>Cavcav Troisi’yi Yiyecek!

Temmuz 7, 2009, 10:20 pm | Acayip İşler, Futbol, gençlerbirliği, Kayserispor, ozhano, Transfer, TSL kategorisinde yayınlandı | 1 Yorum

> Geçen sezon Gençlerbirliği forması altında başarılı sayılabilecek bir sezon geçiren Avusturalyalı James Troisi Kayseri’de ortaya çıkmış. Gençlerbirliği ile 2 yıl daha kontratı olan Troisi 2 Temmuz’da başlayan Gençlerbirliği hazırlık kampına katılmamış. Yöneticiler kendisine ulaşmaya muvaffak olamamışlar ve menajeri ile iletişim kurduklarında hem dinlenmek hem de ailevi problemlerden dolayı Troisi’nin kampa geç katılacağını kendilerine söylenmiş. Bunun üzerine yöneticiler de fazla problem yaratmadan bir tarih verip Troisi’yi rahat bırakmışlar. Ancak olay bu akşam patlak vermiş. Troisi Kayseri’de ortaya çıkmış. Süleyman Hurma ile transfer görüşmesi yapmak üzere orada olduğunu söylemiş. Ama ilginç olan Gençlerbirliği yöneticilerinin bundan haberi yok ve yöneticilerden Enis Safi’nin dediğine Troisi’yi istedikleri para verilse bile artık satmaya niyetleri yok. “Bize sorunları olduğunu söyledi ama Pazar gününden beri Kayseri’de olduğunu ve transfer görüşmesi yaptığını öğrendik, Federasyona başvuracağız.” dedi kendisi. Aslında Kayseri yöneticileri bu futbolcu ile ilgili olarak Gençlerbirliği ile görüşme talebinde bulunmuşlar. Ancak randevu gününde ve saatinde görüşmeye gelmemişler. Doğal olarak da Gençler yöneticileri tranferden vazgeçtiklerini düşünmüşler. Bu tip transfer harekatları da bu ara moda oldu. İlk önce futbolcuyla anlaş, aklını çel, bağlı bulunduğu kulübü zor durumda bırakmasını iste sonra da o kulüpten futbolcunun bedelinin çok altında bonservisini al. Bu kötü şeyleri hep Yıldırım Demirören’den öğrendiler Kayserililer. Ama burada aktör İlhan Cavcav. Sizce Cavcav’ımız yer mi bunu? Bence yemez. Troisi futbol hayatını bitirecek, haberi yok.

Bu Süleyman Hurma da Mehmet Topuz olayları devam ederken Kayserispor’un dik duruşu deyip durdu. Demek o dik duruş yerine göre yamulabiliyormuş. Ama Cavcav o yamukluğu tekrar düzeltir kanımca. Düzeltemezse zaten artık emeklilik vakti gelmiş demektir Cavcav amcamın.

>Big Sam’in Kaçırdığı Balık: Derbyshire

Temmuz 7, 2009, 2:34 pm | EPL, Futbol, Transfer kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Matt Derbyshire hakkında daha önce bir kaç kelam etmiştik Salata’da. Kendisi İngiliz futbolunun son yıllarda yetiştirdiği en büyük golcülerden biri olma yolunda ilerliyordu o yazıyı yazdığımız Eylül ayında. O zaman takımın başında Ince vardı ve Derbyshire sıklıkla forma bulabiliyordu. Ancak Ince görevden alınıp yerine Big Sam Allardyce gelince birden işler tersine döndü ve Derbyshire hak ettiği formadan uzak kalmaya başladı. Sezon arasında o artık takımında mutsuzken devreye giren ekip Yunanistan’dan Olympiacos oldu ve Derbyshire’yı Ege’ye taşıdılar kiralık olarak. MD Yunanistan’da çıktığı 11 resmi maçta tam 8 gole imza koydu ki bu gollerin en anlamlıları kuşkusuz penaltılarla kazanılan Yunan Kupası finalinde attıklarıydı. Takımı 2-0 mağlupken oyuna girip maçı 3-3’e taşımayı başaran isimdi Derbyshire ve finalin de en değerli oyuncusu seçilmeyi başardı.

Sezon sonu Olympiacos Derbyshire’ı tutmak için Rovers ile görüşmelere başlayıp netice aldı ve MD yaklaşık 3 milyon Pound’a tekrar Yunanistan’ın yolunu tuttu. Olmpiacos onu takımda tutunca bekleneni veremeyen Arjantinli Belluschi’yi bonservisinin yarısına 4.8 milyon € alarak Porto’ya gönderdi. Hem Derbyshire geldi hem de kara geçtiler, muhteşem bir transfer politikası. Bugün Big Sam Santa Cruz ve Derbyshire’ı kaybetmişken fellik fellik golcü arıyor, MD İngiltere Milli Takım formasını gözlüyor. Adama sormazlar mı aklın neredeydi diye Koca Sam. Kaçan balık büyük olurmuş. 4 senelik anlaşmaya imza atan MD 1-2 sene sonra EPL takımlarının gözdesi olur, Olympiacos bir kar daha eder, Big Sam dizini döver.

>Onyewu A.C. Milan’da

Temmuz 7, 2009, 1:06 pm | Futbol, ozhano, Serie A, Transfer kategorisinde yayınlandı | 5 Yorum

>

Asıl adı Oguchialu Chilioke Goma Lambu Onyewu. 1.97 boyunda 92 kilo 4 metre omuz genişliği ile ağır body-building sporunun bir eseri olan bu saygıdeğer futbolcumuz özellikle Konfederasyon Kupası’nda Amerika Milli Takımı forması altında çıkardığı başarılı maçlarla adından sıkça söz ettirdi. Transfer döneminin en cazip futbolcularından biri olan Onyewu kararını verdi ve A.C. Milan ile 2012 yılına kadar sürecek kontratın altına imza attı. Fenerbahçe yöneticileri uzun süre peşinden koştular ama sanırım en büyük şanssızlıkları Konfederasyon Kupası’nda Amerika’nın finale kadar çıkmış olması oldu. İkinci şanssızlıkları ise oyuncunun non E.U. olmamasıydı. Belçika pasaportu olan Onyewu bu sayede Milan’lı yöneticiler açısından cazip bir transfer haline geldi. Üçüncüsü ise bonservisinin elinde olması. Bu üç kriter tek bir oyuncuda toplanınca o oyuncunun İngiltere, İtalya v.b. gibi önemli ülkelerden teklifler varken Türkiye’yi düşünmesi çok küçük bir olasılıktı. Ama Fenerbahçeli yöneticiler bu küçük olasılığın arkasından gittiler. Diğer tekliflere göre daha sağlam teklif vererek sonuca ulaşmaya çalıştılar. Ancak ne yazık ki! hiçbir sonuç çıkaramadan geri döndüler. Sanırım Poulsen’de de aynısını yaşayacaklar. Neyse Onyewu’ya hayırlı olsun. Kendisini Antalyasporlu futbolcu Djiehoua’dan sonra yapı itibari ile ikinci sıraya koyuyor, ikisini birlikte futbolda jubilelerini yaptıktan sonra Amerikan Güreşi ringlerinde de görmek istiyoruz. Düşünsenize Animal Batista vs. Onyewu, Undertaker-Djiehoua. “Animal Batista vs. Undertaker” Smackdown Altın Kemer Maçından Bir Enstantane.

Çok mu abarttım yoksa :)))

Not: A.C. Milanlı takım arkadaşları gol attıktan sonra bu adamın sevince ortak olma girişimlerini düşünmek bile istemiyorum. Düşünsenize ufacık Gattuso golü atıyor ve karşıdan bir tır kendisine hızla yaklaşıp üzerine çullanıyor. 2 hafta sahalardan uzak kalmayı garanti ediyorum böyle durumlarda. Bunun bir benzerini geçen sezon birkaç maçta Djiehoua gol attıktan sonra takım arkadaşlarının onunla sevinmek yerine ondan kaçtıkları şeklinde görmüştük. Komikti ama güzeldi.

>Magic 77 – 88 Thunder

Temmuz 7, 2009, 9:17 am | Boston Celtics, Indiana Pacers, NBA, New Jersey Nets, OKC, Orlando Magic, Philadelphia 76ers, Utah Jazz kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Dün gece öne çıkmasını beklediğimizi yazdığımız isimlerden hiçbiri kendini gösteremezken Dakota Wizards’ın uzun forveti Richard Hendrix ve Beşiktaşlı eski oyun kurucu Brian Chase yedekten gelip aldıkları sürelerde verim sağlayarak göze girmeye çalıştılar. Ryan Anderson’ın “Ben bu takımın rotasyonunda rahat yer bulurum” Jeremy Richardson’ın da “Kontrat istiyorum!” diye bağırdığı bir maç oldu. Russel Westbrook ve James Harden’ın üstün performanslarıyla sürüklediği maçı Thunder kazandı. Magic bugün Celtics’le oynayacak.

Diğer Sonuçlar (Skorlara tıkla boxscore’a git):

Celtics 87 – 56 Jazz
Nets/Sixers 67 – 75 Indiana

>Carrusca Ne Oldu?

Temmuz 7, 2009, 12:40 am | Futbol, Galatasaray, Sıkıntı kategorisinde yayınlandı | 2 Yorum

>Galatasaray’da hazırlık döneminin başlamasıyla birlikte tüm sözleşmeli oyuncular tekrar biraraya geldi. Hepsi ile ilgili belli duyumlar neticesinde ne olacakları ile ilgili aşağı yukarı bir bilgiye sahip olabiliyoruz. Ancak tek bir oyuncu var ki ne ulusal medya ne de yöneticilerin ağzından tek bir kelam çıkmıyor akibetiyle ilgili: Marcelo Carrusca. Bu yazıyı yazmamın sebebi kesinlikle Messi’nin Rijkaard’ı Carrusca için aradığı ile ilgili haber değil. Zaten balon bir haber, çok belli ediyor kendini. Benim merak ettiğim, yöneticilerimizin Carrusca’nın hala GS’ın sözleşmeli futbolcusu olduğundan haberleri var mı? Ya da bizim kadar araştırdılar mı acaba bu futbolcu geçen sezon nerede ne yaptı, durumu nasıl diye? Bilerek abartılı söylüyorum çünkü hala daha sanki yokmuş gibi davranıyorlar. Ulusal medya da merak etmiş olacak ki böyle bir masa başı haberiyle Carrusca’nın varlığını GS’li yöneticilere hatırlatmış oldular. Eminim ki, bu haberi okuyan yöneticilerden muhakkak biri “Gerçekten yaw. Bu adam vardı bir de!” diye bir tepki vermiştir. Tabi burada Carrusca’nın menejerinin ne kadar uyuşuk, işten anlamaz olduğu sonucu ortaya çıkıyor. Çünkü baksanıza geçen sezonu İspanya’da geçiren ve yokları oynayan Necati’nin menejerinin yaptığı açıklamaya göre Necati’yi Almanya ve İspanya’dan isteyen kulüpler varmış. Tabiki yok varsa da o liglerin vasat altı takımlarındandır. Ama menejer yine de pazarlıyor futbolcusunu bu yolla, yağmasa da gürlüyor, Kısacası gündemde tutuyor. Carrusca Meksika’ya gitti. Sadece gitti o biliniyor. Oynadığı takımı bile çok az kişi biliyordur. Diğer taraftan Carrusca için GS defteri artık kapandı. Arda, Kewell, Keita olunca Carrusca zaten yolcu durumuna geçiyor. Ama yöneticiler de bir açıklama yapsın desinlerki bonservisini verdik ya da tekrar kiralayacağız. Geçen gün Ligtv’de Rijkaard basın toplantısı yapıyordu. İstedim ki basından bir kişi Carrusca ne olacak diye sorsun. Tabiki kimsenin aklına gelmedi. Bana göre Rijkaard’ın Carrusca diye bir topçunun GS’de olduğundan haberi bile yok.

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.