Hasta hasta seyredilen Galatasaray Maçı

Ağustos 21, 2009, 8:54 pm | Futbol, Galatasaray, ozhano, UEFA Avrupa Ligi kategorisinde yayınlandı | 8 Yorum
Herşeyden önce herkese hayırlı Ramazanlar diliyorum. Ramazan’a hastalıkla girdik anlayacağınız. Zaten 2009 bitmese de şu an itibariyle ben de bıraktığı benim ve etrafımdakilerin geçirdiği ciddi rahatsızlıklar oldu. Neyse antibiyotikler, ağrı kesiciler ve iğnelerle geçtim televizyonun karşısına ve bir göz açık bir göz kapalı, yatmakla oturmak arası bir pozisyonda ki ben ona yayılmak diyorum izledim maçı. Öncelikle hemen söyleyeyim ki okuduklarınızın hasta ve kendini yaşlı hisseden birinin tespitleri olduğunu unutmayınız ve maç ile ilgili yanlışlıklar varsa kusura bakmayın. Başlayım o zaman:
1. Takım tertibi olarak maç 4-3-3 ya da 4-2-3-1 gibi görünse de kanat oyuncularımızın ofanstan ayrılmadıklarnı göz önünde bulundurursak 2-4-3-1 hatta zaman zaman 2-2-5-1 gibi oynamış göründü Galatasaray. Sabri zaten Keita’nın önünde oynadı gibi ona alıştım da Hakan Balta sanırım hiçbir maçta bu kadar ileriye dönük oynamamıştır.
2. Maçtan önce rakiple ilgili istatistikler ve yorumlarda çok zor gol yemesi üzerinde özellikle durulmuştu. Maç başladı ve 10 dakika içinde topu yerden oynayarak ayağa paslarla oynamamız golün hemen geleceğinin ilk habercisiydi benim için. Çünkü Tallinn’in oynadığı Wisla Krakow maçında rakibini 1-0 yenmesindeki en önemli neden Wisla’nın hep uzun toplarla hücuma çıkması ve o topların duvara çarpar gibi Tallinn atağı olarak geri dönmesiydi. Rijkaard bu maçları muhakkak izlemiştir büyük ihtimalle de topun devamlı Galatasaray’da kalmasının ve garanti paslara önem verilmesinin sebebi bundandı.

3. Sabri yine 11 deydi. Keita’nın attığı ikinci golde topun yakınında görünce kapalı olan gözüm bir anda o şokla açıldı. Ama asist yaptı bu sefer Sabri. Benim düşüncem Rijkaard busezon defanstan çok ofansı önemli gördüğü maçlarda Sabri’yi, tam tersi durumlarda Uğur’u oynatacak. Fakat Sabri yine de bizi yanıltmadı. Kanatta Keita varken çoğu zaman Sabri onun dibinde hatta önündeydi. Çoğu pozisyonda rakibine faul yaptı. Ortaları tutturamadı. Hele bir pozisyonda Bomboş pozisyondaki Keita yerine topu geriye Ayhan’a çıkarması saç baş yoldurdu ki Keita o topu alsa ne oldurdu hepimiz biliyoruz. Kısacası yine vasattı.

4. Ayhan her zamanki gibi defanstan aldığı topları sağa sola dağıtım görevindeydi Ancak bu sefer ilginç olan karşısında oynayan oyuncuları küçümsemesinden midir nedir tehlikeli olan bölgelerde çalım yapmaya kalktı ve kaptırdığı toplar rakip tarafından alınıp defansı rakiple 2’ye 2 bıraktı. Ne var ki Gökhan ile Servet’in uyumu bu maçta iyiydi ya da rakip forvet yoktu nasıl 3 forvet çıktılarsa onu da anlamadım.

5. Mustafa Sarp. Arif’i görüyorum bu adam koşarken. Kambur koşusu benim gözümde Arif’e özeldi. Takımın yeni kamburu Sarp. Ama böyle kambura can kurban. Tamam rakip zayıf ama, beklentilerin çok çok üzerinde devam ediyor. Devam ettikçe bu takımda ne Ayhan’ın ne Topal’ın ne de Barış’ın yeri garanti gibi gözüküyor. Bu senenin tüm transferleri önemli ve etkileri çok olacaktı takıma. Ama sürpriz Sarp oldu. Aynen devam. İkinci yarıda rakip orta saha defansı yararak dripplingle girip attığı şutu beyin gücümle kaleye sokmaya çok uğraştım ama olmadı. Olsaydı tam süper olacaktı.
6. Keita. Yaw adama çalım yapmasın paslı oyun oynasın dedikçe o coşuyor coşturuyor. Hele orta sahada topu ayağına alıp topu ileri atıp rakibin yanından geçişlerini çok beğendim. Ne diyeyim artık bu adam çalım yapsın ama arkasında emniyet sübabı olarak Uğur oynasın. İlk golde pozisyonu takip etmesi, ikinci golde de güzel vuruşu taraftarı ve tabiki beni mest etti. Ama 5-10 maç Sabri’yle oynarsa Sabri’ye saldırabilir. Aslında boş koşularda eli kolu çok oynak, dağınık ama top ayağına gelince topla koşarken o dağınıklık ortadan kalkıyor vücudu tam bir makine gibi senkron olarak hareket ediyor.

