>Derbi Öncesi Artılar Eksiler

Eylül 11, 2009, 11:54 pm | Beşiktaş, Derbi, Futbol, Galatasaray, ozhano, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Eksiler

1. Leo Franco’nun ne zaman nasıl oynayacağını çözmeyi hala daha başaramadım. Bir maçta bakıyorsun helal olsun diyorsun, başka maçta bakıyorsun tamamen dip yapabiliyor. Derbide özellikle Beşiktaş kanat akınlarında kaleci zaafiyetimiz olacağı aşikar. Leo yan toplarda ne zaman çıkıp çıkmayacağına karar veremiyor. Daha doğrusu kaleden hiç ayrılmıyor. Çok büyük bir handikap bizim için.

2. Servet milli takımdan çok yorgun döndü. Bosna maçının istediğimiz sonuçla bitmemesi sebebiyle mental olarak zayıf durumda. Onu hızlı bir şekilde Beşiktaş maçına konsantre etmek gerekiyor.

3. Gökhan Zan’ın sakatlığı sebebiyle derbide büyük ihtimalle Emre Aşık oynayacak. Tam bir profesyonel. Oyna deyince giriyor oynuyor bekle deyince kulübede sıkıntı yaratmıyor. Ancak oyunda iken tam bir ayaklı bomba. Tek hamlelik oyuncu dediğimiz türden. Artı bu maçta karşısında Holosko gibi tren katarı gibi bir oyuncu olduğu düşünülürse ona karşı hamlelerinde olabilecek zamanlama hataları kart görmesine hatta takımı yalnız bırakmasına sebep olabilir.
4. Mehmet Topal ve Mustafa Sarp’ın ikisinin de eksiği son oynadığımız lig maçında ortaya çıktı. İkisi de iyi kesiciler ancak Ayhan gibi defanstan topu alıp orta sahada dağıtım görevini yapacak kapasiteye sahip değiller ki yine son maçta orta sahada tehlikeli bölgelerde çok kritik pas hataları yaptılar. Bu yüzden bu iki oyuncu ile birlikte geriden topu alma görevi de Arda’ya yüklenebilir; bu da Arda’nın daha çok yorulmasına sebep olabilir.
5. İlk onbirde Aydın’ın olması daha etkili bir başlangıç sağlanabilmesi açısından önemli idi. Çünkü Beşiktaşlı oyuncular henüz yorulmamışken onlarla daha çok savaşabilecek kondüsyona sahip ve uzun süre alabilirdi maçta. Ancak ne var ki sakatlığı sebebiyle oynamayacak ve yerine büyük ihtimalle Harry oynayacak. Ortada Arda, solda Harry, sağda Keita. Harry daha dengeli oynamak zorunda maçın sonunu getirebilmesi için. Aslında maça Arda, Elano ve Keita ile başlayıp ikinci yarıda bir Elano-Harry değişikliği ile yorgun Beşiktaş defansına zinde bir Harry olması daha avantajlı olurdu. Fakat Elano da milli maçlar sebebiyle yorgun ve bu sebeple maça yedekte başlayacak gibi görünüyor.

6. Arda. Estonya maçında o kadar çok efor sarfetti ki Bosna maçında gerçek oyununu gösteremedi. Çok yorgun. Bir haftada üç maçı çıkaracak kondüsyondan uzak. Bosna maçında da görüldü ki sinirleri de yıpranmış durumda. İstediklerini yapamama onda sinir yaptı Bosna maçında. Onun da hızlı bir terapiye ihtiyacı var. Eğer bu sorunlar bu maçta da devam ederse O da rakibin agresifliğinin derecesine göre sinirlenebilir ve itiraz sebebiyle kart alabilir.
7. Beşiktaş’ın sakat oyuncularının her ne kadar %100 hazır olmasalar da iyileşmeleri ve takımla çalışmalara katılmaları takıma pozitif bir güç katacaktır. Kalede özellikle hazır bir Rüştü’nün olması Galatasaray açısından dezavantaj.

8. Maçta favori olarak gösterilmek bu tür maçlarda favori takım üzerinde baskı oluşturabiliyor. Bu baskıyı kaldırabileceklerine inanıyorum. Ancak yine de sıkıntılı bir durum bu da.

Artılar

1. Hakan Balta en güvendiğimiz isim konumunda. Muhtemelen karşısında oynayacak olan Holosko’ya kolay kolay koşabilecek koridor bırakabileceğini düşünmüyorum.

