Yazıklar Olsun!!!

Şubat 15, 2011, 11:15 pm | Beşiktaş, Futbol, ozhano, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | 5 Yorum

İbrahim Üzülmez’le 2006 yazında yaptığım tatilde karşılaşmıştım. Ama tanıyamamıştım. Kaldığım otelin lobisinde müzik dinlerken yan masaya oturmuştu. Eşim göstermişti bu Beşiktaşlı futbolcu değil mi diye. Ben de ne yalan söyleyeyim yok be bu insana benziyor demiştim. Tabi herkeste olduğu gibi kafamdaki İbrahim Üzülmez şekli saçı sakalına karışmış, viran halde bir tipti ama yanımda oturan insan gayet bakımlı, sinek kaydı sakal traşı olan kısacası bakımlı biriydi. Tabi futbolcu olduğunun en önemli kanıtı, kısa beyaz çorapları üzerine giydiği spor ayakkabıları ve genelde futbolcuların hepsinin alması gerektiği zannettiğim adidas marka beyaz ya da siyah el çantası idi. Ben de ne dikkat etmişim adama! Yalan yok konuşana kadar iyice bir süzdüm adamı, ondan aklımda tüm ayrıntılar, velhasılı kelam ben genelde yaptığım gibi ilk önce müzasyenleri daha sonra da oradaki topluluğu avucumun içine aldıktan sonra o cesaretle baba sen Üzülmez misin yoksa ona mı benzemeye çalışıyorsun dedim. O içine kaçmış gibi bildiğim İbrahim sesi ile biraz da kasılarak evet o benim der gibi bir kafa salladı. 5-10 dakika muhabbet ettik ama o muhabbet sonunda Üzülmez hakkında düşüncelerim bayağı bir değişti. Futbolcuların çoğunda görülen aklındakileri cümlelere aktaramama kusurunun onda olmadığı ilk keşfim olmuştu. Hatta etrafımdaki arkadaşlarım da aynı şekilde adam ne güzel konuşuyor demişlerdi.

Bunu niye anlattım bilmiyorum ama sonuçta konuya bir yerden giriş yapmak lazımdı ve bu anı insanları görünüşüne, sıfatına, konuşmasına, işine, gücüne vs. göre önyargılı olmamak gerektiği düşüncesini bir kez daha yüzüme çarpmıştı. Peki İbrahim Üzülmez’i en az 10 senedir gayet iyi tanıyoruz, muhakkak ki maçlarda olsun dışarıdaki röportajları olsun kişiliği hakkında hepimizde bir fikir oluşmuştur. Milyon kişiye bu adamı sorsanız hiçbirinden yahu bu lanet bir adam lafını duyamazsınız ki böyle insan iki dakikada kendini belli ediyor. Örnekleri çok, isimleri lazım değil. Diğer yandan Üzülmez kimdir? Üzülmez işine sıkısıkıya bağlı bir insandır, aldığı parayı son kuruşuna kadar hak eden bir insandır, azimlidir, hırslıdır ancak bu hırsından dolayı futboldan ekmek yiyen hiç bir meslektaşına bir zarar vermemiştir. Bununla birlikte disiplinlidir, Türk futbolcular arasında Hakan Şükür ve Ergün Penbe ile birlikte iş disiplinine sonuna kadar bağlı olduğuna inandığım üç futbolcudan biridir.
Bu yukarıda saydığım özelliklerinden hangisine hangi futbol izleyicisi yok diyebilir? Tüm bunları gözönüne getirdiğimizde Beşiktaş yönetiminin yaptığı yolları ayırma kararının ne kadar yanlış olduğunu tartışmam kimseyle. Bu insan 11 yıldır içinde olduğu kulübün kaptanı. Bugün onu elimine edenlerin kaçı ondan daha fazla emeğe sahiptir kulüp için? Şu ana kadar kim bilir kaç tane aynı takımın futbolcusu maç içinde olsun devre arasında olsun maç sonu olsun birbirinin boğazına yapışmadı? Ama amaç burada şartlar hazır oluşmuşken gereğini yapıyoruz diye gösterip kimseyi de karşına almadan bir futbolcuyu yakmak. Bir de bu adam durup dururken mi dellendi? Onu dellendirenin hiç mi suçu yok da hiç adı geçmiyor, kıskıs gülüyor arka tarafta. Üzülmez dediğim gibi hırslı, hırsına yenik düşüp böyle bir yanlış iş yaptığı yönünde bir karar alınıp gerekenler yapılamaz mıydı?

Yaptığını kesinlikle haklı bulmuyorum, doğru olduğunu da düşünmüyorum. Ama 37 yaşında çatır çatır top oynayan, hatta top oynadığını zanneden bazı tiplere bu işi öğreten insanı bir kalemde yokedebilen zihniyet aynı akıbete uğradığı zaman cart curt konuşmayacak. Üzülmez’in kafasına vurulan keserin sapı da Toraman’ı elbet yakında bulacak, bulması gerek eğer o yönetici diye kendilerini addeden insanların azıcık adalet duyguları varsa.

Diğer yandan bu kadar hız niye? Koştura koştura adamı kovmak da ne demek oluyor? Yapıcılık diye birşey öğrenememiş mi bu yönetim ya da futbol şubesindekiler. Herhalde beklediler beklediler adam performanstan düşsün de yollayalım diye. Baktılar ki adam yıl geçtikçe Benjamin Button gibi daha da güçleniyor ellerine fırsat geçince yok ettiler adamı. Ya da kabul edelim yaptığı çok pis birşey ve yolların ayrılmasından başka yol yok. Zaten adan 2-3 ay sonra futbolu bırakacağını açıkladı. Gizliden gizliye bu işi böyle bir afişe ile yapmayıp kitabına uydurmak ile halledilemez miydi? Hiç mi olmadı bir futbolcu hiç sakat değilken sakat gibi gösterilip kadro dışına atılmadı mı? Millete milyonlarca avro parayı çatır çatır verirken ki haketmedikleri halde, parasını sonuna kadar haketmiş adamın 2-3 aylık alacağını kesmek için mi paldır küldür kovuyorsun da milletin önünde rezil ediyorsun? Yazık, nerden bakarsan bak yazık.

Son bir laf da Beşiktaş taraftarına ve özellikle herşeye karşı olduğunu iddia eden Çarşı grubuna. Bakalım göreceğiz Green peace ile çevre kirliliğine, bilmem kimle altın çıkarma işine vs. bir ton zımbırtı olaylara karşı olan bu grup yönetimin bu uygulamasına da karşı olup, Üzülmez’e iade-i itibar edecek mi? Eğer hiç sesleri çıkmazsa hiç bundan sonra yok ona karşıyız yok bunu destekliyoruz diye ortaya çıkmasınlar. Adama derler sen ilk önce kendi takımının kaptanını yiyenleri karşı çık!!!
Açık açık söylüyorum, İbrahim Üzülmez’e sanki yüzkızartıcı bir iş yapmış gibi 1-2 günde kadro dışı bırakıp kamuoyunun önüne salanlara yazıklar olsun! Sanki adamın kalemin kırdınız da iyi bir halt ettiniz. Sizin de zamanı gelir belinizi kırar o taraftar azıcık adalet duyguları varsa. Tabi, bazıları gider geceleri yapmadığı maskaralık, kepazelik kalmaz ki bunların sadece %1’lik kısmı tvlere yansır, çünkü hemen gizli eller olayı kapatmak için hareket eder ve onların arkası vardır, parası çok, yemesi zordur. Ama İbo tek tabancadır, arkası yoktur, tek dayanağı performansını devamlı yüksek tutmasıdır, kolaylıkla gözardı edilebilir ve o ancak hırsına yenik düştüğü zaman yenilebilir…
Reklamlar

5 Yorum »

RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

  1. bu blogu çok uzun zamandır takip ediyorum, seviyorumda. Ancak bu yazı sencede çok ağır olmamış mı veya şöyle söylemeliyim yazı fazlasıyla kendini fikrini empoze ettirmeye çalışıyormuş gibi durmuyor mu? İbrahim üzülmezi seversin sevmezsin o ayrı ben şahsen beşiktaşlı olarak ne severim nede sevmem. Kimi maç olmuştur helal lan sana diye ayağa fırlamışımdır, kimisinde arkadas şu adamın yerinede bi sol bek bulamadılar diye isyan etmişimdir. Ancak 37 yaşında ve 20 yıldır profesyonel futbol oynayan bir kaptan soyunma odasında takım arkadasına yumruk atılmayacağını öğrenmek için sencede çok geç kalmamışmıdır. Ayrıca bahsettiğin taraftar grubunun böyle bir vakayı gerçekleştiren sporcuyu onu gönderemezsiniz arkadas diye karşı çıkması bu olaya destek veriyoruz her küfürleşmeden sonra dalın biribirinze msjı vermez mi? İbrahim Toraman kanadına gelince neden ceza almadı? Bende ilk fesih olayını duydugumda bunu düşündüm. Ancak basın toplantısı sırasında başkanın söylediği bir cümle çok dikkati mi çekti oda şu; “bütün teknik ekip, bütün oyuncu arkadaslar aynı görüşteler olay malesefki tek taraflı gerçekleşmiş” Bu söylem çok düşündürücü.. İbrahim Üzülmez diyor ki “100lerce futbolcuyla çalıştım niye kimseyle değilde bu arkadasla kavga ettim?” Bende şöyle diyorum bu arkadas 100lerce kişiyle çalıştı nedn kimseyle değilde seninle tartıştı? kulüp yönetimine gelince bilmem kaç yıllık kulüp 2-3 aylık İbrahimin Üzülmez maaşıyla kar etmeyecektir ya da İbrahim üzülmez 2-3 ay eksik maaş almasa hayatını idame ettiremeyecek duruma düşmeyecektir. Her iki tarafta bu tarz hesapların içinde değildir bence. Ben Yıldırım Demirörenin samimiyetine inanmıyorum o ayrı. Son olarak yazıda denmişki “İbrahim sanki yüz kızartıcı bir iş yapmış gibi” sana karşılık vermeyen bir adamı yumruklamak yüz kızartıcı değil midir. Her halde blog tarihinin en uzun yorumu bu olmuştur. Bu blogda ilk defa bu kadar sert bu kadar tek taraflı bir yazıya şahit oldum, çokta şaşırdım.

  2. Blog tarihini bilmiyorsun iyice incelemen gerekir, faraziye konuşulmaz, özellikle kendi taraftarı olduğum kulüple ilgili bu yazdığımın en az 10 katı sertliğinde yazılar okuyabilirsin hem de bu yazdığımın en az 2 katı daha uzun olarak. Okuyan okur, isteyen okumaz ama ben yazdım. Konu ile ilgili ben bardağın dolu tarafını görüyorum sense boş. Sen Yıldırım Demirören kafasındasın bense Özhan Canaydın. Hatırlarsın muhakkak Hasan Şaş-Necati boğazlama harbini. Tamam senin dediğin olsun o zaman İbrahim psikiyatrik bir vaka ve durup dururken saldırdı indirdi Toraman'ı. Yani, düşün, maç yapıyoruz biz ikimiz oynuyoruz, maçta devre arasında ben geliyorum sana sağlam bir asılıyorum. O zaman Üzülmez'in bu zamana kadar bu takımda durduran, bu sorununa çare olamayan, uzman yardım almasını sağlayamayan yönetim yine hatalı. Artı 2-3 aylık kesinti tabiki Üzülmez'i fakirleştirmeyecek ancak onu kamuoyu önünde ve manevi olarak bitirecektir. Çarşı ile ilgili olarak yazdığımı dikkatli oku. Ben orada iade-i itibar diyorum yani “biz seni yine de seviyoruz yaptığın hata olsa da” türünden bişeylerden bahsediyorum. Son olarak hiçbir zaman fikir empozesi yapmam, kendi fikirlerimi sunarım, isteyen alır, isteyen bakar gider. Aslında bana ilginç gelen de bu: Beşiktaş taraftarı olmayan insanlar Üzülmez'e yapılanın çok ağır olduğunu söylerken, yapıcılık yolundayken, bunu basit bir olay görüp istenilse kulüp içinde rahatlıkla çözümlenebileceğini düşünürken Beşiktaş taraftarı niye bu kadar vurdum duymaz, niye astığım astık kestiğim kestik davranıyor, çözemiyorum. Yani yarın Quaresma olaki maçta birine yumruğu geçirse senin dediğin gibi bu önemli yüzkızartıcı suç sebebiyle Demirören yollayacak onu, buradan o çıkıyor.
    Bir de suçlar kanununda adam yumruklamak yüz kızartıcı bir suç değilken alkollü araba kullanmak yüzkızartıcı bir suçtur diye biliyorum ben.

  3. ibrahim gibi negatif elektrikli, egosuna kontrol edemeyen, takım arkadaşlarına, hakeme, rakibe bağıran çağıran oyuncuları görmek istemiyorum ben. yapılan belki hoş olmamıştır ancak sonuç doğru olmuştur. ismi lazım değil oldukça fazla sayıda var bunlardan. umarım azalırlar.

  4. …”yapılan belki hoş olmamıştır…” Ben de işin burasındayım zaten. Eğer bir ceza varsa iki taraf da bundan etkilenmeli diye düşünüyorum. Sadece biri cezayı yiyorsa mutlaka sıkıntı vardır.

  5. ellerine sağlık nokta:


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.

%d blogcu bunu beğendi: