Yılmaz Vural’a Milli Takım Kulübesi Açıldı :)

Ocak 23, 2010, 8:30 pm | Futbol, komik, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum
Uruguay maçı sonrası Maradona (Arjantin Milli Takımı Teknik Direktörü)
Werder Bremen maçında Arjen Robben’in golü sonrası Louis van Gaal (Hollanda Milli Takımı eski Teknik Direktörü)
bu da herhalde Ankaragücü Teknik Direktörüyken Yılmaz Vural
Uçan-kaçan fotoğrafını bulamadım -olan varsa göndersin-
 
(Bunlar da benden olsun – cenky)
Reklamlar

Sergio Canales

Ocak 23, 2010, 6:07 pm | Futbol, La Liga, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Sevilla karşısında ilk defa izlemiştim bu çocuğu. Sahadaki en genç isimdi. Uzun, ince, güçlü, dengeli, bileklerine hakim bir görüntüsü belli oluyordu. Ama ilk 4 şutunu dışarı atmıştı. Henüz 18 yaşında ama özgüveni yüksekti. Bu da onu cesur yapıyordu ve takımının ilk şutlarını atan isim olmaktan çekinmedi. Şutlarının dışarı gitmesindeki en büyük etken topu ayağına tam oturtamamış olmasıydı. Uzaktan şut atarak değil de kaleciyle karşı karşıya kaldığında yaptıkları beni oldukça şaşırtmıştı. Sevilla’ya attığı ilk gol nefis bir incelik içeriyordu. İkinci gol ise harika bir zekaya sahip olduğunu gösteriyordu Canales’in. İki gol de özgüven ön plandaydı. Takımın abisi ve kaptanı Pedro Munitis’e de teşekkür etsin Sergio. Bayramda bir çikolata, kolonya alıp elini öpmeye gitsin. Böyle paslar verilmez bir forvete. Gollerden sonra Chelsea, Real Madrid, Manchester City falan sıraya girmiş… İlk ben buldum bu çocuğu demek istiyorum!

NBA’de Sezonun Sürpriz Takımı

Ocak 23, 2010, 5:00 pm | Charlotte Bobcats, Memphis Grizzlies, NBA, OKC, Portland TBlazers kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Geçen hafta NBA Konferans sıralamalarına baktığımda son dönemlerde iyice biz olduk diye bağıran takımları play-off resminde görmüştüm. Bunun üzerine blog takipçilerinden NBA izleyicisi olanlara bir soralım bakalım “NBA’de bu sezon en büyük sürprizi hangi takım yaptı” diye düşünüp bir anket açtık. 6 günde 50 kişinin katıldığı anket aslında hem NBA’de en çok “baba” takımların takip edildiğini hem de diğer takımlardan çoğunlukla az haberdar olunduğunu gösterdi. Oy kullananların % 38’i şu anda Batı Konferansında 9, sırada olan ve 4.lükten sadece 1,5 maç geride olan Oklahoma City Thunder’ı ilk sırada gösterdiler. Yine Batı Konferansı 11.si Memphis 2. oldu. Sanırım herkes Memphis’i ligin en kötü 3-4 takımından biri olacak diye bekliyordu, yoksa 11. sıradaki bir takımın böylesi ilgi görmesi normal olmazdı. Bence asıl büyük sürpriz takım Bobcats 3. sırada çıktı anketten. Keza Charlotte doludizgin geliyor ve gelene 20 gidene 30 sayı fark atıyor şu sıralar. Bobcats’in bu formunu devam ettirirse Doğu’da 5. olma ihtimali de oldukça kuvvetli. Onlar için belki de yapılabilecek en önemli tespit Brown ile Jackson’ın kimyalarının uyması olacaktır. En sonunda doğru adamı buldular belki de. 2 sezondur artan başarılarına alışkın olduğumuz Portland son sırada çıktı anketten. Bir de bunlardan daha sürprizi var diyen 7 arkadaş var ki onlar hangi takımları kastetti çok merak ediyorum.

Sonuçta Çoban Salata okuru NBA takipçileri bu sezonun ilk yarısının sürprizi Oklahoma City Thunder’dır diyor.

Hidayet’in İsyanı

Ocak 23, 2010, 1:16 pm | NBA, Toronto Raptors kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Dün gece bu sezon hiç göremediğimiz Hidayet’i gördük sahada. Gerçi maçın 2. yarısında çıktı sahneye ama olsun özlemiştik böylesine bir Hidayet’i. Bu Hidayet’i geçen 2 sezondan çok iyi hatırlıyoruz aslında. Bu Hidayet son damla teri akana kadar savaşan, takımı için didinen ve asla vazgeçmeyen Hidayet. Son 4-5 maçtır Hidayet’in saha içindeki kendinle kavgasını izliyorduk. Bir türlü şut sokamıyor, savunma yapamıyor, ritm bulamıyordu. Dün gece maçın ilk yarısında erkenden aldığı 3 faul onu bençe mıhladı. Ama 2. yarıya çıktığında kendine isyan eden bir adam vardı sahada. Haftalardır pota altına giremeyen adam her fırsatta içeriyi zorlamaya çalıştı. Yine şut sokamıyordu belki ama bu sefer hem rakibi hem de kendini yenmek için oynadı. Ne zamandır yoktu suratındaki o hırs. Dün gece patlamak üzereydi, doldu doldu doldu ve patladı. Jarret Jack takımı tabelada tutarken o takımını ama önce kendini ateşledi. Öyle savaştı ki, öyle didindi ki, Hidayet dün gece Ocak ayının başından beri üzerinde olan ruhsuz, heyecansız ve bitik görüntüsünden sıyrıldı. Bu maç bu sezon için miladıdır Hidayet’in, bir daha kolay kolay onu bitik görmeyiz. Hem skor hem de çaba olarak Hidayet her geçen gün daha iyiye gidecektir. Bunu 13 senedir oynadığı maçların neredeyse % 70’ini seyretmiş biri olarak inançla söylüyorum. Toronto’nun artık gerçekten Hidayet’i var, imzalar şimdi kurudu.

Neye şaşıracağımı şaşırdım!

Ocak 23, 2010, 12:43 am | Barcelona, Futbol, George Best, Manchester United, messi, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Messi geçen hafta 101. golünü attı. 6. sezonunda böyle bir sayıya ulaşmasına şaşıranların sayısı çok. Nedeni ilginç. Bu adam santrafor değilmiş! Bu yüzden 187 maçta 101 golü geçmesi anormal bir durum olarak görülüyor. Bu savı üzerine basa basa dile getirmek çağdaş futbolda çok doğru değil. Değişen futbolda, artık golcü oyuncu tanımı da değişiyor. Santrafor olmak çok gol atmak anlamına gelmediği gibi, forvet ya da kanat oyuncusu olmak da az gol atmak anlamına gelmiyor artık.

Barcelona’nın oynadığı taktikte santrafor yok! İleri üçlü yani forvet elemanları var. Ve doğal olarak bu üç isim, bu takımın gol yükünü çekecek isimler. Aralarından biri de illa ki öne çıkacaktır. Bu da Messi oldu. Dünyanın en iyi takımının, belki de futbol tarihinin en iyi takımının forvet oyuncusunun 101 gole ulaşmasına santrafor olmadığı için şaşırmak kimi kalıplardan hala kurtulunamadığının göstergesi olsa gerek. Bu konuda soru işareti oluştu kafamda:

  • Messi santrafor değilse nedir?
  • Santrafor Güiza’ysa neden Messi kadar gol atamaz?
  • Gol atmak için Santrafor mu olmak lazımdır yoksa Messi mi olmak lazımdır?

Messi dönüşen futbolda santraforsuz oynanan sistemin gol ayağıdır. 101 gol atmasına şaşırmak zekilik ile delilik arasındaki ince çizgide olmaktır. Dönüşen futbolda santraforlar değil, forvetler gol kralı olmaktadır artık. Forlan, C.Ronaldo, Anelka… Gol krallığını zorlamaktadır… Tevez, Totti, Ronaldinho…

Asıl şaşırılması gereken konunun, hakiki bir sağ kanat oyuncusu olan, gerçekten bir santrafor olmayan George Best’in Manchester United kariyerinde 361 maçta 137 gol atması değil midir? Messi’nin bu kadar çok gol atmasına şaşıran kişilerin George Best’in bu yaptığı karşısında şaşkınlıktan o ince çizginin dışına çıkmaları gerekmez mi?

Kendi döneminde sağ kanat oyuncularının giydiği 7 numaralı formayı efsaneleştiren George Best Manchester United kariyerinde 361 maçta 137 gol attı. Kariyeri boyunca oynadığı 579 maçta ise 205 gole ulaştı. Üstelik santrafor değil… Gel de şaşırma!

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.