Burada tek A-dam var!

Ağustos 8, 2010, 3:24 pm | Alex De Souza, Aziz Yıldırım, emre belözoglu, Fenerbahçe, Galatasaray, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
7 Ağustos’ta Sabah Gazetesi’nin haberi

kaptanları Alex ve Emre‘yi çok sert biçimde uyaran Yıldırım, “Zico’yu istemediniz gönderdim, Aragones’i istemediniz gönderdim. Fransa gol kralı 1.4 milyon avroya oynarken siz burada 3 milyondan aşağı oynamıyorsunuz” dediği ve konuşamsı sırasından yumruğunu masaya vurduğu ve kapıları tekmelediği belirtildi.
Aziz Yıldırım‘ın bu futbolculara ayrıca; “Adam gibi oynamayacaksanız Galatasaray dâhil istediğiniz takıma gidebilirsiz. 2 sene sonra borçları bitirip bırakacağım görevi bu sürede şampiyonluk istiyorum” dediği öğrenildi.

Yıldırım‘ın sinirinden nasibini alan isimlerden birisi deLugano oldu. Başkan, Lugano‘ya; “Kafa karıştırma. İstiyorsan gidebilirsin. Kalacaksan da adam gibi kal ve yürekten oyna. Gitmek istersen seni tutmayız” dedi.–

8 Ağustos’ta Habertürk Gazetesi’nin haberi

–Alex de Souza’nın 6 sezonluk F.Bahçe macerası bitiyor mu?

Şu anda Sarı-Lacivertli camia bu sorunun yanıtını arıyor. Önceki gün Aykut Kocaman’ın raporu sonrasında başkan Aziz Yıldırım’ın Brezilyalı yıldızı ve arkadaşlarını kulübe kadar çağırıp fırçalaması iplerin kopmasına neden oldu. Alex’in Fenerbahçe’yi kafasında bitirdiği, ayrılmasının an meselesi olduğu ve bunun için de yönetime, “Alacaklarımdan feragat edeyim. Bu sıkıntıyı kaldıramam. Bırakın ülkeme döneyim” dediği öğrenildi.

YÖNETİM ‘KAL’ DEMEYECEK
Bir anda yaşanan bu şok gelişmelerin ardından başkan Aziz Yıldırım ve yöneticilerde sessiz bir bekleyiş başladı. Özellikle Alex’in yaşanan bu gerilim sonrasında Fenerbahçe ile yollarını ayırma aşamasında olması sonrasında neler olacağı merak konusu.

Ancak Sarı-Lacivertli yönetimin Brezilyalı yıldızın ayrılma isteği karşısında sürpriz bir şekilde “Kal” demeyeceği öğrenildi. Başkan Aziz Yıldırım ve kurmaylarının kaptan Alex ile yolları ayırma konusunda fikir birliğine vardığı belirtildi.—

———————————————–
Diyor ki Aziz Yıldırım,”Alex, falan tanımam! Bu takımın her şeyi benim! Ya benim dediğim olur ya da gidersin!” Yıldırım baktı ki takım içinde ipler Alex’in eline geçmiş, iktidar el değiştirmiş, hemen el koymuş. Aslında ve zaten kendisi vermiş o ipleri “Zico’yu istemediniz gönderdim” cümlesinden anladığımızca… Alex suyunu çıkarmasın, kendini bir şey sanmasın diye fırçayı kaymış! Gözü dönmüş ve Aziz Yıldırım, çokça kez koltuğunu sağlama alan Alex’i bir anda silmeye hazır konuma gelmiş… Diyor ki burada tek A-dam var. O da A-Z-İ-Z… Alex falan değil. Basarım parayı yeni Alex’ler alırım kafasında Aziz Yıldırım. Yaşasın Totaliter rejim! Fenerbahçe taraftarı, pardon taraftar da kalmadı ki bu takımda… Fenerbahçe seyircisi siz uyuyun daha olur mu?
He bu arada Emre de fırçayı yemiş… ““Adam gibi oynamayacaksanız Galatasaray dâhil istediğiniz takıma gidebilirsiz.” lafı gelmiş Emre’ye… Emre’nin adam gibi oynadığı dönem Galatasaray’da oynadığı yıllardı… Hatırlatayım…
Reklamlar

Oyun daha süperdi!

Ağustos 8, 2010, 1:32 pm | bursaspor, süper kupa, teofilo, Trabzonspor, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum
Lig öncesi hep bir Fenerbahçe,Galatasaray,Beşiktaş kupa maçı oynardı. Alışmıştık bu rutine. Hele bir şu kupa gelsin de görelim isterdik takımlarımızın son durumunu. Bu sefer üçü de yoktu. Bursaspor ve Trabzonspor karşılaşıyordu kupa finalinde ama nedense ve yine İstanbul’da! Aslında Bursa’nın yakın olması ve Trabzonlu’ların da İstanbul’da çok bulunmuş olması yeterli bir nedendi stadın dolması için ancak yine 26bin biletli kişi izlemiş maçı. Madem 26bin kişi izleyecek ve maçı Eskişehir’e, Kayseri’ye… Oralar da ancak o kadar dolardı zaten en azından bir heyecan yaşarlardı, bir arzu dolardı takımların içine seneye de biz burada olmalıyız gibisinden…

