>En Hızlı Mahlukatlar

Ağustos 18, 2009, 11:59 pm | ilginç, Olimpiyat, ozhano kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Görülen değerler, aşağıdaki mahlukatların 100 m.’yi kaç saniyede koştukları ile ilgili ortalama değerleri olup toleransı artı eksi %10’dur.

Çita 3.2 sn
Antilop 4.7 sn
Aslan 5.5 sn
Tavşan 6.6 sn
At 7.3 sn
Tilki 9.3 sn
Öküzümtrak Usain Bolt 9.58 sn
Boz Ayı 9.8 sn
Fil 10.6 sn

N’apayım; adamı artık kendi cinsiyle karşılaştırmayı bıraktım. O zaman doğaya bakayım dedim ve karşılaştırdım. Bir sonraki yarışta en büyük hedefi tilkiyi geçmekmiş Bolt’un. Doğrudan atlamak istemedim 9.58’den sonra, doping sonuçlarını bekledim birşeyler yazmak için. Sonuçlar tertemiz çıkmış, doğal olarak o zaman şu çıkıyor: Bu adam adam değil insan değil tilki ile ayı arası bir yaşam formu kanımca :D. (Adam değil ne demek ya :D.)

Bir de bu arkadaşa acaba doping falan versen at ile yarışa soksan hangisi geçer ya da ne kadar derece elde eder? Çok merak ediyorum. Düşünsenize adama dopingi basıyorsun 7,5-8 saniyeye iniyor. Yuh be…

Son olarak Avrupa’da olsun Türkiye’de olsun kanatlarda sorun yaşayan takımlara bir numaralı tavsiyemdir bu adam. Azıcık topa vurmayı, top kontrolünü falan öğretsen ki mutlaka oynamıştır çocukken falan, rakip kanatları allak bullak eder. Defansta çok iyi kademelere girer. Bir bakarsın geride, bir bakarsın ileride. Düşünsenize Usain Bolt ile İbrahim Üzülmez karşı karşıya. Hayali bile olanaksız…
Reklamlar

En Hızlı Mahlukatlar

Ağustos 18, 2009, 11:59 pm | ilginç, Olimpiyat, ozhano kategorisinde yayınlandı | 3 Yorum

Görülen değerler, aşağıdaki mahlukatların 100 m.’yi kaç saniyede koştukları ile ilgili ortalama değerleri olup toleransı artı eksi %10’dur.

Çita 3.2 sn
Antilop 4.7 sn
Aslan 5.5 sn
Tavşan 6.6 sn
At 7.3 sn
Tilki 9.3 sn
Öküzümtrak Usain Bolt 9.58 sn
Boz Ayı 9.8 sn
Fil 10.6 sn

N’apayım; adamı artık kendi cinsiyle karşılaştırmayı bıraktım. O zaman doğaya bakayım dedim ve karşılaştırdım. Bir sonraki yarışta en büyük hedefi tilkiyi geçmekmiş Bolt’un. Doğrudan atlamak istemedim 9.58’den sonra, doping sonuçlarını bekledim birşeyler yazmak için. Sonuçlar tertemiz çıkmış, doğal olarak o zaman şu çıkıyor: Bu adam adam değil insan değil tilki ile ayı arası bir yaşam formu kanımca :D. (Adam değil ne demek ya :D.)

Bir de bu arkadaşa acaba doping falan versen at ile yarışa soksan hangisi geçer ya da ne kadar derece elde eder? Çok merak ediyorum. Düşünsenize adama dopingi basıyorsun 7,5-8 saniyeye iniyor. Yuh be…

Son olarak Avrupa’da olsun Türkiye’de olsun kanatlarda sorun yaşayan takımlara bir numaralı tavsiyemdir bu adam. Azıcık topa vurmayı, top kontrolünü falan öğretsen ki mutlaka oynamıştır çocukken falan, rakip kanatları allak bullak eder. Defansta çok iyi kademelere girer. Bir bakarsın geride, bir bakarsın ileride. Düşünsenize Usain Bolt ile İbrahim Üzülmez karşı karşıya. Hayali bile olanaksız…

>En Uzun-En Kısa-En Şişman

Ağustos 18, 2009, 6:03 pm | Futbol, ilginç, ozhano kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Kristof Van Hout (Standard Liege) 2.10
Yang Chanpeng (Wuhan Guanggu) 2.05

