>Harry Redknapp’ın yapılacaklar listesi

Ağustos 22, 2009, 11:08 pm | Harry Redknapp, Liverpool, Tottenham Hotspurs kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

notebook-pages(small)
Reklamlar

Harry Redknapp’ın yapılacaklar listesi

Ağustos 22, 2009, 11:08 pm | Harry Redknapp, Liverpool, Tottenham Hotspurs kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
notebook-pages(small)

>Terbastı!

Ağustos 22, 2009, 11:05 pm | Futbol, Trabzonspor, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Maçtan sonra atılan en orjinal manşetti bence. Aklımıza neden gelmedi bilemiyorum. Herkes gibi klasik bir bakışla “Trabzon Avrupa’ya Fransız” dedik… Kim demedi onu da sorgulamak gerek.

umutbulut2

Avrupa kupası maçlarının oynandığı perşembe gecesi en fazla süre aldığım maçtı televizyon karşısında. Karadeniz ekibi eski zamanlarda estirdiği fırtına sebebiyle aldığı sıfatı gibi başladı maça.
Abluka altındaydı Toulouse kalesi, çatır çutur şutlarla kaleyi yoklaya yoklaya hem bizi hem de kendilerini şaşırttılar. Hele bir de çataldan dönen top vardı ki inanılmaz. Trabzon sonunda iyi oynayıp avrupada istenen sonuca ulaşacak mı soru işareti oturmuştu ki kafama, Andre-Pierre Gignac hiç gerek yok bu konuyla boşuna ilgilenme başka şeylere yönel dercesine soru işaretimin noktasını mükemmel bir voleyle kaleci Sylva’nın uzanamayacağı köşeye gönderdi.

Bu durumda ne yaşanabilirdi ki? Romantik yaklaşımıma güzel bir tokat gelince fransızın ayaküstüyle bir kendime geldim ama Trabzon sanki hele bir durun der gibiydi. Yine aynı bindirmelere devam ettiler. Bu arada Engin Baytar, çiçek ekip kaytarmadı bizim Aydın gibi. Maçın en etkili isimlerinden biriydi. Trabzon’un kanat ataklarındaki en etkili isimdi. Goldeki mükemmel hareketlerine de ben şaştım kaldım. Evet geçen sene de böyle güzel hareketleri oluyordu ama disiplinsiz hareketleri bunun önüne geçiyordu… Bu yıl böyle devam ederse Trabzon’un en önemli transferi olur
.enginbaytar

Maçın devamına fazla bakamadım. Bunda Toulouse’un gollerinin de etkisi oldu. Maçtaki en anlamlı şeyse tribünlerin “Fatih Tekke” diye bağırmasaydı. Umut Bulut yıllardır bu takımda nasıl forvet ben anlam veremiyorum. Bir gün verimli olduğunu görmedim. Gökhan Ünal’sa Kayserispor sonrası hiçbir şey! Bugün gazetlerde yönetimin radikal kararlar alıp Yattara veya Cale’den birini gönderip yabancı forvet alacağı yazılıyordu. Hakkaten radikal olur. Bu takımda sol bek yoktu geçen yıl, arada sırada Tayfun Cora zorunlu olarak o bölgede oynuyordu sağ bek olmasına karşın. Bazen Giray’ı bile gördük orada. Hugo Broos eminim ki Cale’nin gönderilimesine kesinlikle karşı çıkacaktır. Geçen yılın en büyük transferi idi Bordo-Mavili takımın. Yattara’nın gönderilmesi halinde ise hem taraftarlar hem de yönetimde ayrılıklar yaşanabilir. Ne olursa olsun bu takımın heyecan katan Yattara’dır.

Trabzon yabancı bir golcü almaktansa kendi içinden bir golcü çıkarmalı. Yıllardır Fatih Tekke’den başka bir golcü çıkamadı şu takımdan. En son Sadri başkan transfer yapmayı düşünmediklerini söylüyordu. Ancak transfer konusunda bir ipucu vermişti: “Yeni bir transfer düşüncemiz, girişimimiz yok. Alırsak genç ve Türk oyuncular alabiliriz.Mehmet Batdal Bank Asya’nın açılış maçında Kocaeli’ne 2 gol attı… Hem genç, hem Türk, hem golcü, hem de Trabzonspor Sportif Direktörü Ünal Karaman’ın Ümit Ulusal Takımdan öğrencisi…

mehmet-batdal

Terbastı!

Ağustos 22, 2009, 11:05 pm | Futbol, Trabzonspor, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

Maçtan sonra atılan en orjinal manşetti bence. Aklımıza neden gelmedi bilemiyorum. Herkes gibi klasik bir bakışla “Trabzon Avrupa’ya Fransız” dedik… Kim demedi onu da sorgulamak gerek.

umutbulut2

Avrupa kupası maçlarının oynandığı perşembe gecesi en fazla süre aldığım maçtı televizyon karşısında. Karadeniz ekibi eski zamanlarda estirdiği fırtına sebebiyle aldığı sıfatı gibi başladı maça.
Abluka altındaydı Toulouse kalesi, çatır çutur şutlarla kaleyi yoklaya yoklaya hem bizi hem de kendilerini şaşırttılar. Hele bir de çataldan dönen top vardı ki inanılmaz. Trabzon sonunda iyi oynayıp avrupada istenen sonuca ulaşacak mı soru işareti oturmuştu ki kafama, Andre-Pierre Gignac hiç gerek yok bu konuyla boşuna ilgilenme başka şeylere yönel dercesine soru işaretimin noktasını mükemmel bir voleyle kaleci Sylva’nın uzanamayacağı köşeye gönderdi.

Bu durumda ne yaşanabilirdi ki? Romantik yaklaşımıma güzel bir tokat gelince fransızın ayaküstüyle bir kendime geldim ama Trabzon sanki hele bir durun der gibiydi. Yine aynı bindirmelere devam ettiler. Bu arada Engin Baytar, çiçek ekip kaytarmadı bizim Aydın gibi. Maçın en etkili isimlerinden biriydi. Trabzon’un kanat ataklarındaki en etkili isimdi. Goldeki mükemmel hareketlerine de ben şaştım kaldım. Evet geçen sene de böyle güzel hareketleri oluyordu ama disiplinsiz hareketleri bunun önüne geçiyordu… Bu yıl böyle devam ederse Trabzon’un en önemli transferi olur
.enginbaytar

Maçın devamına fazla bakamadım. Bunda Toulouse’un gollerinin de etkisi oldu. Maçtaki en anlamlı şeyse tribünlerin “Fatih Tekke” diye bağırmasaydı. Umut Bulut yıllardır bu takımda nasıl forvet ben anlam veremiyorum. Bir gün verimli olduğunu görmedim. Gökhan Ünal’sa Kayserispor sonrası hiçbir şey! Bugün gazetlerde yönetimin radikal kararlar alıp Yattara veya Cale’den birini gönderip yabancı forvet alacağı yazılıyordu. Hakkaten radikal olur. Bu takımda sol bek yoktu geçen yıl, arada sırada Tayfun Cora zorunlu olarak o bölgede oynuyordu sağ bek olmasına karşın. Bazen Giray’ı bile gördük orada. Hugo Broos eminim ki Cale’nin gönderilimesine kesinlikle karşı çıkacaktır. Geçen yılın en büyük transferi idi Bordo-Mavili takımın. Yattara’nın gönderilmesi halinde ise hem taraftarlar hem de yönetimde ayrılıklar yaşanabilir. Ne olursa olsun bu takımın heyecan katan Yattara’dır.

Trabzon yabancı bir golcü almaktansa kendi içinden bir golcü çıkarmalı. Yıllardır Fatih Tekke’den başka bir golcü çıkamadı şu takımdan. En son Sadri başkan transfer yapmayı düşünmediklerini söylüyordu. Ancak transfer konusunda bir ipucu vermişti: “Yeni bir transfer düşüncemiz, girişimimiz yok. Alırsak genç ve Türk oyuncular alabiliriz.Mehmet Batdal Bank Asya’nın açılış maçında Kocaeli’ne 2 gol attı… Hem genç, hem Türk, hem golcü, hem de Trabzonspor Sportif Direktörü Ünal Karaman’ın Ümit Ulusal Takımdan öğrencisi…

mehmet-batdal

>Centilmen Büyücü

Ağustos 22, 2009, 11:02 pm | Futbol, Galatasaray, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

arda-keita

Dibimdeki Tallinn maçını izleyemedim. Fark olacağını biliyorduk zaten. İçim içimi yiyiyor mu yiyiyor şu maçları adam akıllı izleyemediğim için. Sağdan Keita, soldan Aydın, ortadan Arda, Baros ileride yırtıcı güç… Gol atamaması benim için çok önemli değil. İlla ki gol atacaktır. Bu onun için çok sorun değil. Önümüzde daha çok maç var. Ama Sabri’nin hataları artık fazlasıyla göze batmaya başlamış. Aydın’ın da Rijkaard’ın kendisine ne kadar çok güvendiğinin farkına varıp performansını artırması gerek. Bu yıl da bir şeyler yapamazsa daha da yapamaz. Ayrıca rtık dar alanda da top oynamasını öğrenmeli.

Maç öncesi yazımda devam Keita demiştim. Duymuş heralde ki devam etti mükemmel oyununa. Frikik golünü zap esnasında gördüm. Çok büyük süprizdi benim için. Muhtemelen herkes için de süpriz oldu. Çünkü an itibariyle sahada o mesafeden frikik atacak adam yoktu. Topa en sert vuran adamımızın Keita olduğunu biliyorduk frikikten gol atacağını beklemiyorduk.

Maçın ertesi gününde tüm gazeteler, köşe yazarları haliyle Keita’yı övüyordu. Tabi ki çok haklılar. Fakat Polat’ın, kendi otelinde yaptığı basın toplantısında söylediği “Sihirbaz Yöneticiler” sözünden kaynaklı olacak ki, tüm manşetlerde ve tüm köşe yazarlarının başlığında sihirbaz kelimesi kullanıldı Keita için. Hani gündemi yakalamak oradan espri çıkarmak için yapıldı bu. Bundan eminim. Hatta belki başkan Polat’a yaranmak için bile yapılmış atılm

ış olabilir bu başlık. Bir sihirbaz da Keita’mız oldu artık bu sayede. Daha bir kaç maç daha devam ederse Keita böyle başlıklar değişmez.

harry_kewell_gs

Hogwarts gibi olduk maşallah… Bir Harry Potter’ımız var, yönetim kısmında Haldun Üstünel’imiz var, bir de Keita eklendi. Sıra kimde bilmiyorum ama bu takımın sihirbazı kim ne derse desin bence Harry Kewell’dır. Zira attığı golden sonra hiç sevinmeden Hakan Balta’yı gösterip başıyla bu gol senindir jestinde bulunabilen çok centilmen kalmadı futbol dünyasında…

Centilmen Büyücü

Ağustos 22, 2009, 11:02 pm | Futbol, Galatasaray, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
arda-keita

Dibimdeki Tallinn maçını izleyemedim. Fark olacağını biliyorduk zaten. İçim içimi yiyiyor mu yiyiyor şu maçları adam akıllı izleyemediğim için. Sağdan Keita, soldan Aydın, ortadan Arda, Baros ileride yırtıcı güç… Gol atamaması benim için çok önemli değil. İlla ki gol atacaktır. Bu onun için çok sorun değil. Önümüzde daha çok maç var. Ama Sabri’nin hataları artık fazlasıyla göze batmaya başlamış. Aydın’ın da Rijkaard’ın kendisine ne kadar çok güvendiğinin farkına varıp performansını artırması gerek. Bu yıl da bir şeyler yapamazsa daha da yapamaz. Ayrıca rtık dar alanda da top oynamasını öğrenmeli.

Maç öncesi yazımda devam Keita demiştim. Duymuş heralde ki devam etti mükemmel oyununa. Frikik golünü zap esnasında gördüm. Çok büyük süprizdi benim için. Muhtemelen herkes için de süpriz oldu. Çünkü an itibariyle sahada o mesafeden frikik atacak adam yoktu. Topa en sert vuran adamımızın Keita olduğunu biliyorduk frikikten gol atacağını beklemiyorduk.

Maçın ertesi gününde tüm gazeteler, köşe yazarları haliyle Keita’yı övüyordu. Tabi ki çok haklılar. Fakat Polat’ın, kendi otelinde yaptığı basın toplantısında söylediği “Sihirbaz Yöneticiler” sözünden kaynaklı olacak ki, tüm manşetlerde ve tüm köşe yazarlarının başlığında sihirbaz kelimesi kullanıldı Keita için. Hani gündemi yakalamak oradan espri çıkarmak için yapıldı bu. Bundan eminim. Hatta belki başkan Polat’a yaranmak için bile yapılmış atılm

ış olabilir bu başlık. Bir sihirbaz da Keita’mız oldu artık bu sayede. Daha bir kaç maç daha devam ederse Keita böyle başlıklar değişmez.

harry_kewell_gs

Hogwarts gibi olduk maşallah… Bir Harry Potter’ımız var, yönetim kısmında Haldun Üstünel’imiz var, bir de Keita eklendi. Sıra kimde bilmiyorum ama bu takımın sihirbazı kim ne derse desin bence Harry Kewell’dır. Zira attığı golden sonra hiç sevinmeden Hakan Balta’yı gösterip başıyla bu gol senindir jestinde bulunabilen çok centilmen kalmadı futbol dünyasında…

>Liverpool kendine gelmiş…

Ağustos 22, 2009, 10:51 pm | Liverpool kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Liverpool-Stoke

Tottenham maçından sonraki yorumumda bu takımın bir kendine gelmesi gerek. Durup dururken sezon başında kendilerini ilerleyen haftalar için strese soktular demiştim. Ama Anfield’a gelince işler değişmiş belli ki… Hatta Gerrard’ın da kafasını kurcalayan sorular çözülmüş gibi. (Ben sorunları var heralde diye yorumlamıştım Tottenham maçındaki ruhsuzluğunu) Fakat dün yaptığı iki assist hatta Glen Johnson’ın golünden önce attığı korneri de sayarsak toplamda 2,5 asist ile maçın yıldızı olmuş maşallah. Hele o Mascherano’nun uzun topunu nefis bir zamanlamayla önüne alıp Kuyt’a kestiği top haftanın hareketi bile olabilir.

3 dakikalık özet görüntü üzerinden Liverpool hakkında derin derin bir yorum yazmak anlamsız olur. Zaten Turkcell Süper Lig’i yorumlayanlar hakkında da en çok kızdığımız yönleri buyken benim bunu yapmam ne kadar mantıklı? Çizgimizi bozmayalım ama Liverpool’u gerçekten kendine getirir bu galibiyet. Voronin’in geri dönmesi çok iyi oldu kanımca. Kanatlara hız katacaktır. İlginç bir Hertha Berlin döneminden sonra Kırmızıların da tehlikeli isimlerinden biri olacak. Gerçi takımda kalmasını Benitez’in ekonomik kriz sebebiyle transfer yapamamasına bağlayabiliriz. Rafa bu yüzden Tuncay’ı bile alamadı.

Glen Johnson‘a bir paragraf ayırlmalı. Kendisi için Tottenham maçından sonraBu yıl Dani Alves’ten sonra kendinden çok bahsettirir mevkisinde. Ciddiyim. İzleyelim görelim.” demişim. İkinci maçında beni haksız çıkarmadı. Attığı ikinci goldeki esnekliği ve estetiği enfes. Son goldeki, kanat bindirmesi ve gole açlığı mükemmel. Yaptığı assistin 3-0’dan sonra ve 90. dakikadan sonra geldiğinin altını çizmekte fayda var. =) Ya bu David N’Gog ne yapar?

Maçın Golleri burada

Liverpool kendine gelmiş…

Ağustos 22, 2009, 10:51 pm | Liverpool kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Liverpool-Stoke

Tottenham maçından sonraki yorumumda bu takımın bir kendine gelmesi gerek. Durup dururken sezon başında kendilerini ilerleyen haftalar için strese soktular demiştim. Ama Anfield’a gelince işler değişmiş belli ki… Hatta Gerrard’ın da kafasını kurcalayan sorular çözülmüş gibi. (Ben sorunları var heralde diye yorumlamıştım Tottenham maçındaki ruhsuzluğunu) Fakat dün yaptığı iki assist hatta Glen Johnson’ın golünden önce attığı korneri de sayarsak toplamda 2,5 asist ile maçın yıldızı olmuş maşallah. Hele o Mascherano’nun uzun topunu nefis bir zamanlamayla önüne alıp Kuyt’a kestiği top haftanın hareketi bile olabilir.

3 dakikalık özet görüntü üzerinden Liverpool hakkında derin derin bir yorum yazmak anlamsız olur. Zaten Turkcell Süper Lig’i yorumlayanlar hakkında da en çok kızdığımız yönleri buyken benim bunu yapmam ne kadar mantıklı? Çizgimizi bozmayalım ama Liverpool’u gerçekten kendine getirir bu galibiyet. Voronin’in geri dönmesi çok iyi oldu kanımca. Kanatlara hız katacaktır. İlginç bir Hertha Berlin döneminden sonra Kırmızıların da tehlikeli isimlerinden biri olacak. Gerçi takımda kalmasını Benitez’in ekonomik kriz sebebiyle transfer yapamamasına bağlayabiliriz. Rafa bu yüzden Tuncay’ı bile alamadı.

Glen Johnson‘a bir paragraf ayırlmalı. Kendisi için Tottenham maçından sonraBu yıl Dani Alves’ten sonra kendinden çok bahsettirir mevkisinde. Ciddiyim. İzleyelim görelim.” demişim. İkinci maçında beni haksız çıkarmadı. Attığı ikinci goldeki esnekliği ve estetiği enfes. Son goldeki, kanat bindirmesi ve gole açlığı mükemmel. Yaptığı assistin 3-0’dan sonra ve 90. dakikadan sonra geldiğinin altını çizmekte fayda var. =) Ya bu David N’Gog ne yapar?

Maçın Golleri burada

>’Spur’düler

Ağustos 22, 2009, 10:32 pm | EPL, Futbol, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

HULL-SPURS
Fotospor başlığıyla başladığım ilk takip yazıma başlamak beni içten içten çelişkiler dünyasına sürükledi. Ama yani şu skordan sonra daha ne denebilir ki. Geçen yılın ilk yarısının flaş takımı Hull City deplasmanından 5 golle döndük! Televizyonda izleyemedik haliyle. Ama canlıskor sitelerinden sürekli takipteydim. Tottenham gol attıkça ben mest oldum. Defoe’nin dün kırmızı oynadığını söylemek pek mümkün. Daha maçın hemen başında aşırtma bir vuruşla golü denemiş. Attığı goller de kolay değil. 5 kişi arasından ölü noktaya topu göndermek kolay değil. Golü attığı anda bölgeyi iyi incelerseniz tek Tottenham’lı o var. İkinci gol de çok benzeri. Ancak Hull City’nin verdiği o açık açık değil! Çatladı Kapı Spor defansı vermez o açığı. (Hıncal yorumundan alıntıdır.)

Hull City’nin attığı golde kaplanların hocası Phil Brown’ın etkisi büyük. Ama Brown yedikleri üçüncü goldeki defansif hatayı çözemezse yıl boyunca maç başına ortalama 3 gol yerler. Geçen yılki performanslarından da oldukça uzak kalıcakları ise açık bir gerçek.

Defoe’nin ise ne kırmızı oynadığını attığı son golden öncesinden başlayarak iyi bir izlerseniz anlarsınız ne demek istediğimi. İkide iki oldu. Sıradaki gelsin! diyordur Harry…

Maçın Kısa Özeti ve Golleri

‘Spur’düler

Ağustos 22, 2009, 10:32 pm | EPL, Futbol, volkanbk3 kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
HULL-SPURS
Fotospor başlığıyla başladığım ilk takip yazıma başlamak beni içten içten çelişkiler dünyasına sürükledi. Ama yani şu skordan sonra daha ne denebilir ki. Geçen yılın ilk yarısının flaş takımı Hull City deplasmanından 5 golle döndük! Televizyonda izleyemedik haliyle. Ama canlıskor sitelerinden sürekli takipteydim. Tottenham gol attıkça ben mest oldum. Defoe’nin dün kırmızı oynadığını söylemek pek mümkün. Daha maçın hemen başında aşırtma bir vuruşla golü denemiş. Attığı goller de kolay değil. 5 kişi arasından ölü noktaya topu göndermek kolay değil. Golü attığı anda bölgeyi iyi incelerseniz tek Tottenham’lı o var. İkinci gol de çok benzeri. Ancak Hull City’nin verdiği o açık açık değil! Çatladı Kapı Spor defansı vermez o açığı. (Hıncal yorumundan alıntıdır.)

Hull City’nin attığı golde kaplanların hocası Phil Brown’ın etkisi büyük. Ama Brown yedikleri üçüncü goldeki defansif hatayı çözemezse yıl boyunca maç başına ortalama 3 gol yerler. Geçen yılki performanslarından da oldukça uzak kalıcakları ise açık bir gerçek.

Defoe’nin ise ne kırmızı oynadığını attığı son golden öncesinden başlayarak iyi bir izlerseniz anlarsınız ne demek istediğimi. İkide iki oldu. Sıradaki gelsin! diyordur Harry…

Maçın Kısa Özeti ve Golleri

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.