>Bize Düşen Tebrik Etmek

Ekim 25, 2009, 10:15 pm | Fenerbahçe, Futbol, Galatasaray kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Maç öncesi olanları, Fenerbahçe’ye yakışmayan adamları, sahaya atılanları, oynadığı takıma kazık atılanları anlatmadan, hepsini bir kenara atarak tebrik ediyorum Fenerbahçe’yi. Tek görmek istediğim benim şu yukarıdaki fotoğrafta gözüken paylaşımın, dostluğun, birbirini kabullenmenin yerleşmesi Türkiye’de. Ama bu kafayla çok zor. Polat’ın tribünde olması da ayrı bir güzellikti. Gerilim olmasın, bugün olduğu gibi iyi oynayan, hak eden kazansın, biz ertesi gün birbirimizi kızdıralım ama hep kucaklaşalım. Tebrikler Fenerbahçe, içinde o formayı hak etmeyenlerini ayırarak.

Reklamlar

Bize Düşen Tebrik Etmek

Ekim 25, 2009, 10:15 pm | Fenerbahçe, Futbol, Galatasaray kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Maç öncesi olanları, Fenerbahçe’ye yakışmayan adamları, sahaya atılanları, oynadığı takıma kazık atılanları anlatmadan, hepsini bir kenara atarak tebrik ediyorum Fenerbahçe’yi. Tek görmek istediğim benim şu yukarıdaki fotoğrafta gözüken paylaşımın, dostluğun, birbirini kabullenmenin yerleşmesi Türkiye’de. Ama bu kafayla çok zor. Polat’ın tribünde olması da ayrı bir güzellikti. Gerilim olmasın, bugün olduğu gibi iyi oynayan, hak eden kazansın, biz ertesi gün birbirimizi kızdıralım ama hep kucaklaşalım. Tebrikler Fenerbahçe, içinde o formayı hak etmeyenlerini ayırarak.

>Judas

Ekim 25, 2009, 8:15 pm | EPL, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Küfür yok, ağır sözler yok, taşkınlık yok, sahaya herhangi bir şey atmak yok. Liverpool seyircisi eski efsane oyuncuları Micheal Owen’ı “Judas” diyerek iğneliyor, ona tepkilerini bir benzetme yaparak gösteriyorlar. Hz. İsa’nın hain havarisidir Judas, dolayısıyla burada Hz. İsa Liverpool ve hain de düşmanla işbirliği yapan Owen. Anlayana güzel dersler bunlar. Tribünde, ekran karşısında, radyo başında ana, avrat, sülale tanımadan düz giden futbolseverlere (!) ders olmasını umut edelim biz de son çare.

Futbola aşık eden adamların protestolarının bile ne kadar usturuplu olduğunu tekrar görünce, üstüne Ferguson’ın yerinden kalkar kalkmaz Benitez’in elini sıkmaya gittiğine şahit olunca bir kez daha kaptırıyorum kendimi futbola, feci halde İngiliz Futbolu’na.

Judas

Ekim 25, 2009, 8:15 pm | EPL, Futbol kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Küfür yok, ağır sözler yok, taşkınlık yok, sahaya herhangi bir şey atmak yok. Liverpool seyircisi eski efsane oyuncuları Micheal Owen’ı “Judas” diyerek iğneliyor, ona tepkilerini bir benzetme yaparak gösteriyorlar. Hz. İsa’nın hain havarisidir Judas, dolayısıyla burada Hz. İsa Liverpool ve hain de düşmanla işbirliği yapan Owen. Anlayana güzel dersler bunlar. Tribünde, ekran karşısında, radyo başında ana, avrat, sülale tanımadan düz giden futbolseverlere (!) ders olmasını umut edelim biz de son çare.

Futbola aşık eden adamların protestolarının bile ne kadar usturuplu olduğunu tekrar görünce, üstüne Ferguson’ın yerinden kalkar kalkmaz Benitez’in elini sıkmaya gittiğine şahit olunca bir kez daha kaptırıyorum kendimi futbola, feci halde İngiliz Futbolu’na.

>Futbolu Sevme Sebebi

Ekim 25, 2009, 6:58 pm | EPL, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Bu maç futbolu sevmek için bir sebeptir arkadaş. Liverpool – Manchester maçını futboldan anlamayan, hatta sevmeyen birine seyrettirsen aşık olur futbola da, futbolun her şeyine de. Müthiş bir mücadele, çok büyük bir heyecan, anlatılmaz bir seyirci coşkusu ve şovu, harika goller, vazgeçmeyen adamlar ve sonunda muazzam bir diriliş, feci bir yıkılış. İyi ki varsın futbol, seni çok seviyorum!

Futbolu Sevme Sebebi

Ekim 25, 2009, 6:58 pm | EPL, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Bu maç futbolu sevmek için bir sebeptir arkadaş. Liverpool – Manchester maçını futboldan anlamayan, hatta sevmeyen birine seyrettirsen aşık olur futbola da, futbolun her şeyine de. Müthiş bir mücadele, çok büyük bir heyecan, anlatılmaz bir seyirci coşkusu ve şovu, harika goller, vazgeçmeyen adamlar ve sonunda muazzam bir diriliş, feci bir yıkılış. İyi ki varsın futbol, seni çok seviyorum!

>3 Hollandalı

Ekim 25, 2009, 1:00 pm | Futbol, Galatasaray, Serie A kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>3 Hollandalı’yı hatırlamayanımız, bilmeyenemiz yoktur. Hem Milli Takımlarını hem de Milan’ı sırtlarında taşıyıp başaıdan başrıya koşan adamlardı bunlar. En ön planda olanı hep Ruud Gullit oldu. Van Basten ağır sakatlıklar geçirse de devamlı gündemde kaldı. En azından adından bahsedileni, diğer ikisinin yanında daha işçi, asker pozisyonunda olanı, manşetlerde adı yer almayanı, hakkında en az haber yapılanı hep Frank Rijkaard oldu.

Futbolu bıraktıktan sonraki teknik adamlık kariyerlerinde ise işler tam tersine döndü. Gullit Chelsea, Feyenoord, Newcastle ve Los Angeles Galaxy’de Chelsea’de kazandığı FA Cup’ı bir kenara koyarsak hiç bir şey yapamadan ayrıldı Teknik adamlık sahnesinden. Marco Van Basten 4 sene Hollanda Milli Takımını çalıştırmış olsa da hep eleştirildi. Sonrasındaki Ajax macerası da hüsranla sona erdi. Hiç bir şey kazanamadan bir kenarda belki de Milan’da sıranın kendisine gelmesini bekliyor. Diğer taraftan Rijkaard ise futbolculuğunun aksine ön plana çıkan, Barcelona ile parlayan, Avrupa’nın zirvesine tırmanan adam oldu. Bugün Galatasaray’ın başarısı için çalışırken arkadaşlarına kıyasla, teknik adamlık kariyerinde en çok başarıyı elde eden, en çok kupa kazanan ve hala çalışan tek adam.

Alışılageldiği üzere her muhteşem futbolcu muhteşem bir teknik adam olmuyor. O resimdeki 2 muhteşem futbolcu 2 vasat teknik adam olabilmiş ve işsizken, diğeri günümüzün adını futbol tarihine yazdırmış ve çalışan teknik adamı.

3 Hollandalı

Ekim 25, 2009, 1:00 pm | Futbol, Galatasaray, Serie A kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

3 Hollandalı’yı hatırlamayanımız, bilmeyenemiz yoktur. Hem Milli Takımlarını hem de Milan’ı sırtlarında taşıyıp başaıdan başrıya koşan adamlardı bunlar. En ön planda olanı hep Ruud Gullit oldu. Van Basten ağır sakatlıklar geçirse de devamlı gündemde kaldı. En azından adından bahsedileni, diğer ikisinin yanında daha işçi, asker pozisyonunda olanı, manşetlerde adı yer almayanı, hakkında en az haber yapılanı hep Frank Rijkaard oldu.

Futbolu bıraktıktan sonraki teknik adamlık kariyerlerinde ise işler tam tersine döndü. Gullit Chelsea, Feyenoord, Newcastle ve Los Angeles Galaxy’de Chelsea’de kazandığı FA Cup’ı bir kenara koyarsak hiç bir şey yapamadan ayrıldı Teknik adamlık sahnesinden. Marco Van Basten 4 sene Hollanda Milli Takımını çalıştırmış olsa da hep eleştirildi. Sonrasındaki Ajax macerası da hüsranla sona erdi. Hiç bir şey kazanamadan bir kenarda belki de Milan’da sıranın kendisine gelmesini bekliyor. Diğer taraftan Rijkaard ise futbolculuğunun aksine ön plana çıkan, Barcelona ile parlayan, Avrupa’nın zirvesine tırmanan adam oldu. Bugün Galatasaray’ın başarısı için çalışırken arkadaşlarına kıyasla, teknik adamlık kariyerinde en çok başarıyı elde eden, en çok kupa kazanan ve hala çalışan tek adam.

