, NBA, Orlando Magic, Washington Wizards kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın



Son Toronto maçında Orlando’nun pek de beklemediği bir tokat yediğini söylemiştik. Miami maçında oldukça zorlanan, Toronto’ya kaybeden Orlando’nun zayıf halkası Hidayet olarak öne çıkmıştı. Bu iki maçta sadece 26’da 5 şut atarak 8 sayı ortalama ile oynayıp vasat bir hücum görüntüsü çizmişti. Tabii 6,5 ribaunt ve 5 asist ortalamalarını da katarsak sadece şut anlamında sıkıntısı olduğu gözüküyor. Ancak içerdeki Washington ve dışardaki Atlanta galibiyetlerinde yakaladığı 22 sayı 6 ribaunt 7,5 asist ortalamalarıyla geçen seneki spektaküler performansından adeta pasajlar sundu bize. Yine çok iyi şut attığı söylenemese de cesaretli olup içeriye dalışlarıyla bir çok serbest atış kulanmış olması, kendine farklı çıkış noktaları yaratmak için hep düşündüğünü ispatlar nitelikte. Öte yandan Howard, Lewis ve Nelson’ın belli bir istikrar dahilinde oyunlar çıkarması Orlando’nun aşağıya çekilememesini sağlıyor. Washigton’ın içler acısı durumunun bu sezon pek düzeleceği yok, 20 galibiyet yapabilirse öüp başlarına koymaları gerek. atlana ise ligin evde en çok kazanan takımlarından biri ama Orlando tam analamıyla bir deplesman takımı olduğunu göstermiş oldu bu galibiyetle. Özellikle Mike Bibby’nin takıma katılmasıyla çok önemi bir takım haline gelen Atlanta’nın bu sezon 2. turu zorlayacağını düşünüyorum. Hatta biraz daha iddialı konuşayım, sezonu 4 ya da 5. bitirirlerse 2. tura çıkarlar.

Orlando açısından bu iki maçtaki en önemli gelişme kuşkusuz Bogans’ın bir anda ortadan kaybolmasıydı.Takım Olmak yazımda Stan Van Gundy ile şiddetli bir tatışma yaşadıklarını anlatmıştım. Sanırım onun neticesinde bir anda kenara alınıverdi, her ne kadar sağ bileği burkulmuş falan diye söylense de bundan sonra kolay kolay ciddi süreleralamaz bir dönem. Bu da Van Gundy disiplinin bir nişanesi olsun.

Çarpılmak

Ekim 30, 2008, 11:12 am | Atlanta Hawks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Sezona kuvvetlenen kadrosuyla ve büyük umutlarla giren Orlando Magic için ilk maç hiç de beklendiği gibi geçmedi. Özellikle geçen sezonun üç önemli ismi Howard, Hidayet ve Lewis’e çok sert savunma uygulayan Hawks, ekmeklerine yağ süren oyun kurucu müsvettesi Nelson’ın da katkılarıyla bir ara 21 sayı fark yakaladığı maçta Magic’i 99-85 mağlup etti. Lewis üzerine çok agresif oynayıp maçın bitimine 11 dakika kala ona 6 faul aldırdılar. Hidayet ve Howard’a bir çok kez 2’li ve 3’lü sıkıştırma getirip, pick’n rol savunmasında uzunun içeri devrilmesine kolay kolay izin vermediler. Tek aksadıkları nokta Pietrus oldu ama o da tek başına maçı alıp götürebilecek bir isim olmadığı için Hawks çok rahat kazabdı ligin ilk maçını üstelik deplasmanda. Magic Killer Joe Johnson ve eski Magic’li Zaza’nın performansları çok etkileyici idi.

Magic açısından tek umut verici gelişme oyun kurucu gibi bir oyun kurucunun kadroya dahil olmuş olması. Nelson bu güzel(!) oyununa devam ederse Johnson ondan sadece süre değil, yerini de çalacak. Tek maça bakarak tüm sezonun ne olacağı kestirilmez. Chris Bosh dün kazandıkları Sixers maçından sonra kendisine “İlk maçı kazandınız 81 maç kaldı” diyen muhabire “bu sadece bir maç, 81’ini birden kazanabileceğimizi sanmıyorum” diye cevap verdi. Ben de bu akıl dolu cevabı Magic’e uyarlayayım “Bir maçı kaybetmiş olabiliriz ama daha geride 81 maç var.”

