>8 Resmi Maç-29 Gol Aynen Devam

Ağustos 23, 2009, 11:29 pm | Futbol, Galatasaray, Kayserispor, ozhano, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Galatasaray 4-1Kayserispor
1. Maça Tallinn maçının 11’i ile başladı Galatasaray. Maç başlamadan önce Galatasaray’ın gol yollarında çok zorlanacağını düşünüyordum. Bu düşüncemin sebebi, Tolunay Kafkas’ın futbolcularına oynattığı rakibe karşı olan tatlı sert futboluydu. Özellikle Keita sakatlanabilir diye çok endişelendim. Diğer yandan Ariza varken Kayserispor’un ofansif anlamda birşey yaparsa bunun duran toplardan olacağı aşikardı.

2. Maç başladı. Maç öncesi düşüncelerimin tam tersine Kayserispor, Galatasaray sahasına yığıldı ilk dakikalar ile beraber ki 2. dakikada Cangele’nin bizim defansı hallaç pamuğu gibi attığı pozisyonda kaleci Leo çok iyi çıkardı. Yeterince iyi defans yapmadığı için kızdığım Sabri çok iyi kademeye girdi. Kötüyken laf ediyorsak iyiyken de aferini söylememiz gerekir. Ama dikkat edin bu akşam Sabri diğer maçlara göre defansı çok daha iyi kapattı ve Servet-Gökhan ikilisinin kademesine çok iyi girdi. Böyle oynasın arkasında olur bu taraftar her zaman.
3. Galatasaray’ın ilk golünde Arda sanırım görünmez adamdı ki Kayserispor’da kimse onu kaale almadı. Topu durdurup şut atsa ya da pas verse daha iyi olabilirdi ama eğrisi doğrusuna denk geldi kaleye şut olarak yaptığı vole pas olarak Baros’a geldi ve bana göre temiz bir şekilde golü attı. Bu gol Galatasaray’ın duran top çalışmaları yaptığının en önemli göstergelerinden biriydi. Çünkü serbest vuruşta Arda arka direkteydi ama esas o bölgeye hareket eden ön direkten rakibini ekarte edip giden Servet’ti ve esas düşünülen topun ona gelmesi ve pas ya da kaleye şut şeklinde topun kale içine ulaştırılması idi.

4. Arda geçen maçlara göre daha statikti sahada. Ama bu haliyle bile oyuna skora geceye damgasını vuran oyunculardan biri oldu.

5. Keita’nın bu maçta sakatlanabileceğini düşünüyordum. Karşısında çok sert oynayan Kayserili oyuncular vardı. Buna rağmen yine vasatın üzerinde bir oyun sergiledi benim gözümde. Kayseri defansı kesinlikle Keita’nın koşu yolunun açılmasına ve driplinglerine izin vermediler ama bunu hep çekerek ya da faulle yaptılar.

6. Tallinn maçında yorum yapan arkadaşlarımdan biri forvetsiz 4-6-0 bir oyun olabileceğini ve Baros’un şu anda oynadığımız 4-3-3 sistemine uygun olmadığını söylemişti. Ben de tam tersini iddia etmiştim. Eğer orta sahada ofansif anlamda çok iyi oyuncuların varsa ileri uçta rakip defansı kenarlara sürükleyip koşu yollarını açan bir forvete ihtiyaç duyulur ki şu anda Baros bu işi çok iyi yapıyor. Örneğin, Mustafa Sarp’ın ikinci yarıda orta saha ve defansı delerken faulle durdurulduğu pozisyonda Baros Kayserili 2 oyuncuyu kendisiyle sürüklüyor ve onun açtığı koridordan Sarp gidiyor. Aynı pozisyon Tallinn maçında da olmuş, Sarp’ın şutu az farkla dışarı çıkmıştı. Baros bugün diriydi, konsantrasyonu yerindeydi, oynamak ve gol atmak istediği her halinden belliydi ki geceyi 2 golle tamamladı. Ama hala daha geçen sezonki seriliği yok. 4. golü hatırlarsanız Arda topu verdikten sonra topa vurana kadar geçen sürede neredeyse arkadaki defans oyuncusu yetişecekti. Vuruşu iyi değildi ama öyle ya da böyle golü attı önemli olan da buydu.

