>Cesaretin Varsa Söz Ver

Ağustos 3, 2009, 11:22 pm | haber, ozhano, sivasspor, UCL kategorisinde yayınlandı | 5 Yorum

>Bugünkü ilginç haberlerden birine Sivasspor yöneticisi Fikret Ünsal’ın verdiği söz imzasını attı. Denilen odur ki eğer Sivasspor Anderlecht’i 6-0 yenerse hayatında ilk defa uçağa bineceğini söylemiş. Büyük bir laf gerçekten uçmaktan korkan bir insan için. Tabi bu laf bu şekilde kalmasın o zaman ben de bir söz vereyim Fikret Ünsal’ın sözünün arkasına. Ben de diyorum ki Sivasspor, Anderlecht’yi 6 fark ile yensin o andan itibaren EBEDİ BİLLAH SİGARA İÇMEYECEĞİM. İnşallah yener de hem Türk futbolu Galatasaray ve Fenerbahçe’den sonra bir destan daha yazar hem de ben sigara illetinden kurtulurum. Diğer yandan var mı başka söz verecek olan. Hadi görelim cesaretinizi. Ama dikkat edin. Olmaz olmaz demeyin, olmaz olmaz 😀

>Biraz da Gülmek Lazım

Ağustos 3, 2009, 8:50 pm | Futbol, komik, ozhano kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

>Gece gece nereden estiyse futbol dünyasındaki isimlerin yaptıkları ilginç ve komik konuşmalara baktım. Bazılarına gerçekten çok güldüm. Biliniyor olabilir ama paylaşmak istedim:

Reha Muhtar: Bizim zamanımızda iki film birden vardı…
Turgay Şeren: Hatta üç üüüç!.. (ve Ziya Şengül’ün suratında hınzır bir sırıtma!)

Ahmet Çakar: Reha, şimdi biri senin yaptığın bir haber için şu kadar para aldı derse, iftira atarsa n’aparsın?
Reha Muhtar: Ortalığı ateşe veririm, yıkarım, dağıtırım, oyarım adamı!..

“Ben sana yandan gelir Şansal bi korum, seni kaleye sokarım!..” (Erman Toroğlu)

“Yaptığı hareket kesinlikle dangalıklıkdır. Bakın ‘dangalıklık’ derken hakaret olarak söylemiyorum.” (Ahmet Çakar)

“Yediğimiz golü önceden çalışmıştık!..” (Samsunspor Teknik Direktörü Erdoğan Arıca-Galatasaray maçı sonrasında)

Ahmet Çakar: Ne oldu, Hassassın?
Kazım Kanat: Evet hassasım…
Ahmet Çakar: Özel günün mü?

“Yahu bu Sven Goran Ericksson mudur Motorola mıdır nedir o kim ki konuşuyor? İngilizlerin paralı bir adamı, biz onların baldır bacak gezen İsveçli kızlarına bi şey diyor muyuz?” (Osman Tamburacı)

Ersin Düzen: Biraz da Anadolu’ya geçelim. Anadolu’daki izleyicilerimiz programımıza büyük ilgi gösteriyor.
Ahmet Çakar: Nereden biliyorsun?

“Yav Letonya’nın defansı kalas gibi, kessen iki oturma takımı bir masa yaparsın…” (Erman Toroğlu)

“İkinci gol de F. De Boer’un ayağının şeyinden oldu, üçüncü gol de gene De Boer’un şeyinden oldu…” (Turgay Şeren)

Ahmet Çakar: Sen şimdi o makasla saçımı mı keseceksin?
Kazım Kanat: Keserim kesmem sana ne?
Ahmet Çakar: Ben sana kesecek başka bir yerimi vereyim onu kes…

“İyi püskürtmüş!..”(Şansal Büyüka-Hakeme tüküren oyuncu için)

Kazım Kanat: Doktor sen Fenerbahçe’nin UEFA’da final oynayacağını inanarak mı söylüyorsun?
Ahmet Çakar: Yok hayır. Yalakalık olsun diye söylüyorum Kazım abi.

“Fener atamıyorsa ben ne yapayım?” (Haluk Ulusoy – Federasyon Başkanı, Sarı-Lacivertli camianın, başarısızlıklarını kendisine bağlamaları konusunda görüş bildirirken).

Gürcan Bilgiç: Türk Milli Takımı beni tatmin etmiyor.
Ahmet Çakar: Tatmin olmuyorsan, bunun için farklı ilaçlar var.

Sahada küçük çişini yapan futbolcu gördüm.. (Ahmet Çakar)

>Blog Kardeşliği Yalan mı?

