>Sabri’ye İthafen:"Yokolmanın Dayanılmaz Ağırlığı"

Temmuz 16, 2009, 10:29 pm | Futbol, Galatasaray, ozhano, Sıkıntı, UEFA Cup kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

>Tobol-Galatasaray maçının skoru, oynanan sıkıcı oyun, Rijkaard’ın tercihleri ve benzeri gibi maç ile alakalı hiçbirşey umrumda değil. Evet Galatasaray 35 pas yapmadan kendi yarı sahasını geçemedi, zaman zaman Tobolsporlu futbolcuları bir Messi, bir İniestavari paslarla izledim, top kaybetmemek uğruna maç boyunca yapılan 1 milyon pasın dörtte üçü geri ya da yanaydı, evet Servet ve Gökhan’dan oluşan defans bloğu evlere şenlikti, Erhan Şentürk’ün adını hiç duymadım neredeyse. Bunların hepsine dayanırım, eğer başarı bekliyorsak dayanmalıyız da. Rijkaard’ın futbolcuları tanıması lazım, sistem yeni alışmak lazım, gençler tecrübesiz güvenmek lazım.

Ama dayanamayacağım tek bir kişi var artık: Sabri Sarıoğlu. Kendi taraftarının çoğunun gözünde artık değeri iyice sıfırlara yaklaşan Sabri hala daha bir arpa boyu yol alamıyor. Kaç yıldır ne orta yapmayı öğrendi ne defans yapmayı ne de hücume katkı yapmayı. Biz hala 1453 yılında Liverpool ile Şampiyonlar Ligi’nde oynadığımız maçtaki Sabri’yi bekliyoruz aynı Fenerlilerin Sevilla maçındaki Uğur Boral’ı bekledikleri gibi. Ama belli artık Sabri bu kadar ilerisi yok. Koş baba koşalım, arada bir de uzaktan şut çekelim on milyon şuttan biri kaleyi bulsun ve gol olsun. Yenilen golü hatırlayın. O pozisyonun aynısı ikinci yarıda Uğur Uçar ile Tobolspor’lu futbolcu arasında da yaşandı. Uğur sakatlanmak pahasına kafasını koydu topun önüne ve olası bir tehlike gelişmeden sonlandırdı. Ama Sabri daha 15 yaşında yeni yetme bir defans oyuncusu gibi sırtını döndü havalanan topa. Adam da “madem arkanı döndün ben de bir zahmet vurayım şu topa rahat rahat” dedi.

O kadar arkasında oldu bu taraftar ama bir sezon daha defansın sağında, hatta bırakın sağı falan takımda Sabri gibi bir oyuncuya dayanamayacağım. İyi olsa kavgası eksik olmuyor, kavga etmese sahada top oynamıyor. Her iki durumda da zararı Galatasaray’a oluyor.

Bazılarınız okumuştur Milan Kundera’nın “Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği” adlı eserini. Sabri için de yeni bir tanesini ben yazacağım ama ona yazacağım romanın adı “Yokolmanın Dayanılmaz Ağırlığı”. O ağırlığı Hakan Şükürler, Arif Erdemler, Bülent Korkmazlar kaldıramadı, Sabri sen hiç kaldıramazsın.

Son olarak bir kelam da Aydın Yılmaz’a. Bu taraftar Sabri’ye kaç sezondur dayanıyor belki bir iyileşme olur halinde diye; sana da katlanır, ama üç kuruş ekmek parasını ayaklarıyla kazanan Tobolsporlu futbolcuya çift dalmak ve sakatlamaya çalışmakla yalnız kendini bitirirsin. Bunu bil.

2 Yorum »

RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

  1. >bir beşiktaşlı olarak söylüyorum sabri sarıoğlu gibi yeteneksiz bir adamın türkiyenin en önde gelen kulüplerinden birinde futbol oynuyor olması çok acı verici bir olay…yapmış olduğunuz ankette de sabrinin istenmediğini görmüştük zaten…peki neden bu sabri ısrarı bu galatasarayda?işin altında ne var?babamın oğlu olsa galatasaraylı olmamama rağmen bir saniye beklemem def ederim…

  2. >Öncelikle renk körü olmadığın için teşekkürler. Sabri ayrı bir konu başlı başına yetenekli desen değil, peki neyine güveniyor bu yaşı genç kendi yaşlı gelecekte bir şey vaat etmeyenler. Aynısını Gökhan Emreciksin'de; serdar özkan'da gördük. Yetenek tek başına bir yere kadar sizi götürebilir.Aydın Yılmaz için hiç birşey demiyorum zaten. Kendi eden kendi bulur.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.

%d blogcu bunu beğendi: