Hagi’yi Anlamak

Ağustos 5, 2010, 3:44 pm | Futbol, ozhano kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Dün geceden beri internete, gazetelere bakıyorum da Alex’e denilmeyen laf kalmamış. Fenerbahçe’nin son 5 senesine tek başına damgasını vurmuş bir futbolcunun hakkında spor yazarlarını geçtim onlar önemli değil de kendi taraftarlarının ileri geri konuşmasını, defol git, yeter artık Alex, Alexli sistem bitti gibi yorumların yazılmasını açıkçası yadırgadım ve aklıma Hagi’nin Galatasaray yönetiminin ve taraftarının yoğun baskısına rağmen ayrıldığı ve futbolu bıraktığı sene yaptığı açıklama aklıma geldi: “Ben Hagiyim ve futbolu en üst seviyede iken bırakmalıyım. Bu da benim için şu ana kadar ulaştığım en üst mertebe. Galatasaray çatısı altında çok büyük başarılara ulaştım ve taraftarın Hagi’yi hep bu durumdayken hatırlamasını istiyorum.” O zaman tam olarak anlamamıştım. 1 hatta 2 sene daha devam edebilirdi, vücudu, kondisyonu bunun için yeterliydi, para bakımından da servetine servet katabilirdi ama yapmadı ve “Efsane 10” olarak ayrıldı Galatasaray’dan ve biz O’nu son hali ile hatırlıyoruz yani efsane olarak. İşte Alex’e olan saldırmaları gördükten sonra tam anlamıyla dediğini anladım Hagi’nin. Bu ülkede futbolcuysan ve lidersen her zaman iyi olmaya mecbursun, olası bir terslikte ilk sen akla gelirsin, onca yaptığın güzellikler, başarı bir anda gözardı edilir ve ipin altına gidersin. Her zaman dediğim gibi “BÜYÜKSÜN HAGİ”…

Ozhano’nun Kebapçı Blick’i!

Ağustos 5, 2010, 1:53 pm | Fenerbahçe, Futbol, gazete, UCL kategorisinde yayınlandı | 6 Yorum

Sevgili ozhano nicedir soruyordu Blick’e ne oldu diye. Blick bildiğimiz Blick, hiç bir şey olmamış sevgili kardeşim. Bu başlık da senin için gelsin:

Young Boys Fenerbahçe’den Kebap Yaptı!

Alma Adnan’ın ahını çıkar Kocaman, Kocaman…

Ağustos 5, 2010, 12:53 pm | aykut kocaman, Fenerbahçe, stoch, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Her ne zaman bir Türk takımı Avrupa Kupaları’ndan elense içim bir burkulur. Fenerbahçe elendiyse yaşadığım burukluğun içinde biraz da sevinç barınır. Çünkü tek adam sistemi “bir kez daha” çökmüştür. Sonra gerçeklere bakarım. O takımın elenmeyi hak edip etmediğine bir bakarım. Maçlarını izlediysem oyunlarına bakarım. Bir önceki sezon bittikten sonra neler yaşadıklarına bakarım ki neden ilk resmi maçta böyle döküldüklerini gerçekçi bi bakışla anlayabileyim…

Fenerbahçe şampiyonluk yoksa gidersin geleneğini sürdürdü ve Christoph Daum ile yollarını ayırmayı kafasına koydu Trabzonspor maçından sonra. Fakat bu durum ne kadar sürdü? 15 Mayıs’ta “şampiyon olamadıklarını” fark ettikleri 2 dakikalık şaşkınlığın ardından alınan karar 25 Haziran’da sonuçlanabildi ancak. Yani Fenerbahçe yönetimi ve takımı 40 gün böyle kaybetti. Aykut Kocaman’ın teknik direktörlüğe başlama tarihi de 9 Temmuz olarak gözüküyor. Yani sana bir 14 gün daha… Etti 54 gün kayıp. Denilebilir ki Aykut Kocaman o süreçte takımın yine başındaydı en azından kurulacak yeni takımın başındaydı. 12’sinde Belçika kampı başlamış tam 16 gün sonra 28 Temmuz’da Fenerbahçe çok kritik ve ilk resmi maçına çıkmış.

