>Rafa Liverpool’u Harcıyor!

Kasım 2, 2009, 6:20 pm | EPL, Futbol, La Liga kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Liverpool’da 15 sezon forma giymiş eskilerin ünlü orta saha oyuncusu Ronnie Whelan böyle söylüyor. O’na göre Rafa Benitez Liverpool’dan sonra Avrupa’da iyi bir iş bulabilmek için önceliği Şampiyonlar Ligi’ne veriyor ve göz göre göre hem ligi hem de Liverpool’u harcıyor. Çok konuşulacak bir laf bu. Rafa Benitez’i açık açık Liverpool’a kazık atmak ve yeni bir iş için Avrupa Kupaları’nda sırf kendine oynamakla suçluyor Whelan. Whelan’a göre kısa bir süre içinde Benitez ya istifa edecek ya da kovulacak.

Gerçekten doğru olabilir mi acaba bu? 2 kez Şampiyonlar Ligi Finali gören, 1 kez kupayı kaldıran, her sene son sekize kalan ama bir türlü EPL’de şampiyonluğa gidemeyen İspanyol’un asıl amacı daha büyük bir Avrupa takımı mı yoksa kendine hedef olarak şu sıralar hocası tartışılan bir devi mi seçti Benitez?

Whelan bir şeyleri sezmiş, bizler uzun zamandır o takımla Rafa’nın isimlerini aynı cümlede kullanmak istiyorduk, acaba Benitez de istiyor mu bunu?

Kaynak

Reklamlar

Rafa Liverpool’u Harcıyor!

Kasım 2, 2009, 6:20 pm | EPL, Futbol, La Liga kategorisinde yayınlandı | 5 Yorum

Liverpool’da 15 sezon forma giymiş eskilerin ünlü orta saha oyuncusu Ronnie Whelan böyle söylüyor. O’na göre Rafa Benitez Liverpool’dan sonra Avrupa’da iyi bir iş bulabilmek için önceliği Şampiyonlar Ligi’ne veriyor ve göz göre göre hem ligi hem de Liverpool’u harcıyor. Çok konuşulacak bir laf bu. Rafa Benitez’i açık açık Liverpool’a kazık atmak ve yeni bir iş için Avrupa Kupaları’nda sırf kendine oynamakla suçluyor Whelan. Whelan’a göre kısa bir süre içinde Benitez ya istifa edecek ya da kovulacak.

Gerçekten doğru olabilir mi acaba bu? 2 kez Şampiyonlar Ligi Finali gören, 1 kez kupayı kaldıran, her sene son sekize kalan ama bir türlü EPL’de şampiyonluğa gidemeyen İspanyol’un asıl amacı daha büyük bir Avrupa takımı mı yoksa kendine hedef olarak şu sıralar hocası tartışılan bir devi mi seçti Benitez?

Whelan bir şeyleri sezmiş, bizler uzun zamandır o takımla Rafa’nın isimlerini aynı cümlede kullanmak istiyorduk, acaba Benitez de istiyor mu bunu?

Kaynak

>BÜYÜK GALATASARAY TARAFTARI! ( Notun Tamamını Okuyun Lütfen !!! )

Kasım 2, 2009, 12:44 am | yazıklar olsun utanmaz herifler kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> BÜYÜK GALATASARAY TARAFTARI!

Fanatik Fenerbahçeli Ercan Saatçi’nin eşinden ayrılmasına rağmen Aziz Yıldırım’a yaptığı yalakalıkların etkisiyle Yıldırım’ın yakın arkadaşı ve ex-kayınbabası olan Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök tarafından aynı gazetenin spor müdürlüğüne getirildi. Galatasaray düşmanlığı tohumları ekmeye çalışan ex-damat Ercan Saatçi, taraflı ve saçma yazılarının her satırını da tahrik kelimeleriyle süslemeyi iyi becermekteydi ki gerek tv de gerekse internette yaptığı son hareket artık durdurulması gerektiğini gösteren en önemli delil oldu. Böyle bir kişinin günden güne dibe vuran spor medyasında söz sahibi olması kabul edilemez bir durumdur. UltrAslanlar olarak buna tepkisiz kalmamız söz konusu olamaz! Aşağıdaki iletişim bilgilerinden Türkiye Cumhuriyeti Kanunları’na uygun, Büyük Galatasaray Taraftarı’na yakışacak şekilde tepkimizi telefon, mail, fax ve linklerdeki formlardan dile getirelim.

Galatasaray Türkiye’dir.

Hürriyet Medya Towers 34212 Güneşli/Istanbul
Telefon: (0212) 677 00 00
Fax No: (0212) 677 08 46 / (0212) 677 07 77
E-posta: interneteditor@hurriyet.com.tr / mektup@hurriyet.com.tr
http://proje.hurriyet.com.tr/bizeulasin/
http://okurtemsilcisi.hurriyet.com.tr/SizdeYazin.aspx

Açıkçası bu adamın ettiğinin üstüne hiç bir şey yazmak istemiyordum ama facebook’tan arkadaşlarım bu yazıyı gönderdiler. Ben kendi namıma tepki mailimi ilgili yollardan bildirdim. Gerisi sizekalmış…

BÜYÜK GALATASARAY TARAFTARI! ( Notun Tamamını Okuyun Lütfen !!! )

Kasım 2, 2009, 12:44 am | yazıklar olsun utanmaz herifler kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

BÜYÜK GALATASARAY TARAFTARI!

Fanatik Fenerbahçeli Ercan Saatçi’nin eşinden ayrılmasına rağmen Aziz Yıldırım’a yaptığı yalakalıkların etkisiyle Yıldırım’ın yakın arkadaşı ve ex-kayınbabası olan Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök tarafından aynı gazetenin spor müdürlüğüne getirildi. Galatasaray düşmanlığı tohumları ekmeye çalışan ex-damat Ercan Saatçi, taraflı ve saçma yazılarının her satırını da tahrik kelimeleriyle süslemeyi iyi becermekteydi ki gerek tv de gerekse internette yaptığı son hareket artık durdurulması gerektiğini gösteren en önemli delil oldu. Böyle bir kişinin günden güne dibe vuran spor medyasında söz sahibi olması kabul edilemez bir durumdur. UltrAslanlar olarak buna tepkisiz kalmamız söz konusu olamaz! Aşağıdaki iletişim bilgilerinden Türkiye Cumhuriyeti Kanunları’na uygun, Büyük Galatasaray Taraftarı’na yakışacak şekilde tepkimizi telefon, mail, fax ve linklerdeki formlardan dile getirelim.

Galatasaray Türkiye’dir.

Hürriyet Medya Towers 34212 Güneşli/Istanbul
Telefon: (0212) 677 00 00
Fax No: (0212) 677 08 46 / (0212) 677 07 77
E-posta: interneteditor@hurriyet.com.tr / mektup@hurriyet.com.tr
http://proje.hurriyet.com.tr/bizeulasin/
http://okurtemsilcisi.hurriyet.com.tr/SizdeYazin.aspx

Açıkçası bu adamın ettiğinin üstüne hiç bir şey yazmak istemiyordum ama facebook’tan arkadaşlarım bu yazıyı gönderdiler. Ben kendi namıma tepki mailimi ilgili yollardan bildirdim. Gerisi sizekalmış…

>Bu Lige Yakışmayan Hoca- Muhsin Ertuğral

Kasım 2, 2009, 12:22 am | Futbol, ozhano, sivasspor, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Maçta oyuncularının itirazlarını ”Çirkin” olarak nitelendiren Ertuğral, şöyle devam etti:

”Hakemi eleştirecek bir nokta yok. O da haklıydı, çünkü 2. golden önceki pozisyonda kalecimiz topu elinde çok uzun süre tuttu. Karardan sonra herkes hakeme doğru koştu. Çok duygusal yaklaşıyoruz. Bu çirkin sahnelerin Türk futbolundan çıkması lazım. Bundan sonra bizim takımda olmayacak. Biraz kendimize bakalım, çıkıp top oynayalım.”

Üç beş maç sonra o da bize benzeyecek ama şu açıklamanın zevkini mutluluğunu yaşayıp teşekkürünü Muhsin Hocaya iletmek lazım. Düşününce başlığı şöyle değiştirsek daha mantıklı olur: Bu Hocaya Yakışmayan Lig-Turkcell Super Lig

Bu Lige Yakışmayan Hoca- Muhsin Ertuğral

Kasım 2, 2009, 12:22 am | Futbol, ozhano, sivasspor, TSL kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum
Maçta oyuncularının itirazlarını ”Çirkin” olarak nitelendiren Ertuğral, şöyle devam etti:

”Hakemi eleştirecek bir nokta yok. O da haklıydı, çünkü 2. golden önceki pozisyonda kalecimiz topu elinde çok uzun süre tuttu. Karardan sonra herkes hakeme doğru koştu. Çok duygusal yaklaşıyoruz. Bu çirkin sahnelerin Türk futbolundan çıkması lazım. Bundan sonra bizim takımda olmayacak. Biraz kendimize bakalım, çıkıp top oynayalım.”

Üç beş maç sonra o da bize benzeyecek ama şu açıklamanın zevkini mutluluğunu yaşayıp teşekkürünü Muhsin Hocaya iletmek lazım. Düşününce başlığı şöyle değiştirsek daha mantıklı olur: Bu Hocaya Yakışmayan Lig-Turkcell Super Lig

>Beklenti

Kasım 2, 2009, 12:14 am | Futbol, Galatasaray, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

FBL-WC2010-TURKEY-TERIM

“Ucuz Kahraman” başlıklı yazımın bağlantısını facebook’tan paylaşmamın ardından yazımı okuyup yorumlarını iletenler oldu. Arkadaşlarımdan biri kendisine vurulan kişinin Galatasaray Kaptanı olduğunu unutmamam gerektiğini iletirken Cristian’ın Arda’ya vurmasından sonra Arda’nın gidip Brezilylı futbolcuya vurmasını beklediğini söyledi. Arda’nın da böyle bir bekenti hissedip Cristian’a yöneldiğini düşününce ürktüm!

Şiddetin çocukluktan itibaren bir hakkını arama yöntemi-kültürü olarak bilincimize yerleştirildiğini savunanlardanım. Çünkü eve kavga edip geldiğimizde annemiz, babamız bizi avutmaya başladıktan sonra ilk olarak “sen de ona vurdun mu?” ya da “sen de ona vursaydın!” sözlerini söylemiyor mu? Vurduysak bir oh çekip üzülmememizi, vurmadıysak da bir daha bize biri vurursa bizim de ona vurmamız gerektiğini tembihliyorlar. Kısasa kısas! Ve bir dahakinde vurmadan eve dönmüyoruz!

O minicik beynimize şiddet olgusu yerleştirilirken sadece bu iletilmiyor tabi ki. Örneğin abi ya da ablamızla kavga ettiğimizde de, ilk onun bize vurmasının ardından karşılık vermiş olsak da “aaa vurulur mu abiye, ablaya o senin abin-ablan, büyüğün…” çelişkisiyle karşılaşıyoruz. Özetle bizden olana vurmuyoruz, bizden olmayana alayına gidebiliyoruz! Bizden olana vuruluyorsa, biz de bizden olana vuran kişiye vuruyoruz ya da vurulmasını arzu ediyoruz.

cocuk futbol-770748

Tamamen içgüdüsel bir şekilde gerçekleşen bu fiziksel yönelimler çocuklukta en çok 10 kişinin, belki de kimsenin izlemediği mahalle maçları yaparken karşımıza çıkarken, 15-20 yıl sonra 50-60 milyonun izlediği 105 metreye, 68 metrelik büyük yeşil alanlarda gerçekleşiyor. İşin garip yanı da maçtan sonra televizyonlarda herkes olayı başlatanın kim olduğuna bakıp, karşılık vereni savunmaya başlayıp “mağduru” sineye çekiyor.

Evet, Haldun Üstünel’in de dediği gibi “Galatasaray kaptanına kimse el kaldıramaz.” (Yani aslında kaldırır da buna hakkı yoktur ama insan yapmaya hakkı olmayan şeyleri de yapan bir varlıktır. Neyse… ) Doğru bir açıklama olsa bile derbideki benzer durumlarda şiddete eğilim potansiyelinin arttırabileceğini düşünüyorum. Çünkü o cümlenin devamında “Galatasaray kaptanına bir vurana beş vurun-vurulur-vurulmalıdır!” anlamı çıkarılabilir… Üstünel’in açıklamasına birebir katılıyorum. Çünkü Galatasaray armasının bulunduğu formayı taşıyan birine atılan tokat-yumruk, 500 yıllık bir geleneğe atılmış bir tokattır. Fakat unutulmamalıdır ki Galatasaray kaptanı da kendisine vuran kişiye vurma hakkını kendinde bulmamalı. Kendisini provokasyon amacıyla iten birini “Adam ol” nidalarıyla külhanbeyliği yapmamalı. Çünkü bu takımın kaptanı da 500 yıllık bir geleneğin taşıyıcısı, geliştiricisi, devam ettiricisidir. Yıllarca ülkenin önde gelen, ülkeye yön veren insanları yetiştiren bir kuruluşun armasını taşıyan kişi bu ağırlığı, beyfendilikle, olgunlukla kaldırabilmelidir.

Futbolda insan unsuru oldukça sinirlerin gerilmesinin de etkisiyle kavga-şiddet unsuru da illa ki içinde olacaktır. Ve Galatasaray kaptanı da bu tür olayların içinde olacaktır. Fakat Galatasaray kaptanının kavgayı körükleyen değil de bitiren kişi olması gerekmez mi?

METİN OKTAY

Beklenti

Kasım 2, 2009, 12:14 am | Futbol, Galatasaray, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
FBL-WC2010-TURKEY-TERIM

“Ucuz Kahraman” başlıklı yazımın bağlantısını facebook’tan paylaşmamın ardından yazımı okuyup yorumlarını iletenler oldu. Arkadaşlarımdan biri kendisine vurulan kişinin Galatasaray Kaptanı olduğunu unutmamam gerektiğini iletirken Cristian’ın Arda’ya vurmasından sonra Arda’nın gidip Brezilylı futbolcuya vurmasını beklediğini söyledi. Arda’nın da böyle bir bekenti hissedip Cristian’a yöneldiğini düşününce ürktüm!

Şiddetin çocukluktan itibaren bir hakkını arama yöntemi-kültürü olarak bilincimize yerleştirildiğini savunanlardanım. Çünkü eve kavga edip geldiğimizde annemiz, babamız bizi avutmaya başladıktan sonra ilk olarak “sen de ona vurdun mu?” ya da “sen de ona vursaydın!” sözlerini söylemiyor mu? Vurduysak bir oh çekip üzülmememizi, vurmadıysak da bir daha bize biri vurursa bizim de ona vurmamız gerektiğini tembihliyorlar. Kısasa kısas! Ve bir dahakinde vurmadan eve dönmüyoruz!

O minicik beynimize şiddet olgusu yerleştirilirken sadece bu iletilmiyor tabi ki. Örneğin abi ya da ablamızla kavga ettiğimizde de, ilk onun bize vurmasının ardından karşılık vermiş olsak da “aaa vurulur mu abiye, ablaya o senin abin-ablan, büyüğün…” çelişkisiyle karşılaşıyoruz. Özetle bizden olana vurmuyoruz, bizden olmayana alayına gidebiliyoruz! Bizden olana vuruluyorsa, biz de bizden olana vuran kişiye vuruyoruz ya da vurulmasını arzu ediyoruz.

cocuk futbol-770748

Tamamen içgüdüsel bir şekilde gerçekleşen bu fiziksel yönelimler çocuklukta en çok 10 kişinin, belki de kimsenin izlemediği mahalle maçları yaparken karşımıza çıkarken, 15-20 yıl sonra 50-60 milyonun izlediği 105 metreye, 68 metrelik büyük yeşil alanlarda gerçekleşiyor. İşin garip yanı da maçtan sonra televizyonlarda herkes olayı başlatanın kim olduğuna bakıp, karşılık vereni savunmaya başlayıp “mağduru” sineye çekiyor.

Evet, Haldun Üstünel’in de dediği gibi “Galatasaray kaptanına kimse el kaldıramaz.” (Yani aslında kaldırır da buna hakkı yoktur ama insan yapmaya hakkı olmayan şeyleri de yapan bir varlıktır. Neyse… ) Doğru bir açıklama olsa bile derbideki benzer durumlarda şiddete eğilim potansiyelinin arttırabileceğini düşünüyorum. Çünkü o cümlenin devamında “Galatasaray kaptanına bir vurana beş vurun-vurulur-vurulmalıdır!” anlamı çıkarılabilir… Üstünel’in açıklamasına birebir katılıyorum. Çünkü Galatasaray armasının bulunduğu formayı taşıyan birine atılan tokat-yumruk, 500 yıllık bir geleneğe atılmış bir tokattır. Fakat unutulmamalıdır ki Galatasaray kaptanı da kendisine vuran kişiye vurma hakkını kendinde bulmamalı. Kendisini provokasyon amacıyla iten birini “Adam ol” nidalarıyla külhanbeyliği yapmamalı. Çünkü bu takımın kaptanı da 500 yıllık bir geleneğin taşıyıcısı, geliştiricisi, devam ettiricisidir. Yıllarca ülkenin önde gelen, ülkeye yön veren insanları yetiştiren bir kuruluşun armasını taşıyan kişi bu ağırlığı, beyfendilikle, olgunlukla kaldırabilmelidir.

Futbolda insan unsuru oldukça sinirlerin gerilmesinin de etkisiyle kavga-şiddet unsuru da illa ki içinde olacaktır. Ve Galatasaray kaptanı da bu tür olayların içinde olacaktır. Fakat Galatasaray kaptanının kavgayı körükleyen değil de bitiren kişi olması gerekmez mi?

METİN OKTAY

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.