>Hayalimdeki Milli Takım Koçu!

Eylül 23, 2009, 9:38 pm | Basketbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Murat Didin!
Neden olmasın!?!
Neden Tanjevic’e mahkum kalalım!?!
Neden milli değerimiz Milli Takıma değer katmasın!?!

Fotoğraf beyazgolge.net’ten

Hayalimdeki Milli Takım Koçu!

Eylül 23, 2009, 9:38 pm | Basketbol kategorisinde yayınlandı | 4 Yorum

Murat Didin!
Neden olmasın!?!
Neden Tanjevic’e mahkum kalalım!?!
Neden milli değerimiz Milli Takıma değer katmasın!?!

Fotoğraf beyazgolge.net’ten

>Marek Heinz Diye Bi’ Topçu Vardı…

Eylül 23, 2009, 7:52 pm | Futbol, Galatasaray, nostalji kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Galatasaray’a çok büyük ümitlerle gelip, çok büyük hayal kırıklığı ile Florya’dan ayrılan 1 adam Marek Heinz. Çek Milli Takımının önemli adamlarındandı. Mönchengladbach’ta etkileyici bir performans vermişti. Tam anlamıyla bir sol açıktı Heinz. Belki bugün Rijkaard’ın elinde olsa gerçek değerini de bulabilirdi. Tek santrafor 2 kanat forvetli sistemlerde ziyadesiyle verim alınabilecek bir karakteri vardı. Yazık oldu, Galatasaray’da hak ettiği değeri bulamamış transferler listesine giren bir isi olarak kaldı hafızalarda. Zaten Prekazi sonrası o sol kanada Kewell gelene kadar gelen hiç kimse dikiş tutturamamıştı.

Marek Heinz Galatasaray’dan Fransa Ligi’ne transfer oldu. Saint Ettiende tekrar kendini buldu. 1-2 kez ayın en iyi yabancısı seçildi ligde. O performans onu Nantes’a taşıdı, o da Nantes’ı tekrar Ligue 1’e taşıyan ekibin içinde zaman zaman forma bulan, tamamlayıcı bir oyuncu olabildi. Oradan ülkesine, Brno’ya geçti. Brno’da biraz kendini toparlayınca Avusturya Ligi’nde 2. sezonu yaşayacak olan Kapfenberger ona talip oldu ve o da bir kez daha ülkesini terk etti.

Euro 2004’te gösterdiği performansla hatırlanan ve o turnuvadaki performansını bir daha yakalayamayan Heinz son 6 sezonunun tamamını 6 farklı takımda geçirirken, son 10 sezonda toplam 9 farklı takımın formasını giymiş. Son 7 transferinde ise zarar eden tek takım Galatasaray olmuş. Galatasaray onu 2,5 milyona satın almış olan Mönchengladbach’tan 2,5 milyona satın alıp sene sonunda serbest bırakmış.

Hem ona hem Galatasaray’a hem de Galatasaray’ın parasına yazık oldu kısacası. Ben onu sarı saçları, kupada attığı gol sonrası çocuklar gibi sevinmesi ve Prekazi’nin hakkını veremediği 8 numaralı formasıyla hatırlıyorum hala.

Marek Heinz Diye Bi’ Topçu Vardı…

Eylül 23, 2009, 7:52 pm | Futbol, Galatasaray, nostalji kategorisinde yayınlandı | 5 Yorum

Galatasaray’a çok büyük ümitlerle gelip, çok büyük hayal kırıklığı ile Florya’dan ayrılan 1 adam Marek Heinz. Çek Milli Takımının önemli adamlarındandı. Mönchengladbach’ta etkileyici bir performans vermişti. Tam anlamıyla bir sol açıktı Heinz. Belki bugün Rijkaard’ın elinde olsa gerçek değerini de bulabilirdi. Tek santrafor 2 kanat forvetli sistemlerde ziyadesiyle verim alınabilecek bir karakteri vardı. Yazık oldu, Galatasaray’da hak ettiği değeri bulamamış transferler listesine giren bir isi olarak kaldı hafızalarda. Zaten Prekazi sonrası o sol kanada Kewell gelene kadar gelen hiç kimse dikiş tutturamamıştı.

Marek Heinz Galatasaray’dan Fransa Ligi’ne transfer oldu. Saint Ettiende tekrar kendini buldu. 1-2 kez ayın en iyi yabancısı seçildi ligde. O performans onu Nantes’a taşıdı, o da Nantes’ı tekrar Ligue 1’e taşıyan ekibin içinde zaman zaman forma bulan, tamamlayıcı bir oyuncu olabildi. Oradan ülkesine, Brno’ya geçti. Brno’da biraz kendini toparlayınca Avusturya Ligi’nde 2. sezonu yaşayacak olan Kapfenberger ona talip oldu ve o da bir kez daha ülkesini terk etti.

Euro 2004’te gösterdiği performansla hatırlanan ve o turnuvadaki performansını bir daha yakalayamayan Heinz son 6 sezonunun tamamını 6 farklı takımda geçirirken, son 10 sezonda toplam 9 farklı takımın formasını giymiş. Son 7 transferinde ise zarar eden tek takım Galatasaray olmuş. Galatasaray onu 2,5 milyona satın almış olan Mönchengladbach’tan 2,5 milyona satın alıp sene sonunda serbest bırakmış.

Hem ona hem Galatasaray’a hem de Galatasaray’ın parasına yazık oldu kısacası. Ben onu sarı saçları, kupada attığı gol sonrası çocuklar gibi sevinmesi ve Prekazi’nin hakkını veremediği 8 numaralı formasıyla hatırlıyorum hala.

>Doktora!

Eylül 23, 2009, 5:49 pm | Hayat kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Tıklayınca biraz büyür…

Doktora!

Eylül 23, 2009, 5:49 pm | Hayat kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum
Tıklayınca biraz büyür…

>Türkçe Bilmeyen Türkler, Yabancı Kalamayan Yabancılar

Eylül 23, 2009, 11:16 am | Futbol, gazete, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Aşağıdaki Satırlar Milliyet yazarlarından eski hakem Metin Tokat’a ait. Senelerdir hepimizin hayretle izlediği ancaksesini çıkarmadığıbir konuya parmak basmış. İyi de yapmış. Gerçekten nedir bu Alah aşkına? Bunların hangisi profesyonel, hangisi Türk, hangisi adam gibi adam?

“Colin Kazım, Souleymanou ve Moritz!
Kazım İngiltere’deki başarılı performansı ile önce Milli Takımımıza çağrıldı. Sonra Fenerbahçe Kulübü’ne transfer oldu. Uzun süredir Fenerbahçe’de ve Milli Takımımızda başarıyla görev yapıyor. UEFA Avrupa Ligi’nde oynanan Twente maçından sonra TV’ye röportaj verdi. Ama yanında tercümanı vasıtası ile. Bu nasıl bir şey anlamakta zorlanıyorum. Türkçe konuşamayan bir oyuncu Milli Takım’da görev yapıyor (Aurelio’da öyle). Daum bile milli marşımızı dinlerken söylemeye çalışıyor. Ama yıllardır ülkemizde futbol yaşantısını sürdüren Türk pasaportu taşıyan Kazım ise tek kelime Türkçe konuşmuyor. Hem Fenerbahçe Kulübü’nün hem de Milli Takım yetkililerimizin bu konuda eksikliği olduğunu düşünüyorum.
Gelelim Souleymanou’ya. Denizlispor kalesinde uzun yıllar görev yaptı. Şimdi Kayserispor takımında. Beşiktaş ile oynadıkları maç sonrası karşılaşmanın tek golünü atan Makukula’nın röportajında arkadaşına Türkçe tercümanlık yaptı. Ve Kasımpaşa’lı Moritz, Galatasaray maçı sonrası Türkçe konuşarak röportajını verdi. İşte size ligimizde görev yapan üç futbolcu ve aralarındaki fark. Yorumu size ait!”