>Çarpılmak

Ekim 30, 2008, 11:12 am | Atlanta Hawks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Sezona kuvvetlenen kadrosuyla ve büyük umutlarla giren Orlando Magic için ilk maç hiç de beklendiği gibi geçmedi. Özellikle geçen sezonun üç önemli ismi Howard, Hidayet ve Lewis’e çok sert savunma uygulayan Hawks, ekmeklerine yağ süren oyun kurucu müsvettesi Nelson’ın da katkılarıyla bir ara 21 sayı fark yakaladığı maçta Magic’i 99-85 mağlup etti. Lewis üzerine çok agresif oynayıp maçın bitimine 11 dakika kala ona 6 faul aldırdılar. Hidayet ve Howard’a bir çok kez 2’li ve 3’lü sıkıştırma getirip, pick’n rol savunmasında uzunun içeri devrilmesine kolay kolay izin vermediler. Tek aksadıkları nokta Pietrus oldu ama o da tek başına maçı alıp götürebilecek bir isim olmadığı için Hawks çok rahat kazabdı ligin ilk maçını üstelik deplasmanda. Magic Killer Joe Johnson ve eski Magic’li Zaza’nın performansları çok etkileyici idi.

Magic açısından tek umut verici gelişme oyun kurucu gibi bir oyun kurucunun kadroya dahil olmuş olması. Nelson bu güzel(!) oyununa devam ederse Johnson ondan sadece süre değil, yerini de çalacak. Tek maça bakarak tüm sezonun ne olacağı kestirilmez. Chris Bosh dün kazandıkları Sixers maçından sonra kendisine “İlk maçı kazandınız 81 maç kaldı” diyen muhabire “bu sadece bir maç, 81’ini birden kazanabileceğimizi sanmıyorum” diye cevap verdi. Ben de bu akıl dolu cevabı Magic’e uyarlayayım “Bir maçı kaybetmiş olabiliriz ama daha geride 81 maç var.”

>Evans Kazığı Çıkardı, Childress’a Duacı

Temmuz 31, 2008, 10:41 am | Atlanta Hawks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>“Kendi Kendini Kazıklayan Adam” demiştim Mo Evans için. Mo kazığı çıkardı Olympiakos’a giden Josh Childress’ın katkılarıyla. Atlanta ile imzaladı, 3 senelik ve 7,5 milyonluk bir kontrat aldı. Magic’te reddettiği kontrata denk bir meblağ. Kariyerini ve parasını Childress’ın Yunanistan’a gitmesi kurtardı. Hawks da sonunda sakatlık problemi olmayan, istikrarlı, iyi savunma yapabilen ve verilecek görevi layıkıyla yapmak için kendini parçalayacak bir 2-3 numara yedeği edindi. Her iki taraf için de güzel bir imza.

Bu arada Evans’ın eski takımı Magic yaz ligindeki performansından memnun kalmadığı James Augustine’i serbest bırakıp, kontrat yenilemek için Adonal Foyle ile görüşmelere başladı. Otis Smith kadroyu bu sezon 14 kişide tutmak istediklerini, Foyle ile birlikte 3. bir oyun kurucu daha alıp transferini kapatmaya çalışacaklarını söylemiş. O bir kişilik boşluk sezon içinde yapılabilecek takasa imkan tanımak için olabilir keza henüz ciddi bir takas söylentisi bile çıkmadı Orlando medyasında.

Evans Kazığı Çıkardı, Childress’a Duacı

Temmuz 31, 2008, 10:41 am | Atlanta Hawks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

“Kendi Kendini Kazıklayan Adam” demiştim Mo Evans için. Mo kazığı çıkardı Olympiakos’a giden Josh Childress’ın katkılarıyla. Atlanta ile imzaladı, 3 senelik ve 7,5 milyonluk bir kontrat aldı. Magic’te reddettiği kontrata denk bir meblağ. Kariyerini ve parasını Childress’ın Yunanistan’a gitmesi kurtardı. Hawks da sonunda sakatlık problemi olmayan, istikrarlı, iyi savunma yapabilen ve verilecek görevi layıkıyla yapmak için kendini parçalayacak bir 2-3 numara yedeği edindi. Her iki taraf için de güzel bir imza.

Bu arada Evans’ın eski takımı Magic yaz ligindeki performansından memnun kalmadığı James Augustine’i serbest bırakıp, kontrat yenilemek için Adonal Foyle ile görüşmelere başladı. Otis Smith kadroyu bu sezon 14 kişide tutmak istediklerini, Foyle ile birlikte 3. bir oyun kurucu daha alıp transferini kapatmaya çalışacaklarını söylemiş. O bir kişilik boşluk sezon içinde yapılabilecek takasa imkan tanımak için olabilir keza henüz ciddi bir takas söylentisi bile çıkmadı Orlando medyasında.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.