7. Sahada bir de Ariza vardı. Ariza ilk önce Galatasaray’da arıza yarattı olmadı sonra da kendi takımında aynı olayı yaptı. Açıkçası ben beğendim bu adamı. Çok güçlü, servet ve Gökhan’ın ikisiyle uğraşabilmek hatta onlara top aldırmamak kolay iş değil. Her ne kadar Troisi ve Cangele gibi orta sahadan forveti destekleyici oyuncular bünyelerinde olsa da Ariza yanlız kaldı maç boyunca ileride.

8. Elano muhteşem bir gol attı. Ama henüz daha hazır değil. Ama bu golün daha büyük bir önemi var ki golden sonra futbolcuların sevinci. İşte eğer Galatasaray bu sezon ligde ve Avrupa’da başarılı olacaksa bu başarı ilk başta o sevinçte gizli.

9. Hakem için çok zor bir maç oldu ve çok da hata yaptı bana göre. Baros’un attığı ilk golde bana göre faul yok buz gibi gol. Maç sonu, pozisyon tekrarlarını daha izlemedim ama, Kayseri’nin ilk golünde ve Galatasaray’ın ikinci golünde verilen korner kararları yanlıştı. Baros’a biri bariz iki penaltı pozisyonunu es geçti. Verdiği kartlar ise doğruydu. Açıkçası benim gözümde vasatı aşamadı. Unutmadan şunu da ekleyeyim ki, Mustafa Sarp’a ikinci yarıda çizginin hemen önünde yapılan faulde oyunu devam ettirse Galatasaray gollük bir pozisyon içindeydi ve kaleciyle karşı karşıya pozisyon vardı. Avantaj kuralını uygulamadı, çok büyük hata oldu.

10. Tek sıkıntı Hakan Balta. Darbeye bağlı bir sakatlık değildi yaşadığı. İnşallah uzun süreli bir sıkıntı yaşamayız. Alternatifsiz ya da sıkıntılı olduğumuz tek bölge olarak düşündüğüm sol bekte kim gelirse gelsin Hakan Balta gibi olamaz.

Zor maçtı, 4-1 gibi net bir skor, oyun da diğer maçlara göre iyi olmasa da tatmin ediciydi. Önceki yazılarımın birinde ben bu sezon geleceği hiç düşünmeyeceğim sadece anı yaşayacağım demiştim. Hiç yarın ne olacağını düşünmeden bu güzel kadronun yaptıklarını izlemek bana acayip zevk veriyor. 8 resmi maç 29 gol oldu. Ne diyelim aynen devam…

8 Resmi Maç-29 Gol Aynen Devam

Ağustos 23, 2009, 11:29 pm | Futbol, Galatasaray, Kayserispor, ozhano, TSL kategorisinde yayınlandı | 5 Yorum
Galatasaray 4-1Kayserispor
1. Maça Tallinn maçının 11’i ile başladı Galatasaray. Maç başlamadan önce Galatasaray’ın gol yollarında çok zorlanacağını düşünüyordum. Bu düşüncemin sebebi, Tolunay Kafkas’ın futbolcularına oynattığı rakibe karşı olan tatlı sert futboluydu. Özellikle Keita sakatlanabilir diye çok endişelendim. Diğer yandan Ariza varken Kayserispor’un ofansif anlamda birşey yaparsa bunun duran toplardan olacağı aşikardı.

2. Maç başladı. Maç öncesi düşüncelerimin tam tersine Kayserispor, Galatasaray sahasına yığıldı ilk dakikalar ile beraber ki 2. dakikada Cangele’nin bizim defansı hallaç pamuğu gibi attığı pozisyonda kaleci Leo çok iyi çıkardı. Yeterince iyi defans yapmadığı için kızdığım Sabri çok iyi kademeye girdi. Kötüyken laf ediyorsak iyiyken de aferini söylememiz gerekir. Ama dikkat edin bu akşam Sabri diğer maçlara göre defansı çok daha iyi kapattı ve Servet-Gökhan ikilisinin kademesine çok iyi girdi. Böyle oynasın arkasında olur bu taraftar her zaman.
3. Galatasaray’ın ilk golünde Arda sanırım görünmez adamdı ki Kayserispor’da kimse onu kaale almadı. Topu durdurup şut atsa ya da pas verse daha iyi olabilirdi ama eğrisi doğrusuna denk geldi kaleye şut olarak yaptığı vole pas olarak Baros’a geldi ve bana göre temiz bir şekilde golü attı. Bu gol Galatasaray’ın duran top çalışmaları yaptığının en önemli göstergelerinden biriydi. Çünkü serbest vuruşta Arda arka direkteydi ama esas o bölgeye hareket eden ön direkten rakibini ekarte edip giden Servet’ti ve esas düşünülen topun ona gelmesi ve pas ya da kaleye şut şeklinde topun kale içine ulaştırılması idi.

4. Arda geçen maçlara göre daha statikti sahada. Ama bu haliyle bile oyuna skora geceye damgasını vuran oyunculardan biri oldu.

5. Keita’nın bu maçta sakatlanabileceğini düşünüyordum. Karşısında çok sert oynayan Kayserili oyuncular vardı. Buna rağmen yine vasatın üzerinde bir oyun sergiledi benim gözümde. Kayseri defansı kesinlikle Keita’nın koşu yolunun açılmasına ve driplinglerine izin vermediler ama bunu hep çekerek ya da faulle yaptılar.

6. Tallinn maçında yorum yapan arkadaşlarımdan biri forvetsiz 4-6-0 bir oyun olabileceğini ve Baros’un şu anda oynadığımız 4-3-3 sistemine uygun olmadığını söylemişti. Ben de tam tersini iddia etmiştim. Eğer orta sahada ofansif anlamda çok iyi oyuncuların varsa ileri uçta rakip defansı kenarlara sürükleyip koşu yollarını açan bir forvete ihtiyaç duyulur ki şu anda Baros bu işi çok iyi yapıyor. Örneğin, Mustafa Sarp’ın ikinci yarıda orta saha ve defansı delerken faulle durdurulduğu pozisyonda Baros Kayserili 2 oyuncuyu kendisiyle sürüklüyor ve onun açtığı koridordan Sarp gidiyor. Aynı pozisyon Tallinn maçında da olmuş, Sarp’ın şutu az farkla dışarı çıkmıştı. Baros bugün diriydi, konsantrasyonu yerindeydi, oynamak ve gol atmak istediği her halinden belliydi ki geceyi 2 golle tamamladı. Ama hala daha geçen sezonki seriliği yok. 4. golü hatırlarsanız Arda topu verdikten sonra topa vurana kadar geçen sürede neredeyse arkadaki defans oyuncusu yetişecekti. Vuruşu iyi değildi ama öyle ya da böyle golü attı önemli olan da buydu.

7. Sahada bir de Ariza vardı. Ariza ilk önce Galatasaray’da arıza yarattı olmadı sonra da kendi takımında aynı olayı yaptı. Açıkçası ben beğendim bu adamı. Çok güçlü, servet ve Gökhan’ın ikisiyle uğraşabilmek hatta onlara top aldırmamak kolay iş değil. Her ne kadar Troisi ve Cangele gibi orta sahadan forveti destekleyici oyuncular bünyelerinde olsa da Ariza yanlız kaldı maç boyunca ileride.

8. Elano muhteşem bir gol attı. Ama henüz daha hazır değil. Ama bu golün daha büyük bir önemi var ki golden sonra futbolcuların sevinci. İşte eğer Galatasaray bu sezon ligde ve Avrupa’da başarılı olacaksa bu başarı ilk başta o sevinçte gizli.

