>Beşiktaş’ın Başına "Çorap" Ören Transferler

Eylül 18, 2009, 2:20 pm | Beşiktaş, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Tabata 8 Milyon Euro
İ. Köybaşı 5,5 Milyon Euro
Delgado 5,5 Milyon Euro
Holosko 5 Milyon Euro
Sivok 4,7 Milyon Euro
Ferrari 4,5 Milyon Euro
Ernst 4,5 Milyon Euro
Zapo 4,5 Milyon Euro (Bursaspor’a kiralık verildi)
Juanfran 4,5 Milyon Euro (Bedavaya gitti)
Ricardinho 3,75 Milyon Euro (Bedavaya gitti)
Ailton 3,5 Milyon Euro (Kiralıklardan 750 bin Euro kazandırdı)
Kleberson 2,6 Milyon Euro (Bedavaya gitti)

Verilen 56,55 milyon Euro transfer ücreti, gidenlerden alınabilen sadece 750 bin Euro, üstüne bir de kontrat fesih ücretleri. Bugün Beşiktaş’ın performansını sorgularken takım içindeki şişirilmiş transfer ücretli oyuncuları, bunların aldıkları maaşı, takım içi dengesizliği, aşırı beklentinin yol açtığı tatminsizliği de göz önünde bulundurmak gerekir gibi geliyor bana. Şu yukarıdaki listeden kim Beşiktaş’a parasının karşılığını vermiş, hadi onu geçtim Beşiktaş’a ciddi katkı yapmıştır ya da yapabilecektir? Geçen sezonki Ernst ve Holosko’yu bir kenara ayıralım bu adamlar 56 milyon Euro eder mi? Bugün Zapo, Sivok, Ferrai, Delgado, İsmail ya da Tabata’yı aldığınız paranın yarısına satabilir misiniz? Nihat bir şekilde katkı verir, Holosko ve Ernst’in hala bir piyasası var ancak hem bonservislerine ödenen paralar, hem de eşdeğerleri büyük liglerde 1-1,5 milyona oynarken bu adamların Türkiye’de aldığı fahiş ücretler, neden başarılı olunamadığının bir göstergesi olabilir mi acaba?

Galatasaray Lincoln’le benzer bir sorum yaşadı. 5 milyona aldığı adamı 1 milyona bile satamadı. Çünkü Almanya’da net 1,5 milyon kazanan adama burada 3,5 milyon veriliyordu senelik. Avrupa’nın hiç bir takımı bu paranın yarısını bile teklif etmedi Brezilyalı’ya. Frankfurt Başkanı Becker “Lincoln bizden dünyaları istedi” derken 2,5 milyon Euro’dan bahsediyordu örneğin.

İşte bu yüzden bu transferler Beşiktaş’ın başına “Çorap” ören transferlerdir. Beşiktaş’ta birileri “örme” işini çok iyi becermektedir.

Beşiktaş’ın Başına "Çorap" Ören Transferler

Eylül 18, 2009, 2:20 pm | Beşiktaş, Futbol kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Tabata 8 Milyon Euro
İ. Köybaşı 5,5 Milyon Euro
Delgado 5,5 Milyon Euro
Holosko 5 Milyon Euro
Sivok 4,7 Milyon Euro
Ferrari 4,5 Milyon Euro
Ernst 4,5 Milyon Euro
Zapo 4,5 Milyon Euro (Bursaspor’a kiralık verildi)
Juanfran 4,5 Milyon Euro (Bedavaya gitti)
Ricardinho 3,75 Milyon Euro (Bedavaya gitti)
Ailton 3,5 Milyon Euro (Kiralıklardan 750 bin Euro kazandırdı)
Kleberson 2,6 Milyon Euro (Bedavaya gitti)

Verilen 56,55 milyon Euro transfer ücreti, gidenlerden alınabilen sadece 750 bin Euro, üstüne bir de kontrat fesih ücretleri. Bugün Beşiktaş’ın performansını sorgularken takım içindeki şişirilmiş transfer ücretli oyuncuları, bunların aldıkları maaşı, takım içi dengesizliği, aşırı beklentinin yol açtığı tatminsizliği de göz önünde bulundurmak gerekir gibi geliyor bana. Şu yukarıdaki listeden kim Beşiktaş’a parasının karşılığını vermiş, hadi onu geçtim Beşiktaş’a ciddi katkı yapmıştır ya da yapabilecektir? Geçen sezonki Ernst ve Holosko’yu bir kenara ayıralım bu adamlar 56 milyon Euro eder mi? Bugün Zapo, Sivok, Ferrai, Delgado, İsmail ya da Tabata’yı aldığınız paranın yarısına satabilir misiniz? Nihat bir şekilde katkı verir, Holosko ve Ernst’in hala bir piyasası var ancak hem bonservislerine ödenen paralar, hem de eşdeğerleri büyük liglerde 1-1,5 milyona oynarken bu adamların Türkiye’de aldığı fahiş ücretler, neden başarılı olunamadığının bir göstergesi olabilir mi acaba?

Galatasaray Lincoln’le benzer bir sorum yaşadı. 5 milyona aldığı adamı 1 milyona bile satamadı. Çünkü Almanya’da net 1,5 milyon kazanan adama burada 3,5 milyon veriliyordu senelik. Avrupa’nın hiç bir takımı bu paranın yarısını bile teklif etmedi Brezilyalı’ya. Frankfurt Başkanı Becker “Lincoln bizden dünyaları istedi” derken 2,5 milyon Euro’dan bahsediyordu örneğin.

