>Bir tür Ziya Doğan

Eylül 1, 2009, 11:13 pm | EPL, Futbol, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Niko_Kranjcar_

Transferin son günü olması sebebiyle takımlar iyice değişti. Kafalar iyice karıştı. Mesela haftaya Ankaragücü’nde Mehmet Çakır’ı, Hürriyet’i, Muhammet Hanifi’yi; Antalyaspor’da Necati’yi, Manisa’da Mehmet Güven’i, Kayseri’de Alpaslan’ı (edit:son anda kiralığa döndü bu transfer, Rijkaard bonservisiyle gitmesine onay vermedi) izleyeceğiz… Yani pazartesi Galatasaray’a gol atamayan Mehmet Çakır, bir kaç hafta sonra Galatasaray’a gol atma şansını tekrar yakalayabilecek.

Son dakika transferleri sadece bizde olmadı. Ca’ğ’nım Tottenham’ım da boş durmadı. Saçtı paraları yine! -bence- Süper Lig transfer sezonunda ne oluyor ne bitiyor derken Premier Lig’den uzak kaldık biraz. Gerçi iki gündür friendfeed eklentim masaüstüne pıt pıt kafasını uzatarak Tottenham’dan haberleri alıyordum. Yeni bir transfer dedikodusundan haberim vardı ama ihtimal vermedim. Çünkü ben sakatlanan Modric’in yerine Giovani Dos Santos’a ya da David Bentley’ye şans verilebileceğini düşünüyordum. Ama akşam sakinliğinde bir de baktım ki iki gündür ismi geçen Hırvat 10 numara Portsmouth’tan Tottenham’a transfer olmuş. Spurs’ün teknik direktörü Harry Redknapp bir diğer -diğerlerine de değineceğim ayrı bir postta- eski öğrencisi Niko Krancjar‘ı kadrosuna katmış. Bir tür Ziya Doğan yani. Nereye gitse yanına Ayman’ı götürür ya Ziya, Harry de öyle işte… Başı sıkıştı mı telefon defterinden en yakın oyuncuyu arayıp ‘hadi hazırlan’ diyor… (İşte bu gelecek yazımın konusu =))

Niko takımdaki 3. Hırvat futbolcu oldu. İyi güzel de 2 ay sonra Modric döndüğünde ne olacak Niko’nun hali? Ya da takımın genel hali. Gio ve Bentley kazan kaldırmaz mı? Jenas unuttun beni zalim demez mi? Harry -Ziya gibi- bilir işini diyip şimdilik bekleyelim…

Reklamlar

Bir tür Ziya Doğan

Eylül 1, 2009, 11:13 pm | EPL, Futbol, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum
Niko_Kranjcar_

Transferin son günü olması sebebiyle takımlar iyice değişti. Kafalar iyice karıştı. Mesela haftaya Ankaragücü’nde Mehmet Çakır’ı, Hürriyet’i, Muhammet Hanifi’yi; Antalyaspor’da Necati’yi, Manisa’da Mehmet Güven’i, Kayseri’de Alpaslan’ı (edit:son anda kiralığa döndü bu transfer, Rijkaard bonservisiyle gitmesine onay vermedi) izleyeceğiz… Yani pazartesi Galatasaray’a gol atamayan Mehmet Çakır, bir kaç hafta sonra Galatasaray’a gol atma şansını tekrar yakalayabilecek.

Son dakika transferleri sadece bizde olmadı. Ca’ğ’nım Tottenham’ım da boş durmadı. Saçtı paraları yine! -bence- Süper Lig transfer sezonunda ne oluyor ne bitiyor derken Premier Lig’den uzak kaldık biraz. Gerçi iki gündür friendfeed eklentim masaüstüne pıt pıt kafasını uzatarak Tottenham’dan haberleri alıyordum. Yeni bir transfer dedikodusundan haberim vardı ama ihtimal vermedim. Çünkü ben sakatlanan Modric’in yerine Giovani Dos Santos’a ya da David Bentley’ye şans verilebileceğini düşünüyordum. Ama akşam sakinliğinde bir de baktım ki iki gündür ismi geçen Hırvat 10 numara Portsmouth’tan Tottenham’a transfer olmuş. Spurs’ün teknik direktörü Harry Redknapp bir diğer -diğerlerine de değineceğim ayrı bir postta- eski öğrencisi Niko Krancjar‘ı kadrosuna katmış. Bir tür Ziya Doğan yani. Nereye gitse yanına Ayman’ı götürür ya Ziya, Harry de öyle işte… Başı sıkıştı mı telefon defterinden en yakın oyuncuyu arayıp ‘hadi hazırlan’ diyor… (İşte bu gelecek yazımın konusu =))

Niko takımdaki 3. Hırvat futbolcu oldu. İyi güzel de 2 ay sonra Modric döndüğünde ne olacak Niko’nun hali? Ya da takımın genel hali. Gio ve Bentley kazan kaldırmaz mı? Jenas unuttun beni zalim demez mi? Harry -Ziya gibi- bilir işini diyip şimdilik bekleyelim…

>Bu Trabzon Adamı Deli Eder!

Eylül 1, 2009, 5:55 pm | Futbol, Trabzonspor, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bir kişi, fanatik taraftarı olduğu Trabzonspor’un başarısızlığının ruhsal yapısını bozduğu gerekçesiyle kulüp yönetimi hakkında suç duyurusunda bulundu.Gebze Adliyesi’ne gelen Sıdkı Narmanlı, Cumhuriyet Savcılığı’na müracaat ederek, Trabzonspor’un başarısızlığı yüzünden ruh yapısının bozulduğu, huzurunun kaçtığı iddiasıyla yöneticilerden şikayetçi oldu ve 1 TL tazminat talep etti. Adliye çıkışında gazetecilere açıklama yapan Narmanlı, bir Trabzonlu ve Trabzonspor taraftarı olarak ”kulübün gidişatından, düşürüldüğü aciz durumdan dolayı çok mutsuz ve rahatsız olduğunu” söyledi.

Narmanlı, Trabzonspor’un maçlarını izlerken kahrolduğunu ve sinir yapısının bozulduğunu belirterek, ”Trabzonspor’un başarısızlığı yüzünden sağlık sorunları yaşamaya başladım. Sinir hastası oldum, psikolojim bozuldu, dengemi kaybettim. Tüm bunların sorumlusu Trabzonspor kulüp yönetimidir” diye konuştu.

Kulübün başarısızlığı yüzünden kendisi gibi pek çok taraftarın sıkıntılı dönem yaşadığını savunan Narmanlı, şöyle devam etti:”Trabzonspor’un başarısızlığının sebebi yönetimdir. Koca bir camiayı bu hale düşürerek bizleri ruh ve sinir hastası eden Trabzonspor yöneticilerinden davacıyım. Trabzonspor’a arzu edilen başarıyı yakalatmayarak taraftarı üzen, Trabzonspor fanatiklerini hasta eden yöneticilerin hesap vermesi gerekir. Alınan oyunculara ödenen paraları da inandırıcı bulmuyorum. Bu anlamda da yönetimin hesap vermesini bekliyorum.”Öte yandan Narmanlı ile birlikte adliyeye gelen arkadaşı İsmail Demir ise Trabzonspor yüzünden evdeki huzurunun kaçtığını, kendisinin de dava açmayı düşündüğünü söyledi.

Cenky’nin yorumu: E tabi şampiyonluk görmüş bünye 25-30 sene uzak kalınca o sevdadan, adam deli de olur hasta da. Asıl bomba hakim Trabzonspor Kulubünü suçlu bulursa patlar ama.

Bu Trabzon Adamı Deli Eder!

Eylül 1, 2009, 5:55 pm | Futbol, Trabzonspor, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bir kişi, fanatik taraftarı olduğu Trabzonspor’un başarısızlığının ruhsal yapısını bozduğu gerekçesiyle kulüp yönetimi hakkında suç duyurusunda bulundu.Gebze Adliyesi’ne gelen Sıdkı Narmanlı, Cumhuriyet Savcılığı’na müracaat ederek, Trabzonspor’un başarısızlığı yüzünden ruh yapısının bozulduğu, huzurunun kaçtığı iddiasıyla yöneticilerden şikayetçi oldu ve 1 TL tazminat talep etti. Adliye çıkışında gazetecilere açıklama yapan Narmanlı, bir Trabzonlu ve Trabzonspor taraftarı olarak ”kulübün gidişatından, düşürüldüğü aciz durumdan dolayı çok mutsuz ve rahatsız olduğunu” söyledi.

Narmanlı, Trabzonspor’un maçlarını izlerken kahrolduğunu ve sinir yapısının bozulduğunu belirterek, ”Trabzonspor’un başarısızlığı yüzünden sağlık sorunları yaşamaya başladım. Sinir hastası oldum, psikolojim bozuldu, dengemi kaybettim. Tüm bunların sorumlusu Trabzonspor kulüp yönetimidir” diye konuştu.

