>Ukraynalı Lugano Derken Nerelere Geldik!

Temmuz 8, 2009, 11:10 pm | Acayip İşler, Beşiktaş, Fenerbahçe, Futbol, Galatasaray, haber, ozhano, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

> Milliyet Lugano’yu Ukraynalı yaptı. Acaba Ukrayna pasaportu da mı var ne? Ya da haberi yazanın aklı Shevchenko’da mı kaldı?

Diğer yandan haberin etiketleri de fotoda görülmekte. Gerçekten de hem komik hem gerçekçi etiketler eklenmiş. Fenerbahçe’nin transfer teklifinde bulunduğu oyuncuların kontratlarında yazan bol sıfırlı rakamlara anlam veren Euro yazısı en büyük punto ile yazılmış. Açıkçası Fenerbahçe’nin transfer teklifinde bulunduğu oyuncunun kulübü, fiyatı doğrudan 1-2 milyon euro arttırıyor. Bir o kadar da oyuncunun kendisi. Diğer takımlarda da özellikle yabancı transferlerinde böyle durumlar oluyor ama Fenerbahçe’de bir başka oluyor bu artışın miktarı. Ama hiçbir diyecekleri laf olmamalı. Zamanında kendileri üstlerine yapıştırdılar bu etiketi şimdi de sökemiyorlar ya da daha doğrusu sökme gibi bir dertleri yok. Çünkü en çok övündükleri şey ” Biz kimi istersek parası neyse verir söke söke alırız.” Bu gerçekten doğru. Ama bardağın boş tarafına bakınca da “Alacakları oyuncunun kulübü oyuncuyu 3e satacaksa fiyatı doğrudan 4-5’e çıkarıyor. “Haklısın ağam, haklısın paşam, sen istediğini alırsın” deyip “kazı bulduk yolalım.”anlayışına bürünüyorlar ve kıs kıs gülüyorlar arkalarından.

Öbür taraftan Beşiktaş da bu sezon Fenerbahçe’nin yolundan hızla ilerliyor. Tabata için ortalıkta dolaşan rakamlar, tamam Tabata iyi bir oyuncu da, doğruysa Demirören de iyice çıldırdı demektir.

Galatasaray ise bonservisi olmayan ya da performans olarak düşüşte olan oyuncuları alıp parlatma amacında görünüyor iki sezondur. Aldıkları oyuncuların bireysel başarılarını gözönünde bulundurursak bu açıdan amaçlarına ulaştılar. Gerçekten şu anda hem Baros hem de Kewell tekrar Avrupa’ya “Biz daha ölmedik.” mesajını verdiler, Meira ise 2 milyon Euro karla Zenit’e gönderildi. Bir de şu Lincoln illetinden kurtulabilseler iyice rahatlayacaklar. Ama kimse Lincoln’e saldırmasın. Onu tepemize hem yöneticiler hem de biz çıkardık. Onun yüzünden ona gösterilen sevgiyi gerçekten hakedenler geri planda kaldı. Kaç maçta Emre Aşık’a Lincoln’e gösterilenin yarısı sevgi gösterildi? GS taraftarını senelerce mutlu eden, coşturan, tekmeye kafa sokmaktan çekinmeyen Hasan Şaş’ı iki maçta silen bu taraftar değil mi? Çok yanlış yaptı Galatasaray taraftarı geçen sezon. Ama Şaş ne kadar büyük bir GS’liymiş ki GS’den ayrılınca takım aramadı, servetine servet katmayı düşünmedi ve “Eğer GS yoksa futbolu bırakıyorum.” dedi. Şaş’ın geçen sezon geçirdiği sakatlıktan kimse söz etmedi. O dönemde aldığı kilolar kendisinin sonu oldu. Bu haldeyken bu adamı sahaya, taraftarın önüne atan Bülent Korkmaz, Şaş’a göre daha suçludur kanımca. Ama ne olursa olsun ne Şaş ne de Korkmaz kendilerine yapılanların haketmedi.

Son olarak Galatasaray 1-0 Casablanca, Leverkusen 2-0 Al Ahly. Biz, bir iki maç seyredip futbolcuları göğe çıkarıp sonra yerin dibine sokmayı çok severiz. Ama Emre Çolak’a bayıldım bu akşam. Özellikle kendine olan güveni, topu ayağına alıncaki çevre kontrolü hareketleri ve pas alışverişlerindeki yeteneği 17 yaşındaki Emre Belözoğlu’nu gözümün önüne getirdi. Çok dikkat etmek gerekiyor bu gence. Eğer taraftar gereğinden fazla alaka gösterirse, bir de Emre buna bakıp “Ben oldum” derse çok sıkıntı olur çok. Aman nazar değmesin.

Neyse, bir haberden nerelere geldik ya!

Reklamlar

Yorum Yapın »

RSS feed for comments on this post. TrackBack URI

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.

%d blogcu bunu beğendi: