>Karanlıkta Işık Olmak

Ekim 24, 2009, 10:55 pm | NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Gortat bu sezon Magic’in ışık saçmaya aday adamlarından biri. Gerektiğinde pota altını tek başıma aydınlatırım diyor sanki tam da bu anda. Fotoğrafı çeken Gary W. Green müthiş bir ışık oyunu yaparken sanki bir de mesaj göndermiş.

Fotoğraflar: Orlando Sentinel, Gary W. Green

Reklamlar

Karanlıkta Işık Olmak

Ekim 24, 2009, 10:55 pm | NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Gortat bu sezon Magic’in ışık saçmaya aday adamlarından biri. Gerektiğinde pota altını tek başıma aydınlatırım diyor sanki tam da bu anda. Fotoğrafı çeken Gary W. Green müthiş bir ışık oyunu yaparken sanki bir de mesaj göndermiş.

Fotoğraflar: Orlando Sentinel, Gary W. Green

>En Siyah Beyaz

Ekim 24, 2009, 8:32 pm | NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Kendisinden ve savunmasından her ne kadar haz etmiyor olsam da Jason Williams’ın hem hücumu ve topa hükmediş biçimi hem dövmeleri hem de hareketleri onu sanki bir beyazın vücudunda hapsolmuş bir siyah gibi görmeme neden oluyor. Dün geceki Atlanta maçındaki bir çok hareketiyle seyircileri ayağa kaldırmayı başardı yine. Spektaküler ve şova dönük hareketleriyle basketbolun sadece bir oyun olduğunu hatırlatan bir adam Jason Williams. O benim bu parkelerde gördüğüm En siyah beyaz adam.

Fotoğraflar: Orlando Sentinel

En Siyah Beyaz

Ekim 24, 2009, 8:32 pm | NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Kendisinden ve savunmasından her ne kadar haz etmiyor olsam da Jason Williams’ın hem hücumu ve topa hükmediş biçimi hem dövmeleri hem de hareketleri onu sanki bir beyazın vücudunda hapsolmuş bir siyah gibi görmeme neden oluyor. Dün geceki Atlanta maçındaki bir çok hareketiyle seyircileri ayağa kaldırmayı başardı yine. Spektaküler ve şova dönük hareketleriyle basketbolun sadece bir oyun olduğunu hatırlatan bir adam Jason Williams. O benim bu parkelerde gördüğüm En siyah beyaz adam.

Fotoğraflar: Orlando Sentinel

>Yazık Oldu Bu Dizilere #3

Ekim 24, 2009, 4:41 pm | Televizyon kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>“Traveler” tam izleyenlere haz vermeye başlamış ve ailecek oturulup seyredilecek bir kıvama gelmişken ABC Televizyonun gazabına uğrayan bir başka yazık edilen dizidir.

Jay ve Tyler aynı evde kalan ve birlikte üniversiteye devam eden 2 arkadaştır. Tyler zengin bir babanın şımarık çocuğudur, üniversite hayatı genellikle eğlenmekle ve para harcamakla geçerken, Tyler’ın rahatlığının aksine Jay okulu ve derslerine daha bağlı olan, ekonomik durum pek de iyi olmayan bir ailenin çocuğudur. Diğer ev arkadaşları Will ise sürpriz bir şekilde ortya çıkmış, onlara daha sonra taşınmış bir gençtir. 3 arkadaş bir gün gezmek için New York’a giderler. Orada sırf çılgınlık olsun diyerek bir müzenin içine patenle girip heyecan yaşamk isterler. Will onlara eşlik etmez ve onları dışarıda bekleyeceğini söyler. Gençler içeri patenle girince doğal olarak bir kargaşaya sebep olurlar ve güvenlik peşlerine düşer. Onların tam müzeden kaçmaya çalıştığı sırada müzede bir patlama olur. Dışarıya çıkmayı, kaçmayı başaran Jay ve Tyler bir türlü Will’i bulamazlar. Will ortadan kaybolmuşken patlama öncesi kargaşa yaratan adamlar olarak müze güvenlik kameralarına yakalanan Jay ve Tyler bir anda en çok aranan teröristler olurlar ülke çapında. Başlarına gelen olayın bir komplo olduğundan kuşkulanan ve kaçmaya başlayan gençler Will’le ilgili detayları araştırmaya başlarlar. Will’in yüzünün göründüğü tek bir fotoğrafları bile olmadığını, Will’e ait bildikleri ne varsa aslında bir hikayeden ibaret olduğu ve aslında dünyada Will Traveler diye bir adam var olmadığını öğrendiklerinde ise artık çok geç olmuştur. 2 kafadar bir komploya kurban gitmiştir, üstelik bu komployu kuran kişinin ev arkadaşları Will Traveler diye bildikleri adam olması en kuvvetli ihtimaldir. Bu dakikadan sonra ülke çapında bir kedi fare oyunu başlar. FBI artık Jay ve Tyler’ın peşindedir, onlarsa Traveler’ın.

Böylesi kuvvetli ve sürükleyici bir hikayeye sahip olmasına karşın Traveler adeta kurban edildi. Jay rolünde Tru Calling dizisinden Tru’nun hoşlandığı olay yeri fotoğrafçısı Luc Jonston ve Teksas Katliamı: Başlangıç’taki Eric rollerinden hatırlayabileceğimiz Matthew Bomer, Tyler rolünde 24 ve O.C’de kendine yer bulmuş şu sıralar TNT’nin Dark Blue dizisinde Dean Bendis’i oynayan Logan-Marshall Green ve Will Traveler rolünde X-Men serisinden Pyro rolünden hatırlayacağımız Aaron Stanford oynamaktaydı. Başroldeki 3 isim de rollerini kaldırabilecek ir performans vermişler ve diziye seyirciyi bağlamayı başarmışlardı. Dizinin yaratıcısı ise Eight Below filminin de senaryosunu yazmış olan David DiGilio idi. Bir hayli güzel bir fikir ve senatro ürettiğini söylemek gerek.

Son sözümüz yine yazık oldu. Traveler geliştirebilecek bir hikayeye, potansiyelli bir yapımcı ve oyunculara sahip olduğu, hatta ve hatta çağımızın “The Fugitive”i yani Kaçak’ı olabilecekken ABC tarafından harcandı. Bize ise geçmiş zaman olur ki demek kaldı.

Jericho
Journeyman

Yazık Oldu Bu Dizilere #3

Ekim 24, 2009, 4:41 pm | Televizyon kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

“Traveler” tam izleyenlere haz vermeye başlamış ve ailecek oturulup seyredilecek bir kıvama gelmişken ABC Televizyonun gazabına uğrayan bir başka yazık edilen dizidir.

Jay ve Tyler aynı evde kalan ve birlikte üniversiteye devam eden 2 arkadaştır. Tyler zengin bir babanın şımarık çocuğudur, üniversite hayatı genellikle eğlenmekle ve para harcamakla geçerken, Tyler’ın rahatlığının aksine Jay okulu ve derslerine daha bağlı olan, ekonomik durum pek de iyi olmayan bir ailenin çocuğudur. Diğer ev arkadaşları Will ise sürpriz bir şekilde ortya çıkmış, onlara daha sonra taşınmış bir gençtir. 3 arkadaş bir gün gezmek için New York’a giderler. Orada sırf çılgınlık olsun diyerek bir müzenin içine patenle girip heyecan yaşamk isterler. Will onlara eşlik etmez ve onları dışarıda bekleyeceğini söyler. Gençler içeri patenle girince doğal olarak bir kargaşaya sebep olurlar ve güvenlik peşlerine düşer. Onların tam müzeden kaçmaya çalıştığı sırada müzede bir patlama olur. Dışarıya çıkmayı, kaçmayı başaran Jay ve Tyler bir türlü Will’i bulamazlar. Will ortadan kaybolmuşken patlama öncesi kargaşa yaratan adamlar olarak müze güvenlik kameralarına yakalanan Jay ve Tyler bir anda en çok aranan teröristler olurlar ülke çapında. Başlarına gelen olayın bir komplo olduğundan kuşkulanan ve kaçmaya başlayan gençler Will’le ilgili detayları araştırmaya başlarlar. Will’in yüzünün göründüğü tek bir fotoğrafları bile olmadığını, Will’e ait bildikleri ne varsa aslında bir hikayeden ibaret olduğu ve aslında dünyada Will Traveler diye bir adam var olmadığını öğrendiklerinde ise artık çok geç olmuştur. 2 kafadar bir komploya kurban gitmiştir, üstelik bu komployu kuran kişinin ev arkadaşları Will Traveler diye bildikleri adam olması en kuvvetli ihtimaldir. Bu dakikadan sonra ülke çapında bir kedi fare oyunu başlar. FBI artık Jay ve Tyler’ın peşindedir, onlarsa Traveler’ın.

Böylesi kuvvetli ve sürükleyici bir hikayeye sahip olmasına karşın Traveler adeta kurban edildi. Jay rolünde Tru Calling dizisinden Tru’nun hoşlandığı olay yeri fotoğrafçısı Luc Jonston ve Teksas Katliamı: Başlangıç’taki Eric rollerinden hatırlayabileceğimiz Matthew Bomer, Tyler rolünde 24 ve O.C’de kendine yer bulmuş şu sıralar TNT’nin Dark Blue dizisinde Dean Bendis’i oynayan Logan-Marshall Green ve Will Traveler rolünde X-Men serisinden Pyro rolünden hatırlayacağımız Aaron Stanford oynamaktaydı. Başroldeki 3 isim de rollerini kaldırabilecek ir performans vermişler ve diziye seyirciyi bağlamayı başarmışlardı. Dizinin yaratıcısı ise Eight Below filminin de senaryosunu yazmış olan David DiGilio idi. Bir hayli güzel bir fikir ve senatro ürettiğini söylemek gerek.

Son sözümüz yine yazık oldu. Traveler geliştirebilecek bir hikayeye, potansiyelli bir yapımcı ve oyunculara sahip olduğu, hatta ve hatta çağımızın “The Fugitive”i yani Kaçak’ı olabilecekken ABC tarafından harcandı. Bize ise geçmiş zaman olur ki demek kaldı.

Jericho
Journeyman

>James Troisi

Ekim 24, 2009, 1:03 pm | Futbol, Kayserispor, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Üzerine bu kadar kavgalar edilen, transferi yılan hikayesine dönen, uğrunda ilişkiler zedelenen James Troisi bu muymuş Allah aşkına! Bu sezon Trabzon maçıyla birlikte 7 maçta oynamış, 3’ünde oyundan alınmış, sadece bir 90 dakikayı tamamlayabilmiş, 3 kez de sonradan oyuna dahil olmuş ve nasıl olduysa bir de asist yapmış bu maçlarda İtalyan vatandaşı da olan Avustralyalı yıldız (!) oyuncu. 3. kez bir maçta uzun süreli izleme fırsatı buldum Troisi’yi ve gördüğüm yine düz bir oyuncu oldu. Toplara çok iyi vurduğu, hücum organizasyonlarda çok başarılı oldğu söyleniyor 2 senedir de bir türlü göremedik bunu. Dün gece neredeyse ayağına aldığı her topu ezdi Avustralyalı. Tamam yaşı genç, 88 doğumlu, Newcastele United tecrübesi var belki ama Troisi gibi çok adam var Türkiye’de. Yazık değil mi formasını, yerini kaptığı gençlere. Belki bir TFF 1.Lig takımına koysan katkı yapar ama TSL için gareksiz harcama Troisi. Olembe de o da Kayserispor’a yakışmıyorlar.

James Troisi

Ekim 24, 2009, 1:03 pm | Futbol, Kayserispor, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Üzerine bu kadar kavgalar edilen, transferi yılan hikayesine dönen, uğrunda ilişkiler zedelenen James Troisi bu muymuş Allah aşkına! Bu sezon Trabzon maçıyla birlikte 7 maçta oynamış, 3’ünde oyundan alınmış, sadece bir 90 dakikayı tamamlayabilmiş, 3 kez de sonradan oyuna dahil olmuş ve nasıl olduysa bir de asist yapmış bu maçlarda İtalyan vatandaşı da olan Avustralyalı yıldız (!) oyuncu. 3. kez bir maçta uzun süreli izleme fırsatı buldum Troisi’yi ve gördüğüm yine düz bir oyuncu oldu. Toplara çok iyi vurduğu, hücum organizasyonlarda çok başarılı oldğu söyleniyor 2 senedir de bir türlü göremedik bunu. Dün gece neredeyse ayağına aldığı her topu ezdi Avustralyalı. Tamam yaşı genç, 88 doğumlu, Newcastele United tecrübesi var belki ama Troisi gibi çok adam var Türkiye’de. Yazık değil mi formasını, yerini kaptığı gençlere. Belki bir TFF 1.Lig takımına koysan katkı yapar ama TSL için gareksiz harcama Troisi. Olembe de o da Kayserispor’a yakışmıyorlar.

>Baytar

Ekim 24, 2009, 11:00 am | Futbol, Trabzonspor, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Daha önce transferini yazdığımızda sabır dilemiştik Trabzonlular’a. Cidden bu adamla işleri çok zor. Gittiği her takımda huzursuzluk çıkardı Baytar. Defalarca kez kadro dışı bırakıldı, hocasıyla tartıştı, arkadaşlarıyla saha içinde kavga etti, rakiple dalaştı. Aman çok yetenekli, şöyle böyle diye şişirildikçe kendini çok büyük futbolcu zannetmeye devam etti. Geçen haftaki GS maçında hiç bir şey oynamadığını, ondan önceki haftalarda hep saman alevi gibi bir parlayıp bir söndüğünü gördük Baytar’ın. Broos’un elinde çok fazla seçenek olmadığı ve Baytar da savunma yapar gibi gösterdiği için kendini hep Alanzinho ya da 2. forvete tercih etti Belçikalı onu.

Ama dün akşam gerçek Baytar’ı bir kez daha gördük, Trabzon adına üzüldük. Broos’un kılıç keskinliğindeki neşterini yerken henüz maçın ilk devresinde yüzünde okuduklarım az sonra patlar bu adama delalet ediyordu. Taraftar da bir türlü ısınamamış Baytar’a belli ki çok ciddi protesto ettiler oyundan çıkarken onu. Kulübeye bile uğramadan soyunma odasına giderken de protestolar devam edince beklediğimiz gibi Baytar çıldırdı ve taraftarı alkışlamaya başladı ama onlara hakaret edercesine. Sonra aldı formasını öptü, sanki ben hepinizden daha çok Trabzonluyum der gibiydi. Öyle bir yüz ifadesi vardı ki sanki aralarına dalsa tekme tokat dövecek bütün taraftarı. Ama Baytar bir dur Allah aşkına. Sen daha kimsin, nesin? Dünkü çocuksun, yeni transfersin bu şehirde. Bu takım için daha ne yaptın ki taraftara posta koyuyorsun. Sen geçip gidersin o formadan ama o taraftar baki kalır. Trabzonspor senin değil onların takımı. Önce taraftarına, şehrine saygıyı öğren ondan sonra öp formanı. Önce takımına katkı ver, kademe atlat ondan sonra tepki gösterecek hakkı bul kendinde!

Trabzonspor seyircisi için sanırım Baytar bitmiştir. Broos da artık onu pek düşünmeyecektir kadroda en azından devre arasına kadar. Bu fırsattır Baytar’a düşünmesi için, sormalı artık kendine “Ben nerede yanlış yapıyorum?” diye. Baytar’lı Trabzonspor’a sabırlar diliyorum.

Fotoğraf: Hürriyet

Baytar

Ekim 24, 2009, 11:00 am | Futbol, Trabzonspor, TSL kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Daha önce transferini yazdığımızda sabır dilemiştik Trabzonlular’a. Cidden bu adamla işleri çok zor. Gittiği her takımda huzursuzluk çıkardı Baytar. Defalarca kez kadro dışı bırakıldı, hocasıyla tartıştı, arkadaşlarıyla saha içinde kavga etti, rakiple dalaştı. Aman çok yetenekli, şöyle böyle diye şişirildikçe kendini çok büyük futbolcu zannetmeye devam etti. Geçen haftaki GS maçında hiç bir şey oynamadığını, ondan önceki haftalarda hep saman alevi gibi bir parlayıp bir söndüğünü gördük Baytar’ın. Broos’un elinde çok fazla seçenek olmadığı ve Baytar da savunma yapar gibi gösterdiği için kendini hep Alanzinho ya da 2. forvete tercih etti Belçikalı onu.

Ama dün akşam gerçek Baytar’ı bir kez daha gördük, Trabzon adına üzüldük. Broos’un kılıç keskinliğindeki neşterini yerken henüz maçın ilk devresinde yüzünde okuduklarım az sonra patlar bu adama delalet ediyordu. Taraftar da bir türlü ısınamamış Baytar’a belli ki çok ciddi protesto ettiler oyundan çıkarken onu. Kulübeye bile uğramadan soyunma odasına giderken de protestolar devam edince beklediğimiz gibi Baytar çıldırdı ve taraftarı alkışlamaya başladı ama onlara hakaret edercesine. Sonra aldı formasını öptü, sanki ben hepinizden daha çok Trabzonluyum der gibiydi. Öyle bir yüz ifadesi vardı ki sanki aralarına dalsa tekme tokat dövecek bütün taraftarı. Ama Baytar bir dur Allah aşkına. Sen daha kimsin, nesin? Dünkü çocuksun, yeni transfersin bu şehirde. Bu takım için daha ne yaptın ki taraftara posta koyuyorsun. Sen geçip gidersin o formadan ama o taraftar baki kalır. Trabzonspor senin değil onların takımı. Önce taraftarına, şehrine saygıyı öğren ondan sonra öp formanı. Önce takımına katkı ver, kademe atlat ondan sonra tepki gösterecek hakkı bul kendinde!

Trabzonspor seyircisi için sanırım Baytar bitmiştir. Broos da artık onu pek düşünmeyecektir kadroda en azından devre arasına kadar. Bu fırsattır Baytar’a düşünmesi için, sormalı artık kendine “Ben nerede yanlış yapıyorum?” diye. Baytar’lı Trabzonspor’a sabırlar diliyorum.

Fotoğraf: Hürriyet

>Kazanan Daima Haklıdır

Ekim 24, 2009, 9:51 am | Atlanta Hawks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Orlando Magic sezon öncesi son hazırlık maçında Atlanta Hawks’ı çok farklı yendi. Şutlar çok dengeli paylaşıldı, Howard’a ziyadesiyle top indirildi, muazzam hücum yapıldı. SVG yine şuta dayalı kısa beş tercih etti. Bass yine yedekteydi. Carter çok isabetli, Nelson paylaşımcı, diğerleri takımdı. J-Will’in savunmada hiç olmayışından, takım savunmasının tam anlamıyla oturmamış olmasından daha önce bahsettik bu sefer unutuyorum bunları ve üzerine konuşmuyorum. Kazanan her zaman haklıdır. 8’de 8 en azından eleştirilmemeyi hak eder. Hasarsız ve kusursuz giriyor sezona Magic. Bu görüntü yüzünden sezon öncesi yazımı yazamıyorum. Bu kadar iyi giderken bir takım benim söyleyeceklerim söylenmez, ama söylenmezse de koraklık yapılmış olur. Belki de 2-3 sezon maçı izlemem gerekecek yazmam için. Ne de olsa bunlar hazırlık maçı. Dediğim gibi kazanan her zaman haklıdır ve ben susuyorum şimdilik.

Kazanan Daima Haklıdır

Ekim 24, 2009, 9:51 am | Atlanta Hawks, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Orlando Magic sezon öncesi son hazırlık maçında Atlanta Hawks’ı çok farklı yendi. Şutlar çok dengeli paylaşıldı, Howard’a ziyadesiyle top indirildi, muazzam hücum yapıldı. SVG yine şuta dayalı kısa beş tercih etti. Bass yine yedekteydi. Carter çok isabetli, Nelson paylaşımcı, diğerleri takımdı. J-Will’in savunmada hiç olmayışından, takım savunmasının tam anlamıyla oturmamış olmasından daha önce bahsettik bu sefer unutuyorum bunları ve üzerine konuşmuyorum. Kazanan her zaman haklıdır. 8’de 8 en azından eleştirilmemeyi hak eder. Hasarsız ve kusursuz giriyor sezona Magic. Bu görüntü yüzünden sezon öncesi yazımı yazamıyorum. Bu kadar iyi giderken bir takım benim söyleyeceklerim söylenmez, ama söylenmezse de koraklık yapılmış olur. Belki de 2-3 sezon maçı izlemem gerekecek yazmam için. Ne de olsa bunlar hazırlık maçı. Dediğim gibi kazanan her zaman haklıdır ve ben susuyorum şimdilik.

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.