>Tyson Chandler Emeka Okafor Takas Edildiler

Temmuz 28, 2009, 11:55 pm | Charlotte Bobcats, Minnesota Timberwolves, NBA, NO Hornets, OKC kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

>New Orleans Hornets 1 senedir takımdan göndermeye çalıştığı pivotu Tyson Chandler’ı en sonunda Emeka Okafor karşılığında Charlotte Bobcats’e takas etti. Chandler uzunca bir süredir sakatlıklarla başı dertte olan bir isim ve bu sakatlık mevzuları onun New Orleans’taki kredisini tüketmiş durumda. Chris Paul önderliğinde hızlı oyuna kolayca adapte olup özellikle işin geri koşma kısmında sistemin önemli bir parçasıydı sağlıklıyken Tyson Chandler. Ancak şu son 2 sene tam anlamıyla bir kabus oldu onun için. Bu sakatlık ritminin devam edeceği öngörüsünde bulunan Hornets da bir alıcı aramaktaydı. Geçen sezon Thunder’la anlaşmışlarken Chandler sağlık kontrolünü geçemediği için takas yatmıştı. Bu sefer sanırım bir sıkıntı olmayacak çünkü Larry Brown Chandler’ı çok istiyor, sakatlığını bile gözardı edebilir.

Takımın oynadığı oyunu hızlandırmaya çalışan Brown için sağlıklı bir Chandler ciddi bir ekleme. Geriye koşması, boyalı alanı karartması ve emsallerine göre hızıyla çok iş görebilecek adam. Önceki sezonki Hornets yükselişinin en ciddi parçalarından biriydi. Okafor ise Chandler’a göre daha kısa, savunmada kendinden uzun oyunculara karşı fazlasıyla zorlanan, hücumda kalıbıyla iş gören ancak atletizmi sınırlı bir isim, ayrıca blokları kadar üzerinden vurulan smaçlarla da tanınır uzun oyuncu. Dediğim gibi sağlıklı bir Chandler Bobcats’e ilaç olabilecekken Okafor’un Hornets’a tek verebileceği 14 sayı 10 ribaunt 2 blok ve en az 75 maç garantisi.
Chandler’ın kalan kontratı gelecek sezonu oyuncu opsiyonlu olmak üzere 2 sezon ve 24 milyon değerinde. Yani eğer ciddi bir sakatlık sorunu olursa Bobcats ondan 2011 yazında kurtulabilir. Okafor’un ise daha 5 sene ve 63 milyon civarında kontratı bulunmakta. Her iki oyuncu da 27 yaşında.

Bu takasın kazananı sanki Hornets gibi, riske girmeden garanti ata oynadılar.

Öte yandan dün yazmaya fırsat olmadı, Minnesota oyun kurucu sevdasına devam etmiş ve Thunder’dan Damien Wilkins ile Chucky Atkins’i alırken karşılığında Etan Thomas’ı göndermiş. Bu kadar gardı ne yapacaklar anlamış değilim. Thomas ise bir anda Thunder’ın en çok kazanan ismi oldu. Kontratı gelecek sene bitiyor. Bu hamle Thunder’ın 2010 yazı yeniden yapılanma planının bir parçası. Gelecek yaz bütçeleri sadece 20 milyon civarında dolu. Yani caplerinde toplam 40 milyon civarında bir boşluk olacak ki bu 2 büyük yıldızı Oklahoma’ya kadar getirebilir.

Reklamlar

>Mbemba – Bülent Bu Adamı Nereden Buldun?

Temmuz 28, 2009, 11:39 pm | Futbol, sivasspor, UCL kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

>Nerede geçen seneki Sivas, nerede bu Sivas… Ozhano muazzam anlatmış, oralara hiç girmeyeceğim. Yasin Çakmak da değil derdim o zaten belliydi de bu Mbemba denilen adamı çok aradın mı be Sevgili Bülent Uygun? Bu kadar yavaş, reaksiyon zamanı sıfır, pas kabiliyeti sıfırın altındaki bir adamı nereden bulup getirdin hem de 4 yıllığına? Kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.

>5 yerim 7 yerim 6 yemem, 7 yerim 9 yerim ama 8 yemem

Temmuz 28, 2009, 9:24 pm | Futbol, ozhano, sivasspor, UCL kategorisinde yayınlandı | 8 Yorum

>demişti Sivasspor teknik patronu Bülent Uygun. Dediğini de yaptı. Gerçi biraz da Anderlecht’in işi şova dönüştürmesi sonucunda 5 golle kurtuldu. Evet tam anlamıyla ve ne yazık ki kurtuldu lafı cuk oturuyor bu maçın sonunda. Çünkü Anderlechtli oyuncular ikinci yarıda da saldırmaya devam etselerdi Sayın Bülent Uygun’un laf çaktığı Beşiktaş’ın Liverpool’dan yediği 8 golün üzerine de çıkacaklardı büyük ihtimalle. Bundan sonra inşallah laflarını ölçüp biçip öyle konuşur.

Diğer taraftan yazık etti hem Sivaslılar’ın Şampiyonlar Ligi hayallerine hem de Türkiye’nin ismine Bülent. Tamam geçen yıllarda kimlere yenildi Türk takımları, ne rezillikleri yaşadı ama Galatasaray’ın Chelsea’ya 5-0 yenildiği ve o sezonun sonunda UEFA Kupası’nı aldığı zamanlardan beri 2-3 pas yapamadan yenilen, bu kadar rezil olan bir takım görmedim ben. Bakalım bu maç sonunda da konuşacak mısın? Takımının performansına bakmayıp maçın yan hakemine sallayacak mısın bu sefer de? Ya da “BABACAN PATRON” maskesini takarak tüm sorumluluk da hata da ben de mi diyeceksin tıpkı yenildiğin ve kimseye sallayamadığın diğer maçlarda olduğu gibi. Kimse yemez artık bunları sayın patron. Zaten hazırlık maçlarında takımının ne olduğunu ya da ne olmadığını tam anlamıyla gördün. Hiçbir ışık yoktu zaten maç başlamadan önce. Ama bari maç başlar başlamaz takımının gücünü gözardı edip rakibi önce durdurmak yerine saldırmaya çalışma. Halbuki geçen sezon UEFA Kupası ön elemesinde Braga’ya karşı aynısını yapmıştın, görmüştün sonucunu ki o zaman Braga’ya oynayan kadro bugünkü kadroyu üçe katlar. Ersen Martin’i de iyiki istemişsin. Tamam ileride çok yalnız kaldı ama bari top tut be kardeşim. O kadar boy pos var ama top kontrolü, rakibi rahatsız etme, sağa sola deplase olma sıfır. Bu adam Sivas’ta şu kadroda bile yedeğe girememeli. İkinci yarıda da Ersen-Kamanan değişikliğini yapman zaten korkunu da belli etti. Maç zaten 3 olmuş ne diye daha tek forvet devam ediyorsun. Al işte beş yedin ne oldu farklı mı oldu sanki?

Bu arada TRT 1’de maçı anlatan spikerimiz futbol dünyasına yeni bir terim daha kazandırdı: “Tehlike Konisi” :D. Neresi olduğunu tam anlayamadım ama maç 3-0 iken bile güldürmeyi başardı beni. Helal olsun. Hemen arkasından da ilk yarının uzatmalarını söylerken 90+2 demesi onun bilinçaltında maçın bitmesini istemesinin dışa vurumuydu sanırım.

Sonuçta fazla birşey beklemiyordum kişisel olarak, çoğu futbolseverin beklediği gibiydi beklentilerim. Ama açıkçası 5-0 gibi bir skor, böyle rezil bir oyun ve böyle anlamsız taktiğe sahip bir takım kesinlikle beklemiyordum. Bari biraz savaşsaydınız. Takım, Bilica,Balili’yi geçtim Konfory Sylla, Herve Tum hatta Mohammed Ali’yi bile arıyor. Kısa zamanda takıma hemen uyum sağlayacak türden 3-4 transfer yapmazlarsa Sivas mucizesi artık tarihin tozlu yapraklarındaki yerini alır aynı Eskişehir, Sakaryaspor gibi. Tabi pembe tablo çizip Sivas’ın bu sezon da bu kadroyla ligde ilk üçe ya da dörde gireceğini söyleyen varsa ben de diyorum ki Sivas bu haliyle ilk 10 a giremez.

>Anderlecht-Sivasspor Maçı Hangi Kanalda?

Temmuz 28, 2009, 5:22 pm | ozhano, Televizyon, UCL kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> Tarih: 28.07.2009
Saat: 21.45
Kanal: TRT-1
Spiker: Güven Göktaş
Yorumcu: Ömer Üründül
Stat: Brüksel Constant Vandmen Stock
Hakem: Craig Thomson (İskoçya)

Anderlecht: Zitka, Juhasz,Deschacht, Wasilewski, Boussoufa, polak, Biglia, Chatelle, Rubenilson, De Sutter, Suarez
T.D.: Ariel Jacobs
Sivasspor: Petkovic, Abdurrahman, Sedat, Yasin, Hayrettin, Mbamba, Musa, Onur, İbrahim, Erman, Ersen Martin
T.D. Bülent Uygun
Sivasspor Sakat Oyuncular: Mehmet Yıldız, Sezer Badur.

>Mourinho Continues

Temmuz 28, 2009, 4:38 pm | EPL, Futbol, ozhano kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> 1. “Chelsea’den ayrılmak benim için gerçekten çok zor oldu. Ancak ayrıldığımdan beri ben sürekli gelişiyorum ama Chelsea yerinde sayıyor.”

2.”Manchester United’a gitmeyi düşünebilirim. Ama önce onlar, Sir Alex Ferguson’dan sonra beni isteyip istemediklerine karar vermeliler, isterlerse tabiki değerlendiririm.”

>Aman Dikkat Babacığım!

Temmuz 28, 2009, 3:46 pm | Fenerbahçe, Futbol, ilginç, komik, ozhano kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> Baba Daum, Köln ile sözleşme yenilemeyince babası ile birlikte Köln’de çalışan oğul Daum’un işine son verilmişti. Gerçi ayda 400 Euro maaş alıyormuş ama bu maaşa göre yaptığı iş çok önemli sayılır bana göre. Sonuçta görevi Avrupa’daki genç yetenekleri izlemek ve bu oyuncularla ilgili rapor vermek. Diğer yandan kovulma gerekçesi ise babasına takımla ilgili özel bilgileri aktaracağı ihtimali gösterilmişti.

Yeni işi Fenerbahçe’nin Avrupa’daki rakiplerini izlemek olacak ki babası tarafından Honved’i izleme ve ayrıntılı bir rapor tutma görevi verilmiş. Honved’i izleyen oğul Daum babasına Honved’in sakat bir takım olduğunu özellikle rakibin forveti olan Dieng Cheikh Abass’in çok tehlikeli olduğunu söylemiş.

Daum bu yüzden çok başarılı işte. Adam sülale boyu çalışıyor. Oğul Macaristan’a, kardeş Yugoslavya’ya, enişte Papua Yeni Gine’ye. Demekki en çok kendi kanından olanlara güveniyor. Yoksa 23 yaşındaki birine kim güvenebilir ki?

Bir de işin şeytana uyma tarafı var ya aman aman. Şimdi almışsın babadan harçlığını. Gitmişsin Macaristan’a. Yaş 23. Akıl bir karış havada zaten. Astırı fıstırı iki takımın maçını kim izler yaw? Rapor zaten hep aynı. Ben daha “Rakip kolay sallayın gitsin rakip topçuların hiçbiri bir işe yaramaz.” yazan bir rapora ya da habere rastlamadım. Acaba gerçekten izlemiş midir ki bu genç kardeşimiz Honved’in maçını 😀

Bu arada Marcel’i Macaristan’a gönderen baba Daum öbür oğlu olan Jean Paul’e söz vermiş. Bundan sonraki rakibi izlemeye abisi ile birlikte o da gidecekmiş. Söz almış babasından. Gerçi 9-10 yaşında ama olsun. Ağaç yaşken eğilir 😀

>Şeyh Mansur VS Florentino Perez

Temmuz 28, 2009, 3:18 pm | Acayip İşler, EPL, Futbol, La Liga, ozhano, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Man. City, Birleşik Arap Emirlikleri şeyhi Mansur Bin Zayid tarafından satın alındıktan sonra bu transfer döneminde toplam transfer harcaması 83 milyon pound ve görünüşe göre transferler daha devam edecek. Şimdi de gözlerini Kolo Abib Toure üzerine çevirmişler. Arsenal yöneticilerine ilk teklifleri olan 12 miyon poundu geliştirerek 15 milyon pound teklif etmişler. Haber burada. Real Madrid transfer olayını iyice abarttı dedik ama yeküne bakarsak Man. City de Real kadar olmasa da abartma sınırlarını geçmiş görünüyor. Toure ile ilgili olarak ise Arsenal Menajeri Arsene Wenger yine satışına onay verip genç yeteneklerle yola devam etmeyi düşünür mü bilmem ama Vermaelen, Sanderos ve Barazite transferleri kendi taraftarlarını pek memnun etmiş görünmüyor. Nasıl memnun etsin ki!. Bu arada Real Madrid’in toplam transfer harcaması da aşağı da:
194 milyon pound. Peeeehhhhh…

>Dalgalar Başladı – Milka GS

Temmuz 28, 2009, 8:44 am | Futbol, Galatasaray, Rezalet kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

>E ne dedik aşağıdaki postlarda: Rezalet, olur mu, antin – kuntin, millet dalga geçecek.

Ne oldu başladı işte. Yukarıdaki resim Ben Fenerbahçeliyim blogundan. Terbiye sınırlarını zorluyor mu, fazlasıyla hem de. Ama hak etmedi mi bu formayı yapanlar ve yaptıranlar, ilgi çeksin, benimsensin diye özellikle Arda ve Baros’a giydirenler, hak ettiler!

Yapacak bir şey yok, seneler geçecek ama biz formadan kurtulamayacağız!

>Morumtrak Takımlar

Temmuz 28, 2009, 12:37 am | forma, Futbol, ozhano kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

>

Bizim takımın forma rengi farklı gibi geldi bana. Eflatuna çalıyor gibi…(Spotlardan da öyle görünüyor olabilir. Ne gerek var böyle antin kuntin renklere. Ne olduğu bile tam anlamıyla belli değil. Diğer yandan gerek medyanın gerekse rakiplerin özellikle başarısız olunan maçlardan sonra sağlam dalga geçmesine vesile olacak bir rengi seçtikleri ya da kullanılmasına izin verdikleri için GS yöneticilerini kutluyorum.)
Fiorentina
Orduspor
Germinal Beerschot(Belçika)
Defensor Sporting (Uruguay)
Sanfrecca Hiroshima (Japonya)
Poli Timisoara (Romanya)
Anderlecht

Austria Wien

Perth Glory (Avustralya)

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.