>Mazeretim Var Asabiyim Ben

Eylül 4, 2009, 2:10 am | Fenerbahçe, Futbol, ozhano, Sıkıntı, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Emre’ye TFF’den 3 maç ceza geldi. Galatasaraylıyım diye bu cezayı az bile vermişler diyeceğim zannedilmesin hemen. Sonuçta Fenerbahçe yönetimi tahkime gider. Tahkim de bu cezayı 2 maça indirir.Bursa ve İstanbul Büyükşehir Belediyespor maçlarında cezasını çeker. Fenerbahçeli taraftarların çoğu takımını 2 maç yalnız bırakan Emre’ye kızar gibi yapar ama cezadan sonraki ilk maçı olan Antalyaspor maçında çıkar 1 gol atar, 1 asist yapar kendini affettirir. İşin orasında değilim.Emre neden bu kadar sinirli ya da neden sinirine hakim olamıyor? Yazalım bakalım doğaçlama, bilinçaltımızdan neler çıkacak?

Manisa maçında Emre’nin birine saldıracağı kırmızı kartı görmesinden 5-10 dakika önce kendini belli etti. Neden mi? Dikkatli izleyenler hemen hatırlayacaklardır; orta sahada Fenerli futbolcular topla çıkarken topu Manisalılar kaptı. O anda Emre hemen pres yapmaya başladı. Fakat Manisalılar arasında kaldı topu kapamadı; bir an arkasına baktı, tüm takım arkadaşları seyrediyorlardı. İşte o an Emre el kol hareketleri yaparak dellendi. Normalde Emre’yi tanıyan Daum’un ya da Daum Emre’yi tanısa hemen değiştirirdi. Değiştirmedi Emre zaten sinirliydi. Manisalı oyuncunun bir omuz darbesinden nem kapıp sarı, arkasından da küfür nedeniyle ikinci sarı ve kırmızıyı gördü. Fakat Emre yaptıklarının o kadar farkında değildi ki, kırmızı karta anlam veremeyip bir de hakemi ittirince cezası daha da arttı.

Diğer yandan Emre’nin bu şekilde sinirlendiği için gördüğü kırmızı kartların arkasındaki unsurlardan biri de Fatih Terim gibi bir t.d. sinin, Gheorge Hagi gibi bir takım arkadaşının olamamasıdır, aynı zamanda onlar yüzünden de bu kadar asabi bir yapıya bürünmüştür. Kim ne derse desin futbolcu, idol olarak aldığı oyuncunun kişiliğinden de etkilenir ki o da etkilendi. Hagi sinirliydi evet ama takımını çok iyi yönettiği için onun bu kusuru gözardı edilirdi ki kendisinin bir söylemidir: “Hayatımda gördüğüm en saçma kırmızı kart Arsenal maçında olanıydı.” Kendisi de sonradan farkına varıyordu yanlışının ama kazanma duygusu, rakibe yenilme korkusu vs. siz ne derseniz deyin sinirli yapısına etken oluyordu. Emre’de de dikkat edin hep takım performans olarak düşmüşken ya da skor olarak gerideyken geriliyor iyice ve kart görüyor. Sahada Gheorge Hagi varken Emre’nin söz hakkı olabilir miydi? Şu anda Fenerbahçe kadrosundaki kaptan Alex ne kadar etki edebilir Emre’nin sinirlerine hakim olmasına?

Fatih Terim de dedik. UEFA Kupası’nı aldığımız yıl Emre’nin finalde Arsenal ile oynadığı maçta neden oynamadığını herkes çok iyi bilir. Bu zamanda bürüneceği hal o zamanlardan az çok belliydi. Hatırlayın Leeds United ile oynayan UEFA Kupası Yarı Finasl rövanş maçında taç çizgisi kenarında rakibi biraz da faullü olarak topu Emre’den almıştı ve arkasından Emre o sinirle rakibe dalıp kırmızıyı görmüştü. Belki çok ağırdı ama malum olaylar ertesinde hakeme davetiye çıkarmıştı o hareketiyle. Emre kırmızıyı görünce hakeme bağırmaya başladı. Ancak arkadan ensesine el uzandı alıp onu kenara deyim yerindeyse attı. Şu anda Daum öyle bir hareket yapabilir mi? Tamam Emre o zaman 19 yaşındaydı şimdi 30’una merdiven dayadı. Milli takımda Fatih Terim’den hala daha tırsmıyor mu sizce? Bana göre hala daha aynı. Ya takımda ondan daha fazla ağırlığa sahip bir oyuncu, ya da kenara bakınca korktuğu bir teknik adam gerekli Emre’nin bu tip sıkıntılı durumlara düşmemesi için.

Üçüncüsü ise Emre bu sezon farklı. Sezon başı tam olarak çalıştı. Savaşmaya hazır ancak o eski, Suatlı, Tugaylı, Davalalı zamanlarda olduğu gibi, herkesin savaşmasını istiyor. Ama sadece o uğraşınca yukarıda da yazdığım gibi tepesi atıyor ve ister istemez saldırgan bir hale bürünüyor. Ne zaman ki orta sahada Baroni, Santos ya da yanında oynayan takım arkadaşları kimse onların da kendisi gibi savaştığını görürse Emre saldırganlığında azalma olacaktır. Santos, Baroni ya da Kazım son maçta ne kadar orta sahada baskı yapabildi rakip takıma?

Dördüncüsü ise hakemler. Zaten bir önceki maçtan mimliydi. Diyarbakır maçında hakemin kolunu ittirmesi ve hakemin ona kart göstermemesi hakemlik müessesesi denen kuruma küfür sayıldı. Bu maçta sinirli yapısından kaynaklanacak en küçük hareketi bekleniyordu. Sağolsun hakemleri kırmadı, yaptı yapacağını ve hakem tereddütsüz küfürden ikinci sarıyı gösterdi. Kart haklı laf yok. Ama şeytanın avukatlığını yapalım. Emre’nin söylediği küfürün bin beteri her maçta oyuncuların ağzından çıkıyor ve kameralardan da anlaşılıyor. Hakemler duysa da fazla önemsemiyor, Fakat Emre o kadar hakemlerin gururuna dokunacak hareketlerde bulundu ki küfürü geçtim rakibe öküz falan dese bile kartı görecekti. Maç başlamadan bunu bile düşünemeyecek, analiz edemeyecek halde olması ilginç. Ayrıca bunu ona söyleyen ve dikkatli olmasını tembihleyebilecek kimse olmaması ayrı bir soru işareti. Buna kendi kaşındı kendi cezasını çekecek demek en mantıklısı. Ama maçın hakemi Emre’nin dediği küfürün bin beterini kim bilir kaç maçta duydu da herhangi bir sıkıntı yaşamadı bundan?

Nihayetinde Emre Belözoğlu Türk Futbolu için önemli. Rakip diye saldırmaya gerek yok. Pozisyon icabı olursa alınan kırmıza karta diyecek birşey yok. Ama Emre gibi sinirine hakim olamayan futbolculara yönetimlerinin profesyonel yardım için gerekli şartları sağlaması gerekir.

Yorum Yapın »

RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.

%d blogcu bunu beğendi: