>Dün Geceye Dair – Kendime Cevap

Eylül 8, 2009, 9:34 am | Basketbol, EuroBasket 2009 kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>1- Bogdan Tanjevic
1. çeyreğin sonu ve 2. çeyrekteki oyuncu tercihleri oldukça başarısızdı ancak Litvanya koçu da aynı hataya düşüp, Litvanya düşük yüzdeyle atınca handikapımız ortadan kalktı. Baskı kurabilecek nitelikte kısa bir beşle başlaması da Litvanya’nın oyun kurmasını zorlaştırdı.
2- Ribauntlardaki muhtemel Litvanya üstünlüğü
Beklenmedik şekilde maça konsantre olamamış Javtokas faul problemine de girince iş Petravicius’a kaldı ancak ne kadar skorer olsa da Litvanya karakterinde bir uzun değil bu oyuncu. Kısalar ribaunta yardıma gitmeyince haliyle bir anda ribauntlarda öne çıktık.
3- Sarunas Jasikevicius’un olmaması
Tek adamlı sistemlere karşı daha başarılı olduğumuzu gördük hep bugüne kadar. O tek adama yardım getirecekleri kilitlediğimiz zaman yorulan yıldız takımı alıp götüremiyordu. Jasikevicius ve o yokken Maciujkas’ın da olmamasının Litvanya’da rolleri eşit paylaştıracağını düşünmüştüm. Üzerine son İspanya galibiyetinin görüntülerinde izlediğimiz paylaşımcı oyun kurucuları ve setleri koyunca bir adım öndeydi Litvanya. Ama kısaya baskılı savunma sonuç verdi.
4- Aşırı üçlük denememiz
Sanırım Ömer Onan’ın olmayışı bir etken oldu bunda. Kutluay sonrası en iyi üçlükçümüz olmayınca uzak mesafe yerine perde üzerinden katlar, tepe ikili oyunları ve orta mesafe şutlarıyla yüklendik hep. Litvanya’nın 25’te 9 soktuğu bir gecede sadece 13 üçlük deneyip 7’sini sokmak mental bir başarıdır.
5- İkili oyunlara çare bulamayışımız
Bulamadık. Türk basketbolunun sanırım en büyük eksiği bu. İkili oyunları bir türlü durduramıyoruz. Bunu bildikleri ve ikili oyunları en iyi okuyan adam da Hidayet olduğu çin, onun adamını köşeye çekip yaptılar hep bu oyunları. Durduramadık defalarca kez, o pas hep geçti uzuna. Çok şükür ki oyun kurucuların pasları ya çok kötüydü ya da uzunlar olması gerektiği gibi kontrol sağlayamadılar. Ancak bize karşı o pasları düzgün atan-tutan bir takım ikili oyundan hem çok ekmek yer hem de bizi yer.
6- Aşırı rotasyon
İlk yarı çok sinirlendim. Bir ara sahada Sinan-Ender-Semih-Bekir-Oğuz beşi vardı. O dönem çok az sayı üretebildik. Hep zorlama atışlara kaldık. Bu milli takımda pas ve oyun organizasyonunu sağlayabilmek istiyorsak Hidayet ve Kerem’den biri mutlaka sahada olmalı. İlk 5’in bütün adamları kenarda oturuyor, daha maçın 10-11. dakikasında tüm yedekler sahada ve organizasyon ziyadesiyle bozuk. Sadece enerjiyle basketbol oynanmaz. 2. yarı bu işten vazgeçildi ki tahminim bu sene Orhun Ene’nin Tanjevic üzerinde fazlaca etkili olduğu yönünde.
7- Hidayet’i olması gerektiği kullanamayacak olmamız
Kullanamadık. Hücumda 2. topu onun eline veremedik. Ne zaman ki ribauntunu çekti, topunu kaptı rakibin o zaman Hidayet’in organizesinde çok güzel hücumlar izledik. Çok iyi tepe ikili oyunu oynayan adama bu işi yaptırmadık maç boyu. Hep kendi şutunu yaratmak zorunda kaldı. Oyuncularda bir de otomatikman top Hidayet’e gelince durup izleme refleksi gelişmiş. O nedenle hücum hareket etmeyince onun işi de zorlaştı. Top Hidayet’te iken mutlaka dolaşan adamlara ihtiyaç var. Sen pozisyon alacaksın ki topu sana indirebilsin. Bu iş üzerine çok çalışmak gerek.
8- Oyuna en çok müdahale etmesi gerektiği anlarda yapacağı hatalarla yine Bogdan Tanyevic
4. çeyrekte oyuna hiç müdahale etmemesini hayretle izledim. En müspet müdahalesi de buydu zaten oyuna. Suskun e daha az bağırıp çağıran bir Tanjevic beni şaşırttı. Yukarıda dediğim gibi kenar yönetim bu turnuvaya Ruanda ve Efes faciaları sonrası mental olarak sağlam gelmiş. Usta bir pg sakinliğinde idi kenardakiler. Burada Orhun Ene’nin ciddi bir etkisi olduğu kanaatindeyim dediğim gibi. Tanjevic sonrası için sanki o hazırlanıyor, çok da iyi oluyor. Tanjevic’in rotasyon çılgınlığını dizginleyebildikçe ileri gideriz.

Bir de ilave bu kadar iyi faul atabileceğimizi maçtan önce söyleseler inanmazdım. Seneler sonra rakipten fazla gidip çok daha isabetli faul attık ve rakip Litvanya idi. İspanya galibiyetinin gözümüzü fazlasıyla boyadığını zaten Sırbistan’ın İspanya’yı perişan etmesiyle de görmüş olduk. Akılcı ve sakin oynayarak neler yapacağımızı da gördük. Bugün eksiklere yoğunlaşıyordur umarım Tanjevic, o görmediyse de Orhun görmüştür.

Reklamlar

Dün Geceye Dair – Kendime Cevap

Eylül 8, 2009, 9:34 am | Basketbol, EuroBasket 2009 kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

1- Bogdan Tanjevic
1. çeyreğin sonu ve 2. çeyrekteki oyuncu tercihleri oldukça başarısızdı ancak Litvanya koçu da aynı hataya düşüp, Litvanya düşük yüzdeyle atınca handikapımız ortadan kalktı. Baskı kurabilecek nitelikte kısa bir beşle başlaması da Litvanya’nın oyun kurmasını zorlaştırdı.
2- Ribauntlardaki muhtemel Litvanya üstünlüğü
Beklenmedik şekilde maça konsantre olamamış Javtokas faul problemine de girince iş Petravicius’a kaldı ancak ne kadar skorer olsa da Litvanya karakterinde bir uzun değil bu oyuncu. Kısalar ribaunta yardıma gitmeyince haliyle bir anda ribauntlarda öne çıktık.
3- Sarunas Jasikevicius’un olmaması
Tek adamlı sistemlere karşı daha başarılı olduğumuzu gördük hep bugüne kadar. O tek adama yardım getirecekleri kilitlediğimiz zaman yorulan yıldız takımı alıp götüremiyordu. Jasikevicius ve o yokken Maciujkas’ın da olmamasının Litvanya’da rolleri eşit paylaştıracağını düşünmüştüm. Üzerine son İspanya galibiyetinin görüntülerinde izlediğimiz paylaşımcı oyun kurucuları ve setleri koyunca bir adım öndeydi Litvanya. Ama kısaya baskılı savunma sonuç verdi.
4- Aşırı üçlük denememiz
Sanırım Ömer Onan’ın olmayışı bir etken oldu bunda. Kutluay sonrası en iyi üçlükçümüz olmayınca uzak mesafe yerine perde üzerinden katlar, tepe ikili oyunları ve orta mesafe şutlarıyla yüklendik hep. Litvanya’nın 25’te 9 soktuğu bir gecede sadece 13 üçlük deneyip 7’sini sokmak mental bir başarıdır.
5- İkili oyunlara çare bulamayışımız
Bulamadık. Türk basketbolunun sanırım en büyük eksiği bu. İkili oyunları bir türlü durduramıyoruz. Bunu bildikleri ve ikili oyunları en iyi okuyan adam da Hidayet olduğu çin, onun adamını köşeye çekip yaptılar hep bu oyunları. Durduramadık defalarca kez, o pas hep geçti uzuna. Çok şükür ki oyun kurucuların pasları ya çok kötüydü ya da uzunlar olması gerektiği gibi kontrol sağlayamadılar. Ancak bize karşı o pasları düzgün atan-tutan bir takım ikili oyundan hem çok ekmek yer hem de bizi yer.
6- Aşırı rotasyon
İlk yarı çok sinirlendim. Bir ara sahada Sinan-Ender-Semih-Bekir-Oğuz beşi vardı. O dönem çok az sayı üretebildik. Hep zorlama atışlara kaldık. Bu milli takımda pas ve oyun organizasyonunu sağlayabilmek istiyorsak Hidayet ve Kerem’den biri mutlaka sahada olmalı. İlk 5’in bütün adamları kenarda oturuyor, daha maçın 10-11. dakikasında tüm yedekler sahada ve organizasyon ziyadesiyle bozuk. Sadece enerjiyle basketbol oynanmaz. 2. yarı bu işten vazgeçildi ki tahminim bu sene Orhun Ene’nin Tanjevic üzerinde fazlaca etkili olduğu yönünde.
7- Hidayet’i olması gerektiği kullanamayacak olmamız
Kullanamadık. Hücumda 2. topu onun eline veremedik. Ne zaman ki ribauntunu çekti, topunu kaptı rakibin o zaman Hidayet’in organizesinde çok güzel hücumlar izledik. Çok iyi tepe ikili oyunu oynayan adama bu işi yaptırmadık maç boyu. Hep kendi şutunu yaratmak zorunda kaldı. Oyuncularda bir de otomatikman top Hidayet’e gelince durup izleme refleksi gelişmiş. O nedenle hücum hareket etmeyince onun işi de zorlaştı. Top Hidayet’te iken mutlaka dolaşan adamlara ihtiyaç var. Sen pozisyon alacaksın ki topu sana indirebilsin. Bu iş üzerine çok çalışmak gerek.
8- Oyuna en çok müdahale etmesi gerektiği anlarda yapacağı hatalarla yine Bogdan Tanyevic
4. çeyrekte oyuna hiç müdahale etmemesini hayretle izledim. En müspet müdahalesi de buydu zaten oyuna. Suskun e daha az bağırıp çağıran bir Tanjevic beni şaşırttı. Yukarıda dediğim gibi kenar yönetim bu turnuvaya Ruanda ve Efes faciaları sonrası mental olarak sağlam gelmiş. Usta bir pg sakinliğinde idi kenardakiler. Burada Orhun Ene’nin ciddi bir etkisi olduğu kanaatindeyim dediğim gibi. Tanjevic sonrası için sanki o hazırlanıyor, çok da iyi oluyor. Tanjevic’in rotasyon çılgınlığını dizginleyebildikçe ileri gideriz.

Bir de ilave bu kadar iyi faul atabileceğimizi maçtan önce söyleseler inanmazdım. Seneler sonra rakipten fazla gidip çok daha isabetli faul attık ve rakip Litvanya idi. İspanya galibiyetinin gözümüzü fazlasıyla boyadığını zaten Sırbistan’ın İspanya’yı perişan etmesiyle de görmüş olduk. Akılcı ve sakin oynayarak neler yapacağımızı da gördük. Bugün eksiklere yoğunlaşıyordur umarım Tanjevic, o görmediyse de Orhun görmüştür.

>2012 – Hala Beklemedeyiz

Eylül 8, 2009, 1:04 am | Sinema kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

http://www.traileraddict.com/emd/11775

Büyük bütçeli felaket filmlerinin değişmez yönetmeni Roland Emmerich yine benzer bir yapımla karşımızda. Bazı teorisyenlere göre 21 Aralık 2012 tarihinde dünyanın sonunun geleceğini öngören Maya medeniyetinin bu öngörüsünün doğru çıktığı bir geleceğin anlatıldığı 2012 adlı filmde insanların hayatta kalma mücadelelerine tanık oluyoruz. Filmin kadrosu oldukça sağlam: John Cusack , Thandie Newton , Woody Harrelson , Amanda Peet , Danny Glover , Oliver Platt ve Chiwetel Ejiofor ilk göze çarpan isimler. (Kaynak: Sinemalar.com)

2012 – Hala Beklemedeyiz

Eylül 8, 2009, 1:04 am | Sinema kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum
http://www.traileraddict.com/emd/11775

Büyük bütçeli felaket filmlerinin değişmez yönetmeni Roland Emmerich yine benzer bir yapımla karşımızda. Bazı teorisyenlere göre 21 Aralık 2012 tarihinde dünyanın sonunun geleceğini öngören Maya medeniyetinin bu öngörüsünün doğru çıktığı bir geleceğin anlatıldığı 2012 adlı filmde insanların hayatta kalma mücadelelerine tanık oluyoruz. Filmin kadrosu oldukça sağlam: John Cusack , Thandie Newton , Woody Harrelson , Amanda Peet , Danny Glover , Oliver Platt ve Chiwetel Ejiofor ilk göze çarpan isimler. (Kaynak: Sinemalar.com)

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.