Alışılageldiği üzere her muhteşem futbolcu muhteşem bir teknik adam olmuyor. O resimdeki 2 muhteşem futbolcu 2 vasat teknik adam olabilmiş ve işsizken, diğeri günümüzün adını futbol tarihine yazdırmış ve çalışan teknik adamı.

>3 Kasım’da Geliyorlar

Ekim 25, 2009, 10:00 am | Televizyon kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Zamanında TRT’de yayınlanan “Ziyaretçiler” adlı bilim-kurgu dizisini sanırım yaşı yetip de hatırlamayan yoktur. 2009 Ziyaretçiler’in geri dönüş senesi olacak. 3 Kasım 2009 Salı akşamı Ziyaretçiler geliyorlar.

Orjinal adı “V” olan dizide Tüm dünyayı barışçıl bir şekilde istila edip aslında barış ve paylaşım için geldiklerini söylüyorlar. Tıbbi ve teknolojik olarak dünya halkına bir çok konuda yardımcı oluyorlar. Hastalar iyileştiriliyor, ileri teknolojileri ile bir çok sorunu çözüyor ziyaretçiler. Hükümetlerle karşılıklı anlaşmalar yapılıyor, dünya gençleri özellikle kendisini “Barış Elçisi” olarak tanıtan Anna’nın etrafında toplanıp ona destek oluyorlar. Ama bir FBI ajanı hem de oğlu Ziyaretçiler’in hayranı ve destekçisi olan Erica Evans uzaylıların asıl amacının barış değil Dünya’yı ele geçirmek olduğunu bir şekilde anlıyor, öğreniyor. Ziyaretçileriyle huzur ve uyum içinde olan dünyanın geri kalanını buna ikna etmek için uğraşmaya başlıyor ve tabii ki insanları inandırmak için çabalıyor.
Dizinin başrolünde Erica Evans’ı canlandıran isim Elizabeth Mitchell, yani Lost’un Juliet’i. Party of Five’tan tanıdığımız Scott Wolf, 4400’ün inatçı dedektifi Joel Gretsch, bir çok aksiyon filminin yardımcı oyuncusu Morris Chestnut gibi isimler de kadroda. Dizinin yaratıcısı ise Scott Peters.

http://widgets.abc.go.com/o/48bda4baaf82f1d1/4ae2d334ded87118/48bda4baaf82f1d1/74c0c38c/-cpid/44d8fb86a005054

3 Kasım’da Geliyorlar

Ekim 25, 2009, 10:00 am | Televizyon kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Zamanında TRT’de yayınlanan “Ziyaretçiler” adlı bilim-kurgu dizisini sanırım yaşı yetip de hatırlamayan yoktur. 2009 Ziyaretçiler’in geri dönüş senesi olacak. 3 Kasım 2009 Salı akşamı Ziyaretçiler geliyorlar.

Orjinal adı “V” olan dizide Tüm dünyayı barışçıl bir şekilde istila edip aslında barış ve paylaşım için geldiklerini söylüyorlar. Tıbbi ve teknolojik olarak dünya halkına bir çok konuda yardımcı oluyorlar. Hastalar iyileştiriliyor, ileri teknolojileri ile bir çok sorunu çözüyor ziyaretçiler. Hükümetlerle karşılıklı anlaşmalar yapılıyor, dünya gençleri özellikle kendisini “Barış Elçisi” olarak tanıtan Anna’nın etrafında toplanıp ona destek oluyorlar. Ama bir FBI ajanı hem de oğlu Ziyaretçiler’in hayranı ve destekçisi olan Erica Evans uzaylıların asıl amacının barış değil Dünya’yı ele geçirmek olduğunu bir şekilde anlıyor, öğreniyor. Ziyaretçileriyle huzur ve uyum içinde olan dünyanın geri kalanını buna ikna etmek için uğraşmaya başlıyor ve tabii ki insanları inandırmak için çabalıyor.
Dizinin başrolünde Erica Evans’ı canlandıran isim Elizabeth Mitchell, yani Lost’un Juliet’i. Party of Five’tan tanıdığımız Scott Wolf, 4400’ün inatçı dedektifi Joel Gretsch, bir çok aksiyon filminin yardımcı oyuncusu Morris Chestnut gibi isimler de kadroda. Dizinin yaratıcısı ise Scott Peters.

http://widgets.abc.go.com/o/48bda4baaf82f1d1/4ae2d334ded87118/48bda4baaf82f1d1/74c0c38c/-cpid/44d8fb86a005054

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.