Kaka’yı savunanlara da benden bir kırmızı kart!

Temmuz 13, 2010, 3:10 pm | Dünya Kupası, kader keita, kaka, volkanbk3, world cup kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Herkes bu pozisyonda Keita’yı suçladı. Çünkü Keita yüzüne müdahale olmamasına karşın yüzünü tutmuş ve yere düşüp kıvranmış ve Kaka aslında Keita’ya bir şey yapmamış. Keita yaptığı bu rol sayesinde Kaka oyundan atılmış. Keita’nın yaptığı rol gibi kaçabilir, aslında da rol yapıyor. Çünkü müdahale Keita’nın diyaframına karın boşluğuna geliyor. Yüzünü tutarak yere düşmesi aldatmaya yönelik hareket gibi gözüküyor. Tamam Keita yanıltıyor ama Kaka’nın hiç mi suçu yok! Kaka Keita’ya vurmadı mı? Bu pozisyonu “Keita koşarken Kaka’ya bilerek çarptı ve kendini yere attı. Sonrasında da Kaka haksız yere ikinci sarıyı gördü ve atıldı” diye yorumlayanların, onlar bana bakmıyorken ve Keita’nın temposunda koşarken diyaframlarına-karın boşluklarına vücudumun en sivri ve kemikli bölgesi dirseğimle vurmak istiyorum. O zaman anlarlar Kaka’nın ne kadar da haklı bir şekilde oyundan atıldığını…

Reklamlar

Dünya Kupası Yazısı Yazmıyorum

Haziran 26, 2010, 1:30 pm | Dünya Kupası, Futbol kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

1986’dan beri hatırladığım ve izlediğim 7. Dünya Kupası bu. İzlediğime pişman olduğum ilki ama. Ben bunca senedir böyle kötü futbol oynanan, böyle zevksiz maçların çıkarıldığı, oyuncuların bu kadar kupa atmosferinden uzak olduğu, hakemlerin bu kadar rezil yönetim gösterdiği başka bir Dünya Kupası hatırlamıyorum. evet diğer kupalarda da kötü maçlar izledik, evet diğer kupalarda da ciddi hakem hataları gördük, evet kesinlikle kupaya kafa olarak gelememiş yıldızlara şahit olduk daha önce de ama bu kadar hepsi bir arada olanı beni gerdi arkadaşım. Futbol anlatmaya çalışsan futbol yok, strateji anlatmaya çalışsan strateji yok. Neredeyse bütün hocalar “Aman gol yemeyelim de belki bi tane sıkıştırır arada, çalar gideriz” mantalitesinde. İzlerken zevk aldığım 2 maç Güney Kore-Nijerya ve Japonya-Danimarka maçları. Dünya Kupası’nda futbol kalitesini ve heyecanı yükselten takımların uzakdoğudan çıkıyor olması ise oldukça manidar.

Bu şartlar altında Dünya Kupası yazısı yamayacağım ben. Belki çok ekstrem bir konu olursa “yabancı kalmak” yazısındaki gibi bir tespit yaparsak karalarız bir şeyler ama Jules Rimet’e saygımdan sessiz kalmayı tercih ediyorum. Alın topunuzu oynayın kardeşim.

Guiza’nın Milli Takım Hayali de Bitti

Mayıs 20, 2010, 3:16 pm | Daniel Güiza, Dünya Kupası, Fenerbahçe, Futbol, ozhano, İspanya kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Düşünün ki bir futbolcu İspanya’da oynarken gol kralı, milli takımın önemli oyuncularından biri oluyor. Ama ne var ki kötü yada menfaatçi bir eş, yanlış bir planlama ile kariyeri tamamen dibe vuruyor. Açık bir şekilde söylemek gerekir ki, oyuncu da performansıyla, yaşantısıyla, yaptıkları ya da yapmadıklarıyla bu dibe vuruşu hızlandırıyor. Ve son dakika haberi olarak da aynı oyuncuya Dünya Kupası öncesi milli takım kapıları da kapatılıyor. Anafikir ne: Çoğu zaman görüldüğü gibi para herşey değil.

