>Türbülent Türbülansa Girdi

Eylül 26, 2009, 11:52 pm | Futbol, ozhano, sivasspor, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Ne oluyor böyle Bülent Hoca?
İstanbul B.B. Spor da 90+2 de golü atıp Sivas’ı iyice türbülansın içine soktu. Tamam sakatlıklar oldukça fazla, geçen seneki oyuncularının çoğu satıldı, yerine aldıkların da fos çıktı. Ama şu Diyarbakır gibi parasız bir kulübün yaptıklarını görünce şaşırıp kalıyorum halinize. Demekki Türbülent falan lakırtıdan ibaretmiş. Olay iyi oyuncularda, yakalanan iyi havada gizliymiş. Yoksa Türbülent’ten kastedilen bu muydu?
Ben yine de ilk onda olacağını düşünüyorum bu takımın. Ancak özellikle Mehmet Yıldız döndüğünde eskisi gibi olmazsa aman aman aman…
Reklamlar

Türbülent Türbülansa Girdi

Eylül 26, 2009, 11:52 pm | Futbol, ozhano, sivasspor, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Ne oluyor böyle Bülent Hoca?
İstanbul B.B. Spor da 90+2 de golü atıp Sivas’ı iyice türbülansın içine soktu. Tamam sakatlıklar oldukça fazla, geçen seneki oyuncularının çoğu satıldı, yerine aldıkların da fos çıktı. Ama şu Diyarbakır gibi parasız bir kulübün yaptıklarını görünce şaşırıp kalıyorum halinize. Demekki Türbülent falan lakırtıdan ibaretmiş. Olay iyi oyuncularda, yakalanan iyi havada gizliymiş. Yoksa Türbülent’ten kastedilen bu muydu?
Ben yine de ilk onda olacağını düşünüyorum bu takımın. Ancak özellikle Mehmet Yıldız döndüğünde eskisi gibi olmazsa aman aman aman…

>Henry’ye Twitter nazarı!!!

Eylül 26, 2009, 11:32 pm | Futbol, twitter, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>henry-twit

Twitter manyaklığım son bir ay artmış durumda. Ocaktan beri kullanmama karşın pek aktif değildim bu alemde. Bir program sayesinde masaüstümden takip edebilir oldum işte her şey o zaman oldu. Usain Bolt’u, Kim Clijsters’i, Engin Atsür’ü falan takip ediyorum deli miyim neyim!? Henry de takip ettiklerimden… Bir kaç gün önce bir iletisi göründü masaüstümde. “Gol orucumu Malaga maçında bozacağım” diyordu. “Vay” dedim “bir posta atarım artık” dedim ben de bloguma… Kısmet olmadı. Maç öncesi gün ortasında pıt pıt twitleri göründü yine masaüstümde. Aha dedim bunlar da bloga konu olur vıdı vıdı konuştum kendimce ama olmadı yine vakit bulup koyamadık. Maçı izlemeye başladım baktım ilk 11’de en uçtaki adam. “Kesin gol atar, ben de o zaman yazarım bunları” dedim. İzliyorum efsane 14 numarayı taşıyan Fransız’ı. 20. dakika ile 30. dakikalar arası mıydı neydi. Messi soldan pres yapıp kaptığı topu içeri ve ileri çapraz ortaladı. Henry ayağını uzattı topa değemedi. Top onu geçince arkadaki genç oyuncu Pedro tamamlamak istediyse de buna muvaffak olamadı. Atak bitince kameralar Henry’yi gösteriyordu. Tecrübeli golcü sol kasığını tutuyordu eliyle. Hafif tempoda koşarken zorlandığı belli oluyordu. Kenarda Zlatan belirdi. Isınıyordu. Henry yavaş adımlarla kenara geldi. Üzgündü. Gol atamadı. Twitter’daki iletiler boşa gitti. Durduk yere kendi kendine nazar değdirdi adam!

