>Savaş Yeni Başlıyor!

Haziran 8, 2009, 5:27 pm | LA Lakers, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | 11 Yorum

>

Orlando Magic’in farklı bir takım karakteri var. Bu karakter 2 sezondur Stan Van Gundy’nin elinde farklı şekillere giren bir oyun hamuru gibi adeta. Çok farklı mağlubiyetlerden sonra ayağa kalkışları, maç içi verdikleri farklı fotoğraflar ama ne olursa olsun umut bitene kadar azla vazgeçmemek. Bird’lü, Parrish’li Celtics’e bu yüzden aşık olmuştum zamanında, Magic sevgimi doruğa kaldıran da bu oldu.

İki maçı harman yaparak konuşmak gerek skor 2-0’sa. İster 25 sayı ister 1 sayı farkla kazan maçı, hepsinin ederi azami 1 galibiyet. İşte o yüzden o galibiyetlerin nasıl alındığını ya da o maçların nasıl verildiği çok önemli. Yenilirken başın eğik, yere bakıyorsan, yenilirken omuzların düşmüş ve kaldıramıyorsan inançla işte o zaman bittin demektir. İşte o yüzden bu seri 4-0 bitmez, Los Angeles’a 3-2 Orlando üstünlüğüyle dönülebilir diyebiliyoruz biz de. Hidayet’e, Lewis’e, Van Gundy’e baktım maçların bitiminde, başları dikti, hele 2. maçta, hem de nasıl. Hidayet “Orlando’da görüşürüz” dercesine bakarken Kobe’ye, Lewis koşarak giderken soyunma odasına ve Van Gundy sıkarken Jackson’ın elinigözlerinin içine bakıyorlardı hep rakiplerinin. esaj açıktı: 2. perde yeni başlıyor.

Seriyi değerlendirdiğimiz yazıyı okuyanlar hem reçeteyi görmüşler hem de Kobe’yi nasıl anlattığımıza dikkat etmişlerdir. Yine söyleyelim: Kobe, Lebron James değil. Daha fazla sahip olduğu takım oyuncusu hüviyeti, zekası ve liderlik melekeleri ile tam bir komutan. Gerekeni gerektiği zaman yapan tam bir kurt. O yüzden “Bırakalım Kobe tek başına oynasın” diyemezsiniz, çünkü o hem bir şekilde arkadaşlarını oyunun içine dahil edecek bir formül bulur hem de skor gücüyle patlama yapabilir. Kobe’ye hep ikili üçlü sıkıştırma getirelim diyemezsiniz, bu sefer bir çok oyuncunuz faul problemine girer. İlk maçta 1. seçeneği uyguladı Van Gundy 3. çeyrekte öyle bir patladı ki Kobe, Magic tarumar oldu. 2. maçta 2.seçeneğe yöneldiğinde bu sefer oyun dışında kalan Pietrus ve faul problemine giren bir çok oyuncuyla yedek sırasında yan yana oturuyordu Koç. Lebron’da bu taktik kolayca tutmuştu, çünkü o Kobe değil, Cavs de Lakers gibi bir takım değildi. Kobe’yi durdurmanın yolu olarak ilk maçın son çeyreğinde SVG 2 uzunlu beş oynatırsam ne oluru denedi. Amacı neydi peki? Hemen 2. maçın normal süresi sonunda Hidayet’in yaptığı muhteşem blokta ki pozisyon dağılımını hatırlayalım.Hidayet’i geçen Kobe potaya son şutu atmaya giderken hemen önünde dağ gibi bir Howrad var, Kobe mecburen fadeaway’e kalkarken arkadan yetişen savunmacısı Hidayet topu adeta çalıyor. İşte bu yaklaşım Kobe’yi yavaşlatıp arkadaşlarına katkısını da azaltabilecek cinsten. Boyalı alanın 2 kenarında 2 uzun Kobe adamını geçip içeri dalar dalmaz, turnikesini kesip onu şuta ya da dengesiz pasa zorluyor. Bu formül işe fazlasıyla yarar, neredeyse maçı bile getiriyordu Orlando’ya. O yüzden akıllıca ve özenle yapılacak bu savunmadan vazgeçmemeli SVG. Pietrus hazır savunmada ritmini yakalamış, hidayet de bu kadar konsantre iken Kobe ancak böyle yavaşlıtılır.

İlk maçın ilk çeyreğindeki oyunla 2. maçın genelindeki Magic oyunu umut vadeden, yer yer Lakers oyuncularını ve seyircilerini korkutan, hatta sinirlendiren kıvamdaydı. Bu sürelerde sivrilen ismin ya Hidayet ya da Lewis olduğunu gördük hep. İlk maç 2. çeyrekten itibaren alan daraltmalı ve ikili sıkıştırmaların özelikle Orlando yıldızlarına illalllah getirdiği bir savunmayı oturtmayı başardı Zen Master. Bu savunmadaki odak noktası kuşkusuz Howard’dı. Potaların ve boyalı alanın korkulu rüyasına tam bir kabus yaşattı bu savunma 101 dakikadır. Bu savunmanın asıl amacı Howard’ın topu yere vurmasını engellemek ya da vurduğu anda topu çalmak. Özellikle 2. maçta muhteşem uygulandı bu taktik, Howard tam 7 top kaybetti. Çok yakınına direk topa müdahale etmek üzere el uzatarak gelen adam hem saha içine adımını engelliyor hem de Howard’ı fazlasıyla rahatsız ediyordu. Kendi savunmacısının diğer geçiş ihtimallerini kapamaya çalışmasıyla iyice çizgiye doğru kaymak zorunda alan ve sıkışıp saçma sapan şutlar atan, top kaybeden, bir şeyler üretemedikçe de kendi kendini bitiren bir Howard izledik 2 maçtır. Gözlerimiz 2 maçtır Cavs serisinin 6. maçındaki Duncan – Garnett kırması adamı aradı. O adam oyunu adeta pota altında kuruyor, Orlando vurdukça vuruyordu. Sezar’ın hakkı Sezar’a. Senelerce Shaq gibi bir adamla çalışmış ve neredeyse onun yeni versiyonu olan bu adamla en iyi baş edebilecek isim zaten Koca Phil’den başkası olamazdı.

Diğer eşleşmelere ve oyunculara bakacak olursak Bynum’un kendini ucuz faullerle sabote etmediği sürece Gasol’la birlikte oynadıkları dönemde Orando’ya ciddi sorunlar çıkardığı aşikar. Gasol Lewis’in hem hücum silahlarınınhem de savunma zaaflarının ne olduğunu çok iyi çözmüş ve hep oralardan vuruyor yumruğu. 2. maçta çok verimli oynadı gerçekten. Ariza ise savunmasını her geçen gün içine senaryolar da katarak ilerletiyor. Hidayet’i o kadar güzel yoruyor, o kadar yıpratıyor ki Phil Jackson’ın koltukları kabarıyordur sanırım. Walton oynadığı sınırlı sürede savunma anlamında önemli işler yaparken sanırım Lakers’ın aksayan tek noktası Fisher. Artık iyice yavaşladığını ve şutunun fazlasıyla ritminin bozulduğunu görüyoruz. Karşısında Alston gibi 2 maçtır bir facia ve Nelson gibi sakatlıktan yeni çıkmış bir adam varken bu performansını çok yavan Lakers için. SVG de 2.maçta olabildiğince onun üzerinden oynayıp kolay sayılar bulmaya çalıştı ama, neredeyse bütün Cavs serisinde oturan Redick bu seriye hiç hazır değil. Odom da Lakers’ın eşleşme problemleriyle gündeme gelen rakibi Magic karşısında en çok eşleşme pronlemi yaratan oyuncusuydu. Howard ve Gortat’lı beşte Gortat’la, kısa beşte Lewis ya da Hidayet’le kalması sıkıntı yarattı Mgic savunmasına. Bulduğu her boşluğu doldurdu Odom, 2 maçtır çok verimli bir basketbol oynuyor ve Lakers Kobe’nin önderliğinde 2-0 yaparken Gasol ile Odom en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülüne adaylar.

Magic cephesinde Genel itibariyle Hidayet ve Lewis takımı taşıken, egolarına yenilen Howard en büyük hayal kırıklığı oldu. Bir şekilde kendisi de sayı atmadan maç kazanabileceğini aklına koysa ve topu alır almaz dağıtım yapabilse aslında daha müsait pozisyonlar bulacağını Zimbabwe’de sokakta basket oynayan 8-10 yaşındaki çocuklar bile söylüyor artık. Topu verdikçe daha çok alacak ve savunması a dış şutlar etkili oldukça hafifleyecek Howard’ın ama nafile. Sanki “Kobe’den daha iyi olduğumu göstereceğim, şampiyonluğu tek başıma alacağım!” der gibi oynuyor. Bu oyun Magic’in takım hüviyetine ve savunma etkinliğine olumsuz olarak etkiyor. SVG hatalarını anlatıp onu uyaracaktır Orlando’daki maçlar öncesi, 3. maçta apayrı bir Howard göreceğimizden eminim.

Redick’ten yukarıda bahsettik de Lee’nin 2. maçın sonunda adeta 2 kez çaylak duvarına tosladığına şahit olduk. Belki o pozisyonlar atılmamış olsa Pietrus’a kalacaktı, ama kader Lee’nin ellerine verdi şampiyonluk kupasının kulpunu. 2 kez elinden kaydı genç çaylağın. İlki tamam da Hidayet’in o enfes pasını nasıl bitiremedi, üstelik el değiştirmeye bile vakti varken, çok üzüldük, saçlarımızı yolduk ama olsun o cesareti bile yeter.

Gortat ve performansı harika bir sürpriz olurken, Nelson’ın rehabilitasyonun bitmesine daha 2 ay varken sahalara dönüp finalde sahaya çıkması herhalde yılın sürprizi oldu. Onun dönüşünün şaşkınlığıyla bir ara Lakeslılar da ne yapacağını bilemedi. Özellikle tamamını oynadığı ilk maçının ikinci çeyreğinde çok iyiydi, ama daha sonrasında sahada kaldığı dakikalar ve performansı için söylenecek pek fazla pozitif söz yok. Bu hamle ne kadar şaşırtıcı ve kimilerine göre sevindirici olsa da duygusal Alston’ın performansını yarı yarıya düşüren, Johnson’ın sertliğinden bizi mahrum bırakan bir hamle oldu. Nelson henüz bir şut ritmi yakalayabilmiş değil ve çok güçsüz. 15 dakikadan fazla kaldıracak gibi de gözükmüyor. Üstelik tedavisi de bitmediği için yeniden sakatlanma riski had safhada. Sakatlığı bir kenara atarsak ondan maksimum verimi alacağımız kullanım şekli 2. maçtaki şekildir. Yani illaki oynayacaksa Johnson’ın rolünü üstlenmelidir Nelson. Ötesi hem ona hem Magic’e kaybettirir. İlk maçtaki uzun süreli Nelson tercihi kendi tekerine çomak sokmaktı adeta, daha fazlasına gerek yok.

Yarın seri Orlando’da Magic için sıfırdan başlayacak. Kobe’nin dediği gibi “Magic’li oyuncular için çok zor şutları sokmak, maçtan kopmamak, savaşmak her zaman yaptıkları şeyler.” İşte o yüzden şampiyonluğu yine savunma kazanacak, sadece biraz daha akıl kullanmak gerek.

Seri 7. maça uzarsa ya da Orlando’dan LA’e 3-2 Orlando üstünlüğü ile dönülürse diyelim tahminim Orlando alır şampiyonluğu ancak Lakers’ın alacağı tek maç 6. maçta kupayı Jackson’a, MVP ödülünü de Kobe’ye getirir.

Yazıyı Stan Van Gundy ve Phil Jackson’ın karşılıklı demeçleriyle bitirelim:

Soru: Magic ve Lakers’ın birer pozisyondaki avantajı dışında her iki takım da dengede gibi duruyor. Genel kanı siz (SVG) ve Koç Jackson’ın da birbirine denk 2 koç olduğunuz yönünde. Buna ne diyeceksiniz?

SVG: Phil Jackson ile beni ve kariyerlerimizi kıyasladığınızda benim oynadığım Playoff maçı sayısından fazla playoff serisi kazandığını görürsünüz. Kıyasladığımızda ben onun yanında bölgesel bir ligde göreve yeni gelmiş çaylak bir antrenör gibi kalıyorum.

Van Gundy’nin demeci kendisine aktarılan Phil Jackson:

PJ: Stan çok değerli bir Koç, ona ve başardıklarına saygı duyuyorum.

Savaş Yeni Başlıyor!

