Anadolu Rangers 48 – 14 Sakarya Tatankalar

Mart 20, 2010, 9:31 pm | Korumalı Futbol, Tatankalar kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum

Üniversiteler Ligi gruplarında son maçımızdı bu, kazanabilseydik Çeyrek Finale çıkan ekip olacaktık, halbuki maça da fena başlamamıştık ama maç 8-8 iken önce Tight End’imin kolu bileğinden, 14-16 iken Fullback’imin kolu humerus denilen dirsek omuz arasındaki bölgeden boyuna kırıldı. TE en az 1 ay yok FB sanırım futbolu bırakma noktasına gelmiş oldu bu sakatlıkla, bu gece ya da yarın sabah İstanbul’da ameliyata alınacak. Bu gelişmelerden sonra tekrar maça motive olmak, hiçbir şey yokmuş gibi devam etmek, kafaları dik tutmak çok zor. Çocuklarım yine de ellerinden geleni yaptılar ama sakat sayısı bu kırıklarla 10’u bir hayli geçmişken, takımın yarısı iron man oynarken ve maç konsantrasyonu kalmamışken bile yine de savaştılar. Hepsini alınlarından öpüyorum sergiledikleri duruş için, centilmenlikleri için, adamlıkları için! Onlarla aynı havayı solumak bile benim için gurur.

Anadolu Üniversitesi’ne Üniversiteler Ligi Final grubunda başarılar diliyorum, umarım önleri açık olur, gidebildikleri yere kadar giderler.

Bu noktadan sonra 17 Nisan’ı ve 1. Lige Terfi maçını bekliyoruz artık. Allah yardımcımız olsun.

Sakarya Tatankalar 7 – 20 Selçuk Kartallar

Mart 13, 2010, 10:31 pm | Korumalı Futbol, Tatankalar kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Üniversiteler Ligi’nde 2. maçımıza çıktık bugün. Sakatlar, Kulüpler Ligi kadrosunda olup da bu kadroda bulunmayan 10 küsür adam, yağmur yağmaması, rüzgar esmemesi, şimşek düşmemesi, kıl dönmesi gibi meseleleri ardı ardına sıralayıp mağlubiyete bahane bulacak adam değilim kendi adıma. Çok güzel ve öğretici bir mağlubiyet aldık. Buna halk arasında söylenecek çok güzel sözler var ama ben ben pek abartmadan havadaki burunlar normal seviyelerine geri döndüler diyeyim. Hayatın her aşamasında “ben oldum” dediğin anda kaymetmeye mahkum olursun. Bugün çocuklar çok şey öğrendi. En önde geleni de buydu. Üst üste 4 maç kazanmak demek kral oldun demek değil ki! Geçmişle yaşayan kaybetmeye ne zaman mahkum olmadı ki bugün olacak. Sporda dün de yok yarın da, şu an var sadece, ve sen o anda, takım olarak, takımın parçası olarak orada olmak zorundasın. Gelecek Cumartesi Anadolu Üniversitesi ile deplasmanda karşılaşacağız. Maçı kazanan Üniversiteler Ligi’nde Çeyrek Final’e yükselecek. Benim içinse Çeyrek Final’den öte çocukların kaybetmenin acısının nasıl bir şey olduğunu içlerinde hissedip takım olmayı becerebilmeleri. Sonuçta Kulüpler Ligi ve Üniversiteler Ligi çok farklı oluşumlar ve bu çocuklar Üniversite Takımının, sonrasında bir kısmı da Kulüp Takımının geleceği.

Çok kıymetli bir rakip vardı bugün karşımızda. Hak ederek kazandılar, en önemlisi onlar takımlardı. Kendilerini kutluyorum, umarım önleri açık olur. Hatta umarım Ankara ve İstanbul hanedanlığına karşı duracak ekiplerden biri olarak seneler boyu var olurlar.

Bu maçta midesi delindiği ve bu sebeple ameliyat olduğu için oynayamayan ve bir müddet aramızdan uzak kalacak olan Fatih’e bir galibiyet armağan etmek istedik ama olmadı. Tekrar geçmiş olsun diyorum tüm takım adına kendisine. Acil Şifalar Fatih,çok özledik seni!

Not: Bu arada ozhano ilk kez maça geldi ve kaybettik, yoksa….  🙂

Sakarya Tatankalar 14 – 0 Yaşar Üniversitesi (Admirals)

Şubat 28, 2010, 9:25 pm | Korumalı Futbol, Tatankalar kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Bu sezon hem Korumalı Futbol Türkiye 2. Ligi’nde hem Üniversitler Ligi’nde mücadele ediyoruz Sakarya Üniversitesi olarak. Bugün Üniversiteler Ligi’ne Yaşar Üniversitesi maçı ile başladık kendi sahamızda. Ağır bir sahada, zorlu Koç Üniversitesi 2. Lig müsabakasından sonra hırslı ve istekli Yaşar Üniversitesi müsabakası oldukça zorlu geçti. Hem Türkiye Ligi hem de Üniversiteler Ligi’nde oynamış olmanın getirdiği öğrenci olmayan oyuncularımızın forma giyememesi zorunlu rotasyona itiyor takımı ki bu da son derece tecrübe artırıcı bir faktör aslında. Bu maçla beraber faydalandığımız oyuncusu sayısı 40’ı geçmiş oldu ki bu da gelecek seneler için umut verici.

Üniversiteler Ligi’nde garipsediğimiz bir kural değişikliği çeyreklerdeki süre kısaltımı oldu. Perşembe günü faksla aldık bilgisini, normalde 15 dakika olan çeyrekler 12 dakikaya indirilmiş vaziyette. Bu bence iyi olmamış. Buna bir de sürenin sadece saati tutan başhakem tarafından biliniyor oması ve neye göre değişiyor olduğunun tam olarak anlaşılamaması eklenirse Üniversiteler Ligi’ne ilişkin bazı sıkıntıların yaşanacağı bugünden söylenebilir. Sözü fazla uzatmayalım grubun diğer maçında Anadolu Üniversitesi kendi sahasında Selçuk Üniversitesi’ne 14-20 kaybetti.

Gelecek hafta Ege Üniversitesi SK ile bir anlamda 2.Lig’de 2. sıra mücadelesine çıkacağız. Sonraki hafta ise Selçuk Üniversitesi’ni misafir edeceğiz Sakarya’da. Tatankalar savaşıyor!

Sakarya Tatankalar 24 – 8 Koç Rams

Şubat 21, 2010, 9:38 pm | Korumalı Futbol, Tatankalar kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum
Bu 4 yıllık bir özlemin son bulduğu maçtı. 
Bu galibiyet emeklerin boşa olmadığının kanıtıydı.
Bu skor inananın neler yapacabileceğinin göstergesiydi.
Bu sonuç çalışanın kazanacağının ispatıydı.
Bu skorla 3 yıl önce bir hayalin peşinde çıktığımız yolu vücuda getirdik.

Sahaya çıkacak ekipmanı olmayan Sakarya’yı bugün getirdiğimiz yer planlı çalışmanın, hedef koymanın ve vazgeçmemenin sonucudur. Her geçen gün üzerine koyan, her maç öğrenen, her hafta tecrübelenen, disiplinli ve vazgeçmeyen bir takımız var. 7 Mart’taki Ege maçını da kazanırsak çok büyük bir hayalin eteklerine yapışmış olacağız. Ege galibiyeti gelirse 17 Nisan’da 1. Lige yükselme maçına çıkacağız. Rakibimize saygı duyuyoruz, geçen sene bizi kendi sahamızda mağlup ettiklerini unutmuyoruz ve odaklanıyoruz.

Bu çocuklar, bu ekip her türlü övgüyü hak ediyor. Hepsini alnından öpmek boynumun borcu. Özellikle savunma takımımızı bir ayrı tebrik ediyor ve kucaklıyorum.

Ekip olarak bu galibiyeti senelerdir her türlü cefamızı çeken annelerimize armağan ediyoruz.

İstanbul AFK B 0 – 36 Sakarya Tatankalar

Şubat 14, 2010, 11:59 pm | Korumalı Futbol, Tatankalar kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Aslında üzerine uzun uzun yazmak gerekir ama ben gelecek haftaki Koç Rams maçını bekliyorum. O maç sonrası bu sezonki hikayemizi anlatacağım. Hem ofansta hem defansta her geçen gün gelişme gösteren takımımı kutluyorum. Profesyonel liglere tarihinde ilk kez iştirak eden Tatankaların bu ilk galibiyeti tarih sayfalarındaki yerini aldı. Hedef önümüzdeki 2 maçı da kazanarak wild card oynayabilmek ve 1. Lige terfi edebilmek. Ama her şeyin ötesinde centilmence, sportmence ve zevk alarak, eğlenerek spor yapmak, yaptırmak. Ayrıca Sevgili dostum Taner Şengül’e de sonsuz teşekkürler. O olmasa bugünkü durumumuza gelemezdik.

Çalışan ve inanan kazanır, kaybetse bile…

>Ünilig, Yönetim Yanlışları ve Sakarya’nın Macerası

Haziran 10, 2009, 3:15 pm | Korumalı Futbol, Tatankalar kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum

>

Üniversiteler Ligi’nde bir değişiklik olmadı ve yine Ankara takımlarının liderliğinde ve şampiyonluğunda sona eren bir Lig yaşandı. Daha önceki yazılarda hep Üniversiteler Ligi’nin sisteminin yanlış olduğundan, bu sistemle ne doğru düzgün oyuncu yetişebileceğinden ne de Üniversite kulüplerinin kurumsallaşabileceğinden bahsettik. Bu sezonki sonuç, önceki seneler gibi aynı senaryonun tekrar filme çekilmesi oldu. Ve hepimiz sıkıldık, hepimiz bunaldık.

NFLTr’de bu yıl başladığım yazarlığımın yanı sıra, hatta ve aslında Sakarya Üniversitesi Korumalı Futbol Kulübü’nün Başkanlığını yürütüyorum. 2007’de göreve geldiğim günle bugün arasında 2 kez TBSF federasyonu değişti. Sporcu-öğrenci arkadaşlarımın kafasındaki kendimizle ilgili soru işaretlerinin çoğunu halletmişken, halen büyük bir kısmının aklında Federasyon ve sporun geleceği ile ilgili bir yığın soru ve şüphe var. Yavaş yavaş hem bunları hem de yaşadıklarımızı paylaşmak istiyorum sizlerle.