2. Servet eğer gücünü yerine getirirse defansın ortasında Emre’nin de açıklarını kapatabilecek kapasitede.

3. Sabri’nin son maçlardaki dengeli oyunu artı karşısında oynayacak olan Tello’daki form düşüklüğü maçtaki en önemli avantajlarımızdan biri olacak.

4. Topal ve Sarp ileriye yeterince destek veremeyecekler ancak Tabata’ya da rahat top kullandırmamak için ellerinden geleni yapacaklardır.

5. Ofansif anlamda en güvendiğim oyuncu Keita olacak. Karşısında kim oynarsa oynasın o oyuncuyu ofansa çıkartmayacaktır artı her zamanki gibi ters çalımları ile gollük pasları ile takımına skor avantajını yakalatabilir.

6. Harry Kewell kondüsyon sorunu yaşayabilir ancak ilk otuz dakikalık bölümde ön direkten yapılabilecek bir kafa vuruşu veya uzaktan atılabilecek bir şut ile golü bulabilir. Sonuçta büyücü bu.

7. İleri uçta oynayacak Baros son milli maçında attığı 4 gol ile mental olarak en üst düzeyde ve fiziksel yorgunluğunu bu sebeple kısa sürede atabilecektir. Yine Galatasaray’ın en önemli gol silahıdır. Ayrıca rakip defansı sağa sola çekerek ortadan açılacak koridorlardan defansı delme girişimlerine yardımcı olacaktır. Bu yolla özellikle Mustafa Sarp ve Mehmet Topal gol bulabilir.

8. Duran toplar yine en önemli silahımız olacak. Özellikle serbest vuruş kullanılabilecek noktalarda yapılan ve önceden çalışılmış pozsiyonlar ile gol bulunabilir.

9. Arda. Eğer aklını maça verebilirse maçı alıp götürür.
10. Arda’dan bile önemlisi maçı ASY’de oynayacak olmamız.

Reklamlar

Derbi Öncesi Artılar Eksiler

Eylül 11, 2009, 11:54 pm | Beşiktaş, Derbi, Futbol, Galatasaray, ozhano, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Eksiler

1. Leo Franco’nun ne zaman nasıl oynayacağını çözmeyi hala daha başaramadım. Bir maçta bakıyorsun helal olsun diyorsun, başka maçta bakıyorsun tamamen dip yapabiliyor. Derbide özellikle Beşiktaş kanat akınlarında kaleci zaafiyetimiz olacağı aşikar. Leo yan toplarda ne zaman çıkıp çıkmayacağına karar veremiyor. Daha doğrusu kaleden hiç ayrılmıyor. Çok büyük bir handikap bizim için.

2. Servet milli takımdan çok yorgun döndü. Bosna maçının istediğimiz sonuçla bitmemesi sebebiyle mental olarak zayıf durumda. Onu hızlı bir şekilde Beşiktaş maçına konsantre etmek gerekiyor.

3. Gökhan Zan’ın sakatlığı sebebiyle derbide büyük ihtimalle Emre Aşık oynayacak. Tam bir profesyonel. Oyna deyince giriyor oynuyor bekle deyince kulübede sıkıntı yaratmıyor. Ancak oyunda iken tam bir ayaklı bomba. Tek hamlelik oyuncu dediğimiz türden. Artı bu maçta karşısında Holosko gibi tren katarı gibi bir oyuncu olduğu düşünülürse ona karşı hamlelerinde olabilecek zamanlama hataları kart görmesine hatta takımı yalnız bırakmasına sebep olabilir.
4. Mehmet Topal ve Mustafa Sarp’ın ikisinin de eksiği son oynadığımız lig maçında ortaya çıktı. İkisi de iyi kesiciler ancak Ayhan gibi defanstan topu alıp orta sahada dağıtım görevini yapacak kapasiteye sahip değiller ki yine son maçta orta sahada tehlikeli bölgelerde çok kritik pas hataları yaptılar. Bu yüzden bu iki oyuncu ile birlikte geriden topu alma görevi de Arda’ya yüklenebilir; bu da Arda’nın daha çok yorulmasına sebep olabilir.
5. İlk onbirde Aydın’ın olması daha etkili bir başlangıç sağlanabilmesi açısından önemli idi. Çünkü Beşiktaşlı oyuncular henüz yorulmamışken onlarla daha çok savaşabilecek kondüsyona sahip ve uzun süre alabilirdi maçta. Ancak ne var ki sakatlığı sebebiyle oynamayacak ve yerine büyük ihtimalle Harry oynayacak. Ortada Arda, solda Harry, sağda Keita. Harry daha dengeli oynamak zorunda maçın sonunu getirebilmesi için. Aslında maça Arda, Elano ve Keita ile başlayıp ikinci yarıda bir Elano-Harry değişikliği ile yorgun Beşiktaş defansına zinde bir Harry olması daha avantajlı olurdu. Fakat Elano da milli maçlar sebebiyle yorgun ve bu sebeple maça yedekte başlayacak gibi görünüyor.