Haziran 8, 2009, 5:27 pm | LA Lakers, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Orlando Magic’in farklı bir takım karakteri var. Bu karakter 2 sezondur Stan Van Gundy’nin elinde farklı şekillere giren bir oyun hamuru gibi adeta. Çok farklı mağlubiyetlerden sonra ayağa kalkışları, maç içi verdikleri farklı fotoğraflar ama ne olursa olsun umut bitene kadar azla vazgeçmemek. Bird’lü, Parrish’li Celtics’e bu yüzden aşık olmuştum zamanında, Magic sevgimi doruğa kaldıran da bu oldu.

İki maçı harman yaparak konuşmak gerek skor 2-0’sa. İster 25 sayı ister 1 sayı farkla kazan maçı, hepsinin ederi azami 1 galibiyet. İşte o yüzden o galibiyetlerin nasıl alındığını ya da o maçların nasıl verildiği çok önemli. Yenilirken başın eğik, yere bakıyorsan, yenilirken omuzların düşmüş ve kaldıramıyorsan inançla işte o zaman bittin demektir. İşte o yüzden bu seri 4-0 bitmez, Los Angeles’a 3-2 Orlando üstünlüğüyle dönülebilir diyebiliyoruz biz de. Hidayet’e, Lewis’e, Van Gundy’e baktım maçların bitiminde, başları dikti, hele 2. maçta, hem de nasıl. Hidayet “Orlando’da görüşürüz” dercesine bakarken Kobe’ye, Lewis koşarak giderken soyunma odasına ve Van Gundy sıkarken Jackson’ın elinigözlerinin içine bakıyorlardı hep rakiplerinin. esaj açıktı: 2. perde yeni başlıyor.

Seriyi değerlendirdiğimiz yazıyı okuyanlar hem reçeteyi görmüşler hem de Kobe’yi nasıl anlattığımıza dikkat etmişlerdir. Yine söyleyelim: Kobe, Lebron James değil. Daha fazla sahip olduğu takım oyuncusu hüviyeti, zekası ve liderlik melekeleri ile tam bir komutan. Gerekeni gerektiği zaman yapan tam bir kurt. O yüzden “Bırakalım Kobe tek başına oynasın” diyemezsiniz, çünkü o hem bir şekilde arkadaşlarını oyunun içine dahil edecek bir formül bulur hem de skor gücüyle patlama yapabilir. Kobe’ye hep ikili üçlü sıkıştırma getirelim diyemezsiniz, bu sefer bir çok oyuncunuz faul problemine girer. İlk maçta 1. seçeneği uyguladı Van Gundy 3. çeyrekte öyle bir patladı ki Kobe, Magic tarumar oldu. 2. maçta 2.seçeneğe yöneldiğinde bu sefer oyun dışında kalan Pietrus ve faul problemine giren bir çok oyuncuyla yedek sırasında yan yana oturuyordu Koç. Lebron’da bu taktik kolayca tutmuştu, çünkü o Kobe değil, Cavs de Lakers gibi bir takım değildi. Kobe’yi durdurmanın yolu olarak ilk maçın son çeyreğinde SVG 2 uzunlu beş oynatırsam ne oluru denedi. Amacı neydi peki? Hemen 2. maçın normal süresi sonunda Hidayet’in yaptığı muhteşem blokta ki pozisyon dağılımını hatırlayalım.Hidayet’i geçen Kobe potaya son şutu atmaya giderken hemen önünde dağ gibi bir Howrad var, Kobe mecburen fadeaway’e kalkarken arkadan yetişen savunmacısı Hidayet topu adeta çalıyor. İşte bu yaklaşım Kobe’yi yavaşlatıp arkadaşlarına katkısını da azaltabilecek cinsten. Boyalı alanın 2 kenarında 2 uzun Kobe adamını geçip içeri dalar dalmaz, turnikesini kesip onu şuta ya da dengesiz pasa zorluyor. Bu formül işe fazlasıyla yarar, neredeyse maçı bile getiriyordu Orlando’ya. O yüzden akıllıca ve özenle yapılacak bu savunmadan vazgeçmemeli SVG. Pietrus hazır savunmada ritmini yakalamış, hidayet de bu kadar konsantre iken Kobe ancak böyle yavaşlıtılır.

İlk maçın ilk çeyreğindeki oyunla 2. maçın genelindeki Magic oyunu umut vadeden, yer yer Lakers oyuncularını ve seyircilerini korkutan, hatta sinirlendiren kıvamdaydı. Bu sürelerde sivrilen ismin ya Hidayet ya da Lewis olduğunu gördük hep. İlk maç 2. çeyrekten itibaren alan daraltmalı ve ikili sıkıştırmaların özelikle Orlando yıldızlarına illalllah getirdiği bir savunmayı oturtmayı başardı Zen Master. Bu savunmadaki odak noktası kuşkusuz Howard’dı. Potaların ve boyalı alanın korkulu rüyasına tam bir kabus yaşattı bu savunma 101 dakikadır. Bu savunmanın asıl amacı Howard’ın topu yere vurmasını engellemek ya da vurduğu anda topu çalmak. Özellikle 2. maçta muhteşem uygulandı bu taktik, Howard tam 7 top kaybetti. Çok yakınına direk topa müdahale etmek üzere el uzatarak gelen adam hem saha içine adımını engelliyor hem de Howard’ı fazlasıyla rahatsız ediyordu. Kendi savunmacısının diğer geçiş ihtimallerini kapamaya çalışmasıyla iyice çizgiye doğru kaymak zorunda alan ve sıkışıp saçma sapan şutlar atan, top kaybeden, bir şeyler üretemedikçe de kendi kendini bitiren bir Howard izledik 2 maçtır. Gözlerimiz 2 maçtır Cavs serisinin 6. maçındaki Duncan – Garnett kırması adamı aradı. O adam oyunu adeta pota altında kuruyor, Orlando vurdukça vuruyordu. Sezar’ın hakkı Sezar’a. Senelerce Shaq gibi bir adamla çalışmış ve neredeyse onun yeni versiyonu olan bu adamla en iyi baş edebilecek isim zaten Koca Phil’den başkası olamazdı.

Diğer eşleşmelere ve oyunculara bakacak olursak Bynum’un kendini ucuz faullerle sabote etmediği sürece Gasol’la birlikte oynadıkları dönemde Orando’ya ciddi sorunlar çıkardığı aşikar. Gasol Lewis’in hem hücum silahlarınınhem de savunma zaaflarının ne olduğunu çok iyi çözmüş ve hep oralardan vuruyor yumruğu. 2. maçta çok verimli oynadı gerçekten. Ariza ise savunmasını her geçen gün içine senaryolar da katarak ilerletiyor. Hidayet’i o kadar güzel yoruyor, o kadar yıpratıyor ki Phil Jackson’ın koltukları kabarıyordur sanırım. Walton oynadığı sınırlı sürede savunma anlamında önemli işler yaparken sanırım Lakers’ın aksayan tek noktası Fisher. Artık iyice yavaşladığını ve şutunun fazlasıyla ritminin bozulduğunu görüyoruz. Karşısında Alston gibi 2 maçtır bir facia ve Nelson gibi sakatlıktan yeni çıkmış bir adam varken bu performansını çok yavan Lakers için. SVG de 2.maçta olabildiğince onun üzerinden oynayıp kolay sayılar bulmaya çalıştı ama, neredeyse bütün Cavs serisinde oturan Redick bu seriye hiç hazır değil. Odom da Lakers’ın eşleşme problemleriyle gündeme gelen rakibi Magic karşısında en çok eşleşme pronlemi yaratan oyuncusuydu. Howard ve Gortat’lı beşte Gortat’la, kısa beşte Lewis ya da Hidayet’le kalması sıkıntı yarattı Mgic savunmasına. Bulduğu her boşluğu doldurdu Odom, 2 maçtır çok verimli bir basketbol oynuyor ve Lakers Kobe’nin önderliğinde 2-0 yaparken Gasol ile Odom en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülüne adaylar.

Magic cephesinde Genel itibariyle Hidayet ve Lewis takımı taşıken, egolarına yenilen Howard en büyük hayal kırıklığı oldu. Bir şekilde kendisi de sayı atmadan maç kazanabileceğini aklına koysa ve topu alır almaz dağıtım yapabilse aslında daha müsait pozisyonlar bulacağını Zimbabwe’de sokakta basket oynayan 8-10 yaşındaki çocuklar bile söylüyor artık. Topu verdikçe daha çok alacak ve savunması a dış şutlar etkili oldukça hafifleyecek Howard’ın ama nafile. Sanki “Kobe’den daha iyi olduğumu göstereceğim, şampiyonluğu tek başıma alacağım!” der gibi oynuyor. Bu oyun Magic’in takım hüviyetine ve savunma etkinliğine olumsuz olarak etkiyor. SVG hatalarını anlatıp onu uyaracaktır Orlando’daki maçlar öncesi, 3. maçta apayrı bir Howard göreceğimizden eminim.

Redick’ten yukarıda bahsettik de Lee’nin 2. maçın sonunda adeta 2 kez çaylak duvarına tosladığına şahit olduk. Belki o pozisyonlar atılmamış olsa Pietrus’a kalacaktı, ama kader Lee’nin ellerine verdi şampiyonluk kupasının kulpunu. 2 kez elinden kaydı genç çaylağın. İlki tamam da Hidayet’in o enfes pasını nasıl bitiremedi, üstelik el değiştirmeye bile vakti varken, çok üzüldük, saçlarımızı yolduk ama olsun o cesareti bile yeter.

Gortat ve performansı harika bir sürpriz olurken, Nelson’ın rehabilitasyonun bitmesine daha 2 ay varken sahalara dönüp finalde sahaya çıkması herhalde yılın sürprizi oldu. Onun dönüşünün şaşkınlığıyla bir ara Lakeslılar da ne yapacağını bilemedi. Özellikle tamamını oynadığı ilk maçının ikinci çeyreğinde çok iyiydi, ama daha sonrasında sahada kaldığı dakikalar ve performansı için söylenecek pek fazla pozitif söz yok. Bu hamle ne kadar şaşırtıcı ve kimilerine göre sevindirici olsa da duygusal Alston’ın performansını yarı yarıya düşüren, Johnson’ın sertliğinden bizi mahrum bırakan bir hamle oldu. Nelson henüz bir şut ritmi yakalayabilmiş değil ve çok güçsüz. 15 dakikadan fazla kaldıracak gibi de gözükmüyor. Üstelik tedavisi de bitmediği için yeniden sakatlanma riski had safhada. Sakatlığı bir kenara atarsak ondan maksimum verimi alacağımız kullanım şekli 2. maçtaki şekildir. Yani illaki oynayacaksa Johnson’ın rolünü üstlenmelidir Nelson. Ötesi hem ona hem Magic’e kaybettirir. İlk maçtaki uzun süreli Nelson tercihi kendi tekerine çomak sokmaktı adeta, daha fazlasına gerek yok.

Yarın seri Orlando’da Magic için sıfırdan başlayacak. Kobe’nin dediği gibi “Magic’li oyuncular için çok zor şutları sokmak, maçtan kopmamak, savaşmak her zaman yaptıkları şeyler.” İşte o yüzden şampiyonluğu yine savunma kazanacak, sadece biraz daha akıl kullanmak gerek.

Seri 7. maça uzarsa ya da Orlando’dan LA’e 3-2 Orlando üstünlüğü ile dönülürse diyelim tahminim Orlando alır şampiyonluğu ancak Lakers’ın alacağı tek maç 6. maçta kupayı Jackson’a, MVP ödülünü de Kobe’ye getirir.

Yazıyı Stan Van Gundy ve Phil Jackson’ın karşılıklı demeçleriyle bitirelim:

Soru: Magic ve Lakers’ın birer pozisyondaki avantajı dışında her iki takım da dengede gibi duruyor. Genel kanı siz (SVG) ve Koç Jackson’ın da birbirine denk 2 koç olduğunuz yönünde. Buna ne diyeceksiniz?

SVG: Phil Jackson ile beni ve kariyerlerimizi kıyasladığınızda benim oynadığım Playoff maçı sayısından fazla playoff serisi kazandığını görürsünüz. Kıyasladığımızda ben onun yanında bölgesel bir ligde göreve yeni gelmiş çaylak bir antrenör gibi kalıyorum.

Van Gundy’nin demeci kendisine aktarılan Phil Jackson:

PJ: Stan çok değerli bir Koç, ona ve başardıklarına saygı duyuyorum.

>Son Saniye Gazileri: Yine Yeniden!

Haziran 8, 2009, 9:40 am | LA Lakers, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

>Yazısı bugün gelir…

Son Saniye Gazileri: Yine Yeniden!

Haziran 8, 2009, 9:40 am | LA Lakers, NBA, Orlando Magic kategorisinde yayınlandı | Yorum bırakın

Yazısı bugün gelir…

WordPress.com'da Blog Oluşturun.
Entries ve yorumlar feeds.