İşte bu yüzden bu transferler Beşiktaş’ın başına “Çorap” ören transferlerdir. Beşiktaş’ta birileri “örme” işini çok iyi becermektedir.

>Uğur Uçar ve Göze Çarpanlar

Eylül 18, 2009, 8:07 am | Futbol, Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Emre Güngör’ün sakatlanması sonrasında ya Hakan Balta ya da Topal geçecekti stopere. Rijkaard Balta’yı tercih etti. Bu durumda sol bek boşalınca oraya gemesi en muhtemel 2 isim Alpaslan ve Caner’di. İkisinin üzerindeki etiket de sol bek’di. Ama Hollandalı’nın tercihi Uğur Uçar olunca hem şaşırdık hem sevindik. Şaşırdık çünkü Uğur doğal bir sağ bek, sevindik çünkü 1,5 sene topa vuramamış bu çocuk öyle iyi çalışmış, hocası ne derse öyle iyi becermiş ki, kendi pozisyonu dışında bile ilk tercih olmayı başarabilmiş. Gerçi Rijkaard onu 1 kez solda denemişti ama böylesi önemli bir maçta bu hamleyi kaç kişi ondan bekliyordu ben cevabını bilmiyorum. Sol taraf için eksikleri var, sol ayağını neredeyse hiç kullanamıyor, çok fazla içe kayıyor ama bunların hepsini telafi edecektir Uğur, çünkü ona güvenen bir hocası var. O kadar güveniyor ve takdir ediyor ki Rijkaard onu maç sonrası basın toplantısına Neeskens ile gönderiyor. Uğur Uçar’ın önü çok ama çok açık.

Maçta göze çarpanlardan bazılarını da şöyle sıralayalım:

* Arda fiziksel olarak çok yıpranmış durumda, dinlendirilmesi doğru tercih.
* Elano 3 golün kahramanı da olsa fiziksel olarak ancak %50’lerde gibi göründü.
* Baros’a yeni doğan çocuğu ve Milli Takım dopingi çok ama çok yaramış. Hıncal Uluç’a bir selam daha gönderdi Çek golcü.
* Leo Franco ilk kez bir maçta bu kadar güven verdi.
* Emre Aşık bu kadar iyi oynadığı bir maçta gereksiz sarı kartlarına bir yenisini ekleyerek takdirimizi (!) kazandı.
* Barış Özbek dışında bütün maç tek bir Galatasaraylı hakeme itiraz etmedi.
* 6 hakem uygulaması bence çok yerinde ve etkili oldu. 1 tane yanlış korner – aut ya da faul kararı çıkmadı çizgi civarında.
* Yedek kulübesindeki herkesin maçı inanılmaz bir heyecan ve coşkuyla seyretmesi takım kimyasının oluştuğunun en büyük göstergesi kuşkusuz.
* Grubun en kuvvetli 2. takımına bunları yapıyorsak, gruptan çok rahat çıkarız.

Uğur Uçar ve Göze Çarpanlar

Eylül 18, 2009, 8:07 am | Futbol, Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi kategorisinde yayınlandı | 5 Yorum

Emre Güngör’ün sakatlanması sonrasında ya Hakan Balta ya da Topal geçecekti stopere. Rijkaard Balta’yı tercih etti. Bu durumda sol bek boşalınca oraya gemesi en muhtemel 2 isim Alpaslan ve Caner’di. İkisinin üzerindeki etiket de sol bek’di. Ama Hollandalı’nın tercihi Uğur Uçar olunca hem şaşırdık hem sevindik. Şaşırdık çünkü Uğur doğal bir sağ bek, sevindik çünkü 1,5 sene topa vuramamış bu çocuk öyle iyi çalışmış, hocası ne derse öyle iyi becermiş ki, kendi pozisyonu dışında bile ilk tercih olmayı başarabilmiş. Gerçi Rijkaard onu 1 kez solda denemişti ama böylesi önemli bir maçta bu hamleyi kaç kişi ondan bekliyordu ben cevabını bilmiyorum. Sol taraf için eksikleri var, sol ayağını neredeyse hiç kullanamıyor, çok fazla içe kayıyor ama bunların hepsini telafi edecektir Uğur, çünkü ona güvenen bir hocası var. O kadar güveniyor ve takdir ediyor ki Rijkaard onu maç sonrası basın toplantısına Neeskens ile gönderiyor. Uğur Uçar’ın önü çok ama çok açık.

Maçta göze çarpanlardan bazılarını da şöyle sıralayalım:

* Arda fiziksel olarak çok yıpranmış durumda, dinlendirilmesi doğru tercih.
* Elano 3 golün kahramanı da olsa fiziksel olarak ancak %50’lerde gibi göründü.
* Baros’a yeni doğan çocuğu ve Milli Takım dopingi çok ama çok yaramış. Hıncal Uluç’a bir selam daha gönderdi Çek golcü.
* Leo Franco ilk kez bir maçta bu kadar güven verdi.
* Emre Aşık bu kadar iyi oynadığı bir maçta gereksiz sarı kartlarına bir yenisini ekleyerek takdirimizi (!) kazandı.
* Barış Özbek dışında bütün maç tek bir Galatasaraylı hakeme itiraz etmedi.
* 6 hakem uygulaması bence çok yerinde ve etkili oldu. 1 tane yanlış korner – aut ya da faul kararı çıkmadı çizgi civarında.
* Yedek kulübesindeki herkesin maçı inanılmaz bir heyecan ve coşkuyla seyretmesi takım kimyasının oluştuğunun en büyük göstergesi kuşkusuz.
* Grubun en kuvvetli 2. takımına bunları yapıyorsak, gruptan çok rahat çıkarız.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.