Guiza’nın şu anda tek düşüncesi muhakkak ki İspanya’ya geri dönebilmek. Bunun için de tek yol milli takımda alacağı dakikalarda oynayacağı iyi futboldu. Ama milli takım hayali de bitince işler iyice kötüleşti hem kendisi hem Fenerbahçe için. Kendisinin alacağı parada çoğu kulüple anlaşacağı garanti ama ne var ki Fenerbahçe’nin onun için isteyeceği bonservis bedelini, hele gelen bu son haberden sonra, kimsenin verebileceğini düşünmüyorum. Şu ana kadar kendisi verilen para ile birlikte 20-25 milyon euro harcandı. Şimdi 3-5 milyon euroya satmak da kulüp yönetiminde evlat acısı gibi bir duygu oluşturacaktır. İşin ilginç yanı, Güiza kötü bir futbolcu da değil bana göre her ne kadar çok acayip goller kaçırsa da. Ama Türkiye’de çoğu yabancı futbolcuya yüklenen misyon ve baskıyı kaldırmadığı da bir gerçek. Artı bitişindeki en büyük sebep de Daum’un ta kendisi.
Daniel Güiza=Okan Yılmaz
Bu eşitlik hem görüntüleri hem performansları hem de kariyerleri açısından kanıtlanmış gibi görünüyor her ne kadar bundan sonra Güiza’nın kariyerinin nasıl olacağı tam bir muamma olsa da…

İspanya’nın Güney Afrika kadrosunda yer alan futbolcular şöyle:

Kaleciler: Iker Casillas (Real Madrid), Pepe Reina (Liverpool), Victor Valdes (Barcelona)

Savunma: Raul Albiol (Real Madrid), Alvaro Arbeloa (Real Madrid), Joan Capdevila (Villarreal), Carlos Marchena (Valencia), Gerard Pique (Barcelona), Carles Puyol (Barcelona), Sergio Ramos (Real Madrid)

Orta Saha: Xabi Alonso (Real Madrid), Sergio Busquets (Barcelona), Cesc Fabregas (Arsenal), Andres Iniesta(Barcelona), Javi Martinez (Athletic Bilbao), David Silva (Valencia), Xavi (Barcelona)

Forvet: Jesus Navas (Sevilla), Juan Mata (Valencia), Pedro (Barcelona), Fernando Llorente (Athletic Bilbao), Fernando Torres (Liverpool), David Villa (Valencia)

Bob

Mart 6, 2010, 8:02 pm | Dünya Kupası, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Sene 1962, 10 Haziran gecesi, Brezilya ve İngiltere Dünya Kupası Çeyrek Finali’nde karşı karşıya geliyor.Maç içinde bir kaç kez sahaya girip çıkan bir köpek hem tribünlerin hem basının sevgilisi oluyor adeta. Özellikle İngiliz oyuncuların peşinden koşturan Bob adındaki ufaklık fotoğrafta İngiliz sol bek Ray Wilson’ın peşinde. Vina Del Mar’daki maçı Brezilya 3-1 kazanıp Kupaya kadar gidiyor, İngilizler’in elenişinden çok Bob hatırlarda kalıyor o gece.

Akıllı Olun, Adam Olun Lan!

Mart 3, 2010, 2:09 pm | Dünya Kupası, EPL, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Şu surattaki kızgınlığa, mide ekşiliğine, ilk yakaladığımı tekme tokat döverim edasına bakın sayın ve çok sevgili spor severler. Sonunda Capello’yu bile çıldırttılar. En son Roma – Galatasaray maçında görmüştük Capello’nun böylesi suikastçi yüzünü. İtalyan hoca ziyadesiyle sinirlenmiş durumda, hani utanmasa küfredecekmiş basın toplantısında topçulara. artık özel hayatınıza bir çeki düzen verin, yaptığınız hem ayıp hem günah, ettiniz güzelim Milli Takımın içine diyor öz olarak basın toplantısında Capello Baba.

Terry en yakın arkadaşının sevgilisiyle olmuş, meydana çıkınca hem dünya aleme rezil olmuş hem de performansı dibe vurmuştu. Chelsea Terry’e izin vermiş, takımdan bir müddet uzaklaştırmış, Capello ve FA elemanın Milli Takım kaptanlığını elinden almıştı. Yetmedi Afrika 2010’da takımda olması beklenen aldatılmış arkadaş ve sevgili Wayne Bridge, Terry ile aynı ortamda bulunamayacağı için Terry olduğu sürece tekrar Milli Takım faorması giymeyeceğini söylemiş ve Afrika’ya gitmeme kararı almıştı. Terry yerine kaptanlığa Rio Ferdinand’ın getirilmesine karar verilmiş, Rio’nun da hem seks hem doping skandalları gündeme getirilince bir anda fikir değiştirilmişti. Şimdi takım kaptanlığına getirilen isimse Steven Gerrard oldu. Bütün ülke tarafından sevilen ve saygı duyulan bir oyuncu olsa da Gerrard’ın adı bir çok bar kavgasına karışmış hatta bir dönem hapis cezası alması gündeme gelmişti.

