>Nazire

Şubat 5, 2009, 11:31 am | Cleveland Cavs, NBA kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Reklamlar

Nazire

Şubat 5, 2009, 11:31 am | Cleveland Cavs, NBA kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Lebron’a, Brown’a Alayına Tokat

Ocak 30, 2009, 1:34 pm | Cleveland Cavs, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Müthiş bir maç, harika bir takım ve o takımı yakalamaya çalışan tek kişinin sırtına yüklenmiş koca bir yük. Dün akşamki maç James’in taşımadığı Cleveland’ın yerinde sayacağının en büyük ispatı. Karşındaki şampiyonluk yolunda en büyük rakiplerinden biri olan takım. Ama sen o takıma takım muamelesi yapmaz da sadece en büyük yıldızını durdurmaya çalışırsan işin biter. Koç Brown’un inanılmaz taktiksel hatalarıyla dolu bir maç oldu baştan sona, bir defa sinirlerine hakim olamadılar. Van Gundy’nin takımı sakin olan ve bunun karşılığın alan taraftı. Maç belki 99-88 bitti ama, aslında Hidayet’in smacı skoru 97-74’e getirdiğinde maç resmen olmasa da bitmişti. Sonrakiler boşluktan kaynaklanan, rehavetten odaklanan basketler. Büyük bir adım oldu Magic için, Cavs’in yıldızdan samadığı yıldızlarıyla, yine bir takım olarak kazandılar. James illa ki bir yerde yorulacak, işte o zaman işleri çok zor olacak.

Lebron’a, Brown’a Alayına Tokat

Ocak 30, 2009, 1:34 pm | Cleveland Cavs, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Müthiş bir maç, harika bir takım ve o takımı yakalamaya çalışan tek kişinin sırtına yüklenmiş koca bir yük. Dün akşamki maç James’in taşımadığı Cleveland’ın yerinde sayacağının en büyük ispatı. Karşındaki şampiyonluk yolunda en büyük rakiplerinden biri olan takım. Ama sen o takıma takım muamelesi yapmaz da sadece en büyük yıldızını durdurmaya çalışırsan işin biter. Koç Brown’un inanılmaz taktiksel hatalarıyla dolu bir maç oldu baştan sona, bir defa sinirlerine hakim olamadılar. Van Gundy’nin takımı sakin olan ve bunun karşılığın alan taraftı. Maç belki 99-88 bitti ama, aslında Hidayet’in smacı skoru 97-74’e getirdiğinde maç resmen olmasa da bitmişti. Sonrakiler boşluktan kaynaklanan, rehavetten odaklanan basketler. Büyük bir adım oldu Magic için, Cavs’in yıldızdan samadığı yıldızlarıyla, yine bir takım olarak kazandılar. James illa ki bir yerde yorulacak, işte o zaman işleri çok zor olacak.

>Cavs Anketi

Ocak 29, 2009, 9:27 am | Anket, Boston Celtics, Cleveland Cavs, LA Lakers, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>“Cleveland Cavaliers İlk İç Saha Mağlubiyetini Kimden Alır?” konulu basketbolseverle dönük anketimiz sona erdi. Katılımcıların %41’i NBA’in en iyi deplasman takımı olan Orlando’nun taa Mart ayına ayına kadar yenilmeyeceklerini düşündükleri Cavs’i deplasmanda yeneceğini düşünmekte. Eğer Cavs böylesine müthiş bir başarıya ulaşırsa NBA’in en önemli iç saha performanslarından birine imza atmış olacak. NBA’de bir sezonda en iyi iç saha performansına sahip takım şu an için 1985-1986 sezonundaki derecesiyle Celtics. Bird – Parrish – McHale’i o efsane kadro o sezon evinde sadece tek maç kaybetmiş ve 40-1’lik derece yapmıştı. Katılımcıların %25’i ise Lebron’u ancak Kobe alt eder diye düşünerek Lakers’ı tercih etmişler. Phoenix ve Detroit’e fazla şans verilmemiş. Gözüken o ki NBA’i takip edenler Cas’in iç saha başarısının Kobe de başaramazsa uzun süre devam edeceği görüşündeler. KAtılan herkese sonsuz teşekkürler…

Efsane Celtics Kadrosu, 1985-86 Şampiyonu

Cavs Anketi

Ocak 29, 2009, 9:27 am | Anket, Boston Celtics, Cleveland Cavs, LA Lakers, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

