Sen Seni Bil Sen Seni, Sen Sıkı Tut Çeneni…

Haziran 9, 2009, 5:16 pm | Acayip İşler, Futbol, Hayat, ozhano kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

……

Balçiçek Pamir: Bir de bu bikini olayı vardı? Ne oldu nasıl oldu da o hale geldi bu olay?

Ahmet Çakar: O zamanlar Show tv’de 6 pas diye bir program yapıyorduk işte Serdar Bali vardı Gürcan Bilgiç falan. O akşam programı bekliyoruz. Bir yandan da kendi aramızda konuşuyoruz. İşte Serdar “Fener Sevilla’yı elesin kendimi Taksim meydanında asarım.” dedi. Arkasından Gürcan “elesin ben de bilmem ne yaparım.” falan, ben de devamında “Ben de bu programda bikini giyerim.” dedim. Tabi orada konuşuldu herkes salladı sallayacağını ve bitti. Odadan çıktık, dışarıda Melih (Melih Gümüşbıçak) kurt gibi tabi. Soruyor ne var ne yok falan diye. Ben de çenemi tutamadım, bu konuşmayı söyledim. Sonrasında program başladı falan bir süre sonra Melih bombanın pimini çekti benim kucağıma bıraktı. Diğer konuşanlara baktım kafaları aşağı eğmişler. Ben dediğimden geri adım mı atacağım. “evet” dedim. Tabi sonra o konuşmayı unuttum ben. Fener’in Sevilla’yı elediği akşamın sabahında saat 7’de tv’yi açtım. O ne? Ekran dörde bölünmüş. Önemli bir haber programı İstanbul, Ankara, İzmir ve Samsun’un önemli meydanlarından çekim yapmış. İstanbul’a bağlanıyor, herkes bir ağızdan “Çakar bikini giysene” üşenmemişler bir de bir bikini üstünde benim kafamın olduğu pankartlar falan. “Olur” dedim. Sonra Ankara’ya döndüm, aynısını. Keza İzmir ve Samsun’da da aynı. “Allahım ne oluyor” dedim kendi kendime.

Balçiçek Pamir: Bir fenerbahçe taraftarı olarak benim de çok hoşuma gitmişti açıkçası. Ancak Fener’in başarısını hiç kutlayan yoktu neredeyse herkes sizi konuşuyordu.

Ahmet Çakar: Tabiki. Adamlar Sevilla’yı elemişler. Taraftarın derdi ben. Umurlarında değil futbolcular falan. Hayır burada üç önemli sonuç var:

1. Ya Ben programın olduğu akşam dünyanın en büyük gafının altına imzamı attım.
2. Ya ben Türkiye’nin en önemli ismiyim. Herkes için çok önemli söylediklerim.
3. Ya da Türkiye tamamen sıkıntılı bir ülke.

Balçiçek Pamir: Hiç keşke söylemeseydim dediniz mi?
Ahmet Çakar: Olur mu öyle şey, ben bu lafı söylediysem söylemişimdir. Bitmiştir. Ben yaşlanacağım, öleceğim, unutulacağım belki de ama unutulmayacak bir şey var ki o da bu olay. Ben bu olayla Türkiye’ye ölmez bir eser bıraktım. İşin ilginç tarafı burada ilk defa bir açıklama yapayım. Eğer ben o olayı kullansaydım şu anda çok sağlam bir para kaldıracaktım.

Balçiçek Pamir: Nasıl?

Ahmet Çakar: Bu olaydan 1-2 ay sonra dünyanın en büyük mayo firmalarından biri beni aradı ve reklam yapmayı teklif ettiler. Öyle mayo giyme falan değil tabiki. Onların mağazalarından birinde mayolarını giyecek bir manken arkadaş ile yanyana bir foto ve billbooard’lara asılacak. Çok da sağlam bir para teklif ettiler. Ama kabul etmedim. Eğer ben o parayı kabul etsem, millet bana “Sen ne ketempereci bir adamsın, bu olayları hep organize yapmışsın reklam amacıyla.” derdi.

Balçiçek Pamir: Ama bu bikini olayının hala devam etmesi çok ilginç. Unutulmuyor kesinlikle. İnternette “Ahmet Çakar bikini giysin.” diye siteler, forumlar vs. hala daha devam ediyor işlevlerine.

Ahmet Çakar: Etsin onlar.
….
(Balçiçek Pamir’le Söz Sende programından)
Reklamlar

>Sen Seni Bil Sen Seni, Sen Sıkı Tut Çeneni…

Haziran 9, 2009, 5:16 pm | Acayip İşler, Futbol, Hayat, ozhano kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> ……

Balçiçek Pamir: Bir de bu bikini olayı vardı? Ne oldu nasıl oldu da o hale geldi bu olay?

Ahmet Çakar: O zamanlar Show tv’de 6 pas diye bir program yapıyorduk işte Serdar Bali vardı Gürcan Bilgiç falan. O akşam programı bekliyoruz. Bir yandan da kendi aramızda konuşuyoruz. İşte Serdar “Fener Sevilla’yı elesin kendimi Taksim meydanında asarım.” dedi. Arkasından Gürcan “elesin ben de bilmem ne yaparım.” falan, ben de devamında “Ben de bu programda bikini giyerim.” dedim. Tabi orada konuşuldu herkes salladı sallayacağını ve bitti. Odadan çıktık, dışarıda Melih (Melih Gümüşbıçak) kurt gibi tabi. Soruyor ne var ne yok falan diye. Ben de çenemi tutamadım, bu konuşmayı söyledim. Sonrasında program başladı falan bir süre sonra Melih bombanın pimini çekti benim kucağıma bıraktı. Diğer konuşanlara baktım kafaları aşağı eğmişler. Ben dediğimden geri adım mı atacağım. “evet” dedim. Tabi sonra o konuşmayı unuttum ben. Fener’in Sevilla’yı elediği akşamın sabahında saat 7’de tv’yi açtım. O ne? Ekran dörde bölünmüş. Önemli bir haber programı İstanbul, Ankara, İzmir ve Samsun’un önemli meydanlarından çekim yapmış. İstanbul’a bağlanıyor, herkes bir ağızdan “Çakar bikini giysene” üşenmemişler bir de bir bikini üstünde benim kafamın olduğu pankartlar falan. “Olur” dedim. Sonra Ankara’ya döndüm, aynısını. Keza İzmir ve Samsun’da da aynı. “Allahım ne oluyor” dedim kendi kendime.

Balçiçek Pamir: Bir fenerbahçe taraftarı olarak benim de çok hoşuma gitmişti açıkçası. Ancak Fener’in başarısını hiç kutlayan yoktu neredeyse herkes sizi konuşuyordu.

Ahmet Çakar: Tabiki. Adamlar Sevilla’yı elemişler. Taraftarın derdi ben. Umurlarında değil futbolcular falan. Hayır burada üç önemli sonuç var:

1. Ya Ben programın olduğu akşam dünyanın en büyük gafının altına imzamı attım.
2. Ya ben Türkiye’nin en önemli ismiyim. Herkes için çok önemli söylediklerim.
3. Ya da Türkiye tamamen sıkıntılı bir ülke.

Balçiçek Pamir: Hiç keşke söylemeseydim dediniz mi?
Ahmet Çakar: Olur mu öyle şey, ben bu lafı söylediysem söylemişimdir. Bitmiştir. Ben yaşlanacağım, öleceğim, unutulacağım belki de ama unutulmayacak bir şey var ki o da bu olay. Ben bu olayla Türkiye’ye ölmez bir eser bıraktım. İşin ilginç tarafı burada ilk defa bir açıklama yapayım. Eğer ben o olayı kullansaydım şu anda çok sağlam bir para kaldıracaktım.

Balçiçek Pamir: Nasıl?

Ahmet Çakar: Bu olaydan 1-2 ay sonra dünyanın en büyük mayo firmalarından biri beni aradı ve reklam yapmayı teklif ettiler. Öyle mayo giyme falan değil tabiki. Onların mağazalarından birinde mayolarını giyecek bir manken arkadaş ile yanyana bir foto ve billbooard’lara asılacak. Çok da sağlam bir para teklif ettiler. Ama kabul etmedim. Eğer ben o parayı kabul etsem, millet bana “Sen ne ketempereci bir adamsın, bu olayları hep organize yapmışsın reklam amacıyla.” derdi.