Türkçe Bilmeyen Türkler, Yabancı Kalamayan Yabancılar

Eylül 23, 2009, 11:16 am | Futbol, gazete, TSL kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Aşağıdaki Satırlar Milliyet yazarlarından eski hakem Metin Tokat’a ait. Senelerdir hepimizin hayretle izlediği ancaksesini çıkarmadığıbir konuya parmak basmış. İyi de yapmış. Gerçekten nedir bu Alah aşkına? Bunların hangisi profesyonel, hangisi Türk, hangisi adam gibi adam?

“Colin Kazım, Souleymanou ve Moritz!
Kazım İngiltere’deki başarılı performansı ile önce Milli Takımımıza çağrıldı. Sonra Fenerbahçe Kulübü’ne transfer oldu. Uzun süredir Fenerbahçe’de ve Milli Takımımızda başarıyla görev yapıyor. UEFA Avrupa Ligi’nde oynanan Twente maçından sonra TV’ye röportaj verdi. Ama yanında tercümanı vasıtası ile. Bu nasıl bir şey anlamakta zorlanıyorum. Türkçe konuşamayan bir oyuncu Milli Takım’da görev yapıyor (Aurelio’da öyle). Daum bile milli marşımızı dinlerken söylemeye çalışıyor. Ama yıllardır ülkemizde futbol yaşantısını sürdüren Türk pasaportu taşıyan Kazım ise tek kelime Türkçe konuşmuyor. Hem Fenerbahçe Kulübü’nün hem de Milli Takım yetkililerimizin bu konuda eksikliği olduğunu düşünüyorum.
Gelelim Souleymanou’ya. Denizlispor kalesinde uzun yıllar görev yaptı. Şimdi Kayserispor takımında. Beşiktaş ile oynadıkları maç sonrası karşılaşmanın tek golünü atan Makukula’nın röportajında arkadaşına Türkçe tercümanlık yaptı. Ve Kasımpaşa’lı Moritz, Galatasaray maçı sonrası Türkçe konuşarak röportajını verdi. İşte size ligimizde görev yapan üç futbolcu ve aralarındaki fark. Yorumu size ait!”

>Oscar Serrano

Eylül 23, 2009, 9:15 am | Futbol, La Liga kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Dün gece Santander diğer takımlar gibi Barcelona’dan fark yerken 1 adam gözümüze fazlasıyla çarptı: Oscar Serrano. Serrano Katalunya doğumlu, FC Vilobi’den yetişmiş bir orta saha oyuncusu. FC Vilobi Katalunya’daki Girona şehrine bağlı ufak bir şehir-kasaba, nüfusu sadece 3000 civarında. Vilobi’den daha önce çıkmış ünlü oyunculardan biri de Barcelona yedek kalecisi Albert Jorquera olarak gösterilebilir ek bilgi olarak.

Serrano Vilobi sonrası 3 senesini alt lig takımları olan Guixols ve Figueres’te geçirdikten sonra Espanyol’un dikkatini çekmiş ve bu takıma transfer olmuş. Espanyol’un şampiyonlar Ligi’ne kalmayı 1 puan farkla kaçırıp UEFA kupasına katılmaya hak kazandığı o sezon takımın devamlı forma bulan adamlarından biri olan Serrano, hedef büyüten ve transferler yapan Espanyol kadrosunda formasını kaptırabileceğini düşünerek Santander’e geçmiş. Bu sezon Santander’de 5. yılını yaşıyor ve geride kalan 4 sezonda hep 30 maç üzerinde ortalamayla oynamış Katalan orta saha oyuncusu. Santander’in 2 sezon önce UEFA’ya gitmesini sağlayan kadronun direklerinden biriymiş.

Dün gece Barcelona sağ kanadını adeta perişan eden bir performans sergiledi. Pique bir çok kez kademeye girmemiş olsa Barcelona dün akşam bir kaç gol birden görürdü kalesinde. Attığı gol muazzamdı, boş koşuları ve ortaları da gayet başarılı Serrano’nun. Çoğu kez takımın sol beki gibi çıktı Alves’in karşısına. Kısacası dün gece dökülen Santander’in en iyisiydi. Barcelona maçı vitrin maçı belki ama La Liga’da 5 sezondur 2 farklı takımda 30-35 maç ortalamayla oynayıp, oynadığı takımlara hep katkı verebilmiş bir adam olduğunu da unutmamak gerekir. Santander’in 2-3 senedir evlerimize gelen her maçında önemli performanslarını izledik Serrano’nun, bunun da bir tesadüf olduğunu düşünmek hata olur. Piyasası 3,5 – 4 milyon € civarında Katalanın, çok da iyi bir ekonomik durumda olmayan Santander daha az bir paraya da evet diyebilir 28 yaşındaki sol açık için. Hep isimli ve sansasyonel transfer arayan büyüklerimize duyurulur, gerçi sizleri kesmez ya Serrano, pardon geri aldım abilerim.

Oscar Serrano

Eylül 23, 2009, 9:15 am | Futbol, La Liga kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Dün gece Santander diğer takımlar gibi Barcelona’dan fark yerken 1 adam gözümüze fazlasıyla çarptı: Oscar Serrano. Serrano Katalunya doğumlu, FC Vilobi’den yetişmiş bir orta saha oyuncusu. FC Vilobi Katalunya’daki Girona şehrine bağlı ufak bir şehir-kasaba, nüfusu sadece 3000 civarında. Vilobi’den daha önce çıkmış ünlü oyunculardan biri de Barcelona yedek kalecisi Albert Jorquera olarak gösterilebilir ek bilgi olarak.

Serrano Vilobi sonrası 3 senesini alt lig takımları olan Guixols ve Figueres’te geçirdikten sonra Espanyol’un dikkatini çekmiş ve bu takıma transfer olmuş. Espanyol’un şampiyonlar Ligi’ne kalmayı 1 puan farkla kaçırıp UEFA kupasına katılmaya hak kazandığı o sezon takımın devamlı forma bulan adamlarından biri olan Serrano, hedef büyüten ve transferler yapan Espanyol kadrosunda formasını kaptırabileceğini düşünerek Santander’e geçmiş. Bu sezon Santander’de 5. yılını yaşıyor ve geride kalan 4 sezonda hep 30 maç üzerinde ortalamayla oynamış Katalan orta saha oyuncusu. Santander’in 2 sezon önce UEFA’ya gitmesini sağlayan kadronun direklerinden biriymiş.

Dün gece Barcelona sağ kanadını adeta perişan eden bir performans sergiledi. Pique bir çok kez kademeye girmemiş olsa Barcelona dün akşam bir kaç gol birden görürdü kalesinde. Attığı gol muazzamdı, boş koşuları ve ortaları da gayet başarılı Serrano’nun. Çoğu kez takımın sol beki gibi çıktı Alves’in karşısına. Kısacası dün gece dökülen Santander’in en iyisiydi. Barcelona maçı vitrin maçı belki ama La Liga’da 5 sezondur 2 farklı takımda 30-35 maç ortalamayla oynayıp, oynadığı takımlara hep katkı verebilmiş bir adam olduğunu da unutmamak gerekir. Santander’in 2-3 senedir evlerimize gelen her maçında önemli performanslarını izledik Serrano’nun, bunun da bir tesadüf olduğunu düşünmek hata olur. Piyasası 3,5 – 4 milyon € civarında Katalanın, çok da iyi bir ekonomik durumda olmayan Santander daha az bir paraya da evet diyebilir 28 yaşındaki sol açık için. Hep isimli ve sansasyonel transfer arayan büyüklerimize duyurulur, gerçi sizleri kesmez ya Serrano, pardon geri aldım abilerim.

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.