7. 10 numara Arda bu maçta da ofansif yönde organizasyon görevindeydi. Her zaman aynı, her maçta zevk veriyor. Ama rakip kalecinin attığı tepükten sonra kendini yere atsa kaleciye saldırmasa daha iyi olurdu. Kaptansın muhattap olma ne gerek var?

8. Milan Baros’da oynadığı her maçta gözlemlediğim en önemli şey geçen sezonki seriliği bu sezon yok. Topu kontrolüne alıp vurması arasında geçen sürede hep rakip basıyor ve en önemli gollük pozisyonlar uçup gidiyor. Kendisi de bunun farkında ki maçta zaman zaman konsantrasyonu dağılıyor morali bozuluyor ama taraftarın desteği ve attığı gol belki de hatırlatır geçen sezonki halini.

9. Harry Kewell tam bir fenomen oldu Galatasaray için. Maça başlıyor gol atıyor sonradan giriyor gol atıyor, hiçbir şey yapmasa bile maçtaki duruşu bile insanı mest ediyor. Ben maça 11 de başlar diye bekliyordum ama Aydın başladı maça. O da iyiydi ama Kewell düşünüp attığı paslar, bakarak yaptığı ortalar ve şutları ile en az bir adım önde ilk 11 için. Tabi Elano’yu hesaba katmadan söylüyorum.

10. Elano son 20 dakika girdi, Keita’nın yaptığı çalımlara tribünlerin olumlu tepkisinden sonra o da fantastik bir iki hareket yapmaya çalıştı ama kimse ondan bunları beklemiyor. Beşiktaş’ta Nihat’ın hemen kendini taraftara kanıtlamak için her topa atlama ve devamlı tek başınaymış gibi oynama psikozu Elano’da da vardı. Ama daha ilk maç alışacak takıma ve EPL de izlediğim Elano ortaya çıkacak 1-2 hafta sonra.

11. Rakip çok zayıftı o yüzden Galatasaray farklı bir skor aldığını yazılarına taşıyan bazı spor yazarları maçtan önce rakibin ofansif değil ama defansif açıdan çok güçlü olduğunu ve Galatasaray’ın gol yollarında zorlanacağını söylemişlerdi. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demekten kendimi alamıyorum bu yorumlarını okuyunca.

12. 7 resmi maç 25 gol. Ben de yavaş yavaş gümbürdemeye başlıyorum.

13. Son olarak bir alıntı yaparak yazıyı bitireyim:

” Biz alıştık üç buçuk atmaya, şimdi böyle 4-5-6 atınca tuhaf hissediyoruz” Serap Bahar (sportifcümleler.blogspot.com)
Reklamlar

8 Yorum »

RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

  1. Ben de niye yazmadın diye merak ediyordum. Neyse geçmiş olsun.

  2. Abi geçmiş olsun

  3. Teşekkürler arkadaşlar. Aman siz dikkat edin hasta olmayın.

  4. geçmiş olsun…
    tespitler şahane, özellikle kewell tespiti…

  5. oncelikle gecmis olsun ozhano.gecen sezon tr super kupa'da 2, turkiye kupasinda 10, Uefa kupasinda ve cl on elemede 19, ligde de 57 gol olmak uzere toplam 88 gol atmisiz. Bu sene (tabi rakiplerin de payi vardir) simdiden 25 gol. Kadro da uyumlu ve kaliteli. Ustelik halen Sercan, Caner ve Aurelio isimleri geciyor.Allah keyfimizi bozmasin, en kotu macimiz boyle olsun:)

  6. geçmiş olsun ozhano…benim bu maçta gördüğüm baros'un galatasaray'ın şuanki oynadığı sisteme pek de uyumlu bir forvet olmadığıdır.rijkaard belki ileri maçlarda 4-6-0 taktiğini uygular.bence başarılı da olunabilir bu sistemle.

  7. “Ne diyeyim artık bu adam çalım yapsın ama arkasında emniyet sübabı olarak Uğur oynasın.” Keita'ya çalım atmasın demek Hagi'ye serbest vuruş kullanmasın demek gibi birşey.

  8. @Antonio Di Natale
    Öncelikle teşekkürler. Hstalığı atlattık bir daha gelmez inşallah :D.

    Diğer yandan 4-6-0 taktiği belki görüntüde iyi görünüyor ama hiçbirşey yapmadı gibi gördüğümüz Baros ortadan atağa katılan oyuncularımızın yolunu açmak için 1 hatta zaman zaman 2 defans oyuncusunu peşine takıp kenarlara sürüklüyor ve ortadan alan açılmasına yardımcı oluyor. Bu nedenle ben her zaman özellikle Baros'un gol yollarında bu aralar istene düzeyde olmasa bile oyunda olmasından yanayım. Buradan da sisteme uyduğu düşüncem ortaya çıkıyor ki öyle düşünüyorum.

    Bu arada Kayserispor maçı ile ilgili de bir yazı bekliyorum senden. Yazdıracağım sana inat ettim :D.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.

%d blogcu bunu beğendi: