4-4-2 Öldü mü?

Mart 5, 2010, 10:52 pm | Futbol, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Bu özel milli maç haftası üzerinde uzun süredir düşündüğüm bir sorunun kafamda tekrar canlnamasına sebep oldu. 4-4-2 öldü mü? Futbolun beşiği İngiltere bile 4-4-2 denebilecek bir tertiple sahaya çıksa da düzenin 4-3-3’e daha çok benzediğini, Rooney’i tam bir santrafordan ziyade sol açık gibi kullandıklarına şahit oluyoruz. Almanya’ya bakıyoruz, ellerinde Gomez, Kuranyi gibi adamlar varken onlar da Löw’ün 4-2-3-1 dediği, daha ziyade Galatasaray’ın Rijkaard’la oynadığı oyuna benzer bir sistemle sahadaydılar Arjantin’e karşı. Arjantin de farklı değildi, yalnızca Higuain vardı santrafor payesiyle sahada yerini almış. İspanya’da da Del Bosque ya Villa’yı ya Torres’i sürüyor santraforda sahaya, beraber basamıyor çimlere her ikisi de. Birlikte göründükleri tek an birbirleri yerine oyuna girerken 4. hakemin yanında tokalaştıkları an. Fransa’da Anelka tek santrafor Henry kanatta, vesaire vesaire…

Türkiye Ligi’nde resim farklı değil 4 büyükler, Anadolu takımları, Bank Asya nereye bakarsanız bakın 4-4-2 yok, çift santrafor yok, yok oğlu yok. Peki neden? Nasıl oldu da 4-4-2’yi bu kadar çabuk kurban edebildik? İtalyanlar bile Milanıyla, Interiyle hep tek santrafora dönmüşken, Barçası Reali tek santraforu ezber edinmişken 4-4-2’yi nerelerde bulacağız tekrar?

Aslında 4-4-2’ye yapılan hastalıklı muamelesinden başka bir şey değil. Çift santraforun nasıl oluyor da 3 ya da 4 forvetten daha kötü olduğunu anlayamıyorum ben kendi adıma. Onlarca santrafor ikilisi geliyor dilimin ucuna efsane olmuş her biri, oynadıkları sistemlerde 4-4-2’nin ikilileri. Ama şimdi 2. santrafor bir nevi veba virüsü muamelesi görmekte. Kalabalık orta saha dedikleri martavalla, çok adamla hücum geyiğini birleştiriyor futbol dehaları! Neymiş efendim artık santrafor yokmuş da forvet oyuncusu tanımı varmış. Modern forvetler şunu yaparmış, bunu yaparmış. Aslında itiraf edemekleri 3 şey var:

1) Artık eskisi gibi bitirici, pozisyon almayı bilen, tek başına 2-3 adamı oyalayıp hücuma çıkarmayan santrafor yetişmiyor.
2) Oyunun 2 yönünü de oynamayı bilen orta saha ve kanat adamı yetişmiyor.
3) Futbol neredeyse tamamen fiziksel gücün ön planda olduğu bir gladyatörler savaşı haline geldi.

İngiliz futbolu Lineker’ini bulamadı senelerdir. En çok umut bağladıkları adam Owen’ı kendi kendilerine bitirdiler. Artan kasap sayısıyla birlikte kaybolup gidenlerden oldu. Hali hazırda devamlılık gösterebilen bir nokta santraforları yok. En uzun süre milli takımda dayanan Shearer futbolu bıraktığından beri en fazla devamlılık gösteren Rooney’in attığı gol sayısının fazlalığını açıklayacak tek sebep çok fazla pozisyona girebilmesi ve kuvveti. Ama her forvet oyuncusu Rooney değil, Rooney de her yakaladığını atabilen bir adam değil. 4-4-2’nin erbabı İngilizler’in elindeki en saf kanat adamının hala Beckham olması ise apayrı bir rezalet. Lampard, Gerrard ikilisini kadrodan çıkardığınız anda ise her iki ceza sahası arasını parselleyip hem atan, hem kurtaran başka birilerini koyamıyorsunuz 11’e.

İspanyolların orta sahadaki Xavi ve Iniesta piyangolarını takımdan çıkardığımızda 3. bir adam yok ki onlarla aynı görevi yapabilsin. Almanlar bir türlü Klose’nin yerine adam monte edebilecek alternatifi üretememiş. Podolski ve Müller kanat forveti rollerine adapte edilmeye çalışır durumda. Henry ve Gourcuff’ü kanatlarda değerlendiren Domenech tek santraforu Anelka olarak seçmiş, ama hiç aklında Henry-Anelka oynatmak yok. Arjantin de Higuain’i tek bırakıp kanatlarda Tevez ve Messi’yi öncelikli olarak düşünmekte. Bizim son Honduras maçında solda Arda sağda önce Volkan sonra Tuncay ileride Mevlüt/Halil tarcihinde bulunmamız 4-3-3’ün Milli Takımımıza da artık resmen girdiğini açık açık göstermekte. Zaten Hiddink’in olduğu yerde başka sistem düşünmek ütopya olmaz mıydı?

Rijkaard’dan, Ferguson’a, Guardiola’dan, Del Bosque, Benitez, Löw, Leonardo’ya 4-4-2’yi terk etmiş hocaların aklındaki tek şey sahayı daha iyi parsellemek. Her biri klasik sağ/sol bekten vazgeçmiş, onları yarım pozisyon ileri çekip hem savunma hem hücum sorumlulukları yüklemiş zavallıların üzerine. Aslında bu kanat bekleri o 3’lü sistemlerin köleleri. Orta sahanın göbeğine çoğunlukla çift stoperi dörtleyen emniyet sibopları koymuş, tabi şanslı olanlar o isimleri Lampard, Xavi, Gerrard’lardan seçmiş, olmayanlar orta saha stoperlerini. İşte bu adamlar, yani bu dörtlü fziksel mücadeleyi en üst düzeyde verip zaman zaman kasap önlüğünü de üzerlerine geçiren adamlar. En çok sakatlık ve karta sebep olan adamlar. O çok forvetli sistemleri kanat forvetlerinin % 95’i de savunma nedir bilmeyen ne orta saha ne santrafor olabilmiş, kırma karakterli adamlar.

Buradan bakıldığında birçoklarının oyunu güzelleştiriyor dediği 4-3-3, 4-2-3-1, 4 falan filanlı taktikler aslında dünya futbolundaki aşırı fizikselleşme ve kimliğini bulamamış futbolculara yer yaratma telaşından başka bir şey değilmiş gibi görünüyor. Oyunun her iki yönünü de oynayan adamlar yavaş yavaş azalır ve kaybolurken tıpkı 3-5-2’nin yok edildiği gibi 4-4-2 ve çift santrafor da yok edilmeye çalışılmaktadır. Hemen şu an aklıma gelen Owen-Fowler, Hakan-Arif, Vialli-Ravanelli, Klinsmann-Bierhoff, Romario-Ronaldo gibi ikilileri bir daha kolay kolay göremeyeceğiz. 4-4-2 suikastı devam ediyor, hastalıklı sistemler hızla ürüyor…

Reklamlar

Çok Filim Hareketler Bunlar

Mart 5, 2010, 1:58 pm | ozhano, Sinema kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

http://www.dailymotion.com/swf/xcdgg8
çok film haraketler bunlar fragman , ersin, youtubeline.com
Yükleyen karapelerin. – Filmler ve diziler Dailymotion’da

İşte beklediğimiz türden bir film daha! Sadece gülmek ve hayattan soyutlanmak için; hıyarlı babası, havuçlu anası, Ersini, uçan ayısı, danası, kaçanı olmak üzere yepyeni bir 7. sanat harikası. Beğenmeyen açsın kendi sanatını seyretsin. Gülme hakkımız elimizden alınamaz 🙂

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.