>Şikeci Dışarı!

Ekim 8, 2009, 10:25 pm | Coca-Cola Championship, EPL, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Resimdeki 7 kişinin tam ortasındaki beyaz saçlı şahsiyet Flavio Briatore. Briatore’yi Formula 1 takipçileri iyi tanır. Kendisi Renault’un eski patronu. Şike yaptığı, sağa sola para yedirip sporun keyfine göre içine ettiği için Formula 1 yönetimi kendisi hakkında soruşturma açtığı gibi Renault’daki görevinden de kovuldu ve Renault kendisinin şike yaptığını kabul ederek açılan soruşturmaya itiraz dahi etmedi.

Briatore İngiltere Championship Ligi takımlarından Queens Park Rangers’ın sahibi aynı zamanda. Championship Ligi Yönetimi ve FA Briatore’nin takımı devredip, pılını pırtını toplayarak İngiliz futbolundan elini çekmesini istiyorlar. Keza İngiltere’de bir takım sahibi olacaksanız bir dürüstlük ve uygunluk testinden geçiyorsunuz ki bu testteki sorulardan biri “Herhangi bir spor dalında almış olduğunuz bir ceza ya da men cezası var mı?” şeklinde. O testten takımı alırken başarıyla geçmiş olsa da an itibariyle Briatore söylediğimiz o maddeye uymuyor artık. Öyle olunca da “Bize temiz adam lazım” diyen İngiliz Futbolu, Lig Yönetimi Briatore’ye kapıyı gösteriyor. Çık dışarı, hatta defol git diyorlar neredeyse.

Güzel oyun, temiz futbol, temiz adamla oynanır. Bilmiyorsak öğrenelim, öğretelim.

Reklamlar

Şikeci Dışarı!

Ekim 8, 2009, 10:25 pm | Coca-Cola Championship, EPL, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Resimdeki 7 kişinin tam ortasındaki beyaz saçlı şahsiyet Flavio Briatore. Briatore’yi Formula 1 takipçileri iyi tanır. Kendisi Renault’un eski patronu. Şike yaptığı, sağa sola para yedirip sporun keyfine göre içine ettiği için Formula 1 yönetimi kendisi hakkında soruşturma açtığı gibi Renault’daki görevinden de kovuldu ve Renault kendisinin şike yaptığını kabul ederek açılan soruşturmaya itiraz dahi etmedi.

Briatore İngiltere Championship Ligi takımlarından Queens Park Rangers’ın sahibi aynı zamanda. Championship Ligi Yönetimi ve FA Briatore’nin takımı devredip, pılını pırtını toplayarak İngiliz futbolundan elini çekmesini istiyorlar. Keza İngiltere’de bir takım sahibi olacaksanız bir dürüstlük ve uygunluk testinden geçiyorsunuz ki bu testteki sorulardan biri “Herhangi bir spor dalında almış olduğunuz bir ceza ya da men cezası var mı?” şeklinde. O testten takımı alırken başarıyla geçmiş olsa da an itibariyle Briatore söylediğimiz o maddeye uymuyor artık. Öyle olunca da “Bize temiz adam lazım” diyen İngiliz Futbolu, Lig Yönetimi Briatore’ye kapıyı gösteriyor. Çık dışarı, hatta defol git diyorlar neredeyse.

Güzel oyun, temiz futbol, temiz adamla oynanır. Bilmiyorsak öğrenelim, öğretelim.

>Gökçek TFF Başkanı Olur mu?

Ekim 8, 2009, 2:30 pm | Futbol, ilginç, ozhano, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

“PFDK, Ankaraspor’u Ankaragücü ile anlaşmalı maç oynama olasılığı mantığından yola çıkarak küme düşürüyor. Ben size birkaç ayaklı şike ihbarında bulunacağım. Belediye başkanı olarak unumu Gençlerbirliği’nin başkanı İlhan Cavcav’dan alıyorum. Yani ticari ilişkim var. Hacettepe Başkanı Turgay Kalemci, belediyeye kat karşılığı inşaat yapıyor. Fenerbahçe Başkan Vekili Nihat Özdemir de bizim metro projelerinden birini yapıyor.Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören de Ankara’daki gaz istasyonlarına ilişkin sıkıntılarını belediyede bana gelip çözer. Bakın bu durumda Beşiktaş ile de ilişkimiz ortada.”