2 sezondur farklı federasyonlar görevde olmasına karşın Üniversiteler Ligi başlamadan 1 hafta öncesine kadar lig nasıl tertip edilecek, kim hangi grupta, seri başı var mıdır, gruplar kaçarlı olacak, kaç maç yapılacak vs. vs. soruları cevap bulmuyor. Tertip edilen resmi bir ligin başlamasına üç gün kala bunlar belli olursa, ne doğru düzgün o lige katılacak takım ne de o ligi götürecek ekip, ekipman, yan faktörleri tamamlayabilirsin.

Öncelikli sorun hem Sakarya’da hem diğer illerde muhtemelen maç yapacak sahadır. Liglerin başlama tarihi, katılacak takımlar lig başlamadan en az 1 ay önce belli olmadıkça, Korumalı Futbol’da saha sıkıntısı kanayan bir yara olarak kalacaktır. Üniversitelerin açılış tarihleri birbirine çok yakın olduğuna göre, ligin başlama tarihi de yaz aylarında kriterleri ile belirlenmelidir. Katılım için konulan başvuru tarihinde kriterleri sağlayan takımlar hesaba katılıp fikstür ve organizasyon taslağı kolaylıkla belirlenebilir. Taslak Üniversitelere gönderilir ve konulan belli cevap süresi sonunda gelen – gelmeyen cevaplara göre kesinleşir. Örneğin Lig Ekim 20’de başlayacaksa bu işler 20 Eylül’de kesinleşmiş, son bulmuş olur. Ona göre Gençlik Spor Müdürlükleri, Belediyeler ve Üniversite Yönetimleri ile masaya oturulur, sahalar aylar öncesinden bağlanır. Bu iki seneyi hatırlayalım örneğin. İlk maçımız geçen sene Bilgi Üniversitesi ile, Lig Cumartesi başlayacak, maç tarihi ancak Pazartesi kesinleşti, biz yırtınarak şehir dışındaki bir sahayı Perşembe günü koparabildik. O da benim Gençlik Spor İl Müdürü ile 13 senelik bir dostluğum olması sayesinde olabildi ancak. Bu sezon 2. hafta fikstürü sezon başı ilan edilip sonra Kurban Bayramı diye ötelendi. Ben 2 maç Üniversite’den 1001 zorlukla aldığım ve bakımını büyüklerimizin ılımlı yaklaşımı sonucu ertelettiğim sahada dediğim tarihte 1.maçımı yapamadım, 2. maçımda da mağlup olunca bir anda “Bunun için mi verdik sorusuna” muhatap kalabilecek bir hale geldim. Halbuki maçları zamanında ve hazırken yapsam belki de 2 galibiyetle gruptan çıkan benim ekibim olacaktı. Düzensiz ve eksik bir organizasyon geçen sene çeyrek final yapan takımı bir anda o iş tesadüf mü? sorusuyla karşı karşıya bıraktı ki kökeninde Saha sıkıntısının verdiği stres ve son güne kadar saha ayarlayıp onu oynanabilir getirmeye çalışan oyuncuların yıpranmışlığı ve üzerlerindeki baskı yatar.

Pahalı bir spor olan Korumalı Futbol’u devam ettirebilmek, iyi bir yerlere getirebilmek ve bu kültürü yerleştirebilmek için en elzem ihtiyaç mutlaka ve mutlaka malzeme. 2007’de elinde sağlam 22 shoulder pad ve 18 kask olan takımı bu sezon sonu itibariyle Kulüpler Ligi’ne katılabilecek duruma getirdik. Ancak 2 senedir çektiklerimi bir ben bir de Allah biliyor. Eşime, evime, aileme ayıramadığım zamanı hep Korumalı Futbola ve kulübe ayırmak, her anı “Takımı nasıl daha iyi bir konuma getiririz?” diye düşünerek geçirmek, para peşinde koşmak, defalarca reddedilmek, antrenmanı ayrı deplasmanı ayrı maçı ayrı oyuncuların ruh halini, derslerini ayrı düşünmek, kurum içi sorunlarla ve bürokratik engellerle savaşmak herkesin katlanacağı şeyler değil. Oyuncularım zaman zaman soruyorlar bana “Neden Hocam, neden bu kadar parçalıyorsunuz kendinizi?” diye. Net bir cevabı yok aslında, aşk var, tutku var içinde, paylaşmak var ama kesin şudur diyemiyorum. Onları sahada görmek çok mutlu ediyor beni. Malzemeleri, formaları, topları tam olarak çıkıyorlar ya sahaya bir an zaman duruyor benim için.

Fazla uzatmadan özetleyelim malzeme ve para mevzusunu. 2 seneyi aşkın süredir hediyelik eşya satmaktan, bağış toplamaya, sponsorluk görüşmelerinden, takvim yaptırmaya envayi çeşit yol denedik para bulabilmek için. Hem alın terimizle kazandık parayı hem de sonunda bir sponsor bulabildik ama sponsor benim ortaokul ve liseden çok sevdiğim bir dostum. Formaları yaptırdık ama bunu yapan da bizim okuldan Ankara’da yaşayan bir işadamı arkadaş. Bu mudur yani Korumalı Futbol’un gelişimi, ilerlemesi? Bu mudur Balkanlar’a yayılıyoruz, tabana iniyoruz? Bir kişi bir şeye ihtiyacınız var mı diye aramadı 2 senedir Federasyon yetkili kurullarından (Fatih Gökova ve Metin Bey’i hariç tutuyorum). Arandığımız zaman sorulan soru şu : Maça çıkıyor musunuz, sahanızı ayarladınız mı? Bu mudur bir sporu federe etmek, yönetmek. Bu adamlar neler yapıyorlar, nereden malzeme bulup çıkıyorlar maçlara, paraları var mı, sahayı nasıl ayarladılar, deplasmana nasıl gidecekler diye kimse sormuyor. Çoğu Üniversite takımı bizim gibi SKS’ye bağlı (ki bu sene Rektörlüğe bağlanmayı başardık) ve öğrenci kulübü konumunda. Üniversite’den alınan maddi destek sıfıra yakın, ancak kampus içi ihtiyaçlar karşılanabiliyor, onlar da kısıtlı oluyor. Peki bu şartlar altında bu kadar Üniversite takımı nasıl var oluyor ve bu lig yürüyor? Bunun adı mucize başka bir şey değil.

Anlatacak aslında çok şey var ama şimdilik bu kadarla yetinelim. Gözüken o ki Üniversite takımlarına bakış açısı değişmedikçe ve Korumalı Futbol’un tanıtımı için ciddi atılımlar yapılmadıkça her sene aynı sıkıntılarla boğuşacağız.

İlk defa buradan açıklamış olalım; Sakarya Üniversitesi Spor Kulübü altında branş olarak Korumalı Futbol’u açtık ve gelecek sene bir aksilik olmazsa Kulüpler Ligi’nde de mücadele etmek için başvurularımızı yapacağız. Sakarya, Kocaeli veya yakın illerde ikamet eden Futbol tutkunlarını antrenmanlarımızın başlamasıyla birlikte Sakarya Üniversitesi’ne bekliyoruz. Mezunlarımız, halen Üniversite takımında oynayanlarımız ve bu işe gönül vermişlerle iyi bir çaylak sezonu geçirmek istiyoruz Kulüpler Ligi’nde.

İlerleyen yazılarda görüşmek üzere…

Bilgi için: http://www.afkulubu.sakarya.edu.tr/

Ünilig, Yönetim Yanlışları ve Sakarya’nın Macerası

Haziran 10, 2009, 3:15 pm | Korumalı Futbol, Tatankalar kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Üniversiteler Ligi’nde bir değişiklik olmadı ve yine Ankara takımlarının liderliğinde ve şampiyonluğunda sona eren bir Lig yaşandı. Daha önceki yazılarda hep Üniversiteler Ligi’nin sisteminin yanlış olduğundan, bu sistemle ne doğru düzgün oyuncu yetişebileceğinden ne de Üniversite kulüplerinin kurumsallaşabileceğinden bahsettik. Bu sezonki sonuç, önceki seneler gibi aynı senaryonun tekrar filme çekilmesi oldu. Ve hepimiz sıkıldık, hepimiz bunaldık.

NFLTr’de bu yıl başladığım yazarlığımın yanı sıra, hatta ve aslında Sakarya Üniversitesi Korumalı Futbol Kulübü’nün Başkanlığını yürütüyorum. 2007’de göreve geldiğim günle bugün arasında 2 kez TBSF federasyonu değişti. Sporcu-öğrenci arkadaşlarımın kafasındaki kendimizle ilgili soru işaretlerinin çoğunu halletmişken, halen büyük bir kısmının aklında Federasyon ve sporun geleceği ile ilgili bir yığın soru ve şüphe var. Yavaş yavaş hem bunları hem de yaşadıklarımızı paylaşmak istiyorum sizlerle.

2 sezondur farklı federasyonlar görevde olmasına karşın Üniversiteler Ligi başlamadan 1 hafta öncesine kadar lig nasıl tertip edilecek, kim hangi grupta, seri başı var mıdır, gruplar kaçarlı olacak, kaç maç yapılacak vs. vs. soruları cevap bulmuyor. Tertip edilen resmi bir ligin başlamasına üç gün kala bunlar belli olursa, ne doğru düzgün o lige katılacak takım ne de o ligi götürecek ekip, ekipman, yan faktörleri tamamlayabilirsin.

Öncelikli sorun hem Sakarya’da hem diğer illerde muhtemelen maç yapacak sahadır. Liglerin başlama tarihi, katılacak takımlar lig başlamadan en az 1 ay önce belli olmadıkça, Korumalı Futbol’da saha sıkıntısı kanayan bir yara olarak kalacaktır. Üniversitelerin açılış tarihleri birbirine çok yakın olduğuna göre, ligin başlama tarihi de yaz aylarında kriterleri ile belirlenmelidir. Katılım için konulan başvuru tarihinde kriterleri sağlayan takımlar hesaba katılıp fikstür ve organizasyon taslağı kolaylıkla belirlenebilir. Taslak Üniversitelere gönderilir ve konulan belli cevap süresi sonunda gelen – gelmeyen cevaplara göre kesinleşir. Örneğin Lig Ekim 20’de başlayacaksa bu işler 20 Eylül’de kesinleşmiş, son bulmuş olur. Ona göre Gençlik Spor Müdürlükleri, Belediyeler ve Üniversite Yönetimleri ile masaya oturulur, sahalar aylar öncesinden bağlanır. Bu iki seneyi hatırlayalım örneğin. İlk maçımız geçen sene Bilgi Üniversitesi ile, Lig Cumartesi başlayacak, maç tarihi ancak Pazartesi kesinleşti, biz yırtınarak şehir dışındaki bir sahayı Perşembe günü koparabildik. O da benim Gençlik Spor İl Müdürü ile 13 senelik bir dostluğum olması sayesinde olabildi ancak. Bu sezon 2. hafta fikstürü sezon başı ilan edilip sonra Kurban Bayramı diye ötelendi. Ben 2 maç Üniversite’den 1001 zorlukla aldığım ve bakımını büyüklerimizin ılımlı yaklaşımı sonucu ertelettiğim sahada dediğim tarihte 1.maçımı yapamadım, 2. maçımda da mağlup olunca bir anda “Bunun için mi verdik sorusuna” muhatap kalabilecek bir hale geldim. Halbuki maçları zamanında ve hazırken yapsam belki de 2 galibiyetle gruptan çıkan benim ekibim olacaktı. Düzensiz ve eksik bir organizasyon geçen sene çeyrek final yapan takımı bir anda o iş tesadüf mü? sorusuyla karşı karşıya bıraktı ki kökeninde Saha sıkıntısının verdiği stres ve son güne kadar saha ayarlayıp onu oynanabilir getirmeye çalışan oyuncuların yıpranmışlığı ve üzerlerindeki baskı yatar.

Pahalı bir spor olan Korumalı Futbol’u devam ettirebilmek, iyi bir yerlere getirebilmek ve bu kültürü yerleştirebilmek için en elzem ihtiyaç mutlaka ve mutlaka malzeme. 2007’de elinde sağlam 22 shoulder pad ve 18 kask olan takımı bu sezon sonu itibariyle Kulüpler Ligi’ne katılabilecek duruma getirdik. Ancak 2 senedir çektiklerimi bir ben bir de Allah biliyor. Eşime, evime, aileme ayıramadığım zamanı hep Korumalı Futbola ve kulübe ayırmak, her anı “Takımı nasıl daha iyi bir konuma getiririz?” diye düşünerek geçirmek, para peşinde koşmak, defalarca reddedilmek, antrenmanı ayrı deplasmanı ayrı maçı ayrı oyuncuların ruh halini, derslerini ayrı düşünmek, kurum içi sorunlarla ve bürokratik engellerle savaşmak herkesin katlanacağı şeyler değil. Oyuncularım zaman zaman soruyorlar bana “Neden Hocam, neden bu kadar parçalıyorsunuz kendinizi?” diye. Net bir cevabı yok aslında, aşk var, tutku var içinde, paylaşmak var ama kesin şudur diyemiyorum. Onları sahada görmek çok mutlu ediyor beni. Malzemeleri, formaları, topları tam olarak çıkıyorlar ya sahaya bir an zaman duruyor benim için.

Fazla uzatmadan özetleyelim malzeme ve para mevzusunu. 2 seneyi aşkın süredir hediyelik eşya satmaktan, bağış toplamaya, sponsorluk görüşmelerinden, takvim yaptırmaya envayi çeşit yol denedik para bulabilmek için. Hem alın terimizle kazandık parayı hem de sonunda bir sponsor bulabildik ama sponsor benim ortaokul ve liseden çok sevdiğim bir dostum. Formaları yaptırdık ama bunu yapan da bizim okuldan Ankara’da yaşayan bir işadamı arkadaş. Bu mudur yani Korumalı Futbol’un gelişimi, ilerlemesi? Bu mudur Balkanlar’a yayılıyoruz, tabana iniyoruz? Bir kişi bir şeye ihtiyacınız var mı diye aramadı 2 senedir Federasyon yetkili kurullarından (Fatih Gökova ve Metin Bey’i hariç tutuyorum). Arandığımız zaman sorulan soru şu : Maça çıkıyor musunuz, sahanızı ayarladınız mı? Bu mudur bir sporu federe etmek, yönetmek. Bu adamlar neler yapıyorlar, nereden malzeme bulup çıkıyorlar maçlara, paraları var mı, sahayı nasıl ayarladılar, deplasmana nasıl gidecekler diye kimse sormuyor. Çoğu Üniversite takımı bizim gibi SKS’ye bağlı (ki bu sene Rektörlüğe bağlanmayı başardık) ve öğrenci kulübü konumunda. Üniversite’den alınan maddi destek sıfıra yakın, ancak kampus içi ihtiyaçlar karşılanabiliyor, onlar da kısıtlı oluyor. Peki bu şartlar altında bu kadar Üniversite takımı nasıl var oluyor ve bu lig yürüyor? Bunun adı mucize başka bir şey değil.

Anlatacak aslında çok şey var ama şimdilik bu kadarla yetinelim. Gözüken o ki Üniversite takımlarına bakış açısı değişmedikçe ve Korumalı Futbol’un tanıtımı için ciddi atılımlar yapılmadıkça her sene aynı sıkıntılarla boğuşacağız.

İlk defa buradan açıklamış olalım; Sakarya Üniversitesi Spor Kulübü altında branş olarak Korumalı Futbol’u açtık ve gelecek sene bir aksilik olmazsa Kulüpler Ligi’nde de mücadele etmek için başvurularımızı yapacağız. Sakarya, Kocaeli veya yakın illerde ikamet eden Futbol tutkunlarını antrenmanlarımızın başlamasıyla birlikte Sakarya Üniversitesi’ne bekliyoruz. Mezunlarımız, halen Üniversite takımında oynayanlarımız ve bu işe gönül vermişlerle iyi bir çaylak sezonu geçirmek istiyoruz Kulüpler Ligi’nde.

İlerleyen yazılarda görüşmek üzere…

Bilgi için: http://www.afkulubu.sakarya.edu.tr/

>Sakatlık, Rüzgar ve Saha Şartlarına Alışkın Bir Rakip, Sonuç: 32-14

Kasım 23, 2008, 5:10 pm | Korumalı Futbol, Tatankalar kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Uzun uğraşlar sonucu Cuma günü yeni ekipmanlarımıza kavuştuk. Seneler sonra full ekipmanlı 36 oyuncu ile sahaya çıktığımız Üniversiteler Ligi ilk maçında deplasmanda Koç Üniversitesi’ne 32-14 mağlup olduk. Maçın başını ve bütün 2. devresini iyi oynadığımız karşılaşmada ilk çeyreğin sonu ve 2. çeyrekte bir anda tabiri caizse kroki boksör vaziyetindeydik. Tabi bundaki en büyük iki etken, oyun kurucumuzun ilk touch-down’umuzdan sonra sakatlanıp çıkması ve zaman zaman 40 km hızla esen rüzgar oldu. Oyun kurucu yani QB korumalı futbolda en önemli mevkilerden biri. Bizim oyun kurucumuz Ali 3. sezonunda ve bu sezona kendini çok geliştirmiş olarak girdi. Maçın hemen başındaki sakatlığı nedeniyle bu sene takıma yeni katılan yedek oyun kurucumuz Kıvanç oynadı maçın geri kalanında. Kendisinden beklediğimiz performansın çok üzerine çıkmasına rağmen tecrübe her sporda olduğu gibi bu sporda da önemli bir faktör. Kıvanç’ın kumaşı ve cesareti üst seviyede oynadıkça ligin önemli isimlerinden biri olacağını gördük dün. Ali tek sakatlanan ismimiz değildi, en önemli savunmacılarımızdan Kerem ve maçın 2. devresi sakatlığına karşın oyuna girerek takıma ruh ve heyecan getiren line adamımız Samet’i de sakatlığa kurban verdik. Samet sanırım sezonu kapadı, Ali ve Kerem’in sakatlıkları ise çok korkutucu değil.

Dünkü mağlubiyette bir diğer önemli etken ise tam analmıyla fırtına şeklinde esen rüzgar oldu. Ali’nin sakatlanması sonrası oyun planımızı oturtmaya çalışırken ilk çeyreği rüzgar avantajını kullanamadan bitirdik. Bu sahada oynamaya alışık ve her daim esen rüzgarı kullanmayı bilen rakibimiz ilk çeyrekte bir touch down yakaldıktan sonra, rüzgarı da arkasına lıp 2. çeyrekte dalga dalga üstümüze gelerek üst üste 3 touch down yapınca bir anda 26-6 geriye düştük. Ekstraları iyi savunmasak fark daha da açılacaktı kuşkusuz. 2. yarıda ilk devredeki açıklarımızı kapatıp, savunmada daha akılcı oynayınca 2. yarıyı 8-6 kazandık ancak toplamda skor 32-14 aleyhimize olunca ilk mağlubiyetimizi almış olarak döndük Sakarya’ya.

İlk yarıda çok akılcı ve iyi oynayan bir Koç Üniversitesi ikinci yarıda ise oyunu dengelemiş ve rakibini oynatmayan bir Sakarya Üniversitesi vardı sahada. Bundan önceki senelere nazaran, maç öncesi diyaloğumuza da bağlı olarak, Koç Rams’le aramızdaki gerginliği azalttık. Biz onlara buradan Murat Baklava‘nın harika baklavalarından götürdük, onlar da oldukça misafirperver davrandılar bize. Rams koçu Deniz’le ilerleyen tarihlerde dostluk-hazırlık maçı yapmak için sözleştik. Federasyonun ligi aniden başlatması dolayısıyla hiç hazırlık maçı yapamamanın bir anlamda sonuçlarını yaşadığımız ilk maçımızı kafamızda öğretici bir hazırlık maçı olarak adlettik. Şimdi sırada 14 Aralık’ta Ege Üniversitesi ile evimizde yapacağımız maç var. Mutlak kazanılması gereken bir maç. Ege kendi sahasında bugün Anadolu Üniversitesi’ne 28-34 kaybetmiş. Ege maçını alırsak Anadolu Üni. Maçı bizim için gruptan çıkma maçı olacak. Tatankalar durmadan yola devam edecek.