Balçiçek Pamir: Ama bu bikini olayının hala devam etmesi çok ilginç. Unutulmuyor kesinlikle. İnternette “Ahmet Çakar bikini giysin.” diye siteler, forumlar vs. hala daha devam ediyor işlevlerine.

Ahmet Çakar: Etsin onlar.
….
(Balçiçek Pamir’le Söz Sende programından)

Kurtlar Sofrası Telegol (Yılın Habercilik Başarısı)

Haziran 7, 2009, 10:43 pm | Acayip İşler, Beşiktaş, Fenerbahçe, Futbol, Kayserispor, ozhano, Transfer, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Telegol yılın programını yapmakta şu anda. Öyle bir damardan girdiler ki öyle asistler yaptılar ki programın yorumcuları, Topuz olayına müdahil olan herkes programa katıldı. Hatta Rıdvan bile programa özel konuk olarak katıldı. İlk önce Topuz derdini anlattı, arkasından Süleyman Hurma eteğindeki taşları döktü. Bunun üzerine Yıldırım Demirören programa katıldı ve karanlıkta kalan bazı noktalara açıklık getirdi. Son olarak da assolist olarak Aziz Yıldırım katıldı ve söylediği tek cümle bana bu transferin ne olacağı hakkında kesin sonuç verdi:

Topuz ya Fenerbahçe’ye ya da Kayserispor’a ait olacak.

Eğer ben Aziz Yıldırım’ı azıcık tanıyorsam tükürdüğünü yalamaz, şu laftan sonra Topuz Beşiktaş’ta sezon başı itibari ile oynayamayacaktır. Artı Aziz Yıldırım’a bu konularda laflarına çok güveniyorum, dobra dobra konuşuyor ve eğer yumuşamazsa yukarıdaki lafı olayı bitirmiştir. Ayriyeten aba altından sopa göstermeyi de ihmal etmedi:

Çocuğu kaçırmışlar bir otele saklamışlar kimseyle görüştürmüyorlarmış.Sanki istesem onu oradan aldıramayacağım. Onu oradan aldırayım bir hafta kafasını dinlesin. Ondan sonra sorsunlar bakalım Beşiktaşlıyım diyecek mi? Adamı kafa kola almışlar, bağlamışlar, sonra Mehmet ne demiş: Beşiktaşlıyım. Karagümrüklüyüm de der. Başka bir ihtimali var mı sanki o durumda?

Yürü be sayın Yıldırım. Polat Alemdar kim ki senin yanında?

Helal olsun Serhat Ulueren’e. Böyle sıkıntılı bir olayda ortamın gerilimini hiç artırmadan herkese ortalama eşit süre söz vererek ya da kimsenin sözünü ağzına tıkamadan neredeyse transferin tüm gizemli anlarını ortaya çıkarttı. Aslında Ulueren yayıncılık kriteri olarak gerilimli programları daha çok seven bir sunucu. Ama herhalde kendi kendine “Başta o kadar sağlam asistler yaptım ki herkes gol atmak istiyor.Helal olsun bana. Bundan sonrası zaten kendisi gelir.” dedi. Hatta Aziz Yıldırım’ın programa bağlanacağını söylerken ki gözlerinin ışıltısı projektör gibiydi. Sonuç olarak şimdiden diyorum ki, 2009’un en iyi programını yapmıştır. Tebrikler kendisine

Ya bu programın şu ana kadar ki bölümüne göre Aziz Yıldırım biz hatalı değiliz diyor, Demirören biz de değiliz diyor, Hurma biz hiç değiliz diyor, Topuz ben garibanım Beşiktaşa bıraksınlar diyor. Sanırım burada hatalı olan Galatasaray yönetimi ve Adnan Polat. Bir tek onlar konuşmadı Fatih Gökşen’i gözardı edersek.

Hey be Aziz Yıldırım. Eğer geçen Salı ilk görüşmede Topuz’a gel imzala desen hiç bir halt olmayacaktı. Üşendin mi bekleyelim mi dedin bilmiyorum ama imzalatsaydın keşke.

Transfer konusunun sonuna doğru Recep Mamur programa bağlandı ve transferi bitirdi:

Mehmet ne BJK’de ne Fener’de oynayacak. Mehmet gelecek, Beşiktaş’ın verdiğinin 1 fazlasını vereceğim ve Kayseri’de kalacak. Olay kapanmıştır. Vallahi soğudum başkanlıktan şu olay yüzünden.”

Çok kızmış başkan çoookkkk…

Son söz de Yıldırım Demirören’den geldi:

Öyle adam aldırma lafları falan geçmiş aman haaa. Beşiktaş’ın adının olduğu yerde kim nerden adam kaldırıyor.”

Bundan sonra benim için Kurtlar Vadisi bitmiştir. İnternetten bu programı bulup kaydedeceğim. Kurtlar Vadisi yerine kendi gününde kendi saatinde bu programı tekrar tekrar izleyeceğim. Sezonun son programıydı. Son programda damgayı vurdular. Tar ile tarumar ettiler. Programda bir Çakar’ı tutarım diğerlerinden pek fazla haz etmem ancak helal olsun hepsine.

>Kurtlar Sofrası Telegol (Yılın Habercilik Başarısı)

Haziran 7, 2009, 10:43 pm | Acayip İşler, Beşiktaş, Fenerbahçe, Futbol, Kayserispor, ozhano, Transfer, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> Telegol yılın programını yapmakta şu anda. Öyle bir damardan girdiler ki öyle asistler yaptılar ki programın yorumcuları, Topuz olayına müdahil olan herkes programa katıldı. Hatta Rıdvan bile programa özel konuk olarak katıldı. İlk önce Topuz derdini anlattı, arkasından Süleyman Hurma eteğindeki taşları döktü. Bunun üzerine Yıldırım Demirören programa katıldı ve karanlıkta kalan bazı noktalara açıklık getirdi. Son olarak da assolist olarak Aziz Yıldırım katıldı ve söylediği tek cümle bana bu transferin ne olacağı hakkında kesin sonuç verdi:

Topuz ya Fenerbahçe’ye ya da Kayserispor’a ait olacak.

Eğer ben Aziz Yıldırım’ı azıcık tanıyorsam tükürdüğünü yalamaz, şu laftan sonra Topuz Beşiktaş’ta sezon başı itibari ile oynayamayacaktır. Artı Aziz Yıldırım’a bu konularda laflarına çok güveniyorum, dobra dobra konuşuyor ve eğer yumuşamazsa yukarıdaki lafı olayı bitirmiştir. Ayriyeten aba altından sopa göstermeyi de ihmal etmedi:

Çocuğu kaçırmışlar bir otele saklamışlar kimseyle görüştürmüyorlarmış.Sanki istesem onu oradan aldıramayacağım. Onu oradan aldırayım bir hafta kafasını dinlesin. Ondan sonra sorsunlar bakalım Beşiktaşlıyım diyecek mi? Adamı kafa kola almışlar, bağlamışlar, sonra Mehmet ne demiş: Beşiktaşlıyım. Karagümrüklüyüm de der. Başka bir ihtimali var mı sanki o durumda?

Yürü be sayın Yıldırım. Polat Alemdar kim ki senin yanında?

Helal olsun Serhat Ulueren’e. Böyle sıkıntılı bir olayda ortamın gerilimini hiç artırmadan herkese ortalama eşit süre söz vererek ya da kimsenin sözünü ağzına tıkamadan neredeyse transferin tüm gizemli anlarını ortaya çıkarttı. Aslında Ulueren yayıncılık kriteri olarak gerilimli programları daha çok seven bir sunucu. Ama herhalde kendi kendine “Başta o kadar sağlam asistler yaptım ki herkes gol atmak istiyor.Helal olsun bana. Bundan sonrası zaten kendisi gelir.” dedi. Hatta Aziz Yıldırım’ın programa bağlanacağını söylerken ki gözlerinin ışıltısı projektör gibiydi. Sonuç olarak şimdiden diyorum ki, 2009’un en iyi programını yapmıştır. Tebrikler kendisine

Ya bu programın şu ana kadar ki bölümüne göre Aziz Yıldırım biz hatalı değiliz diyor, Demirören biz de değiliz diyor, Hurma biz hiç değiliz diyor, Topuz ben garibanım Beşiktaşa bıraksınlar diyor. Sanırım burada hatalı olan Galatasaray yönetimi ve Adnan Polat. Bir tek onlar konuşmadı Fatih Gökşen’i gözardı edersek.

Hey be Aziz Yıldırım. Eğer geçen Salı ilk görüşmede Topuz’a gel imzala desen hiç bir halt olmayacaktı. Üşendin mi bekleyelim mi dedin bilmiyorum ama imzalatsaydın keşke.

Transfer konusunun sonuna doğru Recep Mamur programa bağlandı ve transferi bitirdi:

Mehmet ne BJK’de ne Fener’de oynayacak. Mehmet gelecek, Beşiktaş’ın verdiğinin 1 fazlasını vereceğim ve Kayseri’de kalacak. Olay kapanmıştır. Vallahi soğudum başkanlıktan şu olay yüzünden.”

Çok kızmış başkan çoookkkk…

Son söz de Yıldırım Demirören’den geldi:

Öyle adam aldırma lafları falan geçmiş aman haaa. Beşiktaş’ın adının olduğu yerde kim nerden adam kaldırıyor.”

Bundan sonra benim için Kurtlar Vadisi bitmiştir. İnternetten bu programı bulup kaydedeceğim. Kurtlar Vadisi yerine kendi gününde kendi saatinde bu programı tekrar tekrar izleyeceğim. Sezonun son programıydı. Son programda damgayı vurdular. Tar ile tarumar ettiler. Programda bir Çakar’ı tutarım diğerlerinden pek fazla haz etmem ancak helal olsun hepsine.

Turkcell Kıyma Makinesi Ligi

Kasım 4, 2008, 5:24 pm | Acayip İşler, Futbol, Sıkıntı, TSL kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum


Turkcell Süper Lig’in adını değiştirmek farz oldu artık. Neredeyse hoca değiştirmeyen takım kalmadı. Bugün Tolunay Kafkas, Bülent Uygun ve Ersun Yanal’ı bir kenara koyduğumuzda herkes topun ağzında. 3 maç üstüste kaybettiğin an biletin kesiliyor. Nasıl bir lig burası, millet bu kadar parayı nereden buluyor anlamak mümkün değil. Sonra düşünüyoruz kara kara, niye Anadolu’dan şampiyon çıkmıyor diye. Ya bırak Allah aşkına şu şartlar altında çıkması mümkün mü?!? Lig ideri Trabzon’un hocası Yanal’ı Trabzon medyası her hafta yerden yere vuruyor. Yıllar sonra hem kadro hem sıralama olarak adeta yeniden doğmuş bir takımın hocasına bu yapılır mı arkadaş! Çıkmaz Anadolu’dan şampiyon falan. Kıym makinesi bu kulüplerin hepsi, her sene önce hocaları sonra topçuları geçiriyorlar o makineden.

Bu lig de lsa olsa Turkcell Kıyma Makinesi Ligi olur. En iyi KIYAN kazansın!

>Turkcell Kıyma Makinesi Ligi

Kasım 4, 2008, 5:24 pm | Acayip İşler, Futbol, Sıkıntı, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>
Turkcell Süper Lig’in adını değiştirmek farz oldu artık. Neredeyse hoca değiştirmeyen takım kalmadı. Bugün Tolunay Kafkas, Bülent Uygun ve Ersun Yanal’ı bir kenara koyduğumuzda herkes topun ağzında. 3 maç üstüste kaybettiğin an biletin kesiliyor. Nasıl bir lig burası, millet bu kadar parayı nereden buluyor anlamak mümkün değil. Sonra düşünüyoruz kara kara, niye Anadolu’dan şampiyon çıkmıyor diye. Ya bırak Allah aşkına şu şartlar altında çıkması mümkün mü?!? Lig ideri Trabzon’un hocası Yanal’ı Trabzon medyası her hafta yerden yere vuruyor. Yıllar sonra hem kadro hem sıralama olarak adeta yeniden doğmuş bir takımın hocasına bu yapılır mı arkadaş! Çıkmaz Anadolu’dan şampiyon falan. Kıym makinesi bu kulüplerin hepsi, her sene önce hocaları sonra topçuları geçiriyorlar o makineden.

Bu lig de lsa olsa Turkcell Kıyma Makinesi Ligi olur. En iyi KIYAN kazansın!

>Suçluyuz! Haklısınız!

Ekim 26, 2008, 12:23 am | Acayip İşler, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Suçluyuz çünkü Blog Yazarıyız. Ülke aleyhine hareket ediyoruz. Kapatın bizi, hatta gelin everimizde kelepçeyip götürün. Karartın, kapatın, engelleyin, çünkü bu ülkenin asıl düşmanı bizleriz. Teşekkürler bu ülkeyi ve insanını bu kadar sevdiğiniz için. Haklısınız!

Suçluyuz! Haklısınız!

Ekim 26, 2008, 12:23 am | Acayip İşler, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Suçluyuz çünkü Blog Yazarıyız. Ülke aleyhine hareket ediyoruz. Kapatın bizi, hatta gelin everimizde kelepçeyip götürün. Karartın, kapatın, engelleyin, çünkü bu ülkenin asıl düşmanı bizleriz. Teşekkürler bu ülkeyi ve insanını bu kadar sevdiğiniz için. Haklısınız!

>Lacatus – Aragones

Ekim 22, 2008, 7:36 pm | Acayip İşler, Fenerbahçe, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Lacatus Steau Bükreş’in Galatasaray’ı eleyerek Şampiyonlar Ligi’ne takımını taşıyan hocası. Bugün Steau ligde 11. hafta sonunda liderin 4 puan arkasında 3. sırada. Bayern, Lyon ve Fiorentina’nın olduğu grupta 1 puanla sonuncular. Hala 2. olma şansları ötesinde UEFA’ya kalma ihtimalleri yüksek, saldırgan bir futbol oynuyorlar ve kuvvetliler.

Luis Aragones çektiği zayıp rakibi zorlanarak eleyip Şampiyonlar Ligi’ne kalan Fenerbahçe’nin hocası. Ligde liderin daha 7. hafta sonunda 8 puan gerisinde 10. sırada. Arsenal, D.Kiev ve Porto’nun olduğu grupta sonuncu 1 puanla tıpkı Lacatus’un takımı gibi Aragones’in takımı. UEFA’ya kalma ihtimalleri gözükse de, ışık gözükmüyor takımda.

Lacatus bugün istifa etti takımından kendi evlerindeki 3-5’lik Lyon mağlubiyetinden sonra ve dedi ki “İstediğim futbolu bir türlü oynatamadım, takıma seviye atlatamadım, Şampiyonlar Ligi’nde istediğimiz yerlere gelemedik. Bu noktada ayrılmam negatif havanın dağılması ve oyuncuların üzerinde baskı oluşmaması için faydalı olacaktır. Zarar vermemek için takımdan ayrılıyorum.”

Aragones ise geçen sene Çeyrek Final yapan, şampiyonluğu son anda kaçıran takıma bir kaç seviye atlatıp, çok önemli yerlere getiren adam olduğu için görevinin başında. Dede bu yaşta niye düştü ki yollara demiştim bir yazımda. Herhalde almak için geldiği şeyi almadan kolay kolay geçmeyecek sınırı.

Dede neden geldi ki?
İpten adam almak

Lacatus – Aragones

Ekim 22, 2008, 7:36 pm | Acayip İşler, Fenerbahçe, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Lacatus Steau Bükreş’in Galatasaray’ı eleyerek Şampiyonlar Ligi’ne takımını taşıyan hocası. Bugün Steau ligde 11. hafta sonunda liderin 4 puan arkasında 3. sırada. Bayern, Lyon ve Fiorentina’nın olduğu grupta 1 puanla sonuncular. Hala 2. olma şansları ötesinde UEFA’ya kalma ihtimalleri yüksek, saldırgan bir futbol oynuyorlar ve kuvvetliler.

