Uçuran Hollandalı’yı Kim Kapacak?

Şubat 4, 2010, 8:00 pm | Futbol, Milli Takım kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Hiddink Rusya Futbol Federasyonu seçimleri sonrası yeni başkanla çalışamayacağı gerekçesiyle görevi bırakma aşamasına gelmiş durumda. Dolayısıyla hemen bizim Milli Takımımız için adı geçti. Hatta bu seçimler öncesi bile Hiddink’e teklif götürdüğümüz söyleniyordu. Öyle ciddileşmişti ki işler maaşı bile bir ara tartışma konusu oldu. Daha resmi teklif yapılmamış adamın maaşının tartışıldığı bir ülkede yaşıyoruz, gerçekten nasıl dayanıyoruz biz bu adamlara. Neyse Hiddink görevi bırakmaya yaklaşırken Çin Futbol Federasyonu onun peşine düşmüş durumda. Aldığı bütün takımları kupalara götüren, başarılar kazandıran, şahlandıran adamın peşinde artık Çin de var. Biz daha adamla görüşememişken Çin Federasyonu resmi görüşmelere başlamak için fırsat kolluyor! Uçuran Hollandalı Çin’e imza atarsa bizim basının hali nice olur onu düşünüyorum ben. Ama yok olmaz bunlara bir şey, çünkü bu ülkede amaç doğru haber yapmak değil reyting, tiraj getirecek haber yapmak. Hiddink kimin elinde kalacaksorudur da asıl sorun bize yine bu basın kalacak! Acayip basın bunu da yazın: Hiddink Çin yolcusu!

Reklamlar

Jo’dan Keita’ya, Barış’tan Sarp’a, Elano’dan Dos Santos’a…

Şubat 4, 2010, 4:00 pm | Futbol, Galatasaray, ozhano, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Son açıklamalara göre, Jo Alves 3 hafta forma giyemeyecekmiş. Açıkçası 3 haftada dönebilecekse hiçbir lafım yok. Ama bu Galatasaray Sağlık Heyeti ile onun sakatlığı garanti 1-2 hafta daha uzar. Buradan Jo Alves’e sesleniyorum:
Dostum, sakın kendini doktor kılığındaki o marangozlara emanet etme; gel Sakarya’ya, benim tanıdığım çok iyi bir kırık çıkıkçı var. Bana ” Jo’yu 3-5 günde topla çalışmalara başlayacak hale getiririm.” dedi. Bu sağlık kurulunun geldiğinden beri yaptıklarını daha doğrusu yapamadıklarını gözönüne alınca kırık çıkıkçıya gitmek daha mantıklı geliyor bana. O heyettekilerin de kırık-çıkıkçıdan fazla bir bilgileri yok anlaşılan. Olsaydı her sakatlık sonrası minimum 3 haftadan başlamazdı sakatların geri dönüş tarihleri.

Bu arada Keita, Afrika Kupası’ndan geç döndüğü için tek ayak üstünde cezaya bırakılmıştı Rijkaard tarafından. Açıkçası Barış sağ açıkta oynadıkça Rijkaard’ın Keita’ya verdiği gibi görülen bu ceza takıma verilmiş gibi olmaya başladı. Tamam bazen yaptığı ortalar golle sonuçlandı ama Keita’da alınan performansı Barış’tan görebilmek mümkün değil. Eğer sezonun ilk yarısındaki gibi yine 2-3 hafta Keita’sız kalırsa bu takım, çok sıkıntı yaşanır. Ama takımda Jo sakatlanınca zaten oynatmak mecburiyetinde kalacaktır Rijkaard istemeden de olsa. Diğer yandan Mustafa Sarp ile Barış orta sahayı daha iyi parselliyorlar ve rakibe daha sağlam baskı uyguluyorlar. Elano orta sahanın defansif kurgusunda yer alınca hem Mustafa Sarp etkinliğini yitiriyor, hem de Elano orta sahada 20 metrekarelik bir alan belirleyip kesinlikle o alanın dışına çıkmıyor. Kısacası Arda’ya sol açık, Keita’ya sağ açık, Elano’ya orta sahanın ofansif kısmı emanet edilmelidir ki Elano o bölgelerde çok işe yaradı, yarar da. Forvette Keita olacaksa da sağ kanada 2 maçlık haliyle söylemek zorundayım Dos Santos olmaz. Zaten 1-2 maç daha pas yerine çalım yapacak olursa takımdan birinden köteği yiyecek gibi görünüyor. Ama Rijkaard torpiliyle o oynar yine de.