Kulübün başarısızlığı yüzünden kendisi gibi pek çok taraftarın sıkıntılı dönem yaşadığını savunan Narmanlı, şöyle devam etti:”Trabzonspor’un başarısızlığının sebebi yönetimdir. Koca bir camiayı bu hale düşürerek bizleri ruh ve sinir hastası eden Trabzonspor yöneticilerinden davacıyım. Trabzonspor’a arzu edilen başarıyı yakalatmayarak taraftarı üzen, Trabzonspor fanatiklerini hasta eden yöneticilerin hesap vermesi gerekir. Alınan oyunculara ödenen paraları da inandırıcı bulmuyorum. Bu anlamda da yönetimin hesap vermesini bekliyorum.”Öte yandan Narmanlı ile birlikte adliyeye gelen arkadaşı İsmail Demir ise Trabzonspor yüzünden evdeki huzurunun kaçtığını, kendisinin de dava açmayı düşündüğünü söyledi.

Cenky’nin yorumu: E tabi şampiyonluk görmüş bünye 25-30 sene uzak kalınca o sevdadan, adam deli de olur hasta da. Asıl bomba hakim Trabzonspor Kulubünü suçlu bulursa patlar ama.

>Ufuk da Cimbom’da

Eylül 1, 2009, 4:38 pm | Futbol, Galatasaray, Transfer, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Biraz evvel, Ufuk’la telefon görüşmesi yaptık. Noterde imzayı atarken konuşan Ufuk transferin şartlarını bilmediğini, belgelerin yetişmesi için ‘gözü kapalı’ imzaları attığını söyledi. Muhtemelen Aykut ve para karşılığında kadroya kattık. Hepimize hayırlı olsun… Bu yıl olmasaydı Sezer gibi sözleşmesini uzatmayıp gelecek yıl sözleşmesi bitince Galatasaray’a gelmek istediğini de söylemişti diye ekleyelim…

UFUKCEYLAN4

Ekleme: Yaser artı 750bin Euro’ya gitmiş…

Ufuk da Cimbom’da

Eylül 1, 2009, 4:38 pm | Futbol, Galatasaray, Transfer, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | 5 Yorum

Biraz evvel, Ufuk’la telefon görüşmesi yaptık. Noterde imzayı atarken konuşan Ufuk transferin şartlarını bilmediğini, belgelerin yetişmesi için ‘gözü kapalı’ imzaları attığını söyledi. Muhtemelen Aykut ve para karşılığında kadroya kattık. Hepimize hayırlı olsun… Bu yıl olmasaydı Sezer gibi sözleşmesini uzatmayıp gelecek yıl sözleşmesi bitince Galatasaray’a gelmek istediğini de söylemişti diye ekleyelim…

UFUKCEYLAN4

Ekleme: Yaser artı 750bin Euro’ya gitmiş…

>Bu Haber de Başka Yerde Yok! Ufuk Ceylan GS’de!

Eylül 1, 2009, 4:29 pm | Futbol, TSL, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Hayırlı olsun…
Kaynak: “Bu arada UFUK CEYLAN’la noterde imza atarken konuştuk o da GS’de artık=)başka yerde yok” volkanbk3

Bu Haber de Başka Yerde Yok! Ufuk Ceylan GS’de!

Eylül 1, 2009, 4:29 pm | Futbol, TSL, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | 4 Yorum

Hayırlı olsun…
Kaynak: “Bu arada UFUK CEYLAN’la noterde imza atarken konuştuk o da GS’de artık=)başka yerde yok” volkanbk3

>Bu Haber Başka Yerde Yok! Geldi Geliyor!

Eylül 1, 2009, 3:07 pm | Futbol, Trabzonspor, Transfer, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

fatih tekke

2 saate belli olur! İmza an meselesi…

dedik ama sonuç çıkmadı. Fatih Tekke çok istemişti muhtemelen gelmeyi ancak Zenit’i ikna edememişler. Son haftalarda leblebi gibi gol atan forvetini vermek istemedi kanımca. Haklılar bence de. Progrebnyak, Tymoschuk, Arshavin gitmiş takımda yıldız kalmamış… Tekke’yi bırakmadılar haliyle. Trabzonspor’a üzüldüm hakkaten. Bir sezon daha Umut ve Gökhan’ı çekecekler. En azından altı ay daha. Belki Trabzonspor Zenit’i 6 ay sonra ikna edip ulusal takımın 500’üncü golünü atan forvete bordo-mavi’yi giydirir. Belli olmaz. Ama bir sonraki maçta Yattara sahalara döner ve kolbastı başlar…

Bu Haber Başka Yerde Yok! Geldi Geliyor!

Eylül 1, 2009, 3:07 pm | Futbol, Trabzonspor, Transfer, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | 11 Yorum

fatih tekke

2 saate belli olur! İmza an meselesi…

dedik ama sonuç çıkmadı. Fatih Tekke çok istemişti muhtemelen gelmeyi ancak Zenit’i ikna edememişler. Son haftalarda leblebi gibi gol atan forvetini vermek istemedi kanımca. Haklılar bence de. Progrebnyak, Tymoschuk, Arshavin gitmiş takımda yıldız kalmamış… Tekke’yi bırakmadılar haliyle. Trabzonspor’a üzüldüm hakkaten. Bir sezon daha Umut ve Gökhan’ı çekecekler. En azından altı ay daha. Belki Trabzonspor Zenit’i 6 ay sonra ikna edip ulusal takımın 500’üncü golünü atan forvete bordo-mavi’yi giydirir. Belli olmaz. Ama bir sonraki maçta Yattara sahalara döner ve kolbastı başlar…

>Futbol Spaletti’ye de Acımadı

Eylül 1, 2009, 2:07 pm | Futbol, Serie A kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

2005-2006
Lig 5.si, 11 maç üst üste kazanarak Serie A rekoru, İtalya’da Yılın Teknik Direktörü, Şike Skandalı nedeniyle Roma Şampiyonlar Ligi’nde

2006-2007

Lig 2.si, İtalya Kupası Şampiyonu, Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali, 7-1’lik Man Utd hezimeti, İtalya’da Yılın Teknik Direktörü

2007-2008

Lig 2.si, İtalya Süper Kupası Şampiyonu, İtalya Kupası Şampiyonu, Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali, Yine Man Utd’a eleniş

2008-2009

Lig 6.sı, Şampiyonlar Ligi grupları sonrası Arsenal’e eleniş, Avrupa Ligi’ne bir bilet

2009-2010

Avrupa Ligi’nde gruplara kalış, Ligde İlk 2 maçta 2 mağlubiyet ve İstifa’ya zorlanış

Futbol Spaletti’ye de Acımadı

Eylül 1, 2009, 2:07 pm | Futbol, Serie A kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

2005-2006
Lig 5.si, 11 maç üst üste kazanarak Serie A rekoru, İtalya’da Yılın Teknik Direktörü, Şike Skandalı nedeniyle Roma Şampiyonlar Ligi’nde

2006-2007

Lig 2.si, İtalya Kupası Şampiyonu, Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali, 7-1’lik Man Utd hezimeti, İtalya’da Yılın Teknik Direktörü

2007-2008

Lig 2.si, İtalya Süper Kupası Şampiyonu, İtalya Kupası Şampiyonu, Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali, Yine Man Utd’a eleniş

2008-2009

Lig 6.sı, Şampiyonlar Ligi grupları sonrası Arsenal’e eleniş, Avrupa Ligi’ne bir bilet

2009-2010

Avrupa Ligi’nde gruplara kalış, Ligde İlk 2 maçta 2 mağlubiyet ve İstifa’ya zorlanış

>Komplo Teorisi

Eylül 1, 2009, 1:33 pm | EPL, Futbol, Sakatlık kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Hırvat Futbol Federasyonu Başkanı Markovic çok ciddi bir komlo teorisiyle gündeme oturdu İngiltere’de. Markovic’e gör geçen sezon Eduardo’nun, bu sezon Modric’in Hırvatistan maçlarından önce, Birmingham maçlarında ayaklarının kırılması sadece kötü birer tesadüf olamazmış. Bunları birer kaza olarak açıklamak mümkün değilmiş. Ayağı kırılan her iki oyuncudan da Hırvatistan’ın İngiltere’ye karşı oynayacağı maçlardan önce yoksun kalıyor olmak aklına farklı şeyler getiriyormuş Markovic’in.

Böyle bir şeyden bahsetmek futbol adına korkunç olsa da bugün özellikle Modric’in kırığı ile ilgili kimse çıkıp da sadece bir kaza diyemez sanırım. Maç boyu bir çok tekme yedi Modric, Birminghamlı oyuncular adeta meydan dayağı attılar Hırvat oyuncuya ve en sonunda ayağı kırıldı. Merak ediyorum kim Markovic’e ne cevap verecek. İngilizlerin ya da Capello2nun bu kadar alçalamayacağını biliyoruz ama ya devreye farklı güçler girdiyse. Acaba İngiliz Futbolu içinde de bir derin devlet, derin federasyon mu var? Acaba Birmingham kulübü İngiliz Federasyonunun tetikçisi mi?

Hatırlamak açısından Eduardo’nun ayağının kırıldığı an ve devamında bu pozisyonun ilham verdiği İç Parçalayan Sakatlıklar serisi…

#1#
#2#
#3#
#4#
#5#
#6#

Komplo Teorisi

Eylül 1, 2009, 1:33 pm | EPL, Futbol, Sakatlık kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Hırvat Futbol Federasyonu Başkanı Markovic çok ciddi bir komlo teorisiyle gündeme oturdu İngiltere’de. Markovic’e gör geçen sezon Eduardo’nun, bu sezon Modric’in Hırvatistan maçlarından önce, Birmingham maçlarında ayaklarının kırılması sadece kötü birer tesadüf olamazmış. Bunları birer kaza olarak açıklamak mümkün değilmiş. Ayağı kırılan her iki oyuncudan da Hırvatistan’ın İngiltere’ye karşı oynayacağı maçlardan önce yoksun kalıyor olmak aklına farklı şeyler getiriyormuş Markovic’in.

Böyle bir şeyden bahsetmek futbol adına korkunç olsa da bugün özellikle Modric’in kırığı ile ilgili kimse çıkıp da sadece bir kaza diyemez sanırım. Maç boyu bir çok tekme yedi Modric, Birminghamlı oyuncular adeta meydan dayağı attılar Hırvat oyuncuya ve en sonunda ayağı kırıldı. Merak ediyorum kim Markovic’e ne cevap verecek. İngilizlerin ya da Capello2nun bu kadar alçalamayacağını biliyoruz ama ya devreye farklı güçler girdiyse. Acaba İngiliz Futbolu içinde de bir derin devlet, derin federasyon mu var? Acaba Birmingham kulübü İngiliz Federasyonunun tetikçisi mi?

Hatırlamak açısından Eduardo’nun ayağının kırıldığı an ve devamında bu pozisyonun ilham verdiği İç Parçalayan Sakatlıklar serisi…

#1#
#2#
#3#
#4#
#5#
#6#

>Kadro Derinliğinin Semeresi

Eylül 1, 2009, 12:20 am | Ankaraspor, Futbol, Galatasaray, ozhano, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> Ankaraspor 0-2 Galatasaray

1. Galatasaray’da Elano sahaya çıkan 11’e eklenirken Aydın’a kulübe yolu gözüktü. Maçın başında her ne kadar Arda solda, Elano ortada, Keita sağda olarak görünse de maç içerisinde bu üç futbolcu yerlerini değiştirdiler. Orta sahada ise sakat Ayhan’ın yerine Mehmet Topal, defansta ise yine sakat Gökhan Zan’ın yerine Emre Aşık tercihleri vardı Rijkaard’ın.

2. Maç başladığında ilk 10 dakika sonunda göze çarpan Galatasaray’ın orta sahasının önceki maçlardaki gibi hızlı bir şekilde oynamaması oldu. Bunda en önemli etken diğer maçlarda orta sahada topu ilk önce ileri doğru kullanma mentalitesine sahip Ayhan’ın yerine, daha çok yana ya da geriye pası düşünen Mehmet Topal’ın sahada olmasıydı. Bununla birlikte Ankarasporlu futbolcuların top Galatasaray’a geçtiği anda topu ayağına alan oyunculara basması da Galatasaray’ın orta sahayı hızlı geçmesine engel oldu. Diğer yandan Ankaraspor ise ofansif anlamda düşünüldüğünde Hakan Balta’nın tarafını yol geçen hanına çevirdiler. Hakan Balta’nın kanat yerine defansın ortasına yakın oynaması yüzünden Ömer Aysan ilk yarıda o kanattan 5-6 tane rahat orta yapma fırsatı buldu.

3. Sabri Sarıoğlu her ne kadar hala daha orta yapamasa defansif anlamda bu akşam gerekeni yaptı. Arkasına adam kaçırmadı. Ancak Keita da zaman zaman kendisine yardım etti. Ama maçta çektiği şutlarla yine tüm taraftarları kanser etti.

4. Mustafa Sarp’ın en etkisiz ya da isminin en az duyulduğu maçı oldu. Adını ilk olarak 22. dakikada duydum. Ankaraspor’un orta sahada yaptığı baskısı yüzünden ileri çıkamadı. Orta sahada aldığı toplarla ileri çıkmak yerine yatay ve geriye pasları tercih etti.

5. Arda 60 dakika sahada adeta yürüdü. En kötü 60 dakikası oldu bu maç. Ama son 30 dakikası yine eskisi gibi çok iyiydi. Skorun altına yine asist yaparak imzasını attı. Elano ise fazla verimli olmadı bu maçta. Orta sahadan ileriye tek destek Keita’dan geldi. Baros da orta sahadan yardım gelmeyince ileride çok yalnız kaldı ve çıkana kadar etkisiz bir görüntü çizdi.
6. Keita kenara alınıncaya kadar Galatasaray adına gollük ataklar yapabilen ve rakip defansı zorlayan, uğraşan, didenen tek isim konumundaydı Galatasaray için. Ankaraspor defansının solunda oynayan Aydın Karabulut’u neredeyse her pozisyonda geçti ancak ceza sahası içine yeterince destek gelmediği için gollük ortaları ve pasları sonuca dönüştürme sıkıntısı yaşandı. Çoğu pozisyonda 4 defans oyuncusu ile bir tek Baros vardı ceza sahası içi ve çevresinde. Ancak en önemli eksisi anlamsız çektiği 2 şut oldu bu akşam. İkisinde de tercihini pas yapmaktan yana kullansa takım arkadaşlarını çok önemli pozisyonlara sokabilirdi.
7. Maçı en güzel özetleyebilecek cümle “Kenarda oturanlar ne kadar kalifiye ise maçı kazanman o kadar muhtemeldir.” lafı sanırım. Tabi bir de doğru alternatifleri düşünüp sahaya koyan kenar yönetimi de lazım. 60. dakikada Rijkaard ve Neskeens, Baros ve Elano’yı çıkarıp yerlerine Nonda ve Kewell’i koyunca maçın seyri bir anda değişti. Arda, Elano’nun yerine Kewell da sola geçti. Arda, Arda gibi oynamaya başlayınca ve orta sahayı organize edince Galatasaray orta sahadan daha hızlı çıkmaya ve pas yapmaya başladı. Bunun sonucunda Ankaraspor 11 oyuncusu ile defansına gömüldü ve her topu şişirerek uzaklaştırmaya başladı. Bu da zaten Galatasaray için golün habercisi oldu. Çünkü Galatasaray’dan puan almak istiyorsan ilk yapman gereken körü körüne defans yapmamaktır ki Ankaraspor bu moda girince ya da Galatasaray, Ankaraspor yarı sahasını abluka altına alıp oyuncularına pas yapma imkanı vermeyince ışık göründü.

8. Kewell. Oynasın oynamasın artık o Galatasaray’ın ikonlarından biri oldu. Korner vuruşunda ön direkte topa kafayla vurup attığı golden kimbilir daha önce kaç kere attı Galatasaray’a geldi geleli?
9. Nonda oynadığı her maçta adeta “ben buraya kazık çaktım kimse gönderemez” diyor. Bu maçta da kenardan gelip tabi ki Aydın’ın çok güzel ara pasıyla golünü attı. Şu aralar acaba zaman zaman sahaya tam hazır görünmeyen Baros ile değil de şu anda çok formda bir tablo çizen Nonda’yla çıksak daha iyi olmaz mı demiyor da değilim hani. Ama bu düşünce bu maça özel değil. Geçen seneki Baros’u düşündüğümde bu sezon çok eksik şu anda.

10. Alternatifli bir kadro kurmanın semeresini bu maçta açıkça gördük. Sahadakiler yapamadı bu sefer kenardan gelenler yaptı. Ancak şapkayı da önümüze koymamız lazım. Rakip, orta sahada baskılı oynayınca daha hızlı oynayıp, yerden ve isabetli paslarla bu baskıyı kırmak gerekirken geriye verilen paslar ve ileri şişirme toplar Galatasaray’ın başına ileride zorluk derecesi daha yüksek maçlarda iş açar.
11. Ankaraspor’un eski Ankaragücü’nün yeni başkanı Ahmet Gökçek ilk maçında sınıfta kalanların başında geldi. Söylenene göre şeref tribünündeklerden biri gollerden sonra takımı sattın sen niye geldin veya o tarzda laflar etmiş. O da yerinden fırlayıp adama uçacakken yakalamışlar yarı yolda. Adamı dışarı çıkarmışlar. Fakat o arada kameralar olaya çevrilince İlhan Cavcav’ın Ahmet Gökçek’e bir bakışı vardı ki ” Bu mu başkan olacak? Güldürmeyin beni” der gibiydi. Neyse madem başkan oldu ona göre hareket etmesi gerekir. Babası onu da öğretir.

12. Bizim yöneticilerde de üçlümüz olan Adnan Sezgin-Haldun Üstünel- Murat Yalçındağ gollerde sevinçleri görülmeye değerdi. Herhalde protokol tribününde rahatça sevinemeyiz diye başka bir tarafta izlediler maçı.

13. Şimdi Ankaraspor maçında oynayan rakip oyuncuların çoğuyla Ankaragücü forması altında tekrar oynayacağız. Ediz, Risp ve Mehmet Çakır’dan sonra Senecky, Adem Koçak, Meye, Muhammet Hanefi, Ömer Aysan ismi geçen futbolcular. Komediye bak…

14. Son olarak sinek küçük ama mide bulandırır türünden canımı sıkan bir not: Galatasaray’ın Kewell ile bulduğu ilk golden sonra televizyonda yedek kulübesindeki gol sevinci gösterilirken Keita, Elano vs. herkes sevinç içindeyken Barış’ın bu sevince katılmaması, katılmayı geçtim yüzünde sevinicini gösterir küçük bir tebessüm bile olmaması gecenin benim açımdan en sıkıcı durumuydu.

Kadro Derinliğinin Semeresi

Eylül 1, 2009, 12:20 am | Ankaraspor, Futbol, Galatasaray, ozhano, TSL kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum

Ankaraspor 0-2 Galatasaray

1. Galatasaray’da Elano sahaya çıkan 11’e eklenirken Aydın’a kulübe yolu gözüktü. Maçın başında her ne kadar Arda solda, Elano ortada, Keita sağda olarak görünse de maç içerisinde bu üç futbolcu yerlerini değiştirdiler. Orta sahada ise sakat Ayhan’ın yerine Mehmet Topal, defansta ise yine sakat Gökhan Zan’ın yerine Emre Aşık tercihleri vardı Rijkaard’ın.

2. Maç başladığında ilk 10 dakika sonunda göze çarpan Galatasaray’ın orta sahasının önceki maçlardaki gibi hızlı bir şekilde oynamaması oldu. Bunda en önemli etken diğer maçlarda orta sahada topu ilk önce ileri doğru kullanma mentalitesine sahip Ayhan’ın yerine, daha çok yana ya da geriye pası düşünen Mehmet Topal’ın sahada olmasıydı. Bununla birlikte Ankarasporlu futbolcuların top Galatasaray’a geçtiği anda topu ayağına alan oyunculara basması da Galatasaray’ın orta sahayı hızlı geçmesine engel oldu. Diğer yandan Ankaraspor ise ofansif anlamda düşünüldüğünde Hakan Balta’nın tarafını yol geçen hanına çevirdiler. Hakan Balta’nın kanat yerine defansın ortasına yakın oynaması yüzünden Ömer Aysan ilk yarıda o kanattan 5-6 tane rahat orta yapma fırsatı buldu.

3. Sabri Sarıoğlu her ne kadar hala daha orta yapamasa defansif anlamda bu akşam gerekeni yaptı. Arkasına adam kaçırmadı. Ancak Keita da zaman zaman kendisine yardım etti. Ama maçta çektiği şutlarla yine tüm taraftarları kanser etti.

4. Mustafa Sarp’ın en etkisiz ya da isminin en az duyulduğu maçı oldu. Adını ilk olarak 22. dakikada duydum. Ankaraspor’un orta sahada yaptığı baskısı yüzünden ileri çıkamadı. Orta sahada aldığı toplarla ileri çıkmak yerine yatay ve geriye pasları tercih etti.