Luis Aragones çektiği zayıp rakibi zorlanarak eleyip Şampiyonlar Ligi’ne kalan Fenerbahçe’nin hocası. Ligde liderin daha 7. hafta sonunda 8 puan gerisinde 10. sırada. Arsenal, D.Kiev ve Porto’nun olduğu grupta sonuncu 1 puanla tıpkı Lacatus’un takımı gibi Aragones’in takımı. UEFA’ya kalma ihtimalleri gözükse de, ışık gözükmüyor takımda.

Lacatus bugün istifa etti takımından kendi evlerindeki 3-5’lik Lyon mağlubiyetinden sonra ve dedi ki “İstediğim futbolu bir türlü oynatamadım, takıma seviye atlatamadım, Şampiyonlar Ligi’nde istediğimiz yerlere gelemedik. Bu noktada ayrılmam negatif havanın dağılması ve oyuncuların üzerinde baskı oluşmaması için faydalı olacaktır. Zarar vermemek için takımdan ayrılıyorum.”

Aragones ise geçen sene Çeyrek Final yapan, şampiyonluğu son anda kaçıran takıma bir kaç seviye atlatıp, çok önemli yerlere getiren adam olduğu için görevinin başında. Dede bu yaşta niye düştü ki yollara demiştim bir yazımda. Herhalde almak için geldiği şeyi almadan kolay kolay geçmeyecek sınırı.

Dede neden geldi ki?
İpten adam almak

Ilımlı Faşist

Eylül 26, 2008, 1:34 pm | Acayip İşler, Futbol, Serie A kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Christian Abbiati – Milan
O da nasıl oluyorsa!

>Ilımlı Faşist

Eylül 26, 2008, 1:34 pm | Acayip İşler, Futbol, Serie A kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Christian Abbiati – Milan
O da nasıl oluyorsa!

>Nefret Ettirdin Artık!

Eylül 22, 2008, 3:15 pm | Acayip İşler, EPL, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Cristiano Ronaldo’yu 2008’in en çok mide bulandıran ismi olarak ilan ediyorum sevgili blog takipçileri! Seks skandalı, Real transferi, sevgililerinin skandalları falan derken artık nefret ettim bu adamdan. Şu sıralar kokain satan ve geceleri hayat kadınlığı yapan sevgilisiyle gündemde. Ondan önce modern köleydi, yok alemciydi, içkiciydi, yatta sevişti, parkta güneşlendi, denizde öpüştü! Offf bunalttın artık Ronaldo, içimizi sıktın. Bir de çıkıp ilk çıktığın maçta Mike Riley gibi bir hakeme ders vermeye kalkıyorsun. E çık git artık hem magazin hem spor sayfalarından, yeşilde topuna bak!

Nefret Ettirdin Artık!

Eylül 22, 2008, 3:15 pm | Acayip İşler, EPL, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | 6 Yorum

Cristiano Ronaldo’yu 2008’in en çok mide bulandıran ismi olarak ilan ediyorum sevgili blog takipçileri! Seks skandalı, Real transferi, sevgililerinin skandalları falan derken artık nefret ettim bu adamdan. Şu sıralar kokain satan ve geceleri hayat kadınlığı yapan sevgilisiyle gündemde. Ondan önce modern köleydi, yok alemciydi, içkiciydi, yatta sevişti, parkta güneşlendi, denizde öpüştü! Offf bunalttın artık Ronaldo, içimizi sıktın. Bir de çıkıp ilk çıktığın maçta Mike Riley gibi bir hakeme ders vermeye kalkıyorsun. E çık git artık hem magazin hem spor sayfalarından, yeşilde topuna bak!

Türk Usulü Fıkra Üretimi: Toraman Efendi

Eylül 11, 2008, 11:21 am | Acayip İşler, Beşiktaş, Futbol, Yorumsuz kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

“Milli Takım’a kadar yükselen, ancak son Avrupa Şampiyonası’nda ay-yıldızlı formadan uzak kalan Beşiktaşlı futbolcu, Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu’nun seçmelerinde, “Futbol parkuru”nu geçemedi, üniversiteli olma hakkını kaybetti. ÖSS notunun yanısıra, özel yeteneğin de etkili olduğu okulun seçmelerine katılan siyah-beyazlı oyuncu, top sürme, top kontrolü ve isabetli şut atma hedefine dayalı bir parkura girdi. Ancak bu aşamayı 90 saniyede geçen İbrahim Toraman’ın bu derecesi yeterli olmadı. İbrahim’in, kendine olan aşırı güveninden dolayı, yapması gereken hareketleri fantastik bir şekilde gerçekleştirmeye çalıştığı, bunu gerçekleştiremeyince de zaman kaybettiği ifade edildi. BESYO seçmelerinin elektronik ortamda ve objektif yapılması nedeniyle milli sporcu bile olsa kimseye iltimas tanınmadığı belirtildi. Okul Müdürü Prof. Dr. Sami Mengütay, İbrahim Toraman gibi bir sporcuyu okulda görmek istediğini ancak derecesinin yeterli olmadığını belirterek, “Aslında rekor kırabilecek bir sporcuydu. ÖSS puanı da çok yüksek olmadığı için bu sonuç ortaya çıktı” dedi. Toraman, Avrupa Şampiyonası’nda yer almadığı için de amacına ulaşamazken, Fenerbahçeli Semih ve Uğur, Marmara Üniversitesi, Servet de İstanbul Üniversitesi BESYO’ya Avrupa üçüncülüğü nedeniyle sınavsız alındılar.”

Kaynak

>Türk Usulü Fıkra Üretimi: Toraman Efendi

Eylül 11, 2008, 11:21 am | Acayip İşler, Beşiktaş, Futbol, Yorumsuz kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>“Milli Takım’a kadar yükselen, ancak son Avrupa Şampiyonası’nda ay-yıldızlı formadan uzak kalan Beşiktaşlı futbolcu, Marmara Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu’nun seçmelerinde, “Futbol parkuru”nu geçemedi, üniversiteli olma hakkını kaybetti. ÖSS notunun yanısıra, özel yeteneğin de etkili olduğu okulun seçmelerine katılan siyah-beyazlı oyuncu, top sürme, top kontrolü ve isabetli şut atma hedefine dayalı bir parkura girdi. Ancak bu aşamayı 90 saniyede geçen İbrahim Toraman’ın bu derecesi yeterli olmadı. İbrahim’in, kendine olan aşırı güveninden dolayı, yapması gereken hareketleri fantastik bir şekilde gerçekleştirmeye çalıştığı, bunu gerçekleştiremeyince de zaman kaybettiği ifade edildi. BESYO seçmelerinin elektronik ortamda ve objektif yapılması nedeniyle milli sporcu bile olsa kimseye iltimas tanınmadığı belirtildi. Okul Müdürü Prof. Dr. Sami Mengütay, İbrahim Toraman gibi bir sporcuyu okulda görmek istediğini ancak derecesinin yeterli olmadığını belirterek, “Aslında rekor kırabilecek bir sporcuydu. ÖSS puanı da çok yüksek olmadığı için bu sonuç ortaya çıktı” dedi. Toraman, Avrupa Şampiyonası’nda yer almadığı için de amacına ulaşamazken, Fenerbahçeli Semih ve Uğur, Marmara Üniversitesi, Servet de İstanbul Üniversitesi BESYO’ya Avrupa üçüncülüğü nedeniyle sınavsız alındılar.”

Kaynak

Emre – Hıncal Kapışması – Yanan Yaş NTV

Eylül 9, 2008, 4:34 pm | Acayip İşler, Futbol, Milli Takım kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

“Tazminat Davası Hakkında

8 Eylül Pazartesi günü NTV kanalında yayınlanan 90 Dakika programında, Hıncal Uluç tarafından hakkımda hakaret sınırını aşan ithamlarda bulunulmuştur.

Bu yapılan yorumlar karşısında tüm hukuki haklarımı kullanarak, Hıncal Uluç ve şahsımla ilgili bu tür yorumların yayınlanmasına izin veren NTV hakkında tazminat davası açacağım.

Türk spor kamuoyuna saygı ile duyururum.

Emre Belözoğlu”

Söz konusu Hıncal Uluç konuşması:

“Takımın lideri Emre Belözoğlu. Emre olsa olsa anti lider olur. Bir liderde olmaması gereken ne kadar vasıf varsa Emre’de var. Antipatik, medya nefret ediyor, seyirci sevmiyor, takım arkadaşlarının kendisine sevgisi ve saygısı yok, son 5 yılda futbol hayatının yüzde 80’ini sakat geçirmiş, sahaya çıkarken bile ‘En fazla 60 dakika oynarım. 90 dakika bana tahammül ettiği için hocama teşekkür ederim’ diyen biri takımın lideri. Başka hiç adam kalmamış gibi.

Ben Emre karekterinde bir adamın Milli Takım’a çağırılmasına bile karşıyım. Türk Milli Takımı’nın kaptanlığı o kadar ucuz değil. Türk Milli Takımı’nın kaptanlığını bu düzeye düşürmeye kimsenin hakkı yok.

Basın tribününe işaretler yapan, İsviçre maçında olayları çıkarıp ceza almamıza sebep olan adamı ‘benim liderim bu’ diyemezsin. Türk gençliğinin önüne böyle bir örneği lider diye koyamazsın. Çünkü bu spor olaylarının ahlaki bir yönü de var. Türk Milli Takımı kaptanlarını gözünün önünden geçir ve o listeye Emre’yi de koy bakalım. Yakışıyor mu?”

İsteyenler şuradan videosuna da bakabilirler.

Sanırım olay andropozla ilgili, başka açıklama bulamıyorum kafamda. Emre’nin annesine de geçmiş olsun. Ben de Emre’yi sevmem ama arkadaş o da bir insan!

>Emre – Hıncal Kapışması – Yanan Yaş NTV

Eylül 9, 2008, 4:34 pm | Acayip İşler, Futbol, Milli Takım kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

“Tazminat Davası Hakkında

8 Eylül Pazartesi günü NTV kanalında yayınlanan 90 Dakika programında, Hıncal Uluç tarafından hakkımda hakaret sınırını aşan ithamlarda bulunulmuştur.

Bu yapılan yorumlar karşısında tüm hukuki haklarımı kullanarak, Hıncal Uluç ve şahsımla ilgili bu tür yorumların yayınlanmasına izin veren NTV hakkında tazminat davası açacağım.

Türk spor kamuoyuna saygı ile duyururum.

Emre Belözoğlu”

Söz konusu Hıncal Uluç konuşması:

“Takımın lideri Emre Belözoğlu. Emre olsa olsa anti lider olur. Bir liderde olmaması gereken ne kadar vasıf varsa Emre’de var. Antipatik, medya nefret ediyor, seyirci sevmiyor, takım arkadaşlarının kendisine sevgisi ve saygısı yok, son 5 yılda futbol hayatının yüzde 80’ini sakat geçirmiş, sahaya çıkarken bile ‘En fazla 60 dakika oynarım. 90 dakika bana tahammül ettiği için hocama teşekkür ederim’ diyen biri takımın lideri. Başka hiç adam kalmamış gibi.

Ben Emre karekterinde bir adamın Milli Takım’a çağırılmasına bile karşıyım. Türk Milli Takımı’nın kaptanlığı o kadar ucuz değil. Türk Milli Takımı’nın kaptanlığını bu düzeye düşürmeye kimsenin hakkı yok.

Basın tribününe işaretler yapan, İsviçre maçında olayları çıkarıp ceza almamıza sebep olan adamı ‘benim liderim bu’ diyemezsin. Türk gençliğinin önüne böyle bir örneği lider diye koyamazsın. Çünkü bu spor olaylarının ahlaki bir yönü de var. Türk Milli Takımı kaptanlarını gözünün önünden geçir ve o listeye Emre’yi de koy bakalım. Yakışıyor mu?”

İsteyenler şuradan videosuna da bakabilirler.

Sanırım olay andropozla ilgili, başka açıklama bulamıyorum kafamda. Emre’nin annesine de geçmiş olsun. Ben de Emre’yi sevmem ama arkadaş o da bir insan!

Aferin Evladım!

Eylül 4, 2008, 10:48 am | Acayip İşler, NBA kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

NCAA şampiyonu Kansas Jayhawks’ın en önemli 2 oyuncusu olan bu sene NBA oyuncu seçimlerinde her ikisi de seçilen isimlerden oyun kurucu Mario Chalmers ve uzun forvet Darrell Arthur. Gelecek vaad eden, Kansas’ta çok sevilen ve basketbolda aeta o yörede ilahlaşan bu 2 isim daha lig başlamadan bir skandala imza atmayı başardılar. NBA’in her sene lige yeni katılan çaylaklar için organize ettiği kampta aynı odada kalan ikili, gece geç saatte marihuana içerken yakalanmışlar. Hatta olay gerçekleşirken 2 numara seçimi Beasley’in de odada bulunduğu ancak marihuana içmediği sadece sohbet ettiği görülmüş. Olay üzerine 2 kafadar tekmeyi yemiş ve kamptan kovulmuşlar. Tahlil sonuçları ve NBA yönetiminin yapacağı toplantı kararlarına göre kesin cezaları belli olacak ikilinin en azından 20şer bin $ para cezası almasına ve sezona cezalılar listesinde başlayıp takımlarında uzunca bir süre forma giyememelerine kesin gözüyle bakılıyor. Mario Chalmers 2. tur 34. sıradan Minnessota tarafından seçilip Miami’ye takas edilirken, Darrell Arthur 1. tur 27. sıradan New Orleans tarafından seçilip Memphis’e gönderilmişti. Bu noktada da bize bu 2 genç ve alemci yeteneğe Miami ve Memphis gecelerinde başarılar dilemekten başka çare kalmıyor. Aferin Evladım!

>Aferin Evladım!

Eylül 4, 2008, 10:48 am | Acayip İşler, NBA kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>NCAA şampiyonu Kansas Jayhawks’ın en önemli 2 oyuncusu olan bu sene NBA oyuncu seçimlerinde her ikisi de seçilen isimlerden oyun kurucu Mario Chalmers ve uzun forvet Darrell Arthur. Gelecek vaad eden, Kansas’ta çok sevilen ve basketbolda aeta o yörede ilahlaşan bu 2 isim daha lig başlamadan bir skandala imza atmayı başardılar. NBA’in her sene lige yeni katılan çaylaklar için organize ettiği kampta aynı odada kalan ikili, gece geç saatte marihuana içerken yakalanmışlar. Hatta olay gerçekleşirken 2 numara seçimi Beasley’in de odada bulunduğu ancak marihuana içmediği sadece sohbet ettiği görülmüş. Olay üzerine 2 kafadar tekmeyi yemiş ve kamptan kovulmuşlar. Tahlil sonuçları ve NBA yönetiminin yapacağı toplantı kararlarına göre kesin cezaları belli olacak ikilinin en azından 20şer bin $ para cezası almasına ve sezona cezalılar listesinde başlayıp takımlarında uzunca bir süre forma giyememelerine kesin gözüyle bakılıyor. Mario Chalmers 2. tur 34. sıradan Minnessota tarafından seçilip Miami’ye takas edilirken, Darrell Arthur 1. tur 27. sıradan New Orleans tarafından seçilip Memphis’e gönderilmişti. Bu noktada da bize bu 2 genç ve alemci yeteneğe Miami ve Memphis gecelerinde başarılar dilemekten başka çare kalmıyor. Aferin Evladım!

Yepisyeni Yolunacak Kazlar

Eylül 3, 2008, 2:43 pm | Acayip İşler, EPL, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Ne iyi ettiniz de geldiniz futbol âlemine, vallahi biz de Taksin Shinawatra da sizleri bekliyorduk. Tayland hükümeti çok yakmıştı Taksin’in canını, taksit taksit değil peşin olarak çıkardı acısını. Calderon da yapacağını yaptı, sıra diğerlerinde. Ne olur Abi beni de transfer et!

>Yepisyeni Yolunacak Kazlar

Eylül 3, 2008, 2:43 pm | Acayip İşler, EPL, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> Ne iyi ettiniz de geldiniz futbol âlemine, vallahi biz de Taksin Shinawatra da sizleri bekliyorduk. Tayland hükümeti çok yakmıştı Taksin’in canını, taksit taksit değil peşin olarak çıkardı acısını. Calderon da yapacağını yaptı, sıra diğerlerinde. Ne olur Abi beni de transfer et!

Bu Adam Haftada 190 Bin Euro Kazanıyor

Ağustos 14, 2008, 1:45 pm | Acayip İşler, Futbol, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum
Bugünkü şartlarda 21 sene çalışırsam Frank’in 1 haftasını yakalarım!
Yuppiiii!

>Bu Adam Haftada 190 Bin Euro Kazanıyor

Ağustos 14, 2008, 1:45 pm | Acayip İşler, Futbol, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Bugünkü şartlarda 21 sene çalışırsam Frank’in 1 haftasını yakalarım!
Yuppiiii!

Türk Basını Yine Kaybetti: Simic Monaco’da

Ağustos 12, 2008, 3:59 pm | Acayip İşler, Fransa, Futbol, Galatasaray, Transfer kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Bir çok ismi saydık bu zamana kadar bu satırlarda, basınımızın itinayla uğraşıp Türkiye’ye getiremediği, elden kaçırdığı (!) transferleri. Bunlara son halka da Hırvat Simic oldu. Galatasaray 7 kez anlaştı Simic’le, Simic 9 ayrı uçaktan inemedi, 34 farklı demeç verdi Türk basınına “Ya Cim Bom ya Celtic” dedi. Yine karavana yine karavana! Simic Monaco’da. Hepimize hayırlı olsun, o kadar çok haberini okuduk ki eski Milanlı’nın sanki Milan’dan değil de İstanbul’dan transfer olmuş gibi geldi bir an Monaco’ya. 2 senelik anlaşma yapmış Fransız ekibiyle Simic, büyük ihtimalle kariyerinin son imzası. Simic’e Fransa’da, basınımıza yeni spekülasyonlarda başarılar.

>Türk Basını Yine Kaybetti: Simic Monaco’da

Ağustos 12, 2008, 3:59 pm | Acayip İşler, Fransa, Futbol, Galatasaray, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Bir çok ismi saydık bu zamana kadar bu satırlarda, basınımızın itinayla uğraşıp Türkiye’ye getiremediği, elden kaçırdığı (!) transferleri. Bunlara son halka da Hırvat Simic oldu. Galatasaray 7 kez anlaştı Simic’le, Simic 9 ayrı uçaktan inemedi, 34 farklı demeç verdi Türk basınına “Ya Cim Bom ya Celtic” dedi. Yine karavana yine karavana! Simic Monaco’da. Hepimize hayırlı olsun, o kadar çok haberini okuduk ki eski Milanlı’nın sanki Milan’dan değil de İstanbul’dan transfer olmuş gibi geldi bir an Monaco’ya. 2 senelik anlaşma yapmış Fransız ekibiyle Simic, büyük ihtimalle kariyerinin son imzası. Simic’e Fransa’da, basınımıza yeni spekülasyonlarda başarılar.

İyi … Yedin Beşiktaş!

Ağustos 11, 2008, 3:00 pm | Acayip İşler, Beşiktaş, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Af geldi! Karizma dümdüz! Koca bir kulüp topçulara mağlup! Bu dakikadan sonra her şey müstehak Beşiktaş’a. Çünkü Beşiktaş’ta Hoca’ya tepki de affedilir, ulu orta tekme tokat kavga da! Birazcık antrenmana çıkarsın paf takımla, özür diledim ayaklarına affedilirsin anında. Geçen sene Nobre kadro dışıydı, pafa gitti geldi, terlik muharebesinden oldu 2. kaptan. Vallahi Beşiktaş bravo! Çekinmeyin tapusunu da verin kulübün İbolar’a. Ne de olsa yönetici, hoca, taraftar geçici, futbolcu baki sadece sizin orada!

>İyi … Yedin Beşiktaş!

Ağustos 11, 2008, 3:00 pm | Acayip İşler, Beşiktaş, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Af geldi! Karizma dümdüz! Koca bir kulüp topçulara mağlup! Bu dakikadan sonra her şey müstehak Beşiktaş’a. Çünkü Beşiktaş’ta Hoca’ya tepki de affedilir, ulu orta tekme tokat kavga da! Birazcık antrenmana çıkarsın paf takımla, özür diledim ayaklarına affedilirsin anında. Geçen sene Nobre kadro dışıydı, pafa gitti geldi, terlik muharebesinden oldu 2. kaptan. Vallahi Beşiktaş bravo! Çekinmeyin tapusunu da verin kulübün İbolar’a. Ne de olsa yönetici, hoca, taraftar geçici, futbolcu baki sadece sizin orada!

>Yaptığınız Haberi Önce Bir Okuyun Be Kardeşim! – 2

Ağustos 7, 2008, 4:40 pm | Acayip İşler, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

37 yıllık İsviçreli’yi İsveçli , 60 yıllık İngiliz’i İsviçreli yaptınız ya size helal olsun!

Yaptığınız Haberi Önce Bir Okuyun Be Kardeşim! – 2

Ağustos 7, 2008, 4:40 pm | Acayip İşler, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum
37 yıllık İsviçreli’yi İsveçli , 60 yıllık İngiliz’i İsviçreli yaptınız ya size helal olsun!

Tüm Yüreğim ve Ruhumla United İçin Varım!

Ağustos 7, 2008, 11:54 am | Acayip İşler, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Biz de yedik tabi, modern köle!

>Tüm Yüreğim ve Ruhumla United İçin Varım!

Ağustos 7, 2008, 11:54 am | Acayip İşler, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Biz de yedik tabi, modern köle!

>The Europeans Must Be Crazy!

Ağustos 6, 2008, 3:50 pm | Acayip İşler, Basketbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Josh Childress dumuru, Lebron’a teklif ihtimali şokundan sonra 3. dalga İtalyanlar’dan geldi. Virtus Bologna NBA’in gelmiş geçmiş en kısa 2. oyuncusu Earl Boykins’i yıllığı 3,5 milyon $ karşılığında transfer etmiş. Haberi Salsa‘dan aldım, adeta salça oldum okur okumaz. Bu Euroleague takımları cidden sapıtmış durumda. Arkadaş nereden buluyorsunuz bu kadar parayı, ötesinde o paraya ne basketçiler alırsınız diye bağırmak istiyorum da beni kim duyar, duysa neresine takar?!? Ben de sapıttım, kısa kestim, kestim hatta, tövbeler olsun!

The Europeans Must Be Crazy!

Ağustos 6, 2008, 3:50 pm | Acayip İşler, Basketbol kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Josh Childress dumuru, Lebron’a teklif ihtimali şokundan sonra 3. dalga İtalyanlar’dan geldi. Virtus Bologna NBA’in gelmiş geçmiş en kısa 2. oyuncusu Earl Boykins’i yıllığı 3,5 milyon $ karşılığında transfer etmiş. Haberi Salsa‘dan aldım, adeta salça oldum okur okumaz. Bu Euroleague takımları cidden sapıtmış durumda. Arkadaş nereden buluyorsunuz bu kadar parayı, ötesinde o paraya ne basketçiler alırsınız diye bağırmak istiyorum da beni kim duyar, duysa neresine takar?!? Ben de sapıttım, kısa kestim, kestim hatta, tövbeler olsun!

>Tamas 10 milyon Euro?

Ağustos 4, 2008, 11:32 am | Acayip İşler, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Büyük vaatler ve umutlarla getirilip, nasıl paketlendiğini bile anlamadan Galatasaray’dan gönderilen oyuncuydu Gabriel Tamas. 2. Fatih Terim dönemi mağdurlarından. Euro 2008’de 3 maçta da izledik, Galatasaray’daki seviyesinin çok üstüne çıkmış, ama yine de süper bir defans oyuncusu değil hala. Rusya, İspanya, Romanya’yı gezip geçen sezon Auxerre’e demir atmıştı. Şimdi İskoç şampiyonu Celtic talip Tamas’a, üstelik 10 milyonluk teklif yapmışlar. Piyasada başka savunmacı mı yok ya da Tamas Avrupa’nın en iyilerinden biri mi anlayamadım. Alttaki gönderiyle aynı mevzunun uzantısı aslında. Paralar adeta saçılmaya başlandı hak etmeyen adamlar için, son derece şişirilmiş bir piyasa oluştu. Hani nerdeyse Youtube’a 2 videomu koysam, bir de alengirli bir menejer edinsem bana bile 2-3 milyon vereceklermiş gibi geliyor.

Tamas 10 milyon Euro?

Ağustos 4, 2008, 11:32 am | Acayip İşler, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Büyük vaatler ve umutlarla getirilip, nasıl paketlendiğini bile anlamadan Galatasaray’dan gönderilen oyuncuydu Gabriel Tamas. 2. Fatih Terim dönemi mağdurlarından. Euro 2008’de 3 maçta da izledik, Galatasaray’daki seviyesinin çok üstüne çıkmış, ama yine de süper bir defans oyuncusu değil hala. Rusya, İspanya, Romanya’yı gezip geçen sezon Auxerre’e demir atmıştı. Şimdi İskoç şampiyonu Celtic talip Tamas’a, üstelik 10 milyonluk teklif yapmışlar. Piyasada başka savunmacı mı yok ya da Tamas Avrupa’nın en iyilerinden biri mi anlayamadım. Alttaki gönderiyle aynı mevzunun uzantısı aslında. Paralar adeta saçılmaya başlandı hak etmeyen adamlar için, son derece şişirilmiş bir piyasa oluştu. Hani nerdeyse Youtube’a 2 videomu koysam, bir de alengirli bir menejer edinsem bana bile 2-3 milyon vereceklermiş gibi geliyor.

>Basinas da Eve Dönenlerden

Ağustos 2, 2008, 5:39 pm | Acayip İşler, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Bizim basın 2 sene boyunca çok uğraştı Basinas’ı Türkiye’ye getirebilmek için. Bonservisini eline verdiler, hocasıyla kavga ettirtiler, İspanya’da mutsuzmuş, komşuda oynayamaya varmış dediler, forma giydirdiler montajla, bir ara devre arası aynı hafta içinde salı, perşembe, pazar günlerinde uçağa bindirdiler de o uçağı Yeşilköy’e indiremediler. Olmayınca olmuyor, bir türlü getiremediler Yunanlı’yı İstanbul’a. Ne Fener’i ne Kartal’ı ne Cim Bom’u kaldı gelmediği. Ama gelemedi. O da dayanamamış sonunda Yunanistan’a geri dönmüş. Eski Pana’lı Basinas AEK ile imzalamış, sanırım kariyerini bizim basın bu saatten sonra tutup buraya getiremezse AEK’da tamamlayacak.

Basinas da Eve Dönenlerden

Ağustos 2, 2008, 5:39 pm | Acayip İşler, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Bizim basın 2 sene boyunca çok uğraştı Basinas’ı Türkiye’ye getirebilmek için. Bonservisini eline verdiler, hocasıyla kavga ettirtiler, İspanya’da mutsuzmuş, komşuda oynayamaya varmış dediler, forma giydirdiler montajla, bir ara devre arası aynı hafta içinde salı, perşembe, pazar günlerinde uçağa bindirdiler de o uçağı Yeşilköy’e indiremediler. Olmayınca olmuyor, bir türlü getiremediler Yunanlı’yı İstanbul’a. Ne Fener’i ne Kartal’ı ne Cim Bom’u kaldı gelmediği. Ama gelemedi. O da dayanamamış sonunda Yunanistan’a geri dönmüş. Eski Pana’lı Basinas AEK ile imzalamış, sanırım kariyerini bizim basın bu saatten sonra tutup buraya getiremezse AEK’da tamamlayacak.

Olympiakos 2010’da Lebron’a Talip Olacakmış!

Ağustos 2, 2008, 5:04 pm | Acayip İşler, Basketbol, Cleveland Cavs, NBA kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum


“…Olympiakos is considering a run at LeBron James when he becomes a free agent in 2010. This talk was beginning to make its way through the NBA on Friday. I heard it from a reliable league source, who told me that it emanates from Olympiakos….”

Yukarıdaki satırlar SI.com’un yazarlarından Ian Thomsen’e ait. Kalbur üstü bir yazardır, spekülatif hareketlerde bulunmaz. Diyor ki kısaca “Çok önemli bir kaynaktan aldığım duyum 2010’da Olympiakos’un Lebron 2010’da serbest kalınca kendisine teklifte bulunacağı, üstelik haberin kaynağı da bizzat Yunan Kulübü”. E yuh artık diyorum, abarttınız diyorum, ne diyeceğimi bilemiyorum hatta, aval aval bakıyorum. Senelik net 20 milyonun (Amerikan Doları tabii ki) üzerinde bir kontrat teklifinin muhtemel olduğunu hatta ve hatta teklifin üst sınırının olmadığını söylüyor Thomsen yazısında.

Ne diyeceğimi bilemiyorum, bu Yunanlılar ya gerçekten çıldırdı ya da bir yerlerden gömü, define falan buldular! Hayır yorum yapamıyorum! Neyse ileride konuşulur bu mevzu detaylı. 1-2 kelam etmiştim konu ile ilgili, Avrupa’ya kaçış hızlanıyor demiştim de bu kadarını da hiç düşünmemiştim doğrusu. Yuh! Neyse bu gönderi de burada bitsin…

Kelam 1
Kelam 2
Ian Thomsen’in yazısı

>Olympiakos 2010’da Lebron’a Talip Olacakmış!

Ağustos 2, 2008, 5:04 pm | Acayip İşler, Basketbol, Cleveland Cavs, NBA kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>
“…Olympiakos is considering a run at LeBron James when he becomes a free agent in 2010. This talk was beginning to make its way through the NBA on Friday. I heard it from a reliable league source, who told me that it emanates from Olympiakos….”

Yukarıdaki satırlar SI.com’un yazarlarından Ian Thomsen’e ait. Kalbur üstü bir yazardır, spekülatif hareketlerde bulunmaz. Diyor ki kısaca “Çok önemli bir kaynaktan aldığım duyum 2010’da Olympiakos’un Lebron 2010’da serbest kalınca kendisine teklifte bulunacağı, üstelik haberin kaynağı da bizzat Yunan Kulübü”. E yuh artık diyorum, abarttınız diyorum, ne diyeceğimi bilemiyorum hatta, aval aval bakıyorum. Senelik net 20 milyonun (Amerikan Doları tabii ki) üzerinde bir kontrat teklifinin muhtemel olduğunu hatta ve hatta teklifin üst sınırının olmadığını söylüyor Thomsen yazısında.

Ne diyeceğimi bilemiyorum, bu Yunanlılar ya gerçekten çıldırdı ya da bir yerlerden gömü, define falan buldular! Hayır yorum yapamıyorum! Neyse ileride konuşulur bu mevzu detaylı. 1-2 kelam etmiştim konu ile ilgili, Avrupa’ya kaçış hızlanıyor demiştim de bu kadarını da hiç düşünmemiştim doğrusu. Yuh! Neyse bu gönderi de burada bitsin…

Kelam 1
Kelam 2
Ian Thomsen’in yazısı

>Yaptığınız Haberi Önce Bir Okuyun Be Kardeşim!

Temmuz 31, 2008, 12:33 pm | Acayip İşler, Futbol, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Yaptığınız Haberi Önce Bir Okuyun Be Kardeşim!

Temmuz 31, 2008, 12:33 pm | Acayip İşler, Futbol, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Joey Barton Serbest

Temmuz 29, 2008, 5:42 pm | Acayip İşler, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Aman Dabo Ayağını Denk Al!

>Joey Barton Serbest

Temmuz 29, 2008, 5:42 pm | Acayip İşler, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Aman Dabo Ayağını Denk Al!

>Yuh Sana Olympiakos!

Temmuz 24, 2008, 10:40 am | Acayip İşler, Basketbol, NBA kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Childress’a teklif var, Yunanlılar kafayı yemiş demiştik. Şimdi de “Afiyet olsun” diyoruz. Şu yukarıdaki adam, Childress, 3 sene 20 milyona imza attı Pire takımına. Her sezon sonu sözleşmeyi fesih hakkı da var üstelik Childress’ın. Bravo Olympiakos yönetimi, haydi boş durmayın Panathinaikos yöneticileri, sizin etrafa saçacak paranız yok mu, çok ayıp, tempo!

Yuh Sana Olympiakos!

Temmuz 24, 2008, 10:40 am | Acayip İşler, Basketbol, NBA kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Childress’a teklif var, Yunanlılar kafayı yemiş demiştik. Şimdi de “Afiyet olsun” diyoruz. Şu yukarıdaki adam, Childress, 3 sene 20 milyona imza attı Pire takımına. Her sezon sonu sözleşmeyi fesih hakkı da var üstelik Childress’ın. Bravo Olympiakos yönetimi, haydi boş durmayın Panathinaikos yöneticileri, sizin etrafa saçacak paranız yok mu, çok ayıp, tempo!

>Oltayı Attım da Acaba Yem Takmış mıyım?

Temmuz 24, 2008, 9:20 am | Acayip İşler, Futbol, Galatasaray, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

(Foto: Cemal Koyuk, orjinali)

Galatasaray’da kaleci transferi bahsi bitmedi, uzadıkça uzadı, paçalarımızdan aktı artık. Itandje’si olsun, Sorensen’i olsun bunlar hep sulanılan kalecilerdi. Sıradakiler De Sanctis, Hildebrand, Ochoa. De Sanctis yedek olduğu için huzursuz, Hildebrand Valencia’ya alışamadığı için. Tamam da Aceto’nun dediği gibi AB pasaportu olsa hemen büyük liglerden birine kapağı atma zihniyetinde olan ve pasaportsuzluğuna rağmen hedefteki isim olan Ochoa neden gelsin ki Türkiye’ye.

Ha şu olabilir: Ochoa gelir, kendisine helal süt emmiş, temiz, saf, hanımefendi bir kız bulunur, nikahları yapılır, Ochoa Türk pasaportu alır, hemen arkasından devre arasında, örneğin İspanya’ya, transfer olur, mahkemeye başvurur, AB statüsünde oynayan Nihat’ı emsal göstererek davayı kazanır, bu süre yaklaşık 3-6 ay arası sürdüğünden 2. devrede de Türkiye’de kalır. Yeni sezonun başlangıcıyla birlikte yeni takımının kalesine geçer, bizim hanımefendi kızımızdan elini değdirmeden 1 sene sonunda boşanır, vatandaşlığı baki kalır, Türklüğü çok severse, futbolu bırakınca gelir Burdur’da 21 gün çakı gibi bedelli asker olur, toplu tüfekli fotoğraflar çektirir, terhis olunca önce Nişantaşında bir Meksika yemekleri restoranı sonra Bodrum’da bir Meksika resort hotel açar, baba olur iş adamı olur.

Oltayı attı da hem Galatasaray hem Basın acaba ucunda yem takılı mı? Meira transferinden sonra Galatasaray’ın hiç bir şart altında bonservis ödeyerek bir kaleci transfer edeceğini düşünmemekle beraber, keşke Hildebrand’ı getirebirseler diyorum. Ochoa’ya da hayatında başarılar diliyorum.

Oltayı Attım da Acaba Yem Takmış mıyım?

Temmuz 24, 2008, 9:20 am | Acayip İşler, Futbol, Galatasaray, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
(Foto: Cemal Koyuk, orjinali)

Galatasaray’da kaleci transferi bahsi bitmedi, uzadıkça uzadı, paçalarımızdan aktı artık. Itandje’si olsun, Sorensen’i olsun bunlar hep sulanılan kalecilerdi. Sıradakiler De Sanctis, Hildebrand, Ochoa. De Sanctis yedek olduğu için huzursuz, Hildebrand Valencia’ya alışamadığı için. Tamam da Aceto’nun dediği gibi AB pasaportu olsa hemen büyük liglerden birine kapağı atma zihniyetinde olan ve pasaportsuzluğuna rağmen hedefteki isim olan Ochoa neden gelsin ki Türkiye’ye.

Ha şu olabilir: Ochoa gelir, kendisine helal süt emmiş, temiz, saf, hanımefendi bir kız bulunur, nikahları yapılır, Ochoa Türk pasaportu alır, hemen arkasından devre arasında, örneğin İspanya’ya, transfer olur, mahkemeye başvurur, AB statüsünde oynayan Nihat’ı emsal göstererek davayı kazanır, bu süre yaklaşık 3-6 ay arası sürdüğünden 2. devrede de Türkiye’de kalır. Yeni sezonun başlangıcıyla birlikte yeni takımının kalesine geçer, bizim hanımefendi kızımızdan elini değdirmeden 1 sene sonunda boşanır, vatandaşlığı baki kalır, Türklüğü çok severse, futbolu bırakınca gelir Burdur’da 21 gün çakı gibi bedelli asker olur, toplu tüfekli fotoğraflar çektirir, terhis olunca önce Nişantaşında bir Meksika yemekleri restoranı sonra Bodrum’da bir Meksika resort hotel açar, baba olur iş adamı olur.

Oltayı attı da hem Galatasaray hem Basın acaba ucunda yem takılı mı? Meira transferinden sonra Galatasaray’ın hiç bir şart altında bonservis ödeyerek bir kaleci transfer edeceğini düşünmemekle beraber, keşke Hildebrand’ı getirebirseler diyorum. Ochoa’ya da hayatında başarılar diliyorum.

>Terbiyesizler!

Temmuz 17, 2008, 12:56 pm | Acayip İşler, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

>Şu hareketi yapanlar insan sınıfına sokulmayacak kadar aşağılık insanlar, ona kimsenin itirazı yok ama siz nesiniz !?! Nasıl bir gazetesiniz siz, nasıl bir basın organısınız, nasıl insanlarsanız, insan mısınız! Ondan sonra diyin ki aman fair-play, aman centilmenlik, kan dökülmesin. Düpedüz insanları provoke etmektir bu, suçtur, ötesinde terbiyesizliktir. O taşı atıp camları indirenler ne kadar terbiyesizse sizler onlarca katı terbiyesizsiniz. Daha dün bir skandaldı yaptığınız, bir macarın kaybolan sağlığını-ekmeğini aş edindiniz, bugün üstüne bir tane daha! Düşürün seviyeyi düşürün, çekinmeyin, bizler de görelim ne kadar alçalabileceğinizi. Kalitenizi ortaya ancak aynı olayı başka bir yayın organının nasıl aktardığını söyleyerek koyabiliriz.

“Lig TV: Ruh Hastaları Sezonu Erken Açtı”. Haberin yarısından çoğu oyuna gelmeyin, provakasyonlara aldırmayın, bunlar taraftar olamaz, futbolun zevkini kaçırmayınla dolu. Sizler ise Galatasaray Fener’e saldırdı diye manşet atın, aferin aynen devam!

Seviye fakirleri!

Terbiyesizler!

Temmuz 17, 2008, 12:56 pm | Acayip İşler, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Şu hareketi yapanlar insan sınıfına sokulmayacak kadar aşağılık insanlar, ona kimsenin itirazı yok ama siz nesiniz !?! Nasıl bir gazetesiniz siz, nasıl bir basın organısınız, nasıl insanlarsanız, insan mısınız! Ondan sonra diyin ki aman fair-play, aman centilmenlik, kan dökülmesin. Düpedüz insanları provoke etmektir bu, suçtur, ötesinde terbiyesizliktir. O taşı atıp camları indirenler ne kadar terbiyesizse sizler onlarca katı terbiyesizsiniz. Daha dün bir skandaldı yaptığınız, bir macarın kaybolan sağlığını-ekmeğini aş edindiniz, bugün üstüne bir tane daha! Düşürün seviyeyi düşürün, çekinmeyin, bizler de görelim ne kadar alçalabileceğinizi. Kalitenizi ortaya ancak aynı olayı başka bir yayın organının nasıl aktardığını söyleyerek koyabiliriz.

“Lig TV: Ruh Hastaları Sezonu Erken Açtı”. Haberin yarısından çoğu oyuna gelmeyin, provakasyonlara aldırmayın, bunlar taraftar olamaz, futbolun zevkini kaçırmayınla dolu. Sizler ise Galatasaray Fener’e saldırdı diye manşet atın, aferin aynen devam!

Seviye fakirleri!

« Önceki SayfaSonraki Sayfa »

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.