Ağustos 3, 2009, 1:02 pm | Blog, Futbol, Hayat kategorisinde yayınlandı | 15 Yorum

>2006’dan bu yana artarak devam ediyor blog (günlük) açma ve tutma furyası. Eskileri var yenileri var çok tutulan blogların. Aceto en popüleri, bırakan borges bir idoldü adeta, Hollandalı çok farklı tatları bir arada sunuyor halen, en yeni popüler Ali Okancı’nın blogu…

Kendi adıma ben her gün en az 25-30 arası blogu her hafta da toplamda 75 civarı blogu takip ediyorum büyük bir hazla. Eray Sözen gibi üşenmeden tez kıvamında, Pclionfc Uğur gibi içeriden duyum ve sağlam bilgilerle yazanlar var. Alper Öcal (Lambuja), Artemio Franchi gibileri kendi kendilerine gelişmiş ve futbol-spor bilgisi olarak kendini öne çıkartabilmiş olanları. Erbatur Ergenekon (Erbo’s), Murat Türker (Desportivo) ise spor ekranından blog dünyasına taşanlar. Salsa Basket ise Türkiye’den potanın yansıması adeta. Ve tabii adını sayamadığımız niceleri…

Bu kadar kaliteli bloglar mevcut, bu bloglar yavaş yavaş medyada yer kaplamaya başlamış durumda, gazeteler, portallar bloglardan hissetirmeden haber araklıyor ancak bloglar arası bağlar ne durumda ben onu gözlemlemeye çalışıyorum uzunca bir süredir. Blog İdman Yurdu ve Futbloglar bu blog oluşumunu bir arada listeleyip okuyucuya kolaylık sağlama amacında gibi. Başka amaçları olduğunu iddia edenler tekelleşme çabasının ilk adımlarıdır bunlar diyor, her şeyin maddiyattan geçtiğini söylüyorlar. Tam aksini iddia edenler de mevcut haliyle. Neyse asıl konu bu değil zaten.

Şu sıralar özellikle blog sahiplerinin misafir olduğu Yensen de Yenilsen de NTVSpor’da ilgi çeken bir yapım halinde. Aceto ve Okancı’nın Habertürk’te yaptıkları program sonrasında ilk ciddi blogger katılımlı program bu. Mehmet Demirkol’un her sabah NTV’de bloglardan verdiği fotoğraflar ve yaptığı alıntılar da blogların popülerliğini arttırmakta. Mesela Demirkol’un favori bloglarından, bizim de çok sevdiğimiz, Tukresoccer özellikle nostaljik fotoğraflarıyla sık sık yer alıyor programda ve bu da haliyle onun ziyaret sayısını tepeye vurdurmuş durumda. Kısacası kulaktan kulağa, dilden dile yayılıyor bloglar.

Peki bu yayılma eğilimi artarken, her gün yeni bir blog açılırken blogger denilen sizin bizim gibi adamlar birbirlerine nasıl destek oluyorlar? En basit yolu diğer bloglara link vererek paylaşıma girmek. Blogger.com’un son hizmetlerinden bir olan güncel yazıları üst sıraya çıkaran blog listesi hizmeti ile bu mümkün. Önceleri blogların amacı içini dökmek isteyen insanlara bir mecra olmak iken, bir anda bu link paylaşımı, medyada yer bulma ihtimali ve telaşı işi çok farklı bir boyuta getirdi. Sansasyonel yazılar yazma uğraşı, dış kapının mandalından alınan duyumlarla yazılan balon transferler, hakaret içeren gönderiler, diğer bloglara saldırılar, diğer bloglarda sırf hit arttırmak için kendi reklamını ısrarla yapmalar, bir bloga linkini bir şekilde koydurtup ondan sonra bir daha o bloga uğramamalar ve benzeri anlam veremediğimiz hareketler yeni moda haline geldi.

Yukarıdaki kadar can sıkıcı olmasa da düşündüren bir başka konu da, blogda link verilmiş olan diğer bloglar arasında ayrım yapılması. Hakkıdır illaki blog sahibinin en çok beğendiklerini ya da sıklıkla okuduklarını ayrıca gruplaması ancak bunlarla da link paylaşıyoruz, bizim bloga link vermişler şöyle bir kenarda dursunlar yaklaşımı da bana hoş gelmiyor açıkçası.

Günlük olmaktan ileriye geçip sporsever ve taraftarın sesi haline gelen blogların önü her gün açılırken aralarındaki bağların zayıflaması iyiye işaret değil. Bir kaç ay önce blog kardeşliği söylemiyle daha bir bütünlük içindeydi sanki spor blogları camiası. Gerçi insanlık tarihinde bir tekerrürdür verimli toprakların talanı ve herkesin en fazla meyveyi toplamak istemesi. Ön plana çıkmak, olası şöhret kapısından geçmek isteyenlerin bir oyuncağı mı olacak bloglar? Bu yüzden birbirimizi kötüleyip, ilerilere atılmak için diğerlerini ezmeye, küçülmsemeye ve küçültmeye çalışacak mıyız? Acaba bugün blog kardeşliği ölüyor mu? Yoksa zaten öyle bir şey yok muydu, yalan mıydı blog kardeşliği?

>Allah Ayırmasın!

Ağustos 3, 2009, 9:59 am | Futbol, Galatasaray, komik kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>FR: Gel Evladım şöyle.
EB: Babamsın, şefkat dolusun, Hughes gibi değilsin…
FR: Dedikodu yapma, yersin şaplağı kıçına.
EB: Sustum…

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.