Sakatlık, Rüzgar ve Saha Şartlarına Alışkın Bir Rakip, Sonuç: 32-14

Kasım 23, 2008, 5:10 pm | Korumalı Futbol, Tatankalar kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Uzun uğraşlar sonucu Cuma günü yeni ekipmanlarımıza kavuştuk. Seneler sonra full ekipmanlı 36 oyuncu ile sahaya çıktığımız Üniversiteler Ligi ilk maçında deplasmanda Koç Üniversitesi’ne 32-14 mağlup olduk. Maçın başını ve bütün 2. devresini iyi oynadığımız karşılaşmada ilk çeyreğin sonu ve 2. çeyrekte bir anda tabiri caizse kroki boksör vaziyetindeydik. Tabi bundaki en büyük iki etken, oyun kurucumuzun ilk touch-down’umuzdan sonra sakatlanıp çıkması ve zaman zaman 40 km hızla esen rüzgar oldu. Oyun kurucu yani QB korumalı futbolda en önemli mevkilerden biri. Bizim oyun kurucumuz Ali 3. sezonunda ve bu sezona kendini çok geliştirmiş olarak girdi. Maçın hemen başındaki sakatlığı nedeniyle bu sene takıma yeni katılan yedek oyun kurucumuz Kıvanç oynadı maçın geri kalanında. Kendisinden beklediğimiz performansın çok üzerine çıkmasına rağmen tecrübe her sporda olduğu gibi bu sporda da önemli bir faktör. Kıvanç’ın kumaşı ve cesareti üst seviyede oynadıkça ligin önemli isimlerinden biri olacağını gördük dün. Ali tek sakatlanan ismimiz değildi, en önemli savunmacılarımızdan Kerem ve maçın 2. devresi sakatlığına karşın oyuna girerek takıma ruh ve heyecan getiren line adamımız Samet’i de sakatlığa kurban verdik. Samet sanırım sezonu kapadı, Ali ve Kerem’in sakatlıkları ise çok korkutucu değil.

Dünkü mağlubiyette bir diğer önemli etken ise tam analmıyla fırtına şeklinde esen rüzgar oldu. Ali’nin sakatlanması sonrası oyun planımızı oturtmaya çalışırken ilk çeyreği rüzgar avantajını kullanamadan bitirdik. Bu sahada oynamaya alışık ve her daim esen rüzgarı kullanmayı bilen rakibimiz ilk çeyrekte bir touch down yakaldıktan sonra, rüzgarı da arkasına lıp 2. çeyrekte dalga dalga üstümüze gelerek üst üste 3 touch down yapınca bir anda 26-6 geriye düştük. Ekstraları iyi savunmasak fark daha da açılacaktı kuşkusuz. 2. yarıda ilk devredeki açıklarımızı kapatıp, savunmada daha akılcı oynayınca 2. yarıyı 8-6 kazandık ancak toplamda skor 32-14 aleyhimize olunca ilk mağlubiyetimizi almış olarak döndük Sakarya’ya.

İlk yarıda çok akılcı ve iyi oynayan bir Koç Üniversitesi ikinci yarıda ise oyunu dengelemiş ve rakibini oynatmayan bir Sakarya Üniversitesi vardı sahada. Bundan önceki senelere nazaran, maç öncesi diyaloğumuza da bağlı olarak, Koç Rams’le aramızdaki gerginliği azalttık. Biz onlara buradan Murat Baklava‘nın harika baklavalarından götürdük, onlar da oldukça misafirperver davrandılar bize. Rams koçu Deniz’le ilerleyen tarihlerde dostluk-hazırlık maçı yapmak için sözleştik. Federasyonun ligi aniden başlatması dolayısıyla hiç hazırlık maçı yapamamanın bir anlamda sonuçlarını yaşadığımız ilk maçımızı kafamızda öğretici bir hazırlık maçı olarak adlettik. Şimdi sırada 14 Aralık’ta Ege Üniversitesi ile evimizde yapacağımız maç var. Mutlak kazanılması gereken bir maç. Ege kendi sahasında bugün Anadolu Üniversitesi’ne 28-34 kaybetmiş. Ege maçını alırsak Anadolu Üni. Maçı bizim için gruptan çıkma maçı olacak. Tatankalar durmadan yola devam edecek.

