>Sakaryaspor’dan Ne Bekliyoruz ki!

Ekim 7, 2009, 5:26 pm | Futbol, Sakaryaspor, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Takip edenler bilir Sakaryalılar ise çok iyi bilirler Sakaryaspor’un sezon başında yaşadığı skandal kıvamındaki olayları. Yeni transferlerin tescil paralarını yatıramayıp transferleri resmileştiremeyen Sakaryaspor geçen seneden süren kontratlı oyuncuları ve geçen sezon TFF’ye tescil ettirdiği gençleriyle yola devam etmek durumunda kaldı. Toplamda 16 oyuncuya tekabül eden sezonluk bir kadroya mahkum kalındı böylece. Hatta öyle ki takımın resmi bir Teknik Direktörü bile yok. Özcan Kızıltan Sportif Direktör göreviyle yer bulmuş teknik kadroda kendine, antrenörlük görevindeki Sadun Hoşbay ise takımın başında çıkıyor maçlara. Hemen aşağıda Sakaryaspor’un kadrosu var incelemek isteyenlere. Bir bakın bakalım kimleri tanıyorsunuz içinden. Hemen bir not vereyim sadece 5’i 20 yaş üzerinde bu kadronun.
Peki nasıl oldu da Sakaryaspor bu hale geldi? Hazır Ankaraspor, ya da eski adıyla Ankara Büyükşehir Belediye Spor diyelim, küme düşürülmüş ve 1 post önce ozhano’nun dediği gibi senelerce birilerin oyuncağı olmuşken Sakaryaspor üzerine konuşmak için tam zamanı. Sakarya 99 depremi sonrasında bir anda birilerinin sahne almak için çabaladığı bir il haline geldiği sıralarda Belediye Başkanı Aziz Duran Sakaryaspor başıboş kalmasın mantığıyla Kulüp Başkanlığına geldi. Bu başkanlık tabii ki bedavaya gerçekleşmedi. O dönem Show TV ve Cine 5’in sahibi Erol Aksoy mali bir krize girmiş ve Sakaryaspor’un hisselerinin % 51’ini Belediye’nin şirketi BELPAŞ’a satmış, dolayısıyla Aziz Duran’a başkanlık yolu kolayca açılmıştı. O dönem itibariyle bir anda Sakarya’nın yerlileri ve fedakar insanların görev aldığı yönetimin çehresi değişmeye başladı. Belediye çalışanları Sakaryaspor içinde aktif roller almaya başladılar. 3 senelik Aziz Duran dönemi sanki yeni gelen hükümetlerin kadrolaşması misali Sakaryaspor’un Belediyeleşmesiyle son buldu. O görevi bırakınca yerine bu sefer Belediye Başkan Yardımcısı Selahattin Aydın geldi. Aydın’dan sonra Aziz Duran yeni yönetim kurulunu belirlerken bu sefer Belediye’nin Şube Müdürlerinden Ömer Yazıcı’yı göreve layık gördü. Ömer Yazıcı döneminde Süper Lig’e çıkılıyor, bu sefer 2 sene geçmeden başkanlık görevine Rıdvan Duran getiriliyordu ki kendisi Aziz Duran’ın yeğeni ve o dönem Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri.

Rıdvan Duran’ın 6 aylığına da olsa başkanlığa gelmesi ve sonrasında yönetimde aktif görev almaya devam etmesi Sakaryaspor’un çöküş nedenlerinden biri oldu. Duran’dan sonra başkanlığa gelen Recep Hacıeyüpoğlu da Belediye Başkanlık danışmadır, belediye aktif olarak yönetime devam etmektedir. Kulüp içi Belediye kadrolaşmasının ötesinde Rıdvan Duran’ın zamanın vali yardımcısının da işin içine karıştığı bir emlak skandalında Sakaryaspor’a 2 milyon TL iyi niyet bağışı aldığının ortaya çıkması, bu bağış ve bağlantılı diğer parasal mevzularla birlikte imar sorunlarını çözdüğünün, kısacası Sakaryaspor’u bir Emlak sahtekarlığının içine çektiğinin anlaşılması üzerine bir anda kulüp tepetaklak oldu. Keza kulübe bağış yapan iş adamları verdikleri parayı geri almak için uğraşıp bir anda harcanmış paranın 1 milyonunu geri almaları, Sakaryaspor yönetiminin kanunsuz bir olaya adının karışması kulübün imajını bir anda aşağılara çekmeye başladı.

Sakaryaspor’un bu tip bir olayda para alan taraflardan biri olması bir anda Belediye – Sakaryaspor ilişkilerinin sorgulanmasına yol açtı. Bir anda bir genel kurul toplantısı yapıldı ve BELPAŞ’taki toplamda %69’a yaklaşan hisselerin Sakaryaspor Derneği’ne 10 yıllık saha reklam gelirleri karşılığı devredildi. Akabinde yapılan seçimli Genel Kurul’da başkanlığa seçilen Bülent Yılmaz belki de Sakaryaspor tarihinin en çok tartışılan yönetim kurulu ile, ki bu kurul çoğunlukla genç, tecrübesiz ve Erdinç Şehit gibi futbolu sadece para olarak gören adamlardan kuruluydu, takımın ligden düşmesine sebep oldu. Belediye işler tıkırında görüntüsü yaratarak Bülent Yılmaz yönetimine 17,5 milyon TL’lik bir borç bırakmış Bülent Yılmaz’a göre. Yılmaz ise çok zor şartlara rağmen takıma önemli hizmet ettiğini söylüyor. Bu önemli hizmetlerin arasında devre arasında 16 futbolcunun kadro dışı bırakılması, yanlış teknik direktör seçimleri, kaybedilen futbolcu-kulüp davaları ve sonunda TFF alacaklarına temdit konulması ile birlikte kaynak bulamayan sonraki yönetimin yeni transferleri tescil ettirememesi var.

Peki tek suçlu Yılmaz mı? Tabii ki değil, o sadece çöküşü hızlandıran son halka. 8 sene süren belediye kadrolaşması sonrası belediyenin bir anda elini, eteğini, parasını çekmesi Sakaryaspor’u biçare bırakmıştır. Sanki hiç Sakaryaspor’la alakaları yokmuş gibi olayları uzaktan seyretmeleri ve ortadan kaybolmaları Sakaryaspor’un aslında bahis konusu olmadığının, aradan geçen bunca senede Sakaryaspor’un sadece araç olduğunun göstergesidir.

Sakaryaspor Belediye’nin bir anlamda göz boyamasına böylesi araç olmuşken, seçimlerde kullanılan bir koz haline gelmişken, aniden açığa çıkan skandalla yetim bırakılarak bugünkü haline gelmiştir. Sonraki yönetimler de açık seçik görmüşlerdir ki kulüp yönetmek dükkan yönetmeye, esnaflığa benzememektedir. Adı sanı bilinmeyen, kendilerini aşmaya çalışan 16 futbolcuyla yapılabilecek olanlar da son derece kısıtlıdır. O yüzden Sakaryaspor’dan bu dakikadan sonra Allah aşkına ne bekliyoruz ki!

Reklamlar

Sakaryaspor’dan Ne Bekliyoruz ki!

Ekim 7, 2009, 5:26 pm | Futbol, Sakaryaspor, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Takip edenler bilir Sakaryalılar ise çok iyi bilirler Sakaryaspor’un sezon başında yaşadığı skandal kıvamındaki olayları. Yeni transferlerin tescil paralarını yatıramayıp transferleri resmileştiremeyen Sakaryaspor geçen seneden süren kontratlı oyuncuları ve geçen sezon TFF’ye tescil ettirdiği gençleriyle yola devam etmek durumunda kaldı. Toplamda 16 oyuncuya tekabül eden sezonluk bir kadroya mahkum kalındı böylece. Hatta öyle ki takımın resmi bir Teknik Direktörü bile yok. Özcan Kızıltan Sportif Direktör göreviyle yer bulmuş teknik kadroda kendine, antrenörlük görevindeki Sadun Hoşbay ise takımın başında çıkıyor maçlara. Hemen aşağıda Sakaryaspor’un kadrosu var incelemek isteyenlere. Bir bakın bakalım kimleri tanıyorsunuz içinden. Hemen bir not vereyim sadece 5’i 20 yaş üzerinde bu kadronun.
Peki nasıl oldu da Sakaryaspor bu hale geldi? Hazır Ankaraspor, ya da eski adıyla Ankara Büyükşehir Belediye Spor diyelim, küme düşürülmüş ve 1 post önce ozhano’nun dediği gibi senelerce birilerin oyuncağı olmuşken Sakaryaspor üzerine konuşmak için tam zamanı. Sakarya 99 depremi sonrasında bir anda birilerinin sahne almak için çabaladığı bir il haline geldiği sıralarda Belediye Başkanı Aziz Duran Sakaryaspor başıboş kalmasın mantığıyla Kulüp Başkanlığına geldi. Bu başkanlık tabii ki bedavaya gerçekleşmedi. O dönem Show TV ve Cine 5’in sahibi Erol Aksoy mali bir krize girmiş ve Sakaryaspor’un hisselerinin % 51’ini Belediye’nin şirketi BELPAŞ’a satmış, dolayısıyla Aziz Duran’a başkanlık yolu kolayca açılmıştı. O dönem itibariyle bir anda Sakarya’nın yerlileri ve fedakar insanların görev aldığı yönetimin çehresi değişmeye başladı. Belediye çalışanları Sakaryaspor içinde aktif roller almaya başladılar. 3 senelik Aziz Duran dönemi sanki yeni gelen hükümetlerin kadrolaşması misali Sakaryaspor’un Belediyeleşmesiyle son buldu. O görevi bırakınca yerine bu sefer Belediye Başkan Yardımcısı Selahattin Aydın geldi. Aydın’dan sonra Aziz Duran yeni yönetim kurulunu belirlerken bu sefer Belediye’nin Şube Müdürlerinden Ömer Yazıcı’yı göreve layık gördü. Ömer Yazıcı döneminde Süper Lig’e çıkılıyor, bu sefer 2 sene geçmeden başkanlık görevine Rıdvan Duran getiriliyordu ki kendisi Aziz Duran’ın yeğeni ve o dönem Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri.

Rıdvan Duran’ın 6 aylığına da olsa başkanlığa gelmesi ve sonrasında yönetimde aktif görev almaya devam etmesi Sakaryaspor’un çöküş nedenlerinden biri oldu. Duran’dan sonra başkanlığa gelen Recep Hacıeyüpoğlu da Belediye Başkanlık danışmadır, belediye aktif olarak yönetime devam etmektedir. Kulüp içi Belediye kadrolaşmasının ötesinde Rıdvan Duran’ın zamanın vali yardımcısının da işin içine karıştığı bir emlak skandalında Sakaryaspor’a 2 milyon TL iyi niyet bağışı aldığının ortaya çıkması, bu bağış ve bağlantılı diğer parasal mevzularla birlikte imar sorunlarını çözdüğünün, kısacası Sakaryaspor’u bir Emlak sahtekarlığının içine çektiğinin anlaşılması üzerine bir anda kulüp tepetaklak oldu. Keza kulübe bağış yapan iş adamları verdikleri parayı geri almak için uğraşıp bir anda harcanmış paranın 1 milyonunu geri almaları, Sakaryaspor yönetiminin kanunsuz bir olaya adının karışması kulübün imajını bir anda aşağılara çekmeye başladı.

Sakaryaspor’un bu tip bir olayda para alan taraflardan biri olması bir anda Belediye – Sakaryaspor ilişkilerinin sorgulanmasına yol açtı. Bir anda bir genel kurul toplantısı yapıldı ve BELPAŞ’taki toplamda %69’a yaklaşan hisselerin Sakaryaspor Derneği’ne 10 yıllık saha reklam gelirleri karşılığı devredildi. Akabinde yapılan seçimli Genel Kurul’da başkanlığa seçilen Bülent Yılmaz belki de Sakaryaspor tarihinin en çok tartışılan yönetim kurulu ile, ki bu kurul çoğunlukla genç, tecrübesiz ve Erdinç Şehit gibi futbolu sadece para olarak gören adamlardan kuruluydu, takımın ligden düşmesine sebep oldu. Belediye işler tıkırında görüntüsü yaratarak Bülent Yılmaz yönetimine 17,5 milyon TL’lik bir borç bırakmış Bülent Yılmaz’a göre. Yılmaz ise çok zor şartlara rağmen takıma önemli hizmet ettiğini söylüyor. Bu önemli hizmetlerin arasında devre arasında 16 futbolcunun kadro dışı bırakılması, yanlış teknik direktör seçimleri, kaybedilen futbolcu-kulüp davaları ve sonunda TFF alacaklarına temdit konulması ile birlikte kaynak bulamayan sonraki yönetimin yeni transferleri tescil ettirememesi var.

Peki tek suçlu Yılmaz mı? Tabii ki değil, o sadece çöküşü hızlandıran son halka. 8 sene süren belediye kadrolaşması sonrası belediyenin bir anda elini, eteğini, parasını çekmesi Sakaryaspor’u biçare bırakmıştır. Sanki hiç Sakaryaspor’la alakaları yokmuş gibi olayları uzaktan seyretmeleri ve ortadan kaybolmaları Sakaryaspor’un aslında bahis konusu olmadığının, aradan geçen bunca senede Sakaryaspor’un sadece araç olduğunun göstergesidir.

Sakaryaspor Belediye’nin bir anlamda göz boyamasına böylesi araç olmuşken, seçimlerde kullanılan bir koz haline gelmişken, aniden açığa çıkan skandalla yetim bırakılarak bugünkü haline gelmiştir. Sonraki yönetimler de açık seçik görmüşlerdir ki kulüp yönetmek dükkan yönetmeye, esnaflığa benzememektedir. Adı sanı bilinmeyen, kendilerini aşmaya çalışan 16 futbolcuyla yapılabilecek olanlar da son derece kısıtlıdır. O yüzden Sakaryaspor’dan bu dakikadan sonra Allah aşkına ne bekliyoruz ki!

>Gökçeklerin Hayali Gerçek Oldu

Ekim 7, 2009, 1:12 pm | Ankaraspor, Futbol, ozhano, Sıkıntı, TFF, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

1. Ankaraspor bu sezon oynadığı ve oynamadığı tüm lig maçlarında hükmen mağlup kabul edilecek. (3-0 olarak kabul edilecek oynanan oynanmayan tüm maçlar)
2. Ankaraspor’un ligde oynadığı maçlarda rakip takımlardan gol atan oyuncuların golleri gol krallığı açısından düşünülerek tescil edilecek.
3. Ankaraspor’un ligde yaptığı maçlarda görülen sarı ve kırmızı kartlar tescil edilecek.
4. Ankaraspor’dan ayrılmak isteyen oyuncular için TFF tarafından belirlenecek tarihler arasında 15 günlük sürede transfer olanağı sağlanacak.
5. Ankaraspor, Fair-Play Ligi’nden de çıkarılacak.
6. TFF’nin Ankaraspor’a 4. haftadan sonra ödediği paralar TFF’ye iade edilecek.
7. Ankaraspor, Türkiye Kupası’nda oynamaya devam edecek.
8. TSL’den 1. Lig’e 2 takım düşecek, 1. Lig’den TSL’ye 3 takım çıkacak.

Yorum:
Melih Gökçek’in istediği oldu. O da biliyordu Ankaraspor’daki yöneticilerin toplu halde istifa edip Ankaragücü’ne geçince Ankaragücü’ne göre daha köksüz! olan Ankaraspor’un düşürüleceğini. Eğer aynı durum için Ankaraspor ile birlikte Ankaragücü’ne de yaptırım uygulansa Gökçek böyle bir işe kalkışabilir miydi? Hayır. Gökçek sonuçta bir siyasetçi. Senden benden herkesten daha çok biliyor kanunları. Ankaraspor’u korumak istese böyle bir olayın içerisine girer miydi? Yine hayır. O zaman neden böyle yaptı? Gökçek’in futbolla ilgili tek bir hayali vardı. 10 küsür yıllık Ankaragücü’ne hakim olma hayalini bu vesile ile gerçekleştirdi. Ankaraspor onun için Ankaragücü’ne ulaşmak için sadece bir merdivendi, araçtı. Ankaraspor’u kullandı asıl amacına ulaştı, şimdi de bu kararlar sonucunda sırtındaki Ankaraspor kamburunu da hiç elini kirletmeden, kimseyle kötü olmadan üzerinden attı. Fakat unutulan bir şey var ki o da Ankaragücü taraftarı. Taraftar kendisini hiç de kabullenmiş görünmüyor. Tribünlerden tanıdığım arkadaşlardan duyduğum kadarıyla bırakın desteği yönetime köstek olmak için ellerinden geleni yapacaklar. Sonları nasıl olacak onu zaman gösterecek.

Gökçeklerin Hayali Gerçek Oldu

Ekim 7, 2009, 1:12 pm | Ankaraspor, Futbol, ozhano, Sıkıntı, TFF, TSL kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum
1. Ankaraspor bu sezon oynadığı ve oynamadığı tüm lig maçlarında hükmen mağlup kabul edilecek. (3-0 olarak kabul edilecek oynanan oynanmayan tüm maçlar)
2. Ankaraspor’un ligde oynadığı maçlarda rakip takımlardan gol atan oyuncuların golleri gol krallığı açısından düşünülerek tescil edilecek.
3. Ankaraspor’un ligde yaptığı maçlarda görülen sarı ve kırmızı kartlar tescil edilecek.
4. Ankaraspor’dan ayrılmak isteyen oyuncular için TFF tarafından belirlenecek tarihler arasında 15 günlük sürede transfer olanağı sağlanacak.
5. Ankaraspor, Fair-Play Ligi’nden de çıkarılacak.
6. TFF’nin Ankaraspor’a 4. haftadan sonra ödediği paralar TFF’ye iade edilecek.
7. Ankaraspor, Türkiye Kupası’nda oynamaya devam edecek.
8. TSL’den 1. Lig’e 2 takım düşecek, 1. Lig’den TSL’ye 3 takım çıkacak.

Yorum:
Melih Gökçek’in istediği oldu. O da biliyordu Ankaraspor’daki yöneticilerin toplu halde istifa edip Ankaragücü’ne geçince Ankaragücü’ne göre daha köksüz! olan Ankaraspor’un düşürüleceğini. Eğer aynı durum için Ankaraspor ile birlikte Ankaragücü’ne de yaptırım uygulansa Gökçek böyle bir işe kalkışabilir miydi? Hayır. Gökçek sonuçta bir siyasetçi. Senden benden herkesten daha çok biliyor kanunları. Ankaraspor’u korumak istese böyle bir olayın içerisine girer miydi? Yine hayır. O zaman neden böyle yaptı? Gökçek’in futbolla ilgili tek bir hayali vardı. 10 küsür yıllık Ankaragücü’ne hakim olma hayalini bu vesile ile gerçekleştirdi. Ankaraspor onun için Ankaragücü’ne ulaşmak için sadece bir merdivendi, araçtı. Ankaraspor’u kullandı asıl amacına ulaştı, şimdi de bu kararlar sonucunda sırtındaki Ankaraspor kamburunu da hiç elini kirletmeden, kimseyle kötü olmadan üzerinden attı. Fakat unutulan bir şey var ki o da Ankaragücü taraftarı. Taraftar kendisini hiç de kabullenmiş görünmüyor. Tribünlerden tanıdığım arkadaşlardan duyduğum kadarıyla bırakın desteği yönetime köstek olmak için ellerinden geleni yapacaklar. Sonları nasıl olacak onu zaman gösterecek.

>Bayern Altyapısı

Ekim 7, 2009, 11:34 am | Altyapı, Bundesliga, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Bayern München özellikle 1990’ların başında altyapı sistemini kökten değiştirerek sadece pahalı transferlerle değil özkaynaklarıyla da yükselen bir ekip olma yolunda önemli adımlar attı. Hem şimdiki kadrosunda hem de diğer takımlarda altyapısından çıkardığı önemli oyuncular mevcut. Aşağıda bu oyuncuların bir listesini görebiliriz. Şu an Altyapının başındaki isim Werner Kern. Kern Bayern Amatör takımını 7 sene çalıştırıp aynı anda A takım yardımcı antrenörlüğünü yürüttükten sonra Nürnberg, Tier ve Ulm gibi takımlarda görev almış. Kern adeta bir seyyah gibi tüm dünyayı dolaşarak oyuncu arıyor. Bir çok ülkeden denemek üzere gençleri 6 ay ya da 1 senelik kontratlarla kulübe bağlıyor. Başarılı projelerden biri Hargreaves bir diğeri Misimovic. Başarısız olup vazgeçilen isimler de var, Perulu 94 doğumlu Corroy gibi örneğin. Sözün özü yerel oyuncuları yetiştirmekte daha yüksek bir başarı yakalayan Bayern altyapısı hem Bayern’e hem de Alman Milli takımlarına çok önemli hizmetler veriyor. Transfere çok para harcayan takımlardan biri olsa da Bayern en azından rol oyuncularını ya da başka bir deyişle askerlerini kendi içinden çıkarıyor. Büyük diye adlandırdığımız takımlara örnek olsa keşke bu uygulamaları.

Bayern Altyapısından çıkmış önemli isimler:
Halen Takımda Olanlar
Schweinsteiger
Lahm
Ottl
Müller
Rensing
Lell
Başka Takımlarda Olanlar

Guerrero (Hamburg)
Misimovic (Wolfsburg)
Hargreaves (Man Utd)
Trochowski (Hamburg)
Kroos (Leverkusen)

Bayern Altyapısı

Ekim 7, 2009, 11:34 am | Altyapı, Bundesliga, Futbol kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Bayern München özellikle 1990’ların başında altyapı sistemini kökten değiştirerek sadece pahalı transferlerle değil özkaynaklarıyla da yükselen bir ekip olma yolunda önemli adımlar attı. Hem şimdiki kadrosunda hem de diğer takımlarda altyapısından çıkardığı önemli oyuncular mevcut. Aşağıda bu oyuncuların bir listesini görebiliriz. Şu an Altyapının başındaki isim Werner Kern. Kern Bayern Amatör takımını 7 sene çalıştırıp aynı anda A takım yardımcı antrenörlüğünü yürüttükten sonra Nürnberg, Tier ve Ulm gibi takımlarda görev almış. Kern adeta bir seyyah gibi tüm dünyayı dolaşarak oyuncu arıyor. Bir çok ülkeden denemek üzere gençleri 6 ay ya da 1 senelik kontratlarla kulübe bağlıyor. Başarılı projelerden biri Hargreaves bir diğeri Misimovic. Başarısız olup vazgeçilen isimler de var, Perulu 94 doğumlu Corroy gibi örneğin. Sözün özü yerel oyuncuları yetiştirmekte daha yüksek bir başarı yakalayan Bayern altyapısı hem Bayern’e hem de Alman Milli takımlarına çok önemli hizmetler veriyor. Transfere çok para harcayan takımlardan biri olsa da Bayern en azından rol oyuncularını ya da başka bir deyişle askerlerini kendi içinden çıkarıyor. Büyük diye adlandırdığımız takımlara örnek olsa keşke bu uygulamaları.

Bayern Altyapısından çıkmış önemli isimler:
Halen Takımda Olanlar
Schweinsteiger
Lahm
Ottl
Müller
Rensing
Lell
Başka Takımlarda Olanlar

Guerrero (Hamburg)
Misimovic (Wolfsburg)
Hargreaves (Man Utd)
Trochowski (Hamburg)
Kroos (Leverkusen)

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.