Olaya mesleki ilişkiler girdiğinde çoğu futbol kulübümüzün başkanlarının veya yönetim kurulu üyelerinin birbirleri ile yakın ilişkileri olduğu bir gerçek. Kimsenin de bu ilişkilerini futbol sahasında çıkar amaçlı kullacağına inanmıyor daha doğrusu inanmak istemiyorum. Ancak ne var ki Gökçek’in açıklamalarından görülüyor ki iş itibari ile ilişkili olduğu futbol takımı yöneticilerinin sayısı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevi sebebiyle diğerlerine göre bir hayli fazla. Bir önceki yazımda Gökçek’in en büyük hayalinin ve isteğinin Ankaragücü’nü elde etmek olduğunu söylemiştim ama şu ilişkileri gördükten sonra yarın bir gün onu Federasyon Başkanlığı’nda görürsem hiç şaşırmayacağım aşikar bir hal aldı. Çünkü Türkiye’de kulüplerimizin başkanlarının tamamı iş adamı ve muhakkak Ankara ile ilişkileri var. Bu durumda Gökçek bu gücünü çıkar amaçlı kullanmak istese ve Federasyon Başkanlığı’na oynasa önünde kimse duramayacaktır ki bu nedenle yine bir önceki yazımda “Ankaraspor’u sırtından atmak istedi, düşürülmesine göz yumdu” cümlesini kullandım. Neyse zamana bırakacağız bu işi de genelde hep yaptığımız gibi. Ama Gökçek TFF Başkanı olsa nasıl olurdu? Baksanıza resime gözü yükseklerde…

Gökçek TFF Başkanı Olur mu?

Ekim 8, 2009, 2:30 pm | Futbol, ilginç, ozhano, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
“PFDK, Ankaraspor’u Ankaragücü ile anlaşmalı maç oynama olasılığı mantığından yola çıkarak küme düşürüyor. Ben size birkaç ayaklı şike ihbarında bulunacağım. Belediye başkanı olarak unumu Gençlerbirliği’nin başkanı İlhan Cavcav’dan alıyorum. Yani ticari ilişkim var. Hacettepe Başkanı Turgay Kalemci, belediyeye kat karşılığı inşaat yapıyor. Fenerbahçe Başkan Vekili Nihat Özdemir de bizim metro projelerinden birini yapıyor.Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören de Ankara’daki gaz istasyonlarına ilişkin sıkıntılarını belediyede bana gelip çözer. Bakın bu durumda Beşiktaş ile de ilişkimiz ortada.”

Olaya mesleki ilişkiler girdiğinde çoğu futbol kulübümüzün başkanlarının veya yönetim kurulu üyelerinin birbirleri ile yakın ilişkileri olduğu bir gerçek. Kimsenin de bu ilişkilerini futbol sahasında çıkar amaçlı kullacağına inanmıyor daha doğrusu inanmak istemiyorum. Ancak ne var ki Gökçek’in açıklamalarından görülüyor ki iş itibari ile ilişkili olduğu futbol takımı yöneticilerinin sayısı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevi sebebiyle diğerlerine göre bir hayli fazla. Bir önceki yazımda Gökçek’in en büyük hayalinin ve isteğinin Ankaragücü’nü elde etmek olduğunu söylemiştim ama şu ilişkileri gördükten sonra yarın bir gün onu Federasyon Başkanlığı’nda görürsem hiç şaşırmayacağım aşikar bir hal aldı. Çünkü Türkiye’de kulüplerimizin başkanlarının tamamı iş adamı ve muhakkak Ankara ile ilişkileri var. Bu durumda Gökçek bu gücünü çıkar amaçlı kullanmak istese ve Federasyon Başkanlığı’na oynasa önünde kimse duramayacaktır ki bu nedenle yine bir önceki yazımda “Ankaraspor’u sırtından atmak istedi, düşürülmesine göz yumdu” cümlesini kullandım. Neyse zamana bırakacağız bu işi de genelde hep yaptığımız gibi. Ama Gökçek TFF Başkanı olsa nasıl olurdu? Baksanıza resime gözü yükseklerde…

>Orlando Magic – Miami Heat

Ekim 8, 2009, 11:52 am | Miami Heat, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Van Gundy bu maçta yedeklere daha fazla şans verip Lewis’in oynamayacağı 10 maç için seçenekler aradı kendisine. Forvette Pietrus’u kenara alıp Barnes ve Bass’le başladı. Her ikisi de vasat bir görüntü verdiler. Bu maçın sivrileni kuşkusuz Yaz Ligi’nin de en iyisi Anderson oldu. Lewis’in geçen seneki rolünü oynadı sahadayken, pota altına da destek verdi, ancak hücum opsiyonlarının boyuna rağmen şutla sınırlı olması biraz düşündürdü. J-Will’i dinlendirip Anthony Johnson’ın son durumuna baktı Van Gundy. Şu vasat haliyle bile Nelson’dan iyi bir performans verdi Johnson. 3 pg içinde tek savunma yapabileni o şu an için. Hem fiziği hem tecrübesiyle sezon içi mutlaka süre alması gerek. Ha Finallerde niye kenarda oturdu derseniz o da SVG’nin en büyük kariyer hatasıdır diyebiliriz ancak. Redick savunma yapamasa da önemli bir şutör. Biraz daha kuvvetlense ve ayaklarını hızlandırsa bir şeyler olacak ama o ışığı bir türlü veremiyor. Carter’a Orlando’nun yerlisi olması hasebiyle muazzam bir sevgi vardı salonda ama “Stan benden oyunumda bir değişiklik yapmamı istemiyor, kendim olmamı istiyor” diyen Carter beklentilerden uzaktı, yine yanlış üçlüklere kalktı, 22 dakikada 11 top kullandı, 2 kez de faul çizgisini ziyaret etti yani toplamda 13 hücum onundu. 30 dakika oynayan Howard’ın sadece 5 şut kullanması ve basket faul dışında 2 kere çizgiye gitmesi üzerinde düşünülmesi gereken konuydu. Howard’ı beslemenin yolunu bakalım nasıl bulacak Van Gundy. Top kaybı alışkanlığının geri dönmesi ise bize tanıdık bir kabusu hatırlatmakta. Kazanılan bir maçta 22 TO. Her rakip Heat her maç sezon öncesi hazırlık maçı olmaz, üzerinde itinayla durmak gerek. Almond ve L.Johnson mı? Boşverin Allah aşkına!

http://i.cdn.turner.com/nba/nba/.element/swf/1.1/cvp/nba_embed_container.swf?context=nba&videoId=games/magic/2009/10/07/0010900018_mia_orl_recap.nba

Orlando Magic – Miami Heat

Ekim 8, 2009, 11:52 am | Miami Heat, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Van Gundy bu maçta yedeklere daha fazla şans verip Lewis’in oynamayacağı 10 maç için seçenekler aradı kendisine. Forvette Pietrus’u kenara alıp Barnes ve Bass’le başladı. Her ikisi de vasat bir görüntü verdiler. Bu maçın sivrileni kuşkusuz Yaz Ligi’nin de en iyisi Anderson oldu. Lewis’in geçen seneki rolünü oynadı sahadayken, pota altına da destek verdi, ancak hücum opsiyonlarının boyuna rağmen şutla sınırlı olması biraz düşündürdü. J-Will’i dinlendirip Anthony Johnson’ın son durumuna baktı Van Gundy. Şu vasat haliyle bile Nelson’dan iyi bir performans verdi Johnson. 3 pg içinde tek savunma yapabileni o şu an için. Hem fiziği hem tecrübesiyle sezon içi mutlaka süre alması gerek. Ha Finallerde niye kenarda oturdu derseniz o da SVG’nin en büyük kariyer hatasıdır diyebiliriz ancak. Redick savunma yapamasa da önemli bir şutör. Biraz daha kuvvetlense ve ayaklarını hızlandırsa bir şeyler olacak ama o ışığı bir türlü veremiyor. Carter’a Orlando’nun yerlisi olması hasebiyle muazzam bir sevgi vardı salonda ama “Stan benden oyunumda bir değişiklik yapmamı istemiyor, kendim olmamı istiyor” diyen Carter beklentilerden uzaktı, yine yanlış üçlüklere kalktı, 22 dakikada 11 top kullandı, 2 kez de faul çizgisini ziyaret etti yani toplamda 13 hücum onundu. 30 dakika oynayan Howard’ın sadece 5 şut kullanması ve basket faul dışında 2 kere çizgiye gitmesi üzerinde düşünülmesi gereken konuydu. Howard’ı beslemenin yolunu bakalım nasıl bulacak Van Gundy. Top kaybı alışkanlığının geri dönmesi ise bize tanıdık bir kabusu hatırlatmakta. Kazanılan bir maçta 22 TO. Her rakip Heat her maç sezon öncesi hazırlık maçı olmaz, üzerinde itinayla durmak gerek. Almond ve L.Johnson mı? Boşverin Allah aşkına!

http://i.cdn.turner.com/nba/nba/.element/swf/1.1/cvp/nba_embed_container.swf?context=nba&videoId=games/magic/2009/10/07/0010900018_mia_orl_recap.nba

>2012 – #3 – Felakete Göz Atın

Ekim 8, 2009, 11:20 am | Sinema kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

http://www.traileraddict.com/emd/14637

2012 – #3 – Felakete Göz Atın

Ekim 8, 2009, 11:20 am | Sinema kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
http://www.traileraddict.com/emd/14637

>Yazık Oldu Bu Dizilere #1

Ekim 8, 2009, 9:32 am | Televizyon kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Son dönemde yayına girip ciddi seyirci bulmasına rağmen yayından kaldıran bazı diziler var ki gerçekten yazık oldu bu dizilere. İlki Jericho.

CBS’te yayınlanan Jericho 22 bölümlük ilk sezonu ile adeta vurmuştu izleyenleri. “Bugün hayatınızdaki son sıradan gün” sloganıyla başlayan dizide ABD’nin bir çok yerinde eş zamanlı olarak patlayan atom bombaları nüfusun ve Amerikan topraklarının büyük bölümünü yeryüzünden siler. Ülkenin sadece bir kaç noktası bu felaketten etkilenmemiş ve nükleer serpintiden kurtulabilmiştir. Bu noktalardan biri de tarım, hayvancılık ve tuz madenciliği ile geçimini sağlayan Jericho kasabasıdır. Kasabanın belediye başkanı Johnston Green, onun geçmişi karanlık eski bir ajan mı yoksa kirli işlere bulaşmış bir suçlu mu olduğu belli olmayan oğlu Jake Green ile kasabaya gelen esrarengiz yabancı Robert Hawkins etrafında gelişen olayların anlatıldığı, ilerleyen bölümlerde su ve yiyecek savaşlarının çıktığı, bir ülkenin yeniden yapılanması ve asker-sivil ilişkilerinin anlatıldığı, ülke çapındaki olayların Jericho Kasabası üzerinden çözüme ulaştığı bir diziydi Jericho.

Tutkunu olduğumuz ve aslında 3 sezon olarak planlanmış dizi CBS tarafından yayından kaldırılınca dünya çapında başlatılan imza kampanyası ile yüzbinlerce imza toplandı ve bunlar CBS’e iletildi. Sonuçta en azından sonu getirilmek üzere diziye 7 bölümlük bir fırsat verildi ve dizi 29. bölümüyle hızlı çekimde bitirilmiş oldu. 65 bölüm planlanan dizinin bir anda 29 bölümde kesilmesi tabii ki kimseyi mutlu etmedi ama sonuçta en azından hikayesi tamamlanmış olduğu için kafalardaki soru işaretleri azalmış oldu. Bundan sonra bahsedeceğimiz dizilerin çoğu havada kalmıştır, ne olduğu, nasıl bittiği anlaşılamamıştır o yüzden sonunu görmek Jericho’nun bir şanstır bizim için.

Jericho’da Jake Green rolünde Skeet Ulrich, Robert Hawkins rolünde Lennie James, Johnston Green rolünde Gerald McRaney, Emily Sullivan rolünde Ashley Scott, Eric Green rolünde Kenneth Mitchellgibi isimleri izledik. Bu isimlerin en tanıdık geleni Scream’den hatırlayacağımız Billy rolündeki Ulrich. Genelde ufak bütçeli yapımlar ve TV filmlerinde rol alan Ulrich için Jericho çok büyük bir adım oldu. Dizi sonrası 3 filmde rol aldı Ulrich.

Sözün özü yazık oldu seviyeli TV izleyicisine, yine o saatlerde CSI ve türevlerine mahkum kaldılar bir çok kanalda. Jericho ise bir efsane olarak ben ve benim gibiler için arşivlerdeki yerini aldı, tekrar tekrar seyredilmek üzere. Tanışmak isterseniz hemen aşağıda ilk sezon tanıtım videosunu izleyin derim.

Yazık Oldu Bu Dizilere #1

Ekim 8, 2009, 9:32 am | Televizyon kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Son dönemde yayına girip ciddi seyirci bulmasına rağmen yayından kaldıran bazı diziler var ki gerçekten yazık oldu bu dizilere. İlki Jericho.

CBS’te yayınlanan Jericho 22 bölümlük ilk sezonu ile adeta vurmuştu izleyenleri. “Bugün hayatınızdaki son sıradan gün” sloganıyla başlayan dizide ABD’nin bir çok yerinde eş zamanlı olarak patlayan atom bombaları nüfusun ve Amerikan topraklarının büyük bölümünü yeryüzünden siler. Ülkenin sadece bir kaç noktası bu felaketten etkilenmemiş ve nükleer serpintiden kurtulabilmiştir. Bu noktalardan biri de tarım, hayvancılık ve tuz madenciliği ile geçimini sağlayan Jericho kasabasıdır. Kasabanın belediye başkanı Johnston Green, onun geçmişi karanlık eski bir ajan mı yoksa kirli işlere bulaşmış bir suçlu mu olduğu belli olmayan oğlu Jake Green ile kasabaya gelen esrarengiz yabancı Robert Hawkins etrafında gelişen olayların anlatıldığı, ilerleyen bölümlerde su ve yiyecek savaşlarının çıktığı, bir ülkenin yeniden yapılanması ve asker-sivil ilişkilerinin anlatıldığı, ülke çapındaki olayların Jericho Kasabası üzerinden çözüme ulaştığı bir diziydi Jericho.

Tutkunu olduğumuz ve aslında 3 sezon olarak planlanmış dizi CBS tarafından yayından kaldırılınca dünya çapında başlatılan imza kampanyası ile yüzbinlerce imza toplandı ve bunlar CBS’e iletildi. Sonuçta en azından sonu getirilmek üzere diziye 7 bölümlük bir fırsat verildi ve dizi 29. bölümüyle hızlı çekimde bitirilmiş oldu. 65 bölüm planlanan dizinin bir anda 29 bölümde kesilmesi tabii ki kimseyi mutlu etmedi ama sonuçta en azından hikayesi tamamlanmış olduğu için kafalardaki soru işaretleri azalmış oldu. Bundan sonra bahsedeceğimiz dizilerin çoğu havada kalmıştır, ne olduğu, nasıl bittiği anlaşılamamıştır o yüzden sonunu görmek Jericho’nun bir şanstır bizim için.

Jericho’da Jake Green rolünde Skeet Ulrich, Robert Hawkins rolünde Lennie James, Johnston Green rolünde Gerald McRaney, Emily Sullivan rolünde Ashley Scott, Eric Green rolünde Kenneth Mitchellgibi isimleri izledik. Bu isimlerin en tanıdık geleni Scream’den hatırlayacağımız Billy rolündeki Ulrich. Genelde ufak bütçeli yapımlar ve TV filmlerinde rol alan Ulrich için Jericho çok büyük bir adım oldu. Dizi sonrası 3 filmde rol aldı Ulrich.

Sözün özü yazık oldu seviyeli TV izleyicisine, yine o saatlerde CSI ve türevlerine mahkum kaldılar bir çok kanalda. Jericho ise bir efsane olarak ben ve benim gibiler için arşivlerdeki yerini aldı, tekrar tekrar seyredilmek üzere. Tanışmak isterseniz hemen aşağıda ilk sezon tanıtım videosunu izleyin derim.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.