“Cleveland Cavaliers İlk İç Saha Mağlubiyetini Kimden Alır?” konulu basketbolseverle dönük anketimiz sona erdi. Katılımcıların %41’i NBA’in en iyi deplasman takımı olan Orlando’nun taa Mart ayına ayına kadar yenilmeyeceklerini düşündükleri Cavs’i deplasmanda yeneceğini düşünmekte. Eğer Cavs böylesine müthiş bir başarıya ulaşırsa NBA’in en önemli iç saha performanslarından birine imza atmış olacak. NBA’de bir sezonda en iyi iç saha performansına sahip takım şu an için 1985-1986 sezonundaki derecesiyle Celtics. Bird – Parrish – McHale’i o efsane kadro o sezon evinde sadece tek maç kaybetmiş ve 40-1’lik derece yapmıştı. Katılımcıların %25’i ise Lebron’u ancak Kobe alt eder diye düşünerek Lakers’ı tercih etmişler. Phoenix ve Detroit’e fazla şans verilmemiş. Gözüken o ki NBA’i takip edenler Cas’in iç saha başarısının Kobe de başaramazsa uzun süre devam edeceği görüşündeler. KAtılan herkese sonsuz teşekkürler…

Efsane Celtics Kadrosu, 1985-86 Şampiyonu

>Basketboldan Soğutmak

Ekim 31, 2008, 3:21 am | Charlotte Bobcats, Cleveland Cavs, NBA kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Günün çok da zevkli olmayan futbol maçları ve yoğun iş temposundan sonra Charlotte Bobcats – Cleveland Cavaliers maçının vaad ettikleri kağıt üzerinde çok fazlaydı. Tecrübeli ve ufak çapta efsane koç Larry Brown’ı takımın başına getirip, rezillik seviyesine inmeden takımı toparlamak amacıyla önemli bir hamle atmışlardı Micheal Jordan liderliğinde. Bilmeyenler için Jordan Bobcats’in ortağı ve Basketbol Direktörü. Takımda Jason Richardson, Emeka Okafor, Raymond Felton, Gerald Wallace gibi yıldızları olunca insan ister istemez Larry Brown’dan çok önemli işler yapan bir takımı sahaya çıkarmasını bekliyor.

Dediğim gibi vadd ettikleri çok olan bu maçın önemli servetlerinden biri de Lebron James’ti. Yukarıda saydığım adamlaradan özellikle spektaküler performanslara imza atma olasılığı çok yüksek olan Richardson ile James’in kapışması olur, basketbolu neden bu kadarsevdiğimi bir kez daha hatırlarım diyerek oturdum TV karşısına. Ama hiç de beklediğim gibi olmadı. Tam da Nbakolik’ten yazar arkadaşım Sevgili Burak’ın dediği gibi oldu. Son günlerde takımdaki en önemli gelişme olarak oyuncuları Adam Morrisson’ın saçını kestirmesini anasayfasına taşıyan bir takımdan zevkli veya başa baş bir maç çıkarmasını beklemek çok büyük bir hataymış. Lebron James’in neredeyse yürüyerek oynayıp terlemediği maçta, Cavs yedeklerinin laubaliliğinden, Bobcats 17 sayı fark yedi. J-Rich tek başına bir yere kadar taşıyabildi takımı ama ona destek olacak, omuz verecek tek bir kişi çıkmadı. Üstüne bir de bir adam vardı ki 14 numaralı Bobcats formasıyla sahaya çıkmış, takımını da, izleyeni de, hocasını da basketboldan soğutur. DJ Augustin denilen, Texas’tan çıkıp gelme, bu çaylak adeta Orlando Magic’in 5 senedir bir nane olamayan oyun kurucu müsvettesi Jameer Nelson’ın forma numarası da dahil olmak üzere kopyası. Onun sahada olmadığı her dakika Bobcats maçı çevirebilmek için bir umut ışığı yakarken, onun sahada olduğu her dakika basketboldan soğudu. Son dönemlerde gördüğüm en etkileyici kendi takımını bozma performansıydı.
Ne yazık ki NBA’in bugünkü popülerliğine gelmesinin en büyük nedenlerinden, güzel basketbolun belki de en büyük temsilcisi Michael Jordan’ın takımının oyun kurucusu basketbolu çirkinleştiriyor. Bobcats’in yedek sırasında 1 senedir basketbol oynamamış Morrisson, artık yaşlanmaya başlayan Mohammed dışında önemli bir isim yok. Kadroları çok dar ve seçenekleri ilk 5’lerinden ibaret. Kaan Kural’ın dediği gibi Bobcats bu sezonun en büyük sürpriz adaylarından ama kastettiği gibi başarı anlamında değil gelmiş geçmiş en kötü galibiyet yüzdesini yakalama potansiyeli anlamında. Jordan ve Brown acilen takıma el atıp takaslarla kadroyu şekillendirmezlerse, Bobcats’den bir nane olmaz. Düşünsenize ligin en zevksiz basketini oynayan Cavs bile acayip bir takımmış gibi gözüktü bu rezaletin göbeğinde.

Basketboldan Soğutmak

Ekim 31, 2008, 3:21 am | Charlotte Bobcats, Cleveland Cavs, NBA kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Günün çok da zevkli olmayan futbol maçları ve yoğun iş temposundan sonra Charlotte Bobcats – Cleveland Cavaliers maçının vaad ettikleri kağıt üzerinde çok fazlaydı. Tecrübeli ve ufak çapta efsane koç Larry Brown’ı takımın başına getirip, rezillik seviyesine inmeden takımı toparlamak amacıyla önemli bir hamle atmışlardı Micheal Jordan liderliğinde. Bilmeyenler için Jordan Bobcats’in ortağı ve Basketbol Direktörü. Takımda Jason Richardson, Emeka Okafor, Raymond Felton, Gerald Wallace gibi yıldızları olunca insan ister istemez Larry Brown’dan çok önemli işler yapan bir takımı sahaya çıkarmasını bekliyor.

Dediğim gibi vadd ettikleri çok olan bu maçın önemli servetlerinden biri de Lebron James’ti. Yukarıda saydığım adamlaradan özellikle spektaküler performanslara imza atma olasılığı çok yüksek olan Richardson ile James’in kapışması olur, basketbolu neden bu kadarsevdiğimi bir kez daha hatırlarım diyerek oturdum TV karşısına. Ama hiç de beklediğim gibi olmadı. Tam da Nbakolik’ten yazar arkadaşım Sevgili Burak’ın dediği gibi oldu. Son günlerde takımdaki en önemli gelişme olarak oyuncuları Adam Morrisson’ın saçını kestirmesini anasayfasına taşıyan bir takımdan zevkli veya başa baş bir maç çıkarmasını beklemek çok büyük bir hataymış. Lebron James’in neredeyse yürüyerek oynayıp terlemediği maçta, Cavs yedeklerinin laubaliliğinden, Bobcats 17 sayı fark yedi. J-Rich tek başına bir yere kadar taşıyabildi takımı ama ona destek olacak, omuz verecek tek bir kişi çıkmadı. Üstüne bir de bir adam vardı ki 14 numaralı Bobcats formasıyla sahaya çıkmış, takımını da, izleyeni de, hocasını da basketboldan soğutur. DJ Augustin denilen, Texas’tan çıkıp gelme, bu çaylak adeta Orlando Magic’in 5 senedir bir nane olamayan oyun kurucu müsvettesi Jameer Nelson’ın forma numarası da dahil olmak üzere kopyası. Onun sahada olmadığı her dakika Bobcats maçı çevirebilmek için bir umut ışığı yakarken, onun sahada olduğu her dakika basketboldan soğudu. Son dönemlerde gördüğüm en etkileyici kendi takımını bozma performansıydı.
Ne yazık ki NBA’in bugünkü popülerliğine gelmesinin en büyük nedenlerinden, güzel basketbolun belki de en büyük temsilcisi Michael Jordan’ın takımının oyun kurucusu basketbolu çirkinleştiriyor. Bobcats’in yedek sırasında 1 senedir basketbol oynamamış Morrisson, artık yaşlanmaya başlayan Mohammed dışında önemli bir isim yok. Kadroları çok dar ve seçenekleri ilk 5’lerinden ibaret. Kaan Kural’ın dediği gibi Bobcats bu sezonun en büyük sürpriz adaylarından ama kastettiği gibi başarı anlamında değil gelmiş geçmiş en kötü galibiyet yüzdesini yakalama potansiyeli anlamında. Jordan ve Brown acilen takıma el atıp takaslarla kadroyu şekillendirmezlerse, Bobcats’den bir nane olmaz. Düşünsenize ligin en zevksiz basketini oynayan Cavs bile acayip bir takımmış gibi gözüktü bu rezaletin göbeğinde.

>Şampiyon Galibiyetle Başladı

Ekim 29, 2008, 9:53 am | Boston Celtics, Cleveland Cavs, NBA kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Sezonun ilk maçları çok zordur, hele bir de geçen sezonun şampiyonuysanız beklentilerin iyice büyüdüğü, büyüdükçe üzerinizdeki baskıyı doruğa çıkardığı o gece karşılacağınız takım, ligin gelmiş geçmiş en iyi oyuncularından biri olarak kabul edilen bir adamın takımıysa, o zorluk derecesi işkence mertebesine gelir. Genellikle iyi başlayamazsınız maça, dengeyi oturtmak, takıma yeni katılanları ya da geçen sezona göre görevi değişenleri oyuna adapte etmek zaman alır. Ama taraftar susmaz, size inancı tamdır, fakat o büyük inanç öyle bir ezer ki sizi neler yapamadığınıza şaşar kalırsınız.

Boston Celtics açısından tam da yukarıdaki gibi bir geceydi. Cavs Lebron ve kuvvetlenen tayfasıyla önemli bir takım. Maçtan hiç kopmuyor hep bir pençe atıp bir tarafınızı kanatıyorlar. Maça Cavs iyi başladı, Celtics dengeyi ancak 3. çeyrekte kurabildi ama Cavs hiç maçtan kopmadı. Son 1 dakikaya girerken 3 sayıya kadar indirdiler farkı ama maç içinde ne kadar etkili olsa da Lebron sezona daha tam anlamıyla giremediğini baskı altında kullandığı 2 önemli serbest atışı kaçırarak kanıtlamış oldu. Çok zorlandığı maçta kaptanıyla maça asıldı Pierce, diğer 2 süper yıldızı Garnett ve Allen hala tatildeymiş gibiydiler, maçın sonunda anladılar sezonu açmaları gerektiğini. Celtics’in en zayıf halkasının 5 numara olduğunu gördük tekrar, Perkins iyi bir blokçu ama çok iyi bir savunmacı değil, üstüne hücum etmeyi hiç beceremiyor. Orada birazcık hücum potansiyeli olan bir adam oynadığında üç yıldız üzerindeki rakibin savunma baskısı azalıyor ve takım halinde Celtics alevleniyor. Dün gece bu etkiyi Perkins ve Garnett’ten önemli süre çalan Powe yaptı. Dün gecenin X faktörüydü. Pierce 27 sayı 4 asist yaparken Garnett ve Allen toplamda 19 sayı çıkartabildiler. Lebron 22 sayıyla başladı, birazcık Ilgauskas destekledi skorda onu, takımın gerisi Celtics’i durdurmaya çalışmakla çok meşguldü.

Celtics 90 – 85 aldı kendi sahasındaki bu sezonun belki de en zor maçını. Ancak “Big Three” bir arada performans veremezse çok zorlanacağı görüldü Celtics’in. Rakibin ezberi belli.

Şampiyon Galibiyetle Başladı

Ekim 29, 2008, 9:53 am | Boston Celtics, Cleveland Cavs, NBA kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Sezonun ilk maçları çok zordur, hele bir de geçen sezonun şampiyonuysanız beklentilerin iyice büyüdüğü, büyüdükçe üzerinizdeki baskıyı doruğa çıkardığı o gece karşılacağınız takım, ligin gelmiş geçmiş en iyi oyuncularından biri olarak kabul edilen bir adamın takımıysa, o zorluk derecesi işkence mertebesine gelir. Genellikle iyi başlayamazsınız maça, dengeyi oturtmak, takıma yeni katılanları ya da geçen sezona göre görevi değişenleri oyuna adapte etmek zaman alır. Ama taraftar susmaz, size inancı tamdır, fakat o büyük inanç öyle bir ezer ki sizi neler yapamadığınıza şaşar kalırsınız.

Boston Celtics açısından tam da yukarıdaki gibi bir geceydi. Cavs Lebron ve kuvvetlenen tayfasıyla önemli bir takım. Maçtan hiç kopmuyor hep bir pençe atıp bir tarafınızı kanatıyorlar. Maça Cavs iyi başladı, Celtics dengeyi ancak 3. çeyrekte kurabildi ama Cavs hiç maçtan kopmadı. Son 1 dakikaya girerken 3 sayıya kadar indirdiler farkı ama maç içinde ne kadar etkili olsa da Lebron sezona daha tam anlamıyla giremediğini baskı altında kullandığı 2 önemli serbest atışı kaçırarak kanıtlamış oldu. Çok zorlandığı maçta kaptanıyla maça asıldı Pierce, diğer 2 süper yıldızı Garnett ve Allen hala tatildeymiş gibiydiler, maçın sonunda anladılar sezonu açmaları gerektiğini. Celtics’in en zayıf halkasının 5 numara olduğunu gördük tekrar, Perkins iyi bir blokçu ama çok iyi bir savunmacı değil, üstüne hücum etmeyi hiç beceremiyor. Orada birazcık hücum potansiyeli olan bir adam oynadığında üç yıldız üzerindeki rakibin savunma baskısı azalıyor ve takım halinde Celtics alevleniyor. Dün gece bu etkiyi Perkins ve Garnett’ten önemli süre çalan Powe yaptı. Dün gecenin X faktörüydü. Pierce 27 sayı 4 asist yaparken Garnett ve Allen toplamda 19 sayı çıkartabildiler. Lebron 22 sayıyla başladı, birazcık Ilgauskas destekledi skorda onu, takımın gerisi Celtics’i durdurmaya çalışmakla çok meşguldü.

Celtics 90 – 85 aldı kendi sahasındaki bu sezonun belki de en zor maçını. Ancak “Big Three” bir arada performans veremezse çok zorlanacağı görüldü Celtics’in. Rakibin ezberi belli.

>Olympiakos 2010’da Lebron’a Talip Olacakmış!

Ağustos 2, 2008, 5:04 pm | Acayip İşler, Basketbol, Cleveland Cavs, NBA kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>
“…Olympiakos is considering a run at LeBron James when he becomes a free agent in 2010. This talk was beginning to make its way through the NBA on Friday. I heard it from a reliable league source, who told me that it emanates from Olympiakos….”

Yukarıdaki satırlar SI.com’un yazarlarından Ian Thomsen’e ait. Kalbur üstü bir yazardır, spekülatif hareketlerde bulunmaz. Diyor ki kısaca “Çok önemli bir kaynaktan aldığım duyum 2010’da Olympiakos’un Lebron 2010’da serbest kalınca kendisine teklifte bulunacağı, üstelik haberin kaynağı da bizzat Yunan Kulübü”. E yuh artık diyorum, abarttınız diyorum, ne diyeceğimi bilemiyorum hatta, aval aval bakıyorum. Senelik net 20 milyonun (Amerikan Doları tabii ki) üzerinde bir kontrat teklifinin muhtemel olduğunu hatta ve hatta teklifin üst sınırının olmadığını söylüyor Thomsen yazısında.

Ne diyeceğimi bilemiyorum, bu Yunanlılar ya gerçekten çıldırdı ya da bir yerlerden gömü, define falan buldular! Hayır yorum yapamıyorum! Neyse ileride konuşulur bu mevzu detaylı. 1-2 kelam etmiştim konu ile ilgili, Avrupa’ya kaçış hızlanıyor demiştim de bu kadarını da hiç düşünmemiştim doğrusu. Yuh! Neyse bu gönderi de burada bitsin…

Kelam 1
Kelam 2
Ian Thomsen’in yazısı

Olympiakos 2010’da Lebron’a Talip Olacakmış!

Ağustos 2, 2008, 5:04 pm | Acayip İşler, Basketbol, Cleveland Cavs, NBA kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum


“…Olympiakos is considering a run at LeBron James when he becomes a free agent in 2010. This talk was beginning to make its way through the NBA on Friday. I heard it from a reliable league source, who told me that it emanates from Olympiakos….”

Yukarıdaki satırlar SI.com’un yazarlarından Ian Thomsen’e ait. Kalbur üstü bir yazardır, spekülatif hareketlerde bulunmaz. Diyor ki kısaca “Çok önemli bir kaynaktan aldığım duyum 2010’da Olympiakos’un Lebron 2010’da serbest kalınca kendisine teklifte bulunacağı, üstelik haberin kaynağı da bizzat Yunan Kulübü”. E yuh artık diyorum, abarttınız diyorum, ne diyeceğimi bilemiyorum hatta, aval aval bakıyorum. Senelik net 20 milyonun (Amerikan Doları tabii ki) üzerinde bir kontrat teklifinin muhtemel olduğunu hatta ve hatta teklifin üst sınırının olmadığını söylüyor Thomsen yazısında.

Ne diyeceğimi bilemiyorum, bu Yunanlılar ya gerçekten çıldırdı ya da bir yerlerden gömü, define falan buldular! Hayır yorum yapamıyorum! Neyse ileride konuşulur bu mevzu detaylı. 1-2 kelam etmiştim konu ile ilgili, Avrupa’ya kaçış hızlanıyor demiştim de bu kadarını da hiç düşünmemiştim doğrusu. Yuh! Neyse bu gönderi de burada bitsin…

Kelam 1
Kelam 2
Ian Thomsen’in yazısı

« Önceki Sayfa

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.