Vanja Ivesa (Eskişehirspor) 2.05

Tor Hogne Aaroy (Aalesund) 2.04

Jan Koller (Krylya Sovetov Samara) 2.02

Diego Buonanotte (River Plate) 1.57

Bakary Kone (Olimpik Marsilya) 1.63

Alanzinho (Trabzonspor) 1.64

Saheed Adebayo Akinfenwa (Northampton Town) 105 Kilo

Kristof Van Hout (Standard Liege) 104 Kilo

Scott Bevan (Turquay) 102 Kilo

En Uzun-En Kısa-En Şişman

Ağustos 18, 2009, 6:03 pm | Futbol, ilginç, ozhano kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın
Kristof Van Hout (Standard Liege) 2.10
Yang Chanpeng (Wuhan Guanggu) 2.05

Vanja Ivesa (Eskişehirspor) 2.05

Tor Hogne Aaroy (Aalesund) 2.04

Jan Koller (Krylya Sovetov Samara) 2.02

Diego Buonanotte (River Plate) 1.57

Bakary Kone (Olimpik Marsilya) 1.63

Alanzinho (Trabzonspor) 1.64

Saheed Adebayo Akinfenwa (Northampton Town) 105 Kilo

Kristof Van Hout (Standard Liege) 104 Kilo

Scott Bevan (Turquay) 102 Kilo

>Edu-Washington İkilemi

Ağustos 18, 2009, 4:00 pm | Fenerbahçe, Futbol, ozhano, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>

Yukarıdaki fotoğraftaki iki futbolcunun da Fenerbahçe’den ayrılmalarındaki en önemli etken sağlık sorunları oldu. Washington’un kalp rahatsızlığına bağlı olarak sözleşmesi feshedildi ve işin içine sağlık girdiği için o anda bu karar gayet doğruydu. Ancak O sağlığına kavuşup Atletico Paranense’ye gitti. Oradan uzakdoğuya (Tokyo Verdy ve Urawa Reds); daha sonra tekrar Brezilya’ya Fluminense’ye (28 lig maçı 21 gol) ve buradaki olağanüstü performansı ile Santos’a (15 lig maçı 7 gol) imza attı. Şu an 34 yaşında ve tam anlamıyla futbol hayatının ikinci baharını yaşıyor ve eminim çoğu Fenerbahçeli “keşke takımda kalsaydı ya da tekrar alınabilseydi” diyebileceği bir futbolcu. Şimdi de ona benzer bir olay Edu’nun başına geldi. Bacağındaki sorun gerçekten de futbol hayatını bitirebilecek türden deniliyor. Acaba O da Washington gibi düzelip taraftara “Keşke takımda kalsaydı, doğrudan sözleşmesini feshetmeseydik” dedirtebilecek mi? Malum 8 yabancı sınırı var ama Ligde ara döneme kadar ne olup biteceği bilinemez.

Edu-Washington İkilemi

Ağustos 18, 2009, 4:00 pm | Fenerbahçe, Futbol, ozhano, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum
Yukarıdaki fotoğraftaki iki futbolcunun da Fenerbahçe’den ayrılmalarındaki en önemli etken sağlık sorunları oldu. Washington’un kalp rahatsızlığına bağlı olarak sözleşmesi feshedildi ve işin içine sağlık girdiği için o anda bu karar gayet doğruydu. Ancak O sağlığına kavuşup Atletico Paranense’ye gitti. Oradan uzakdoğuya (Tokyo Verdy ve Urawa Reds); daha sonra tekrar Brezilya’ya Fluminense’ye (28 lig maçı 21 gol) ve buradaki olağanüstü performansı ile Santos’a (15 lig maçı 7 gol) imza attı. Şu an 34 yaşında ve tam anlamıyla futbol hayatının ikinci baharını yaşıyor ve eminim çoğu Fenerbahçeli “keşke takımda kalsaydı ya da tekrar alınabilseydi” diyebileceği bir futbolcu. Şimdi de ona benzer bir olay Edu’nun başına geldi. Bacağındaki sorun gerçekten de futbol hayatını bitirebilecek türden deniliyor. Acaba O da Washington gibi düzelip taraftara “Keşke takımda kalsaydı, doğrudan sözleşmesini feshetmeseydik” dedirtebilecek mi? Malum 8 yabancı sınırı var ama Ligde ara döneme kadar ne olup biteceği bilinemez.

>Tuncay Döner mi Dönmez mi?

Ağustos 18, 2009, 12:31 am | EPL, Fenerbahçe, Futbol, ozhano, Sıkıntı, Transfer, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Son zamanlarda Fenerbahçe’nin Tuncay’ı büyük ihtimalle kiralık olarak tekrar takıma katacağı ile ilgili haberler ortalıkta dolaşıyor. Her ne kadar Aziz Yıldırım takımdan bedava giden bir oyuncuyu para verip geri almam dese de bu transfer çalışmasına onay vermiş gibi görünüyor. Ancak sorun herkesin de az çok bildiği gibi Tuncay’ın askerlik durumu. Fenerbahçe Tuncay’ın bedelli askerlik hakkına sahip olup aynı Nihat’ın yaptığı gibi 21 gün askerlik yapmasını sağlamak istiyor. Bunun içinde Türk Silahlı Kuvvetleri ile devamlı görüş alışverişi içindeler bana göre. Bir çıkış yol arıyorlar ama kanunda şu anda yürürlükte olan madde gözönünde bulundurulursa bu mümkün değil. Neden mi Buyrun 1111. Sayılı Askerlik Kanunu’nun Ek-1 maddesi:

“Oturma veya çalışma iznine sahip olarak işçi, işveren sıfatıyla veya bir meslek ya da sanatı icra ederek, yurt içinde geçirilen süreler hariç olmak üzere, toplam en az üç yıl süre ile FİİLEN yabancı ülkelerde bulunan bu Kanun ile 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanununa tâbi yükümlüler, durumlarını ispata yarayan belgelerle birlikte bağlı bulundukları Türk konsoloslukları aracılığı ile askerlik şubelerine başvurmaları, 5.112 Euro veya karşılığı kadar yönetmelikte belirtilecek yabancı ülke parasını, başvuru tarihinden itibaren başvuru yılının sonuna kadar ödemeleri ve 21 gün süreli temel askerlik eğitimine tâbi tutulmaları halinde muvazzaf askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar. Dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak üzere başvuranlar; öngörülen dövizi başvuru sırasında def’aten ödeyebilecekleri gibi, dörtte birini başvuru sırasında, kalanını ilgili yılın sonuna kadar olan süre içinde en çok üç eşit taksitte ödeyebilirler….”

Tuncay da şu anda can atıyor Fenerbahçe’ye geri dönmek için. Yurtdışında zaten 3 yılını tamamlamadı da önemli olan “fiilen” vurgusu hem onun hem de Fenerbahçe taraftarının Tuncay’ı kiralık da olsa tekrar takımında geri görme hayallerinin önüne ket vuruyor. Ve eğer bu sorun çözümlenmezse İngiltere’de M.Boro’da kalmaya razı üç yılı doldurmak uğruna. Burada artık 3 ihtimal var:

1. Tuncay gelecek, Fener’e imza atacak ve paşa paşa askerliğini yapacak.
2. İlgili maddede bir açık aranıp Tuncay’ın durumu oraya sıkıştırılmaya çalışılacak.
3. Genelkurmay Başkanlığı Tuncay’a özel ya da onu da içine alacak şekilde yukarıdaki maddede bir esneklik ya da değişiklik yapacak. Ancak daha meclis açılmadığından transfer sezonu bitmeden de meclis böyle bir kanun değişikliği için toplanmayacağından mütevellit üçüncü maddenin olma ihtimali azalıyor.

Yakında zaten Genelkurmay Başkanlığı bu konuyla ilgili bir açıklama yapacakmış. Bakalım hangi madde olacak?

Tuncay Döner mi Dönmez mi?

Ağustos 18, 2009, 12:31 am | EPL, Fenerbahçe, Futbol, ozhano, Sıkıntı, Transfer, TSL kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Son zamanlarda Fenerbahçe’nin Tuncay’ı büyük ihtimalle kiralık olarak tekrar takıma katacağı ile ilgili haberler ortalıkta dolaşıyor. Her ne kadar Aziz Yıldırım takımdan bedava giden bir oyuncuyu para verip geri almam dese de bu transfer çalışmasına onay vermiş gibi görünüyor. Ancak sorun herkesin de az çok bildiği gibi Tuncay’ın askerlik durumu. Fenerbahçe Tuncay’ın bedelli askerlik hakkına sahip olup aynı Nihat’ın yaptığı gibi 21 gün askerlik yapmasını sağlamak istiyor. Bunun içinde Türk Silahlı Kuvvetleri ile devamlı görüş alışverişi içindeler bana göre. Bir çıkış yol arıyorlar ama kanunda şu anda yürürlükte olan madde gözönünde bulundurulursa bu mümkün değil. Neden mi Buyrun 1111. Sayılı Askerlik Kanunu’nun Ek-1 maddesi:

“Oturma veya çalışma iznine sahip olarak işçi, işveren sıfatıyla veya bir meslek ya da sanatı icra ederek, yurt içinde geçirilen süreler hariç olmak üzere, toplam en az üç yıl süre ile FİİLEN yabancı ülkelerde bulunan bu Kanun ile 1076 sayılı Yedek Subaylar ve Yedek Askerî Memurlar Kanununa tâbi yükümlüler, durumlarını ispata yarayan belgelerle birlikte bağlı bulundukları Türk konsoloslukları aracılığı ile askerlik şubelerine başvurmaları, 5.112 Euro veya karşılığı kadar yönetmelikte belirtilecek yabancı ülke parasını, başvuru tarihinden itibaren başvuru yılının sonuna kadar ödemeleri ve 21 gün süreli temel askerlik eğitimine tâbi tutulmaları halinde muvazzaf askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar. Dövizle askerlik hizmetinden yararlanmak üzere başvuranlar; öngörülen dövizi başvuru sırasında def’aten ödeyebilecekleri gibi, dörtte birini başvuru sırasında, kalanını ilgili yılın sonuna kadar olan süre içinde en çok üç eşit taksitte ödeyebilirler….”

Tuncay da şu anda can atıyor Fenerbahçe’ye geri dönmek için. Yurtdışında zaten 3 yılını tamamlamadı da önemli olan “fiilen” vurgusu hem onun hem de Fenerbahçe taraftarının Tuncay’ı kiralık da olsa tekrar takımında geri görme hayallerinin önüne ket vuruyor. Ve eğer bu sorun çözümlenmezse İngiltere’de M.Boro’da kalmaya razı üç yılı doldurmak uğruna. Burada artık 3 ihtimal var:

1. Tuncay gelecek, Fener’e imza atacak ve paşa paşa askerliğini yapacak.
2. İlgili maddede bir açık aranıp Tuncay’ın durumu oraya sıkıştırılmaya çalışılacak.
3. Genelkurmay Başkanlığı Tuncay’a özel ya da onu da içine alacak şekilde yukarıdaki maddede bir esneklik ya da değişiklik yapacak. Ancak daha meclis açılmadığından transfer sezonu bitmeden de meclis böyle bir kanun değişikliği için toplanmayacağından mütevellit üçüncü maddenin olma ihtimali azalıyor.

Yakında zaten Genelkurmay Başkanlığı bu konuyla ilgili bir açıklama yapacakmış. Bakalım hangi madde olacak?

>Senin Aldığın Para Haram!

Ağustos 18, 2009, 12:01 am | Futbol, ozhano, Sıkıntı, TSL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Galatasaray-Denizlispor maçını canlı izleyemedim. Gece yarısı eve ulaştığımda sabahın ilk saatlerine kadar maçı seyrettim. Daha sonra da Maraton’un tekrarı başladı. Erman Toroğlu pozisyonları değerlendirmeye başladı. Keita’ya yapılan penaltıya “penaltıyla alakası yok”, o gevrek sesiyle “yaaaaannnniiii” deyip “penaltı penaltı gibi olmalı” demez mi; beynimden vurulmuşa döndüm. Üstüne üstlük bir de “Keita kendini takıyor hakemler buna dikkat etmeli Keita çok hızlı onun özellikle ceza sahası içindeki ikili mücadelelerini daha dikkatli izlenmeli” deyip hedef göstermez mi Keita’yı? Şansal Büyüka bile şaşırıyor “Emin misin hocam?” diye yorumunu teyid etmesini istiyor. Ben kızgın, Şansal şaşkın. Ben “yuh artık, 5-6 kere tekrar edildi pozisyon”diyorum eminim Şansal da aynısını demiştir.

