Fildişi’nin Yeni Hocası Kim Olur?

Mart 10, 2010, 12:12 pm | Futbol, Milli Takım kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
 

Bu soruya cevap arayan ülkelerden biri de biziz. Hiddink’in 3 aylığına 1 milyon teklif eden Afrika ülkesini geri çevirip çevirmeyeceği konuşulurken gündeme başka isimler de geliyor. Soccernet’ten Jon Carter konu ile ilgili mevcut adayları yani Hiddink, Eriksson ve Trousier’i detaylı olarak anlatan bir yazı yazmış. Kendi adıma Mahmut Özgener’in “yapma, etme, Fildişi’ne gitme” tavsiye, rica hatta bana göre yalvarmalarını içeren talebine vereceği cevap, Dünya Kupası’na gidip gitmeme kararı almak Guus Hiddink’in hayat görüşünü açığa çıkartacak en önemli delil olacaktır. Ne Hiddink’in getirilmesi ne Oğuz Çetin tercihi ne de Türk Antrenör’e yabancı tercihi ile ilgili tek kelime etmedim bugüne kadar. Ancak Hiddink’in kararı kendisine hangi açıdan, hangi gözlerle bakılacağını belirleyecek. O yüzden Fildişi teknik direktörünü bulana kadar bekleyelim, Hiddink’le ilgili olarak sonra konuşalım diyelim. Ama şunu da araya sıkıştırmadan edemeyeceğim, geçen sene Chelsea’nin başındayken Hollandalı “Emekliliği ciddi ciddi düşünüyorum, hayatta ihtiyacım olan her şeyi kazandım” demişti.

96!

Mart 10, 2010, 12:41 am | Hayat kategorisinde yayınlandı | 12 Yorum

En son Nisan aylarının sonu 2006 senesiydi tartıda 96 kiloyu gördüğümde. Neredeyse 4 sene olmuş! Son 2 senedir 100 kilonun altına düşmeye çalışsam da bir türlü başaramıyordum. Her işte bir hayır var derler hesabı medeni hal değişikliğinin gerçekleşme süreci olan yaklaşık 40 günlük sürede tam 10 kilo verdim. 107’den 97’ye düştüm. 15 Aralık’tan beri yaklaşık 2,5 ayı geçkin sürede 1 kilo değişmedi kilom. Ama son dönemde hem Tatankalarla birlikte artan yoğun tempo hem de Personel Ligi’nin başlamasıyla vücudumda bir hareketlenme hissetmeye başladım. Bu akşam yoğun bir iş günü sonrası takımla birlikte idmana çıktım. Eve döndüğümde duşa girmeden bir tartılayım dedim ve senelerin hayali ile karşılaştım. Tartının göstergesi 96’nın hemen altındaydı! 4 senelik hasret bu, kolay değil, insan sevincini haykırmak istiyor. Annem bende mesela bu hafta, kekler, börekler, tatlılar yapmış, antrenman dönüşü insan tartıda o iki rakamı yanyana görünce nefsiyle savaşıyor adeta, ağzıma gram koymadım yiyecek, sabah saatine bıraktım 🙂 Neyse sözün özü hayatımdaki tüm zararlı fazlalıklardan kurtuluyorum sırayla, hem de özel bir şey yaptığım da yok, kendiliklerinden kaybolup gidiyorlar! Yaşasın!

Hedef 90 be kardeşim!

Bu arada yukarıdaki 96 Hannover’in 96sıdır ödünç aldım 🙂

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.