Basın önünde bu derece asabi bir tavır sergileyen Capello acaba antrenmanda başlıktaki ifadeleri kullanıp bir atar yapmış mıdır takımına?

>Beckham G.Afrika Aşkına Yeniden Milan’da

Ekim 26, 2009, 9:05 pm | Dünya Kupası, Futbol, Serie A kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Galiani David Beckham için LA Galaxy ile anlaştıklarını, İngiliz oyuncunun ara transfer dönemi başlar başlamaz imza atacağını açıkladı bugün. Son bir kez Dünya Kupası görebilmek, yeniden Milli Takım’da olabilmek için David Beckham bir kez daha ve kaçarcasına Avrupa’ya, İtalya’ya dönüyor. Geçen sene doping etkisi yapmıştı Milan’a. Capello’nun kadrosunda olabilmek için Milan sağ kanadını kanatlandıracaktır bana göre. Benim gibi hayranları için de onu son bir kez üst seviyede futbol oynarken görme fırsatıdır bu imza ve ondan sonraki 7 aylık periyot. Şimdiden Avrupa’ya hoş geldin yeşil sahanın popüler kültür oyuncağı.

Beckham G.Afrika Aşkına Yeniden Milan’da

Ekim 26, 2009, 9:05 pm | Dünya Kupası, Futbol, Serie A kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Galiani David Beckham için LA Galaxy ile anlaştıklarını, İngiliz oyuncunun ara transfer dönemi başlar başlamaz imza atacağını açıkladı bugün. Son bir kez Dünya Kupası görebilmek, yeniden Milli Takım’da olabilmek için David Beckham bir kez daha ve kaçarcasına Avrupa’ya, İtalya’ya dönüyor. Geçen sene doping etkisi yapmıştı Milan’a. Capello’nun kadrosunda olabilmek için Milan sağ kanadını kanatlandıracaktır bana göre. Benim gibi hayranları için de onu son bir kez üst seviyede futbol oynarken görme fırsatıdır bu imza ve ondan sonraki 7 aylık periyot. Şimdiden Avrupa’ya hoş geldin yeşil sahanın popüler kültür oyuncağı.

>İntikam Soğuk Yenen Bir Yemektir: 5 – 1

Eylül 10, 2009, 1:04 am | Dünya Kupası, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

İntikam Soğuk Yenen Bir Yemektir: 5 – 1

Eylül 10, 2009, 1:04 am | Dünya Kupası, Futbol kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Yeni Gözdem

Eylül 10, 2009, 12:46 am | Dünya Kupası, Futbol, ilginç, Milli Takım, ozhano, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | 7 Yorum
Dzeko

Yaw nasıl bir adam bu? Tamam boy-pos tam yerinde, kabul ediyorum geçen sezonun da Bundesliga gol kralı ama ilk yarıda 4 ikinci yarıda 3 defans oyuncusu ki içlerinden biri Servet gibi hayvani gücü var diye düşündüğümüz bir adam, ileri şişirilen her topta bu adamın altında ezildiler. Ben Semih’i bilirdim kendini marke eden adama air-bag’i dayar, rakibe top bırakmaz ama bu ne biçimmiş böyle!

Açıklama: Air-bag dayama, defanstan ileri atılan uzun toplarda rakibe arka tarafını (sırt, bel, popo çevresi dediğimiz bölge)iyice dayayıp rakibin, senin sağından ya da solundan topa ulaşmasını engellemek demektir.

Tabi bu açıklamayı neden yaptım diye düşünen olabilir. Malum “Sabri’yle mi Yattın Be Kardeşim?” postundan sonra Cenky’nin Gökhan ve Sabri’nin gay olduğunu iddia ettiğini düşünen mantıklar ortaya çıktı. Ben de şaşırdım açıkçası. Şimdi bunun üstüne de Semih’e de aynı yakıştırmayı bu sefer ben yaptım zannedecek kadar düz mantık ve sığ düşünceli birileri olabilir.

>Yeni Gözdem

Eylül 10, 2009, 12:46 am | Dünya Kupası, Futbol, ilginç, Milli Takım, ozhano, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Dzeko

Yaw nasıl bir adam bu? Tamam boy-pos tam yerinde, kabul ediyorum geçen sezonun da Bundesliga gol kralı ama ilk yarıda 4 ikinci yarıda 3 defans oyuncusu ki içlerinden biri Servet gibi hayvani gücü var diye düşündüğümüz bir adam, ileri şişirilen her topta bu adamın altında ezildiler. Ben Semih’i bilirdim kendini marke eden adama air-bag’i dayar, rakibe top bırakmaz ama bu ne biçimmiş böyle!

Açıklama: Air-bag dayama, defanstan ileri atılan uzun toplarda rakibe arka tarafını (sırt, bel, popo çevresi dediğimiz bölge)iyice dayayıp rakibin, senin sağından ya da solundan topa ulaşmasını engellemek demektir.

Tabi bu açıklamayı neden yaptım diye düşünen olabilir. Malum “Sabri’yle mi Yattın Be Kardeşim?” postundan sonra Cenky’nin Gökhan ve Sabri’nin gay olduğunu iddia ettiğini düşünen mantıklar ortaya çıktı. Ben de şaşırdım açıkçası. Şimdi bunun üstüne de Semih’e de aynı yakıştırmayı bu sefer ben yaptım zannedecek kadar düz mantık ve sığ düşünceli birileri olabilir.

İntikam Zamanı

Eylül 9, 2009, 12:51 pm | Dünya Kupası, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

21 Kasım 2007 İngilizlerin hatırlamaktan nefret ettiği bir tarih. 90 bine yakın taraftar önünde yenilmeseler gidebilecekleri Euro 2008 finallerine kendi sahalarında o gece Hırvatistan’a kaybettikleri için gidememişlerdi. Bilic’in öğrencileri Kranjcar ve Olic’le daha 15. dakikada 2-0 öne geçmişti. İngiltere can havliyle saldırmış ve Lampard’ın penaltısından sonra Crouch’la bulduğu golle skoru eşitlemiş kapıyı aralamıştı. Herkesin dağılmasını beklediği Hırvatlar inadına saldırmaya devam etmiş, Petric’in 25 metereden attığı şutla maçı 3-2 kazanıp Euro 2008’e yollanan ülke olmuştu.

O gecenin faturası bir çok isme kesildi. Richards, Campbell ve Scott Carson bir daha Milli forma yüzü göremediler. Hatta Campbell o derece gözden düştü ki şu anda İngiltere 4. Ligi’nde Notts County’de. Lescott yeni yeni takıma dönmeye çalışıyor. Bridge, Philips gibi isimler de Milli Forma devamlılıklarını kaybetmiş durumdalar. Teknik Direktör McLaren ise bu maç sonrası kovulduktan sonra şu anda Hollanda’da Twente’yi çalıştırıyor.

Bugün Avrupa Elemeleri 6. grupta İngiltere lider ve Hırvatistan’la bu gece kendi sahasında oynayacağı maçı kazanırsa Dünya Kupası biletini garantileyecek. Hırvatlar ise 9. maçlarına çıkıyorlar ve bir maçı eksik Ukrayna 3 puan gerilerinde. Kısacası Ukrayna Hırvatların mağlubiyet haberini bekliyor iştahla. İngilizlerin tek hedefi de 21.11.07’nin intikamını almak. Bu gece feci bir maç olacak. 22’de başlayacak maçı NTVSpor naklen verecek. Tarihin tekerrürden ibaret olup olmadığını merak edenlerle aynı anda ekran karşısında olacağız. Transfer tekliflerinden, paradan, endüstriyelleşmeden arınmış bir 90 dakika bekliyor olacak bizi. Eski hesaplar, yeni hesaplara karışacak, bizler çok mutlu olacağız.

>İntikam Zamanı

Eylül 9, 2009, 12:51 pm | Dünya Kupası, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>21 Kasım 2007 İngilizlerin hatırlamaktan nefret ettiği bir tarih. 90 bine yakın taraftar önünde yenilmeseler gidebilecekleri Euro 2008 finallerine kendi sahalarında o gece Hırvatistan’a kaybettikleri için gidememişlerdi. Bilic’in öğrencileri Kranjcar ve Olic’le daha 15. dakikada 2-0 öne geçmişti. İngiltere can havliyle saldırmış ve Lampard’ın penaltısından sonra Crouch’la bulduğu golle skoru eşitlemiş kapıyı aralamıştı. Herkesin dağılmasını beklediği Hırvatlar inadına saldırmaya devam etmiş, Petric’in 25 metereden attığı şutla maçı 3-2 kazanıp Euro 2008’e yollanan ülke olmuştu.

O gecenin faturası bir çok isme kesildi. Richards, Campbell ve Scott Carson bir daha Milli forma yüzü göremediler. Hatta Campbell o derece gözden düştü ki şu anda İngiltere 4. Ligi’nde Notts County’de. Lescott yeni yeni takıma dönmeye çalışıyor. Bridge, Philips gibi isimler de Milli Forma devamlılıklarını kaybetmiş durumdalar. Teknik Direktör McLaren ise bu maç sonrası kovulduktan sonra şu anda Hollanda’da Twente’yi çalıştırıyor.

Bugün Avrupa Elemeleri 6. grupta İngiltere lider ve Hırvatistan’la bu gece kendi sahasında oynayacağı maçı kazanırsa Dünya Kupası biletini garantileyecek. Hırvatlar ise 9. maçlarına çıkıyorlar ve bir maçı eksik Ukrayna 3 puan gerilerinde. Kısacası Ukrayna Hırvatların mağlubiyet haberini bekliyor iştahla. İngilizlerin tek hedefi de 21.11.07’nin intikamını almak. Bu gece feci bir maç olacak. 22’de başlayacak maçı NTVSpor naklen verecek. Tarihin tekerrürden ibaret olup olmadığını merak edenlerle aynı anda ekran karşısında olacağız. Transfer tekliflerinden, paradan, endüstriyelleşmeden arınmış bir 90 dakika bekliyor olacak bizi. Eski hesaplar, yeni hesaplara karışacak, bizler çok mutlu olacağız.

>Vuvuzela Serbest!

Temmuz 18, 2009, 9:23 am | Dünya Kupası, Futbol kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

>Şimdi iyi mi oldu, kötü mü oldu, sevinecek miyiz, üzülecek miyiz çözmeye çalışıyorum. İşin hem sosyo kültürel yanı hem de mantıksal tarafı var. Ama ne kadar konuşursak konuşulam Dünya Kupaı düzenleme komitesinin dün yaptığı açıklama Vuvuzela’nın şampiyona’da serbest olacağı yönünde. Bi izleyenlere de, futbolculara da, Güney Afrikalılar’a da hayırlı olsun. Artık nasıl olacaksa? Karışık duygular içinde olmak demek ki bu.

Şöyle bloglar da açılmış baksanıza:

Vuvuzela Yasaklanmasın!

Ban the Vuvuzela! (Consigliere’ye teşekkürler)

Maradona’ya 6 Tokat

Nisan 2, 2009, 12:40 am | Dünya Kupası, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Farklı ve tam anlamıyla çok pis bir psikolojinin ve ruh halinin eseri olsa da Arjantin – Bolivya maçı keyfimi yerine getirdi. Arjantin’in Terim’i Maradona, onun acayip kadro tercihleri ve cezayı kesen Bolivya. Arjantin tarihinin en ağır yenilgisini yaşadı bu gece, Türkiye en iyi jenerasyonlarından biriyle çimlere gömülürken. Tam 6 gol attı Bolivya Arjantin’e, acımadılar, biraz daha vakit olsa daha atacaklardı da. Botero maçın yıldızıydı dersek haksızlık yapmış oluruz, Bolivya külliyen yıldızdı. Carrizo, Papa, Montenegro, Di Maria gibi adamlar Arjantin Milli takımını hak eden adamlar değil. Sahada yürüyen Tevez ve Gago gibileri ise adeta nankörlük yapıyorlar. Sanırım Riquelme tercihi gündeme gelir ivedilikle ve neden Veron 11’de yoktu, Aguero neden tercih edilmedi diye sorular arka arkaya çarpılır Maradona’nın yüzüne. Oh olsun demek istiyorum, böyle inat adamlar bunları hakediyorlar diyip çok pis ruhi rahatlama yaşıyor gibi yapıyorum.

>Maradona’ya 6 Tokat

Nisan 2, 2009, 12:40 am | Dünya Kupası, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Farklı ve tam anlamıyla çok pis bir psikolojinin ve ruh halinin eseri olsa da Arjantin – Bolivya maçı keyfimi yerine getirdi. Arjantin’in Terim’i Maradona, onun acayip kadro tercihleri ve cezayı kesen Bolivya. Arjantin tarihinin en ağır yenilgisini yaşadı bu gece, Türkiye en iyi jenerasyonlarından biriyle çimlere gömülürken. Tam 6 gol attı Bolivya Arjantin’e, acımadılar, biraz daha vakit olsa daha atacaklardı da. Botero maçın yıldızıydı dersek haksızlık yapmış oluruz, Bolivya külliyen yıldızdı. Carrizo, Papa, Montenegro, Di Maria gibi adamlar Arjantin Milli takımını hak eden adamlar değil. Sahada yürüyen Tevez ve Gago gibileri ise adeta nankörlük yapıyorlar. Sanırım Riquelme tercihi gündeme gelir ivedilikle ve neden Veron 11’de yoktu, Aguero neden tercih edilmedi diye sorular arka arkaya çarpılır Maradona’nın yüzüne. Oh olsun demek istiyorum, böyle inat adamlar bunları hakediyorlar diyip çok pis ruhi rahatlama yaşıyor gibi yapıyorum.

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.