5. Arda 60 dakika sahada adeta yürüdü. En kötü 60 dakikası oldu bu maç. Ama son 30 dakikası yine eskisi gibi çok iyiydi. Skorun altına yine asist yaparak imzasını attı. Elano ise fazla verimli olmadı bu maçta. Orta sahadan ileriye tek destek Keita’dan geldi. Baros da orta sahadan yardım gelmeyince ileride çok yalnız kaldı ve çıkana kadar etkisiz bir görüntü çizdi.
6. Keita kenara alınıncaya kadar Galatasaray adına gollük ataklar yapabilen ve rakip defansı zorlayan, uğraşan, didenen tek isim konumundaydı Galatasaray için. Ankaraspor defansının solunda oynayan Aydın Karabulut’u neredeyse her pozisyonda geçti ancak ceza sahası içine yeterince destek gelmediği için gollük ortaları ve pasları sonuca dönüştürme sıkıntısı yaşandı. Çoğu pozisyonda 4 defans oyuncusu ile bir tek Baros vardı ceza sahası içi ve çevresinde. Ancak en önemli eksisi anlamsız çektiği 2 şut oldu bu akşam. İkisinde de tercihini pas yapmaktan yana kullansa takım arkadaşlarını çok önemli pozisyonlara sokabilirdi.
7. Maçı en güzel özetleyebilecek cümle “Kenarda oturanlar ne kadar kalifiye ise maçı kazanman o kadar muhtemeldir.” lafı sanırım. Tabi bir de doğru alternatifleri düşünüp sahaya koyan kenar yönetimi de lazım. 60. dakikada Rijkaard ve Neskeens, Baros ve Elano’yı çıkarıp yerlerine Nonda ve Kewell’i koyunca maçın seyri bir anda değişti. Arda, Elano’nun yerine Kewell da sola geçti. Arda, Arda gibi oynamaya başlayınca ve orta sahayı organize edince Galatasaray orta sahadan daha hızlı çıkmaya ve pas yapmaya başladı. Bunun sonucunda Ankaraspor 11 oyuncusu ile defansına gömüldü ve her topu şişirerek uzaklaştırmaya başladı. Bu da zaten Galatasaray için golün habercisi oldu. Çünkü Galatasaray’dan puan almak istiyorsan ilk yapman gereken körü körüne defans yapmamaktır ki Ankaraspor bu moda girince ya da Galatasaray, Ankaraspor yarı sahasını abluka altına alıp oyuncularına pas yapma imkanı vermeyince ışık göründü.

8. Kewell. Oynasın oynamasın artık o Galatasaray’ın ikonlarından biri oldu. Korner vuruşunda ön direkte topa kafayla vurup attığı golden kimbilir daha önce kaç kere attı Galatasaray’a geldi geleli?
9. Nonda oynadığı her maçta adeta “ben buraya kazık çaktım kimse gönderemez” diyor. Bu maçta da kenardan gelip tabi ki Aydın’ın çok güzel ara pasıyla golünü attı. Şu aralar acaba zaman zaman sahaya tam hazır görünmeyen Baros ile değil de şu anda çok formda bir tablo çizen Nonda’yla çıksak daha iyi olmaz mı demiyor da değilim hani. Ama bu düşünce bu maça özel değil. Geçen seneki Baros’u düşündüğümde bu sezon çok eksik şu anda.

10. Alternatifli bir kadro kurmanın semeresini bu maçta açıkça gördük. Sahadakiler yapamadı bu sefer kenardan gelenler yaptı. Ancak şapkayı da önümüze koymamız lazım. Rakip, orta sahada baskılı oynayınca daha hızlı oynayıp, yerden ve isabetli paslarla bu baskıyı kırmak gerekirken geriye verilen paslar ve ileri şişirme toplar Galatasaray’ın başına ileride zorluk derecesi daha yüksek maçlarda iş açar.
11. Ankaraspor’un eski Ankaragücü’nün yeni başkanı Ahmet Gökçek ilk maçında sınıfta kalanların başında geldi. Söylenene göre şeref tribünündeklerden biri gollerden sonra takımı sattın sen niye geldin veya o tarzda laflar etmiş. O da yerinden fırlayıp adama uçacakken yakalamışlar yarı yolda. Adamı dışarı çıkarmışlar. Fakat o arada kameralar olaya çevrilince İlhan Cavcav’ın Ahmet Gökçek’e bir bakışı vardı ki ” Bu mu başkan olacak? Güldürmeyin beni” der gibiydi. Neyse madem başkan oldu ona göre hareket etmesi gerekir. Babası onu da öğretir.

12. Bizim yöneticilerde de üçlümüz olan Adnan Sezgin-Haldun Üstünel- Murat Yalçındağ gollerde sevinçleri görülmeye değerdi. Herhalde protokol tribününde rahatça sevinemeyiz diye başka bir tarafta izlediler maçı.

13. Şimdi Ankaraspor maçında oynayan rakip oyuncuların çoğuyla Ankaragücü forması altında tekrar oynayacağız. Ediz, Risp ve Mehmet Çakır’dan sonra Senecky, Adem Koçak, Meye, Muhammet Hanefi, Ömer Aysan ismi geçen futbolcular. Komediye bak…

14. Son olarak sinek küçük ama mide bulandırır türünden canımı sıkan bir not: Galatasaray’ın Kewell ile bulduğu ilk golden sonra televizyonda yedek kulübesindeki gol sevinci gösterilirken Keita, Elano vs. herkes sevinç içindeyken Barış’ın bu sevince katılmaması, katılmayı geçtim yüzünde sevinicini gösterir küçük bir tebessüm bile olmaması gecenin benim açımdan en sıkıcı durumuydu.

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.