Bu satırları yazarken cevap attım son iletisine. Üzüldüm diye… Bakalım ne diyecek… =)

Henry’ye Twitter nazarı!!!

Eylül 26, 2009, 11:32 pm | Futbol, twitter, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

henry-twit

Twitter manyaklığım son bir ay artmış durumda. Ocaktan beri kullanmama karşın pek aktif değildim bu alemde. Bir program sayesinde masaüstümden takip edebilir oldum işte her şey o zaman oldu. Usain Bolt’u, Kim Clijsters’i, Engin Atsür’ü falan takip ediyorum deli miyim neyim!? Henry de takip ettiklerimden… Bir kaç gün önce bir iletisi göründü masaüstümde. “Gol orucumu Malaga maçında bozacağım” diyordu. “Vay” dedim “bir posta atarım artık” dedim ben de bloguma… Kısmet olmadı. Maç öncesi gün ortasında pıt pıt twitleri göründü yine masaüstümde. Aha dedim bunlar da bloga konu olur vıdı vıdı konuştum kendimce ama olmadı yine vakit bulup koyamadık. Maçı izlemeye başladım baktım ilk 11’de en uçtaki adam. “Kesin gol atar, ben de o zaman yazarım bunları” dedim. İzliyorum efsane 14 numarayı taşıyan Fransız’ı. 20. dakika ile 30. dakikalar arası mıydı neydi. Messi soldan pres yapıp kaptığı topu içeri ve ileri çapraz ortaladı. Henry ayağını uzattı topa değemedi. Top onu geçince arkadaki genç oyuncu Pedro tamamlamak istediyse de buna muvaffak olamadı. Atak bitince kameralar Henry’yi gösteriyordu. Tecrübeli golcü sol kasığını tutuyordu eliyle. Hafif tempoda koşarken zorlandığı belli oluyordu. Kenarda Zlatan belirdi. Isınıyordu. Henry yavaş adımlarla kenara geldi. Üzgündü. Gol atamadı. Twitter’daki iletiler boşa gitti. Durduk yere kendi kendine nazar değdirdi adam!

Bu satırları yazarken cevap attım son iletisine. Üzüldüm diye… Bakalım ne diyecek… =)

>Ben Fener’in Hocası Olsam

Eylül 26, 2009, 7:35 pm | Fenerbahçe, Futbol, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Antalya – FB maçını izlerken uzun zamandır aklımda olan konu tekrar rahatsız etti beni. Fenerbahçe’nin kadro yapısı bence Daum’un oynatmaya çalıştığı sisteme çok da uygun adamlardan oluşmuyor. Kanatlar üzerinden oynamaktansa göbekten gelip oyunu daha ziyade rakibin yarı sahasına yıkacak ve kanat beklerini oyuna soksa çok daha başarılı olabilecek bir kadro. Bu kadro yapı itibariyle UEFA’yı kazanan Galatasaray’ı andırıyor bana. O takımda ortada göbekte sağlam kesicilik yapan ve top kendilerindeyken o topu çok da iyi kullanan adamlar vardı. Oyun sağa döndüyse sağa yatarlar, sola döndüyse sola yatarlardı. Okan – Suat – Ü.Davala – Emre 4’lüsünden 3ü oynar, daha önce Tugay da bunların arasındaydı, önlerinde Hagi serbest adam, en ileride de devamlı gezen ve rakibi yıpratan Hakan-Arif ikilisi forma bulurdu.

Şimdi bugünkü Fenerbahçe’ye bakalım sağ kanattaki tek adam forvetten kırma Colin Kazım, sol kanatta aslında bir sol bek olan Andre Santos, yedeğinde Uğur Boral ki son derece istikrarsız bir adam. Üstelik saydığımız bu 3 isim de orta saha olarak oynarken geriye dönme işini lalettayn yapan adamlar. Örneğin benim Brezilya Milli Takımı’nda ve Ligi’nde izlediğim Andre Santos lokomotif gibi adamdı. Fener’de neredeyse hiç savunmayı düşünmez bir yapıda. Sağ kanada M.Topuz yazılabilir ama o da orta sahadan kırma. Netice itibariyle Fenerbahçe’nin elinde orta sahada kanatta oynayıp yapması gerekenleri layıkıyla yapabilecek natürel sol ve sağ kanat adamları yok. Ancak o bahsettiğimiz GS kültüründen gelen Emre, çok koşan, iyi servis yapan, iyi şutlar çıkarabilen ve defansa yardımı bilen M.Topuz, her halinden iyi bir defansif orta saha olduğu anlaşılan Christian’dan oluşan 3lü ve göbeği parsellemiş bir orta saha düşündüğümde Fenerbahçe’yi daha iyi bir takım gibi görüyorum.

Defansta solda Andre Santos, sağda her zamanki gibi G.Gönül, göbekte Bilica-Lugano. Orta Saha Emre-Christian-M.Topuz, önlerinde serbest adam Alex. Forvette dolaşan ve hareketli ikili Güiza-Semih. Hem Semih devamlı oynamış olur hem daha çok pozisyon bulur Fener hem de sıklıkla olduğu üzere orta saha defans arasında derin boşluklar oluşmaz, kolay kolay kontra yemezler. Bu formatta Fenerbahçe oyunu 70 metre yerine 45-50 metrede oynayıp artan pres gücüyle şok golleri de sıklıkla bulabilir. FB’nin bulduğu gollerin çoğunun duran toplardan ya da bariz savunma hatalarından geldiğini düşününce sanki bu formatta hem Türkiye’de hem de Avrupa’da daha verimli ve göze hoş gelen futbol oynayan bir FB görürüz diye düşünüyorum.

Ha soran olabilir “Arkadaş sen GS’li değil misin sana ne Fener’den?”. Vereceğim cevap da bellidir “Ben sporseverim, takımsever bir renk körü değil.”

Tüm sporseverlere saygıyla…

Ben Fener’in Hocası Olsam

Eylül 26, 2009, 7:35 pm | Fenerbahçe, Futbol, TSL kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum

Antalya – FB maçını izlerken uzun zamandır aklımda olan konu tekrar rahatsız etti beni. Fenerbahçe’nin kadro yapısı bence Daum’un oynatmaya çalıştığı sisteme çok da uygun adamlardan oluşmuyor. Kanatlar üzerinden oynamaktansa göbekten gelip oyunu daha ziyade rakibin yarı sahasına yıkacak ve kanat beklerini oyuna soksa çok daha başarılı olabilecek bir kadro. Bu kadro yapı itibariyle UEFA’yı kazanan Galatasaray’ı andırıyor bana. O takımda ortada göbekte sağlam kesicilik yapan ve top kendilerindeyken o topu çok da iyi kullanan adamlar vardı. Oyun sağa döndüyse sağa yatarlar, sola döndüyse sola yatarlardı. Okan – Suat – Ü.Davala – Emre 4’lüsünden 3ü oynar, daha önce Tugay da bunların arasındaydı, önlerinde Hagi serbest adam, en ileride de devamlı gezen ve rakibi yıpratan Hakan-Arif ikilisi forma bulurdu.

Şimdi bugünkü Fenerbahçe’ye bakalım sağ kanattaki tek adam forvetten kırma Colin Kazım, sol kanatta aslında bir sol bek olan Andre Santos, yedeğinde Uğur Boral ki son derece istikrarsız bir adam. Üstelik saydığımız bu 3 isim de orta saha olarak oynarken geriye dönme işini lalettayn yapan adamlar. Örneğin benim Brezilya Milli Takımı’nda ve Ligi’nde izlediğim Andre Santos lokomotif gibi adamdı. Fener’de neredeyse hiç savunmayı düşünmez bir yapıda. Sağ kanada M.Topuz yazılabilir ama o da orta sahadan kırma. Netice itibariyle Fenerbahçe’nin elinde orta sahada kanatta oynayıp yapması gerekenleri layıkıyla yapabilecek natürel sol ve sağ kanat adamları yok. Ancak o bahsettiğimiz GS kültüründen gelen Emre, çok koşan, iyi servis yapan, iyi şutlar çıkarabilen ve defansa yardımı bilen M.Topuz, her halinden iyi bir defansif orta saha olduğu anlaşılan Christian’dan oluşan 3lü ve göbeği parsellemiş bir orta saha düşündüğümde Fenerbahçe’yi daha iyi bir takım gibi görüyorum.

Defansta solda Andre Santos, sağda her zamanki gibi G.Gönül, göbekte Bilica-Lugano. Orta Saha Emre-Christian-M.Topuz, önlerinde serbest adam Alex. Forvette dolaşan ve hareketli ikili Güiza-Semih. Hem Semih devamlı oynamış olur hem daha çok pozisyon bulur Fener hem de sıklıkla olduğu üzere orta saha defans arasında derin boşluklar oluşmaz, kolay kolay kontra yemezler. Bu formatta Fenerbahçe oyunu 70 metre yerine 45-50 metrede oynayıp artan pres gücüyle şok golleri de sıklıkla bulabilir. FB’nin bulduğu gollerin çoğunun duran toplardan ya da bariz savunma hatalarından geldiğini düşününce sanki bu formatta hem Türkiye’de hem de Avrupa’da daha verimli ve göze hoş gelen futbol oynayan bir FB görürüz diye düşünüyorum.

Ha soran olabilir “Arkadaş sen GS’li değil misin sana ne Fener’den?”. Vereceğim cevap da bellidir “Ben sporseverim, takımsever bir renk körü değil.”

Tüm sporseverlere saygıyla…

>Galatasaray-Sturm Graz Maçı Yine TNT’de

Eylül 26, 2009, 12:27 am | canlı yayın, ozhano, tv, UEFA Avrupa Ligi kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Tarih: 1 Ekim Perşembe
Saat: 22.00
Stad: Ali Sami Yen Stadyumu
Kanal: TNT

TNT’yi ya normal antenle karasal yayından ya da uydu anteni (Türksat 2A-42 Doğu 11.804 MHz Dikey 24444 Msym/s, 5/6) kablolu yayın S31, D-Smart 21. Kanal’dan izleyebilirsiniz.

1 Ekim tarihli TNT Yayın Akışı Linki Burada.
UEFA Avrupa Ligi’nde iç sahadaki maçlar D-Smart’tan deplasman maçları ise Doğan’ın şifresiz kanallarının birinden yayınlanacak diye biliyordum ama iç saha maçımız yine TNT’de. Güzel bir sürpriz oldu. Tabi Aydın Doğan’ın ne yapacağı belli de olmaz. Son anda bir karar değişikliği ile o da bize bir sürpriz yapabilir. Ama şu an için açıklanan bu…

Galatasaray-Sturm Graz Maçı Yine TNT’de

Eylül 26, 2009, 12:27 am | canlı yayın, ozhano, tv, UEFA Avrupa Ligi kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Tarih: 1 Ekim Perşembe
Saat: 22.00
Stad: Ali Sami Yen Stadyumu
Kanal: TNT

TNT’yi ya normal antenle karasal yayından ya da uydu anteni (Türksat 2A-42 Doğu 11.804 MHz Dikey 24444 Msym/s, 5/6) kablolu yayın S31, D-Smart 21. Kanal’dan izleyebilirsiniz.

1 Ekim tarihli TNT Yayın Akışı Linki Burada.
UEFA Avrupa Ligi’nde iç sahadaki maçlar D-Smart’tan deplasman maçları ise Doğan’ın şifresiz kanallarının birinden yayınlanacak diye biliyordum ama iç saha maçımız yine TNT’de. Güzel bir sürpriz oldu. Tabi Aydın Doğan’ın ne yapacağı belli de olmaz. Son anda bir karar değişikliği ile o da bize bir sürpriz yapabilir. Ama şu an için açıklanan bu…

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.