Maçın temposu harikaydı. Lig kıvamına gelmiş iki takım da. Biraz daha zamanla tam performanslarını yakalarlar. Biz de zevkle izlerik artık 9 maçı da canlı canlı! Şu açık ki Trabzon gerçekten çok daha iyi bir oyun sergiledi dün. Tek pas ve set oyununu iyi çalışmışlar. Alanzinho yerini bulmuş ama Burak Yılmaz hala ne yaptığını anlayamadıklarımdan. Fizik, hız her bir şey var biraz da teknik ama kafa yok. Ya da var da kendine saklıyor, evde çıkarıyor o kafayı dışarı. Halbuki gösterse ya bize de… Bursaspor da dikine hızlı ileri yönelmek işini iyi çalışmış. Orta sahada kaptıkları toplarda çoğu zaman gerçekleştirebildiler bu işlemi ancak bu şekilde ceza sahası içine girebilmeyi beceremediler. Kanatları kullanmayı unutmuş gibiydiler. Halbuki Beşiktaş maçında kanatlardan gelmişti gollerden en azından biri. Ve Galatasaray maçında da aynı yöntemi kullanmışlardı. Hüseyin’in olmayışı, Batalla’nın fiziken cılız kalması Timsah’ın gövdesini hafif bıraktı.

Trabzon’da Ceyhun sürekli kaleyi yokladı. İkinci yarı da buradan geldi gol. Top Ivankov’dan sekti ve Teofilo da iyi bir takipçi olduğunu gösterip topu kaleye gönderdi. Halbuki top JABULANİ bile değildi!!! Nasıl oldu da böyle bir gol izledik ben anlamadım! Hemen ardından ikinci golün üstelik 61. dakika şovuyla gelmesi sarsılmış Bursa’yı yıktı. Selçuk’un arapası harikaydı da Teofilo’nun vuruşu çok daha harikaydı! Adrian Ilie geldi, vurdu, gitti sanki! Bursa iyice çöktü. “Son şampiyonum ama forma reklamım bile yok!! Saldır anasını satayım” ruhuyla oyuna tutunmaya çalıştı. Olduramadı. Defansın bile gol düşüncesine kitlenmesi savunma aklını geri plana itince kendi ceza sahasında bile 4 kişi bir Teofilo’ya mukayıt ol(a)madı! O da direkte bekleyen Bursalı’nın ofsaytı bozmasını görüp altıpasta önüne gelen topu gönderiverdi kaleye… Jaja’nın gelişi Teofilo’yu fişekledi heralde ki böyle bir performans ortaya koydu. Yoksa daha 1 ay evvel ben gideyim demiyor muydu bu çocuk??

Tek anlayamadığım Turgay’ın, Sercan’a tercih edilmesiydi. Eğer maçı rakip sahaya yıkamayacağın bir maçsa Turgay’ın oynaması çok da anlamlı değil. Ne Sercan kadar hızlı, ne de teknik… İleride bu yüzden üretici olamadı Bursa, oysa SErcan neler yapmıştı son Galatasaray maçında!

Karpaty deyince akla…

Ağustos 8, 2010, 12:00 am | cem yılmaz, Galatasaray, Gheorge Hagi, karpaty lviv, Rıdvan Dilmen, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum
Ne zaman uçakla balkanların üzerinde geçsem her sıradağ benim için Karpatlardır! Onun maradona’sı* da Hagi’dir! Böyle bir etki işte Hagi’nin bıraktığı. Şimdi ne alaka ki Hagi’yle… Eh Avrupa ön elemesindeki rakibimizin adı malumunuz Karpat içeriyor. Karpat-y Lviv’in de rakibi Galatasaray’ın efsanesi Hagi… Tam daha fazla bağlamayın onu-buna-seni-bana… Ne diyo abi* “Bağlanmayacaksın!”

Eskiden USSR kupası kazanmış, o dönem iyiymiş falan bunlar hikaye… USSR’mi kaldı! Eskiden bir Borussia Mönchengladbach vardı bildin mi gibi bir durum oluyor bu mazi hikayeler. Bakıyorum ki takım 1991’den itibaren bugünkü halini almış. O zamandan beri naptığına bakalım. 1993 ve 1999’da Ukrayna Kupası’nda finale çıkmış, eli boş dönmüş. Bir de Ukrayna 1. Ligi’ni ikinci bitirmiş 2005-06’da. (wiki kafamı karıştırdı ama son karar budur.) Ligin kalburüstü bir ekibi oluvermiş Ukrayna Premier Ligi’nde…

Özünde herhangi bir takım görüntüsünde.Tek artısı altyapı sistemi. Önemli topçular yetiştirmiş. Öyle ki 10 Milyon Euro’ya 1 yıllığına kiraladı Barcelona Chygrynskiy’i! Kadrolarında bir kaç Chygrynskiy, bir kaç Oleh Luzhny varsa ve biz bilmiyorsak Beşiktaş’ın Metalist kazasına uğrayabiliriz. Ama ben Galatasaray’a güveniyorum. Sami Yen’de bitiririz işi, Ukrayna’ya da Cem Yılmaz, Rıdvan Dilmen hep beraber “takımı desteklemeye” gideriz(!!!)…

http://www.izlesene.com/player2.swf?video=643927

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.