9. Hakem için çok zor bir maç oldu ve çok da hata yaptı bana göre. Baros’un attığı ilk golde bana göre faul yok buz gibi gol. Maç sonu, pozisyon tekrarlarını daha izlemedim ama, Kayseri’nin ilk golünde ve Galatasaray’ın ikinci golünde verilen korner kararları yanlıştı. Baros’a biri bariz iki penaltı pozisyonunu es geçti. Verdiği kartlar ise doğruydu. Açıkçası benim gözümde vasatı aşamadı. Unutmadan şunu da ekleyeyim ki, Mustafa Sarp’a ikinci yarıda çizginin hemen önünde yapılan faulde oyunu devam ettirse Galatasaray gollük bir pozisyon içindeydi ve kaleciyle karşı karşıya pozisyon vardı. Avantaj kuralını uygulamadı, çok büyük hata oldu.

10. Tek sıkıntı Hakan Balta. Darbeye bağlı bir sakatlık değildi yaşadığı. İnşallah uzun süreli bir sıkıntı yaşamayız. Alternatifsiz ya da sıkıntılı olduğumuz tek bölge olarak düşündüğüm sol bekte kim gelirse gelsin Hakan Balta gibi olamaz.

Zor maçtı, 4-1 gibi net bir skor, oyun da diğer maçlara göre iyi olmasa da tatmin ediciydi. Önceki yazılarımın birinde ben bu sezon geleceği hiç düşünmeyeceğim sadece anı yaşayacağım demiştim. Hiç yarın ne olacağını düşünmeden bu güzel kadronun yaptıklarını izlemek bana acayip zevk veriyor. 8 resmi maç 29 gol oldu. Ne diyelim aynen devam…

>Banega Kiralık Olarak Everton’da!

Ağustos 23, 2009, 2:55 am | EPL, Futbol, La Liga, ozhano, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Geç yazdık ama yine de arşivde dursun; fm’nin efsane isimlerinden biri olan Ever Banega Everton ile kiralık olarak anlaşmış. Hayırlı olsun. Çalışma iznini nasıl alabildi acaba? Neyse, Bir de EPL’de izleyelim bakalım.

Kaynak burada

Banega Kiralık Olarak Everton’da!

Ağustos 23, 2009, 2:55 am | EPL, Futbol, La Liga, ozhano, Transfer kategorisinde yayınlandı | 4 Yorum

Geç yazdık ama yine de arşivde dursun; fm’nin efsane isimlerinden biri olan Ever Banega Everton ile kiralık olarak anlaşmış. Hayırlı olsun. Çalışma iznini nasıl alabildi acaba? Neyse, Bir de EPL’de izleyelim bakalım.

Kaynak burada

>Maç Saati İkilemi

Ağustos 23, 2009, 12:40 am | Futbol, Galatasaray, ilginç, ozhano, sivasspor, Sıkıntı, TFF, TSL, UEFA Avrupa Ligi kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>TSL Birinci Hafta (09.08.2009):
Gaziantepspor-Galatasaray 19.30
Fenerbahçe-Denizlispor 21.45

TSL Üçüncü Hafta (23.08.2009):
Galatasaray-Kayserispor 21.00
Manisaspor-Trabzonspor 21.00

Ne değişti de yayıncı kuruluşun naklen yayınlayacağı iki maç aynı saatte olabildi? GS maçı Lig Tv’de, Trabzonspor maçı Spormax’de olacak. Madem bu olabiliyordu da hangi güçler ilk hafta Galatasaray’ı Antep’te 35 derece sıcaklıkta maç yapmaya zorladı? İlk hafta Galatasaray’ın maçı da neden 21.45’te olmadı?

Diğer yandan Sivasspor’un da lig maçı UEFA Avrupa Ligi’nde Shakhtar ile yapacağı maç nedeniyle ertelendi. Bu federasyonun göreve geldiğinden beri aldığı en komik karar bu. Erteleme kararı ne zaman alındı bilmiyorum ama eğer Sivasspor’un Shakhtar ile olan ilk maçından sonra alındıysa tam komedi. Tamam futbol bu ama… İnanan var mı? Eğer ilk maç oynanmadan önce alındıysa bu dereyi görmeden paçayı sıvamak olmuyor mu? Ben her durumda, hangi takım olursa olsun final olmadıkça bu tip erteleme fasafisolarına karşıyım ama örneğin ilk maç Sivas’ın galibiyetiyle biter, erteleme talebi düşünülür. Ama 3-0 be kardeşim. Bir de Ukrayna’ya gidiyorsun. Nereden tutsan elinde kalıyor.

Federasyon ilginç kararların altına imza atıyor ve aldığı kararlarda bir tutarlılık yok. Artı her hafta kulüplerden ceza adı altında yüklü paralar kaldırnaya başladılar. Benim kafam da takılmaya başladı o paralara. O paralar nerede kullanılıyor acaba? Ceza paralarını alıyorlar sonra lig ya da Türkiye Kupası Şampiyonu’na bu paraları veriyorlar. Tamam ceza verilir de kantarın topuzu maddi ceza anlamında biraz kaçmaya başladı. Erteleme ile ilgili olarak ise yarın GS, FB, BJK daha grup maçlarında erteleme talebinde bulunurlarsa nasıl reddedecek bu Federasyon bilemiyorum. Siz büyük takımsınız ertleme olmaz mı diyecekler? İlginç çok ilginç. Ama bakalım zaman gösterecek herşeyi.

Maç Saati İkilemi

Ağustos 23, 2009, 12:40 am | Futbol, Galatasaray, ilginç, ozhano, sivasspor, Sıkıntı, TFF, TSL, UEFA Avrupa Ligi kategorisinde yayınlandı | 6 Yorum

TSL Birinci Hafta (09.08.2009):
Gaziantepspor-Galatasaray 19.30
Fenerbahçe-Denizlispor 21.45

TSL Üçüncü Hafta (23.08.2009):
Galatasaray-Kayserispor 21.00
Manisaspor-Trabzonspor 21.00

Ne değişti de yayıncı kuruluşun naklen yayınlayacağı iki maç aynı saatte olabildi? GS maçı Lig Tv’de, Trabzonspor maçı Spormax’de olacak. Madem bu olabiliyordu da hangi güçler ilk hafta Galatasaray’ı Antep’te 35 derece sıcaklıkta maç yapmaya zorladı? İlk hafta Galatasaray’ın maçı da neden 21.45’te olmadı?

Diğer yandan Sivasspor’un da lig maçı UEFA Avrupa Ligi’nde Shakhtar ile yapacağı maç nedeniyle ertelendi. Bu federasyonun göreve geldiğinden beri aldığı en komik karar bu. Erteleme kararı ne zaman alındı bilmiyorum ama eğer Sivasspor’un Shakhtar ile olan ilk maçından sonra alındıysa tam komedi. Tamam futbol bu ama… İnanan var mı? Eğer ilk maç oynanmadan önce alındıysa bu dereyi görmeden paçayı sıvamak olmuyor mu? Ben her durumda, hangi takım olursa olsun final olmadıkça bu tip erteleme fasafisolarına karşıyım ama örneğin ilk maç Sivas’ın galibiyetiyle biter, erteleme talebi düşünülür. Ama 3-0 be kardeşim. Bir de Ukrayna’ya gidiyorsun. Nereden tutsan elinde kalıyor.

Federasyon ilginç kararların altına imza atıyor ve aldığı kararlarda bir tutarlılık yok. Artı her hafta kulüplerden ceza adı altında yüklü paralar kaldırnaya başladılar. Benim kafam da takılmaya başladı o paralara. O paralar nerede kullanılıyor acaba? Ceza paralarını alıyorlar sonra lig ya da Türkiye Kupası Şampiyonu’na bu paraları veriyorlar. Tamam ceza verilir de kantarın topuzu maddi ceza anlamında biraz kaçmaya başladı. Erteleme ile ilgili olarak ise yarın GS, FB, BJK daha grup maçlarında erteleme talebinde bulunurlarsa nasıl reddedecek bu Federasyon bilemiyorum. Siz büyük takımsınız ertleme olmaz mı diyecekler? İlginç çok ilginç. Ama bakalım zaman gösterecek herşeyi.

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.