Tamam, adamın dedikleri kendi görüşüdür, kendini bağlar da kaç sene hakemlik yapmış, bu işten ekmek yemiş ve hala daha ekmeğini buradan kazanan bir insan nasıl olur da bu pozisyona “Keita kendini adama takıp yere atmış” der? Ayıp ya. Acaba kime ya da neye hizmet ediyorsun? Ligin erken bitip maçların ve dolayısıyla kendinin reytinginin azalacağından kuşku duyup Galatasaray’ın buz gibi penaltısına penaltı değil mi diyorsun? Normalde çoğu zaman kaale almam ama Keita’nın pozisyonu için bile bunu deyince dayanamadım artık.

Aslında belki ilk seyrettiğinde “penaltı değil” diye yargıya vardı kocaman hakem eskimiz. Yayında da ilk anda o önyargı ile doğrudan penaltı değil diye atladı. 3-5 sefer bakınca kendi de anladı penaltı olduğunu ama sözünden dönmemek için aynen devam etti penaltı değil deyişine. Bunları gördükten sonra gerçekten sahada maç yöneten hakemlere haksızlık edildiğini daha çok anlıyorum. Adamlar bir kerede çözüyorlar. Bu adam 5 sefer seyrediyor pozisyonu çözemiyor.

Son olarak bu insana yukarıdaki fotoda gösterdiği gözlüğü almayı tavsiye ediyorum. Malum yaş ilerledikçe göz de hassasiyetini yitiriyor. Bu abi bazı şeyleri ya görmüyor ya da görmek istemiyor. Acaba neden? Masumane bir hata mı yoksa işin içinde başka işler mi var?

Senin Aldığın Para Haram!

Ağustos 18, 2009, 12:01 am | Futbol, ozhano, Sıkıntı, TSL kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

Galatasaray-Denizlispor maçını canlı izleyemedim. Gece yarısı eve ulaştığımda sabahın ilk saatlerine kadar maçı seyrettim. Daha sonra da Maraton’un tekrarı başladı. Erman Toroğlu pozisyonları değerlendirmeye başladı. Keita’ya yapılan penaltıya “penaltıyla alakası yok”, o gevrek sesiyle “yaaaaannnniiii” deyip “penaltı penaltı gibi olmalı” demez mi; beynimden vurulmuşa döndüm. Üstüne üstlük bir de “Keita kendini takıyor hakemler buna dikkat etmeli Keita çok hızlı onun özellikle ceza sahası içindeki ikili mücadelelerini daha dikkatli izlenmeli” deyip hedef göstermez mi Keita’yı? Şansal Büyüka bile şaşırıyor “Emin misin hocam?” diye yorumunu teyid etmesini istiyor. Ben kızgın, Şansal şaşkın. Ben “yuh artık, 5-6 kere tekrar edildi pozisyon”diyorum eminim Şansal da aynısını demiştir.

Tamam, adamın dedikleri kendi görüşüdür, kendini bağlar da kaç sene hakemlik yapmış, bu işten ekmek yemiş ve hala daha ekmeğini buradan kazanan bir insan nasıl olur da bu pozisyona “Keita kendini adama takıp yere atmış” der? Ayıp ya. Acaba kime ya da neye hizmet ediyorsun? Ligin erken bitip maçların ve dolayısıyla kendinin reytinginin azalacağından kuşku duyup Galatasaray’ın buz gibi penaltısına penaltı değil mi diyorsun? Normalde çoğu zaman kaale almam ama Keita’nın pozisyonu için bile bunu deyince dayanamadım artık.

Aslında belki ilk seyrettiğinde “penaltı değil” diye yargıya vardı kocaman hakem eskimiz. Yayında da ilk anda o önyargı ile doğrudan penaltı değil diye atladı. 3-5 sefer bakınca kendi de anladı penaltı olduğunu ama sözünden dönmemek için aynen devam etti penaltı değil deyişine. Bunları gördükten sonra gerçekten sahada maç yöneten hakemlere haksızlık edildiğini daha çok anlıyorum. Adamlar bir kerede çözüyorlar. Bu adam 5 sefer seyrediyor pozisyonu çözemiyor.

Son olarak bu insana yukarıdaki fotoda gösterdiği gözlüğü almayı tavsiye ediyorum. Malum yaş ilerledikçe göz de hassasiyetini yitiriyor. Bu abi bazı şeyleri ya görmüyor ya da görmek istemiyor. Acaba neden? Masumane bir hata mı yoksa işin içinde başka işler mi var?

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.