Unutmadan Keita demişken bu adam Afrika Kupası’nın bitiminde dönüş tarihinin Rijkaard’ın izniyle uzatıldığına dair haberler vardı değerli medyamızda. Hatta Wenger oyuncuları hemen çağırdı, Rijkaard Keita’ya dinlenmesi için izin verdi, oyuncusunun sağlığını ilk etapta düşünüyor diye de övgü dolu sözler de geçiyordu gazete satırlarında. Keita’ya verilen ceza ile Rijkaard’ın böyle bir izin vermediği belli oldu. Her zaman doğru haberleriyle övündüğümüz medyamızın da az da olsa yalan pardon yanlış duyum alınarak yapılan haberlerinden biri ortaya çıktı böylece.

İçimdeki korku şu: Rijkaard tamam iyidir hoştur seviyoruz destekliyoruz ama oğlu gibi gördüğü anlaşılan Dos Santos’u oynatmak için Keita gibi bir futbolcuyu küstürürse çok yazık olacak. Artı Keita ile Dos Santos’u karşılaştırmak Keita’ya ayıp etmek olur. Soru, sağ açıkta kimin oynayacağı ise önce Keita’nın ismi yazılır, yazılmalıdır. Ben Dos Santos’u Galatasaray takımında hiçbir yere 1. oyuncu olarak yazamıyorum. Ancak Keita, forvete falan geçecek olursa o durumda sağ kanatta oynayabilir ama çok zayıf, hemen yıkılıyor, ne zaman güçlenecek de takıma adapte olacak. Açıkçası şu kadroda çok boş transfer gibi geliyor bana.

Normal Değil Bu Aktiviteler

Şubat 4, 2010, 12:30 pm | Sinema kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Gece yarısı, karanlıkta, dev ekranda, yüksek çözünürlükte, surround soundla SERETMEYİN!

Oren Peli illa ki yakalayacağız seni bir yerde! Nasıl oturuyosun o evde, hiç mi tırsmıyorsun, hiç mi için ürpermiyor kardeşim! Nerenden uydurdun o hikayeyi, hiç mi acımadın oğlum insanlara, hiç mi merhamet yok sende! Terbiyesiz adam, ne hakkın var! Ama suç bizde niye seyretik ki! Ah Oren ah!

Normal değil bu aktiviteler kardeşim, ama kazandığı para normal artık Peli için. Paranormal de biz artık değiliz. Korktuk be yav! Abarttım mı biraz 🙂

Daybreakers

Şubat 4, 2010, 8:20 am | Sinema kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Fazlasıyla orjinal bir konusu var Daybreakers’ın. Pek kimsenin bu açıdan düşündüğünü zannetmiyorum kendi adıma. Biraz Matrix’i andıran yanları mevcut hikayenin, biraz Terminator mesajları da aldım kendi adıma. Klasik vampir filmlerinden oldukça farklı ve ilk sahnesinden itibaren izleyiciyi merakta bırakan bir yanı var filmin. Kısaca konusundan bahsedelim, öyle çok çok derine girmeden. Ama yine de spoiler içerir, uyarayım.

Yıl 2019, yer tabii ki Amerika. 2009 yılında başlayan bir salgın neticesinde insanların çoğu Vampire dönüşmüş, dönüşmeden kalan insanlar ise bu vampirler tarafından insan tarlalarında kanları toplanmak üzere uyuşturulmu bir şekilde hapsedilmiştir. Ne zaman ki insan nüfusu giderek azalır ve kan stokları yetmemeye başlar Dünya hükümetleri bir çözüm bulma uğraşına girerler, keza artık Vampir ırkı tehlikededir. Yeterli kan bulunamazsa vampirler birer canavara dönüşecek ve birbirlerini öldürmeye başlayacaklardır. Bu noktada kan bilimci Edward Dalton ve ekibi yapay kan üretmek için çalışakmaktadır. Sonrası anlatılmaz:)

Ethan Hawke, uzun süre ciddi bir rolde karşımıza çıkan Sam Neill ve Willem Dafoe filmi sürükleyen isimler. Spierig Kardeşlerin Undead’den sonraki ilk senaryo ve yönetmenlik denemesi verdikleri emeğe değmiş. Uzun süredir ilk defa bir vampir filmini zevkle izledim. Tavsiyemdir.

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.