6. Arda. Estonya maçında o kadar çok efor sarfetti ki Bosna maçında gerçek oyununu gösteremedi. Çok yorgun. Bir haftada üç maçı çıkaracak kondüsyondan uzak. Bosna maçında da görüldü ki sinirleri de yıpranmış durumda. İstediklerini yapamama onda sinir yaptı Bosna maçında. Onun da hızlı bir terapiye ihtiyacı var. Eğer bu sorunlar bu maçta da devam ederse O da rakibin agresifliğinin derecesine göre sinirlenebilir ve itiraz sebebiyle kart alabilir.
7. Beşiktaş’ın sakat oyuncularının her ne kadar %100 hazır olmasalar da iyileşmeleri ve takımla çalışmalara katılmaları takıma pozitif bir güç katacaktır. Kalede özellikle hazır bir Rüştü’nün olması Galatasaray açısından dezavantaj.

8. Maçta favori olarak gösterilmek bu tür maçlarda favori takım üzerinde baskı oluşturabiliyor. Bu baskıyı kaldırabileceklerine inanıyorum. Ancak yine de sıkıntılı bir durum bu da.

Artılar

1. Hakan Balta en güvendiğimiz isim konumunda. Muhtemelen karşısında oynayacak olan Holosko’ya kolay kolay koşabilecek koridor bırakabileceğini düşünmüyorum.

2. Servet eğer gücünü yerine getirirse defansın ortasında Emre’nin de açıklarını kapatabilecek kapasitede.

3. Sabri’nin son maçlardaki dengeli oyunu artı karşısında oynayacak olan Tello’daki form düşüklüğü maçtaki en önemli avantajlarımızdan biri olacak.

4. Topal ve Sarp ileriye yeterince destek veremeyecekler ancak Tabata’ya da rahat top kullandırmamak için ellerinden geleni yapacaklardır.

5. Ofansif anlamda en güvendiğim oyuncu Keita olacak. Karşısında kim oynarsa oynasın o oyuncuyu ofansa çıkartmayacaktır artı her zamanki gibi ters çalımları ile gollük pasları ile takımına skor avantajını yakalatabilir.

6. Harry Kewell kondüsyon sorunu yaşayabilir ancak ilk otuz dakikalık bölümde ön direkten yapılabilecek bir kafa vuruşu veya uzaktan atılabilecek bir şut ile golü bulabilir. Sonuçta büyücü bu.

7. İleri uçta oynayacak Baros son milli maçında attığı 4 gol ile mental olarak en üst düzeyde ve fiziksel yorgunluğunu bu sebeple kısa sürede atabilecektir. Yine Galatasaray’ın en önemli gol silahıdır. Ayrıca rakip defansı sağa sola çekerek ortadan açılacak koridorlardan defansı delme girişimlerine yardımcı olacaktır. Bu yolla özellikle Mustafa Sarp ve Mehmet Topal gol bulabilir.

8. Duran toplar yine en önemli silahımız olacak. Özellikle serbest vuruş kullanılabilecek noktalarda yapılan ve önceden çalışılmış pozsiyonlar ile gol bulunabilir.

9. Arda. Eğer aklını maça verebilirse maçı alıp götürür.
10. Arda’dan bile önemlisi maçı ASY’de oynayacak olmamız.

>Fatih Terim Yüzünden Bosna’yı Tuttum!

Eylül 11, 2009, 11:16 am | Acayip İşler, Futbol, haber, Milli Takım, ozhano, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Mehmet Tezkan
Vatan Gazetesi’nin siyaset ile ilgili karalamalar yapan elemanı Mehmet Tezkan bakmış ki politikada yazılan yazılarda ekmek yok, ülkenin en popüler aktivitesi olan futbol ve onun en öndeki isimlerinden birine çamur atmak ile futbol sektörüne geçiş yapmış. Daha okumayanlar için yazısı burada.

Şimdi Sevgili Mehmet Tezkan. Bende sana sallayayım biraz bakalım nasıl olacak?

1. Siyasetle ilgili yazdığın yazıları kimse okumadığı için görülüyor ki futbola geçiş yapmışsın. Ama ilk önce şunu bil, senin gibi çamur at izi kalsın tipindeki insanlar ancak televizyonlarda kendine yer edinebilirler. Köşe yazarlığıyla reytingini atttıramazsın. Sen de çık ki yüzü teneke kaplı, utanmaz bu insanın kim olduğunu iyice bilelim.

2. Fatih Terim üç günlük adam değil. Senin gibi oynak da değil. 10 sene önce nasılsa şimdi de aynı. Yürüyüşünü, duruşunu vs. senin işinde yaptığın gibi hiç kıvırtmadı. Neyse o oldu. Hatta İtalya’dan dönünceki o İtalyanvari hali hiçbirimizin hoşuna gitmemişti ki tekrar özüne döndü daha sonra. Peki sen neredeydin 10 sene boyunca. Nasıl da büyütmüşsün içindeki kini Fatih Terim’e olan. Tabi Terim o kadar başarılı ve sarsılmazdı ki için içini yemesine rağmen yazamıyordun o zamnalar. Biraz sendeledi şimdi diye hemen sırtına vurup iyice çökertme zamanı değil mi? Aman kaçırma bu fırsatı.

3. Sen eğer Fatih Terim yüzünden Bosna maçında Bosna’yı tuttuysan geçen senelerde Yunanistan’ı da tutmuşsundur. Muhakkak Fatih Terim önderliğinde Yunanistan’ı Yunaistan’da farklı mağlup edince esas o zaman ağlamış, üzülmüşsündür. Çünkü senin içindeki Fatih Terim kompleksi o kadar büyümüşki gözün hiçbirşeyi göremez olmuş.

4. Yıl 2000. Fatih Terim 43 yaşında UEFA Kupası’nı kazanan takımın başında olup bu milleti sevinçten ağlatırken sen üç kuruş fazla para alabilmek için gazeteler arasında kapı kapı dolaşıyordun. Kıçın bir koltukta 3-5 sene rahat gördü diye, yazıların kesilmedi diye sevildiğini, yazılarının okunduğunu ve ona buna saldıracağını mı zannettin?

5. Tezkan, ben futboldan fazla anlamam ama senden daha çok anladığım aşikar. Fatih Terim bu zamana kadar kazandığı başarılarının arkasında senin laf ettiğin siniri, asiliği, yenilgiyi kabul etmezliği, heyecanı, hırsı, içindeki ruh halini dışarıya yansıtıp futbolcuyu etkileme vasfı vardır. Oyüzden senin anlam veremediğin onca hareketi futbolcusuna anlamlı gelir ve futbolcusu da hırslanır onun hareketlerinden sonra. Bunları futbolcularına empoze etmiş ve bu sayede bunca başarıların altında hep onun imzası olmuştur. Ben onun sayesinde onlarca, yüzlerce kez sevinmişim. Kişiliği yüzünden 3-5 maç ceza alalım ne olacak varsın olsun eğer o başarılara tekrar ulaşılacaksa ben razıyım.

6. Fatih Terim bu takımın başında olursa ve gelecekte yine başarılı olursa utanmadan bu sefer de başarısını takdir etmek için nağmeler düzecek misin? Hayır tabiki bunu yapmayacaksın. Neden mi? Biraz araştırma yaptım. Avrupa Şampiyonası’nda Milli Takım’ın kazandığı onca maça rağmen hiçbir yazın yok ortalıkta. Politika’dan antin kuntin yazılarına devam etmişsin.

7. Senin içindeki Fatih Terim kompleksini ben Fenerbahçeli arkadaşlarımda bile görmedim. Arkadaşlarım en azından Fatih Terim’den nefret ediyorum ama Milli Takım sonuçta desteklemeyecek miyiz diyor ama sen ne kadar zavallısın ki içindeki komplekse yenik düşmüşsün ve bu sebeple utanmadan bu kompleksi yazıya döküp gazeteye köşene koymuşsun. Yazık sana acıyorum.

8. Yazık şu an seni o Vatan Gazetesi’nde o koltukta tutan zihniyete. Yazık ki ne yazık. Madem sen Fatih Terim yüzünden Bosna’yı tutmuşsun; ben de senin yüzünden bundan sonra Vatan gazetesini okumuyorum.

Fatih Terim Yüzünden Bosna’yı Tuttum!

Eylül 11, 2009, 11:16 am | Acayip İşler, Futbol, haber, Milli Takım, ozhano, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | 6 Yorum
Mehmet Tezkan
Vatan Gazetesi’nin siyaset ile ilgili karalamalar yapan elemanı Mehmet Tezkan bakmış ki politikada yazılan yazılarda ekmek yok, ülkenin en popüler aktivitesi olan futbol ve onun en öndeki isimlerinden birine çamur atmak ile futbol sektörüne geçiş yapmış. Daha okumayanlar için yazısı burada.

Şimdi Sevgili Mehmet Tezkan. Bende sana sallayayım biraz bakalım nasıl olacak?

1. Siyasetle ilgili yazdığın yazıları kimse okumadığı için görülüyor ki futbola geçiş yapmışsın. Ama ilk önce şunu bil, senin gibi çamur at izi kalsın tipindeki insanlar ancak televizyonlarda kendine yer edinebilirler. Köşe yazarlığıyla reytingini atttıramazsın. Sen de çık ki yüzü teneke kaplı, utanmaz bu insanın kim olduğunu iyice bilelim.

2. Fatih Terim üç günlük adam değil. Senin gibi oynak da değil. 10 sene önce nasılsa şimdi de aynı. Yürüyüşünü, duruşunu vs. senin işinde yaptığın gibi hiç kıvırtmadı. Neyse o oldu. Hatta İtalya’dan dönünceki o İtalyanvari hali hiçbirimizin hoşuna gitmemişti ki tekrar özüne döndü daha sonra. Peki sen neredeydin 10 sene boyunca. Nasıl da büyütmüşsün içindeki kini Fatih Terim’e olan. Tabi Terim o kadar başarılı ve sarsılmazdı ki için içini yemesine rağmen yazamıyordun o zamnalar. Biraz sendeledi şimdi diye hemen sırtına vurup iyice çökertme zamanı değil mi? Aman kaçırma bu fırsatı.

3. Sen eğer Fatih Terim yüzünden Bosna maçında Bosna’yı tuttuysan geçen senelerde Yunanistan’ı da tutmuşsundur. Muhakkak Fatih Terim önderliğinde Yunanistan’ı Yunaistan’da farklı mağlup edince esas o zaman ağlamış, üzülmüşsündür. Çünkü senin içindeki Fatih Terim kompleksi o kadar büyümüşki gözün hiçbirşeyi göremez olmuş.

4. Yıl 2000. Fatih Terim 43 yaşında UEFA Kupası’nı kazanan takımın başında olup bu milleti sevinçten ağlatırken sen üç kuruş fazla para alabilmek için gazeteler arasında kapı kapı dolaşıyordun. Kıçın bir koltukta 3-5 sene rahat gördü diye, yazıların kesilmedi diye sevildiğini, yazılarının okunduğunu ve ona buna saldıracağını mı zannettin?

5. Tezkan, ben futboldan fazla anlamam ama senden daha çok anladığım aşikar. Fatih Terim bu zamana kadar kazandığı başarılarının arkasında senin laf ettiğin siniri, asiliği, yenilgiyi kabul etmezliği, heyecanı, hırsı, içindeki ruh halini dışarıya yansıtıp futbolcuyu etkileme vasfı vardır. Oyüzden senin anlam veremediğin onca hareketi futbolcusuna anlamlı gelir ve futbolcusu da hırslanır onun hareketlerinden sonra. Bunları futbolcularına empoze etmiş ve bu sayede bunca başarıların altında hep onun imzası olmuştur. Ben onun sayesinde onlarca, yüzlerce kez sevinmişim. Kişiliği yüzünden 3-5 maç ceza alalım ne olacak varsın olsun eğer o başarılara tekrar ulaşılacaksa ben razıyım.

6. Fatih Terim bu takımın başında olursa ve gelecekte yine başarılı olursa utanmadan bu sefer de başarısını takdir etmek için nağmeler düzecek misin? Hayır tabiki bunu yapmayacaksın. Neden mi? Biraz araştırma yaptım. Avrupa Şampiyonası’nda Milli Takım’ın kazandığı onca maça rağmen hiçbir yazın yok ortalıkta. Politika’dan antin kuntin yazılarına devam etmişsin.

7. Senin içindeki Fatih Terim kompleksini ben Fenerbahçeli arkadaşlarımda bile görmedim. Arkadaşlarım en azından Fatih Terim’den nefret ediyorum ama Milli Takım sonuçta desteklemeyecek miyiz diyor ama sen ne kadar zavallısın ki içindeki komplekse yenik düşmüşsün ve bu sebeple utanmadan bu kompleksi yazıya döküp gazeteye köşene koymuşsun. Yazık sana acıyorum.

8. Yazık şu an seni o Vatan Gazetesi’nde o koltukta tutan zihniyete. Yazık ki ne yazık. Madem sen Fatih Terim yüzünden Bosna’yı tutmuşsun; ben de senin yüzünden bundan sonra Vatan gazetesini okumuyorum.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.