Bu takım’da çok büyük değişiklikler yok, geçen sezonki takım, neyini hazıralayacaksın ki diyebiliriz. Fakat Daum ve Kocaman’ın oynatmak istedikleri futbol tarzları arasında çok büyük farklar var. Demirkol her sabah tekrar ediyor: “Daum kontratakçı, Kocaman pasçı.” 16 günde bu tarz kökten bir değişiklik yapabilmek mümkün müdür? Bunun mümkün olduğunu iddia edenlere şunu soralım o zaman. 16 gün içinde, ligde ikinci haftasını oynamış rakibinin fizik kondisyonuna ulaşmak o kadar kolay mıdır?

Fenerbahçe bu yıla çok geç başladı. Galatasaray da, Beşiktaş da… Üç takım da hala transfer peşinde hala turlarını geçebilmiş değil (Fenerbahçe geçemedi bile). Bu akşam Beşiktaş ve Galatasaray da aynı hezimetle karşılaşabilir. Ama Fenerbahçe’nin aynı hezimeti aslında ve sadece Galatasaray ilgileniyor diye aldıkları Stoch’un kırmızı kart görmesiyle yaşamış olması ibretlik. Alma Adnan’ın ahını çıkar Kocaman, Kocaman…

Yeeterr Necati Abi Yeterrrr!

Ağustos 5, 2010, 8:41 am | Futbol, haber, ozhano kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Necati Bilgiç yine boş geçmemiş Young Boys maçını, oyunculara, Aziz Yıldırım’a laf çakarken diğer yandan maçın hakemini yine boş geçmemiş.

Bravo (!) Aziz bey

Fenerbahçe deplasmanda Young Boys karşısında kazandığı avantajı kendi sahasında kullanamayarak, daha katıldığı ilk turda Şampiyonlar Ligi’ne veda etti. Bunun suçlularını şöyle sıralamak lazım: Önce başkan Aziz Yıldırım geliyor. Geçen sene devre arasından bu yana vaaddetiği yırtıcı bir santraforu hala takıma alamayan Aziz Yıldırım, dünkü maçta da Fenerbahçe’nin zayıf rakibi karşısında etkisiz kalmasına ve elenmesine birinci derecede rol oynadı. Nitekim Young Boys’ın yırtıcı santraforu attığı tek golle sonucu ve turu getirmeye yetti.
İkinci sorumlu Aykut Kocaman’dı. Atalarımız “bugünkü tavuk, yarınki kazdan iyidir” der.

Kocaman ilk maçın verdiği rehavetle ve o sonuca güvenerek, dün gece oynayabilecek durumda olan Gökhan Gönül’ü diğer maçlara saklayarak, ilk 11’e almadı. Çünkü ikinci yarıda yapılan değişiklikler 10 kişi kalmasına rağmen Fenerbahçe’nin daha baskılı oynamasına ve pozisyonlar bulmasına imkan verdi.

BU YENİLGİ DERS OLSUN
Hatta Semih iki pozisyonda biraz şanslı ve becerikli olsa maç berabere bitecekti. Herhalde kaseti tersine alsa takımı bu şekilde sahaya sürerdi. 3. ve önemli hata maçın Rus hakeminden geldi. Kendini yere atan İsviçreli futbolculara kart göstermeyen Rus hakem, Fenerbahçe’nin en etkili futbolcusu Stoch’a çok kolay şekilde 2. sarı kartını göstererek takımı 10 kişi bıraktı.

Bununla da kalmadı 88. dakikada Young Boys kalecisinin Gökhan Ünal’ı indirmesine penaltı düdüğü çalmadı. Zira ilk maçta aynı dakikalarda Selçuk’un daha hafif hareketine Norveçli hakem penaltı vererek, Fenerbahçe’nin galibiyeti kaçırmasına neden olmuştu.
İnşallah bu başkana ve Kocaman’a ders olur.

Hem kadro tamamlanır hem de daha iyi futbol sergilenir. Bu süretle Avrupa Ligi de tehlikeye girmekten kurtulur. Ben fazla üzülmüyorum çünkü sahada kaybeden takım mavi-beyazlıydı ve Fenerbahçe ile alakası yoktu.

Fenerbahç’nin yenildiği ya da berabere kaldığı bir maçta da hakem kelimesi geçmesin yazdığın yazı da helal olsun diye yazı yazacağım söz veriyorum Necati Abi…

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.