>Türkiye Üniversiteler Arası Korumalı Futbol Ligi

Kasım 21, 2008, 8:45 pm | Korumalı Futbol, Tatankalar kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Sakarya Üni vs Bilgi Üni 2007-2008 Sezonu
(Yeşil Forma Sakarya – Skor 8-0)

Türkiye Üniversiteler Arası Korumalı Futbol Ligi yarın yapılacak maçlarla başlayacak. Tabi şimdi okuyanların bir çoğu “Korumalı Futbol da ne ola ki?” diye düşünüyor. Bu sporun yaygın ve bilinen adı Amerikan Futbolu’dur. Türkiye’de bu işin federasyonu “Korumalı Futbol Federasyonu” olarak tescil edildiğinden artık bu ismi kullanacağız. 18 Üniversite takımı katılıyor bu sene Lig’e. Bu takımlardan biri de benim kulüp başkanı olduğum “Sakarya Üniversitesi Tatankaları”. Geçen sene maddi imkansızlıklara rağmen tarihinde ilk kez çeyrek final yaptırdığımız takımımızın hedefi bu sene de en azından çıtayı düşürmemek. Grubumuzda daha önce hiç yenemediğimiz, geçen sene grup maçında uzatmada kaybettiğimiz Koç Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi var. Yarın ilk maçımız deplasmanda Koç Üniversitesi ile Koç Kampüsünde 12:30’da. Buradan bu spora ilgi duyan ya da merak eden herkesi maçlarımıza davet ediyorum.

Şuradan Lig fikstürüne bakabilir ve sonuçları takip edebilirsiniz. Gruplar hemen aşağıda. Umarım bu satırlara galibiyetlerimizi, gruptan çıkışımızı yazarız. Çok büyük fedekarlıklar isteyen bu sporu yapmak, yaptırmak ve idareciliğini yürütmek gerçekten hiç kolay değil. Dileğim o ki bu sporu Türkiye geneline yayabilelim ve satranç ustalığı ile futbol-basketbol karışımı ötesinde zevk veren bu sporu yapanı da izleyeni de arttıralım. Ayrıca 12 takımın katıldığı Profesyonel Kulüpler Ligi de mevcut. Hedefimiz ekipman ve maddi kıstaslarımızı tamamlayıp en geç 2 sezon içinde oralarda mücadele edebilmek. Allahım sen güç ver 😀

1. Grup 2. Grup 3. Grup 4. Grup
Atılım Üni.
Başkent Üni.
Gazi Üni.
O.D.T.Ü.
Doğu Akd. Üni.
Ankara Üni.
Bilkent Üni.
Hacettepe Üni.
Selçuk Üni.
Anadolu Üni.
Ege Üni.
Koç Üni.
Sakarya Üni.
Bilgi Üni.
Boğaziçi Üni.
İ.T.Ü
Sabancı Üni.
Yeditepe Üni.

Türkiye Üniversiteler Arası Korumalı Futbol Ligi

Kasım 21, 2008, 8:45 pm | Korumalı Futbol, Tatankalar kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Sakarya Üni vs Bilgi Üni 2007-2008 Sezonu
(Yeşil Forma Sakarya – Skor 8-0)

Türkiye Üniversiteler Arası Korumalı Futbol Ligi yarın yapılacak maçlarla başlayacak. Tabi şimdi okuyanların bir çoğu “Korumalı Futbol da ne ola ki?” diye düşünüyor. Bu sporun yaygın ve bilinen adı Amerikan Futbolu’dur. Türkiye’de bu işin federasyonu “Korumalı Futbol Federasyonu” olarak tescil edildiğinden artık bu ismi kullanacağız. 18 Üniversite takımı katılıyor bu sene Lig’e. Bu takımlardan biri de benim kulüp başkanı olduğum “Sakarya Üniversitesi Tatankaları”. Geçen sene maddi imkansızlıklara rağmen tarihinde ilk kez çeyrek final yaptırdığımız takımımızın hedefi bu sene de en azından çıtayı düşürmemek. Grubumuzda daha önce hiç yenemediğimiz, geçen sene grup maçında uzatmada kaybettiğimiz Koç Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve Anadolu Üniversitesi var. Yarın ilk maçımız deplasmanda Koç Üniversitesi ile Koç Kampüsünde 12:30’da. Buradan bu spora ilgi duyan ya da merak eden herkesi maçlarımıza davet ediyorum.

Şuradan Lig fikstürüne bakabilir ve sonuçları takip edebilirsiniz. Gruplar hemen aşağıda. Umarım bu satırlara galibiyetlerimizi, gruptan çıkışımızı yazarız. Çok büyük fedekarlıklar isteyen bu sporu yapmak, yaptırmak ve idareciliğini yürütmek gerçekten hiç kolay değil. Dileğim o ki bu sporu Türkiye geneline yayabilelim ve satranç ustalığı ile futbol-basketbol karışımı ötesinde zevk veren bu sporu yapanı da izleyeni de arttıralım. Ayrıca 12 takımın katıldığı Profesyonel Kulüpler Ligi de mevcut. Hedefimiz ekipman ve maddi kıstaslarımızı tamamlayıp en geç 2 sezon içinde oralarda mücadele edebilmek. Allahım sen güç ver 😀

1. Grup 2. Grup 3. Grup 4. Grup
Atılım Üni.
Başkent Üni.
Gazi Üni.
O.D.T.Ü.
Doğu Akd. Üni.
Ankara Üni.
Bilkent Üni.
Hacettepe Üni.
Selçuk Üni.
Anadolu Üni.
Ege Üni.
Koç Üni.
Sakarya Üni.
Bilgi Üni.
Boğaziçi Üni.
İ.T.Ü
Sabancı Üni.
Yeditepe Üni.

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.